Köşe YazılarıManşetYazarlar

Kuşlar savaşı unutmuyor

Chicago Üniversitesi yayınlarından olan ve 1867’den bu yana her ay yayınlanan hakemli doğa bilim dergisi The American Naturalist’in Kasım ayında yayınlanan son sayısında ilginç bir makale yer aldı. Avusturalyalı ve Sri Lankalı bir grup bilim insanın yaptığı bir çalışmaya göre Sri Lanka’da 2009’da biten iç savaşı bölgede yaşayan kuşlar unutmamış.

Bilindiği gibi Sri Lanka’da 1983’de başlayan iç savaş tam 26 yıl sürdü ve 2009’da bitti. Savaş, bölgede yaşayan insanların yoksullaşmasına ve kitleler halinde göçüne neden oldu. Ayrıca çok sayıda türün barındığı bölgedeki milli parklar da çatışmalarda savaşan tüm tarafların hedefi oldu. Bu doğal alanın korunması için yapılan kamu harcamaları ekonomik kaynakların savaşa yönlendirilmesi nedeniyle kesilirken bölgede ortaya çıkan kıtlık nedeniyle iç savaş boyunca kaçak avcılık da görülmemiş boyutta arttı. Daha sonraki dönemde de kaçak avcılık ve doğal yaşam alanlarının korunması için gerekli kamu kaynaklarının aktarılmaması sorunu devam etti. Tüm taraflar açlık sorununu gidermek için doğal yaşam alanlarında özellikle iri kuşları avladı.

Travma sonrası stres bozukluğu genetik olarak aktarılıyor

İşte iç savaştan yıllar sonra, 2015 yılında,  Avusturalyalı ve Sri Lankalı araştırmacılar ülkede  savaş alanları ile savaş alanı olmayan bölgelerdeki kuşların davranışlarını karşılaştırdı. Bu araştırmada savaşın aktif olarak yaşandığı alanlardaki kuşların uçuş başlatma mesafesiyle, savaştan uzak bölgelerde yaşayan kuşların uçuş başlatma mesafesi karşılaştırıldı. Araştırmanın verileri savaşın bitmesinden altı yıl sonra toplanmaya başladı ve dokuz yıl sonra, 2018’de tamamlandı. Bu nedenle yaşam süreleri göz önünde tutulduğu zaman incelenen 157 türün sadece 36’sı çatışma görmüş olabilirdi.

Bölgelerdeki yaşayan insan sayısı, bitki örtüsü ve kuş türlerine, iriliklerine ve grup büyüklüklerine göre beş farklı model oluşturarak yapılan analizlerde iç savaştan yıllar sonra bile savaş bölgelerindeki kuşların uçuş başlatma mesafesi savaş olmayan bölgelerde yaşayanlara oranla daha uzun olduğu görüldü. Yani eski savaş bölgelerinde yaşayan kuşlar başta insan olmak üzere yaklaşan tehditlerden çok daha erken kaçıyorlardı. Üstelik eski savaş bölgesinde yaşayan kuşlarda daha erken kaçma davranışı, kuşun vücut kütlesi arttıkça daha belirginleşiyordu.

Araştırma ekibi savaş bölgelerinde yaşayan kuşlarda savaşın sonuçlanmasından yıllar sonra bile devam eden bu davranış farklılığının nedenlerini de makalelerinde tartışmışlar. Savaş nedeniyle bölgedeki ormansızlaşma ve bitki örtüsü değişikliği ile ormansızlaşan arazilerde çiftliklerin kurulmasının kuş davranışları üzerinde etkili olabileceğini belirten yazarlar; ana nedenin ise savaştan sonra da devam eden kaçak avlanma ve kuşlar arasındaki savaş nedeniyle davranışsal değişiklikler olduğunu belirtiyorlar. Araştırmacılara göre savaş, vahşi yaşam ve insanlar arasındaki belirli etkileşimlerle davranışsal ve nöroanatomik değişikliklere neden olarak kuşlarda travmaya neden olmuş olabilir. Bazı uzun ömürlü, bilişsel olarak karmaşık türler çatışma sona erdikten on yıllar sonra bile travma sonrası stres bozukluğu ile tutarlı davranışlar bile sergiliyor olabilir.

Savaş bir insanlık suçu… Beraberinde toplumlar için büyük can kayıpları ve ekonomik yıkım getiriyor. Fakat savaşların bugüne kadar yeterince araştırılmayan ve savaş bittikten sonra da etkisini sürdüren bir boyutu ise neden olduğu ekolojik yıkım ve canlılar üzerinde yıllarca süren etkisi… Savaş bölgelerindeki bitki örtüsü, ormanlar yok olurken, su kaynakları ve toprak kirleniyor. Ortaya çıkan ekolojik yıkımdan tüm canlılar etkileniyor. Savaşın getirdiği kıtlık ve açlık sorunu insanların direk olarak doğal yaşam alanlarına müdahalesine yol açıyor ve kaçak avcılığı artırıyor. Ayrıca bitki örtüsü değişikliği o bölgede canlı türlerinin yok olmasına veya davranış değiştirmelerine de neden olabiliyor. Üstelik savaşın bitmesi, o bölgede yaşanan ekolojik sorunlara da kısa sürede çözüm getirmiyor. Sri Lanka’da yapılan çalışmada da görüldüğü gibi canlı türlerindeki, yıllar geçse de savaşın etkileri nedeniyle ortaya çıkan davranış bozuklukları nesilden nesile aktarılıyor ve kolay kolay eski davranış şekline geri dönmüyor.

Sri Lanka’da kuşlar üzerinde yapılan çalışma denizdeki bir damla gibi sadece küçük bir örnek. Toplumların savaşlarla veya halen yaşanan çatışmalarla ekosisteme verdikleri zarar ve neden oldukları yıkım daha yakından araştırılmalı ki, savaşların dünyaya verdiği gerçek zarar daha iyi anlaşılabilsin…