Ana Sayfa Blog Sayfa 3576

“Canlı Su Çiftliği Atölyesi” bu haftasonu Kadıköy’de

Murat Doğan, 7 Kasım Cumartesi günü Buğday Derneği Kadıköy ofisinde vereceği ‘Canlı Su Çiftliği Atölyesi’nde, suyu canlandırmayı ve canlı suyun ne amaçlarla kullanılabileceğini anlatacak. ‘Suyu canlandırmak’ kulağa sihirbaz numarası gibi gelebilir, ancak suyun, bulunduğu ortamın enerjisinden etkilendiği, buna göre farklı frekanslar yaydığı daha önce ispatlanmıştı.

Canlı Su Çiftliği Atölyesi bu Cumartesi Buğday Derneği Kadıköy Ofisi'nde
Canlı Su Çiftliği Atölyesi bu Cumartesi Buğday Derneği Kadıköy Ofisi’nde

Basit bir döngü ile oksijen oranı arttırılarak suyu canlı kılmak mümkün. Bu döngü, hayvan ve bitkileri aynı ortamda yetiştirmek suretiyle yaratılabiliyor.

Peki canlı su ne işimize yarayacak? Balıklar daha mutlu, sular daha berrak, bitkiler daha mı yeşil olacak? Bunu hep beraber bu Cumartesi günü öğreneceğiz.

Özellikle akvaryumcuların ve bitki yetiştirenlerin ilgisini çekebilir bu atölye ama doğadaki sistemin nasıl döndüğünü anlamak için özel ilgi alanı olmayanlar da gelebilir.

Atölye sadece Buğday Derneği üyelerinin katılımına açık ve ücretsiz.

Diğer detaylar için Buğday Derneği’nin web adresine göz atabilirsiniz.

 

Haber: Ceylan Yurdakuler

(Yeşil Gazete)

Cicozlarımızı geri alacağız!

Çocuksundur, elinde gözün gibi baktığın en parlak cicozlarınla mahallede turalıyorsundur. Mahallenin hoyrat, kibirli, hırsı doymaz ‘ağa’beyi karşına dikilir. Elindekilere göz diker.

“Bir el oynayalım mı?” der.

‘Gafliğin iridir ve nice ‘başlığı iç etmiştir, bileğine de güvenirsin, “Tamam,” dersin.

Saha onundur, yancıları da boldur. Toprağı çerden çöpten temizler, cicozları dizer. Önce küçüklerin başlaması her yerde kuraldır. Ama elini tutar, “Kuralları ben koyuyorum, birinç benim,” der. Daha cevabının bile beklemeden, eldeşini yuvarlar.

ISKAAA!

İçin için gülersin. Gafliğini öpüp, “Haydi, oğlum kemik!” diyerek, fırlatırsın.

BAAAŞ!!!

Bütün cicozları avuçlarsın. Hâsılata bakarsın, iyidir. ‘Bana yeter diye’ düşünerek, kalkmaya niyetlenirsin. Omzundan bastırır.

“Nereye gidiyorsun. Öyle attı kaçtı olmaz. Bir el daha oynamadan bırakmam!”

El mecbur kabul edersin. Önce gene o atar, sondan iki üç tane vurur. Kalanları gene toplarsın.

Bu sefer biraz korkuyla, “Artık kaçayım,” dersin.

İki arkadaşına kaş göz yapar, hemen koluna girerler.

Gülerek, “Acelen ne koçum? Ne güzel oynuyoruz,” der. Gülüşü böğürtü gibidir.

cicoz

Gafliğin kahramandır ama… bir daha yenersin. Gene de gidemezsin. Atış yaparken gözüne toz savurur, bileğine şaplak atar, böğrüne dirsek çıkartır, kafana zumzuğu oturtur. Yendikçe yendikçe anlarsın ki, yenilmeden bu sahadan kalkamayacaksın.

Daha fazla hırpalanmamak için yenilmekten başka çaren olmadığının farkına varınca gafliğini aya savurursun. Cebinde ne varsa ütülene kadar devam eder işkence. Sonunda gafliğini de ele geçirince rahatlar. Yanağını yumuşakça pışpışlar.

“Aferin koçum, böyle adam ol işte! Evde başka cicozun varsa, onları da al gel. Gene oynayalım, bir gün,” diyerek seni azat eder.

Arkana bakmadan koşarak uzaklaşırsın. Hırsından ağlarsın, sümüklerini akıtarak, bağıra çağıra ağlarsın. Bir ağacın altına gömdüğün uğurlu gafliğini çıkartıp, tükürükleyip parlatırsın. Cam cicozun içindeki ebruli dünyayı seyre dalarsın. İki yol görürsün: Ya eve gidip, yorganların altına sinip elindeki gaflikle avunmak ya da cicozlarını geri almak.

Çok üzüntü atalet getirir hemen harekete geçersin.

Kavgalı olduğu mahallenin tüm sümüklü oğlanlarını, dizleri kabuklu çırpı bacaklı kızlarını toplarsın.

Yancılarıyla Pirus Zaferi’ni kutlayan ‘ağa’beyin karşısına dikilirsiniz.

“Cicozlarımızı geri ver, ulan!” dersiniz.

Cicoz: Misket, bilye.

Gaflik: Atış yapılan misket. (En iyi misket anlamında.)

Başlık: Atış yapılan misket. (En iyi misket anlamında.)

Eldeş: Atış yapılan misket. (En iyi misket anlamında.)

Ütülmek: Oyunda kaybetmek.

20-mehmet-firat-purselim

 

Mehmet Fırat Pürselim

Komşu’da çiçek koparmak yasak, bizde nükleer serbest – Pelin Cengiz

Bu yazı taraf.com.tr/ den alınmıştır

Tarihin en büyük nükleer kazasının yaşandığı Çernobil nükleer santralinden II. Dünya Savaşı’ndaHiroşima ve Nagazaki’ye atılan iki atom bombasının 200 katı iyonize radyasyon dünyaya saçıldı. Çernobil’den ilerleyen radyasyonlu bulutlar, dünyanın çevresini iki kez dolaştı.

2011’de Japonya’da meydana gelen Fukushima kazasının ardından radyasyon yüklü bulutlar birkaç gün içinde Amerika’nın, bir hafta sonrasında da Avrupa’nın üzerinden geçti.

Peki, İğneada’da bir nükleer kaza gerçekleşse etkileri nasıl olur?

İğneada Longoz Ormanları
İğneada Longoz Ormanları

Çevre Mühendisleri Odası’nın yaptığı radyasyonlu parçacık dağılımı modelleme çalışması sonucu, İğneada’da yapılması planlanan nükleer santralde bir kaza gerçekleşmesi hâlinde İstanbul’un yanı sıra, Trakya’nın tamamı ile Kuzey Ege’nin büyük tehdit altında kalacağı, ayrıca Marmara, Batı Karadeniz, Kıyı Ege ve Kıyı Akdeniz’de oluşacak radyasyon bulutundan hemen etkileneceği ortaya kondu. Kaza anında ilk etapta 300 kilometre çapında bir alan direkt olarak etkileniyor.

Fukushima ya da Çernobil benzeri bir kazanın İğneada’da yaşanması durumunda Türkiye’nin ve yakın coğrafyanın nasıl bir risk altında kalacağını belirlemek için Çevre Mühendisleri’nin yaptığı bu çalışma daha önce Mersin Akkuyu ve Sinop nükleer santralleri için de gerçekleştirilmişti.

İğneada için yapılan bu çalışmada, ABD’deki NOAA tarafından geliştirilen HYSPLIT  (Tek Parçacık Entegre Yörünge Modeli) modeli kullanılarak, İğneada’dan kaynaklı bir radyoaktif serpintinin izleyeceği yollar hesaplanmış. 2014’ün herhangi bir gününde İğneada’dan atmosfere salınan parçacıkların dört günlük güzergâhları belirlenmiş. Bu çalışma 2014 yılına ait tüm günler için tekrarlanmış.

İğneada, 1966’da Mersin Akkuyu ve Sinop ile birlikte nükleer santral yapılması için ortaya atılan yerlerden biri. Normalde böyle bir modellemeyi Enerji Bakanlığı’nın yapması gerekiyor ancak yapmıyor. Bu modellemenin ne Akkuyu ne de Sinop için yapıldığını da hatırlatalım.

Yaklaşık 20 milyon kişinin yaşadığı nüfus yoğunluğunun en yüksek olduğu bölgede bulunması veTürkiye’yi en fazla etkileyen hava kütlelerinin yolları üzerinde olması nedeniyle İğneada, nükleer santral için en riskli alanlardan birisi. Nedeni basit, Türkiye’ye yağışlar genellikle Balkanlar üzerinden geliyor.

Uzmanlar, hâkim rüzgarın Balkanlar’dan Türkiye’ye doğru tam İğneada’da üzerinden aktığını, olası bir kaza durumunda İstanbul dâhil Türkiye’nin üçte birini barındıran Marmara Bölgesi’nin tamamının birinci derecede radyoaktif serpinti riski altında olduğuna dikkat çekiyor. Bu, Anadolu’nun büyük bölümü de aynı risk altında demek.

Çevre Mühendisleri Odası açıklamasında, “Nükleer santralin kurulması düşünülen yerin dünyanın en önemli üç longoz ormanlarından biri olduğu ve 2007’de Milli Park olarak tescillenmesi gözardı edilmemelidir. Bu alandaki Longoz ormanları, Güney Amerika’da bulunan Amazon ve Afrika’da bulunan Kongo subasar ormanları ile birlikte, dünyanın en önemli üç subasar ormanından biridir. Bünyesinde, nadir görülen kuşları, balıkları, bitkileri barındıran ve çeşitli uluslararası sözleşmeler ile korunan türleri ihtiva etmektedir. 

Sonuç olarak; İğneada’da meydana gelecek bir radyoaktif sızıntının, İstanbul’un yanı sıra, nüfus yoğunluğunun çok fazla olduğu Türkiye’nin batı bölgelerini etkileyeceği görülmektedir. Tarım alanlarının, zeytinliklerin ve turizm merkezlerinin önemli ölçüde risk altında kalacağı bilinmelidir” diyor.

Kalkınma Bakanlığı’nın turizm bölgesi ilan ettiği santralin yapılacağı İğneada’daki Beğendik Köyü,Bulgaristan’ın Rezova Köyü ile sınır komşusu. İki köyü sadece bir dere ayırıyor. Burada Bulgaristan’ın en önemli ekolojik turizm bölgesi Strandja Doğal Parkı var. Çiçek koparmak, kelebek tutmak, çadır kurmak yasak. Bizim tarafta termik santral, çimento limanı kesmedi, nükleer inşa edilecek.

Haydi Türkiye’deki kamuoyunu takmıyorsunuz tamam da bu işe Bulgaristan ne diyecek hiç sordunuz mu?

Bu yazı taraf.com.tr/ den alınmıştır

17-pelin-cengiz

 

Pelin Cengiz

[email protected]

Eski aktörler, yeni dönem, aynı endişeler – Seda Serdar

Bu yazı dw.com/tr/ den alınmıştır

Son beş ay içerisinde ne değişti de Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) mutlak çoğunluğu kazanarak iktidara tek başına geldi?

Bunun cevabı terörün yükselişi ve istikrarsızlık endişesi ile doğrudan alakalı. Ülke, Suruç’dan Ankara saldırılarına kadar terörün kucağına düştü. Türkiye’nin yıllardır kabusu olan PKK terörünün yeniden hortlamasının yanı sıra Suriye’deki savaşın Türkiye’ye sıçraması ile IŞİD tüm ülkede ciddi bir tehdit haline geldi.

Aslında AKP’nin uzantısı olan seçim hükümetinin şahin polikası sayesinde milliyetçi kesimin oylarında AKP’ye kayma oldu. İstikrarsızlık endişesi de AKP’nin elini kuvvetlendirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise her fırsatta tek parti iktidarının istikrar getireceğini ve ancak terörün bu şekilde biteceğini dile getirdi. Kısacası, terörün ani artışı AKP’nin yükselişinde en önemli faktör oldu.

Kazananlar ve kaybedenler

16

AKP’nin yanı sıra Halkların Demokratik Partisi (HDP) de kazananlar arasında yer aldı. Milliyetçi Halk Partisi’ni (MHP) dördüncü sıraya iterek parlamentoda üçüncü parti olarak yerini aldı, ancak bununla birlikte 20 kadar sandalye de kaybetti.

HDP’nin Suriye’deki Kürt savaşçıları desteklemesi son beş ay içinde sandıkta oy kaybetmesine neden oldu. Ayrıca AKP’nin her fırsatta HDP’yi PKK’dan kendini yeterince net şekilde ayırmadığı iddiası da HDP’yi olumsuz yönde etkiledi. Yine de HDP sadık seçmeni sayesinde zor da olsa yüzde 10 barajını geçmeyi başardı.

MHP’nin milliyetçi seçmeni ise Devlet Bahçeli’yi yalnız bıraktı. Bu seçmen sadece AKP’nin PKK’ya saldırılarını desteklemekle kalmayıp Bahçeli’nin koalisyon müzakere sürecindeki duruşundan rahatsız olduğunu net bir şekilde ortaya koydu. Bahçeli’nin 17-25 Aralık yolsuzluklarının cezalandırılması gibi önemli argümanları olsa da MHP seçmeni, PKK ile mücadeleyi suçluların cezalandırılmasına tercih etti.

Cumhuriyet Halk Partisi ise bir kez daha kitleleri harekete geçirmekte başarısız oldu. Bu hayal kırıklığının ardından CHP’nin kendi içerisinde ciddi bir hesaplaşmaya gitmesi şart.

Muhalefetin geleceği

Seçim sonuçları demokratik haklar, basın özgürlüğü ve yargı bağımsızlığının yeniden yapılanması açısından endişe verici. AKP taraftarlarının seçim sonuçlarının netleşmeye başlamasından sonra parti binasına akın ederek “Vur vur inlesin, Aydın Doğan dinlesin” sloganı atması aslında muhalif medyayı daha da zor günlerin beklediğinin açık bir göstergesi.

AKP mutlak çoğunluğu kazanmış olsa da 330 sandalye alamadığından anayasal değişiklik için referanduma gitme şansını kaybetmiş oldu. Anayasa değişikliği yeniden gündeme gelecek, ancak AKP’nin umduğu kadar kolay bir değişim mümkün olmayacak.

Bu yazı dw.com/tr/ den alınmıştır

15-Seda-Serdar

 

Seda Serdar

DW Türkçe Yayınlar Sorumlusu

Avrupa Parlamentosu Yeşiller Grubu’ndan 1 Kasım değerlendirmesi

Avrupa Parlamentosu Yeşiller Grubu Başkanı Bütikofer, AB’den Türkiye’deki seçimleri dikkatle değerlendirmesini istedi.

Avrupa Parlamentosu’nda Yeşiller Grubu Başkanı Reinhard Bütikofer, Türkiye’deki seçim sonuçlarını değerlendiren ilk Avrupalı politikacı oldu.

Reinhard Bütikofer
Reinhard Bütikofer

Bütikofer yaptığı açıklamada Avrupa Birliği’nin Türkiye’deki sürpriz seçim sonuçlarını dikkatle değerlendirmesini istedi. Bütikofer, “Bu sürpriz sonucun kendi boyutları içinde oradaki anketlerin yanlış bir tahminin sonucu mu yoksa manipülasyon sonucu mu oluştuğuna tam olarak bakılmalı” dedi.

Bütikofer, ayrıca AB’den Ankara ile daha iyi bir işbirliği oluşturulmasını ancak AB’nin kendi bakış açısına göre işlemeyen durumları da açıkça belirtmesini istedi.

“Polis devleti metotlarına yönelik eleştiriler ve basın özgürlüğündeki eksikliklere yönelik eleştiriler açıkça ifade edilmeli” şeklinde konuşan Bütikofer, AKP’nin üçte ikilik çoğunluğa ulaşamamış olmasını ise Erdoğan için bir yenilgi olarak nitelendirdi.

Bütikofer, “Erdoğan stratejik hedefine görüldüğü kadarıyla ulaşamadı. Yani kendisini anayasa değişikliğiyle yeni bir sultan dönüştürmeye” ifadelerini kullandı.

(Deutsche Welle Türkçe)

Halkların Demokratik Partisi’nden 1 Kasım seçimleri değerlendirmesi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş, 1 Kasım seçim sonuçlarının belli olmasının ardından partinin genel merkezinde bir açıklama yaptı.

76

Yüksekdağ ve Demirtaş, seçim kampanyası yürütülemeden alınan bu sonuç için “Barajın üzerinde kalmamız, direnenlerin başarısıdır” dedi. Seçim çalışmalarını gönüllü olarak yürüten herkese teşekkür etti.

Yüksekdağ, 7 Haziran seçiminden bu yana yaşananları hatırlatırken, Demirtaş “Keşke kimse ölmeseydi de biz baraj altında kalsaydık” dedi.

Yüksekdağ şöyle konuştu:

“1 Kasım sonuçlarını değerlendirirken, Türkiye siyasetinin 5 ay boyunca sürüklendiği anormal koşullardan bağımsız bir değerlendirme yapamıyoruz. 5 aydır gerilim tırmandırıldı, kutuplaştırılma ve çatışma siyaseti sivrileştirilerek tr halklarının karşısına çıkarıldı.

“Bugün meclisteki temsiliyet tablosuna yansıyan 4 parti içerisinde en zorlu seçim çalışması yolculuğunu yapan HDP oldu. O nedenle olağandışı ve eşitsiz adaletsiz koşullarda seçim yaptığımız bir dönem oldu. 7 Haziran’da da HDP baskı ve siyasi kuşatma içerisinde çalışma yürütmüştü. 1 Kasım öncesi bu baskılar arttı. Adeta rüzgara karşı yürüterek seçim çalışması yürütmek zorunda kaldı.

Demirtaş ise şöyle konuştu:

“Yüksek katılım olması, geleceğini belirleme açısından seçmenlerin ortaya koyduğu irade çok sevindirici. Seçmenlerimizin her birinin her oyu ayrı ayrı kıymetlidir.

“Ancak ortada özgür adil, eşit bir seçim yoktur. Biz kızıl kıyametin içerisinden, hiç kampanya yürütmeden yüzde 10 oy aldık. HDP kampanya yürütmedi, sadece katliamlara karşı insanlarımızı korumaya çalıştık. Aldığımız oy, kampanya sonucu ortaya çıkmış bir oy değil. Kararlı, ,inançlı, partimiz etrafında kenetlenmiş halkların oyudur.

“Biz bu katliam politikası karşısında yanımızda duran ve bizi mecliste 3. parti olarak onurlandıran herkese teşekkür ediyoruz.”

(Bianet)

1 Kasım Seçimleri il il milletvekili listesi

1 Kasım seçimlerinde yüzde 49,4 oy alan AKP, 316 milletvekili çıkarırken, yüzde 25,4 oy alan CHP 134, yüzde 11,9 oy alan MHP 41, yüzde 10,7 oy alan HDP 59 milletvekilini Meclis’e gönderdi. Sonuçlarda birlikte milletvekili listeleri de belli oldu. İşte il il partilerin milletvekili listeleri:

75

ADANA(14)
AKP: 1. Ömer Çelik 2. Necdet Ünüvar 3. Fatma Güldemet Sarı 4. Talip Küçükcan 5. Mehmet Şükrü Erdinç 6. Tamer Dağlı
CHP: 1. Elif Doğan Türkmen 2. Zülfikar İnönü Tümer 3. İbrahim Özdiş 4. Aydın Uslupehlivan
MHP: 1. Mevlüt Karakaya 2. Muharrem Varlı 3. Seyfettin Yılmaz
HDP: 1. Meral Danış Beştaş

ADIYAMAN(5)
AKP: 1. Ahmet Aydın 2. Adnan Boynukara 3. İbrahim Halil Fırat 4. Salih Fırat
HDP: 1. Behçet Yıldırım

AFYON(5)
AKP: 1. Veysel Eroğlu 2. Ali Özkaya 3. Hatice Dudu Özkal
CHP: 1. Burcu Köksal
MHP: 1. Mehmet Parsak
AĞRI(4)
AKP: 1. Cesim Gökçe
HDP: 1. Leyla Zana 2. Berdan Öztürk 3. Dirayet Taşdemir

AKSARAY(3)

AKP: 1. İlknur İnceöz 2. Cengiz Aydoğdu 3. Mustafa Serdengeçti
AMASYA(3)
AKP: 1. Mehmet Naci Bostancı 2. Haluk İpek
CHP: 1. Mustafa Tuncer
ANKARA-1(18)
AKP: 1. Ali Babacan 2. Yalçın Akdoğan 3. Ahmet Gündoğdu 4. Ali İhsan Arslan 5. Jülide Sarıeroğlu 6. Murat Alparslan 7. Ertan Aydın 8. Fatih Şahin
CHP: 1. Ayşe Gülsün Bilgehan 2. Necati Yılmaz 3. Tekin Bingöl 4. Aylin Nazlıaka 5. Levent Gök 6. Ali Haydar Hakverdi 7. Bülent Kuşoğlu
MHP: 1. Zühal Topcu 2. Erkan Haberal
HDP: 1. Sırrı Süreyya Önder
ANKARA-2(14)
AKP: 1. Cemil Çiçek 2. Yıldırım Tuğrul Türkeş 3. Emrullah İşler 4. Ahmet İyimaya 5. Lütfiye Selva Çam 6. Vedat Bilgin 7. Aydın Ünal 8. Nevzat Ceylan
CHP: 1. Şenal Sarıhan 2. Murat Emir 3. Ahmet Haluk Koç 4. Nihat Yeşil
MHP: 1. Şefkat Çetin 2. Mustafa Mit
ANTALYA(14)
AKP: 1. Mevlüt Çavuşoğlu 2. Mustafa Köse 3. Hüseyin Samani 4. Gökcen Özdoğan Enç 5. Sena Nur Çelik 6. İbrahim Aydın 7. Atay Uslu
CHP: 1. Niyazi Nefi Kara 2. Deniz Baykal 3. Çetin Osman Budak 4. Mustafa Akaydın 5. Devrim Kök
MHP: 1. Mehmet Günal 2. Ahmet Selim Yurdakul
ARDAHAN(2)
AKP: 1. Orhan Atalay
CHP: 1. Öztürk Yılmaz
ARTVİN(2)
AKP: 1. İsrafil Kışla
CHP: 1. Uğur Bayraktutan
AYDIN(7)
AKP: 1. Mehmet Erdem 2. Abdurrahman Öz 3. Mustafa Savaş
CHP: 1. Bülent Tezcan 2. Metin Lütfi Baydar 3. Hüseyin Yıldız
MHP: 1. Deniz Depboylu
BALIKESİR(8)
AKP: 1. Mahmut Poyrazlı 2. Sema Kırcı 3. Ali Aydınlıoğlu 4. Kasım Bostan
CHP: 1. Mehmet Tüm 2. Ahmet Akın 3. Namık Havutça
MHP: 1. İsmail Ok
BARTIN(2)
AKP: 1. Yılmaz Tunç
CHP: 1. Muhammet Rıza Yalçınkaya
BATMAN(4)
AKP: 1. Ataullah Hamidi
HDP: 1. Ayşe Acar Başaran 2. Mehmet Ali Aslan 3. Saadet Becerekli
BAYBURT(2)
AKP: 1. Naci Ağbal 2. Şahap Kavcıoğlu
BİLECİK(2)
AKP: 1. Halil Eldemir
CHP: 1. Yaşar Tüzün
BİNGÖL(3)
AKP: 1. Cevdet Yılmaz 2. Enver Fehmioğlu
HDP: 1. Hişyar Özsoy
BİTLİS(3)
AKP: 1. Vedat Demiröz
HDP: 1. Mizgin Irgat 2. Mahmut Celadet Gaydalı
BOLU(3)
AKP: 1. Ali Ercoşkun 2. Fehmi Küpçü
CHP: 1. Tanju Özcan
BURDUR(3)
AKP: 1. Bayram Özçelik 2. Reşat Petek
CHP: 1. Mehmet Göker
BURSA(18)
AKP: 1. Mehmet Müezzinoğlu 2. Efkan Ala 3. Emine Yavuz Gözgeç 4. Cemalettin Kani Torun 5. Hüseyin Şahin 6. İsmail Aydın 7. Zekeriya Birkan 8. Hakan Çavuşoğlu 9. Bennur Karaburun 10. Muhammet Müfit Aydın 11. Osman Mesten
CHP: 1. Lale Karabıyık 2. Ceyhun İrgil 3. Orhan Sarıbal 4. Erkan Aydın 5. Nurhayat Altaca Kayışoğlu
MHP: 1. İsmet Büyükataman 2. Kadir Koçdemir
ÇANAKKALE(4)
AKP: 1. Bülent Turan 2. Ayhan Gider
CHP: 1. Muharrem Erkek 2. Bülent Öz
ÇANKIRI(2)
AKP: 1. Muhammet Emin Akbaşoğlu 2. Hüseyin Filiz
ÇORUM(4)
AKP: 1. Salim Uslu 2. Ahmet Sami Ceylan 3. Lütfiye İlksen Ceritoğlu Kurt
CHP: 1. Tufan Köse
DENİZLİ(7)
AKP: 1. Nihat Zeybekci 2. Sema Ramazanoğlu 3. Şahin Tin
CHP: 1. Melike Basmacı 2. Kazım Arslan 3. Gülizar Biçer Karaca
MHP: 1. Emin Haluk Ayhan
DİYARBAKIR(11)
AKP: 1. Mehmet Galip Ensarioğlu 2. Ebubekir Bal
HDP: 1. İdris Baluken 2. Nursel Aydoğan 3. Nimetullah Erdoğmuş 4. Feleknas Uca 5. Altan Tan 6. Çağlar Demirel 7. Ziya Pir 8. İmam Taşçıer 9. Sibel Yiğitalp
DÜZCE(3)
AKP: 1. Faruk Özlü 2. Fevai Arslan 3. Ayşe Keşir
EDİRNE(3)
AKP: 1. Rafet Sezen
CHP: 1. Okan Gaytancıoğlu 2. Erdin Bircan
ELAZIĞ(4)
AKP: 1. Tahir Öztürk 2. Metin Bulut 3. Ömer Serdar 4. Ejder Açıkkapı
ERZİNCAN(2)
AKP: 1. Sebahattin Karakelle 2. Serkan Bayram
ERZURUM(6)
AKP: 1. Recep Akdağ 2. Mustafa Ilıcalı 3. Zehra Taşkesenlioğlu 4. İbrahim Aydemir 5. Orhan Deligöz
MHP: 1. Kamil Aydın
ESKİŞEHİR(6)
AKP: 1. Nabi Avcı 2. Harun Karacan 3. Emine Nur Günay
CHP: 1. Gaye Usluer 2. Utku Çakırözer 3. Cemal Okan Yüksel
GAZİANTEP(12)
AKP: 1. Mehmet Şimşek 2. Abdulhamit Gül 3. Ahmet Uzer 4. Şamil Tayyar 5. Canan Candemir Çelik 6. Abdullah Nejat Koçer 7. Abdulkadir Yüksel 8. Mehmet Erdoğan
CHP: 1. Akif Ekici 2. Mehmet Gökdağ
MHP: 1. Ümit Özdağ
HDP: 1. Mahmut Toğrul
GİRESUN(4)
AKP: 1. Nurettin Canikli 2. Cemal Öztürk 3. Sabri Öztürk
CHP: 1. Bülent Yener Bektaşoğlu
GÜMÜŞHANE(2)
AKP: 1. Hacı Osman Akgül 2. Cihan Pektaş
HAKKARİ(3)
HDP: 1. Selma Irmak 2. Nihat Akdoğan 3. Abdullah Zeydan
HATAY(10)
AKP: 1. Adem Yeşildal 2. Orhan Karasayar 3. Mehmet Öntürk 4. Fevzi Şanverdi 5. Hacı Bayram Türkoğlu
CHP: 1. Hilmi Yarayıcı 2. Mevlüt Dudu 3. Serkan Topal 4. Birol Ertem
MHP: 1. Mehmet Necmettin Ahrazoğlu
IĞDIR(2)
AKP: 1. Nurettin Aras
HDP: 1. Mehmet Emin Adıyaman
ISPARTA(4)
AKP: 1. Süreyya Sadi Bilgiç 2. Sait Yüce
CHP: 1. İrfan Bakır
MHP: 1. Nuri Okutan
İSTANBUL-1(31)
AKP: 1. İsmail Kahraman 2. Mustafa Ataş 3. Mihrimah Belma Satır 4. Erol Kaya 5. Ahmet Berat Çonkar 6. Berat Albayrak 7. İsmet Uçma 8. Metin Külünk 9. Ravza Kavakcı Kan 10. Azmi Ekinci 11. Osman Boyraz 12. Hasan Turan 13. Hasan Sert 14. Mehmet Ali Pulcu 15. Hurşit Yıldırım 16. Hulusi Şentürk
CHP: 1. Şafak Pavey 2. Gamze Akkuş İlgezdi 3. Gürsel Tekin 4. Barış Yarkadaş 5. Mehmet Akif Hamzaçebi 6. Mahmut Tanal 7. İlhan Kesici 8. Oğuz Kaan Salıcı 9. Onursal Adıgüzel 10. Ali Özcan 11. Yakup Akkaya
MHP: 1. Edip Semih Yalçın 2. İzzet Ulvi Yönter
HDP: 1. Selahattin Demirtaş 2. Hüda Kaya
İSTANBUL-2(26)
AKP: 1. Hayati Yazıcı 2. Volkan Bozkır 3. Burhan Kuzu 4. Ayşe Nur Bahçekapılı 5. Fatma Betül Sayan Kaya 6. Ekrem Erdem 7. Aziz Babuşcu 8. Durmuş Ali Sarıkaya 9. Şirin Ünal 10. Fatma Benli 11. Hüseyin Bürge 12. Haydar Ali Yıldız 13. Ahmet Hamdi Çamlı 14. Markar Eseyan
CHP: 1. Selina Doğan 2. Aykut Erdoğdu 3. Mustafa Sezgin Tanrıkulu 4. Dursun Çiçek 5. Süleyman Sencer Ayata 6. Gülay Yedekci 7. Kadri Enis Berberoğlu 8. Didem Engin
MHP: 1. Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu 2. Celal Adan
HDP: 1. Celal Doğan 2. Filiz Kerestecioğlu
İSTANBUL-3(31)
AKP: 1. Mehmet Mehdi Eker 2. Mustafa Şentop 3. Mehmet Doğan Kubat 4. Serap Yaşar 5. Feyzullah Kıyıklık 6. Mehmet Muş 7. Nureddin Nebati 8. Mehmet Metiner 9. Harun Karaca 10. Tülay Kaynarca 11. Mustafa Yeneroğlu 12. Erkan Kandemir 13. Halis Dalkılıç 14. Mürteza Zengin 15. Yıldız Seferinoğlu 16. Abdullah Başcı
CHP: 1. Bihlun Tamaylıgil 2. İlhan Cihaner 3. Engin Altay 4. Ali Şeker 5. Erdoğan Toprak 6. Eren Erdem 7. Mehmet Bekaroğlu 8. Zeynel Emre 9. Sibel Özdemir
MHP: 1. Atila Kaya 2. İsmail Faruk Aksu 3. Arzu Erdem
HDP: 1. Pervin Buldan 2. Garo Paylan 3. Erdal Ataş
İZMİR-1(13)
AKP: 1. Binali Yıldırım 2. Mahmut Atilla Kaya 3. Hüseyin Kocabıyık 4. Necip Kalkan
CHP: 1. Selin Sayek Böke 2. Musa Çam 3. Ahmet Tuncay Özkan 4. Tacettin Bayır 5. Özcan Purçu 6. Ali Yiğit 7. Murat Bakan
MHP: 1. Oktay Vural
HDP: 1. Ertuğrul Kürkcü
İZMİR-2(13)
AKP: 1. Fatma Seniha Nükhet Hotar 2. İbrahim Mustafa Turhan 3. Hamza Dağ 4. Kerem Ali Sürekli
CHP: 1. Zeynep Altıok 2. Kemal Kılıçdaroğlu 3. Zekeriya Temizel 4. Mustafa Ali Balbay 5. Aytun Çıray 6. Atila Sertel 7. Kamil Okyay Sındır
MHP: 1. Ahmet Kenan Tanrıkulu
HDP: 1. Müslüm Doğan
KAHRAMANMARAŞ(8)
AKP: 1. Mahir Ünal 2. Veysi Kaynak 3. Nursel Reyhanlıoğlu 4. Celalettin Güvenç 5. Mehmet Uğur Dilipak 6. Mehmet İlker Çitil 7. İmran Kılıç
MHP: 1. Fahrettin Oğuz Tor
KARABÜK(2)
AKP: 1. Mehmet Ali Şahin 2. Burhanettin Uysal
KARAMAN(2)
AKP: 1. Recep Konuk 2. Recep Şeker
KARS(3)
AKP: 1. Ahmet Arslan 2. Yusuf Selahattin Beyribey
HDP: 1. Ayhan Bilgen
KASTAMONU(3)
AKP: 1. Hakkı Köylü 2. Metin Çelik 3. Murat Demir
KAYSERİ(9)
AKP: 1. Mehmet Özhaseki 2. Taner Yıldız 3. Mustafa Elitaş 4. İsmail Tamer 5. Hülya Nergis 6. İsmail Emrah Karayel 7. Sami Dedeoğlu
CHP: 1. Çetin Arık
MHP: 1. Yusuf Halaçoğlu
KIRIKKALE(3)
AKP: 1. Ramazan Can 2. Abdullah Öztürk
MHP: 1. Seyit Ahmet Göçer
KIRKLARELİ(3)
AKP: 1. Selahattin Minsolmaz
CHP: 1. Türabi Kayan 2. Vecdi Gündoğdu
KIRŞEHİR(2)
AKP: 1. Salih Çetinkaya 2. Mikail Arslan
KİLİS(2)
AKP: 1. Reşit Polat 2. Mustafa Hilmi Dülger
KOCAELİ(11)
AKP: 1. Fikri Işık 2. Radiye Sezer Katırcıoğlu 3. Zeki Aygün 4. İlyas Şeker 5. Mehmet Akif Yılmaz 6. Sami Çakır 7. Cemil Yaman
CHP: 1. Fatma Kaplan Hürriyet 2. Haydar Akar 3. Tahsin Tarhan
MHP: 1. Saffet Sancaklı
KONYA(14)
AKP: 1.Ahmet Davutoğlu 2. Mustafa Baloğlu 3. Hüsnüye Erdoğan 4. Ahmet Sorgun 5. Ziya Altunyaldız 6. Muhammet Uğur Kaleli 7. Leyla Şahin Usta 8. Mehmet Babaoğlu 9. Abdullah Ağralı 10. Halil Etyemez 11. Hacı Ahmet Özdemir 12. Ömer Ünal
CHP: 1. Mustafa Hüsnü Bozkurt
MHP: 1. Mustafa Kalaycı
KÜTAHYA(4)
AKP: 1. Mustafa Şükrü Nazlı 2. Vural Kavuncu 3. İshak Gazel 4. Ahmet Tan
MALATYA(6)
AKP: 1. Öznur Çalık 2. Taha Özhan 3. Mustafa Şahin 4. Nurettin Yaşar 5. Bülent Tüfenkci
CHP: 1. Veli Ağbaba
MANİSA(9)
AKP: 1. Selçuk Özdağ 2. Recai Berber 3. Uğur Aydemir 4. Murat Baybatur
CHP: 1. Özgür Özel 2. Mazlum Nurlu 3. Tur Yıldız Biçer
MHP: 1. Erkan Akçay 2. Osman Oktay
MARDİN(6)
AKP: 1. Orhan Miroğlu 2. Ceyda Çankırı
HDP: 1. Mithat Sancar 2. Gülser Yıldırım 3. Erol Dora 4. Ali Atalan
MERSİN(11)
AKP: 1. Lütfi Elvan 2. Yılmaz Tezcan 3. Ali Cumhur Taşkın 4. Hacı Özkan
CHP: 1. Hüseyin Çamak 2. Durmuş Fikri Sağlar 3. Aytuğ Atıcı 4. Serdal Kuyucuoğlu
MHP: 1. Oktay Öztürk 2. Baki Şimşek
HDP: 1. Dengir Mir Mehmet Fırat
MUĞLA(6)
AKP: 1. Hasan Özyer 2. Nihat Öztürk
CHP: 1. Akın Üstündağ 2. Ömer Süha Aldan 3. Nurettin Demir
MHP: 1. Mehmet Erdoğan
MUŞ(3)
AKP: 1. Mehmet Emin Şimşek
HDP: 1. Burcu Çelik Özkan 2. Ahmet Yıldırım
NEVŞEHİR(3)
AKP: 1. Mustafa Açıkgöz 2. Murat Göktürk 3. Ebubekir Gizligider
NİĞDE(3)
AKP: 1. Alpaslan Kavaklıoğlu 2. Erdoğan Özegen
CHP: 1. Ömer Fethi Gürer
ORDU(5)
AKP: 1. Numan Kurtulmuş 2. Oktay Çanak 3. Metin Gündoğdu 4. Ergün Taşcı
CHP: 1. Seyit Torun
OSMANİYE(4)
AKP: 1. Suat Önal 2. Mücahit Durmuşoğlu
MHP: 1. Devlet Bahçeli 2. Ruhi Ersoy
RİZE(3)
AKP: 1. Hasan Karal 2. Hikmet Ayar 3. Osman Aşkın Bak
SAKARYA(7)
AKP: 1. Ayhan Sefer Üstün 2. Şaban Dişli 3. Mustafa İsen 4. Ali İhsan Yavuz 5. Recep Uncuoğlu
CHP: 1. Engin Özkoç
MHP: 1. Zihni Açba
SAMSUN(9)
AKP: 1. Akif Çağatay Kılıç 2. Çiğdem Karaaslan 3. Ahmet Demircan 4. Fuat Köktaş 5. Hasan Basri Kurt 6. Orhan Kırcalı
CHP: 1. Kemal Zeybek 2. Hayati Tekin
MHP: 1. Erhan Usta
SİİRT(3)
AKP: 1. Yasin Aktay
HDP: 1. Kadri Yıldırım 2. Besime Konca
SİNOP(2)
AKP: 1. Nazım Maviş
CHP: 1. Barış Karadeniz
SİVAS(5)
AKP: 1. İsmet Yılmaz 2. Hilmi Bilgin 3. Selim Dursun 4. Mehmet Habib Soluk
CHP: 1. Ali Akyıldız
ŞANLIURFA(12)
AKP: 1. Faruk Çelik 2. Mehmet Kasım Gülpınar 3. Halil Özcan 4. Ahmet Eşref Fakıbaba 5. Mehmet Ali Cevheri 6. Mehmet Akyürek 7. İbrahim Halil Yıldız 8. Mahmut Kaçar
HDP: 1. Osman Baydemir 2. Dilek Öcalan 3. İbrahim Ayhan 4. Leyla Güven
ŞIRNAK(4)
HDP: 1. Faysal Sarıyıldız 2. Leyla Birlik 3. Ferhat Encu 4. Aycan İrmez
TEKİRDAĞ(6)
AKP: 1. Mustafa Yel 2. Ayşe Doğan 3. Metin Akgün
CHP: 1. Faik Öztrak 2. Candan Yüceer 3. Emre Köprülü
TOKAT(5)
AKP: 1. Coşkun Çakır 2. Zeyid Aslan 3. Celil Göçer
CHP: 1. Kadim Durmaz
MHP: 1. Abdurrahman Başkan
TRABZON(6)
AKP: 1. Süleyman Soylu 2. Muhammet Balta 3. Ayşe Sula Köseoğlu 4. Adnan Günnar 5. Salih Cora
CHP: 1. Haluk Pekşen
TUNCELİ(2)
CHP: 1. Gürsel Erol
HDP: 1. Alican Önlü
UŞAK(3)
AKP: 1. Mehmet Altay 2. Alim Tunç
CHP: 1. Özkan Yalım
VAN(8)
AKP: 1. Beşir Atalay 2. Burhan Kayatürk
HDP: 1. Figen Yüksekdağ Şenoğlu 2. Lezgin Botan 3. Nadir Yıldırım 4. Tuğba Hezer Öztürk 5. Adem Geveri 6. Bedia Özgökçe Ertan
YALOVA(2)
AKP: 1. Fikri Demirel
CHP: 1. Muharrem İnce
YOZGAT(4)
AKP: 1. Bekir Bozdağ 2. Abdulkadir Akgül 3. Ertuğrul Soysal 4. Yusuf Başer
ZONGULDAK(5)
AKP: 1. Hüseyin Özbakır 2. Faruk Çaturoğlu 3. Özcan Ulupınar
CHP: 1. Şerafettin Turpcu 2. Ünal Demirtaş

(T24)

Kaz Dağları köylerinden tek ses: “Altın madenine karşıyız!”

Kaz Dağları direniyor, köylülerin şimdiye dek geçit vermediği altın madencileri denemekten vazgeçmiyor.  Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde, “Altın Madeni Ocağı ve Kırma – Eleme Tesisi” projesi için 2013 yılında işletme ruhsatı alan Pumice Madencilik adlı şirket, Kaz Dağları’nın eteklerinde patlatma yöntemiyle yılda 750 bin ton cevher çıkarmak istiyor. Şirket, büyük kısmı orman ve bir kısmı şahıs arazisi olarak gözüken  12 bin dönüm ruhsat sahasının  Kısacık, Baharlar, Güzelköy, Akçin, Dağahmetçe, Koşuburnu köylerini etkisine alan yaklaşık 920 dönümlük kısmında cevher çıkarmayı, bunun etrafında kırılmış cevher stok alanı, sosyal tesis, bitkisel toprak ve  ekonomik olmayan kayaç depo alanı, kırma – eleme tesis alanı kurmayı planlıyor.

maden

Projenin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Başvuru Dosyasında cevherin açık işletme tekniği ile patlatarak ve toprakta basamaklar oluşturarak yerinden söküleceği ve kırma eleme tesisinde kırıldıktan sonra piyasaya satışa sunulacağı belirtiliyor ancak cevherin hangi yollarla nereye taşınacağına ve nasıl işleneceğine dair bir bilgi yok.

 Tarım ve hayvancılığa büyük darbe

3 Kasım Salı günü saat 14.00’de, Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Kısacık köyünde Halkın Katılımı Toplantısı yapılacak.  Projenin ÇED başvuru dosyasında, ‘planlanan tesislerin çevresine ve etki alanına olumsuz bir etkisinin olmayacağı düşünülmektedir’ diye bir ifade yer alsa da, köy halkı onlarla aynı fikirde değil. 37 yıl olarak öngörülen işletme ömrü boyunca 56 milyon 284 bin ton cevher çıkarılıp satılacak ve aynı miktarda oluşan ekonomik olmayan kayaç, Kaz Dağları’nda kalacak. Altın madencileri, cevher çıkarmak için önce ağaçları kesecek, sonra nebati toprağı sıyıracak, daha sonra da kayaçları patlatacak.

Kaz Dağları toz duman!

Her patlama, en yakını 140 metre mesafedeki Kısacık köyündeki evlerde ve çevre köylerde şiddetli sarsıntılar halinde hissedilecek. Binlerce tür canlıya yaşam alanı olan, su taşıyan, oksijen sağlayan Kaz Dağları’nın sonu olacak Kısacık Altın Madeni için kaç ağaç kesecekleri ve ne kadar su kullanacakları ÇED başvuru dosyasında yazmıyor.  Köyünü, toprağını, hayvanlarını, Kaz Dağları’nı terk etmek istemeyen ve Kaz Dağları olmazsa yaşayamam diyen köylüler, altın madenine karşı çıkıyor.

12192793_10153693878036585_2086368167_o

Kaz Dağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, bir hafta boyunca Kısacık Altın Madeni projesinin doğrudan etki alanı içine giren köyleri ziyaret etti. Altın madenciliği ve Kaz Dağları’nda başlaması halinde sadece civardaki köyleri değil tüm bölgeyi bekleyen tehditler hakkında bilgilendirdi. Köylülerin büyük ilgi gösterdiği buluşmalar ortak tepkiyle sona erdi:

Kaz Dağları’nda Altın Madeni İstemiyoruz!  

Proje sahasına 3 buçuk kilometre uzaklığındaki 700 yıllık Akçin Köyü, Kısacık Altın Madeninden en çok etkilenecek köyler arasında. Akçin Göleti burada ve sulama amaçlı kullanılan göletin kirlenmesi durumunda, geçim kaynağı olan tarım ve hayvancılık bitecek. Akçin Köyü muhtarı Cafer Çetin, cevher çıkarılırken oluşacak atığın dere vasıtasıyla köylerine ve gölete geleceğini, göletin kirlenmesinin sulama yapılan alanların da kirlenmesi demek olduğunu, köylerinden asla vazgeçmeyeceklerini ve hep birlikte direneceklerini söyledi.

gölet

“El birlik olursak madenciler gider”

Geçimini tarımdan sağlayan Serkan Kül,  “Bize altın madeninden değil, malımızdan, canımızdan, çocuğumuzdan, birbirimizden fayda var. Eğer maden olursa gölet gidecek, hayatımız bitecek. Altın madenine hepimiz karşıyız. Koşuburnu, Misvak köylerinin domatesi İstanbul’a kadar nam salmış, şimdi ortadan mı kalkacak?” diye sorarken, doğduğundan beri köyde yaşayan 81 yaşındaki Recep Akça, “Kuzularımız, oğlaklarımız ölmesin, Kaz Dağları bitmesin. Madencileri istemiyoruz, gitsinler. Davul zurna çalacağız arkalarından toplantıda. Görsünler Akçinlileri” diyor. 65 yaşındaki İbrahim Yıldız, “Salı günü hepimiz Kısacıktayız. Yalnız kaşnak ötmez, el birlik olursa öter, sonra hepsi yok olur, gider.” derken ellerini çırparak ses çıkarıyor.

12193071_10153694008386585_931950101_o

ÇED toplantısının yapılacağı Kısacık köyü halkının evinin kapısına kadar dayanmış sondaj delikleri. Köylüler, doğup büyüdükleri toprakları bir gün terk etmek zorunda kalmaktan endişeli. Sarsıntıdan, tozdan duramayacaklarını biliyorlar ve Bergama Ovacık, Uşak Kışladağ gibi olmak istemiyorlar. Yırca’da, Kaz Dağları’nın diğer yamacında, Karadeniz yaylalarında direnen kadınların mücadelesinden güç alan Kısacık kadınları, bu projeyi de kadın dayanışmasının durdurabileceğine inanıyorlar.

12190698_10153695442821585_294305013_o

Anılar Bırakılır mı?

Altın madencilerinin patlatarak, Kaz Dağları’nı basamak basamak oyarak cevher çıkarmak istediği alandaki köylerden biri de Güzelköy. Altın madenine karşı bilgilendirme toplantısında Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Başkanı Süheyla Doğan’ın sunumunu ilgiyle dinleyen köylüler, ÇED toplantısına hep birlikte katılıp Kısacık’a güç vermeye ve altın madencilerine dur demeye hazırlanıyorlar. ÇED toplantısı için oldukça heyecanlı olan Güzelköy kadınlarıyla ayrıca yapılan buluşmada söz alan 71 yaşındaki Bağdat Kır, “Köyümüz bize yeter, biz burada doğduk büyüdük. Kazdağı’nın havası olmadan yaşayamayız. Altın madencilerine gelmeyin diyeceğiz.” derken, “Bizi nereye yollayacaklar, nereye gideceğiz?” diye soran Ünzile Şen, “Biz katlarda yaşayamayız, yerde yaşarız. Tarlamız, hayvanlarımız, Kazdağımız olmadan yapamayız. Perdenin arkasından bakamayız” dedi. Fatma Kurtaran, “Herkesin bir anısı var, anılar bırakılır mı? Hiçbir yere gitmem.” derken söze Fatma Kaygın girdi: “Bizim köydeki bütün herkes madene karşı. En büyük zenginlik sağlık ve huzur. Sağlık olmayınca ne yapalım parayı, bize verecekleri katı?”

12194260_10153695453306585_863673882_o

“Kadının fendi, madenciyi yenecek”

Toplantıya çocuklarıyla katılan Emine İpkin, “Çocuklarım köyde koşuyor, oynuyor, özgür büyüyor. Meyve topluyoruz, bugün mantar toplamaya götürdüm onları öğrensinler diye, buraya maden gelirse nereden öğrenecekler doğayla yaşamayı? Köyümüz gibisi var mı, adı bile Güzelköy.” 59 yaşındaki Senem Ürer, üç yaşındaki torunu Bade için de savunuyor Kaz Dağlarını: “Maden istemiyorum, hastanelere gitmek istemiyorum. Dağımızın doğasıyla, tertemiz oksijeniyle yaşamak istiyorum. Bizi zehirleyip gidecekler, kazandıkları paraları gezip yiyecekler, bizim de hayatımızı bitirecekler. Masumumun yaşamasını istiyorum, yaşamak istiyoruz. Kadının fendi, madenciyi yenecek.”

12190552_10153695441021585_78178964_o

2 bin imza toplandı

Pumice Madencilik şirketinin hazırladığı ÇED Başvuru Dosyasını incelediklerini, büyük eksikler ve hatalar tespit ettiklerini belirten Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Başkanı Süheyla Doğan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığına, Çanakkale Valiliğine ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne itiraz dilekçesi verdiklerini, ayrıca Küçükkuyu ve Altınoluk pazarlarında Kısacık Altın Madenine karşı 2 bin imza topladıklarını söyledi.

12180064_10153694174976585_427901548_n

Kısacık, Güzelköy, Dağahmetçe, Akçin’de yapılan köy toplantılarının çok başarılı geçtiğini, Koşuburnu ve Baharlar köylerine de gideceklerini ifade eden Süheyla Doğan,  Kaz Dağları köylülerinin altın madenine karşı olduklarını ve bunu ÇED toplantısında  hep birlikte dile getireceklerini söyledi. Süheyla Doğan,”Yalınkaya Holding’le bağlantısı olduğunu öğrendiğimiz Pumice Madencilik Şirketi’nin yönetim kurulu üyesine, daha önce yönetim kurulu üyesi olduğu başka bir şirkette muhasebe kayıtlarında hile yapmaktan Sermaye Piyasası Kurulu tarafından para cezası verildiği ve savcılığa hakkında suç duyurusunda bulunulduğu bilgisi alınmıştır. Bu nedenle ruhsat sahibi firma bizim açımızdan şaibeli bir firmadır. İnternette bir web sitesi dahi bulunmayan bu şirketin nasıl olup da maden işletme ruhsatı alabildiğini de anlayabilmiş değiliz.” dedi.

12190689_10153695435151585_1717922398_o

İda Dayanışma Derneği üyesi Hicri Nalbant, Lapseki’nin Şahinli, Çan’ın Karadağ ve Dondurma köylerinde, Ağı Dağı’nda ve Kaz Dağları’nda daha önce altın madencilerinin durdurulduğunu, açtıkları davalara ÇED iptal kararları aldıklarını, Kısacık Altın Madeni projesi ÇED başvuru dosyasında, çıkarılacak cevheri satacaklarını belirtmelerinin, ileride altını bölgede ayrıştırmak için cevher zenginleştirme tesisi kurma başvurusunda bulunmayacakları anlamına gelmediğini, benzer durumlarla karşılaştıklarını, hem hukuksal mücadeleye hem de köylülerle birlikte Kaz Dağları’nda doğa talanına izin vermeyeceklerini söyledi.

ÇED toplantısında omuz omuza

12190603_10153695450966585_162720703_o

Daha önce Bayramiç’in Muratlar ve Kurşunlu köylerinde altın madencilerine direnen ve hem Çanakkale’deki çevre aktivistlerinin açtıkları davalarla hem de yerel mücadeleyle şirketlerin faaliyete geçmelerini engelleyen Kaz Dağları köylüleri, 3 Kasım Salı günü yapılacak ÇED toplantısına katılmanın ve dayanışmanın önemini biliyor, heyecanla bir kez daha altın madenine hayır demeye hazırlanıyor. Kaz Dağı Doğal Kültürel Varlıkları Koruma Derneği,  İda Dayanışma Derneği, Çanakkale Barosu, Çanakkale Çevre Platformu, Çanakkale Kent Konseyi Çevre Meclisi, Güney Marmara Çevre Derneği, Ayvalık Tabiat Platformu, Edremit Körfezi ve Küçükkuyu halkının da köylülere destek için bulunacağı toplantıda, Kaz Dağları’nın altından daha değerli olduğu bir kez daha haykırılacak.

 Haber: Güneş Dermenci

(Yeşil Gazete)

1 Kasım’da İnternet Erişimi ve Çevirimiçi hizmetlere kısıtlamaya karşı hükümete Açık Mektup – Başak Tunçer

Türkiye’nin en önemli gündem maddesi uzun bir süredir seçim. Çok uzun bir süredir genel seçimlere odaklı yaşıyoruz. Bu sırada da sandık güvenliği başta olmak üzere birçok konuda seçim hakkında endişe duyuyoruz. Siyasi partiler, oy ve ötesi gibi sivil toplum kuruluşları bu endişeleri gidermek adına şimdiye kadar bir çok çözüm üretti. Onlardan bazıları sandıklardan alınan souçların ysk’dan bağımsız olarak farklı veri tabanlarında toplanarak seçim sonuçlarının doğrulanması üzerine kurulu.

7 Haziran seçimlerinde 1 Kasımda yaşayacağımız seçimin başarılı bir provasını yaşadık. Ancak 7 Hazirandan bugüne iktidarın değişmeyen sansürcü ve baskıcı tutumu ile özgürlüklerimiz kısıtlanmaya devam ediyor.

Seçim dışında ülke gündeminde ise yasaklar ve baskılar var. Havuz medyasının ve diğer mdya kuruluşlarının haberlerine artan güvensizlik nedeni ile her şüpheli/acil olay ve eylemde sosyal medya ve bağımsız medya kuruluşları yardımımıza koşuyor. Hepimiz; en gencinden en yaşlısına artık bağımsız ve doğru haber almak için sosyal medya araçlarını kullanıyoruz.

Haber almakta bu haberleri doğru ve istediğimiz kaynaktan almak kadar hakkımız; ancak “reporters without borders” verilerine göre 2015 yılında türkiye basın özgürlüğü açısından 180 ülke arasında 147. sırada yer alıyor (kaynak: https://index.rsf.org/#!/)

67

Her gün basın ve internet özgürlüğü adına Türkiyede yeni engelleme ve kısıtlamalara uyanıyoruz.

En son Ankara Barış Mitingi’nde yaşadığımız anlık internet sansür ve kısıtlamaları her şey için olduğu gibi seçim için de duyulan endişelerin artmasına neden oluyor. Tüm bu endişeler STK ve diğer bağımsız oluşumları tek bir açık mektubun altında topladı.

Accessnow.org öncülüğünde hazırlanan hükümete açık mektup özellikle seçim sürecinde yetkilierden sağduyulu olma çağrısında bulunuyor;

Açık mektup

Bizler, aşağıda imzası bulunan Türkiye ve dünyadan insan hakları, medya ve siyasal düşünce kuruluşları olarak; size, 1 Kasım 2015 genel seçimleri öncesi, bağımsız haber kuruluşları ve yurttaş gazetecilere internette uygulanan sansüre son verilmesi talebi ile yazıyoruz. Yetkili mercilere, internet erişimi veya belli çevrimiçi hizmetlere kısıtlama getirilmesine neden olacak kararlardan kaçınma çağrısı yapıyor ve hükümete, Türkiye’de yaşayan insanların ülke sınırları söz konusu olmaksızın, bilgi ve düşünceleri her yoldan araştırma, elde etme ve yayma hakkının korunmasının anayasal görevleri olduğunu hatırlatmak istiyoruz.

5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun‘un 2007 yılında yürürlüğe  girmesinden bu yana, Türkiye’deki internet kullanıcıları çok çeşitli çevrimici sansür mekanizmalarına maruz kaldı. Bununla birlikte, 2013 yılından sonra hem internet üzerindeki içeriklere erişimin yasaklanması hem de içeriklerin kaldırılması talepleri ciddi oranda artış gösterdi. İnternet yasası en son 2015 Mart ayında, kamuoyuna açık hiçbir müzakere ya da tenkit şansı olmadan torba yasayla tekrar düzenlendi. Bu son yasa değişikliği;  Anayasa Mahkemesi tarafından 2014 Ekim ayında Anayasaya aykırı bulunduğu için feshedilmiş hükümlere benzeyen tedbirleri uygulamaya geçirdi.

Aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 2012 yılında verdiği, geniş kapsamlı internet erişim yasaklarının ifade özgürlüğünü ihlal ettiğini belirten kararını da hatırlatmak isteriz.

Bizler, bu çevrimiçi içeriklere erişimi engellemek üzere alınan tedbirlerin ve mahkeme kararlarının şeffaflıktan ve izlenebilirlikten uzak olmasından dolayı endişeliyiz. Gönüllü olarak yürütülen “Engelli Web” (http://engelliweb.com/ ) internet sitesinin verilerine göre Ekim 2015 itibariyle engellenen web sitesi sayısının 100 bini aştığı görülüyor. Listelenen engellenmiş web sitelerinin bir kısmını bağımsız medya kuruluşlarının web siteleri oluşturuyor ve bu bağımsız medya kuruluşlarının birçoğu yalnızca çevrimiçi içerikleriyle varlıklarını sürdürmekte veya temel iletişim ortamı olarak Twitter arayüzünü kullanmaktalar.

Mahkeme kararı ile uygulanan erişim engellemeleri dışında, Türkiye’deki birçok internet kullanıcısı 2015 Ekim ayında Ankara Barış Mitingi saldırılarını takiben Twitter ve Facebook gibi sosyal medya platformlarına erişmeyi denediklerinde internet erişim problemi yaşadı. Gönüllü olarak yürütülen TurkeyBlocks Projesi‘nin topladığı verilere göre, sosyal medya platformlarına yavaş erişim şikayetlerinin yanında, zaman zaman erişimin neredeyse imkansiz hale geldigi anlar da oldu. Bu olaylar sosyal medya platformlarının sadece mahkeme ve TİB’in resen aldığı kararlarla değil aynı zamanda bazı hukuk dışı yöntemlerle de engellenebileceğine işaret etmektedir. Öne sürülen bu “bant genişliği kısıtlaması,” yurttaşların bağımsız haber kaynaklarına ve sosyal medyaya en fazla ihtiyac duydugu dönemlerde ortaya çıkmakta ve doğrudan bilgiye erişim ve ifade özgürlüğü anaysal haklarını ihlal etmektedir.

1 Kasım günü, birçok halk tabanlı grup, siyasi parti ve haber ajansı, 1 Kasım Genel Seçimi’ne ait resmi sonuçları teyit etmek ve bilgi paylaşmında bulunmak için internet tabanlı iletişim sistemleri kullanacak. Bu nedenle aşağıda imzası bulunan kuruluşlar olarak Türkiye’deki yetkili mercilerden taleplerimiz şunlardır:

  • Bağımsız medya kuruluşlarının websitelerine uygulanan erişim engellenmelerini durdurun;
  • İnternete veya çevrimici servislere erişimi kısıtlayan engelleme talimatları vermeyeceğinizi taahhüt edin;
  • Çevrimici iletişim ağlarının özgür ve açık kalmasını temin ederek, yurttaşların özgürce bilgi edinme ve paylaşımda bulunma haklarını güvence altına alın.

İmzacılar;

Access Now
Alternatif Bilişim Derneği
Alternatif Medya Derneği
Ankara Barosu Bilişim Hukukçuları
ASL19
Committee To Protect Journalists
Dağ Medya
Demokrat Bilgisayar Mühendisleri
Demokrat Haber
Doğruluk Payı
dokuz8 Haber
EDRi – European Digital Rights Initiative
Electronic Frontier Foundation
Elektrik Mühendisleri Odası 
Fight for the Future
Hafıza Kolektifi
Human Rights Watch
İnternet Teknolojileri Derneği
Istanbul Writers’ Café
Jiyan.org
Kaos GL
Korsan Parti Türkiye Hareketi
La Quadrature du Net
Linux Kullanıcıları Derneği
Mülksüzleştirme Ağları
Open State Foundation
Pardus Kullanıcıları Derneği
Punto 24 Bağımsız Gazetecilik Platformu
Software Freedom Law Center
The Ethical Journalism Network
The Tor Project
Tüm Internet Derneği
TVHI Media Lab
Zete.com

68-Basak-Tuncer
Başak Tunçer
(Korsan Parti Türkiye Hareketi)

[email protected]

Etyen’in kehanetleri, tutmayan tahminleri – Alper Budka

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun fahri danışmanı Etyen Mahçupyan, Akşam’daki köşesinde “En az 10 yıl daha AKP’siz hükümet gözükmüyor” tahmininde bulundu. Ne var ki eski tahminlerine bakılırsa, tutturmakta başarılı sayılmaz. İşte Mahçupyan’ın tutmayan tahminlerinden bazıları…

66.Etyen-Mahcupyan

1-      “Önümüzdeki dönem AK Parti’nin oyu daha da artacak. AK Parti bugün yüzde 55 alacak durumda” (8 Ekim 2014 – İnternethaber’deki söyleşisi)

Sol liberallerin aksine “sosyolojiyi çok iyi okuyan” Mahçupyan, AKP’nin 2011’e göre 8 puan kazanacağını söylemişti, halbuki AKP 2015’te 7 puan kaybetti…

2-      “Seçim sonuçları şöyle olacaktır: AKP 48, CHP 24, MHP 15, HDP 6, Diğer 7… Saha çalışmaları AKP politikalarını beğenenlerin kabaca % 60 olduğunu gösteriyor. AKP oyunun 50’ye ulaşması hiç de zor olmayacak gibi gözüküyor. Şu anki oyu asgari %48” (2 Aralık 2014 – Akşam’daki yazısı)

“AKP meclis çoğunluğuna sahip bir iktidar dönemi daha geçirecek. Oyu asgari %44” (31 Mayıs 2015 – Akşam’daki yazısı)

Ve AKP meclis çoğunluğunu da kaybetti. Oyu da Mahçupyan’ın en kötü ihtimal olarak gösterdiği %44’ün 3 puan altına düştü…

3-      “AKP’nin herhangi bir genel seçimde sağlam 24 milyon oyu olacak”  (14 Ağustos 2014 – Akşam’daki yazısı)

Birkaç yazısında olduğu gibi, yurtdışı oylarına aşırı önem atfediyor.  YSK’nın AKP’ye tezgah kurduğunu ima ediyor. Ama bu kez başaramayacaklar, AKP 24 milyona ulaşacak… Sonuç, AKP’nin oyu: 18.867.411

4-      “Katılım oranı yüzde 80’nin üzerinde olduğu sürece HDP’nin barajı geçmesi zor” (5 Mart 2015 – Akşam’daki yazısı)

KONDA’nın hesaplama yöntemini eleştirmiş, “HDP  %10,6 ile barajı geçecek” tahminini çürütmüştü. HDP’nin %8-9 aralığına mahkum kalacağını söylemişti. Haziran 2015 seçimlerinin katılım oranı %83.92 oldu. HDP %13,12 ile barajı geçti.

5-      “Kandil silah bırakmazsa HDP barajı geçemez” (27 Ocak 2015 – Erbil’de bir paneldeki konuşması)

HDP’nin barajı geçmesini, PKK’nın silah bırakması koşuluna bağlamıştı. Ama PKK 7 Haziran’ın ya da 1 Kasım’ın hatırına silah bırakmadı. Bundan sonra da bırakacağını söylemiyor. Bu arada kendisi “HDP barajı geçemez” iddiasını bıraktı…

6-      “HDP barajı geçse de bizi yeni bir AKP iktidarı dönemi bekliyor” (3 Haziran 2015 – Serbestiyet’teki yazısı)

HDP’nin barajı geçemeyeceği kesin. Ama geçse de, AKP’nin tek başına iktidarından emin. Aksini olasılık içine almamış. Okurunu ikna ediyor. Sonrası malum…

7-      “AKP meclis çoğunluğunu elde edemez ise AKP/MHP koalisyonu olacaktır” (31 Mayıs 2015 – Akşam’daki yazısı)

Mahçupyan bunun “gerçekçi” ve “tabii” olduğunu söylemişti. Ancak AKP/MHP koalisyonu kurulamadı. “Tekrar seçim”e gidildi…

8-      “CHP’nin % 20 civarına inmesi Kılıçdaroğlu’nun sonu olabilir. Bu hiç de az ihtimal değil. Çünkü CHP tabanından HDP’ye kaymalar var” (15 Nisan 2015 – USA Sabah’ta yayımlanan yazısı)

CHP %20 civarına inmedi. CHP’den HDP’ye oy kayması 2 puanla sınırlı kaldı. Bugün Mahçupyan’a göre, HDP’deki “emanet oy”  1 puan kadar ve kayda değer değil…

9-      “Çözüm sürecinin durma ihtimali çok az çünkü AKP bunu istemediğini çok açık olarak ortaya koyuyor” (2 Aralık 2014 – Akşam’daki yazısı)

Çözüm sürecinden sorumlu Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, 7 Haziran’daki sonraki ilk beyanında “HDP bundan sonra çözüm sürecinin filmini yapar” demişti. PKK’nın eylemsizlik (ateşkes) kararına tepkisi de “Buna karnımız tok” oldu. Erdoğan “süreç donduruldu”, Akil İnsanlar Heyeti’ndeki isimlerden bazıları “süreç donduruldu” diyor. Beşir Atalay partisi adına süreci seçim sonrasına sarkıtmanın pişmanlığını ifade ediyor. Sürecin durması ihtimaldi, gerçek oldu…

10-   Erdoğan’ın ‘aktif’ cumhurbaşkanı olacağını söylemesiyle birlikte Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasında sürtüşmeler olacağı söylendi. Niye böyle davransın ki? (19 Ağustos 2014 – Akşam’daki yazısı)

Mahçupyan muhaliflerin vesveselerine karşı AKP muhiplerinin içine su serpmişti.  Kısa süre sonra İzleme Heyeti, Fidan’ın adaylığı vs. birkaç konuda kamuoyuna yansıyan sürtüşmeler yaşandı. Cumhurbaşkanının AKP’nin seçim kampanyasına müdahale etmesi, AKP’lilerin bile rahatsız olduğu bir konu oldu.

65.Alper-Budka

 

Alper Budka