Ana Sayfa Blog Sayfa 1137

Fırtına etkisini sürdürüyor: Altı kişi hayatını kaybetti

Şiddetli fırtına dünden beri etkisini sürdürmeye devam ediyor. Fırtına sebebiyle İstanbul, Kocaeli ve Zonguldak‘ta altı kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi de yaralandı.

Şiddetli fırtınayla ilgili açıklama yapan Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), “Herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması için vatandaşlarımızın zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamasını önemle rica ederiz” uyarısında bulundu.

İstanbul’da gemi battı

İstanbul’da rüzgarın hızı 130 kilometreye çıktı. Dün akşam saatlerinde Kumcular İskelesi‘ne demirli gemilerden AYİS 1 isimli Ro Ro gemisinin halatı koptu. Sürüklenen gemi kıyıya otururdu ve diğer gemiler de lodos nedeniyle batma tehlikesi geçirdi. Gece saatlerinde de dalgaların etkisiyle iskeleye çarpan gemi su alarak battı.

Kocaeli’de bir kişi hayatını kaybetti

Lodosun etkili olduğu Kocaeli’nde de ev ve iş yerlerinin giriş katlarını su basarken, vatandaşlar evlerinde mahsur kaldı. Lodos sebebiyle ilde sekiz kişi yaralandı, bir kişi de hayatını kaybetti.

Kocaeli Valiliği tarafından yapılan açıklamada, şiddetli rüzgar ve fırtına sebebiyle 23 ağaç ve bir direk devrilmesi, bir baca yıkılması, iki tabela düşmesi, bir iskele kalıbı çökmesi, 99 çatı uçması ve çatıda tehlike arz eden durumun yaşandığı açıklandı.

Valilik, Derince ilçesinde çatıyla birlikte yere düşen bir kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

1517’ye yakın ihbar alındı

AFAD, fırtına sebebiyle yaşananlara dair yaptığı açıklamasında, “İstanbul 112 Acil Çağrı Merkezi’nden 1517’e yakın ihbar alındığı bildirilmiştir. Olumsuz hava şartları nedeniyle 33 çatı uçması, 192 ağaç devrilmesi olayı yaşanmış, 236 tehlike arz eden parça, 52 Trafik ışığı ve yön tabelası, 12 araç ise hasar görmüş ve tüm bu olaylara müdahale edilmiştir. Yaşanan olumsuzluklar nedeniyle 38 vatandaşımızın yaralandığı ve 4 vatandaşımızın hayatını kaybettiği bilgisi alınmıştır” ifadelerini kullandı.

Ayrıca, Bursa’da 38 ağaç devrilmesi, 31 tehlike arz eden parça ihbarı, 21 çatı uçması, altı tabela uçması ve iki hasar tespit ihbarı olmak üzere toplam 98 olay meydana geldiği, Bolu’da iki çatı uçması olayı yaşandığı, Tekirdağ’da bir ağaç devrilmesi, iki direk devrilmesi, dört çatı uçması, bir tabela uçması olmak üzere toplam sekiz olay meydana geldiği ve Yalova’da üç ağaç devrilmesi, bir tehlike arz eden parça ihbarı, iki çatı uçması, bir çit devrilmesi ve bir ekip talebi olmak üzere toplam sekiz olayın meydana geldiği belirtildi. Bursa, Bolu, Tekirdağ ve Yalova’daki olaylarda can kaybı ve yaralanma olmadığı da kaydedildi.

İstanbul Valiliği: Fırtınada kentteki can kaybı dörde çıktı

RÜZGAR: Güneyli yönlerden orta kuvvette, Güney Ege, Batı Akdeniz’in iç kesimleri, İç Anadolu ve Karadeniz’de kuvvetli ve fırtına (40-80km/sa), Marmara bölge geneli ile Kuzey Ege ve Batı Karadeniz’in batısında kuvvetli ve tam fırtına (60-110 km/sa) şeklinde esmesi bekleniyor.

KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: Yapılan son değerlendirmelere göre; bugün (Pazartesi) Marmara’nın batısından itibaren görülecek olan sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların, gece saatlerine kadar Marmara bölge genelinde, Salı (30.11.2021) günü sabah saatlerine kadar İç Ege, İç Anadolu’nun kuzeybatısı ile Batı Karadeniz’de kuvvetli (21-50 kg/m2) olması beklendiğinden ani sel, su baskını, yıldırım, kuvvetli rüzgar ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.”

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, HDP’ye kapatma davasında esas hakkındaki mütaalasını sundu

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir ŞahinHDP‘nin kapatılması istemiyle açılan davada esas hakkındaki görüşünü Anayasa Mahkemesi‘ne sundu. Başsavcılık’tan yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:“Açık kimlik ve üyelik bilgileri ile partideki görevleri belirtilen kişilerin temelli kapatılmaya ilişkin kararın Resmi Gazete‘de yayımlanmasından itibaren beş yıl süreyle bir başka siyasi partinin kurucusu, yöneticisi, deneticisi ve üyesi olamayacaklarına karar verilmesi istemlerini içeren esas hakkındaki görüşümüz Anayasa Mahkemesine sunulmuştur.”

 Süreç nasıl işleyecek?

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın esas hakkındaki görüşü, HDP’ye gönderilecek, parti esas hakkındaki savunmasını hazırlayacak. Daha sonra belirlenecek bir tarihte Başsavcı Şahin sözlü açıklama, HDP yetkilileri de sözlü savunma yapacak. Bütün bu aşamalarda istenebilecek ek süre taleplerini de Anayasa Mahkemesi değerlendirecek.

Bu sürecin ardından, davaya ilişkin bilgi, belgeleri toplayacak Anayasa Mahkemesi raportörü, esas hakkındaki raporunu hazırlayacak. Bu işlemler sürerken Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ve davalı HDP, ek delil veya yazılı ek savunma verebilecek.

Raporun, Yüksek Mahkeme üyelerine dağıtılmasının ardından Başkan Zühtü Arslan, toplantı için gün belirleyecek, üyeler belirlenen günde bir araya gelerek kapatma istemini esastan görüşmeye başlayacak.

Kapatma davasını 15 kişiden oluşan Anayasa Mahkemesi heyeti karara bağlayacak. Anayasa’nın 69. maddesinde sayılan hallerden ötürü partinin kapatılmasına veya dava konusu fiillerin ağırlığına göre devlet yardımından kısmen ya da tamamen yoksun bırakılmasına, toplantıya katılan üyelerin 3’te 2 oy çokluğuyla yani 15 üyenin 10’unun oyuyla karar verilebilecek.

 

La Palma Adası’ndaki aktif yanardağda yeni lav çatlakları oluştu

Kanarya Adaları’na bağlı La Palma Adası’ndaki aktif yanardağda yeni lav çatlaklarının oluştuğu öğrenildi.

Yeni lav çatlakların oluştuğunu duyuran İspanya Ulusal Jeolojik Enstitüsü, dün yanardağla ilgili bir açıklama yaptı.

Fotoğraf: DHA

Yetkililer, yanardağdan akan lavın yeni çatlaklarla dakikada 6 metre ilerlediğini kaydetti ve 10 haftalık süreçte en azından 11 yeni lav akışı tespit edildiğini belirtti.

Caretta carettaların yuvalama alanına yapılan Hunutlu termik santraline itiraz: Kaplumbağa kömür sevmez

Türkiye’nin de imzacısı olduğu Bern Sözleşmesi’yle (Avrupa Yaban Hayatının ve Doğal Hayatın Korunması Sözleşmesi) koruma altına alınan Caretta Carettaların yuvalama alanı olan Sugözü-Akkum sahiline inşa edilen Hunutlu-EMBA termik santraline ilişkin, Avrupa Konseyi Bern Sözleşmesi Komitesi’ne yapılan şikayet başvurusu Türkiye’deki idari mahkemesine sunuldu.

Santralle ilgili Bern Sözleşmesi ve Barcelona Sözleşmesi’nin ihlali nedeniyle, Adana 3. İdare Mahkemesi’ne yürütmenin durdurulması talebinde de bulunulmuştu. Başvuruda, dava konusu EMBA Hunutlu termik projesinin ilgili sözleşmelerinin yanı sıra iç hukuk genelgelerini de ihlal ettiği,  telafisi imkansız zararlara neden olacağı kaydedilmişti.

Avrupa Konseyi Bern Komitesi’ne yapılan başvurunun mahkemeye sunulmasından önce, adliye önünde bir basın açıklaması yapıldı. Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri gönüllü avukatı İsmail Hakkı Atal, burada yürütmenin durdurulması konusundaki talepleri karara bağlanmadan önce, Bern Sözleşmesi Komitesi’ne yapılan şikayet başvurusunun sonucunun beklenmesini, bu şikayetin “bekletici mesele yapılmasını” talep ettiklerini söyledi.

Çevre aktivistlerinin katıldığı ve yeşil deniz kaplumbağalarını temsilen yapılan basın açıklamasında Atal, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın projenin Nihai ÇED raporunu 2014 yılında kabul ettiğini ancak daha sonra, raporda öngörülen baca sisteminin, enerji şirketi EMBA tarafından “çevreci teknoloji” vurgusuyla soğutma kulesi olarak değiştirildiğine dikkat çekti. Planda olmamasına karşın Bakanlığın uygun bulduğu bu değişikliğin inşaat devam ederken yapılmasının hukuka aykırı olduğuna işaret eden Atal, yeni bir ÇED sürecinin işletilmesini ve bu rapor  hazırlanana kadar inşaatın durdurulmasını talep ettiklerini belirtti: “Çünkü Bakanlığa “çevresel etkileri azaltacağı” belirtilmesine  karşın  özellikle hava kirliliği ve dolayısıyla insan sağlığına olumsuz sonuçlar doğuracağını biliyoruz.”

Açıklamada, soğutma kulesi değişikliğinin yaratabileceği sorunlara da şu şekilde yer verildi:

  • Baca teknolojisinin değişmesi ile kirlilik yoğunluğunun azalacağı belirtilse de bunun daha az hava kirliliği oluşacağı anlamına gelmiyor. Çünkü yeni tasarımda baca, soğutma kulesinin içine alınıyor. Burada, kirlilik su buharı ile karışacak, hacminin artmasıyla kirliliğin daha yukarı ve daha uzağa taşınmasına neden olacaktır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da baca gazı soğutma kulesinden çıkacak baca gazının hacminin, bacadan çıkan gazın hacminin yaklaşık 10 katı olacağını, daha yüksek noktada atmosfere verileceğini belirtmiştir.
  • Santralin yakacağı kömürden çıkan kirlilik baca tasarımı öncesinde ve sonrasında değişmez. Dolayısıyla, baca teknolojisinin değişmesinin kirliliği gidermede herhangi bir fonksiyonu yoktur. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, ilgili cevabında, baca teknolojisinin değişmesi ile zararlı emisyonların miktarında ciddi düşüşler olacağını söylemiş ancak ne kadar bir azalma olacağını kesin olarak belirtmemiştir.
  • Soğutma kulesi, sağlık açısından en kötü hava kirleticisi olan PM2,5 oluşumunu artıracaktır. Soğutma kulesinden salım, yüksek nem ve sıcaklık nedeniyle ikincil PM2.5’in daha hızlı oluşumuna neden olacaktır.

Adana’nın yıllardır yoğun hava kirliliği ile mücadele ettiğine vurgu yapan Atal, İskenderun Körfezi’nde halen iki kömürlü termik santral bulunduğunu, EMBA  Hunutlu’nun üçüncü santral olarak inşa edileceğini söyledi. 30  yıl çalışması planlanan Hunutlu’nun diğer santrallerin kirliliğiyle birleştiği takdirde kümülatif etkisinin ölümcül olacağının bilimsel olarak kesin olduğunu vurgulayan Av. İsmail Hakkı Atal şu ifadeleri kullandı:

“Adana’da, 2,5 milyon insan yaşıyor. Sağlık ve Çevre Birliği -HEAL’in araştırmasına göre kentte 2019 yılında 30 yaş üstü her beş ölümden biri hava kirliliğine bağlı  olarak gerçekleşti.. Ayrıca, Hunutlu santralinin yapıldığı Yumurtalık ilçesindeki kanser vakaları 2009-2014 yıllarında 11 kat , kanser türleri ise yüzde 275 arttı.. Projenin ÇED Raporu hazırlanırken farklı noktalarda ölçüm yapıldı. Hava kirliliğinin en az olduğu yaz aylarında yapılan ölçümler bile sınır değerlerin üzerindeydi! Ve EMBA Hunutlu Santrali, insan yaşına rağmen yapılıyor!”

Açıklama, bir yeşil deniz kaplumbağasınını ağzından sona erdi:

“Literatürde adım Chelonia mydas , yani yeşil deniz kaplumbağasıyım. Yüzyıllardır Akdeniz’i , Adana’nın kumsallarını yuva bildim. Benim türüm en fazla Sugözü kumsalına yumurta bırakıyor. Ben de bir yavru olarak engin denizlere kavuştuktan sonra yeterli olgunluğa geldiğimde, yumurtadan çıktığım Sugözü’ne dönmek isteyeceğim.  Varlığım, insan tarihinden çok öncesine dayanıyor ama insan faaliyetleri yüzünden NESLİM  “TEHLİKE ALTINDA ”. Türümün korunması için Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi, Bern Sözleşmesi gibi uluslararası sözleşmelere , Türkiye de taraf. Hunutlu projesi, bu sözleşmeleri ihlal ediyor. Sugözü Kumsalı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan Deniz Kaplumbağalarının Korunmasına İlişkin 2009-10 sayılı Genelge’ye göre, korunması gereken önemli bir deniz kaplumbağası yuvalama alanı. Hunutlu projesi, bu genelgeye aykırı ilerliyor.

Paris Anlaşması’na taraf olan Türkiye’de, karar vericilerin, yeni bir kömür santrali açmak yerine, Hunutlu santralinin yapımını acilen durdurması  için destek vermeli. Bu sadece kendi türüm için değil, insanlığın da geleceği adına yapılması gereken bir tercih olmalıdır.

En büyük dileğim, denizden tekrar sahile çıktığımda, bu kararın verilmiş olduğunu ve doğanın çeşitliliğine sahip çıkıldığını  görmektir.

Çünkü kaplumbağa kömür sevmez!

Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.”

İkizdereli direnişçi kadınlar: Mücadele ateşimizi asla söndürmeyeceğiz

Rize‘nin İkizdere ilçesinde açılmak istenen taş ocağına karşı bölge halkının direnişi aylardır devam ediyor.

223 gündür direnişlerine devam eden İkizdereli Pervin Baş ve Ayşe Baş, havaların soğumasına rağmen direniş alanında yaktıkları ateşle direnişe devam ettiklerini açıkladı.

Mücadele ateşimizi asla söndürmeyeceklerini kaydeden direnişçi kadınlar, bu mücadeleden geri adım atmayacaklarını da belirtti.

Rize İdare Mahkemesi’nin kararı doğrultusunda geçen aylarda bölgede keşif gezisi yapılarak bilirkişi heyeti tarafından bir rapor hazırlanmış, raporda projenin usulsüz olduğu ve vadide yapımının uygun olmadığı kaydedilmişti.

Türkiye, şiddetli fırtınaya teslim oldu: İstanbul’da iki kişi hayatını kaybetti

Meteoroloji’nin uyarıları sonrası bugün İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir olmak üzere pek çok ilde şiddetli fırtına etkili oldu.

Rüzgarın etkili olmaya devam etmesinin beklendiği İstanbul’da, Esenyurt ilçesinde bir binanın çatısı yoldan geçenlerin üzerine uçtu. Çatının altında kalan iki kişi hayatını kaybetti.

Bazı seferler iptal edildi

Sabah saatlerinde etkili olmaya başlayan lodos nedeniyle İstanbul Kumkapı Sahil‘de dalgalar metrelerce yükseğe ulaşırken, İBB Şehir Hatları‘na ait bazı seferler iptal oldu. Beşiktaş – Adalar ve Bostancı – Karaköy – Kabataş seferleri yapılamadı.

Bursa Deniz Otobüsleri (BUDO) ve İstanbul Deniz Otobüsleri‘nin (İDO) bazı seferleri, elverişsiz hava şartları nedeniyle iptal edildi. İzmir’de de etkili olan fırtına nedeniyle vapur seferleri geçici süreyle durduruldu.

Çanakkale Boğazı‘nda sabah saatlerinden itibaren etkisini artıran lodos nedeniyle de Çanakkale- Kilitbahir hattındaki feribot seferleri saat 12.00 itibariyle geçici olarak durduruldu. Tekirdağ da fırtına ve yağıştan olumsuz etkilendi. İlde Karabiga, Avşa ve Marmara Adası feribot seferleri iptal edildi.

Marmara Denizi’ndeki adalara yapılacak feribot seferlerine fırtınanın etkisini kaybetmesinin ardından başlanacağı belirtildi. Uluslararası taşımacılık yapan 10 tanker ve şilep de Tekirdağ açıklarında demirledi.

İstanbul ve Sabiha Gökçen Havalimanı‘na iniş için alçalan uçaklar şiddetli lodos nedeniyle pisti pas geçmek durumunda kaldı.

Avcılar Firuzköy’de bir iş yerinin bahçesinde bulunan güvenlik kulübesi, içinde görevli varken uçtu.

Arnavutköy’de bir binanın çatısı lodosun etkisiyle uçarken, Avcılar’da Ambarlı Limanı‘nda şiddetli lodos nedeniyle sürüklenen yük gemisi iskeleye çarptı.

Çatalca Serbest Bölge‘de kapı girişindeki saat kulesi lodosun etkisiyle devrildi ve saat kulesi parçalandı.

Simit arabası devrildi

Bursa’da da etkili olan rüzgar nedeniyle kentin birçok noktasında ağaçlar devrildi, çatılar uçtu. Osmangazi ilçesinde bir inşaatın çatısı uçarak, durakta yolcu alan tramvayın üzerindeki enerji nakil tellerine takıldı.

İnegöl’de etkili olan fırtınada devrilen simit arabasının altında kalması sonucu simitçi Mahmud Beradei ağır yaralandı. Simitçi, hastaneye kaldırıldı.

Mustafakemalpaşa ilçesindeki Şehit Hikmet Aktaş Ortaokulu isimli bir ortaokulun çatısı uçtu.

Kocaeli’nin Körfez ilçesinde Körfez Su Ürünleri Kooperatifi’nde bağlı bulunan üçü ticari, dördü özel, toplam yedi tekne kuvvetli rüzgarla birlikte su alıp battı. Teknelerden üçü, sahile çağırılan kurtarıcı ile denizden çıkarıldı. Diğer tekneleri kurtarma çalışmaları sürüyor.

İzmir’de dün akşam saatlerinde başlayan fırtına nedeniyle deniz ulaşımı aksadı, kentte vapur seferleri iptal edildi. Fırtına nedeniyle Karşıyaka ilçesi sahilinde deniz taştı.

Çift yönlü bölünmüş yolun Karşıyaka- Konak istikametindeki kısmı tamamen suyla kaplandı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri, itfaiye araçları ve su tankerleriyle bölgedeki suları temizlemek için çalışma başlattı.

17 il için turuncu uyarı

İzmir, Manisa, Uşak, Kütahya, Balıkesir, Çanakkale, Bursa, Bilecik, Bolu, Düzce, Sakarya, Kocaeli, Yalova, İstanbul, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli’nin dahil olduğu 17 il için Meteoroloji tarafından turuncu uyarı, 35 il için de sarı uyarı yapıldı.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Orta ve Doğu Karadeniz’de rüzgarın yarın öğle saatlerinden itibaren batı ve kuzeybatı, doğu ve güneybatı yönlerden 6-8 kuvvetinde fırtına, yer yer 9 kuvvetinde kuvvetli fırtına şeklinde eseceği tahmininde bulundu.

Batı Akdeniz’de de rüzgarın yarın öğle saatlerinden itibaren batı ve güneybatı, zamanla kuzeybatı yönlerden, Doğu Akdeniz’de salı günü akşam saatlerinden sonra batı ve güneybatı yönlerden 6 ila 8 kuvvetinde fırtına, yer yer 9 kuvvetinde kuvvetli fırtına şeklinde esmesi bekleniyor.

Fırtınanın çarşamba günü akşam saatlerinden itibaren etkisini kaybedeceği öngörülüyor.

Güney Afrika lideri Ramaphosa: Seyahat kısıtlaması işe yaramaz, herkes aşı olmadan kimse güvende değil

Ülkesine ve Güney Afrika’daki kardeş ülkelere seyahat kısıtlaması uygulayan tüm ülkeleri, kararlarından geri dönmeye ve kısıtlamaları kaldırmaya çağıran Ramaphosa, kısıtlamaların, Covid-19’dan etkilenen bölge ülkelerinin ekonomisinde çok daha olumsuz etki yaratacağını, bu durumun da salgınla mücadele kapasitelerini olumsuz etkilediğini kaydetti.

Cyril Ramaphosa.

Rampohosa, “Bir avuç ülkeye seyahat yasakları getirmenin bu varyantın yayılımını durduracağına inanmak saflık olur. Dünyanın geri kalanını kapatan bir ada ülkesi değilseniz bu virüs dünyaya yayılacaktır” diye konuştu.

Aralarında Türkiye, İngiltere, ABD, Kanada, Almanya, Japonya ve Birleşik Arap Emirlikleri‘nin de bulunduğu çok sayıda ülke, 25 Kasım’da Omicron varyantının tespit edilmesini takiben Güney Afrika Cumhuriyeti başta olmak üzere bazı Afrika ülkelerine seyahat kısıtlamaları getirmişti.

Güney Afrika, halihazırda gece yarısından sabah 04.00’e kadar sokağa çıkma yasağını içeren ve en alt tedbir seviyesi olan 1’inci seviye tedbirleri uyguluyor.

Çukuralan Altın Madeni Kırma Eleme Tesisi projesi için yürütmeyi durdurma kararı verildi

İzmir’de 360 bin ton/yıl kapasiteli Çukuralan Altın Madeni Kırma Eleme Tesisi projesi için İzmir 6’ncı İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı verdi.

Aynı bölgede daha önce yapılmak istenen Dikili Çukuralan Altın Madeni 3. Kapasite Artırımı projesine ilişkin de ÇED olumlu kararı iptal edilmiş, kısa bir süre önce de karar Danıştay tarafından onanmıştı.

‘Karar, büyük bir kazanım’

Davaya İzmir Büyükşehir Belediyesi adına müdahil olan Belediye Başkanı Tunç Soyer, yürütmeyi durdurma kararının ardından bir açıklama yaptı. Soyer, kararın büyük bir kazanım olduğunu kaydetti:

Çam fıstığının üretim merkezlerinden biri olan Kozak Yaylası’ndaki üretime olumsuz yönde etki eden bu projeyle ilgili yürütmeyi durdurma kararı da Dikili ve çevre ilçeler için büyük bir kazanım. Bu karar aynı zamanda binlerce ağaç, yeraltı suları ve Dikili Körfezi’ne drene olan Nebiler Şelalesi’nin kurtulması için de önemli bir gelişme daha anlamına geliyor.”

İzmir’de transfobik nefret saldırıları: Genç LGBTİ+ Derneği sürecin takipçisi olacaklarını açıkladı

İzmir’de bir haftada gerçekleşen üç transfobik nefret saldırısı nedeniyle Genç LGBTİ+ Derneği yaşananlara dair açıklama yaptı ve sürecin takipçisi olacaklarını duyurdu.

20 Kasım cumartesi akşamı Alsancak’ta bir erkek bir saat arayla iki trans kadına saldırmış, kadınlar ağır yaralanmıştı. Bu olaydan bir hafta sonra da, 27 Kasım tarihinde Basmane Tren Garı önünde yaşanan saldırıda trans kadın Berrak öldürülmüştü.

‘Saldırıya maruz bırakılanlarla dayanışma içindeyiz’

Kaos GL‘de yer alan habere göre, saldırıda yaralanan kadınlarla görüşen Genç LGBTİ+ Derneği, konuyla ilgili yayımladığı açıklamasında her iki nefret saldırısına maruz bırakılanlarla dayanışma içerisinde oldukları gibi, hukuki süreç başta olmak üzere tüm süreci takip edeceklerini de ifade etti:

Basına ve kamuoyuna,

Üzgün, öfkeli ve kaygılıyız…

Geçtiğimiz haftadan bugüne, İzmir’de seks işçisi trans kadınlara yönelik olarak en az üç ayrı nefret saldırısı gerçekleşmiştir.

20 Kasım Cumartesi akşamı Alsancak’ta iki farklı sokakta tek fail tarafından 1 saat arayla gerçekleştirilen iki farklı saldırıda iki trans kadın ağır yaralanmıştır. Saldırıya maruz bırakılan kadınlardan birinin tedavisi yoğun bakımda sürerken diğeri tedavisinin ardından taburcu edilmiştir. Görgü tanıkları tarafından özel yapım bir suç aleti kullandığı ve saldırılarının ardından ‘bu tür saldırıların devam edeceği’ yönünde tehditler savurduğu aktarılan fail, olayın ardından yakalanarak gözaltına alınmış ve tutuklanmıştır.

Geçtiğimiz hafta sonu gerçekleşen bu transfobik nefret saldırılarından yalnızca 1 hafta sonra, 27 Kasım Cumartesi günü, Basmane tren garı önünde iki trans kadın transfobik nefret saldırısına maruz bırakılmıştır. Bu saldırı sonucunda saldırıya uğrayanlardan biri yaralı olarak kurtulmuş ancak yanındaki arkadaşı Berrak ağır biçimde yaralanmış ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmiştir.

Berrak’ın kaybı için çok üzgün ve öfkeliyiz… Yakınlarına ve hepimize başsağlığı diliyoruz.

Saldırının failinin yakalanması için derhal etkin soruşturma yürütülmesini ve nefret saikiyle işlediği cinayet için en üst sınırdan ceza almasını talep ediyoruz!

1 trans kadının katledildiği ve 3 trans kadının ciddi şekilde yaralandığı; saldırıya şahit bırakılanlar ve tüm topluluğa yönelik olarak gerçekleştirilen bu transfobik nefret saldırılarının bağlantılı olup olmadığı aydınlatılmalı, failleri en kısa sürede bulunarak nefret saikiyle işlenen cinayet ve suçlar için en üst sınırdan ceza almalıdır!

Gerçekleşen her iki nefret saldırısına maruz bırakılanlarla her türlü dayanışma içerisinde olduğumuzu; hukuki süreç başta olmak üzere tüm sürecin takipçisi olduğumuzu duyururuz.”