Köşe Yazıları

Küresel İklim Değişikliği: Çözüm Yerel Yönetimlerde mi?

Küresel iklim değişikliği ve yok edici sonuçlarını engelleyebilmek için yapılan başta Kyoto Protokolü olmak üzere çeşitli uluslararası antlaşmaların ve uluslararası antlaşma girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanması sera gazı salımının azaltılabilmesi için yeni yolların aranmasına yol açtı. 2000’li yılların başından itibaren bilim insanlarının, çeşitli çevre örgütlerinin de içinde yer aldığı platformlarda sera gazı salımının azaltılması için sürdürülebilir enerji politikaları tartışılmaya ve yeni örgütlenme modelleri düşünülmeye başlandı.

Özellikle AB’nin çeşitli platformlarında yürütülen bu tartışmalar sorunun çözümü için toplum katkısının nasıl sağlanabileceği üzerinde yoğunlaştı ve başarısız olan tepeden aşağı doğru örgütlenme modeli yerine; yeni bir örgütlenme modeli üstünde çalışıldı. Bu modele göre yerel yönetimlerin katkısı ile alttan tepeye doğru; toplumun duyarlılığını artırarak (bottom-up movement) oluşturulacak yeni bir yapılanmanın sera gazı salımının azaltılması için daha uygun olabileceği düşünüldü. Bunun sonucunda büyük bir çoğunluğunu Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin oluşturduğu İklim ve Enerji için Belediye Başkanları Antlaşması Hareketi (Convanent of Mayors for Climate and Energy-CoM) 2006’da başlatıldı. Hareketin kentlerde yerel yönetimler eli ile başlatılmasının ana nedeni; Avrupa Birliği ülkelerinde nüfusun büyük bir bölümünün kentlerde yaşaması ve enerjinin %80’ine yakınının kentsel alanlarda tüketilmesi idi. Ana amaçlar ise;

  • Toplumun tehdit hakkında farkındalığının artırılması,
  • Yaşam şeklinde değişiklikler yapabilme kapasitesinin artırılması,
  • Sera gazı salımının azaltılması için;
    -Enerji tüketiminin azaltılması
    -Enerji üretimi için sera gazı salınımı çok düşük olan; güvenli, sürdürülebilir ve etkin enerji kaynaklarının tercih edilmesi

2006 yılından itibaren harekete üye olan belediyeler bölgeleri için yakın bir geçmişe ait yıllık karbon envanterini çıkartarak işe başladılar. Karbon envanterlerini tamamlayan belediyeler 2008 yılında CoM yönetimine 2020 yılına kadar kentlerinde yaptıkları envanter üzerinden %20 karbon emisyonlarını düşürme sözü verdiler. Bunu yapmak için de küresel iklim değişikliğini ve yıkıcı sonuçlarını kentlerinin yaşayanlarına anlatmak ve onların desteğini sağlamayı öncelediler. Daha sonra kent yaşayanlarının desteği ile çeşitli projeler yaptılar. Bu projelerin bazıları;

  • Toplu ulaşımın ve elektrikli araç ile bisiklet kullanımının teşvik edilmesi,
  • Araçtan arındırılmış alanların artırılması,
  • Binaların ısı yalıtımlarının sağlanması, binalarda güneş ve rüzgardan faydalanarak enerji üretiminin teşvik edilmesi
  • Fosil yakıt kullanımının kademeli olarak azaltılması; hatta bazı kentlerde 2035 yılında tamamen terk edilmesi,
    Başta kentlerin elektrik gereksinimleri için güneş ve rüzgar olmak üzere yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını tercih etmesi,
  • O kentte mevcut sanayi kollarının enerji kullanımı açısından gözden geçirilmesi; kurulması planlanacak işletmelere verimli enerji kullanımı açısından da karar verilmesi
  • Katı atık yönetiminin enerji etkin hale getirilmesi (bu konuda çeşitli tartışmalar var; CoM yönetimi belediyeleri bu açıdan serbest bırakıyor.)

CoM harekete üye belediyelerden gerçekçi hedefler koymalarını bekliyor ve eylem planları doğrultusunda yıllık hedeflerine ulaşıp ulaşamadıkları konusunda bildirimler yapmalarını istiyor. Gerçekçi hedefler üzerinde yürüyen ve kentte yaşayan insanların desteğini sağlayan belediyeler; 2015’de hedeflerini revize ederek 2030 yılında CO₂ salımlarının referans envanter yıllarına göre %40 azaltmayı taahhüt ettiler; hatta bazı kentlerin belediyeleri 2030; 2035 gibi yıllarda fosil yakıt kullanımını tamamen bırakacaklarını; bazıları ise ‘karbon nötr’ hale geleceklerini belirttiler.

CoM’un bugün Avrupa çapında 210 milyon insanın yaşadığı 6500’ü aşkın imzacı belediyesi var. Sisteme girmek için belli büyüklük şartı yok; Londra, Paris, Kopenhag gibi büyük kentlerin yanı sıra küçük kentlerin, kasabaların belediyeleri de CoM’a girebiliyor. Yapmaları gereken tek şey CoM’a karbon envanterini sunup; bu envantere göre yapabileceği sera gazı salma azaltımını gerçekçi olarak hesaplayıp bildirmek. Eğer sunduğu envanter doğru ve eylem planı gerçekçi ise yola devam edebiliyor. Ülkemizden de bazı belediyeler envanter ve eylem planı sunma aşamasındalar; bunlar içinde şu anda en gerçekçi yaklaşan ise İzmir Büyükşehir Belediyesi

Sera gazları salımının düşürülmesi; fosil yakıtların kullanımının ortadan kaldırılmasından geçiyor; bunda hükümetler arası konferansların başarısız olduğu bir görülüyor… Buna karşın 6.500 belediye ve çeşitli partnerleri ile hareket eden CoM’un başarılı olup olmayacağını şimdiden tahmin etmek zor; ama kendisine üye belediyelerin sınırları içinde yaşayan toplumun ‘küresel iklim değişikliği ve yıkıcı sonuçları’ konusunda duyarlılığını artırdığı da bir gerçek…

Kaynakça:

1. Convenant of Mayors for Climate and Energy. www.convanentofmayors.eu/index_en.html

18-Ahmet Soysal

 

Dr. Ahmet Soysal
Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi
Halk Sağlığı Anabilim Dalı