Ana Sayfa Blog Sayfa 2019

AYM infaz yasasının ‘şekil yönünden’ iptalinin istendiği başvuruyu reddetti

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, CHP’nin, yeni infaz yasasının “şekil yönünden” iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle yaptığı başvuruyu oy çokluğuyla reddetti.

CHP, cezaevlerinden yaklaşık 90 bin kişinin tahliye edilmesini sağlayan infaz düzenlemesine ilişkin 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un “şekil bakımından iptali ve yürürlüğünün durdurulmasına” karar verilmesini istemişti.

İnfaz yasasının bazı maddelerinin “af” sonucu doğurduğunu savunan CHP, “TBMM’de Anayasa’nın öngördüğü beşte üç çoğunluğa ilişkin usul şartı yerine getirilmediği için düzenlemenin şekil yönünden iptali”ni talep etmişti.

Oy çokluğuyla reddedildi

AA’da yer alan habere göre Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, gündem toplantısında, başvuruyu esastan görüşerek karara bağladı. Genel Kurul, infaz yasasıyla ilgili “şekil yönünden” yapılan başvuruyu yedi üyenin karşı oyuna karşı dokuz üyenin oy çokluğuyla reddetti.

Anayasa Mahkemesi üyelerinden yedisi düzenlemenin “af kapsamında olduğu” yönünde görüş bildirdi. Çoğunluğu oluşturan dokuz üye ise düzenlemeyi “af değil, infaz düzenlemesi” olarak kabul etti.

İnfaz yasası 13 Nisan’da AKP ve MHP oylarıyla kabul edildi

İkinci başvuru esastan görüşülecek

CHP, bu başvurunun ardından infaz yasasının tümü ya da 14 maddesinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle ikinci bir başvuru daha yapmıştı.

Bu başvurunun ilk incelemesini tamamlayan Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, iptal istemini daha sonra belirlenecek bir günde esastan görüşecek.

İnfaz yasasına tepkiler

AKP’nin, MHP’nin önerileri doğrultusunda hazırladığı İnfaz Paketi, altı gün süren görüşmeler sonunda, 330 milletvekilinin katıldığı oylamada, 51 ret oyuna karşılık, 279 kabul oyuyla TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmişti.

Pakette öldürme, cinsel taciz gibi suçlarda ceza indirimi devreye girerken siyasi suçlarda herhangi bir indirim uygulanmamıştı. Kanundan yararlanan yaklaşık 90 bin tutuklu ve hükümlü tahliye edilmişti.

 

Yeni sıcak dalgası kapıda, uzmanlar uyarıyor: Maskeyle çalışmak zorunda olanlar tehlikede

Türkiye’yi önümüzdeki günlerde yeni bir sıcak hava dalgası bekliyor. Başta yurdun doğu bölgelerinde oldukça etkili olması beklenen sıcak havanın İç Anadolu ve Akdeniz‘de de etki düzeyinin yüksek olacağı tahmin ediliyor.

NTV Meteoroloji Editörü Dilek Çalışkan’ın sunduğu verilere göre Cumartesi gününden başlayarak pazar günü de sıcaklıkların artacağı İstanbul‘da rüzgarlar sıcak esecek.

İstanbul’da bu tarihler arasında sıcaklıkların 32 ila 33 derece olması bekleniyor. Pazar günü ve sonrasında ise İzmir, Muğla, Denizli, Antalya ve Ankara 37-40 derecelere çıkacak.

Isı gerilimi organların iflas etmesine sebep olabilir

Yalnızca Türkiye’de değil dünyanın geri kalanında da küresel ısıtmaya bağlı olarak sıcak dalgalarının sayısı ve sürelerinde artış gözleniyor. Uzmanlar bu durumun özellikle yaz aylarında bazı organların iflas etmesine bile yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

Sıcaklıklardaki ani değişim ısı gerilimine sebep olabiliyor. Isı gerilimi, vücudun aşırı derece ısındığı ve kendi kendine normal sıcaklığa geri dönemediği zamanlarda, vücut ısısının kontrol edilemez seviyelere yükselmesine yol açan tehlikeli duruma verilen isim.

Maske altında çalışanlar için durum tehlikeli

BBC’ye değerlendirmede bulunan Birmingham Üniversitesi’nde fizyoloji çalışan Doktor Rebecca Lucas belirtilerin baş dönmesi, zaman ve yer kavramının kaybolması ve nihayetinde bağırsak ve böbreklerin iflas etmesi olduğunu söylüyor.

Vücudun sıcaktan korunmak için geliştirdiği en temel teknik; terle ısının deri üzerinden atılması. Ancak ısı gerilimi sırasında hava çok nemli ve sıcak olduğu için vücut bunu yapamıyor.

Düzenli sıvı ve oksijen almak önemli

Singapur’da bir hastanenin acil servisinde çalışan Doktor Jimmy Lee tüm gün maskelerle çalışan doktorlar için bu durumun oldukça tehlikeli olduğunu söylüyor. Çünkü su geçirmeyen bu ekipmanların terin buharlaşmasına da engel olduğunu söylüyor.

Lee’ye göre, çözüm olarak insanlar çalışmaya başlamadan önce bol miktarda sıvı almalı, çalışırken düzenli aralıklarla araya çıkmalı ve en azından her arada bol sıvı almaya devam etmeli. Ancak bu çözümler açık havada veya sıcak koşullarda çalışmak zorunda olan kişiler için çok da mümkün olmayabiliyor.

Jimmy Lee hastanede uzun saatler maske ile çalışıyor

Sıcaklık dalgaları artıyor

İngiltere Meteoroloji Ofisi’nden Prof. Richard Betts’in yaptığı bilgisayar simülasyonları, sera gazı salımının azalıp azalmadığına bağlı olarak, WBGT’nin 32 derece üstüne çıktığı gün sayısının artacağını gösteriyor.

Betts, aşırı sıcaklık ve yüksek nem koşullarında çalışmak zorunda olan milyonlarca insan için bunun risklerini hatırlatıyor. İklim krizinin artan etkilerine dikkat çeken Betts,  “Biz insanlar belli sıcaklık aralığında yaşayacak şekilde evrim geçirdik; dünyada sıcaklık artışına neden olmaya devam edersek, er ya da geç en sıcak bölgelerde koşulların insan için çok sıcak hale geldiğini görmeye başlarız” diyor.

Bu yıl yayımlanan bir başka araştırma ise 2100 yılına geldiğimizde ‘ısı geriliminin’ 1,2 milyar insanı etkileyebileceğini ortaya koydu. Bu, şimdiki rakamın dört katı demek.

 

Kolombiya’da karantina tedbirlerini ihlal edenler çetelerin hedefinde

Koronavirüs vakalarının sayısı 170 bini, ölü sayısı ise 6 bini aştığı Kolombiya‘da, yönetim bir yandan da çeteler ve uyuşturucu kartelleriyle baş etmeye çalışıyor.

The Guardian‘ın haberine göre, kendi karantina tedbirlerini “ilan eden” ve halka dayatan yerel çeteler halkı tehdit ediyor.

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) ülkede şimdiye kadar dokuz kişinin kartellerin kurallarını ihlal ettiği için öldürüldüğünü bildiriyor.

32 eyaletten 11’inde çeteler hüküm sürüyor

Kolombiya’nın güneyinde meydana gelen bir olayda ise parkta oturan üç kişi sosyal mesafe kurallarına uymadıkları gerekçesiyle karteller tarafından öldürüldü. Bir başka olayda ise telefon tamircisinde bulunan iki Venezuelalı göçmen idam edildi.

HRW‘ye göre ülkenin 32 eyaletinden 11’inde durum böyle. Şu ana kadar karteller ve onlara karşı gelenler arasında en az beş silahlı çatışma meydana geldiği belirtiliyor. 

Ülkede devlet ve silahlı çeteler arasında yarım asırdır devam eden, 260 bin insanın canına mal olan ve yedi milyon kişiyi yerinden eden iç savaşın, 2016 yılında FARC ile imzalanan tarihi barış anlaşmasıyla birlikte sona ereceği düşünülmüştü. Ne var ki barış uzun sürmedi. Barış koşullarının uygulanmaya başladığı 2017 yılından bu yana geçen süre zarfında 271 topluluk lideri öldürüldü, FARC’dan geride kalan bölgelere de silahlı gruplar hakimiyet kurdu. Bu grupların bir kısmının ise barıştan hoşnut olmayan eski FARC savaşçıları olduğu biliniyor. Çeteler gelirini büyük ölçüde kokain ticaretinden elde ediyor.

ABD’de günlük vaka sayısında rekor: 24 saatte 77 bin 300 vaka

Amerika Birleşik Devletleri’nde bir gün içerisinde 77 bin 300 kişiye yeni tip koronavirüs (Covid-19) tanısı konuldu. Bu sayı koronavirüs salgınının başlangıcından itibaren bir ülkede kaydedilen en yüksek vaka sayısı.

Guardian’da yer alan habere göre, vaka sayısına ilişkin veriler hükûmet verilerine göre belirlenen Johns Hopkins Üniversitesi takip sisteminde yayınlandı.

ABD şu anda koronavirüsten en çok etkilenen ülke konumunda. Şu ana kadar 3 milyon 696 bin 141 kişiye koronavirüs teşhisi konulan ülkede, 141 bin 130 kişi hayatını kaybetti.

Kepenkler yeniden indi

Koronavirüs vakalarının hızla artmaya başladığı Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) California eyaletinde sıkı karantina tedbirleri hafta başında tekrar yürürlüğe sokuldu.

Eyalette koronavirüs vakaları son iki hafta içerisinde yüzde 20 artınca, California Valisi Gavin Newsom, tüm barlara kepenk indirmeleri yönünde talimat verdi. Eyalette alışveriş merkezleri, restoranlar ve sinemalar da artan vakalar nedeniyle bir kez daha süresiz olarak kapatıldı.

 

2019 yılında 330 bin kişi Türkiye’den göç etti

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Uluslararası Göç İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre 2019’da Türkiye’den yurt dışına göç eden kişi sayısının bir önceki yıla göre yüzde 2 artarak 330 bin 289 oldu.

Göç eden nüfusun yüzde 54,6’sını erkekler, yüzde 45,4’ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye’den yurt dışına giden nüfusun 84 bin 863’ünü T.C. vatandaşları, 245 bin 426’sını ise yabancı uyruklu nüfus oluşturdu.

En fazla  göç 25-29 yaş grubundan

Türkiye’ye 2019 yılında göç edenlerin yaş grubu incelendiğinde, en fazla göç edenlerin yüzde 13,3 ile 25-29 yaş grubu olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,2 ile 20-24 ve yüzde 11,6 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye’den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 15,2 ile yine 25-29 yaş grubu olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13 ile 30-34 ve yüzde 12,6 ile 20-24 yaş grubu izledi.

En çok göç eden ve alan il İstanbul oldu

Türkiye’ye 2019 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 45,3 oranı ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul’u, yüzde 9,2 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 3,5 ile Bursa ve yüzde 2,2 ile İzmir takip etti.
Türkiye’den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 42,5 oranı ile İstanbul’un en fazla göç veren il olduğu görüldü. İstanbul’u, yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 5,4 ile Antalya, yüzde 3,4 ile İzmir ve yüzde 3,2 ile Bursa izledi.

Göç edenlerin yüzde 14’ü Iraklı

Türkiye’ye 2019 yılında gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 14,5 ile Irak vatandaşları aldı. Irak’ı, yüzde 13,8 ile Türkmenistan, yüzde 8,2 ile Afganistan, yüzde 7,5 ile Suriye ve yüzde 7,3 ile İran vatandaşları izledi.
Türkiye’den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 23,9 ile yine Irak vatandaşları aldı. Irak’ı, yüzde 7,3 ile İran, yüzde 6,8 ile Afganistan, yüzde 6 ile Azerbaycan ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları takip etti.

Greta Thunberg’den Avrupa liderlerine açık mektup

17-18 Temmuz tarihlerinde Avrupa Birliği’nin 2021-27 bütçesinin görüşüleceği toplantı öncesinde aralarında Greta Thunberg’in de bulunduğu aktivistler liderlere açık mektup gönderdi.

Luisa Neubauer, Greta Thunberg, Anuna de Wever van der Heyden ve Adélaïde Charlier tarafından kaleme alınan mektupta liderlere iklim hedeflerini güçlendirme çağrısında bulunuldu.

Ünlü isimlerden kampanyaya destek

İmza kampanyasına Nobel ödüllü  Malala Yousafzai, Leonardo DiCaprio ve Billie Eilish gibi ünlülerin yanı sıra genç aktivistler, iklim bilimcilerin ve binlerce kişi dahil oldu. Metinde “İklim ve ekolojik krizi kriz olarak ele almadan çözebileceğimizi iddia etmeyi bırakmalısınız” ifadeleri yer aldı.

Toplantıda aynı zamanda Yeni Nesil AB (Next Generation EU, NGEU) olarak bilinen yeni ekonomik toparlanma aracı da müzakere edilecek. Ortaya çıkacak anlaşma, AB’yi Avrupa Yeşil Düzeni’ne hizmet edecek şekilde ekonominin yeşil ve dirençli bir vizyonla toparlanması için doğru yola sokabilir.

‘Fosil yakıtı durdurun’

Bine yakın kişinin imzacı olduğu kampanyada şu talepler dile getirildi:

  • Fosil yakıt arama ve çıkarma konusundaki tüm yatırımları hemen durdurun, tüm fosil yakıt sübvansiyonlarını derhal sona erdirin ve fosil yakıtlardan hemen ve tamamen çıkın.
  • AB üye devletleri, Uluslararası Ceza Mahkemesinde ekositin uluslararası bir suç haline getirilmesini savunmalı.
  • Tüm rakamlara ve hedeflere tüketim endeksi, uluslararası havacılık ve nakliyeden oluşan emisyonları dahil edin.

‘IPCC’ye göre karbon bütçesi oluşturun’

  • Bugünden başlayarak- mevcut en iyi bilimsel çalışma olan ve bize küresel sıcaklık artışını 1,5°C’nin altına düşmede yüzde 66 oranında şans veren IPCC’nin bütçesine göre yıllık, bağlayıcı karbon bütçeleri oluşturun. Bunun, eşitliğin küresel boyutunu, devrilme noktalarını ve geri besleme döngülerini içermesi gerekir. Ve gelecekteki emisyon azaltma teknolojilerinin varsayımlarına bağlı olmamalı.
  • Demokrasiyi koruyun ve kollayın.

‘Acil durum gibi davranın’

  • İşçileri ve en savunmasız kişileri koruyan ve ekonomik, ırksal ve cinsiyete dayalı her türlü eşitsizliği azaltan iklim politikaları tasarlayın.
  • İklim ve ekolojik acil durumlara acil durum gibi davranın.
  • Dünyanın karmaşık olduğunu ve istediğimiz şeyin kolay olmayabileceğini çok iyi biliyoruz ve biliyoruz insanlığı korumak için gerekli değişiklikler çok gerçekçi görünmeyebilir. Ancak toplumumuzun, küresel ısınmaya doğru gidişattan ve bunun yanı sıra ‘aynı tas aynı hamamcılığın’ sonucu olarak meydana gelen diğer yıkıcı ekolojik sonuçlardan kurtulabileceğine inanmak çok daha gerçekçi değil.

 

 

CHP’li Barut: Beş ilde daha av ihalesine çıkıldı, tümü iptal edilmeli

Dersim’de 17 dağ keçisinin öldürülmesine ilişkin ihale iptal edildi ancak Türkiye’deki başka illerde yaban hayvanlarının avlanmaları için açılan farklı ihaleler sürüyor. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Ayhan Barut, Tarım ve Orman Bakanlığı 7. Bölge Müdürlüğü sorumluluk bölgesinde bulunan Adana, Mersin, Hatay, Niğde ve Kayseri’de 97 adet yaban keçisi için ihale yapılmasına tepki gösterdi.

16 Temmuz’da yapılan ihalenin yürütmesinin durdurulması için Adana 2’nci İdare Mahkemesi’ne dava açan Güven Boğa’nın başvurusu üzerine mahkemenin savunma için 5 günlük süre tanıdığını aktaran Barut, “Av ihalesi adıyla bilinen bu vahşetin bir daha hiç gündeme gelmemesi için tüm ihale ve işlemlerin artık kesin olarak son bulması gerekiyor. ‘Av ihaleleri hiç yapılmasın, canlara kıyılmasın’ istiyoruz, herkesten destek bekliyoruz” diye konuştu. 

Av katliamının tümüyle son bulması gerektiğini kaydeden ve kamuoyu talebinin yerine getirilmesini isteyen Ayhan Barut, şunları söyledi:

Avrupa Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi’ne göre korunması gereken türlerin avlanması yasak ama ihaleyle avlanılmak isteniyor. Av ihalesi adıyla bilinen bu vahşetin bir daha hiç gündeme gelmemesi için tüm ihale ve işlemlerin artık kesin olarak ve tümüyle son bulması gerekiyor. ‘Av ihaleleri hiç yapılmasın, canlara kıyılmasın’ diye herkesten destek bekliyoruz. Tunceli’deki ihale iptal edildi ama bu tür ihalelerin artık ülke gündeminden artık çıkması lazım. Doğayı ve yaşamı, toprağı ve suyu, içindeki bitki ve hayvanı, tüm canlıları korumalıyız. Herkesi sesimize ses vermeye, bu katliamları durdurmaya çağırıyoruz.”

97 yaban keçisi için 1 milyon 262 bin TL’ye ihale

Tarım ve Orman Bakanlığı 7. Bölge Müdürlüğü, sorumluluk bölgesinde bulunan Adana, Mersin, Hatay, Niğde ve Kayseri’de 97 yaban keçisi acente kotalarının avlattırılması için KDV hariç toplam 1 milyon 262 bin 500 lira bedelle ihale ilanı yayınladı. 16 Temmuz 2020 tarihinde bölge müdürlüğü binasında yapılacağı duyurulan ihalenin iptali için Güven Boğa isimli kişi, avukatı aracılığıyla Adana 2’nci İdare Mahkemesi’ne ‘yürütmenin durdurulması’ istemiyle başvuruda bulundu. Başvuruda şu gerekçeler ifade edildi:

  • İhale hukuku aykırıdır.
  • Söz konusu hayvanların avlanması, hem iç hukuka hem de uluslararası hukuka göre mümkün değildir.
  • Yaşam hakkı, her can için uygulanmalıdır.
  • Kutsal olarak kabul edilen bu hayvanların avlanması, inanç özgürlüğünü ihlal eder.
  • Av ihaleleri,  kültürel ve doğal miras alanlarını tehlikeye atar.
  • Dersim’de açılan ihalelenin durdurulması örnek alınmalıdır.

Dava dosyasını inceleyen Adana 2’nci İdare Mahkemesi ise davalı Tarım ve Orman Bakanlığı 7. Bölge Müdürlüğü’nden ihale, avlanılacak hayvanlar, yönetmelik ve uygulamalara ilişkin bilgi ve belgeleri talep ederek, savunma ve karar için beş günlük süre tanıdı.

AB’de iklim için dönüm noktası: Bütçe masada, aktivistler ‘Yeşil Toparlanma’ istiyor

17-18 Temmuz tarihlerinde Avrupa Birliği’ndeki hükümetlerin en üst düzey yetkilileri, birliğin 27 üye ülkesinin 2021 yılı bütçesi anlamına gelen 2021-27’nin yenilenmesi ve Çok Yıllık Mali Çerçeve’yi (MFF) görüşmek üzere aylar sonra ilk kez bir araya gelecek.

Toplantıda aynı zamanda Yeni Nesil AB (Next Generation EU, NGEU) olarak bilinen yeni ekonomik toparlanma aracı da müzakere edilecek. Ortaya çıkacak anlaşma, AB’yi Avrupa Yeşil Düzeni’ne hizmet edecek şekilde ekonominin yeşil ve dirençli bir vizyonla toparlanması için doğru yola sokabilir. Ancak bu anlaşma gerçekleşmezse de gelecek nesiller sürdürülebilir olmayan bir geleceğe maruz kalabilir.

İklim için ayrılan bütçeyi büyütme fırsatı

Avrupa Konseyi toplantısı öncesinde, Konseyin başkanlığını yapan Charles Michel tarafından yayınlanan müzakere metnine göre, AB bütçesi ve ‘İyileştirme ve Dayanıklılık Aracı’ kapsamındaki harcamaların en az yüzde 30’unun iklim hedeflerini desteklemesi gerekiyor.

Ayrıca bu harcamaların tamamının Paris Anlaşması hedefleriyle uyumlu olması ve “çevreye zarar vermeme” ilkesine uygun olması gerekiyor. Bu yılın başındaki planla karşılaştırıldığında bu miktar, iklim için 95 milyar Euro ek finansmana denk geliyor.

AB üyeleri bu hafta sonu, iklim için tahsis edilen harcamaların hacmini artırma ve ‘Yeni Nesil AB’ araçlarını genişletme fırsatına sahip olacaklar. Ayrıca, Yeşil Düzen hedefleriyle uyumlu olmayan yatırımları dışarıda bırakarak “çevreye zarar vermeme” ilkesini de güçlendirilebilme şansları olacak.

Avrupa’da eylem dalgası

Vatandaşlar, sivil toplum kuruluşları, ulusal ve bölgesel ölçekteki yöneticiler, Avrupa liderlerinin uygulanabilir bir Yeşil Toparlanma için uzlaşıya varmaları için sanal ve fiziksel olarak bir araya geliyor.

Bu bağlamda, hem sanal hem fiziksel olarak planlanan eylemler, müzakerelerdeki çıkmaza giren konuların, geleceği göz önünde bulunduran sürdürülebilir bir ekonomi lehine ilerlemesini amaçlıyor.

İklim değişikliğini merkezine alan bu eylemler serisinde toplumun farklı kesimleri bir araya geliyor. İklim bilimciler, aktivistler ve Nobel ödülüne sahip en genç insan olan Malala Yousafzai gibi ünlülerin de dahil olduğu sanal eylemler düzenleniyor:

Greta Thunberg’den imza kampanyası

Binlerce kişi, Greta Thunberg tarafından kaleme alınan ve Yousafzai’nin ve Leonardo Di Caprio’nun da imzacı olduğu mektupta, AB liderlerinin iklim krizini bir kriz olarak ele almalarını talep ediyor.

Rise for Climate Belgium – 27 gençlik hareketi, üye devletlerin tamamından Konsey toplantısı sırasında iklim değişikliği konusunda harekete geçmelerini talep ediyor. Eylemin videosuna ve etkinliğe ulaşmak için tıklayınız .

V4 Capitals şemsiyesi altında buluşan belediye başkanları Almanya Başbakanı Angela Merkel’e açık mektup gönderdi

Belediye başkanlarından çağrı

Slovakya Cumhurbaşkanı Zuzana Čaputová tarafından desteklenen Budapeşte, Bratislava, Prag ve Varşova belediye başkanları, Avrupa Yeşil Düzeni’ni onayladı. Grup aynı zamanda, AB’yi mevcut emisyon azaltım hedeflerini 2030 yılına kadar yüzde 55 artırmaya çağırdı.

WeMove, Avaaz – 1 milyondan fazla vatandaşın imzaladığı dilekçeyi sunmak için 17 Temmuz’da Brüksel’de düzenlenen bir eylem düzenlecek.

Yeşil Toparlanma talebiyle çevre konusunda çalışan 160 sivil toplum kuruluşunun bir araya gelmesiyle 1,3 milyon imza toplanan kampanyanın bir sonraki aşamasında 17 Temmuz Cuma günü sanal şekilde gerçekleşecek bir eylem düzenliyor.

İklim Eylem Ağı (Climate Action Network, CAN) Avrupa ve Güney Doğu Avrupa Banka İzleme Ağı (CEE Bankwatch) – AB üyelerinin bölgesel finansman ve ekonomik toparlanma fonlarını iklim değişikliğine etki etmeyecek şekilde yönlendirmesini talep ediyor. Rapora buradan ulaşabilirsiniz.

180,5 milyon vatandaşı temsil eden Under2’dan çağrı

Under2 Koalisyonu – Avrupa çapında 13 ulusal ve bölgesel yönetimin temsilcileri, AB üyelerinin yeşil toparlanmaya öncelik vermesini talep etti.

Under2 koalisyonunun üyeleri, 14 Temmuz’da kamuoyuyla paylaştıkları bildiride, hükümetlerin Yeşil Kurtarma paketlerini önceliklendirirken, ekonomileri desteklemenin yanı sıra iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağlayacak şekilde yer vermeleri gerektiğini bildirdi.

Mektup Almanya, İtalya, İspanya, Belçika, Hollanda, İskoçya, Galler ve Portekiz‘den Under2 koalisyonu bünyesindeki bölgesel ölçekteki yöneticilerin ve bakanların imzasını taşıyor. Under2 koalisyonu, 6 trilyon Euro’nun üzerinde toplam GSYİH’ye sahip olan 180,5 milyon vatandaşın yaşadığı bölgeyi temsil ediyor.

C40 kent yönetimlerinden öncülük etme sözü

C40 Kent yönetimleri, COVID-19 krizi sonrasındaki yeşil toparlanmaya öncülük etme sözü verdi.

700 milyon kişinin yaşadığı 96 yerel yönetimin koalisyonu olan C40 , COVID-19 krizi sonrasındaki ekonomik toparlanma kapsamında sağlık, temiz hava ve yeni istihdam alanlarına odaklanan yeni gündemini oluşturdu.

Green 10’dan açık mektup

Green10 10 Temmuz’da AB’deki karar vericilerden İyileşme ve Dayanıklılık Aracı’na dahil edilmemesi gereken sektörler belirlemesini talep eden mektup gönderdi.

Avrupa’nın iklim ve çevre politikaları üzerinde çalışan en büyük on sivil toplum kuruluşundan olan G10, AB’deki karar vericileri Toparlanma Fonu’nun iklim değişikliğini ve doğanın korunmasını değerlendirmeye davet ediyor. Mektuba bu linkten ulaşabilirsiniz.

Avrupa Enerji Tasarrufu İttifakı (European Alliance to Save Energy, EU-ASE) – 27 AB üyesinin hükümetlerine yönelik olarak COVID-19 salgınının yol açtığı ekonomik ve sosyal krizin yönetiminde liderlik etmesi ve uzun vadeli siyasi vizyon ortaya koyması çağrısında bulundu.

Bilim Kurulu üyesi Turan: Eylül-ekim aylarında ikinci dalgayı bekliyoruz

Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Sema Turan, “Bilim insanları olarak Covid-19 pandemisinde ikinci dalganın geleceğini ön görüyoruz. Özellikle vücut direncimizdeki değişiklikler, kalabalıkların artması, kapalı mekanlarda daha çok vakit geçirmeler nedeniyle ikinci dalga için eylül-ekim ayları beklediğimiz aylar” dedi.

Ankara Şehir Hastanesi Yoğun Bakım Uzmanı Turan, gerekli önlemlerin şimdiden alınmasını istedi: 

Yaz aylarında kişilerin dirençlerinin biraz daha iyi olması, vaka sayılarının bir miktar azalması gözümüzü boyamasın. Özellikle vücut direncimizdeki değişiklikler, kalabalıkların artması, kapalı mekanlarda daha çok vakit geçirmeler nedeniyle ikinci dalga için eylül-ekim ayları beklediğimiz aylar. Vakalar henüz bitmiş değil. Rehavete kesinlikle kapılmamak lazım. Bununla ilgili yaptığımız uyarılar bazen halkımızda ‘Ne kadar çok uyarı yapıldı’ diye bir düşünceye sebep olabilir. Ama bu çok önemli ve önemli olduğunu gördüğümüz için vurgulamaya devam ediyoruz.”

Yoğun bakımdaki hastalar

Doç. Turan, yoğun bakımdaki insanların halinin kendilerini çok üzdüğünü belirterek şunları anlattı:

Yoğun bakımda solunum açlığı içerisindeki hastaları görmekten oldukça mutsuzuz. Sağlık sistemimiz bu virüsü engellemek ve tedavi etmek için uğraşıyor, sağlık çalışanlarımız çok büyük efor sarf ediyor. Olay bitmiş değil.  Ondan dolayı bu konuda halkımızın virüse karşı dikkatini maksimum seviyeye çekmek istiyoruz. Hiç kimse bu şekilde bir solunum açlığı yaşamamalı. Ne yazık ki Covid-19’un yarattığı klinik tablo bu. Yarattığı tablo nedeniyle de hastaları kaybedebiliyoruz. O yüzden eylül ve ekim ayları önemli aylar. Vaka sayıları artabilir. Sağlık sistemimiz buna yetmek için elinden geleni yapacak, yapmaya da devam edecek. Fakat eğer biz önlemleri ciddiye alırsak, bu önlemlere harfiyen uyarsak bu sayılar azalacaktır. Ve beraberinde belki önümüzdeki aylarda bu hastalıktan kurtulmuş olabileceğiz”

Kurban Bayramı’na dikkat!

Kurban Bayramı’na giden sürecin hastalığın yayılma oranı bakımından çok önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Turan şöyle konuştu: “Alınacak önlemler rehberini biz de Bilim Kurulu olarak hazırlayıp yayımladık. Önümüzdeki günlerde uyarılarımızı tekrar ileteceğiz. Mümkün olduğu kadar toplu alanlarda maskesiz bulunmamaları gerektiğini, birbirleriyle el sıkışmamaları gerektiğini tekrardan hatırlatmak istiyorum. Özellikle toplu mekanlardan uzak durmak, bayramlaşmalarda Ramazan Bayramı’nda yaptığımız gibi sevdiklerimize mümkün olduğu kadar telefonla ulaşmak önemli olacaktır.” 

HDP’den eşini darp eden partili Mensur Işık hakkında kesin ihraç talebiyle soruşturma

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi, eşi Ebru Işık’a şiddet uygulayan Muş Milletvekili Mensur Işık hakkında kesin ihraç talebiyle soruşturma başlattı.

Yapılan açıklamada, yetkileri dondurulan Işık’ın savunmasının istendiği belirtildi:

Araştırmalarımız sonucunda Merkezi Disiplin Kurulumuz; Ebru Işık’ın ilk beyanını esas alarak Mensur Işık hakkında kesin ihraç talebiyle Kadın Meclisimizin başvurusu üzerine soruşturma başlatmıştır. Tüm yetkileri tedbiren durdurulan Işık’ın savunması alınacaktır.

Hiçbir şekilde kabul etmediğimiz kadına yönelik şiddete karşı tavrımız nettir. Kimden ve nereden gelirse gelsin, erkek şiddetine asla geçit vermeyeceğimizi bir kez daha belirtmek istiyoruz. Örgütlenen erkek egemenliği karşısında ‘Kadın Mücadelesi Her Yerde’ diyerek her türlü şiddete karşı sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Hiçbir kadın yalnız değildir.

Açıklamada Kadın Meclisi’nin sürecin takipçisi olacağı ifade edildi.