Ana Sayfa Blog Sayfa 3382

“Cerablus’u Türkiye alsın, iyi olur” tezi – Ümit Kıvanç

Bu yazı riyatabirleri.blogspot.com.tr/ den alınmıştır

Faysal İtani ve Aaron Stein’ın Mayıs 2016’da yayımlanan, “Türkiye’nin Suriye Çıkmazı” başlıklı incelemesi, bugün olan biten hakkında bizleri aydınlatabilecek epeyce malzeme içeriyor (“Turkey’s Syria Predicament”, Issue Brief, Atlantic Council Rafik Harriri Center for the Middle East, Mayıs 2016).

18

Türkiye’nin Suriye politikası üzerine ayrıntılı bir analiz ve değerlendirme niteliğindeki kısımların yanısıra, metinde, öngörüler, ABD dış politika yapıcıları ve stratejicilerine tavsiyeler de yeralıyor. İşte böyle bir çerçevede kaleme alınmış şu satırlar, bugün izlediğimiz harekât üzerine çok daha önceden konuşulmaya başlandığını gösteriyor, kimin ne umduğuna, umabileceğine dair fikir veriyor:

“Cerablus’u PYD’nin alması ABD’nin de Türkiye’nin de çıkarına değil. Ama şehri IŞİD’in elinden kurtarmak ikisinin de çıkarına. Türkiye’nin Cerablus’u IŞİD’den almasının, ABD çıkarlarına, Türkiye’nin çıkarlarına ve ABD-Türkiye ilişkilerine giderek artan ölçüde olumlu katkıları olacaktır. Bu aynı zamanda Kuzey Suriye’de bir Türk-Kürt (ve Arap-Kürt) modus vivendi’si sağlamaya yarayabilir. Cerablus’u IŞİD’den kurtarmak başlı başına olumlu bir sonuç elbette, ama böylelikle sağlanacak faydalar bundan ibaret değil. Cerablus’u Türkiye’nin denetlemesi, Türkiye’yi Suriye’de IŞİD’le savaşmak için resmen kara birlikleri gönderen ilk devlet konumuna getirecek, onun dünyadaki (cihatçılarla ilgili meseleler yüzünden zarar gören) konumunu yükseltecek ve ABD ile stratejik ilişkisini güçlendirecektir.”

Yazarlar, böylelikle oluşacak fiilî durumun, “rejim ve dış destekçileriyle girişeceği pazarlıkta Türkiye’nin elini güçlendireceğini”, “PYD’nin batıya, Arap topraklarına doğru ilerlemesinin potansiyel sonuçlarını baştan önleyeceğini” ileri sürüyorlar, “Ankara denetimindeki Cerablus”un, “Türkiye ve koalisyon tarafından korunan bir bölge” kimliğiyle, “IŞİD’e karşı kara harekâtını genişletmek için” bir üs gibi kullanılabileceğine işaret ediyorlar.

Bu yazı riyatabirleri.blogspot.com.tr/ den alınmıştır

17.ümit-kıvanç

 

 

Ümit Kıvanç

HDP’den Cerablus açıklaması: Türkiye fiilen Suriye savaşına girdi

HDP, “Cerablus’un işgali sonrasında bazı çete grupları aracılığıyla Türkiye’nin uzun vadede bu bölgede fiili ve hukuki varlığını garanti altına alma hesapları yanlıştır” açıklamasını yaptı.

16

Halkların Demokratik Partisi (HDP), Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile birlikte yaptığı Cerablus operasyonunu değerlendirdi.

HDP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) yazılı açıklamasında, “Cerablus işgali Türkiye’yi açmaza sürükler” dedi.

“Türkiye, Suriye’nin içişlerine karışmamalı”

Açıklama özetle şöyle:

* Demokratik Suriye Güçleri’nin (DSG) Minbic’i IŞİD’in [İslam Devleti] elinden almasından sonra, Cerablus-Rakka arasında kurulan askeri ve lojistik destek hattının kesilmesi, aynı zamanda dış dünya ile IŞİD’in bağlantısının kopması belli çevrelerde rahatsızlık yarattı.

* Siyasi ittifaklarını değiştirmek için sert u dönüşleri yapan hükümetin yeni Suriye politikası da eski politikası gibi yanlış.

Türkiye, Suriye’deki savaşa, dolayısıyla bu ülkenin içişlerine askeri yöntemlerle daha fazla karışmamalı, özellikle de Suriye’deki Kürt karşıtı pozisyonunu bir an önce terk etmeli.

* Beş yıldır devam eden savaşın içine bu şekilde doğrudan giriş Türkiye açısından son derece olumsuz sonuçlar doğurur.

* Bugün yapılan, Cerablus’ta IŞİD ile başka çete yapılar arasında yer değişikliğidir. Cerablus’un işgali sonrasında bazı çete grupları aracılığıyla Türkiye’nin uzun vadede bu bölgede fiili ve hukuki varlığını garanti altına alma hesapları yanlış. Dimyat’a pirince giderken, evdeki bulgurdan olma riski yüksektir.

“Temelde Kürt karşıtı bir girişim”

* Bu askeri girişim, açık bir şekilde DSG’nin önünü kesmeyi hedefleyen ve en temelde Kürt karşıtı bir girişimdir.

* Türkiye’nin bugün IŞİD’den almak üzerine başlattığı belirtilen askeri operasyonun esas hedefi, sınır hattının Kürtler’in eline geçmesini engellemektir.

* Rojava’da yaşayan Kürtler ve DSG’nin diğer bileşenleri düşmanımız değil dostumuzdur. Türkiye’nin yapması gereken, Suriye halklarının demokratik geleceği için savaşan bu güçlere destek vermektir.

* Türkiye fiilen Suriye savaşına girdi. Savaş kararlarını alması gereken kurum olan TBMM ise tatilde. Bir kez daha Meclis boşa çıkarılmış, Cumhurbaşkanı ve etrafındaki bürokrat-teknokrat yapı ile AKP Hükümeti halkın iradesi olan Meclis’e danışma ihtiyacı bile duymadan ülkeyi bir savaş girdabının içine sürüklemiştir.

 

(Bianet)

İtalya’da deprem: Ölü sayısı 240’ı aştı

İtalya’nın orta bölgesinde bulunan dağlık Perugia kentinin güneyinde meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki depremde hayatını kaybedenlerin sayısı 240’ı aştı, yaralarının sayısı ise yaklaşık 400.

Çarşamba yerel saatle 03:36’da meydana gelen depremde enkaz altında kalanları kurtarma çalışmaları sürüyor. Çalışmalara yaklaşık 4 bin 300 kurtarma görevlisi katılıyor.

15

İtalya Başbakanı Matteo Renzi dün yaptığı açıklamada ölü sayısının artabileceğini ifade etmişti. Ölümlerin çoğu, yerle bir olan Pescara del Tronto köyünde meydana geldi.

En çok hasar gören yerlerden biri de tarihi Amatrice kasabası. En az 86 kişinin öldüğü kasabada, binaların dörtte üçünün yıkıldığı belirtiliyor.

Şu ana kadar 200’den fazla artçı sarsıntı yaşandı. Sağlık Bakanı Beatrice Lorenzin, hayatını kaybedenler arasında çok sayıda çocuğun da bulunduğunu söyledi. Yerel saatle 03:36’da yaşanan deprem 10 km derinlikte meydana geldi. Depremin merkez üssü Roma’nın 100 kilometre kuzey doğusunda bulunan Perugia’nın sınırları içinde blunuyor.

14

Başkent Roma’da da depremin hissedildiği ve bazı binaların 20 saniye kadar sallandığı kaydedildi. Başbakan Matteo Renzi depremle ilgili açıklamasında, sabaha karşı olay yerine koşarak elleriyle ilk kurtarma çalışmalarını yürüten gönüllüler ve sivil savunma yetkililerine teşekkür etti. Renzi, depremden etkilenen hiç bir ailenin, hiç bir kent ve kasabanın, köyün yalnız bırakılmayacağını söyledi.

Depremin meydana geldiği bölge dağlık olduğu için bazı bölgelere ulaşmakta güçlük çekiliyor. Depremzedeler kurulan çadır kentlere ve okullara yerleştiriliyor. Yaralılar için ülke çapında kan bağışı kampanyası da başlatıldı.

Deprem bilimci Andrea Tertulliani, artçıların kaçınılmaz olduğunu fakat esas deprem kadar şiddetli bir başka sarsıntı olması ihtimalinin de gözardı edilemeyeceğini söyledi.

2009’da 300’den fazla kişi ölmüştü

İtalya, depremlerin sık yaşandığı bir ülke. L’Aquila bölgesinde 2009 yılında meydana gelen depremde en az 300 kişi hayatını kaybetmişti.

Mayıs 2012’de kuzeydeki Emilia Romagna bölgesinde 9 gün arayla yaşanan iki depremde de 20’den fazla kişi ölmüştü.

 

(BBC Türkçe)

Kolombiya’da nihai, tam ve koşulsuz barış

kolombiyaKolombiya hükümeti ile FARC (Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri) arasında 50 yıldan uzun süredir devam eden savaşı bitiren barış anlaşması imzalandı.

Anlaşma Kasım 2012’den bu yana barış görüşmelerinin sürdüğü Küba’nın başkenti Havana’da imzalandı.

Anlaşmaya, Kolombiya hükümetinin baş müzakerecisi Humberto de la Calle ve FARC’ın baş müzakerecisi Ivan Marquez imza attı.

Ortak açıklamada “Nihai, tam ve koşulsuz barış üzerinde anlaştık” denildi.

Taraflar barışın kalıcı ve istikrarlı olması konusunda birlikte çalışma sözü de verdi.

De la Calle “Savaş sona erdi ve yeni bir dönem başladı. Bu anlaşma daha kapsayıcı bir toplumun kapısını açtı” dedi.

“Kazanan ya da kaybeden yok”

Anlaşma uyarınca FARC silahlı mücadelesine son verip siyasi sürece katılacak.

FARC müzakerecilerinden Rodrigo Granda, anlaşmanın ardından Twitter’dan yayınladığı mesajda “Müzakereler yoluyla barışa ulaşıldığında kazanan ya da kaybeden olmaz. Kolombiya kazandı, ölüm kaybetti” yazdı.

Kolombiya hükümeti, Haziran ayında yaptığı açıklamayla FARC ile aralarında kalıcı ateşkes sağlandığını ve nihai anlaşmanın kısa sürede imzalanacağını belirtmişti.

Halk oylamasına gidilecek

Kolombiya Devlet Başkanı Juan Manuel Santos, barış anlaşmasının 2 Ekim’de referanduma sunulacağını açıkladı. Santos halka sesleniş konşmasında “Bu, tarihimizdeki en önemli oylama olacak” dedi.

Kolombiya hükümeti ateşkes sağlanmasının ardından, halka söz hakkı vermek için barış anlaşmasını referanduma götürmek istediğini belirtmişti.

Ülkenin eski devlet başkanı Alvaro Uribe, anlaşmanın reddedilmesi için kampanya yapıyor.

FARC geçen yıl tek taraflı bir ateşkes ilan etmiş ve bunun ardından ülkedeki şiddet olaylarında ciddi bir düşüş yaşanmıştı.

Ateşkesi takiben ordu örgüt kamplarını hedef aldığı hava saldırılarına son vermiş ve güvenlik güçlerinin saldırıları da yavaşlamıştı.

Latin Amerika’ın en uzun süren çatışması

Marksist-Leninist gerilla örgütü FARC, Kolombiya hükümetiyle savaşına 1964’te başlamıştı.

Latin Amerika’nın en uzun süren silahlı çatışmasında, 220 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği tahmin ediliyor.

Diğer gerilla grupları ve sağcı paramilislerin de dahil olduğu savaşta, yaklaşık 5 milyon kişi de evlerini terk etmek zorunda kaldı.

FARC gerillalarının sayısı yaklaşık 7 bin.

Kaynak: BBC

Bolu Mengen Gökçesu deresi’nde binlerce balık kirlilik kurbanı

Bolu’nun Mengen ilçesi’nde bulunan Gökçesu deresinde yaşanan kirlilik nedeniyle binlerce balık telef oldu.

Mengen’e bağlı Gökçesu beldesinin içerisinden geçen Gökçesu deresi kirlilik nedeniyle siyah renge büründü. Deredeki aşırı kirlilik nedeniyle ortaya çıkan kötü koku çevre köylerde yaşayan vatandaşları da rahatsız ediyor. Kirlilik nedeniyle derede bulunan binlerce balık telef olarak su yüzeyine çıktı. Köylülerin ihbarı üzerine olay yerine gidenBolu İl Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü yetkilileri inceleme başlattı. Yetkililer tarafından sudan numuneler alınarak incelenmek üzere araştırma enstitüsüne gönderildi.

25

Gökçesu deresinde yaşanan balık ölümleri konusunda araştırmaların başlatıldığını belirten İl Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü İsmail Taş, şunları söyledi:

“Balık ölümlerinin Gökçesu deresinde yaklaşık iki kilometrelik bir kısmında olduğu gözlemlenmiştir. Balık ölümlerinin suyun akıntısı sebebiyle nehrin çıkış yönünde yoğunlaştığı görülmüştür. Nehir suyunun kötü koktuğu, renginin siyahımsı olduğu görüldü. Balıkların ve suyun kokuştuğu, ölü balıklarda çürüme başladığı hususu göz önüne alındığında, balıkların 72 ile 120 saat arasında ölmüş olduğu kanaati oluşmuştur. Balık ölümlerinin toplu olması ve belli bölgede yoğunlaşması nedeni ilekaçak avcılıkta kullanılan kireç kullanımı gibi bazı yöntemlerden şüphe edilmektedir. Balık ölümlerinin kesin sebebini belirlemek üzere toksikolojik, mikrobiyolojik ve kimyasal yönden araştırılması için balık ve su numunesi alınmıştır. Numuneler ilimizin bağlı olduğu Veteriner Kontrol Merkez Araştırma Enstitüsüne gönderilmiştir.”

 

(DHA,Hürriyet, Milliyet)

Soma davası 12 Ekim’e ertelendi

Soma davasının 10’uncu duruşmasında ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, bazı tutuksuz sanıklar için adli kontrol uygulanmasına karar vererek, yurtdışı yasağı getirdi. Tutuklu sanıkların tahliye taleplerinin de ret edildiği duruşma 12 Ekim’e ertelendi.

Manisa’nın Soma ilçesinde 301 madencinin yaşamını yitirdiği iş cinayeti ile ilgili 6’sı tutuklu 46 kişinin yargılandığı davanın Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 10’uncu duruşmasında ara karar açıklandı.

22

Mahkeme heyeti ara kararında bilirkişi raporuna ilişkin yazılı açıklama yapmak isteyen sanık ve avukatlara ayrı ayrı süre verilmesine ve bilirkişi raporuna dayanarak bir kısım tutuksuz sanığın adli kontrol şartının kaldırılmasına hükmederken, bazı tutuksuz sanıkların adlı kontrol şartı ve yurtdışına çıkış yasağı getirilmesine karar verdi.

Ayrıca tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme heyeti, duruşmayı 12 Ekim’e erteledi.

301 madenci öldü

Manisa’nın Soma ilçesi Eynez mevkisinde Soma Kömürleri AŞ tarafından işletilen ocakta 13 Mayıs 2014’te 15.00 sıralarında başlayan yangında, 420 metre derinlikte ve 3,5 kilometre uzunluğundaki galeriler dumanla dolmuş, 301 madenci ölmüş, 162 işçi sağ kurtarılmıştı.

23

Olayla ilgili soruşturma sonucunda açılan davada tutuklu 6 sanık ile beşinci duruşma sonunda yargılanmalarına tutuksuz devam edilmesine karar verilen vardiya amirleri Yasin Kurnaz ve Hilmi Kazık, “olası kastla öldürme” suçundan 301 kez 20 yıldan 25 yıla, “neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama” suçundan da 162 kez 2 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istemiyle yargılanıyor.

Tutuksuz 38 sanık hakkında ise “taksirle birden fazla kişinin ölümüyle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma” suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis isteniyor.

Bunlardan 25’i hakkında da bu suçları “bilinçli taksirle” işledikleri gerekçesiyle aynı aralıktaki ceza süresinin, üçte birden yarısına kadar artırılarak uygulanması talep ediliyor.

 

(IMC.tv)

Yüksekova’da üç günlük sokağa çıkma yasağı

Hakkari’nin Yüksekova İlçesi’nde özel harekat polisine roketatarlı saldırının ardından üç gün boyunca sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

21

Hakkari’nin Yüksekova İlçesi’nde bugün (24 Ağustos 2016 Çarşamba) saat 06.00 itibariyle üç gün boyunca sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

Sokağa çıkma yasağı Hakkari Valiliği’nin internet sitesinden duyuruldu. Valilikten yapılan açıklamada gerekçe “lçemiz güvenlik kuvvetlerine silahlı, bombalı ve roketli saldırılar nedeniyle, bu gibi eylemlerin önlenmesi ve güvenliğin sağlanmasında herhangi bir zafiyet yaşanmaması, artan terör olaylarını önüne geçilmesi” olarak belirtildi.

Sokağa çıkma yasağı, ayrıca gece saat 01.30 sıralarında camilerden yapılan anonsla da duyuruldu.

20

Yasak, ilçede PKK’nin düzenlediği roketli saldırıda bir özel harekat polisi yaralanmasının ardından getirildi. Yüksekovahaber’in haberine göre, saat 21.00 sıralarında ilçenin Güngör Mahallesi’nde ejder tipi zırhlı araca düzenlenen roketli saldırıda bir özel harekat polisi yaralandı.

Hakkari Valisi Cüneyit Orhan Toprak, ayaklarından yaralanan özel harekat polisinin Yüksekova Devlet Hastanesi’ne kaldırıldığını ve hayati tehlikesinin bulunmadığını söyledi.

 

(Bianet)

Mesut Barzani Ankara’da Erdoğan ile görüştü

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesut Barzani, temaslarda bulunmak üzere Ankara’ya gitti. Kürt lider, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştü.

18

Medyaya yansıyan bilgilere göre, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesut Barzani beraberinde bir heyetle Ankara’ya gitti. Barzani’yi havalimanında, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Büyükelçi Feridun Hadi Sinirlioğlu karşıladı. Bazı kaynaklar ise Barzani’nin uçaktan iner inmez bildirilen programın aksine MİT müsteşarı Hakan Fidan’la görüşmeye gittiğini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Barzani’yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul etti. Basına kapalı gerçekleşen görüşme, 2 saate yakın sürdü. Görüşme sonrası medyaya bilgi veren Cumhurbaşkanlığı kaynakları, terörle mücadele konusunun ele alındığını belirtti.

Erdoğan – Barzani görüşmesinde ne konuşuldu?

19

Erdoğan, görüşmede, IŞİD ve PKK da dahil olmak üzere tüm terör örgütleriyle mücadele hususunda Türkiye’nin kararlılığına dikkat çekti. IŞİD’le mücadele konusunda uluslararası koalisyona sağlanan katkıları dile getirdi.

Erdoğan ve Barzani’nin ayrıca Türkmenler, Kürtler ve Arapların bölgede uyum ve barış içinde yaşamaları konusu üzerinde durdukları belirtildi. Irak’ın huzuru açısından mezhep çatışmasını körükleyici tutumlardan kaçınılması gerektiği vurgulandı.

Gülen okulları da gündemde

Başbakan Binali Yıldırım ile de görüşen Mesut Barzani, Ankara ziyaretini bölgesel gündemin yoğunluğundan dolayı birkaç kez ertelemişti. Barzani’ye, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası girişimden sorumlu tutulan Fethullah Gülen hareketine karşı başlatılan operasyonlar kapsamında başta Erbil olmak üzere bölgedeki 24 okulunun kapatılması konusunda çağrı yapılması bekleniyor.

Barzani ile terör örgütü IŞİD ve PKK ile mücadele başta olmak üzere güvenlik konularının da ele alınması öngörülüyor.
(Deutsche Welle Türkçe)

Aslı Erdoğan için, “Aslı’nın arkadaşları”ndan yazı nöbeti

Tutuklanan Özgür Gündem yazarı ve yayın danışma kurulu üyesi Aslı Erdoğan için arkadaşlar “yazı nöbeti” başlattı. Bugün ilk yazıyı Murat Uyurkulak kaleme aldı. Uyurkulak’ın, “‘Buraya bakın, buraya! Burada kardeşçe yaşamak isteyen bir halk var” başlıklı yazısı Kültür Servisi.com‘da yayınlandıç

Kapatılan Özgür Gündem gazetesinin Yayın Danışma Kurulu Üyesi ve yazar Aslı Erdoğan‘a destek olmak için yazı nöbeti başlatıldı.

16

Aslı’nın Arkadaşları” tarafından başlatılan nöbetle, her gün bir yazar,sanatçı düşünce ve düşünceyi ifade özgürlüğünü savunmak adına yazılar yazacak.

Yazılar, Aslı Erdoğan’ın hapishaneden yazılarının da yer alacağı, ilk sayısı bugün yayımlanan Özgürlükçü Demokrasi gazetesinde yer alacak.

17
Yazı Nöbeti, Murat Uyurkulak’ın yazısı ile başladı

Murat Uyurkulak’ın yazısıyla başlayan nöbete Anıl Mert Özsoy, Aslı Tohumcu, Aslı K. Peker, Asuman Susam, Burhan Sönmez, Ertuğrul Mavioğlu, Ilgın Sönmez, Irmak Zileli, Karin Karakaşlı, Kerem Görkem, Mehmet Said Aydın, Melike Koçak, Menekşe Toprak, Murat Meriç, Murat Uyurkulak, Nil Sakman, Semih Gümüş, Sine Ergün, Selim Bektaş ve Pınar Öğünç katılıyor.

“Aslı Erdoğan’ın mücadelesini sahipleniyoruz”

Yazar ve sanatçılara yapılan Aslı Erdoğan ve barış için yazı nöbeti çağrısı şöyle:

“Yazar Aslı Erdoğan geçtiğimiz hafta gözaltına alındı ve ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Gerekçe artık hepimizin bildiği ve ezberlediği üzere, ‘örgüt üyeliği’, ‘örgüt propagandası’ ve ‘devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmak’!

“Fikirlerin, gazeteciliğin ve gazetecilerin yargılandığı bu anti-demokratik duruma karşı biz ‘Aslı’nın Arkadaşlar’ onun Özgür Gündem’de yazılarıyla verdiği mücadeleyi destekliyor ve sahipleniyoruz. Adalet ve hukuk mücadelesinin şimdiki adlarından biri ‘Aslı Erdoğan’dır ve bizler mücadelesinin takipçisiyiz. O özgürlüğüne kavuşuncaya dek, Aslı’nın yeni gazetesi Özgürlükçü Demokrasi’de yazı nöbetindeyiz. Yazı nöbetine katılmak ve destek vermek isteyen bütün arkadaşlarımız, [email protected] adresine yazabilirler.”

 

(Kültür ServisiBianet)

İtalya’da 6.2 büyüklüğünde deprem

İtalya’nın orta bölgesinde bulunan Perugia kentinin güneyinde 6.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. İtalyan yetkililer ilk belirlemelere göre en az 6 kişinin enkaz altında kalarak hayatını kaybettiğini belirtti.

15

Yerel saatle 03:36’da yaşanan deprem 10 km derinlikte meydana geldi. Depremin merkez üssünün Perugia’nın 76 km güneydoğusu olduğu bildirildi.

Bölgede yer alan Amatrice kasabasının Belediye Başkanı Sergio Perozzi, kasabadaki hasarın çok büyük olduğunu söyledi. Perozzi devlet radyosu RAI’ye yaptığı açıklamada “Yolların tümü kapandı. Kasabanın yarısı yıkıldı. Enkaz altında kalanlar var. Toprak kayması nedeniyle bir köprü de yıkılma ihtimaliyle karşı karşıya” dedi.

14

ABD Jeolojik Araştırmalara Merkezi depremin merkez üssüne yaklaşık 170 km uzaklıkta bulunan başkent Roma’dan da hissedildiğini belirtti. Depremin büyüklüğü ilk anda 6.4 olarak duyurulmuştu. La Repubblica gazetesi bazı binaların 20 saniye boyunca sallandığını yazdı.

Hasar durumu ve depremde ölen ya da yaralanan olup olmadığı henüz bilinmiyor.

2009’da İtalya’nın yine orta bölgesinde bulunan Aquila’da meydana gelen 6.3 büyüklüğündeki depremde 300’den fazla kişi hayatını kaybemişti.

 

(BBC Türkçe)