Ana Sayfa Blog Sayfa 3789

Bu gece en çok hangi ülke eğlenecek?

Yılbaşı gecesi kutlamaları Diyanet’e göre gayri meşru olabilir ama birçok insan için tüm senenin yorgunluğunun atıldığı, yeni başlangıçlara hazırlık yapıldığı bir gece. Peki bu gece en çok hangi ülke eğleniyor?

Amerikalı fitness ölçüm cihazı üreticisi Jawbone, kişinin uyku zamanlarını takip eden bileklik uygulamalarını kullanan kullanıcıların yılbaşı gecesi saat kaçta uyuduğunun istatistiğini çıkardı. Her ülkeden toplanan verilere göre Türkiye 31 Aralık gecesi kelime anlamıyla sabahlara kadar eğleniyor.

31 Aralık’ta en çok Rusya ve Ukrayna eğlenirken, Avrupa da fena değil. Fimlerdeki meşhur New York yılbaşı kutlaması ise filmlerde kalıyor, New York havai fişekleri patlattıktan sonra uyumaya gidiyor.

Eğer yılbaşı gecesi sabahlara kadar eğlenmek istiyorsanız işte 31 Aralık’ı 1 Ocak sabahına bağlayan, dünyanın en geç saatlere kadar eğlenen şehirleri:

Dünyada en geç uyuyan şehirler
# Şehir Uyku Vakti
1 Moskova, Rusya 3:43 AM
2 St. Petersburg, Rusya 3:35 AM
3 Kiev, Ukrayna 3:35 AM
4 Buenos Aires, Arjantin 3:09 AM
5 Madrid, İspanya 3:07 AM
6 Santiago, Şili 2:59 AM
7 Barcelona, İspanya 2:56 AM
8 Varşova, Polonya 2:55 AM
9 Mexico City, Meksika 2:53 AM
10 Paris, Fransa 2:53 AM
11 Hamburg, Almanya 2:52 AM
12 Berlin, Almanya 2:50 AM
13 Roma, Italya 2:47 AM
14 Istanbul, Turkiye 2:45 AM
15 Sao Paulo, Brezilya 2:45 AM
16 New York, ABD 2:38 AM
17 Viyana, Avusturya 2:38 AM
18 Stockholm, İsveç 2:36 AM
19 Dubai, Birleşik Arap Emirlikleri 2:34 AM

Harita’da ise kırmızı renkler en geç yatağa gidenlerken mavi renkler uykucular:

harita

 

 

Kıbrıs Biyologlar Derneği’nden Türkseven, “Kimse nükleer santrallerin zararı yoktur diye iddia edemez”

29 Aralık Dünya Biyolojik Çeşitlilik günü dolayısıyla Lefkoşa Türk Lisesi’nde biyoloji öğretmeni ve aynı zamanda Biyologlar Derneği’nden Niyazi Türkseven Kıbrıs’ın kuzeyindeki biyolojik çeşitliliği ve bunu tehdit eden unsurları Kıbrıs Postası gazetesinden Hasan Yıkıcı’ya anlattı.

32Mersin Akkuyu’ya kurulacak olan santralin potansiyel bir risk ve tehlike olduğunu ifade eden Türkseven, “Kimse nükleer santrallerin yüzde 100 zararı yoktur olmayacak diye iddia edemez. Santralller kazalara her zaman açıktır. Kazalar da yaşandıktan sonra geriye dönüşü olmayan felaketlere neden olur” diye konuştu

Yüz ölçümü 9251 km2 olan Kıbrıs’ın dünya üzerinde küçük bir coğrafya olmasına rağmen çok zengin bir biyolojik çeşitliliğe sahip olduğunu kaydeden Türkseven, “Hatta kocaman büyük Avrupa ülkelerini kıskandıracak kadar zengindir” dedi.

Kıbrıs’ta  Annan Planı döneminden sonra çarpık yapılaşmanın artmasıyla ekoloji üzerindeki tahribatın yeni bir boyut aldığını söyleyen Türkseven, “İngiliz’den kalma yasalardan dolayı yolların geçtiği her yere gelişi güzel inşaatlar yapılmaktadır. Böylece ovalar, dağlar, tepelerdeki doğal yaşım bozulmuştur, bunların çevresindeki yaban hayat olumsuz etkilemiştir, araziler dümdüz edilmiştir, bitki örtüsü yok edilmiştir” şeklinde konuştu.

Karpaz burnunun Kıbrıstaki dört önemli ekolojik alandan biri olduğuna dikkat çeken Türkseven, “Akdeniz’de sayılı kalan ardıç ormanları buradadır. Örneğin Akdeniz fokunun en önemli üreme alanıdır. Ada martısının, yine karabatağın üreme alanıdır. Göçmen kuşların yoğun bir şekilde uğradığı ve dinlendiği bir alandır. Ortada arkeolojik sit alanları vardır. Bütünsel olarak baktığınızda o zaman neden Kıbrıs’ın ne önemli 4 ekolojik alanından biri olduğun anlarız” dedi.

(Kıbrıs Postası)

Kar yağışı ülkede ulaşımı etkiliyor

Türkiye önceki gece başlayan şiddetli kar yağışı ve fırtına ile birlikte soğuk havanın etkisine girdi. Dün Balıkesir, Manisa arasında bir TIR kaza yapınca İzmir-İstanbul karayolu çift taraflı trafiğe kapandı. Yolda ulaşım gece saat 23.00 sularında yeniden sağlandı. Ancak gece yarısı yol yeniden ulaşıma kapandı.

31...

 

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, dün gece saatlerinden itibaren İstanbul, Tekirdağ, Kırklareli, Edirne ve Balıkesir’in kuzey ve batı çevrelerinde rüzgarın 100 km üzeri esmesinin beklendiğini açıkladı. İstanbul’da da kar yağışı gece saatlerinde etkili oldu. Özellikle Anadolu Yakası’nın yüksek kesimleri yoğun kar yağışı aldı.

Perşembe günü gece saatlerinden sonra etkisini yitirmesi beklenen fırtınanın meydana getirebileceği ulaşımda aksamalar, ağaç ve direklerin devrilmesi, çatı uçması, kar yağışıyla birlikte tipi gibi olumsuzluklara karşı ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olunması istendi.

(Ajanslar)

Af Örgütü Türkiye’den “Kore bize gaz verme!” kampanyası

Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi, Güney Kore yetkililerinin, güvenlik güçlerinin barışçıl protestolar sırasında toplumsal olaylara müdahale teçhizatını sıklıkla kötüye kullandığı Türkiye’ye, büyük miktarda biber gazı sevkiyatını derhal durdurması gerektiğini söyledi.

29

Biber gazı sevkiyatının durdurulması amacı ile Change.org’da bir imza kampanyası da başlatıldı. Af Örgütü Türkiye Şubesi, İnsan Hakları Derneği ve İnsan Hakları Gündemi Derneği tarafından açılan “#KoreBizeGazVerme!” başlıklı kampanyada  Kore Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Sayın Sangkyu Lee’den bu konuda duruma müdahil olması talep ediliyor.

İmza kampanyasına katılmak için change.org/korebizegazverme

Kore’den Türkiye’ye biber gazı ihracı planı

Uluslararası Af Örgütü, isim belirtmeden güvenilir bir kaynağa dayandırdığı bilgiye istinaden Güney Kore’de üretilen yaklaşık 1,9 milyon biber gazı fişeği ve gaz bombasının Türkiye’ye ihraç planı bulunduğunu belirtti. Toplumsal müdahale teçhizatının ilk bölümünün bir Güney Kore firması tarafından Ocak 2015’in ortasında Türkiye hükümetine teslim edilmesi planlanıyor.

Uluslararası Af Örgütü’nün kaynağına göre Güney Kore’den Türkiye hükümetine planlanan sevkiyat 1,898,515 “az öldürücü” kimyasal madde içeriyor. Bunun içerisinde dört farklı boyutta toplam 1,509,015 biber gazı fişeği ve 389,500 gaz bombası yer alıyor. Yaklaşık 550,000 maddelik ilk sevkiyatın Ocak 2015’in ortasında, kalanının ise Mayıs ortasında yapılması planlanıyor.

(Yeşil Gazete)

Türkiye’de Polis, 2014’te 23 kişiyi öldürdü

2007’de polis kurşunuyla öldürülen Baran Tursun adına kurulan Baran Tursun Vakfı’nın “Failin polis olduğu ölümler” raporuna göre 2014 yılında polis 23 kişiyi öldürdü.

Öldürülen 23 kişiden altısı 18 yaşından küçük çocuk.

30Öldürülen 23 kişiden dördü kadın. Bir polis tartıştığı sevgilisi kadını öldürdü. Bir polis taciz ettiği kadın ve ablasını kendisini şikâyet etmeye geldikleri karakolda arabalarına ateş açarak öldürdü.

11 kişi protesto esnasında öldürüldü. Öldürülen 11 kişinin 7’si polisin attığı gaz bombasıyla veya gaz bombası yüzünden kalp krizi geçirerek ya da kanser olarak öldürüldü.

  • Protestoculardan üçü polis şiddetini protesto ediyordu, biri polis kurşunuyla, biri polisin attığı gaz fişeğinin başına isabet etmesiyle, biri gazdan kalp krizi geçirerek öldürüldü
  • Protestoculardan biri Cudi Dağı’na askeri operasyonu protesto ediyordu, polis kurşunuyla öldürüldü
  • Protestoculardan biri IŞİD saldırısını protesto ediyordu, polis kurşunuyla öldürüldü
  • Protestoculardan biri İstanbul’da kentte yaşam hakkını savunuyordu, polisin attığı biber gazı yüzünden kalp krizi geçirerek öldürüldü
  • Protestoculardan biri Gezi eylemleri sırasında ekmek almaya gittiğinde polisin attığı gaz kapsülüyle komaya giren Berkin Elvan’dı.
  • Protestoculardan biri Gezi eylemleri sırasında polisin ağzına attığı gaz kapsülü sonrasında dil kökü kanseri olan ve kanser yüzünden hayatını yitiren Mehmet İstif’ti
  • Berkin Elvan’ın ölümünü protesto eden göstericilere polisin attığı gaz bombaları yüzünden görevli bir polis kalp krizi geçirerek öldü.
  • Okmeydanı’nda polis göstericilere ateş açtığı sırada Cemevi’nde bir cenaze töreninde olan Uğur Kurt polis kurşunuyla öldürüldü

Polisin dur ihtarına uymadığı gerekçesiyle öldürdüğü bir kişi bedensel engelliydi.

Bir çocuk karakolda, polisin yaptığı işkence sırasında öldü.

Raporun tüm detayı:

Adı Soyadı:Kadri Çakmak 
Yaşı:16 
Vurulduğu Tarih:16.12.2014
Vuluduğu Yer:Diyarbakır
Ölüm şekli:Polis Kurşunu

Olay:Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 16 yaşındaki Kadri Çakmak, Sur ilçesi eski Yoğurt Pazarı denilen bölgede 16.12.2014 günü akşam üzeri polisler operasyon yaptı. Operasyon sırasında Kadri Çakmak adlı çocuk başından iki ve göğsünden bir olmak üzere 3 kurşunla vurularak öldürüldü. Uzun bir süre olay yerinde bekletilen Çakmak’ın cenazesi daha sonra Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Kadri Çakmak’ın öldürüldüğü eski Yoğurt Pazarı bölgesindeki işyerlerinin kameraların açık olduğu ve infazın kayıtlarda olduğu bildirildi. Yaşanan infazın ardından polis olay yerine bakan esnafların güvenlik kamera kayıtlarına el koydu.   

Adı Soyadı: Emrah Demir
Yaşı:21
Vurulduğu tarih: 15.12.2014
Vurulduğu yer:Menemen-İzmir
Ölüm şekli:Polis Kurşunu

Olay:15.12.2014 günü İzmir’in Menemen İlçesi’nde, kavga eden iki kardeşi ayırmak için silah kullanan Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü’nde görevli bir polis Emrah Demir’i öldürdü. Polis D.G jandarma ekiplerine teslim oldu.

Olay, akşam saatlerinde Çaltı Köyü Çınarlıdere Mahallesi’nde meydana geldi. Çevik Kuvvet polisi  D.G.’nin tabancasından çıkan kurşun, kavga eden kardeşlerden Emrah Demir’e isabet etti. Kurşunla yaralanan Demir hayatını kaybetti.

Adı Soyadı:Rojhat Özdel
Yaşı:18
Vurulduğu tarih:06.12.2014
Vurulduğu yer:Yüksekova-Hakkari
Ölüm şekli:Polis Kurşunu

Olay:06.12.2014 günü Yüksekova’da daha önce polis tarafından öldürülen Veysel İşbilir ve Bemal Tokçunun ölúmlerini ve polis şiddetini protesto eden göstericilere polis müdahale etti. İpek Yolu üzerinde bulunan Han Petrol yakınlarında evinin bulunduğu sokakta bulunan Rojhat Özdel polis tarafından açılan ateş sonucu ağır yaralandı. Çevredekiler tarafından Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Roşhat Özdel kurtarılamadı.

Adı Soyadı:Ramazan Çağlı
Yaşı:28
Vurulduğu tarih:04.12.2014
Vurulduğu Yer:Van
Ölüm şekli: Polis Kurşunu

Olay: 04.12.2014 günü Van’da polis memuru olarak görev yapan İbrahim Yeke, öğle saatlerinde aynı zamanda ortağı olan Ramazan Çağlı’yı öldürdü. İpekyolu İlçesi’ne bağlı 40 kilomtre uzaklıktaki Karagündüz Mahallesi’nde oturan Ramazan Çağlı’nın evine giden polis İbrahim Yeke evde annesine Ramazan’ı sordu. Daha sonra Çağlı ile bir araya gelen polis memuru ile 2 çocuk babası 28 yaşındaki Ramazan çağlı tartışmaya başladılar. Bu tartışma sonucunda polis memuru beylik tabancasıyla 3 el ateş etmek suretiyle Ramazan Çağlı’yı öldürdü. Olay yerinden kaçan polis memuru Tatvan’da yakalanarak gözaltına alındı. 

Adı Soyadı:Fatma Zaim
Yaşı:21
Vurulduğu Tarih:10.11.2014
Vurulduğu Yer:Trabzon
Ölüm şekli:Polis Kurşunu

Olay:10 Kasım 2014 tarihinde Trabzon’da polis memuru 23 yaşındaki Ali Aktaş, tartıştığı kız arkadaşı 21 yaşındaki Fatma Zaim’i tabancayla başından vurarak öldürdükten sonra intihar etti. Trabzon Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi güvenlik noktasında görevli polis memuru Ali Aktaş, oturduğu evde henüz belirlenemeyen bir nedenle kız arkadaşı Fatma Zaim ile tartıştı. Karşılık bağırışmaların ardından cinnet geçirdiği öne sürülen polis memuru Aktaş, beylik silahıyla ateş ederek kız arkadaşı Zaim’i öldürdü. Ardından silahı başına dayayıan Aktaş, ateşleyerek intihar etti.

Adı Soyadı:Salih Yiğit
Yaşı:25
Vurulduğu Tarih: 28.10.2014
Vurulduğu Yer:Silopi-Şırnak
Ölüm şekli:Polis Kurşunu

Olay:28 Ekim 2014 günü Şırnak’ın Cudi Dağı’na başlatılan askeri operasyon protesto etmek amacıyla Silopi’de çıkan olaylarda Salih Yiğit adlı genç, polis kurşunu ile yaşamını yitirdi.

Aynı gün akşam saatlerinde Silopi’nin Başak Mahallesi’nde, gençler ile polis arasında çatışmalar çıktı. İddiaya göre polis gerçek silahlarla gençlere müdahale etti. Müdahale sırasında 25 yaşında ki Salih Yiğit adlı genç vücuduna isabet eden polis kurşun nedeniyle ağır yaralandı. Silopi Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Yiğit, yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi.

Adı Soyadı:Hakan Buksur
Yaşı:25
Vurulduğu tarih:07.10.2014
Vurulduğu Yer:-Varto-Muş
Ölüm şekli:Polis Kurşunu

Olay: 07.10.2014 tarihinde MUŞ’un Varto İlçesi’nde, Suriye’nin Kobani kentine yönelik IŞİD saldırısını protesto için yapılan gösteriler sırasında polis tarafından açılan ateşle, 25 yaşındaki Hakan Buksur hayatını kaybetti.
IŞİD’in Kobani’deki saldırısının protesto edildiği Varto İlçesi’nde, esnaf kepenk açmadı. Tüm cadde ve sokaklarda barikat kuran grup, Kobani için sloganlar attı. Cumhuriyet Caddesi’nde bulunan eczanelerin bulunduğu noktada kitlenin üzerine ateş açan polis 25 yaşındaki Hakan Buksur isimli genci kafasından vurarak öldürdü. Panzerden açılan ateş sonucu beyni dağılan Buksur olay yerinde yaşamını yitirdi.

Adı Soyadı:Cenk Yazıcıoğlu (Polis)
Yaşı:28
Vurulduğu Tarih: 30.07.2014
Vurulduğu yer:İzmir
Ölüm şekli: Polis Kurşunu

Olay: 30.07.2014 günü İzmir Buca İlçesi 221/3 sokak numara 15’teki Menekşe Apartmanı’nda bu sabah meydana geldi. Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı Yunus Timleri Amirliği’nde görevli 15 yıllık polis memuru İ.M., iddiaya göre bir süre önce otomobilini, bayramda kullanması için arkadaşı 28 yaşında ki Cenk Yazıcıoğlu’na ödünç verdi.

Yunus Timleri’nde 4 yıldır görev yaptığı belirtilen İ.M. otomobilini almak için Yazıcıoğlu’nun evine gitti. Ancak Yazıcıoğlu otomobili vermek istemeyince, tartışma çıktı. Öfkelenen İ.M., mutfaktan aldığı ekmek bıçağıyla arkadaşını göğsünden yaraladı. Sinir krizi geçiren İ.M., kendine geldikten sonra polis ve sağlık ekiplerine haber verdi. Sağlık görevlileri tarafından ambulansla Buca Seyfi Demirsoy Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Yazıcıoğlu müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Meslektaşları tarafından gözaltına alınan İ.M., Asayiş Şube Müdürlüğü’ne götürüldü. Polis olayla ilgili soruşturma başlattı.

Adı Soyadı:Furkan Çavuş
Yaşı:14
Vurulduğu Tarih:17.07.2014
Vurulduğu Yer: Erzurum
Ölüm şeklii:Polis Aracı çarpması

Olay:17.07.2014 günü Palandöken ilçesi Maksut Efendi Mahallesi’ndeki Bölge Trafik Şube Müdürlüğü önündeki sivil plakalı polis ekip otosu, Furkan (14) ve İbrahim Çavuş (16) isimli kardeşlerin otlatmadan getirdiği büyükbaş hayvana çarptı. Kazada büyükbaş hayvan telef olurken, polisle çocuklar arasında tartışma çıktı. Tartışmada sivil bir polis tabanca ile Çavuş kardeşlere ateş açtı. Açılan ateş sonucu yaralanan iki çocuk ambulansla Yakutiye Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi.   Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Yakutiye Araştırma Hastanesinde tedavi altına alınan kardeşlerden Furkan Çavuş tüm çabalara karşın yaşamını yitirdi.

Adı Soyadı:Şengül Özek
Yaşı:
Vurulduğu Tarih:01.07.2014
Vurulduğu Yer:Ankara
Ölüm şekli:Polis Kurşunu

Olay: 01.07.2014 günü Ankara’da kendisini rahatsız eden polis memuru Bircan Tanyeli’yi karakola şikâyete giden Şengül Özek’i karakolun bulunduğu sokakta sıkıştıran polis memuru Bircan Tanyeli araçtan inerek silahını çekti ve Özek’in bulunduğu aracı kurşun yağmuruna tuttu. 8 kurşunun isabet ettiği araçta bulunan Şengül Özek ve ablası Nuray Atay hayatını kaybetti.

Adı Soyadı:Nuray Atay
Yaşı:
Vurulduğu Tarih: 01.07.2014
Vurulduğu Yer:Ankara
Ölüm şekli: Polis Kurşunu

Olay: 01.07.2014 günü Ankara’da kardeşi Şengül Özek’i rahatsız eden polis memuru Bircan Tanyeli’yi karakola şikâyete giden Nuray Atay’ı karakolun bulunduğu sokakta sıkıştıran polis memuru Bircan Tanyeli araçtan inerek silahını çekti ve abla kardeşin bulunduğu aracı kurşun yağmuruna tuttu. 8 kurşunun isabet ettiği araçta bulunan  Özek ve ablası Atay hayatını kaybetti.

Adı Soyadı:Bircan Tanyeli
Yaşı:
Vurulduğu Tarih:01.07.2014
Vurulduğu Yer:Ankara
Ölüm şekli:Polis Kurşunu

Olay: 01.07.2014 tarihinde kendisini şikayete giden Nuray Atay ve Şengül Özek’i öldürdü. Çankaya Beysukent polis merkezi civarında meydan gelen olay üzerine karakolda görevli polis şahsa silahla karşılık vererek Bircan Tanyeli’i öldürdü

Adı Soyadı:İbrahim Aras
Yaşı:15
Vurulma Tarihi:15.06.2014
Vurulma Yeri:Adana
Vurulma Şekli:Gaz Bombası

Olay:15.06.2014 tarihinde Diyarbakır’ın Lice ilçesindeki eylemlerde 2 kişinin yaşamını yitirmesini protesto için Adana’da gösteriler düzenlenirken, 15 yaşındaki İbrahim Aras yaşamını yitirdi. Olaylara müdahale eden polislerin kullandığı akrep tipi zırhlı polis aracından atılan gaz bombası fişeğinin başına isabet etmesi sonucu hayatını kaybetti

Adana polisi tarafından yapılan açıklamada İbrahim Aras’ın elindeki patlayıcının patlaması sonucu hayatını kaybettiği iddia edilmişti. Oysa ön otopsi raporunda ölümün çok açık şekilde yakın mesafeden atılan sis bombası sonucu meydana geldiği yazılıyor. Cenazenin yanında 45 santimetre uzaklığında sis bombasının parçasının bulunduğu, cesette iddia edildiği gibi herhangi bir patlayıcı maddeye ilişkin hiçbir bulguya rastlamnmadı. Tüm bulgu, yakın mesafeden atılan sis bombasının kafatasını parçalamasından ibaret olduğu ön otopsi raporunda açıkça yazılmıştır.

Adana Valiliği açıklaması:  Yapılan çalışma neticesinde 14-15 yaşılarında bir eylemcinin anılan sokak içerisinde el yapımı patlayıcı olduğu değerlendirilen bir maddenin infilaki ile olay yerinde hayatını kaybettiği öğrenilmiştir….  2014

Adı Soyadı:Ramazan Ertaş
Yaşı:80
Vurulduğu Tarih:09.06.2014
Vurulduğu Yer:Siirt
Ölüm şekli:Gaz Bombası

Olay: 09.06.2014 günü akşam saatlerinde Siirt’in Barış Mahallesi’nde Lice olaylarını protesto eden gençlere polis biber gazı ve gaz bombası ile müdahale etmişti. Polis müdahalesi esnasında yoldan geçen Ramazan Ertaş atılan gaz bombalarından rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı. Hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen Ramazan Ertaş kurtarılamadı.

Adı Soyadı:Lütfullah Tacik
Yaşı:17
Vurulduğu Tarih:31.05.2014
Vurulduğu Yer:Van
Vurulma Şekli:Karakolda, dövülerek

Olay: Iğdır’dan Türkiye’ye girerken yakalanan 17 yaşındaki Lütfullah Tacik adlı Afganistanlı çocuk iddiaya göre, Van Emniyet Müdürlüğü Yabancılar Şubesi’ne bağlı Geri Gönderme Merkezi’nde S.O. adlı polis memuru tarafından “yaşını yanlış söylediği” gerekçesiyle dövüldü.

İddiaya göre yabancılar Şube Müdürlüğü Yasadışı Göç ve İnsan Ticareti Mücadele Büro Amirliği’nde görevli polis memuru S.O., Tacik’i yanına çağırdı. “Niye yaşını yanlış söylüyorsun!” diye bağıran S.O., Tacik’i yumruk ve tokatla dövdü. Arkadaşlarının anlatımına göre masaya döndükten sonra başını masaya koyan Tacik’in ağzından beyaz bir sıvı geldi. Tacik, hastanede 31 Mayıs’ta öldü.
1 Haziran’daki otopsisinde, ‘saçlı deri altında 2 cm’yi bulan, yer yer kanamalı ve lezyonlu alanlar’, beyin açıldıktan sonra ağır ödemli kanama ve beyin kanaması belirlendi. Avukat Mahmut Kaçan’ın verdiği bilgiye göre Van Cumhuriyet Başsavcılığı, Afganistan Başkonsolosluğu’na gönderdiği yazıda, Tacik’in “beyin kanaması geçirdiği ve lösemi hastası olduğunu” ifade etti.
Savcılık, olay yerindeki kamera kayıtlarına el konması için Van Edremit Polis Merkezi Amirliği’ni görevlendirdi. İncelemede, sadece olay yerine bakan güvenlik kamerasının ‘arızalı olduğu ve görüntü kaydetmediği’ tespit edildi.

Adı Soyadı:Elif Çermik
Yaşı:64
Vurulduğu Tarih:30.05.2014
Vurulduğu Yer:İstanbul
Ölüm şekli:Biber Gazı sonucu ölüm

Olay:30.05.2014 günü Elif Çermik hayatını  kaybetti. Sarıyer’de yaşayan 64 yaşındaki Elif Çermik, 2013 yılı sonlarında 22 Aralık’ta Kadıköy’de yapılan İstanbul Kent Mitingi’ne katıldı. Eşi Mustafa Çermik’le birlikte elinde “Artık Yeter” yazılı dövizle alana giren Çermik, sıkılan biber gazından etkilenerek kalp krizi geçirdi ve komaya girdi. Dr. Siyami Ersek Göğüs, Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 159 gündür yoğun bakımda tutulan Çermik, 30 Mayıs 2014 günü hayatını kaybetti.

Adı Soyadı:Ayhan Yılmaz
Yaşı:42
Vurulma Tarihi:22.05.2014
Vurulma Yeri:İstanbul
Ölüm şekli:Gaz fişeği parçası,şarpnel

Olay:22.05.2014 günü, Uluslararası Af Örgütü, Okmeydanı’nda polis tarafında vurulduğu iddia edilen Uğur Kurt ve Ayhan Yılmaz’ın (42) ölümüne ilişkin bir açıklama yaptı. Açıklamada el yapımı bir patlayıcıdan çıkan şarapnel parçasınin kafasına gelmesi sonucu ağır yaralandığı belirtilen Ayhan Yılmaz’ın gaz fişeğinde yaralandığı öne sürülerek, “ilk raporlara göre bir kişi sağ gözünden gaz yaşartıcı gaz fişeği ile vuruldu. Hastaneye kaldırıldı fakat aldığı yaralar sebebiyle hayatını kaybetti” denildi.
Gezi Parkı eylemlerinden bu yana polisin aşırı şiddet kullanımına vurgu yapılan açıklamada “Okmeydanı’ndaki iki ölüm, Türkiye’nin gösterilerde sürekli olarak aşırı güç kullandığı bir dönemin ardından gerçekleşti. Haziran 2013’ten bu yana hak ihlali niteliğindeki güç kullanımı yüzünden dört kişi doğrudan olay yerinde öldü. Yetkililerin polisin gerçekleştirdiği hak ihlalleri ile ilgili derhal ve etkili bir soruşturma başlatma konusundaki başarısızlığı halkın artan öfkesini körükledi” ifadesi kullanıldı.

Adı Soyadı: Uğur Kurt
Yaşı:30
Vurulma Tarihi:22.05.2014
Vurulma Yeri:İstanbul
Ölüm şekli:Polis Kurşunu

Olay:22.05.2014 tarihinde Okmeydanı Cemevi’nde bir cenaze törenine katılmak için buraya giden ve cemevinin bahçesinde polis tarafından vurulan Uğur hayatını kaybetti

Okmeydanı Cemevi’nde cenazeye katılan Uğur Kurt (30), Berkin Elvan için yapılan bir eyleme müdahale eden polisin açtığı ateş sonucu cemevinin bahçesinde çenesinden vurularak ağır yaralandı. Uzun süre ambulans bekleyen Kurt, kaldırıldığı Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ameliyata alındı. Uğur Kurt, akşam saatlerinde yaşamını yitirdi. 

İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Okmeydanı Hastanesinde tedavi gören Uğur Kurt maalesef kurtarılamadı, vefat etti. Allah’tan rahmet, ailesine başsağlığı diliyorum” ifadelerini kullandı.

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel Şahin ise polisin cemevine kasıtlı ateş açtığını belirterek özetle şunları söyledi: “Her zaman olduğu gibi burada cenaze vardı. Uğur kardeşimiz de kendi köylüsü olan bir cenaze için cemevinin bahçesindeydi. Yukarıda küçük bir eylem olmuş ve polis akreple yukarıdan cemevine ateş açıyor. O sırada Uğur yere düştü. Cemevinin avlusunda vurulan bu kaçıncı yurttaşımız. Resmen hedef alıyorlar. Burada bir eylemci dahi yoktu.” Uğur Kurt’un katıldığı cenaze sahipleri de “Annemin cenazesine gelen misafirimi vurdular. Uğur başın sağ olsun diyordu. O sırada yere düştü. Bizim acımızı paylaşmaya geleni vurdular. Lanet olsun. Nedir bu ya! Suçumuz Alevi olmak mı?” diye tepki gösterdi.

Adı Soyadı:Mehmet İstif
Yaşı:36
Vurulma Tarihi:12.05.2014
Vurulma Yeri:Mersin
Ölüm şekli:Biber gazı sonucu kanser ve ölüm

Olay:Mersin’de Gezi eylemleri sırasında ağzına sıkılan biber gazı sonrası, bu gaz nedeniyle dil kökü kanserine yakalandığını iddia eden Mehmet İstif, tedavi gördüğü Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde hayatını kaybetti.
Mehmet İstif ölmeden önce: Bu sırada polisten kaç cop yediğimi hatırlamıyorum. O anda beni takip eden ve sırtında gaz tüpü taşıyan polis 40 santimetre gibi bir mesafeden yüksek tazyikli bir şekilde tetiğe bastı, ağzımı kapamaya zamanım olmadı. Ağzım ve boğazıma dolan gazın acısı ile çığlık atmaya başladım. Boğazımın yanmasını ve çektiğim acıyı diğer insanların da aynı derecede yaşadığını düşündüm ve gözaltına alınma korkusuyla o anda hastaneye gitmedim.”
Mehmet İstif 12 Mayıs 2014 günü tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti

Adı Soyadı:Hakkı Orhan
Yaşı:
Vurulma Tarrihi:22.04.2014
Vurulma Yeri:Uşak
Vurulma Şekli:Polis Kurşunu

Olay:22.04.2014 tarihinde Uşak’ta ‘dur’  ihtarına uymadığı iddiasıyla polisin açtığı ateş sonucu bedensel engelli Hakkı Orhan öldürldü. Uşak Fatih Caddesi’nde uygulama yapan polis ekipleri, şüphe üzerine Dursun Kabaklıoğlu’nun kullandığı otomobili durdurmak istedi. durdurlmak istenen otomobil bir duvara çarparak durdu. Araçta bulunan 2 kişi kaçarken, tekerlekli sandalyeye mahküm Hakkı Orhan kaçamadı. Bedensel engelli olmasına bakılmaksızın polis tarafından öldürüldü

Uşak Emniyet Müdürü Ogün Toprak, polis kontrol noktasından kaçan bir aracın ekipler tarafından takip edildiğini, bu sırada şüphelilerin bulunduğu otomobilin kaza yaparak durduğunu ifade etti. Olayla ilgili soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğü bilgisini veren Toprak, söz konusu silahın sahibi olduğu iddia edilen polis memurunun da olayla ilgili savcılığa ifade verdiğini belirtti.

Adı Soyadı:Vedat Sabuncu
Yaşı:43
Vurulma Tarihi:07.04.2014
Vurulma Yeri:İzmir
Ölüm şekli:Polis Kurşunu

Olay:07.04.2014 günü  İzmir Kemalpaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde görevli polis memuru Ö.Y.  kız arkadaşıyla gittiği çay bahçesinde iddiaya göre henüz belirlenmeyen bir nedenle çıkan kavgada darp edildi. Sabah saatlerinde hastanedeki tedavisinin ardından çay bahçesine giden Ö.Y. beylik tabancasıyla çay bahçesinin işletmecilerinden 43 yaşındaki Vedat Sabuncu’ya kurşun yağdırdı. Polis memurunun silahından çıkan kurşunlarla ağır yaralanan işletmeci 3 çocuk babası Vedat Sabuncu kaldırıldığı Turgutlu Devlet Hastanesi’nde yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.  Olaydan sonra polis memuru Ö.Y. görev yaptığı Kemalpaşa İlçe Emniyet Müdürlüğüne silahıyla birlikte teslim oldu. 07.04.2014

Adı Soyadı:Cafer Turgut
Yaşı:25
Vurulma Tarihi:06.04.2014
Vurulma Yeri:İstanbul
Ölüm şekli:Polis Kurşunu

Olay:06.04.2014 günü  saat 19.30 sıralarında çalıntı olduğu iddia edilen bir otomobil ile Kurtköy, Yenişehir Mahallesi, Dedepaşa Caddesi’nde ilerleyen Cafer Turgut ile Eyüp Mutgam polisin dur ihtarına uymadı. İki şüpheli ile polis arasında önce kovalamaca yaşandı. Kovalamaca da polisin dur ihtarına uymayan 25 yaşındaki Cafer Turgut başından silahla vurularak ağır şekilde yaralandı. Hastaneye kaldırılan Turgut, kurtarılamadı. Cafer Turgut’un ağabeyi Kudret Turgut: “Kardeşim polis tarafından ‘kim vurduya gitti. Kardeşim muhtemelen teslim olmak için elini kaldırmış, polis de direkt sıkmış, alnının tam ortasında bir de yanağında mermi izi, bir de darp izleri var” dedi. 06.04.2014

Adı Soyadı:Ahmet Küçüktağ (Polis)
Yaşı:30
Vurulma Tarihi:12.03.2014
Vurulma Yeri:Tunceli
Ölüm şekli: Biber gazı sonucu,kalp krizi ve ölüm

Olay:12 Mart 2014 günü Tunceli’de Polisin Berkin Elvan’ın ölümünü protesto etmek isteyen gruplara sıktığı gaz bombasından etkilenen Ahmet Küçüktağ (30) adlı bir polis memuru kalp krizi geçirdi. Hastaneye kaldırılan, duran kalbi tekrar çalıştırılan ve durumu kritik olan polis memuru Ahmet Küçüktağ, yoğun bakımda tedavi altına alındı. Ancak Küçüktağ, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Gazdan zehirlenerek şehit olan polis memuru.Tunceli’de Polisin Berkin Elvan’ın ölümünü protesto etmek isteyen gruplara sıktığı gaz bombasından etkilenerek kalp krizi geçirdi.   

Adı Soyadı:Berkin Elvan
Yaşı:16
Vurulma Tarihi:11.03.2014
Vurulma Yeri:İstanbul
Ölüm şekli:Gaz Bombası

Olay: Gezi Parkı olayları sırasında, evinden çıkıp ekmek almaya giden 16 yaşındaki Berkin Elvan Polisin hedef gözeterek attığı gaz fişeğinin başına isabet etmesi sonucu ağır yaralandı. Ok Meydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 268 gün yoğun bakımda kalan 16 yaşındaki Berkin Elvan 11.03.2014 tarihinde öldü. Berkin Elvan Gezi eylemleri ilintili failin polis olduğu 7. ölümdür. 11.03.2014

Türkiye’de yaşayanların %18’i, “Ermenilerden özür dilenmeli” diyor

Agos’tan Emre Can Dağlıoğlu ve Ferda Balancar’ın haberine göre Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi’nin (EDAM), TNS aracılığıyla Türkiye çapında yaptırdığı ‘Ermeni Meselesi Kamuoyu Anketi’ başlıklı araştırmaya göre, kamuoyunun kayda değer bir kısmı, Erdoğan’ın 23 Nisan 2014 tarihindeki ‘taziye mesajı’yla somutlaşan resmî politikaya destek veriyor.

27

7 Kasım – 7 Aralık 2014 tarihleri arasında gerçekleştirilen ankette Türkiye’deki seçmenleri temsil eden 1.508 kişilik örneklem grubuna 2015’te 100. yılı anılacak olan Ermeni Soykırımı konusunda, Türkiye’nin izleyebileceği politikalar arasında en fazla hangisini tercih ettikleri sorusu yöneltildi.

Soykırım iddialarının kabul edilmesi görüşünü kabul edenlerin oranının, yüzde 9 olarak gerçekleştiği ankette başka bir yüzde 9’luk kesim ise, soykırım iddialarını kabul etmeden özür dilenmesi yönünde bir adımı tercih ediyor. Bir başka deyişle, ankete katılanların yüzde 18’i, 1915 dolayısıyla Ermenilerden özür dilenmesi gerektiğini düşünüyor.

Sonuçlara göre, 1915’te hayatını kaybedenlerin sadece Ermeniler olmadığını belirtip, bütün kayıplar için üzüntü belirtilmesi görüşünü savunan yüzde 24’lük bir kesime ilave olarak, yüzde 12’lik bir kesim de 1915’te hayatlarını kaybeden Ermeniler için özür dilemek yerine üzüntü belirtilmesi görüşünü paylaşıyor.

Anketin sonuçlarını, EDAM yöneticilerinden Emre Erdoğan ve Diaspora’nın önemli kanaat önderlerinden siyasetçi ve tarihçi Gerard J. Libaridian Agos gazetesi için değerlendirdi.

(Agos)

 

1915’e girerken – Cengiz Aktar

Kimbilir, başımıza çökmüş olan bunca kötülük, bitmeyen toplu kıyımlar, belimizi bir türlü doğrultamıyor olmamız, yüz yıllık âh ile yüz yıllık yalanın lânetidir. Ne dersiniz? Bu topraklarda inleyerek can veren, mezarsız, tabutsuz, duasız sabilerin, kadın, erkek silâhsız Ermenilerin bedduasıdır belki. Rumlar, Süryaniler, akabinde Alevîler ve Kürtlerle birlikte, bütün karayazılı vatandaşlarımızın azap içindeki ruhlarının, yüz yıldır semalarda süzülen hayaletlerinin ruhlarımızda yarattığı kasırgalardır.

1915’ten beri yüzleşilmemiş katliamlar, ödenmemiş bedeller belki şimdi bambaşka mecralarda torunlarca ödeniyor. Alınan canlar, çalınan hayatlar, talan edilen yuvalar, yıkılan kiliseler, müsadere edilen okullar, gasp edilen mallara mukabil edilen intizarlar, “yedi göbek zürriyetinize haram zıkkım olsun” temennileri… O dağlarca adaletsizliği biz mi ödüyoruz bir şekilde acaba? Tahsilât, yüzleşememenin bulaştırdığı yüzsüzlük, müzmin haksızlığın alışkanlık hâline getirdiği ahlâksızlıkla mı tecelli ediyor? Toplumca yüzyıldır çürüyoruz, her bir yanımızdan irin akıyor sanki.

Bu asırlık lânete rağmen 2015 de “soykırım oldu mu olmadı mı” münazaralarıyla geçecek. Devletin şimdiki kiracılarının nasıl hâlâ bu ayıbı örtmek ve ötelemek için içeride ve dışarıda çaba sarf ettiğini izleyeceğiz. Ellerinden gelse 2015 yılını atlar 2016’ya geçerler! Üç kavruk tez, ayaklanma, düşmanla işbirliği ve mağduriyet (“esas onlar bizi kesti”) ile sınırlı inkâr edebiyatı, biçare toplantılar dizisinde terennüm edilecek. Kendimiz çalıp kendimiz dinleyeceğiz. 24-25 Nisan günleri yapılacak devlet töreni, soykırım değil Çanakkale’de Anzak günü vesilesiyle idrak edilecek. Ve bol bol Çanakkale masalı dinleyeceğiz. Ama kimseye dinletemeyeceğiz.

Daha başımıza fazladan ne gelmesi lâzım acaba bu kanlı ulus inşasıyla hesaplaşmak için?

Kendi hâlinde, çalışkan, üretken, sanatkâr ve barışçıl bir halkın, tüketen ve savaşçıl halklarca itlafını bilmek, anmak ve onların torunlarıyla hemdert olmak için.

O karanlık günlerde, o ölüm kadar soğuk 1915 yazında bedbaht Ermenileri “Ur eir Astvadz?” diye haykırarak tanrılara isyan ettiren zulmü bir nebze olsun hissedebilmek için.

“Soykırım mıydı değil miydi” bilmecelerini, “kim kimi kesti” bulmacalarını bir kenara, elimizi ise vicdanımıza koyup 1915’te milyonlarla ifade edilen bir Osmanlı unsurunun artık Anadolu’da yok, bakayanın da gizlenerek veya ihtida etmiş hâlde var olduğunu görmek için. Hrant’ın deyimiyle dört dörtlük bir kültür soykırımını, muazzam bir medeniyet kaybını idrak etmek için.

Bu toprağın Müslüman olmayan vatandaşlarının artık burada yaşamıyor olmasının bu memleketin en büyük kaybı olduğunu kavrayabilmek için.

Ermenilerin o vakitler Büyük Felâket olarak adlandırdıkları soykırımın, yalnız kendi felâketleri değil bu memleketin de felâketi olduğunu akıl edebilmek için.

Öldürülen, kovulan, kaçmak zorunda bırakılan Gayrimüslim vatandaşlarımızın akıbetlerinin aynı zamanda beyin itlafı, beyin göçü, burjuvazi, kültür ve medeniyet zayiatı olduğunu fark edebilmek için.

El konulan mal, mülk ve çocuklarının lânetini hesap edebilmek için.

Yaşar Kemal’in “sahibi kaçmış yuvada, öteki kuş barınamaz; yuva bozanın yuvası olmaz; zulüm tarlasında zulüm biter” bilgeliğini idrak edebilmek için.

Ermeni soykırımı, Anadolu’nun Büyük Felâketi bu topraklardaki tabuların anasıdır. Konuşulmadığı, bilinmediği, idrak edilmediği, yüzleşilmediği, hesaplaşılmadığı sürece lâneti üzerimizde olmayı sürdürecektir. Yüzüncü yıldönümü ezberleri bozabilmek, ötekini duyabilmek, anlayabilmek ve böylece toplu tedaviye başlayabilmek için tarihî bir vesile oysa.

Cengiz Aktar – Taraf

4 gün yılbaşı tatili

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun genelgesiyle, yılbaşı tatili bir gün uzatıldı.

New Year Wallpaper.

 

Buna göre, tüm kamu kurumlarında çalışanlar 2 Ocak Cuma günü de idari izinli sayılacak.

Böylece 1 Ocak perşembe günündeki resmi tatil, haftasonuyla birleştirilmiş oldu.

(Ajanslar)

Angela Davis, Hrant Dink’i Anma Konferans’ı için İstanbul’a geliyor

ABD’li siyasi tutuklu, insan hakları savunucusu ve aktivist Angela Davis, Hrant Dink’i Anma Konferansı’nda bir konuşma yapmak üzere İstanbul’a geliyor.

24..

İnsan hakları savunucusu, filozof, hümanist ve yazar Angela Davis, Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü, Sosyoloji Bölümü ve Tarih Bölümü ev sahipliğinde her yıl düzenlenen Hrant Dink İnsan Hakları ve İfade Özgürlüğü Konferansı kapsamında “Ulusaşırı Dayanışmalar: Irkçılık, Soykırım ve Yerleşimci Sömürgeciliğe Direnmek’’ üzerine konuşacak.

http://youtu.be/PYKQV3fMeEI

Afro-Amerikalılar’ın yurttaşlık hakları hareketleri, feminist eylemcilik ve Amerikan cezaevi sisteminin eleştirileri gibi yirminci yüzyılın ikinci yarısının en önemli sosyal hareketlerine katkıda bulunmuş olan Angela Davis’in son yıllarda en dikkat çeken ve saygı gören çalışması “Hapishaneler – Endüstriyel Kompleksi” başlığını taşıyor. Bu çalışmasında Davis, Amerika’daki cinsiyet, ırk ve sınıflara yapılan baskıların uluslararası boyutunu ele alıyor.

25 angela davis_bogazici

Amerikan cezaevlerinin özelleştirilmesine, tutuklu nüfusunun artışına ve Amerikan adalet sistemindeki artan ırkçılığa dikkat çeken Davis, cezaevlerinin ortadan kaldırılması için ülke çapında çalışan “Critical Resistance” isimli hareketin kurucularından biri.

(T24)

Halkların İklim Yürüyüşü’nden Lima İklim Zirvesi’ne İklim Krizi’nin 2014’ü

İklim değişikliği gezegendeki geri dönülmez noktaya (Tipping Point) hızla yaklaşırken bir yılı daha geride bırakıyoruz.

“Hala çok geç değil, hala yapabileceğimiz şeyler var” diye diye yıllar birbirini iklim değişikliğine karşı önlem alınmaksızın kovalarken acaba 2014 içinde iklim değişikliğine hangi merhalelerden geçtik.

Out For Beyond grubu (facebook, websitesi) işte bu durumu göz önüne alarak internet üzerinden erişilebilen bir “İklim Krizinin 2014’ü” zaman çizelgesi hazırladı.

line.do/iklim-krizinin-2014ü/ linkinden ulaşımı mümkün olan çizelgede son günlerini yaşamakta olduğumuz yıla dair tüm iklim değişikliği haberleri yer alıyor.

Clipboard01

Şubat ayında Dünya Meteoroloji Örgütü’nün gezegen tarihinin gelmiş geçmiş en sıcak 6. yılının 2013 olduğunu belirten açıklaması ile başlayan çizelge ardından IPCC’nin raporlarını yayınlama haberlerine yer veriyor.

21 Eylül, Halkların İklim Yürüyüşü (People’s Climate March)

Senenin İklim Değişikliği adına en önemli gelişmesi elbette 21 Eylül 2014’te buluşma noktası New York ile birlikte dünyanın hemen hemen tüm noktalarında karar vericileri New York ve sonrasında Lima İklim Zirvelerindede artık gereken adımı atmaları yönünde harekete geçirmesi planlanan Halkların İklim Yürüyüşü (People’s Climate March) hareketi.

23

Çizelge New York İklim Zirvesi, Yeb Sano’nun 40 günlük İklim Adaleti Yürüyüşü ve Aralık ayında gerçekleşen Cop20 Lima İklim Zirvesi ile yılın getirdiklerine bakmaya devam ediyor.

2014’ü iklim değişikliğinin kaçınılmaz sonuçlarından birisi, Hagupit Tayfunu ile noktalıyor Ouf For Border ekibinin elinden çıkan “İklim Krizinin 2014’ü” çizelgesi

Çizelgeye buradan da erişim mümkün

(Yeşil Gazete)