DünyaManşet

İlk insanlar sert kışları kış uykusunda mı geçiriyordu?

Dünyanın en önemli fosil alanlarından birinde bulunan kemiklerden elde edilen kanıtlar, öncüllerimizin yüzbinlerce yıl önce aşırı soğukla ve yiyecek kıtlığıyla ​​kış boyunca uyuyarak baş etmiş olabileceklerini gösteriyor.

Bilim insanları, ilk insanların fosilleşmiş kemiklerindeki lezyonların ve diğer hasar belirtilerinin, kış uykusuna yatan diğer hayvanların kemiklerinde kalanlarla aynı olduğunu belirtiyor. Bu kanıtlar, seleflerimizin o dönemdeki şiddetli kışları metabolizmalarını yavaşlatarak ve aylarca uyuyarak geçirdiklerini ve böylece hayatta kalabildiklerini gösteriyor.

The Guardian‘dan Robin Mckie‘nin aktardığına göre, sonuçlar, Kuzey İspanya’da Burgos yakınlarındaki Atapuerca‘da Sima de los Huesos adlı bir mağarada yapılan kazılara dayanıyor. Geçtiğimiz otuz yılda, birkaç düzine insanın fosilleşmiş kalıntıları, Atapuerca’daki çukurun orta kısmını oluşturan 50 metrelik kuyunun dibindeki tortulardan kazındı. Mağarada, binlerce diş ve kemik parçası bulan araştırmacılar, bunun aslında bir toplu mezar olduğunu düşünüyor. Söz konusu fosiller, 400.000 yıldan daha eskilere dayanıyor ve muhtemelen erken Neandertallerden veya onların öncüllerinden geliyor. 

L’Anthropologie dergisinde yayımlanan makalede, bölgede ilk kazı yapan ekibi yöneten Juan-Luis Arsuaga ve Yunanistan’daki Trakya Democritus Üniversitesi‘nden Antonis Bartsiokas, burada bulunan fosillerde, kemik büyümesinin her yıl birkaç ay değiştiğine dikkat çekerek, mevsimsel farklılıklar bulunduğunu belirtiyor. 

Bu da, ilk insanların sınırlı yiyecek ve yeterli vücut yağı depolarıyla aşırı soğuk koşullarda uzun süre hayatta kalmalarına yardımcı olan metabolik bir duruma sokarak kendilerini korumaya aldığını gösteriyor: “Kış uykusuna yatıyorlar ve bu da kemik gelişimindeki aksaklıklar olarak ortaya çıkıyor.”

Diğer memelilerdeki lezyonlarla tutarlı bulgular

Araştırmacılar bu fikrin kulağa bilimkurgu gibi gelebileceğini kabul ediyor, ancak Afrika lemuru ve diğer lemur türleri gibi primatlar da dahil olmak üzere birçok memelinin bunu yaptığına dikkat çekiyorlar. Arsuaga ve Bartsiokas, “Bu, böyle bir hipometabolizmanın genetik temeli ve fizyolojisinin insanlar da dahil olmak üzere birçok memeli türünde korunabileceğini gösteriyor” diyor.

Sima Mağarası’ndaki insan kemiklerinde bulunan lezyonların paterni, mağara ayıları da dahil olmak üzere kış uykusundaki memelilerin kemiklerinde bulunan lezyonlarla da tutarlı. Yazarlar, “Kış uykusu stratejisi, soğuk koşullar nedeniyle bir mağarada aylar geçirmek zorunda kaldıkları için, hayatta kalabilmeleri bakımından tek çözüm olabilirdi” diye konuşuyor. 

Ayrıca Sima çukurunda kış uykusundaki bir mağara ayısının ( Ursus deningeri ) kalıntılarının da bulunduğuna işaret eden araştırmacılar, insanların da zor koşullarda hayatta kalmak için ayılarla aynı şeyi yaptıkları önermesini inandırıcı kıldığına vurgu yapıyor. 

Neden Simalılar?

Yazarlar karşıt argümanları da incelemiş. Inuit ve Sámi halkının, – eşit derecede sert, soğuk koşullarda yaşasalar da – kış uykusuna yatmadıkları biliniyor. Peki neden Sima mağarasındaki insanlar?

Arsuaga ve Bartsiokas cevabı yağlı balıkların ve ren geyiği yağının İnuit ve Sami halkına mensup kişiler için kışın yiyecek sağlaması ve böylece kış uykusuna yatma ihtiyacını ortadan kaldırması olarak veriyor. Yarım milyon yıl önceki Sima sahasında ise aksine, yeterli yiyecek bulunmuyor:  “İberya’nın kuraklaşması o zaman Sima halkına sert kış boyunca yeterince yağ açısından zengin yiyecek sağlayamazdı ve bu da onları mağarada kış uykusuna sokabilir.”

Acımasız kışlarla karşı karşıya kalan bir Neandertal ailesine ait müze sergisi. Fotoğraf: Nikola Solic / Reuters.

Newcastle‘daki Northumbria Üniversitesi’nden adli antropolog Patrick Randolph-Quinney, “Bu çok ilginç bir argüman ve kesinlikle tartışmayı teşvik edecek” dedi: “Ancak Sima’da bulunan kemiklerde görülen varyasyonlar için başka açıklamalar da var ve herhangi bir gerçekçi sonuca varmadan önce bunların tam olarak ele alınması gerekiyor. Sanırım bu henüz yapılmadı. ”

Londra’daki Doğa Tarihi Müzesi’nden Chris Stringer ise ayılar gibi büyük memelilerin aslında kış uykusuna yatmadıklarını, çünkü büyük vücutlarının çekirdek sıcaklıklarını yeterince düşüremediğini belirtti. Ayılar, bunun yerine uyuşukluk olarak bilinen daha az derin bir uykuya giriyor.

Stringer’e göre, böyle bir durumda Sima halkının insan büyüklüğündeki beyinlerinin enerji talepleri çok büyük kalacak ve böylesi bir uyuşukluk sırasında onlar için ek bir hayatta kalma sorunu yaratacaktı. Tarihçi, “Yine de bu fikir, Sima halkının, Neandertallerin ve Denisovanların genomlarını, kış uykusu fizyolojisiyle bağlantılı genetik değişikliklerin belirtileri açısından inceleyerek test edilebilecek büyüleyici bir fikir” diye ekledi. 

 

Kategori: Dünya