Hafta SonuManşet

Kadın İstihdamı ve Türkiye – Gülşah Sedefoğlu

Kadın istihdam oranları haritası - Haziran 2014

Bu yaz Budapeşte’de Yeşil Gazete ile tanışma fırsatı buldum ve ülkeme gelir gelmez de ben neden bir şeyler yazmayayım diye sordum kendime. Sonrası.. Sonrası da içimde yer etmiş bir konu olan ’kadın istihdamı’ ile ilgili başladım tekrar bir şeyler karalamaya (Tekrar diyorum çünkü ilk katıldığım sempozyumda da arkadaşımla bu konu üzerinde durmuştuk ve daha sonra da küçük ama bendeki yeri büyük olan uluslararası birkaç sayfalık çalışma hazırlamıştım).

Önce karar veremedim istatistikleri mi konuşturmalıydım yoksa ’Türkiye’de Kadın Olmak’ başlığı atıp içimden gelen gerçekleri mi yazmalıydım. Başlık bile etkileyici değil mi? Şöyle bir beyin fırtınası yapınca, geçmişe veya tam şu anda olanları düşününce  içimiz cız etmiyor değil! Türkiye’de kadın olmak zor; yalnız Türkiye’de değil dünyanın neresi olursa olsun kadın olmak zor zanaat! Hepimizin başına küçük büyük bir şeyler gelmiştir, eminim. Neler mi oluyor?  Sizinle konuşurken yüzünüze bakmak yerine gözünü bedeninizdeki başka yerlere götüren, gece değil karanlık çökünce sokakta yürüdüğünüzde sizin bir arayışta olduğunuzu düşünen, laf atan ve bununla kalmayıp peşinize takılan erkekler, biraz açık giyinince adınızın başka olduğu, kimi zaman da her yeriniz kapalı olsa dahi siz yolunuzda giderken köşedeki börekçiden hunharca gülümseyip, arkanızdan bakıp hayal kuranlar! Daha çook örneği var, ki bu söylediklerim en masum olanları maalesef! Biraz derine inince öyle çirkinlikler, öyle utanç verici ve can yakıcı şeyler var ki  eminim siz benden daha iyi biliyorsunuzdur!

Ne diyordum ben? Konuya nereden başlasam diye karar verememiştim en son galiba. Yukarıda değindiğim gerçekleri bırakıp, en güzeli konu başlığına sadık kalmak ve  istatistiklere dönmek belki de…

Kadın istihdam oranları

Kadın istihdam oranları haritası - Haziran 2014

Kadın istihdam oranları haritası – Haziran 2014

2000’li yıllar öncesi dikkate alındığında kadın istihdam oranlarına ve bunun artırılması gerektiğine değinilmiş ancak çok da başarı sağlanamamıştır. 2000’li yıllar itibarı ile sürdürülebilir bir ekonomi için kadın istihdamını artırıcı politikaların geliştirilmesi gerektiğinin altı çizilmiş ve çalışmalara bu yönde hız verilmiştir. Yapılan çalışmalar hız kazanmışken  kadın ve erkek istihdam oranlarına bakıldığında geçmişten günümüze artan bir seyir halinde olduğu görülmektedir. Ancak kadın istihdam oranları hiçbir ülkede erkekler ile aynı düzeye ulaşamamıştır.

2014 yılı Eurostat istatistiklerine göre İzlanda en yüksek kadın istihdam oranına sahiptir. İsveç, İsviçre, Norveç ve Almanya’da onu takip eden ülkelerdir. Listenin alt sıralarına bakıldığında  bizim için şaşırtıcı olmayan bir gerçekle Türkiye’yi görmekteyiz.

Kadın ve erkek istihdam oranları arasındaki en yüksek fark yine Türkiye’ye aittir ve farkın en az olduğu ülke ise Finlandiya’dır. Türkiye birçok ölçüde diğer Avrupa ülkelerinin gerisinde kalıyorken İzlanda hemen hemen bütün ölçülerde listenin başında yer almaktadır. Yani sonuçlar şaşırtıcı değil; iyi olan her zaman iyi, kötü olan da ya en kötü ya da bir tık önde! 

Neler yapılmalı?

Neresinden başlamalı ki?

Amaçlanan akıllı, sürdürülebilir ve kapsayıcı bir büyüme ise, Avrupa Birliği 2020 Büyüme Stratejisinde de hedeflendiği gibi kadın istihdam oranlarını artırıcı, yaşam koşullarını iyileştirici politikalar geliştirilmelidir. Yaşam koşullarının iyileşmesi için ise ekonomik bağımsızlıkta ve her alanda  kadın-erkek eşitliğinin güçlendirilmesi gerekmektedir.

Meydanlarda seçim konuşmalarının yapıldığı bugünlerde alışılmış sözlerin dışında kadına ve onun toplumdaki yeri, kadın istihdamı, ekonomide ve toplumda kadın-erkek eşitliğini düzenleyici politikalar üzerinde durmak, bu konuda kafa yormak belki de başlangıç için doğru yer ve zaman olacaktır.

26-Gulsah-Sedefoglu

 

 

Gülşah Sedefoğlu

 

Kategori: Hafta Sonu