Ana Sayfa Blog Sayfa 1294

Yeşiller Partisi’nden İklim Forumu’na çağrı

Yeşiller Partisi 5 Eylül Pazar günü saat 13.00’da düzenlenecek İklim Forumu için çağrı yaptı. İklim değişikliğiyle ilgili farklı alanlarda uzman kişilerin yer alacağı etkinlik çevrimiçi olarak gerçekleştirilecek.

Parti tarafından yapılan açıklamada “Son dönemde yaşadığımız orman yangınları ve seller gibi afetlere karşı verilen tepkilerde iklim krizine dair genel farkındalığın ve politikaların eksikliğinin ne kadar derinleşmiş olduğunu hep birlikte gözlemliyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Kimler yer alacak?

İklim kriziyle mücadelenin azaltım başlığına odaklanılacak forumun başlangıcında konunun uzmanları, akademisyenler, aktivistler, mağdurlar ve alanda çalışanlar gibi farklı öznelerden katkılar alınacağını belirten Yeşiller Partisi, sonrasında da herkesin katkı yapabileceği bir formatta devam edileceğini belirtti.

Etkinlikte yer almak için bu adres üzerinden kayıt formunu doldurmak gerekiyor.

 

Kazma Bırak: Nefreti değil dayanışmayı yükselten ekolojik barış hareketini selamlıyoruz

Kıbrıs, Yunanistan ve Türkiye‘den 68 örgütün oluşturduğu Kazma Bırak Kampanyası 1 Eylül Dünya Barış Günü için bir açıklama yayınladı.

Ortak açıklamada “Türkiye, Kıbrıs ve Yunanistan kardeş halklarının Dünya Barış Günü’nü kutluyor, haklarımız arasında nefreti değil dayanışmayı yükselten ekolojik barış hareketimizi selamlıyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Grandi’nin sözleri hatırlatıldı

Açıklamada 2020 ortası itibariyle tüm dünyada yerinden edilen kişilerin sayısının 80 milyonu aştığını açıklayan BM Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Grandi‘nin “Geçtiğimiz 10 yıl içinde zorla yerinden edilen kişilerin sayısı iki katına çıktı. Bu, uluslararası toplumun barışı koruyamadığını göstermektedir. Bu korkutucu tabloda ne yazık ki yeni bir eşiği daha aşıyoruz ve dünya liderleri savaşa dur demedikçe durum daha da kötüye gidecek” sözü hatırlatıldı.

Sonrasında ise “Dünyamızın karşı karşıya olduğu çoklu kriz, sorumluluğu üstlenenleri bile durumu tanımlamak için bu tür sözcükleri kullanmaya zorladığına göre, karşılaştığımız sorunun büyüklüğünü siz hayal edin” ifadeleri kullanıldı.

‘Çözüm yerine manipülasyon var’

Covid-19 sürecinde yaşadığımız çoklu krizin zorla yerinden edilmiş kişilerin hâlihazırda yaşadıkları sorunları daha da derinleştiğine değinilen açıklamada “Tüm dünyada çatışmaların temelinde yatan nedenleri çözüme kavuşturmak yerine, mülteci karşıtı ırkçı politikalarla halkların yöneticilere karşı öfkesi manipüle edilmeye çalışılıyor” denildi.

Halkların dayanışma duygularının insan hakları temelli çözüm önerileri yerine yalan haber ve iftiralarla öfkeye dönüştürüldüğüne dikkat çekilen açıklamada “Bölgemizi kasıp kavuran son orman yangınlarında da gördük ki; sürekli ırkçılığı körükleyen, halkları birbirine kırdırmanın eşiğine getiren Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs devletleri her sene silahlanma için milyarlarca dolar ayırabilirken, sıra yangın söndürme ekipmanlarına ve personeline gelince kaynak yok diyorlar” tepkisi gösterildi.

‘Doğa ve barış için’

“Savaş, rant ve kardan başka gözleri bir şey görmeyen zombi hükümetler ve şirketlere karşı; insanlığın da doğanın da ortak çıkarları, bu yıkıcı politikaları, yani kapitalizmi durdurmaktan, ‘artık yeter’ demekten geçiyor” ifadelerinin yer aldığı açıklama şu sözlerle sona erdi:

“Ardı ardına kapitalist felaketlerle karşı karşıya olduğumuz bu dönemde barışı yöneticilerin insafına bırakmanın insanlık için bir intihar girişimi olduğunun farkındayız. Halkların birbirine karşı kışkırtılmadığı, milyarlarca doların silahlara değil, gezegenimizdeki yangının söndürülmesi için kullanıldığı, insan ve doğa ile BARIŞ için dayanışmayı aşağıdan örgütlemeye devam edeceğiz. Çünkü hem doğanın hem de insanlığın geleceği buna bağlı.”

Karaismailoğlu: Kıbrıs’a yaklaşan petrol sızıntısına karşı Akdeniz’i bariyerle kapatıyoruz

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Suriye‘nin Baniyas ilindeki elektrik santralinde bulunan yakıt depolama tankında meydana gelen sızıntıya ilişkin açıklama yaptı.

Yapılan yazılı açıklamada petrol sızıntısının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kıyılarına zarar vermemesi için Bakanlığın teyakkuza geçtiği belirtildi.

Akdeniz’deki Suriye kaynaklı petrol sızıntısına bağlı deniz kirliliği konusunda Bakanlık olarak harekete geçtiklerini aktaran Karaismailoğlu, sızıntıya karşı Akdeniz’i bariyerlerle kapattıklarını bildirdi.

‘KKTC yardım istedi’

Kirliliğin kıyıları tehdit etmesi üzerine KKTC’nin Türkiye’den yardım istediğine dikkati çeken Karaismailoğlu, “Talimatlarım doğrultusunda petrol kirliliğinin KKTC kıyılarına zarar vermemesi için Denizcilik Genel Müdürlüğü tarafından acil müdahale başlatıldı” dedi.

Açıklamada aktarılan bilgilere göre petrolü temizlemek için 1100 metre deniz bariyeri, 3 petrol toplama sıyırıcı, 2 bin emici ped, 700 metre emici sosis bariyer, 7 yüzer portatif depolama tankı ile donatılan/yüklenen Yapracık ve Altuğ 2 römorkörleri ve Kıbrıs Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’ne ait Söndüren 10 römorkörü kullanılmaya başlandı.

‘Gemilere uyarı yapıldı’

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay koordinesinde yürütülen acil müdahale çalışmaları kapsamında, 30 Ağustos’ta Bakanlığın yetkilendirildiğini ifade eden Karaismailoğlu, acil müdahale firmalarının deniz araçları ve kirliliğe müdahale ekipmanlarının ivedilikle bölgeye sevk edildiği bilgisini paylaştı.

KKTC birimleriyle gerekli koordinasyonu sağlaması ve deniz kirliliği operasyonunu yönlendirmesi için Denizcilik Genel Müdürlüğünden iki yetkilinin ilk uçak ile KKTC’ye intikal ettiğini belirten Karaismailoğlu, Türk Radyo ile Kıbrıs Türk Radyo tarafından kirlilik bölgesinde olan gemilere uyarı yayını yapıldığını ve bölgede gördükleri kirlilikleri bildirmeleri talimatı verildiğini kaydetti.

Gemiler sevk edildi

Karaismailoğlu, bölgeye sevk edilen gemiler hakkında da bilgi vererek, “Bakanlığa ait Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü (KEGM) tarafından işletilen Seyit Onbaşı petrol toplama gemisi 30 Ağustos’ta, Nene Hatun acil müdahale gemisi ise 31 Ağustos’ta KKTC’ye intikal etmek üzere İstanbul’dan yola çıktı ve 3 Eylül’de bölgede olmaları planlanıyor” dedi.

Bölgedeki gemilere operasyonlarda yardımcı olmaları amacıyla Kıbrıs KEGM’ye ait Vatan römorkörü ile Bayrak destek gemisinin de 31 Ağustos sabah saatlerinde 3 römorköre katıldığını belirtildi.

‘Tespit edilen kirliliğe müdahale ediliyor’

Zafer Burnu‘nun 7,5 deniz mili açığında tespit edilen küçük bir petrol kirliliğine bölgeye sevk edilen deniz araçları ve ekipmanlarla müdahale edildiğini bildiren altını çizen Karaismailoğlu, şu ifadelere yer verdi:

“Hava unsurlarının rapor ettiği iki farklı noktadaki kirlilik ihbarına yönelik, deniz araçlarınca yapılan gözetim seyrinde herhangi bir kirliliğe rastlanılmamıştır. Suriye’de meydana gelen kirlilikle ilgili uluslararası örgütler ve sivil toplum kuruluşları ile gerekli görüşmeler yürütülürken, Bakanlık olarak, bölgeye sevk edilen dört römorkör ve bir destek gemisi ve muhtelif kirliliğe müdahale ekipmanı ile hem gözlem hem de deniz yüzeyinde tespit edilen kirliliklere müdahaleye başlanmıştır. Bölgede ilgili kurumların hava unsurlarının sağladığı görüntüler ve uydu görüntüleri ile kirlilik takip edilmekte olup, dökülen petrolün KKTC ile Suriye arasındaki deniz alanında oldukça yayılmış olduğu anlaşılmaktadır. Elektrik üretim santralinin depolama tankından dökülen fuel oilin büyük bir bölümü halihazırda Suriye kıyılarına vurmuştur.”

1 milyon dekardan fazla alanda kirlilik

Uydu görüntülerinden elde edilen verilere göre, 30 Ağustos itibarıyla 1 milyon dekardan fazla bir alanda kirlilik gözlendiğine dikkati çeken Karaismailoğlu, kirliliğin yoğunluğu hakkında görüntülerde bir bilgi bulunmadığını ifade etti.

Karaismailoğlu, kirliliğin her bir alanda aynı yoğunlukta olmayıp, öbekler halinde hareket ettiğine işaret ederek, şunları kaydetti:

“Başta deniz suyu sıcaklığı olmak üzere oşinografik koşullarla petrolün türevi, kirliliğin denizdeki durumunu ve hareketini etkilemektedir. Şu anda ülkemiz kıyılarına veya KKTC kıyılarına bulaşan bir kirlilik söz konusu değildir. KKTC’nin yaklaşık 15 deniz mili açığına ulaşan yoğun kirlilik öbeklerinin, bölgedeki meteorolojik koşullara bağlı olarak kuzeydoğu yönüne hareket ettiği, İskenderun Körfezi’ne doğru gelebileceği değerlendirilmekte olup ülkemiz kıyılarını korumak amacıyla, İskenderun Körfezi ile Mersin bölgesinde hazırlıklı olma çalışmaları başlatılmıştır.”

İbrahim Uslu: AKP kurulduğundan bu yana en düşük oy seviyesine geriledi

AKP‘nin kurulduğu yıl olan 2001’den bu yana en düşük oy oranına sahip olduğunu belirten kamuoyu araştırmacısı ve siyasal iletişim uzmanı İbrahim Uslu, partinin oy oranını Ağustos ayı anketinde yüzde 33 olarak açıkladı.

KRT‘deki programda anket sonuçlarını paylaşan Uslu, AKP’nin bu kadar düşük oy almasının sebebi olarak Afganistan’dan gelen göçmenler ve orman yangınlarındaki yönetim zaafiyetinin neden olduğunu kaydetti.

Uslu, Cumhur İttifakı‘nın ortağı olan MHP‘nin ise yüzde 10’luk baraj sınırında olduğunu söyledi. MHP’nin oy oranının 9 ile 10 arasında olduğunu söyleyen araştırmacı, ağustos ayı anket sonucuna göre Cumhur İttifak’nın oy oranını yüzde 42 ila 44 arasında olduğunu ifade etti.

Programda CHP ve İYİ Parti’nin oy oranını açıklamayan İbrahim Uslu, Millet İttifakı’nın tüm bileşenlerinin oy oranının yüzde 55’lere vardığını açıkladı.

‘Erdoğanizm devam etsin mi etmesin mi’ referandumu

Recep Tayyip Erdoğan‘ın partisinin oy oranlarının düşüşünde göçmenler  ve orman yangınlarındaki yönetememe sorunlarının etkili olduğunu gördüğünü belirten Uslu, bu nedenle de söylemlerini değiştirdiğine dikkat çekti.

Uslu, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin birinci turda seçimin bitmeyeceğini savunarak, “HDP müstakil aday çıkaracak, Muharrem İnce müstakil girecek. Bir tarafın yüzde 50’yi bulması zor olacak” dedi; seçimlerin “Erdoğanizm devam etsin mi etmesin mi” referandumuna dönüşeceği değerlendirmesini yaptı.

Yangına meydan okuyan 1000’den fazla anıt ağaç bakım altına alındı

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Muğla‘da yaşanan orman yangınlarında zarar görmediği tespit edilen 1000’i aşkın anıt ağacı, yangın sırasında oluşan sıcaklık nedeniyle yaşanabilecek olası etkilerden korumak için bakım ve restorasyona aldı.

Bakanlığın yetki ve sorumluluğunda, ülke genelinde toplam 9 bin 295 anıt ağaç bulunuyor. Orman yangınının yaşandığı Muğla’da ise yaşları 100 ile 2000 arasında değişen doğu çınarı, zeytin, servi gibi farklı türde 1000’i aşkın anıt ağaç yer alıyor.

Herhangi bir anıt ağaç yanmadı

Muğla’daki yangınlarda, şu ana kadar yapılan tespitlerde herhangi bir anıt ağacın yanmadığı belirlendi. Ancak yangının da etkisiyle ortaya çıkan aşırı sıcaklık yüzünden alanda bulunan diğer ağaçlarla, anıt ağaçlarda da zamanla bazı etkiler olabileceği belirlendi.

Bu etkilerin ortadan kaldırılması için Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum‘un talimatıyla anıt ağaçların bakım ve restorasyon çalışmalarının yapılmasına karar verildi.

Çürümüş dokular temizlenecek

Çalışmalarda, anıt ağaçların gövde içindeki çürümüş dokuları temizlenecek, gerekli ilaçlama ve çam katranı uygulamaları yapılarak, özellikle böcek ve mantar istilalarına karşı ağaçların direnci artırılacak, kurumuş dallar temizlenecek ve düzenli sulama yapılacak.

Bakanlık, yıl sonuna kadar Muğla’nın başta Bodrum, Marmaris ve Köyceğiz ilçelerindeki anıt ağaçların restorasyon ve bakım çalışmalarını tamamlayacak.

Ayrıca bölgedeki potansiyel anıt ağaçlar tespit edilerek, tescil edilip, koruma altına alınacak ve bu ağaçlarda da aynı çalışmalar yürütülecek.

1800 yıllık çınarın restorasyonu tamamlandı

AA’nın aktardığı bilgilere göre Bakanlık, Muğla’daki yangın devam ederken, Marmaris ilçesi Bayır Mahallesi’nde yüksek sıcaklığa maruz kalan 1800 yaşındaki çınar ağacının bakımı ve restorasyonunu hızlı şekilde tamamladı.

Bayır Mahallesi‘ndeki 800 yıllık sığla ağaçları, Yatağan ilçesindeki 1400 yaşındaki zeytin ağacı ile Bozüyük beldesindeki 800 yaşındaki doğu çınarı da bakıma alındı.

Diğer bölgelerdeki anıt ağaçlar için de aynı işlemler yaptırılarak, tarihin yaşayan tanıklarının gelecek nesillere aktarılması için gereken adımlar atılacak.

Son 50 yılda meteorolojik afetlerin sayısı beş kat arttı

Dünya Meteoroloji Örgütü‘nün (WMO) 50 yılı kapsayan araştırmasına göre 1970’ten bu yana meydana gelen meteorolojik afetlerin sayısı beş kat arttı.

Bilim insanları, fırtına, sel ve kuraklık gibi afetlerdeki artışın arkasında atmosferdeki seragazı emisyonlarının artmasından kaynaklanan iklim değişikliğinin olduğuna işaret etti.

Açıklamada erken uyarı sistemlerinde yapılan iyileştirmelerin ölü sayılarındaki düşüşe yardımcı olduğu belirtildi.

İki milyondan fazla kişi öldü

WMO’nun araştırmasına göre, 1970 ile 2019 arasında 11 binden fazla felaket yaşandı. Bu afetler sonucunda iki milyondan fazla kişi hayatını kaybederken, 3 trilyon 64 milyar dolar tutarında ekonomik kayıp yaşandı.

Araştırmada görüşlerine yer verilen WMO Genel Sekreteri Prof. Petteri Taalas, iklim değişikliği nedeniyle aşırı hava olaylarının sayısının daha da artacağı uyarısında bulundu.

Fotoğraf: Shutterstock

İklim adaletsizliği vurgusu

Avrupa ve Kuzey Amerika’da son zamanlarda daha fazla sıcak hava dalgası, kuraklık ve orman yangınlarının gözlemlendiğini belirten Taalas, “Atmosfere ulaşan su buharı miktarı artıyor, bu da aşırı yağmurlara ve ölümcül sellere yol açıyor. Okyanusların ısınması, tropik fırtınaların etki alanını ve sıklığını etkiledi.” ifadesini kullandı.

BBC’nin aktardığı araştırmaya göre, hava felaketlerine bağlı ölümlerin yüzde 90’ından fazlası gelişmekte olan ülkelerde meydana geldi.

Kuraklık 650 bin kişinin ölmesine neden oldu

Kuraklık nedeniyle 650 bin kişi hayatını kaybederken, aşırı sıcaklıklar ise yaklaşık 56 bin can aldı. Ancak 50 yıllık süre boyunca, afetlerden kaynaklanan toplam ölüm sayısı hızla düştü.

Öte yandan, 1970-79 arasında günde yaklaşık 49 milyon dolar ekonomik kayıp yaşanırken, bu miktar 2010-2019 arasında 7 kat artarak günde 383 milyon dolara çıktı.

Fotoğraf: Shutterstock

Erken uyarı sistemi hayat kurtarıyor

2017’de meydana gelen ABD’yi vuran Harvey, Maria ve Irma kasırgalarının ekonomik etkisi, 1970 ile 2019 arasındaki ilk 10 afetten kaynaklanan toplam kaybın yüzde 35’ini oluşturdu.

Araştırmada uyarı sistemlerindeki iyileştirmelerin hayat kurtarmaya yardımcı olduğuna işaret edilirken yapılması gereken daha çok iş olduğuna dikkat çekildi.

WMO üyesi 193 ülkenin sadece yarısında çoklu tehlike erken uyarı sistemleri bulunduğu aktarıldı.

 

İstanbul’da ormanlara giriş yasağı bir ay uzatıldı

Sosyal medya hesabından açıklama yapan Yerlikaya, “İstanbul’umuzda orman yangınlarıyla mücadele kapsamında, ormanlara girme, orman çevresinde ve içinde mola verme, piknik yapma  yasakları 30 Eylül 2021 Perşembe günü saat 24.00’e kadar uzatılmıştır. Kurallara uyan hemşehrilerimize teşekkür ediyorum” dedi.

Valilik artan sıcaklar ve kuvvetli rüzgar nedeniyle 30 Temmuz-31 Ağustos tarihleri arasında ormanlara girmek, orman çevresinde ve içinde mola vermek, orman alanlarında piknik yapmayı temmuz ayının sonunda yasaklamıştı. 

Bahçeli duyurdu: Seçim barajı yüzde 7

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, seçim barajının yüzde 7 olarak belirlendiğini açıkladı.

MHP lideri, “Seçim barajının yüzde 5 mi, yüzde 7 mi olsun tartışmaları lüzumsuz emek ziyanıdır. Nitekim baraj konusundaki arayış ve çalışmalar bu açıklamayla noktalanmış ve Cumhur İttifakı’nın baraj kararı yüzde 7 olarak tescillenmiştir. Artık başka bir değerlendirmeye de gerek kalmamıştır” dedi.

‘Türkiye geleceğin süper gücü’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da, Bosna Hersek ve Karadağ ziyaretinin ardından AKP olarak  barajın yüzde 7 olmasını benimsediklerini, ancak Cumhur İttifakı’ndaki ortağıyla konuyu görüşeceklerini belirtmişti.

Açıklamasında Türkiye’nin Afganistan‘da bulunmasının zorunlu olduğunu bir kez daha vurgulayan Bahçeli, geleceğin rotasını Cumhur İttifakı’nin çizeceğini, geleceğin süper gücünün Türkiye olacağını öne sürdü.

Hava kirliliği dünya genelinde insanların yaşam ömrünü 2,2 yıl kısaltıyor

Yeni yayınlanan bir rapora göre hava kirliliği dünya genelindeki milyarlarca insanın hayatını altı yıla kadar kısaltıyor.

Rapor, hava kirliliğinin insan sağlığı için sigara içmekten, araba kazalarından veya HIV/AIDS’ten çok daha büyük bir tehdit oluşturduğunu vurguluyor.

Araştırma kapsamında hazırlanan veritabanı üzerinden hava kirliliğinin hangi ülkede hayat süresinden ne kadar kısalttığına bakılabiliyor.

Başlıca sebebi kömür kullanımı

Araştırmacılar, kömür kullanımın hava kirliğinin başlıca sebebi olduğunu belirtirken, ortalama bir vatandaşın altı yıl erken öldüğü Hindistan‘ın bu durumdan en kötü etkilenen ülkeler arasında yer aldığını söyledi.

Son yedi yılda hava kirliliğini azaltan Çin‘de ise kirli hava hala halkının ömrünü 2,6 yıl azaltıyor.

Fotoğraf: Shutterstock

Türkiye’de durum ne?

Hazırlanan veritabanı üzerinden hava kirliliğinin Türkiye’deki insanların yaşam süresi üzerindeki etkisine de bakılabiliyor. Buna göre kirlilik Türkiye’de ortalama olarak insanların 0.6 yıl daha az yaşamasına neden oluyor.

İstanbul‘da bu sayı 0.8 yıla, Ankara‘da 0.9 yıla, Bursa‘da ise 1.4 yıla çıkıyor. Artvin ise havası en temiz şehir olarak ön plana çıkıyor.

‘En büyük dış tehdit’

Bilim insanları, iklim krizinin orman yangınlarına neden olarak hava kirliliğine katkıda bulunduğunu ve birbirini beslediğini söyledi.

Insider Voice’ın haberine göre Chicago Üniversitesi’nden Prof. Michael Greenstone, “Hava kirliliği, gezegendeki insan sağlığına yönelik en büyük dış tehdittir” ifadelerini kullandı.

Ortalama 2,2 yıl kayba neden oluyor

Ortalama bir dünya vatandaşının bugünkü hava kirliliği seviyelerinde ömründen 2,2 yıl kaybettiğini söyleyen Greenstone, “En çarpıcı şey, hükümet ve toplumsal normların bir kombinasyonunun, insanların gerçekten çarpıcı biçimde daha kısa ve hasta hayatlar yaşamasına izin vermeyi seçtiği büyük ülkelerin olmasıdır” dedi.

2013 yılında “kirliliğe karşı savaş” başlatan Çin, hava kirliliği seviyelerini yüzde 29 oranında azalttı. Bilim insanları, kesintilerin devam ettiği varsayıldığında, insan ömrüne ortalama 1,5 yıl ekleneceğini söylüyor.

Danıştay’a göre 10 Ekim katliamında devletin kusuru yok

Temyiz incelemesini yapan Danıştay 10. Dairesi Veysel yönünden anne Nezihe Atılgan’a 30 bin TL manevi tazminat ödenmesine hükmetti. Daire, aileye ödenecek maddi tazminatı bozarken manevi tazminat ise yeniden hesaplanması için bozuldu.

Kararda, “idarenin hizmet kusurundan söz edilemeyeceği” belirtildi.