Ana Sayfa Blog Sayfa 2148

Adil yargılanma talebiyle ölüm orucuna başlayan Mustafa Koçak hayatını kaybetti

Gizli tanık ifadesiyle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan Mustafa Koçak, adil yargılanma talebiyle başlattığı ölüm orucunun 297’nci gününde hayatını kaybetti.

Mustafa Koçak, 23 Eylül 2017’de gözaltına alınmış tanımadığı kişiler hakkında ifade vermesi istenmişti. Vermediği takdirde ise tutuklanmakla tehdit edilmiş, 12 gün süren işkenceye maruz bırakılmıştı.

‘12 gün boyunca işkence gördüm’

bianet’ten Ayça Söylemez’in haberine göre Koçak, avukatları aracılığıyla ilettiği mektubunda gözaltında kaldığı 12 gün ve sonrasındaki tutuklanmasıyla ilgili şunları anlattı:

Mecidiyeköy’de sokak ortasından gözaltına alındım, Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğüne götürüldüm. Burada önüme bir ifade koydular, ‘Buna uygun olacak şekilde ifadeni ver, çık git. Aksi halde seni tutuklatırız, bir daha gün yüzü göremezsin. Sen bize yardımcı ol, biz de sana yardımcı oluruz, rahat yaşarsın’ dediler.

‘Askıya aldılar’

Bunu kabul etmediğim için psikolojik ve fiziki işkenceye maruz kaldım. Aralıksız sürdürdükleri kaba dayak yaptıklarının en ‘masumuydu’. Kollarımdan ters kelepçeyle askıya aldılar, üzerimdeki elbiseleri çıkardılar, başıma çuval geçirdiler, onun üzerine de teneke. Onlarca dakika başımda teneke çaldılar. Bana, anneme, babama, ablama etmedik küfür bırakmadılar. Hamile ablama tecavüz etmekle tehdit ettiler. Bu işkenceler 12 gün sürdü, 4 Ekim 2017’de tutuklandım.

Ağırlaştırılmış müebbet verildi

Koçak, kendisinden istenildiği gibi tanımadığı tanıkların ifadelerine dayandırılarak Örgüte silah temin etmekle suçlanarak “Anayasayı ihlal” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldı. Koçak, adil yargılanma hakkı talebiyle ölüm orucuna başladı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı cezanın onanmasını istemişti. Yargılandığı dosya Yargıtay’da.

Ölüm orucunun 297’nci gününde ise hayatını kaybetti. Ölüm haberini duyuran Halkın Hukuk Bürosu yaptığı açıklamada , “Egemenler, onu bir tanıklarına ‘Beyanlarım yalandı, bana işkenceyle yalan ifadeler imzalattılar’ sözünü söyletmemek için katletti. Cinayet işlediler” dedi.

Halkın Hukuk Bürosu, ölüm orucundaki diğer müvekkilleri ve avukatları da hatırlatarak, “Bir kez daha sesleniyoruz, müvekkillerimiz İbrahim Gökçek, Didem Akman ve Özgür Karakaya‘yı yaşatmak için arkadaşlarımız Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal‘ı yaşatmak için taleplerini kabul edin” dedi.

 

Canan Kaftancıoğlu hakkında soruşturma başlatıldı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul il Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun‘un evinin fotoğraflanmasına ilişkin CHP Üsküdar İlçe Başkanı Suat Özçağdaş hakkında ‘özel hayatın gizliliğini ihlal’ suçlamasıyla açılan soruşturmaya dahil edildi.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılan soruşturmada Kaftancıoğlu’na “suçluyu övme ve suça azmettirme” suçlaması yöneltildi. Kaftancıoğlu, Twitter hesabı üzerinden Özçağdaş hakkında Sabah Gazetesi’nin yaptığı “CHP’den yeni provokasyon” başlıklı habere tepki göstermişti.

İl başkanı yaptığı paylaşımda “Ahlaksızlığınız ve yalanlarınızda boğulacaksınız çok yakında… CHP ilçe başkanı görevini yaparak ve partisinin talimatıyla inşaatın yasak olduğu arsayı kontrol etmek için gitmiştir yine gidecektir. Saklayacak bir şeyleri olanlar panik yaparlar” demişti.

Kaçak inşaat

Söz konusu olay, Fahrettin Altun’un evinin arkasında bulunan Boğaziçi Öngörünüm Bölgesi’ndeki Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait araziye duvar, çardak gibi düzenlemeler yapmasıyla başladı. Mahalle sakinlerinin şikayeti üzerine izinsiz inşaat belediye ekiplerince yıkıldı.

Kaftancıoğlu, yakalandığı gün arazinin 10 yıllığına aylık 258 liradan kiralandığını öne sürdü.  İBB’nin yıkım haberlerinde Fahrettin Altun’un evinin adresinin ve resminin kullanıldığı gerekçesiyle yapılan haberler hakkında soruşturma başlatıldı.

Özçağdaş: Sadece boş araziyi çektim

Son olarak, Üsküdar İlçe Başkanı’nın araziye gidip fotoğraf çekmesi ve orada bulunan polislerin uyarısı üzerine devam etmesi gibi suçlamalarla hakkında soruşturma başlatıldı. Özçağdaş yaptığı açıklamada, yalnızca boş bir arazinin resmini çektiğini, olay yerindeki polislerle de selamlaştığını ve iddia edildiği gibi bir kaçma olayının yaşanmadığını söyledi.

 

Adalar’a 35 gün boyunca giriş çıkış sınırlandırıldı

Adalar Kaymakamlığı, yeni tip Koronavirüs (Covid-19) önlemleri kapsamında 26 Nisan‘dan itibaren 35 gün boyunca giriş çıkışlarda sınırlandırma getirdi.

Yasak, ikametgahı Adalar’da olanlar, seyahat izin belgesi alanlar ve temel ihtiyaç malzemesi taşıyanlar ile elektrik, su, doğalgaz, telekomünikasyon tesisatı için hizmet verenler dışındaki kişilere uygulanacak.

Gerekçe yaz aylarında nüfusun artması

Gerekçe olarak ise İl Pandemi Koordinasyon Kurulu’nun “hava sıcaklıklarının artması ile adalara yapılacak günübirlik ve yaz aylarında ikamet etmek amacıyla seyahatlerin, virüsün yayılımı hızlandırarak, vaka sayısının artması, toplum sağlığı ve kamu düzeninin bozulmasına sebep olacağı” uyarısı gösterildi. Kaymakamlıktan yapılan açıklamada yasağın uygulanmayacağı istisnalar şu şekilde belirtildi:

  • Adalar ilçesinde, 23 Nisan 2020 tarihinden önce yerleşim yeri adresi olarak kayıtlı olanların, e-devlet sisteminden alınmış tarihçeli adres bildirim raporu ile, ilçeye giriş ve çıkış yapacaklardır.

Temel ihtiyaç tedarikçileri

  • Temel ihtiyaç (gıda/temizlik vb.) malzemeleri ile ilaç ve tıbbi malzemeler başta olmak üzere tüm ticari faaliyetlerin sürekliliği için gerekli olan ürün ve/veya malzemelerin lojistiği, üretimi ve naklinde görevli olanlar ve araçları; malın cinsi, teslimat yeri/alıcı adresi, teslimat tarihini gösteren taşıma irsaliyesi, teslimat makbuz veya fatura vb. belgeler ile giriş/çıkış yapabileceklerdir. Bu şekilde giren kişiler bu faaliyetleri süresince, değişim sürelerine uyarak maske takmak, temas gerektirdiği durumlarda sosyal mesafeye uymak zorundadırlar. Bu şekilde girişlerine izin verilen ticari yük taşıyıcıları ilçede konaklama yapamayacaklardır.

Elektrik ve enerji hizmetleri

  • Doğalgaz, elektrik, enerji arz güvenliğinin ihtiyaç duyduğu malzemenin nakli ve üretiminin gerçekleşmesinde görevli olanlar ve araçları; enerji sektöründe görevli olduklarına dair ilgili şirket tarafından düzenlenecek olan görev belgesi ve/veya sevk irsaliyesi ile giriş/çıkış yapabileceklerdir.
  • Elektrik, su, doğalgaz, telekomünikasyon vb. kesintiye uğramaması gereken tedarik sistemlerinin sürdürülmesi ve arızalarının giderilmesinde görevli olanlar, görev belgesi ile giriş, çıkış yapabileceklerdir.

İş yeri sahipleri

  • Çalışma hayatı içerisinde yer alan yönetici, çalışan ya da işyeri sahiplerinin ikamet ve işyerlerinin farklı ilçelerde bulunması durumunda giriş/çıkışları; bu durumu ispatlayan (yerleşim yeri/ikamet belgesi, SGK kayıt belgesi) belgeleri ibraz etmek şartı ile yapılabilecektir.
  • Adalar ilçesinde görev yapan kamu görevlileri, kamu görevi ve hizmetinin sürekliliğinin sağlanmasında görevli olanlar; görevli olduklarına dair belge veya kimlikle giriş/çıkış yapabileceklerdir.
Fotoğraf: Adalar Belediyesi

Seyahat izin belgesi olanlar

Adalar’a giriş çıkış seyahat izin belgesi ile de sağlanabilecek. Kaymakamlık tarafından her adada oluşturulan “Seyahat İzin Kurullarınca” geçici veya sürekli seyahat izin belgesi şu kişilere verilebilecek:

  • Tedavi olduğu hastaneden taburcu olup asıl ikametine dönmek isteyen, doktor raporu ile sevk olan ve/veya daha önceden alınmış doktor randevusu/kontrolü olan,
  • Kendisi veya eşinin, vefat eden yakınının cenazesine katılmak için seyahat edecek olan, yakınlarının cenaze defin işlemlerini gerçekleştirecek ve katılacak olanlar,
  • Yukarıda sayılanlar dışında yer almakla birlikte, belgelendirdiği gerekçeleri Kaymakamlık tarafından uygun bulunan, kişilere, yukarıda belirtilen durumların varlığı halinde verilebilecektir.

Faaliyetlere kısıtlama

Giriş çıkış yasağının dışında karar kapsamında şu önlemler ele alındı:

  • Adalar İlçesindeki otel, motel, kamp, kulüp, sosyal tesis gibi konaklama yerlerinin bu süre zarfında faaliyette bulunmamasına,
  • Kamu kurumlarının, çalışanların çoğunluğunun ilçe dışında ikamet etmesi nedeniyle hizmeti aksatmayacak şekilde esnek çalışma tedbirleri alınmasına,
  • Adalar ilçesi sınırları içerisinde özel tekneler ile seyir yapmanın, 26 Nisan 2020 Pazar günü saat 24:00 ile 31 Mayıs 2020 Pazar günü saat 24.00 arasındaki süre ile yasaklanmasına,

Yasağa uymayanlara cezai işlem

Açıklamada ayrıca karara uymayan kişiler için Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 282 nci maddesi gereğince idari para cezası verilmesi başta olmak üzere Kanunun ilgili maddeleri gereğince işlem yapılacağı, konusu suç teşkil eden davranışlara ilişkin Türk Ceza Kanununun 195 inci maddesi kapsamında gerekli adli işlemlerin başlatılacağı da belirtildi. 

Açıklamada belirtilen maddelerin Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 27, 72 ve 77’nci maddeleri uyarınca oy birliği ile karar verildiği belirtildi. 

23 Nisan evlerde, balkonlarda, pencerelerde kutlandı

Koronavirüs salgını yüzünden 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları bu yıl evlerde yapıldı. TBMM Başkanı Mustafa Şentop‘un çağrısı üzerine saat 21.00’de balkonlardan İstiklal Marşı okundu. Türkiye Büyük Millet Meclisi‘nin 100’üncü yılı, TBMM’de de havai fişekler ve İstiklal Marşı’yla kutlandı. 

Şentop, dün yayınladığı mesajında “İnşallah gelecek yıldan itibaren daha coşkulu, daha heyecanlı bir şekilde kutlamalarımızı devam ettireceğiz. Bunun için herkesi, 23 Nisan Perşembe günü saat 21.00’de de balkonlarından, pencerelerinden İstiklal Marşı’mızı söylemeye davet ediyorum” demişti. 

‘Atatürk ve şehitlerimizi minnetle yad ediyorum’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da İstanbul’daki Huber Köşkü’nde İstiklal Marşı okunmadan önce konuşma yaptı: “TBMM’nin 100’üncü kuruluş yıl dönümüne kavuşmanın gururunu yaşadığımız, bu anlamlı günde ülkemizdeki ve dünyadaki tüm çocukların Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı tebrik ediyorum. 23 Nisan 1920’den bugüne Türkiye’nin istikbali, istiklali için emek vermiş, milli iradenin tecellisi için mücadele etmiş tüm milletvekillerimize şükranlarımızı sunuyorum. İstiklal Harbimizin başkomutanı, Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle yad ediyorum”

“Binlerce yıllık devlet silsilemizin son temsilcisi olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti birlik, beraberlik, kardeşlik ve dayanışma anlayışı üzerinde inşa edilmiştir” diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

“Bu anlayışla son 18 senede demokraside ve ekonomide Türkiye’yi büyütmenin, güçlendirmenin, dünyanın en saygın ülkelerden biri haline getirmenin mücadelesini verdik. İlk mecliste tecessüm eden iradeye uygun şekilde hiç kimseyi dışlamadan, ayırmadan, ayrıştırmadan 83 milyonun tamamını kucaklamanın gayreti içinde olduk. Bugün de koronavirüs salgınına karşı mücadeleyi aynı azim ve umutla yürütüyoruz. Allah’ın izni ve milletimizin ferasetiyle bu musibetin de üstesinden geleceğine inanıyoruz.”

Korona virüsü salgına yönelik tedbirlere uyma çağrısı yapan Erdoğan, “Biz de buradan kendi çocuklarımız ve torunlarımızla birlikte okumak suretiyle bu milli coşkumuza iştirak edeceğiz” dedi ve çocuklarla birlikte İstiklal Marşı’nı okudu.

TBMM Tören Alanı’nda da havai fişek, ışık ve lazer gösterisi gerçekleştirildi. Programın başında, alana kurulan ekrandan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşması yayımlandı. Erdoğan’ın ulusa sesleniş konuşmasını dinleyen Şentop ve beraberindeki bazı milletvekilleri saat 21.00’de İstiklal Marşı’nı okudu. Tören, havai fişeklerin atılmasının ardından sona erdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da evinin balkonunda, eşi Selvi Kılıçdaroğlu ve komşuları ile birlikte İstiklal Marşı’nı okudu. 

Türkiye’de koronavirüs: Toplam ölüm sayısı 3 bin 491’e yükseldi

 
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Türkiye’de yeni tip koronavirüs (Covid-19) nedeniyle 115 kişinin daha hayatını kaybettiğini; 3 bin 116 yeni tanı konduğunu açıkladı. Böylece koronavirüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 2 bin 491’e; vaka sayısı da 101 bin 790’a yükseldi. 

Koca, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

“Bugün, dünden daha iyi durumdayız. Bu noktaya, biri bile tesadüfen yapılmamış toplam 791.906 testle geldik. Tanı konanların her birinin temaslı taraması ya yapıldı ya da devam ediyor. Alınan sonuca tedbirle destek şart. Bize güç verin.” 

 

Bakanlığın açıklamasına göre, son 24 saatte 2 bin 14 kişinin daha iyileşmesiyle iyileşenlerin sayısı 18 bin 491’e ulaştı. Hastalardan 1816’sının yoğun bakımda tedavi görürken, entübe (solunum cihazına bağlı olan) hasta sayısı 982 olarak açıkladı. Entübe hasta sayısı dün 985’ti.

Kesici: Salda Gölü’nden taşınan beyaz kumun geri konulması da tehlikeli

Haber: Elif Ünal

Burdur ilinde yer alan Salda Gölü’ndeki kumların Millet Bahçesi inşaatına hazırlık amacıyla iş makinesi ve kamyonlarla başka bir noktaya taşınmasına gösterilen tepkilerin ardından kumları eski yerine taşımak için çalışma başlatıldı. Kumlar bu sefer iş makineleri yerine küreklerle kamyonlara yüklendi.

Geri taşıma işlemi Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un olayla ilgili yüklenici firma hakkında soruşturma açtırdıklarını ve olayın takipçisi olacaklarını açıklamasının ardından gerçekleşti. Kurum, çalışmaların şeffaf sürdürülmesi için alana kamera sistemi kurularak, çalışmaların TOKİ’nin web sitesi üzerinden 7/24 canlı yayınlanacağı bildirilmişti.

Kesici: Geri yerine konulması da problemli

Uzun yıllardır Salda Gölü hakkında bilimsel inceleme ve araştırmalar yürüten Türkiye Tabiatı Koruma Derneği (TTKD) Bilim Danışmanı Erol Kesici’nin Yeşil Gazete’ye yaptığı açıklamaya göre ‘biyominerilizasyon’ sonucu oluşan beyaz kumsalın taşınması olduğu kadar geri yerine konulması da tehlikeli.

En başta kumun taşınmasına tepki gösteren Kesici, “Ayak ve el bile sürülmemesi gerektiğini söylediğimiz yere iş makineleri girdi” dedi. Kumların oldukça kırılgan bir yapıda olduğunu belirten Kesici, “Avucunuza aldığınızda kırılabilir ezilebilir. Oradan alınanlar döküle saçıla bir yerlere götürüldü. Yerlere serildi, altlık malzemesi olarak kullanıldı” ifadelerini kullandı.

Canlı yapının un ufak hale gelmesinin sağlık açısından çok zararlı olduğunu belirten Kesici, tozların kolayca solunarak akciğer ve solunum yollarına direk etki edebildiğini ve silikozis hastalığına yol açabileceğini belirtti.

‘Yapının çoğalmasını engelliyor’

Kesici’ye göre taşınmasının yarattığı en önemli sorunlardan birisi ise kaynakta yer alan beyaz kumu oluşturan bileşenin aslında canlı bir yapı olması ve taşıma yüzünden çoğalmasının engellenmesi. Alttan yukarıya doğru çoğalan bu yapıya müdahale edildiğinde ve oraya bir depo gözüyle bakıldığında bu ilerideki kumların oluşmasını da engelliyor. Kesici bu süreci şu şekilde betimledi:

Oradan çıkarılan parçalar, bir canlının vücudunda açılmış geniş tedavi edilemeyecek yapılara dönüşmüş oluyor.

‘Yerine konulursa göl dibindeki canlılar ölür’

Kesici, çıkarılan kumların aynı yere geri taşınmasının da tehlikeli olduğunu belirterek “Alt tarafta hala reaksiyon oluşturabilecek algler ve canlılar var. İlkel canlılar diyoruz, mavi yeşil algler- siyanobakterileri var. Eğer suyun içerisine geri konulursa onun üzerine bir ölü toprağı sermiş gibi oluyorsunuz” dedi.

Dışarıya konulursa da bu sefer oluşacak tozun insan sağlığına, çevreye ve tarıma zarar vereceğini belirten Kesici çözümü şu şekilde açıkladı: “Gölün belli kısımlarında uygun, kıyı alanlarındaki suyun içerisine bırakılması gerekir. En azından suyun içerisinde kalsın ve dip kısma çöksün diye. Ama manyeziti oluşturan kaynağın olduğu yere veya rastgele ortaya konulmaması gerekir.”

 

 

ABD’de koronavirüs sebebiyle işsiz kalanların sayısı 26 milyona ulaştı

Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) yeni koronavirüs salgını sebebiyle işsizlik sayısında rekor bir artış yaşandı. Geçen hafta 4.4 milyon kişi daha işsizlik maaşı için başvuru yaptı. Böylece son 5 haftada işsizlik maaşı için başvuranların sayısı 26 milyona ulaştı.

Rakam, ABD’deki toplam istihdamın yüzde 16’sına karşılık geliyor. 3 Nisan’da bu sayının 6.6 milyona çıktığı belirtilmişti ve 2001 krizinden bu yana gözlemlenen en yüksek değer olduğu belirtilmişti.

Milyonlarcası yolda

 İşsizlik maaşı için başvuranların sayısı çok yüksek olsa da, üç haftadır geriliyor olması Koronavirüs’e bağlı ekonomik durgunlukta en kötüsünün geride kaldığı yorumunun yapılmasına yol açtı. Ancak önümüzdeki haftalarda da milyonlarca kişinin işsiz kalacağı belirtiliyor.

ABD’de şu anda koronavirüs salgınına dair en çok vakanın görüldüğü ve can kaybının yaşandığı ülke. Worldometers’ın sunduğu verilere göre şu ana kadar 849 bin 92 kişiye Covid-19 tanısı konuldu. Bu kişilerden 4 bin 684’ü ise hayatını kaybetti.

23 Nisan’da CHP’nin çocuk raporu: Cinsel istismarda on kat artış, yedi iş cinayeti

CHP İstanbul Miletvekili Sezgin Tanrıkulu, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na özel Türkiye’deki çocukların maruz kaldığı istismar ve çalıştırma gibi bilgilere ilişkin bir rapor yayınladı.

Türkiye Çocuk Yaşam Hakları İhlalleri Raporu isimli raporda  TÜİK, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi ve İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) verilerinden yararlanıldı.

En az çocuk evlendirme Tunceli’de

Rapora göre, Türkiye’de 16-17 yaş grubundaki kız çocukların zorla evlendirilmesinin toplam resmi evlenmelerin içindeki oranı yüzde 3.1. Geçen yılsa 17 bin 47 çocuk yaşta zorla evlendirme vakası kayıtlara geçti.

İstatistiklere göre çocuk yaşta evlendirme en çok Ağrı’da (yüzde 13.2) görüldü, bunu Muş (yüzde 13) ve Kars (yüzde 10.6) takip etti. Kız çocuk evlendirmenin toplam içindeki oranının en düşük olduğu iller ise yüzde 0.2 ile Tunceli.

Raporun İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin verilerine dayanan bölümüne göre, geçen yıl 67 çocuk işçi “iş kazalarında” öldü. Çocukların 29’u 14 yaş ve altındaydı.

2020’nin ilk üç ayında ise yedi çocuk işçi iş cinayetine kurban gitti. Ocak ayında biri 14 yaş ve altında üç (tarım ve gıda işkollarında), şubat ayında iki (tarım ve inşaat işkollarında), mart ayında ise iki (tarım ve metal işkollarında) çocuk işçi yaşamını yitirdi. 

Cinsel istismar suçları on misli arttı

Rapora göre, 2006-2019 yılları arasında çocuklara yönelik cinsel istismar suçları on kat arttı. 2006 yılında bu suçtan 2 bin 337 karar verildi, bu rakam günümüzde 21 bin 518’i geçti.

Raporda, İHD’nin 3 bin 100 çocuğun tutuklu ve hükümlü olarak, 780 çocuğun ise anneleriyle birlikte cezaevlerinde bulunduğu yolundaki verilere de yer verildi ve cezaevlerindeki şartların koronavirüs salgınından korunmak için yeterli olmadığı, bu nedenle çocukların serbest bırakılması talep edildi. 

Kurutulmaktan kurtarılan İris Gölü’nde zafer kuşların oldu

İzmir’in Karaburun ilçesindeki açılan kanallarla kurutulmaya bırakılmış İris Gölü‘nde gelen tepkiler üzerine kanalların kapatılmasıyla birlikte tekrar yaban hayatı canlanmaya başladı. Yeniden su toplamaya başlayan gölde kuş popülasyonu her geçen gün artıyor.

Evrensel’den Özer Akdemir’in haberine göre Karaburun Kent Konseyi’nin Doğa Koruma Çalışma Grubu üyeleri İris Gölü’nde gözlem çalışması yaptı.  İnceleme sonrası açıklama yapan Konsey, kanallarının kapatılması sonrasında gölün su tutmaya başladığı, sazlık ve makilik alanların canlandığı, kuş türlerinin arttığını belirterek, sucul ekosistemin yeniden güçlendiği ve İris Göl’ünün pek çok yaban hayatı popülasyonunu barındırır hale geldiğini dile getirdi.

Kuşların üreme sahası

İris Gölü nesli tükenme tehlikesi altındaki bahçe çintisi, çayır incir kuşu, tepeli toygar, tepeli pelikan, tepeli karabatak, karabaş martı, küçük kerkenez ve bıyıklı doğan gibi kuş türlerinin üreme sahası. 1978 yılında özel mülkiyete geçmesiyle beraber, göl tabanına açılan kanallar aracılığıyla İris’in suyu boşaltılmış ve göl kurumaya bırakılmıştı.

Aralık 2019’da ise bölgenin suyunun çekilerek imara açılacağı iddiaları ortaya atıldı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma (TVK) Bölge Komisyonu 20 Aralık tarihinde toplanarak kanalların kapatılması kararı aldı.

Kanallar kapatıldı

Ayrıca Komisyon’da Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, Karaburun Kaymakamlığı ve Karaburun Belediye Başkanlığı’nca alanın eski haline getirtilmesine ve sonucunun Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bildirilmesine karar verildi.

12 Şubat 2020’de ise Karaburun’un tek sulak alanı olan İris Gölü’nün kurutulmak için açılan kanalları Karaburun Belediyesi tarafından kapatıldı.

 

24 Nisan’da kaybettiklerimiz anılıyor: Bazı acılar zamanla unutulmaz

Yıllardır ırkçılıkla, etnik ayrımcılıkla, milliyetçilikle, nefret suçlarıyla, homofobiyle, islamofobiyle ve antisemitizmle mücadele eden 24 Nisan Anma Platformu aktivistleri 24 Nisan Ermeni Soykırımı’nın yıl dönümünde dijital eyleme çağırıyor.

Koronavirüs tedbirleri dolayısıyla dijital ortamda bir araya gelecek aktivistler yaptıkları çağrıda 1915 unutulabilecek bir acı değil. Unutulduğu sanıldığı her seferinde, inkarcılığın yarattığı baskı, sefalet ve yalancılık daha da görünür olmayı başarıyor” dedi.

‘Yüzleşmek özgürleştirir’

“Yüzleşme, Türkiye’de yaşayan tüm sıradan insanları özgürleştirecektir” diyen 24 Nisan Anma Platformu tarafından düzenlenen etkinlik saat 19.00’da Anma töreni ile başlayacak. 19.15’de Deniz Türkali basın açıklamasını okuyacak.

Etkinlik, 19.30’da “1915 unutulabilecek bir acı değil!” isimli panel ile devam edecek. Panelin konuşmacıları ise Berrin Sönmez, Rober Koptaş, Taner Akçam ve Şenol Karakaş.

Facebook’tan canlı olarak yayınlanacak etkinliği buradan takip edebilir, etkinlik hakkında daha fazla bilgi edinmek için ise burayı ziyaret edebilirsiniz.