Ana Sayfa Blog Sayfa 1401

İzmir Barosu’na ‘Diyanet Eleştirisi’ için soruşturma izni

İzmir Barosu, Başkan Özkan Yücel ile baronun Yönetim Kurulu üyelerine Adalet Bakanlığı’nın izin vermesi üzerine soruşturma açıldığını açıkladı.

25 Nisan 2021’de  “Nefrete inat, yaşasın hayat” başlıklı bir basın açıklaması yapan İzmir Barosu, “Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın 24 Nisan 2020 tarihindeki cuma hutbesindeki LGBTİ+’lara, resmi evlilik niteliği taşımayan bazı ilişki pratiklerine ve HIV’le yaşayan kişilere yönelik açıklamalarının” nefret söylemi olduğunu söylemişti.

Soruşturmayla ilgili yazılı bir açıklama yapan Baro, “Sesimizi kısamayacaksınız!” dedi:

‘Teslim olmayacağız, biat etmeyeceğiz’

“Üstünde başkanı olduğu kurumun resmi cübbesiyle “keşke Yunan galip gelseydi” diyenleri ziyaret ederek bunu 10 Kasım’da basına servis eden; elinde tuttuğu kılıçla okuduğu hutbede Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e lanet okuyan; 21. yüzyılda nikahsız hayatı suç ve hastalık sebebi görüp LGBTİ+ olmayı nesli çürütmekle bir tutan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın ayrımcı ifadelerine karşı yaptığımız 25.04.2020 tarihli açıklama için İzmir Barosu Başkanı Av. Özkan Yücel ile on yönetim kurulu üyesine soruşturma açılmış, bu soruşturma için Adalet Bakanlığı tarafından izin verildiği Baro Başkanlığımıza bildirilmiştir.

Her geçen gün daha da su yüzüne çıkan mafya siyaset ilişkilerine, yolsuzluk ve usulsüzlüklere dair hiçbir ses çıkaramayan savcıların, hukuku siyasetin esiri haline getirmiş Adalet Bakanlığı’nın, konu evrensel hukuku ve Cumhuriyet değerlerini korumaktan başka gayesi olmayan İzmir Barosu yöneticileri olunca takındığı tavır, ülkemiz hukukunun düştüğü içler acısı halin açık göstergesidir.

İzmir Barosu’nun sesini soruşturmalarla, yargılamalarla, cezalarla kısamayacaksınız. Adınızın önünde yer alan “Adalet” ifadesinin hilafında yaptığınız her işlem, görevinizi ihmal edip kötüye kullandığınız her hukuki muamele, tarih boyunca bir utanç vesikası olarak sizi takip edecektir.

Ülkemizin en büyük ihtiyacı halini alan adalet ve hukuk devleti için yılmaz bir kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceğiz. Vazgeçmeyeceğiz, teslim olmayacağız, biat etmeyeceğiz.”

Ali Erbaş ne demişti?

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, 24 Nisan 2020 Cuma hutbesinde şunları demişti:

“Ey insanlar! İslam zinayı en büyük haramlardan kabul ediyor. Lûtîliği, Eşcinselliği lanetliyor. Nedir bunun hikmeti. Hastalıkları beraberinde getirmesi ve nesli çürütmesidir, bunun hikmeti. Yılda yüzbinlerce insan gayri meşru ve nikâhsız hayatın İslamî literatürdeki ismi zina olan bu büyük haramın sebep olduğu HIV virüsüne maruz kalıyor. Geliniz bu tür kötülüklerden insanları korumak için birlikte mücadele edelim.”

Ali Erbaş’ın bu açıklamasına tepki gösteren Ankara ve Diyarbakır baroları hakkında da daha önce soruşturma başlatılmıştı.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı da Erdoğan da Erbaş’a destek olmuştu. Erdoğan şunları söylemişti:

“Başkanımız bir açıklama yaptı. Bu açıklamasıyla sadece inancını, ilminin ve yürüttüğü görevin gereğini yerine getirmiştir. Söyledikleri de sonuna kadar doğrudur…. Bu Ankara Barosu’nun yetkisinde olan bir konu değildir. Ankara Barosu’nun açıklaması başta olmak üzere Diyanet İşleri Başkanı’mıza karşı kullanılan üslup İslam’a karşı kasıtlı bir saldırı halini almıştır. Saldırı, devletimize yapılan bir saldırıdır.”

 

Uluslararası Af Örgütü: Türkiye kadın haklarında saati 10 yıl geriye aldı

Uluslararası Af Örgütü, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi‘nden çekilmesine yönelik bir açıklama yaptı. Açıklamada atılan adımın milyonlarca kadın ve kız çocuğunu daha yüksek bir şiddet riskiyle karşı karşıya bırakacağı söylendi.

Açıklamada 10 yıl önce imzalanan bu anlaşmadan çekilen Türkiye’nin uluslararası bir insan hakları sözleşmesinden çekilen ilk Avrupa Konseyi üyesi olduğu ve bu bakımdan tarihe geçtiği belirtildi.

‘Ürkütücü bir emsal oluşturdu’

DW’nin aktardığına göre  Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnès Callamard, “Türkiye kadın haklarında saati 10 yıl geriye aldı ve ürkütücü bir emsal oluşturdu” ifadelerini kullandı ve şöyle devam etti:

İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmek, istismar eden, sakat bırakan ve öldüren faillere kayıtsız ve tehlikeli bir mesaj veriyor, bunları cezasız kalarak yapmaya devam edebilecekleri mesajını. Bu vahim karar tüm dünyada kadın hakları savunucuları için birleştirici oldu ve haklarımıza yönelik gelecek saldırılara karşı durmak için bir araya gelmek zorundayız.

Fotoğraf: Emre Orman / csgorselarsiv.org

Neler yaşandı?

İstanbul Sözleşmesi olarak bilinen Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nden çekilme kararı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla 20 Mart 2021 tarihinde yayınlanmıştı.

Sözleşmeden çekilme yetkisinin Cumhurbaşkanı’nda değil TBMM’de olduğu bu sebeple kararın iptal edilmesi gerektiği belirtilerek Danıştay’a yapılan başvuru ise üçte iki oyla reddedildi. Böylece Türkiye ilk imzacısı olduğu sözleşmeden 1 Temmuz 2021 itibariyle çekilmiş oldu.

 

Avukatı açıkladı: Çiftlik Bank’ın kurucusu Mehmet Aydın Brezilya’da teslim oldu

Binlerce kişinin mağduriyetine sebep olan Çiftlik Bank‘ın kurucusu Mehmet Aydın‘ın kısa süre içinde bulunduğu ülkedeki Türkiye elçiliğine teslim olacağı yönündeki açıklamasının ardından, Brezilya Sao Paulo’da teslim olduğu açıklandı.

“Tosuncuk” lakaplı Mehmet Aydın, kurduğu Çiftlik Bank’la binlerce kişiyi dolandırmış, ardından yurt dışına kaçmıştı. Aydın, kırmızı bültenle aranıyordu.

İşlemlere başlanıldı

Sözcü‘de yer alan habere göre, Mehmet Aydın’ın avukatı Şehmus Uluç, gazeteye yaptığı açıklamada konsoloslukla bağlantı kurduklarını ve Aydın’ın Türkiye’ye iadesi için resmi işlemlere başlanıldığını ifade etti.

‘Ben de mağdur oldum’

Dün avukatları Şehmus Uluç ve Fatih Kuş aracılığıyla Sözcü’ye bir video gönderen Mehmet Aydın, kendisinin de mağdur edildiğini ve kısa zamanda teslim olacağını kaydetmişti:

 Ben Mehmet Aydın. Bilindiği gibi Çiftlik Bank’ın kurucusu ve mucidiyim. Bu projeye başlarken hedefim oyun platformumuzu kullanan kişilerin hem oyun oynamaları, hem de şirketimizin reklam bütçesi için ayırdığı paradan faydalanmaları, ek bir gelir elde etmelerini sağlamaktı.

Hiçbir zaman kimseyi zarara uğratmak veya dolandırmak şeklinde düşüncem ve girişimim olmadı. Kurmuş olduğumuz oyun platformu sizler tarafından sevildi ve benimsendi. Biz de sizden aldığımız güç ile Türkiye’nin 81 ilinde bayilikler, et, süt, bal ve yumurta tesisleri yatırımları yaptık.

Ancak gelinen son süreçte şirketin çok fazla büyümesi, etrafındaki kötü niyetli insanların haksız kazançlar elde etmesi ve etmeye çalışmalarını, şirketin büyüklüğü nedeniyle geç fark ettiğimden sizler gibi ben de mağdur oldum.

Mağduriyetleri gidermek adına yurt dışında bulunduğum süre boyunca elimden geleni yaptım ancak hakkımda açılan soruşturma, kovuşturma ve yakalama kararları nedeniyle bir netice elde edemedim.

Suçsuzluğumu ve mağduriyetimi kanıtlamak için kendi hür irademle Türk yargısına teslim olacağım. Bu noktada Türk yargısına vereceği kararda ve gerçeği bulacağımıza hiç şüphem yoktur.”

Interpol’ün en çok arananlar listesinde

1991 Bursa doğumlu Çiftlik Bank’ın kurucusunun, milyonlarca doları yurt dışına götürdüğü iddia edilmişti. Aydın, Interpol’ün en çok aranan listesine de girmişti.

KKTC merkezli Çiftlik Bank’a yaklaşık 500 bin kişinin para yatırdığı iddia ediliyor.

Çiftlik Bank, internet üzerinden oynanan bir oyun. Oyunda, gerçek parayla tavuklar ve büyükbaş hayvanlar satın alınıyor, bu hayvanların her gün size para kazandırdığı iddia ediliyor.

Tanıtımlarda, Çiftlik Bank’ın bir yılda 1’e 3 verdiği öne sürülüyor.

Ancak daha çok para kazanmanız için daha çok gerçek parayla yatırım yapmanız gerekiyor.

Sermaye Piyasası Kurulu’nun raporuna göre, oyun aracılığıyla 77 bin 843 kişiden 511 milyon TL toplandı. 62 bin 877 kişiye 393,3 milyon TL ödeme yapıldı. Kalan para da Kıbrıs’a ve Çiftlik Bank CEO’su Mehmet Aydın ile eşinin hesabına aktarıldı.

Kadınlar bugün Türkiye’nin dört bir yanında sokakta: İstanbul Sözleşmesi bizim

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzaladığı İstanbul Sözleşmesi’nden çıkma kararı doğrultusunda, sözleşmenin feshedileceği 1 Temmuz tarihinde kadınlar sokağa çağrı yaptı.

İstanbul Sözleşmesini Uygula hesabı tarafından yapılan açıklamada “Bize yaşam hakkı tanımayanlara, o zaman hayat olağan akışında akamaz diyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Kadınlar sokakta

Türkiye’nin dört bir yanından kadınlar kazanılmış haklarından ve İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmeyeceklerini söylemek için protesto düzenleyecek.   Ekmek ve Gül’ün aktardığına göre kadınların çağrı yaptığı iller ise şu şekilde:

İstanbul
Saat: 19.00
Taksim/Tünel

Ankara
Saat: 18.30
Sakarya Caddesi

İzmir
Saat: 18.30
İzmir Türkan Saylan Kültür Merkezi önü

Adana
Saat: 18.00
İnönü Parkı

Antalya
Saat: 19.00
Kışlahan Meydanı

Artvin Hopa
Saat: 16.30
Orta Hopa eski hastane önü

Balıkesir
Saat: 18.00
Ali Hikmet Paşa Meydanı

Balıkesir-Edremit
Saat: 16.00
Edremit Cumhuriyet Meydanı

Bursa
Saat: 19.00
Fomara önü

Denizli
Saat: 18.30
Çınar Meydanı

Dersim
Saat: 17.30
Seyit Rıza Meydanı

Eskişehir
Saat: 18.30
Adalar Migros Önü

Elazığ
Saat: 17.00
Hozat Garajı önü

Gaziantep
Saat: 18.00
Kırkayak parkı

Kayseri
Saat: 17.00
Cumhuriyet meydanı

Kocaeli
Saat: 19.00
Belediye iş hanı önü

Gebze
Saat: 18.30
Trafo Meydanı

Malatya
Saat: 16.00
Postane önü

Manisa
Saat: 18.00
Manolya Meydanı

Mersin
Saat:19.00
Koshimoto

Mersin- Tarsus 
Saat: 19.00
Yarenlik alanı

Muğla
Saat: 18.30
Sınırsızlık Meydanı

Samsun
Saat:18.00
Küçükpazar / Eski vergi dairesi önü

Tekirdağ- Çorlu
Saat: 19.30
Atatürk Meydanı

Kılıçdaroğlu’nun da arasında bulunduğu 20 milletvekilinin dokunulmazlık dosyası Meclis’te

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun dosyasının da arasında bulunduğu 15’i HDP’li toplamda 20 milletvekiline ait dokunulmazlık dosyaları, TBMM Başkanlığına sunuldu.

Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Cumhurbaşkanlığı Tezkereleri, Meclis Başkanlığınca “Gelen Kağıtlar” listesinde yayınlanarak Anayasa ve Adalet Komisyonu Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon’a havale edildi.

Hangi isimler var?

AA’nın paylaştığı bilgilere göre fezlekeleri Karma Komisyon’a sevk edilen milletvekilleri şu şekilde sıralandı:

“CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay Pekgözegü, HDP Şırnak Milletvekili Hüseyin Kaçmaz, HDP İzmir Milletvekili Murat Çepni, HDP Iğdır Milletvekili Habip Eksik, HDP Van Milletvekili Sezai Temelli, HDP İstanbul Milletvekili Hakkı Saruhan Oluç, HDP Şanlıurfa Milletvekili Nusrettin Maçin, HDP Diyarbakır Milletvekili İman Taşçıer, HDP Şanlıurfa Milletvekili Ayşe Sürücü, HDP Diyarbakır Milletvekili Dersim Dağ, HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, HDP Şırnak Milletvekili Nuran İmir, HDP Muş Milletvekili Mensur Işık, HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, HDP Muş Milletvekili Şevin Coşkun, İYİ Parti İstanbul Milletvekili Ahmet Çelik, DP Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt, TİP Hatay Milletvekili Barış Atay Mengüllüoğlu, DBP Diyarbakır Milletvekili Salihe Aydeniz.”

Gelen fezlekeler arasında Salihe Aydeniz‘in iki dosyası bulunuyor.

TBP Başkanı Özgür Aybaş duyurdu: İçkiye zam geliyor

Tekel Bayileri Platformu (TBP) Başkanı Özgür Aybaş, 8 Temmuz’da bazı içki fiyatlarına zam geleceğini duyurdu.

Aybaş, gelen bu zamların Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) zammı olmadığını, maliyet zammı olduğunu kaydetti.

Aybaş, daha önce yaptığı bir paylaşımda da biraya çok büyük zam geleceğini söylemişti.

Zam gelecek içkiler

Özgür Aybaş’ın paylaştığı yeni fiyatlar arasında bira ve rakı bulunmasa da, Aybaş bir kullanıcının bira ve rakıya zam gelip gelmeyeceği sorusunu “Hepsine gelecek” şeklinde cevapladı.

TBP Başkanının paylaştığı zamlı içkiler ve fiyatları ise şöyle:

Üniversite harçlarına ortalama yüzde 10 zam yapıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın imzasıyla Resmi Gazetede yayınlanan kararla 2021-2022 eğitim-öğretim yılında yükseköğretim öğrencilerinin ödeyeceği katkı paylarına ortalama yüzde 10 zam yapıldı.

Kararla birlikte tıp fakültesi öğrencilerinin ödeyeceği harç 642 liradan 706 liraya çıkarken, hukuk öğrencilerinin ödeyeceği miktar ise 340 liradan 374 liraya çıktı.

Hangi bölüme ne kadar zam yapıldı?

Uzaktan ve ikinci öğretimde ise veterinerlik fakültelerinde öğrencilerden alınacak para 2 bin 319 liradan 2 bin 549 liraya, inşaat ve mimarlık fakültelerinde 1661 liradan 1825 liraya, hukuk ve işletme fakültelerinde 1255 liradan 1379 liraya yükseldi. Karara göre diğer bölümlerde ödenecek güncel fiyatlar ise şöyle:

  • Diş hekimliği:590
  • Veterinerlik: 462
  • Pilotaj: 562
  • Bilgisayar: 463
  • İnşaat: 463
  • Mimarlık: 463
  • Güzel Sanatlar: 377
  • Fen Edebiyat: 340
  • İktisat: 374
  • İşletme: 374

Elektriğe yüzde 15, doğal gaza yüzde 12 zam

Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu, (EPDK) elektrik tüketim tarifelerinde düzenlemeye giderek, 1 Temmuz-31 Eylül 2021 dönemi için tüm tüketici gruplarında elektrik fiyat tarifelerini yüzde 15 artırdığını açıkladı.

Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş (BOTAŞ) de temmuz ayından itibaren geçerli olmak üzere, doğal gaz fiyatlarında konut abonelerinin tarifesinde yüzde 12, sanayi grubu tarifesinde ise yüzde 20 artışa gitti.

Sanayi grubu tarifesine yüzde 20 zam

BOTAŞ’ın yaptığı zam, haziranda geçerli olan tarifeye göre yüzde 12 artışla 1000 metreküp doğal gaz için 1488 TL, sanayi aboneleri için yüzde 20 artışla 1783 lira 354 TL oldu.

Elektrik üretim santrallerinin kullandığı 1000 metreküp doğal gazın fiyatı da yüzde 20,2 artarak 2060 TL oldu.

16 Avrupa ülkesi 2030’a kadar kömürden çıkma taahhüdü verdi

İspanya ve Kuzey Makedonya’nın da Kömür Sonrası Enerji İttifakı’na (PPCA) katılmasıyla Avrupa’da kömürden çıkma taahhüdü veren ülke sayısı 16’ya yükseldi.

Kuzey Makedonya iki kömürlü termik santralini 2027’ye kadar kapatacak. İspanya ise 2019’dan bu yana tüm kömür madenlerini ve kurulu kömür kapasitesinin yarısından fazlasını kapatmasına rağmen kömürden çıkış için 2030 yılı gibi daha iddiasız bir tarih seçti. İspanya’da kapanmayı bekleyen yedi santral var.

Karadağ da 2035’e kadar kömürden çıkma hedefiyle PPCA’ya katıldı ancak bu taahhüt Birleşmiş Milletler Paris İklim Anlaşması’nın 2030’a kadar kömürden çıkılması gerektiğine dair koyduğu hedefin beş yıl gerisinde kalıyor.

Polonya’da sevindirici adım

Polonya hükümetinin kömür odaklı enerji politikasına rağmen Doğu Wielkopolska’nın, PPCA’ya katılan ilk Polonya bölgesel idaresi olması ise en beklenmedik ve sevindirici gelişmelerden biri oldu.

Bölgedeki maden ve santrallerde yaklaşık 4 bin kişi istihdam ediliyor. 2030 yılına kadar kömürden çıkmayı planlayan bölgenin kömür altyapısının sahibi ZE PAK, Polonya hükümetinin kömürden çıkmayı planladığı tarihin tam 19 yıl önüne geçti.

Fotoğraf: Shutterstock

‘Türkiye de bu kervana katılmalı’

Kömürün Ötesinde Avrupa (Europe Beyond Coal) Kampanyacısı Duygu Kutluay  “Halk ve çevre sağlığını gözeten hava kalitesi standartlarına sahip, kirletenin ödediği ve kömür gibi yok olmakta olan sektörlerin kamu kaynaklarıyla ayakta tutulmadığı ülkelerde kömürden çıkışın hızlandığını görüyoruz. İtalya ve Yunanistan gibi kömürden çıkış tarihini erkene alan ülkeler kervanına İspanya da katıldı” dedi.

Kutluay açıklamasında “Bu ülkelerle benzer yenilenebilir enerji zenginliğine sahip Türkiye’nin de bir an önce dünyanın hızla terk ettiği kömürde ısrarını bırakması ve kimseyi mağdur etmeden daha temiz ve adil bir gelecek yaratmak için enerji dönüşümü planlarını güçlendirmesi lazım” ifadelerini kullandı.

‘İlk adım kömürden çıkmak’

Uluslararası Hukuk ve Çevre Enstitüsü (IIDMA) çevre avukatı Carlota Ruiz-Bautista, sıfır karbon ekonomiye geçmenin ilk adımının kömürden çıkmak olduğunu belirterek şöyle konuştu:

“İspanyol hükümeti, 2018’de kömürlü termik santrallerin ve madenlerin kapatılmasının kaçınılmaz olduğunu fark etti. Bu süreçte kömüre bağımlı topluluklara net ve iyimser bir gelecek güvencesi veren adil bir geçiş stratejisi geliştirdi, bu sayede kapanmalara karşı direnç azaldı. Şimdi hükümetin kalan tesisleri mümkün olan en kısa sürede ve en geç 2025’te kapatmak için operatörlerle birlikte çalışması gerekiyor.”

Fotoğraf: Shutterstock

Kömürden çıkacak ülkeler

Kömürden çıkma taahhüdü veren ülkeler ve çıkış tarihleri ise şu şekilde: Belçika (2016), Avusturya (2020), İsveç (2020), Portekiz (2021 sonu), Fransa (2022), Birleşik Krallık (2024), Macaristan (2025), İtalya (2025), İrlanda (2025), Yunanistan (2025). Kuzey Makedonya (2027) Danimarka (2028), Finlandiya (2029 ortası), Hollanda (2029 sonu), Slovakya (2030) ve İspanya (2030).

Kömür Sonrası Enerji İttifakı

Kasım 2017’de İngiltere ve Kanada, Kömür Sonrası Enerji İttifakı’nın (PPCA) kurulmasına önayak oldu. PPCA altındaki deklarasyonu imzalayan hükümetler, Birleşmiş Milletler Paris İklim Anlaşması hedefleri ile uyumlu bir şekilde OECD ve AB üyesi ülkeler için 2030, diğer ülkeler için 2050 yılından sonra olmamak üzere mevcut kömür kullanımını sıfırlamayı hedefliyor.

PPCA’ya şu ana kadar 18 AB üye ülkesi (Avusturya, Belçika, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, Macaristan, İrlanda, İtalya, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Hollanda, Portekiz, Slovakya, İspanya, İsveç) ve 5 AB üyesi olmayan (Lihtenştayn, Karadağ, Kuzey Makedonya, İsviçre, Birleşik Krallık) Avrupa ülkesi katıldı.

Europe Beyond Coal

Kömürün Ötesinde Avrupa (Europe Beyond Coal), mevcut kömür madenleri ve kömürlü termik santrallerin kapanması, yeni kömür projelerinin yapımının önlenmesi ve temiz, yenilenebilir enerji ile enerji verimliliğine adil geçişin hızlandırılması için çalışan sivil toplum gruplarının oluşturduğu bir ortaklık.

Bu gruplar, Avrupa’nın en geç 2030 yılına kadar kömürden kurtulması için yürütülen bu bağımsız kampanyaya zaman, enerji ve kaynaklarını ayırıyor.

Karadeniz’in Yaylakent’i çürümeye terk edildi

Karadeniz Bölgesi‘nde örnek yayla modeli oluşturularak, turizmin geliştirilmesi amacıyla 1998 yılında, Trabzon‘un Akçaabat ilçesindeki Hıdırnebi Yaylası‘nda hayata geçirilen Yaylakent projesi kaderine terk edildi.

Proje kapsamında altı ev, 25 odalı otel, 300 kişilik toplantı ve seminer salonu ile 50 kişilik restoran yapılmıştı. Üç yıl yıl önce hukuki anlaşmazlıklar nedeniyle kiracısı tahliye edilen tesislerin kapısına kilit vuruldu.

Fotoğraf: Selçuk Başar/DHA

‘Yıkılmaya başladı’

Hıdırnebi Yaylası’nda turizm tesisi işletmecisi Kahraman Akdoğan, DHA’ya yaptığı açıklamada yaylaya gelen turistlerin kalacak yeri olmadığı için geri döndüğünü anlattı:

Burası yıllardır kapalı. Güzelim tesis yıkılmaya başladı. Bizim içimiz gidiyor. Boş kalacağına bize versinler, biz işletelim. Binlerce turist geliyor buraya. Her gelen turist, gezdikten, fotoğraf çektirdikten sonra geri dönüyor. Kalacak yerleri yok. Gelip, gelip geri dönüyorlar. O alan yeniden faaliyete geçsin istiyoruz.

‘Turistler geri dönüyor’

İşletme sahibi Mehmet Usta ise “Yaylamıza çok turist geliyor. Yaylada konaklama yok. Gelen turistler, burada kalmak, sabahları böyle bir temiz hava ile güzel doğa ile uyanmak istiyor ama gelen herkes geri dönmek zorunda kalıyor” dedi.

Usta açıklamasında “Eskiden ‘Yaylakent’ açıktı. Yaz kış burada turistler olurdu ama şimdi gelen de hizmet bulamadığı için bir daha gelmek istemiyor. ‘Yaylakent’ turizme kazandırılsın, çürümeye bırakılmasın” ifadelerini kullandı.