Ana Sayfa Blog Sayfa 1142

Yeni Alman hükümetinin 2021 koalisyon anlaşmasındaki kilit iklim ve enerji planları

Yazan: Kerstine Appunn (Clean Energy Wire)

Yeşil Gazete için çeviren: Ümit Şahin

*

Almanya‘daki genel seçimlerden iki ay sonra yeni hükümeti oluşturacak partiler, önümüzdeki dört yıl için politikalara yön verecek bir koalisyon anlaşması üzerinde uzlaştı. Sosyal Demokratlar (SPD), Yeşiller Partisi ve Hür Demokratlar (FDP) arasındaki “Daha fazla ilerlemeye cesaret etmek – Özgürlük, Adalet ve Sürdürülebilirlik için İttifak” başlıklı koalisyon anlaşması, “idealde” 2030’a kadar kömürden çıkış ve yenilenebilir enerjilerde büyük genişleme gibi adımları ayrıntılı olarak açıklayan güçlü bir iklim ve enerji odağına sahip. Bu bilgi notu, koalisyon anlaşmasının temel iklim ve enerji noktalarına ilişkin genel bir bakış sunmaktadır.

Almanya’da bir sonraki koalisyon hükümetini oluşturan üç parti (önümüzdeki hafta resmileşmesi ve 6 Aralık’ta Olaf Scholz‘un şansölye seçilmesi bekleniyor), koalisyon anlaşmalarında Almanya’yı 1,5°C patikasına sokmanın temel görevleri olduğunu vurguluyor.

Yenilenebilir enerji

  • Elektrik sektöründe, elektrik talebi artarken (680-750 terawatt saate çıkacak) yenilenebilir enerji kaynaklarının 2030 yılına kadar %80’lik bir paya sahip olması bekleniyor. Bunu başarmak için, yenilenebilir kaynakların genişlemesi “kamu yararı” olarak tanımlanacak ve iklim nötr hedefine ulaşılana kadar diğer çevre koruma alanlarına göre öncelik verilecek.
  • Karasal rüzgar enerjisi için Alman topraklarının yüzde ikisinin kullanılması sağlanacak, 2022’nin ilk yarısında bu alanların kapsamlı planlaması için federal, ulusal ve yerel makamlarla çalışmaya başlanacak.
  • Yenilenebilir enerji tesislerinin yakınındaki toplulukların bundan “uygun şekilde kazanç elde etmesi” sağlanacak.
  • Rüzgar çiftliklerinin halihazırda mevcut olduğu yerlerde, büyük bir onay prosedürü olmaksızın eski rüzgar türbinlerini yenileriyle değiştirmesi mümkün olacak.
  • Açık deniz rüzgar hedefleri: 2030: 30 gigawatt; 2035: 40 GW; 2045: 70 GW (mevcut durum 2020: 7,8 GW).
  • 2030 için güneş enerjisi hedefi: Yaklaşık 200 GW (mevcut durum 2020: 54 GW)
  • Yeni ticari binalar için çatı güneş enerjisi zorunlu, yeni özel binalarda “kural gereği” olacak.
  • Kömürden çıkış tamamlandıktan sonra yenilenebilir enerjilere devlet desteği aşamalı olarak kaldırılacak.
  • Yenilenebilir enerji kapasitelerinin “büyük ölçekte” genişlemesi:
    – Yenilenebilir Enerji Yasası (EEG) ve uzun vadeli enerji satın alma anlaşmaları (PPA) gibi araçlar aracılığıyla,
    – daha hızlı onaylar yoluyla, kamu kurumlarını “dış proje ekipleri” ile destekleyerek, başvuru belgelerinde son tarihler ​​ve gereksinimler netleştirilerek,
    sağlanacak.

Kömürden çıkış 2030, bir köprü olarak doğalgaz

  • Kömürün “idealde” 2030 yılına kadar terk edilmesi: Avrupa CO2 fiyatı (ETS) ton başına 60 avronun altına düşerse, Alman hükümeti örneğin ulusal bir taban fiyat belirleyecek, böylece fiyat 60 avronun üzerinde kalacak.
  • “Doğal gaz bir geçiş döneminin vazgeçilmezi olacak”: Yenilenebilir enerjilerle arz güvenliği sağlanana kadar gazla çalışan santrallere ihtiyaç var; mevcut enerji santrali sahalarında ve hidrojene hazır bir şekilde inşa edilecek.
  • Yeni hükümet, doğal gaz boru hatları ve elektrik santralleri için işletme ruhsatlarının, operasyonların ancak fosil olmayan yakıtların kullanılması durumunda 2045’ten sonra da devam edebileceği şekilde nasıl verilebileceği konusunda enerji şirketleriyle çözümleri müzakere edecek. Bunun yatırımları durdurmadan, yarım kalan yatırımlara ve tazminat taleplerine yol açmadan yapılması gerekiyor.
  • (Eski) kömür madenciliği bölgelerinde adil geçiş desteğine devam edilecek.

CO2 fiyatlandırması

  • Sanayi ve haneler üzerindeki yükü azaltmak için, yenilenebilir enerji ek ücreti 1 Ocak 2023 tarihinden itibaren elektrik fiyatı üzerinden ödenmeyecek. Bunun yerine federal bütçeden, enerji, ısıtma ve ulaşım üzerindeki CO2 fiyatlarından elde edilen gelirden ödenecek.
  • Düşük gelirli haneler için güçlü bir sosyal tazminat ve destekle birlikte artan CO2 fiyatı desteklenecek. “İklim için iyi olan ucuzlayacak, kötü olan daha pahalı olacak.”
  • Isıtma ve ulaşım yakıtlarında CO2 fiyatında şu anda sosyal nedenlerle bir artış olmayacak, çünkü CO2 fiyatıyla ilgili olmayan etkiler nedeniyle enerji fiyatı şu anda zaten çok yüksek.
  • 2026’dan sonra CO2 fiyat artışı için teklifte bulunulacak; tüketiciler için bir sosyal tazminat mekanizması (“iklim ödemesi”) geliştirilecek.
  • CO2 fiyatının (ısıtma için) bir yanda ev sahipleri ve diğer yanda kiracılar arasında adil bir şekilde bölünmesi sağlanacak. 1 Haziran 2022’de koalisyon, bir binanın enerji sınıfına dayalı olarak CO2 fiyatının yakıt emisyonları ticaret yasasına (Brennstoffemissionshandelsgesetz – BEHG) göre tahsisini düzenleyen yeni bir model sunmak istiyor. Bu yasal çözüm zamanında mümkün olmazsa, CO2 fiyatı nedeniyle artan maliyetler 1 Haziran 2022’den itibaren ev sahibi ve kiracı arasında eşit olarak bölünecek.

İklim Eylemi Yasası ve negatif emisyonlar

  • Federal İklim Eylem Yasası 2022’de reforme edilecek.
  • İklimin korunması için acil bir eylem programı uygulanacak.
  • Her bakanlık, yasa tekliflerinin iklim değişikliğinin etkilerine ve ulusal iklim hedefleriyle uyumlu olup olmadığını kontrol edecek (iklim kontrolü).
  • Ulusal iklim hedeflerinin uygulanması, “Paris İklim Anlaşması‘ndakine benzer sektörler arası ve çok yıllı genel değerlendirme” temelinde izlenecek.
  • Yeni hükümet, teknolojik yollarla CO2‘nin tutulmasının gerekliliğini kabul ediyor – Yüzde 5 kaçınılmaz artık emisyonun (~63 milyon ton CO2) tutulması için uzun vadeli bir strateji geliştirilecek.
  • Kamu alımlarında minimum kotalar aracılığıyla iklim dostu ürünlerin satışı artırılacak.

AB ve uluslararası

  • ETS kapsamında AB çapında bir karbon taban fiyatı için çalışılacak.
  • Binalar ve ulaşım sektöründe bir AB CO2 fiyatının oluşturulması için çalışılacak.
  • 2030 yılına kadar Avrupa Birliği’nin hidrojen teknolojileri için lider pazar haline gelmesi desteklenecek – ulusal hidrojen stratejisi buna göre güncellenecek.
  • Tek tip bir CO2 minimum fiyatı ve ortak bir karbon sınırı düzenlemesi ile (Avrupalı ​​ve uluslararası ortaklarla birlikte) uluslararası bir İklim Kulübü başlatılacak.
  • Nord Stream 2′den (Kuzey Akım) veya Almanya’nın Rus fosil enerjisine bağımlılığından bahsedilmiyor. Yeni hükümet, hidrojen ve iklimin korunması konusunda Rusya ile işbirliği yapmak istiyor; Ukrayna’yı desteklemek ve özellikle yeşil hidrojen üretimi, yenilenebilir enerjiler konusunda iki ülkenin enerji ortaklığını güçlendirmek istiyor.

Elektrik şebekeleri ve elektrik piyasası tasarımı

  • 2023’ün ortalarına kadar bir ” sistem istikrarı yol haritası ” sunulacak.
  • Şebeke genişletme prosedürleri hızlandırılacak.
  • Enerji sisteminde “depolama” tanımlanacak.
  • 2022’de yeni enerji piyasası tasarımı için somut önerilerde bulunulacak.
  • Avrupa iç enerji piyasasının daha fazla entegrasyonu desteklenecek.
  • Nükleer ve kömürden çıkış sırasında arz güvenliğini sağlamak için kapasite mekanizmaları ve diğer esneklik seçenekleri değerlendirilecek.

Sanayi

  • Karbon kaçağını önleyen endüstriyel strateji geliştirilecek.
  • Sanayinin iklim hedeflerine ulaşmasına yardımcı olacak araçlar oluşturulacak, örn. fark için karbon sözleşmeleri.
  • DTÖ kurallarına ve mevcut emisyon ticaret sistemine uyan bir AB çapında sınırda karbon ayarlama mekanizmasının (CBAM) başlatılmasını desteklenecek.
  • Hükümet, sanayi için rekabetçi elektrik fiyatları sağlayacak.
  • Almanya pil hücrelerinin araştırma, üretim ve geri dönüşümü için bir merkez yapılacak.

Hidrojen

  • 2030’a kadar 10 gigawatt’lık elektroliz kapasitesine ulaşılacak.
  • Endüstriyel ölçekte bir hidrojen ekonomisinin geliştirilmesini ve Almanya’nın inovasyonu teşvik etmesini sağlayacak yeni teknolojik standartlar belirlenecek.
  • Altyapı ölçeği büyütüldükten sonra, elektroliz çıktısı hedefleri “önemli ölçüde artırılacak”; piyasanın geliştirilmesi için kamu alımlarında yeşil hidrojen için kotalar getirilecek.
  • Yeşil hidrojen üretimi desteklenecek. Ancak yeşil hidrojen henüz mevcut olmadığında da “piyasadaki hızlı yükselişin yararına” geleceğe dönük teknolojiler desteklenecek.
  • Hidrojenin kullanımı “belirli uygulamalar” ile sınırlı olmayacak. Ancak hidrojen öncelikle elektrifikasyon yoluyla sera gazı nötr hale getirilemeyecek sektörlerde kullanılacak.

Ulaşım

  • Almanya’yı e-mobilite için lider bir pazar haline getiren bir sürdürülebilir mobilite dönüşümü başarılacak.
  • 2030’da Almanya yollarında en az 15 milyon tam elektrikli binek otomobil olması hedeflenecek.
  • Avrupa Komisyonu’nun 2035 itibariyle yalnızca CO2 nötr arabalara izin verme önerisi, Almanya’nın oraya daha erken varması gerektiği anlamına geliyor. “Mevcut filo limitleri sisteminin dışında, yalnızca e-yakıtlarla yakıt ikmali yapılabildiği kanıtlanan araçların yeni tescil edilebileceğini savunuyoruz.”
  • Kapsamlı bir şarj altyapısının oluşturulmasında “büyük hızlanma” sağlanacak.
  • “Hedeflenmiş kümelere destek” ile otomobil endüstrisi bölgelerinde e-mobiliteye geçiş desteklenecek.
  • Bir “otomotiv endüstrisi strateji platformu” yaratılacak.

Isıtma ve binalar

  • 2025 itibariyle, her yeni ısıtma sisteminin yüzde 65 yenilenebilir enerjiyle çalıştırılması gerekecek.
  • 2025 itibariyle yeni binalar, referans binanın yüzde 40’ı kadar (halen %75) enerji tüketebilir.
  • Isıtma sektöründe yenilenebilir enerjinin payını artırılacak; yerel ısıtma ağlarını genişletilecek. 2030 yılına kadar iklim açısından nötr ısıtmada yüzde 50 paya ulaşılacak.
  • Avrupa Komisyonu’nun “55’e Uygun” paketinde bina sektörüne yönelik planlar desteklenecek.
  • Binalarda döngüsel ekonomi için dijital “bina kaynak pasaportu” uygulanacak.
  • Ahşap yapı, hafif yapı ve hammadde güvenliği için ulusal bir strateji başlatılacak.

Tarım

  • Ulusal bir bozkır koruma stratejisi benimsenecek.
  • Ormanların iklim değişikliğinin etkilerinden korunması için uzun vadeli bir yaklaşım geliştirilecek, örn. orman sahiplerini iklim eylemi ve iklim değişikliğine dirençli ormanlar yaratmak için ödüllendirmek.
  • Çiftçiler için iklim eylemi, çevre koruma ve gelir güvenliğini sağlamak için OTP stratejik planının beraberindeki düzenlemelerde değişiklikler yapılacak.
  • Yasama döneminin ortasında OTP’nin mevcut finansman mimarisi gözden geçirilecek; Hayvan sayıları iklim ve su koruma hedefleriyle uyumlu hale getirilecek.
  • Hayvan refahı da dikkate alınarak çiftlik hayvanlarından kaynaklanan amonyak ve metan emisyonları önemli ölçüde azaltılacak.
  • Hayvancılığın yeniden yapılandırılmasının bir parçası olarak iklim nötrlüğüne geçiş sırasında çiftçiler desteklenecek.
  • CAP kapsamındaki doğrudan ödemeler yerine çevre ve iklim ile ilgili ödüllendirici mekanizmalar geliştirilmesi için öneriler sunulacak.
  • Hayvancılıkta hayvan sayılarının artırılması mevcut arazi alanına bağlanacak.
  • Deniz otu çayırlarını ve yosun ormanlarını hedefleyen bir program aracılığıyla okyanusların doğal CO2 depolama kapasitesi geliştirilecek.
  • Avrupa Komisyonu’nun “Karbon Giderme Sertifikasyon Yönergeleri” konusundaki tartışması “aktif olarak takip edilecek.
  • Toprak koruma yasası güncellenecek, bir toprak izleme merkezi oluşturulacak ve AB Toprak Direktifi desteklenecek.
  • İklim dostu mahsul üretiminin araştırma ve tanıtımı hızlandırılacak ve Sürdürülebilir Ekilebilir Tarım için federal bir program başlatılacak.
  • Protein mahsulü stratejisi geliştirmeye devam edilecek.

Siverek’teki Hacı Hıdır Baraj Göleti’nde oksijen yetersizliği yüzünden binlerce balık öldü

Bıçaklı metro saldırganı tutuklandı

Şüpheli Yılmaz, emniyetteki ifadesinde olay günü evinde bulunan ekmek bıçağını biletmek için poşetin içine koyarak yanına aldığını söyledi. Poşetin yırtılması sonucu bıçağı gazete kağıdına koyarak pantolonunun arka cebine koyduğunu ifade eden Yılmaz, metroda karşısında oturan kadının maskesini takmadığını gördüğünü, maske takması yönünde uyardığını ve kadının kendisine kızgın bir şekilde karşılık verdiğini iddia etti.

‘Bana döner tekme attı’

Astım hastası olmasına rağmen kendisinin maske taktığını kadına söylediğini belirten şüpheli Yılmaz, olayla ilgisi olmayan ve ismini bilmediği başka bir kadının ve annesinin kendisine bağırdığını ve hakaret ettiğini öne sürdü.

 

Tartışmanın büyüdüğünü, metrodaki diğer insanların kendilerini ayırdığını ifade eden Yılmaz’ın “Bu sırada genç bayan bana döner tekme attı, tekme karnıma geldi. Araya girenler beni tutmuş olduğu için ben karşılık veremedim” dediği öğrenildi.

Saldırdığı kadın ve annesinden şikayetçi oldu

Kadının ve annesinin kendisine saldırdığını ve hakaret ettiğini söyleyen Yılmaz, kendisini korumak, darp ve linç edilmekten kurtulmak için bıçak çıkardığını, kapıya yönelerek ortamdan kaçmaya çalıştığını iddia etti. Kimseyi tehdit etmediğini iddia eden Yılmaz, “50-60 kişi üzerime geldiği için kendimi kurtarmak için bıçak gösterdim” dedi.

Suçlamayı kabul etmediğini, kimseye hakaret etmediğini, kimseyi tehdit ve darp etmediğini iddia eden Yılmaz, kendisine darp ve hakaret edildiğini söyleyerek Senanur Damgacı ve Nilgün Damgacı’dan şikayetçi olduğunu söyledi.

20 suç kaydı var

Yılmaz’ın yapılan incelemesinde uyuşturucu madde bulundurma, uyuşturucu madde ticareti, kasten yaralama, tehdit, hakaret, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, mala zarar verme gibi 20 suç kaydının olduğu ortaya çıktı.

İtalya’da şiddet gören kadınlara ayda 400 Euro ‘özgürlük geliri’ verilecek

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü vesilesiyle İtalya hükümeti, şiddeti önleme ve kadınlara destek amaçlı tedbirler açıkladı. Aile içinde şiddet gören ve ekonomik bağımsızlığı olmayan kadınlara ayda 400 euro destek sağlanması ve şiddet faillerine verilen asgari cezanın artırılması planlanıyor.

İtalya İçişleri Bakanı Luciana Lamorgese, “Aşk bu değil” adlı bilinçlendirme kampanyası için düzenlenen etkinlikte yaptığı konuşmada, kadın cinayetlerinin toplumsal bir sorun olduğunu söyledi.

BBC Türkçe‘den Övgü Pınar‘ın aktardığına göre, sorunla mücadele amaçlı tedbir paketinin gelecek hafta Bakanlar Kurulu’na geleceğini belirten Lamorgese, şiddeti önlemek için cezaların daha caydırıcı olması gerektiğini vurguladı. 

Mali destek bir yıl sürecek

İtalya Fırsat Eşitliği ve Aile Bakanı Elena Bonetti de, ekonomik sıkıntı çeken şiddet mağduru kadınlara ayda 400 euro “özgürlük geliri” tahsis edileceğini açıkladı. Bonetti, şiddet gören kadınların ekonomik bağımsızlığa sahip olmamasının özgür bir yaşama ulaşmaları önündeki en büyük engellerden biri olduğunu vurguladı ve bu mali desteğin “şiddetten kurtulma aşamasındaki kadınlara, hayatlarını yeniden inşa edebilmeleri için” verileceğini belirtti.

İhtiyacı olan kadınlara 400 euro’luk “özgürlük gelirinin” 12 aya kadar sağlanması planlanıyor. Hükümet bu finansman için üç yıllığına 7 milyon Euro ödenek ayırdı.

İtalya’da resmi verilere göre bu yıl şimdiye kadar 109 kadın cinayeti kayıtlara geçti. Bu cinayetlerin 93’ü “aile ya da duygusal ilişki bağlamında” işlendi. 63 kadın partnerleri ya da eski partnerleri tarafından öldürüldü.

İstanbul’daki ‘Geçinemiyoruz’ eylemlerinde 70 gözaltı

Ardı ardına yapılan zamlara ve kurdaki ani yükselişe tepki olarak İstanbul’un birçok ilçesinde dün yapılan ‘Geçinemiyoruz’ eylemlerinde 70 kişi gözaltına alındı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, “Kadıköy, Şişli, Eyüpsultan, Bakırköy ve Beylikdüzü‘nde izinsiz gösteriler düzenlendiği görülmüştür. Göstericilere dağılmaları yönünde uyarılarda bulunulmuştur. Uyarılara aldırış etmeyerek görevlilerimize mukavemet eden 46 erkek 24 kadın toplamda 70 kişi gözaltına alınmıştır. Gözaltına alınan kişiler hakkında adli tahkikat başlatılmıştır” denildi.

https://twitter.com/eemreorman/status/1463590823665221637

Ne olmuştu? 

Türk Lirası’nın yaşadığı rekor değer kaybı ve art arda gelen zamlarla yükselen enflasyona karşı “Geçinemiyoruz”, “Hükümet istifa” diyerek sokağa çıkan yurttaşlar, polis engeliyle karşılaşmıştı. İstanbul’da toplanan kalabalığa saldıran polis birçok kişi gözaltına almıştı. Avcılar ve Bakırköy ilçelerinde de polis, eylemcilere kaymakamlıklar tarafından bir aylık eylem yasağı kararı alındığını bildirdi.

Zamlar ve dövizdeki yükselişin ardından başlayan protestolar diğer şehirlerde de sürdü. İzmir, Diyarbakır, Denizli ve Bursa‘da hükümete istifa çağrısı yapıldı. Çanakkale‘deki eylemde de çok sayıda kişi gözaltına alındı.

Beyaz Yürüyüş Bursa’da: Beş dakikada iyi hekimlik olmaz

Türk Tabipleri Birliği‘nin (TTB) hekimlerin yaşadığı sorunlara dikkat çekmek için 23 Kasım’da İstanbul’dan Ankara‘ya başlattığı “Beyaz Yürüyüş” Bursa’ya ulaştı.

Bursa İl Sağlık Müdürlüğü önünde saat 13.00’de toplanan hekimler, burada bir basın açıklaması düzenledi. Açıklamanın ardından hastane ziyaretleri yapan hekimler, akşam saat 19.00’da kentteki 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele yürüyüşüne katılacak.

Basın açıklamasını Bursa Tabip Odası Başkanı Alpaslan Türkkan okudu. Türkkan “2002’de kişi başı hekime başvuru sayısı 3.1 iken Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın yürürlüğe girmesiyle yıllar içerisinde artış göstererek 2019’da 9.8 oldu. Bursa’da ise 10’un üzerinde… Hekime başvuru sayısındaki bu yüksekliği, halkımızın sağlık hizmetine kolaylıkla ulaşmasıyla açıklayanlara İsveç, Danimarka ve Finlandiya’yı, OECD ülkelerini hatırlatıyoruz” dedi.

İş yükü arttı, ücretler eridi

Türkiye’de hekimlerin ve sağlık çalışanlarının iş yükü çok fazla olduğunu belirten Türkkan, iş yükü artmasına rağmen ücretlerin eridiğini, hatta yoksulluk sınırı altında kaldığını kaydetti. Türkkan, 2022 bütçe teklifinde, Sağlık Bakanlığı’nın bütçesi içerisindeki personel giderlerinde bir önceki yıla göre yüzde 4,7’lik azalma olduğunu kaydetti; artan iş yüküne dikkat çekti:

“Hekimliğin evrensel ilkelerine aykırı olarak devlet hastanelerinde ve şehir hastanelerinde hekimlere 5 dakikada hasta bakması dayatılmaktadır. Beş dakika, ancak hastaların yüzüne bakmak için yeterlidir; 5 dakikada hasta muayenesi olmaz! 5 dakikada iyi hekimlik yapılamaz!”

Pandemiyle sahada değil, hastanede mücadele edildi

Pandemiyle mücadelede Sağlık Bakanlığı politikalarını da eleştiren Alpaslan Türkkan, salgına karşı, hastalığın yayılmasını önlemek amacıyla sahada mücadele etmek yerine, hastanelerde mücadele edilmesinin tercih edildiğini;  yurttaşları korumak yerine, hastalanmalarına göz yumulduğunu ve henüz tedavisi olmayan bir hastalığın hastanelerde karşılandığını vurguladı: “Bu nedenle de pandemi boyunca ölenler, hastalananlar ve hastanedeki yataklar konuşuldu.”

Talepler

Türkkan, hekimlik yapmak istediklerini belirterek, TTB’nin taleplerini şöyle sıraladı:

“Haftalık çalışma sürelerimizin düzenlenmesini ve azaltılmasını, şiddete ve hastalıklara karşı güvenli, sağlıklı çalışma ortamları, Covid-19’un meslek hastalığı kabul edilmesini, beş dakikada hasta muayene edilemeyeceğinden, halkın sağlığına zarar verecek bu dayatmadan vaz geçilmesini, verilmeyen, verildiğinde adaletsiz verilen ek ödeme yerine insanca yaşayacağımız emekliliğe yansıyan hakkımız olan ücretlerimizi istiyoruz.”

 

Boğaziçi akademisyenleri: Öğrencilerimiz anayasal haklarını kullandığı için yargılanıyor

Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri, bir önceki atanmış rektör Melih Bulu’yu protesto eylemlerinde gözaltına alınan ve haklarında dava açılan 52 öğrencinin duruşması öncesinde Çağlayan‘daki İstanbul Adliyesi önünde açıklama yaptı.

Öğrencilerinin “Anayasal haklarını kullandıklarını ve bu nedenle çeşitli cezalarla sindirilmeye çalışıldığını” belirten akademisyenler “Tüm toplumumuzu bizimle birlikte gençlerimizin geleceğine sahip çıkamaya, davalarının takipçisi olmaya çağırıyoruz” dedi.

‘Anayasal haklarını kullanıyorlardı’

Bugün yargılanacak öğrencilerin, 1 Şubat 2021 tarihinde Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüsü’nde anayasal protesto haklarını kullanırlarken, 2 Ocak’ta Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından rektör olarak atanan ve 15 Temmuz günü yine Cumhurbaşkanı tarafından görevden alınan Melih Bulu’nun talimatıyla kampüse giren kolluk kuvvetleri tarafından gözaltına alındığını hatırlatan akademisyenler şunları söyledi:

“Gözaltılar, bazı Özel Güvenlik görevlilerinin yalan beyanları neticesinde saati bile belirlenemeyen bir davaya dönüştü. Yine protesto haklarını kullanan iki öğrencimiz Enis Berke Gök ve Caner Perit Özen de atanmış rektör Naci İnci’nin şikayeti üzerine gözaltına alınıp tutuklandı, 6 Ekim gününden beri yani 51 gündür tutuklular.”

Açıklamada “Tüm toplumumuzu bizimle birlikte gençlerimizin geleceğine sahip çıkamaya, davalarının takipçisi olmaya çağırıyoruz” denildi.

Birleşik Mücadeleyi öreceğiz

Boğaziçi Öğrenci Meclisi de davayı takip etmek için Çağlayan Adliyesi önüne geldi. Burada basın açıklaması yapan öğrenciler “Kayyumları göndermek için birleşik mücadeleyi öreceğiz” ifadelerini kullandı.

52 öğrencinin ilk duruşması

Boğaziçi Üniversitesi’nden 52 öğrencinin “2911 sayılı Kanuna muhalefet” ve “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlamalarıyla yargılanıyor.

Davanın ilk duruşması İstanbul 49’uncu Asliye Ceza Mahkemesi‘nde görülecek. Duruşma, daha büyük bir salonda görülebilmesi için saat 14.00’e ertelendi.

İklim krizi buğdayı vurdu: Buğday fiyatları dokuz yılın zirvesinde

Ekmek, kek, pizza, simit ve birçok gıda ürününde ana madde niteliğinde kullanılan buğdayın fiyatı Kanada ve ABD’deki iklim krizine bağlı kuraklık ve Rusya’da tahıl ihracatına getirilen vergilerin arzı azaltması sonucu, geçen yılın haziran ayından bu yana yaklaşık yüzde 80 yükseldi.

Bloomberg’in aktardığına göre Vadeli buğday kontratları son 13 günün 11’inde yükseldi ve şimdi teknik olarak, 14 günlük RSI göstergesine göre aşırı alım bölgesinde bulunuyor.

İklim krizi etkisi

Avustralya’da ekim alanlarında hasara yol açan La Nina bağlantılı yağışların yanında, sel baskınları Kanada’dan sevkiyatı ve ABD’de kış dönemi buğdayının kalitesini olumsuz etkiliyor.

Bazı yatırımcılar, enflasyona karşı hedge amacıyla emtia satın alıyor ve bu durum hammadde fiyatlarının artmasına yardımcı oluyor.

Kuraklık ve seller

Doğu Avustralya’da yağışların bu hafta hasadı olumsuz etkilemeye devam etmesi ile birlikte, bu bölgede mahsul için rahatlamaya yol açacak fazla bir gelişme olmuyor.

Diğer piyasalarda, kanola fiyatları, yoğun kuraklığın en büyük üretici konumundaki Kanada’da üretimi yüzde 30’dan fazla düşürmesinin ve sellerin sevkiyatı olumsuz etkilemesinin ardından rekor seviyeler yakınında seyrediyor.

Avrupa Parlamentosu tarım politikası reformunu onayladı

Avrupa Parlamentosu (AP), küçük üreticilerin ve çevre dostu üretimin desteklenmesinin amaçlandığı tarım politikası reformuna onay verdi.

Strazburg‘da gerçekleştirilen AP Genel Kurul oturumunda, Avrupa Birliği’nin (AB) yeni ortak tarım politikasını içeren paket oylandı. Milletvekilleri, küçük ölçekli çiftlikleri ve sürdürülebilir tarım yöntemlerini destekleyecek reform paketini oy çokluğuyla kabul etti.

Bütçenin yüzde 35’i çevre ve iklim dostu

Pakete göre, 2023’te yürürlüğe girecek yeni tarım politikası, biyoçeşitliliği güçlendirecek. Çiftçiler iklime zarar vermeyen ve çevre dostu uygulamalara yönelecek.

Üye ülkeler, kırsal kalkınma bütçesinin en az yüzde 35’ini ve doğrudan ödemelerin en az yüzde 25’ini çevre ve iklim dostu tedbirlere ayıracak.

Doğrudan ödemelerin en az yüzde 10’u küçük ve orta ölçekli üreticileri desteklemek için kullanılacak. Ortak tarım bütçesinin en az yüzde 3’ü genç çiftçilere ayrılacak.

450 milyon euroluk kriz fonu

Fiyat veya piyasa dengesizlikleri gibi acil durumlarda kullanılmak üzere 450 milyon euroluk kriz fonu oluşturulacak.

AB toplam bütçesinin yaklaşık üçte biri, tarım politikasına ve bu alandaki desteklemelere ayrılıyor.

Söz konusu program çerçevesinde 2021-2027 döneminde yapılacak ödemelerin toplam tutarının 300 milyar euroyu aşacağı öngörülüyor.

 

25 Kasım’da kadınlar Türkiye’nin dört bir yanında sokakta

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü’nde kadınlar Türkiye’nin dört bir yanında şiddete, yoksulluğa, eşitsizliğe karşı hakları ve hayatları için sokağa çıkıyor.

25 Kasım Kadın Platformu tarafından yapılan çağrıda “Bizim bu şiddet düzenine itirazım var. İsyanımız bitmedi, 25 Kasım’da hep birlikte sokaklardayız” ifadeleri kullanıldı. Ekmek ve Gül’ün derlediği bilgilere göre 25 Kasım’da yapılacak eylemler şu şekilde:

İstanbul

Tarih: 25 Kasım Perşembe
Saat: 19.30
Yer: Taksim Tünel

Tarih: 27 Kasım Cumartesi (Kadın Meclisleri çağrısıyla)
Saat: 18.00
Yer: Kadıköy’de Beşiktaş İskelesi önü

Ankara

Tarih: 25 Kasım Perşembe
Saat: 18.30
Yer: Sakarya Meydanı

Odtü
Tarih: 24 Kasım Çarşamba
Saat: 20.30
Yer: 5. Yurt Önü

Batıkent
Tarih: 23 Kasım Çarşamba
Saat: 18.30
Yer: Batıkent Meydanı

İzmir

Tarih: 25 Kasım Perşembe
Saat: 19.00
Yer: Kıbrıs Şehitleri Caddesi – Alsancak

Bornova
Tarih: 25 Kasım Perşembe
Saat: 16.30
Yer: Bornova Cumhuriyet Meydanı

Aliağa
Tarih: 25 Kasım Perşembe
Saat: 17.00
Yer: Demokrasi Meydanı

Adana

Tarih: 25 Kasım Perşembe
Saat: 18.00
Yer: 5 Ocak Meydanı

Adıyaman

Tarih: 25 Kasım Perşembe
Saat: 12.15
Yer: Demokrasi Parkı

Antalya

Yürüyüş
Tarih: 25 Kasım Perşembe
Saat: 19.30
Yer: Kapalıyol Halk Bankası Önü

Miting
Tarih: 27 Kasım Cumartesi
Saat: 15.00
Yer: Aydın Kanza Parkı Miting: Atatürk Parkı

Aydın

Tarih: 25 Kasım Perşembe
Saat: 18.00
Yer: Nevzat Biçer Parkı

Kuşadası
Tarih: 25 Kasım Perşembe
Saat: 16.00
Yer: Denizbank Önü

Antep

Tarih: 25 Kasım Perşembe
Saat: 18.00
Yer: Kırkayak Parkı

Balıkesir

Tarih: 25 Kasım Perşembe
Saat: 17.30
Yer: Ali Hikmet Paşa Meydanı

Ayvalık
Tarih: 25 Kasım Perşembe
Saat: 17.00
Yer: Ayvalık Öğretmenevi Önü

Burhaniye
Tarih: 25 Kasım Perşembe
Saat: 12.30
Yer: Cumhuriyet Meydanı

Bandırma
Tarih: 25 Kasım Perşembe
Saat: 16.30
Yer: Sevgi Yolu Ziraat Bankası Önü

Söyleşi
Tarih: 24 Kasım Perşembe
Saat: 19.00
Yer: Barış Manço Kültür Merkezi

Altınoluk
Tarih: 25 Kasım Perşembe
Saat: 16.00
Yer: Altınoluk Cumhuriyet Meydanı

Edremit
Tarih: 25 Kasım Perşembe
Saat: 18.00
Yer: Edremit Cumhuriyet Meydanı

Bursa

Tarih: 25 Kasım Perşembe
Saat: 19.00
Yer: Fomara Meydanı

Çanakkale

Tarih: 25 Kasım Perşembe
Saat: 18.00
Yer: İskele Meydanı

Çorlu

Tarih: 25 Kasım Perşembe
Saat: 19.00
Yer: Atatürk Meydanı

Eskişehir

Tarih: 25 Kasım Perşembe
Saat: 18.30
Yer: Espark Avm Önü

Kayseri

Tarih: 25 Kasım Perşembe
Saat: 17.30
Yer: Cumhuriyet Meydanı

Kocaeli

Tarih: 25 Kasım Perşembe
Saat: 18.30
Yer: Cumhuriyet Parkı

Gebze
Tarih: 25 Kasım Perşembe
Saat: 18.30
Yer: Trafo Meydanı

Lüleburgaz

Tarih: 25 Kasım Perşembe
Saat: 17.30
Yer: Lüleburgaz Belediyesi Önü

Muğla

Menteşe
Tarih: 25 Kasım Perşembe
Saat: 19.00
Yer: Sınırsızlık Meydanı

Manisa

Tarih: 25 Kasım Perşembe
Saat: 17.30
Yer: Manolya Meydanı

Malatya

Tarih: 27 Kasım Cumartesi
Saat: 13.00
Yer: Soykan Parkı

Urfa

Tarih: 25 Kasım Perşembe
Saat: 12.30
Yer: Topçu Meydanı

Van

Tarih: 25 Kasım Perşembe
Saat: 15.00
Yer: Musa Anter Parkı

Rize

Tarih: 25 Kasım Perşembe
Saat: 18.00
Yer: Tahiroğlu Köprüsü