Yazarlar

İzmir’in Vekili olmak isteyen Veysel Eroğlu’nu tanıyoruz – Arif Ali Cangı

0

AKP İzmir 1. seçim bölgesinde  1.sıra milletvekili adayı olarak Veysel Eroğlu’nu göstermiş.

Veysel Eroğlu, 22 Temmuz 2007 genel seçimlerinden önce DSİ (Devlet Su İşleri) Genel Müdürüydü, seçimlerden sonra milletvekili oldu ve önce  Çevre ve Orman Bakanı, ardından Orman ve Su İşleri Bakanı oldu. Bu süreçte DSİ de Eroğlu’nu takip etti, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlıyken, önce  Çevre ve Orman Bakanlığı’na ardından da Orman ve Su İşleri Bakanlığı’na bağlandı.

Veysel Eroğlu’nu İzmir yakından tanıyor.

Sayın Eroğlu’nu biz DSİ Genel Müdürlüğü döneminden, Allianoi ile birlikte tanıdık.

Allianoi, Bergama’nın 18 km. kuzeydoğusunda, Paşa Ilıcası olarak bilinen alanda yer alıyordu, saptanabilmiş 1800-2000 yıllık tarihi ile Anadolu mozaiğinin en güzel parçalarından olan Allianoi, ülkemizde sağlam kalmış ve kullanılabilecek sıcak suyu ile en büyük sağlık merkeziydi. Aynı zamanda, şifalı sularını barındıran dünyanın doğa tarafından en iyi korunmuş ve en sağlam kalabilmiş sağlık yurtlarından biriydi. Eşine zor rastlanan bu kültürel miras, şimdi baraj suları altında.

Veysel Eroğlu DSİ Genel Müdürü olduğu dönemde de Çevre Bakanı olduğu dönemde de  Allianoi’yi biran önce suya gömmek için azami gayret sarf etti , “Allianoi diye bir yer yok” dedi, bununla da yetinmedi Allianoi’ye sahip çıkan Tarkan’ı da “böyle işlere burnunu sokma” diye azarladı, bizi de vatana ihanetle suçladı. Bir gazetede DSİ Genel Müdürü  sıfatıyla yapığı söyleşide, “…(Allianoi’yi yutacak Yortanlı Barajının açılmasına) yapılan müdahaleyi ‘vatan hainliğine benzettiğini, Allianoi ismini verenlere kızgın olduğunu…” söylemişti. Bu haber üzerine,  Eroğlu’ndan açıklama istemiştik, başvurumuza DSİ II.Bölge Müdürü Ayhan Sarıyıldız imzasıyla “Sayın Genel Müdürümüz böyle bir söz sarf etmemiştir” yanıtı verilmişti, söyleşiyi yapan gazeteci ise “elinde ses kayıtları olduğunu” söylemişti.  .Allianoi Girişim Grubu olarak,   Nazım Hikmet’in Vatan Haini şiirini göndermiş ve “insanlığın ortak mirasını korumaya çabalamak vatan hainliği ise biz vatan hainliğine devam ediyoruz hala” demiştik.

Sonuç olarak, Allianoi koruma bölge kurulunun 1. derece arkeolojik SİT kararına rağmen yargı süreçleri tamamlanmadan Yortanlı barajı sularına gömüldü. İnsanlığın ortak kültür mirası olan Allianoi’yi yok etme operasyonun  baş aktörlerinden birisi Veysel Eroğlu’dur.

Veysel Eroğlu’nu “terörle mücadele” konusundaki çalışmalarından da hatırlıyoruz. Terörle Mücadele Yüksek Kurulu (TMYK) toplantısına DSİ Genel Müdürü olarak katılan  Eroğlu; Hasankeyf’i yok edecek olan Ilısu Barajı’nın  ‘terörle mücadeleye katkısını’ olacağını savunmuş, “…su tutulmaya başlanmasının ardından oluşacak ve 10 bin hektar olacağı hesaplanan Ilısu Baraj gölünün PKK’nın önemli geçiş güzergâhlarından bazılarını kapatacağını, PKK’nın zaman zaman kullandığı yaklaşık bin mağaranın da sular altında kalacağını, böylece PKK’nın bölgedeki hareket kabiliyeti ve barınma imkãnının kısıtlanmış olacağını, barajın sağlayacağı ekonomik getirinin de PKK’ye karşı mücadelede ‘artı’ hanesinde yer alacağını…” anlatmıştı (Radikal-23.02.2007).

İzmir milletvekili adayı Veysel Eroğlu’nu İzmirliler, İzmir’in su havzasına ilişkin icraatlarıyla da tanıyor. DSİ Genel Müdürlüğü döneminde Efemçukuru Altın Madeni’nin  önünü açmak için yaklaşık 200 bin kişinin içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşılayacak Çamlı Barajı  projesi DSİ’nin yatırım programında çıkartıldı, Çevre ve Orman Bakanı olduğu dönemde de barajı yapmaya kalkışan İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne binbir türlü zorluklar çıkartıldı. Eroğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’na “Çamlı Barajından vazgeçin, altın madeni işletilsin, maden işletmesinin sona ermesinin ardından Altıncı şirket barajı size hediye etsin, bu arada İzmir’in suyunu Gördes’ten getirelim” teklifini yaptı, teklifin ahlaki boyutu epeyce tartışıldı. Çabalarıyla Veysel Eroğlu, İzmir’in su havzası için büyük tehdit oluşturan Efemçukuru Altın Madeni’ni İzmir’in başına musallat edenlerin başında yer almayı hak etti. Çamlı Barajı yapılamadı, Altın  madeni yaklaşık dört yıldır çalışıyor ve ş bölgede şimdiden kirlenme başladı.

Veysel Eroğlu’nun Çevre Bakanı olduğu dönemde İzmir’in göbeğinde Gaziemir’de bulunan kurşun fabrikası bahçesinde radyoaktif atık tespit edildi, aradan geçen 8 yıla rağmen atıklar halen temizlenmedi, tespit edilen nükleer santral atıklarının nereden hangi yollarla geldiği açıklanmadı.

Veysel Eroğlu Orman Bakanı oldu ama, ormanları sadece odun olarak gördü, onun döneminde  orman alanları madencilik ve diğer kirletici projeler için peşkeş çekildi. Veysel Eroğlu’nun Çaldağı Nikel Madeni ile ilgili “Aşırı derecede baskıların altında kaldık, direnemiyoruz” şeklindeki  ‘aciz’ açıklamasını ve 2 milyon ağacın kesilmesi sonucunu doğuracak Çaldağı Ormanının Nikelcilere tahsis etmesini Turgutlular unutmadı.

Veysel Eroğlu’nun en son icraatı Muğla -Göcek Koylarını ihale etmek oldu.

Veysel Eroğlu, uygulamalarıyla, ‘Barajlar Bakanı’, ‘HES’ler Bakanı’, ‘Madencilerin Bakanı” oldu ama bir türlü ‘Çevre’nin ‘Orman’ın Bakanı olamadı. Şimdi de İzmir’in vekili olmak istiyor. Veysel Eroğlu bu sicili ile İzmirlilerden oy isteyecek, bakalım İzmirliler ne diyecek?

Arif Ali Cangı

Kategori: Yazarlar

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.