Dış Köşe

HDP, Haziran Hareketi ve CHP – Mesut Yeğen

Kürd hareketi bir zamandır demokrasiden yana siyasi ve toplumsal gruplarla bir koalisyon içinde Türkiye demokrasisini derinleştirmenin peşinde. Kürdleri ve Kürdistan’ı Kürdlerin enerjisiyle özgürleştirmenin imkansızlığına ve bu imkansızlık durumunda işleri zorlamanın büyük sıkıntılar yaratabilir olduğuna kanaat getirilmiş olsa gerek, Kürd hareketi bir zamandır Kürdlerin ve Kürdistan’ın özgürleştirilmesi işi olarak Kürd meselesini Türkiye demokrasisini derinleştirerek çözmenin imkanlarını arıyor. Türkiyelileşme, çatı partisi olarak HDP’nin kurulması ve son olarak seçimlere parti olarak girilmesi kararı, hepsi Kürd hareketinin Öcalan’ın teklifiyle takip etmeye koyulduğu bu genel siyasi stratejinin parçaları olarak karşımızda.

İlk önerildiğinde (ben de dahil) çok kişinin şüpheyle baktığı bu genel strateji ilk kez cumhurbaşkanlığı seçimlerinde test edildi ve başarılı oldu. 2015 seçimleri bu strateji için ikinci ve kesinlikle çok daha önemli bir test anı olacak, bu belli. Ancak, şimdiye kadar gelen işaretler, yapılan kamuoyu yoklamaları, işin kamuoyunda konuşulma halleri, bu ikinci testten de başarıyla geçilebileceğini gösteriyor.

HDP’nin hem Kürdistan’da hem de Türkiye’de takip ettiği kuşatıcı seçim siyaseti, Kürdistan’da Kürd hareketine uzak kalmış kesimlerle ve dindar Kürdlerle kurulan ilişkilerin oluşturduğu olumlu atmosfer vb., HDP’nin Kürdistan’daki performansının geçmişten belirgin bir biçimde daha iyi olacağına işaret ediyor. Ancak malum, Kürdistan’da eskisinden daha iyi bir seçim performansı ikinci testin de başarıyla geride bırakılabilmesi için gereken yüzde on oya ulaşmak için yeterli olmayacak. Muhakkak Kürdistan haricinde de eskisinden çok daha iyi performans gösterilmesi gerekiyor ve bunun için de yapılması gereken, daha doğrusu, ilk etapta yapılabilecek olan, CHP memnuniyetsizi sekülerleri, Alevileri, şehirli gençleri, kadınları profesyonelleri HDP’ye çekebilmek. Bu minvalde de olumlu işaretler alınmış olmakla birlikte, burada durum henüz çok net değil.

Nitekim, HDP’nin ve bilhassa da Kandil’in Birleşik Haziran hareketiyle tartışma ve müzakereler etrafında gösterdiği alttan alan, birçoklarına abartılı gelen, özenli tutum filan da bu halle ilgili olsa gerek. BHH’nin hacmiyle uyumlu görünmediğinden HDP fikri etrafında hareket bir kısım Kürd ve solcunun pek bir yere koyamadığı bu özen, aksine, bence çok yerinde. BHH bir başına seçim sonuçlarına etki edecek bir hacimde olmamakla birlikte HDP ile birlikte hareket etmesi ya da HDP karşısında pozisyon almaması CHP memnuniyetsizi bir kısım sekülerin ve Alevinin HDP’yi tercih etmesini kolaylaştırabileceğinden sözünü ettiğim özenin eksik edilmemesinde fayda var.

Haddizatında, seçim barajını aşabilmesi için Kürdistan’da siyasi aktörlerle kurduğu sabırlı ilişkiyi ve BHH’ya gösterdiği özeni HDP’nin bir de Türkiye’nin batısında, CHP memnuniyetsizi Aleviler ve sekülerlerlere karşı da tekrar etmesi gerekiyor. Seçimlere çok zaman kalmadığından bu minvalde uzun uzadıya çalışma yapmak imkanı yok; ancak sözünü ettiğim özen bir kısmıyla bilhassa Batı illerinde gösterilecek aday profiliyle hissettirilebilir. Örneğin, Şafak Pavey, Binnaz Toprak, Arif Sağ imgelerine denk düşecek profillere sahip adaylar HDP listelerine davet edilebilir ve bu yolla CHP’den HDP’ye bir geçiş kanalı açılabilir.

Şu ortada: Kürd hareketinin başta sözünü ettiğim Türkiyelileşme ve Kürdleri ve Kürdistanı demokrasiyi derinleştirerek özgürleştirme stratejisinin başarılı olabilmesi için HDP’nin geleneksel yüzde 6-7’lik Kürd tabanının yanına, Kürdistanlı ve Türkiyeli dindarları, CHP memnuniyetsizi sekülerleri ve Alevileri, yeni bir Türkiye arzulayan gençleri, kadınları, profesyonelleri katması gerekiyor. Bunu becerebilmek için de HDP’yi bütün bu kesimlerin kendilerini özdeşleştirebilecekleri bir parti kılmak gerekiyor elbette.

Bütün bu kesimlerin parlamentoda temsilini mümkün kılacak bir aday profiliyle seçimlere girmek HDP’yi böyle bir parti olarak inşa etmenin önemli adımlarından biri olabilir. HDP, özgürlüğünün peşine düşmüş Kürdlerin, dindar Kürdlerin ve Türklerin, sekülerlerin, Alevilerin, gençlerin, kadınların ve profesyonellerin bir diğerinden rahatsız olmadan, Türkiye demokrasisini derinleştirmek üzere bir diğeriyle birlikte olabildiği genişlikte ve enginlikte bir parti kılınabilirse, Türkiyelileşme, Kürd meselesini demokrasiyi derinleştirerek çözme ve yüzde on barajı aşma, her üçü de başarılabilir görünüyor.

Mesut Yeğen – basnews.com

Kategori: Dış Köşe