Akbelen DirenişiDoğa Mücadelesiİklim ve EnerjiManşet

Erdoğan iklim sözlerinden çark etti: Türkiye’nin kömür gerçekleri

0
YK enerji'nin tarumar ettiği orman
Akbelen - Fotoğraf: Cansu Acar

AKP‘li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dünkü kabine toplantısının ardından Muğla‘ya bağlı İkizköy‘deki Akbelen Ormanı‘nda kömür madeni için yapılan kıyıma ve  şirketin devletin jandarma ve polislerince korunmasına ilişkin ilk kez konuştu.

Elektrik üretimi için kömür üretimi artışı gerektiğini öne süren Erdoğan, “Almanya ve Fransa başta olmak üzere hiçbir yerde elektrik üretimi için kömür üretimi artışı sorun teşkil etmezken ülkemizde yürütülen kampanyaları ağaç sevgisi ve çevre hassasiyetiyle izah edemeyeceğimiz bir gerçektir” dedi.

Ancak gerçekler öyle değil.

‣Türkiye 2023’ün ilk yarısında Avrupa’nın en büyük kömür kirliliği kaynağı oldu 

Verilerle kömür üretimindeki gerçek

Türkiye, Haziran 2023’te Almanya ve Polonya‘yı geride bırakarak Avrupa‘nın en büyük kömür yakıtlı elektrik üreticisi oldu.

Türkiye, yılın ilk altı ayında yol açtığı emisyonlarla, Avrupa‘daki en büyük kömür kirliliği kaynağı konumuna geldi ve yakında bölgedeki endüstriyel emisyonların ana merkezi olan Doğu Avrupa‘yı da gölgede bırakabilecek durumda.

Ayrıca yılın ilk yarısında Almanya’nın ardından Avrupa’nın en büyük ikinci kömür üreticisi olarak ilk kez Polonya’dan daha fazla kömür enerjisi üretti.

Birleşik Krallık merkezli enerji düşünce kuruluşu Ember‘den alınan verilere göre, Türkiye’nin yılın ilk yarısındaki kömür üretimi, en az 2018’den bu yana yılın ilk altı ayındaki en yüksek toplama ulaştı. Bu durum, yıllarda Almanya, Polonya ve Avrupa’nın çeşitli yerlerinde görülen kömür yakıtlı enerji üretimindeki istikrarlı düşüşlerle çelişiyor.

‣ Rapor: Avrupa’nın kömür kullanımı düşüyor

Türkiye’nin kurulu kömür kapasitesi 2018’den bu yana yüzde 9’dan fazla arttı. Öte yandan aynı dönemde Almanya’da yüzde 15, İtalya‘da yüzde 20, Romanya‘da yüzde 44 ve Çekya‘da yüzde 14’ten fazla düşüş görüldü. Avrupa’nın kömüre en bağımlı ekonomisi olan Polonya bile 2018’den bu yana ılımlı bir net kapasite düşüşü gördü.

‣ Ember: Türkiye’nin elektrik üretimi için kömür ithalatı 2022’de iki katına ulaştı

Avrupa’da kömürü bırakmayan dört ülkeden biri Türkiye

Öte yandan Avrupa’da 23 ülke kömürden elektrik üretimini sonlandırma kararı almıştı. Bu ülkelerin 10’u şimdiden kömürle vedalaştı. Aralarında Türkiye’nin de olduğu dört Avrupa ülkesi ise kömürden elektrik üretimini ne zaman sonlandıracağı konusunda henüz bir tarih belirlemedi.

Bazı ülkeler ise önümüzdeki 18 yıl içinde santralları kapatacağını açıkladı. Avrupa’da kömürlü termik santralları ne zaman kapatacağına dair resmi bir tarih belirlemeyen sadece dört ülke var; Bosna Hersek, Polonya, Sırbistan ve Türkiye.

Elektrik üretiminde kömür kullanımı diğer elektrik üretimi yöntemlerine kıyasla çok daha fazla sera gazı salımına neden olduğu için bilim insanları, iklim krizinden çıkış sürecinde öncelikle kömür santrallarının kapatılması gerektiğini vurguluyor.

Akbelen direnişçilerine yüklendi: Marjinaller

Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamalarının devamında ise şu ifadeleri kullandı:

“Kendilerine destek vermeye giden muhalefet temsilcilerine bile en ağır hakaretleri etmekten çekinmeyen eylemci profili, amacın üzüm yemek değil, bağcı dövmek olduğunu ortaya koymaktadır.

Kömür çıkartılacak alanda kesilecek ağaçların kat be kat fazlası üzeri kapatılan sahalara ve diğer alanlara dikilerek, ülkemizin orman varlığı artışına katkı sağlandığı ilgili kurumlar tarafından defalarca açıklanmıştır. Son 21 yılda Türkiye toplamda 6 milyar 572 milyon fidanı toprakla buluşturarak bu alanda kırılması zor bir rekora imza atmıştır. 2023 sonu için hedefimiz 30 milyon fidan daha dikerek bu rakamı 7 milyara yükseltmektir. Tek gayesi ülkenin ve milletin kalkınmasına, büyümesine, gelişmesine takoz koymak olanların tüm bu hakikatlerle ilgilenmediğini çok iyi biliyoruz. Biz çevreci görünümlü marjinallere aldırmıyor, sadece işimize bakıyoruz.

Ülkemizin kalkınma kervanını yürütmeye odaklanırken maşaları ve sahiplerini ise kendi kinleriyle baş başa bırakıyoruz. Buradan ana muhalefet partisinin başına sesleniyorum, Muğla Belediyesi onların yönetiminde. Acaba bugüne kadar ne kadar zeytin ağacı, zeytin fidanı veya bunun dışında kızıl ağaç diktiniz? Ne kadar ağaç diktiniz? Çıkın bir de bunların rakamını açıklayın. Bir tane ağaç diktik diyemezler. Ama biz Ak Parti iktidarı olarak geldiğimizden bu yana milyonlar değil, milyarları aşan ağaç dikimleri yaptık. Zeytin ağaçlarını, fidanlarını diktik. Yurtiçindeki mankurtlar ve yurtdışındaki azılı düşmanlarımız tarafından ülkemiz aleyhinde yürütülen yalan ve iftira kampanyalarını gerisindeki sinsi strateji her gün biraz daha çöküyor. Buna rağmen aynı karanlık stratejinin tezahürü taktiklerin bitip tükenmeyeceği anlaşılıyor. Muhalefet görünümlü operasyon aygıtlarının sosyal medyada kendilerini rahat hissettikleri kimi kamusal alanlarda sergiledikleri provakatif söz ve davranışların çoğu bu gayeye maturdur. Özellikle buradan bir kez daha sesleniyorum; başaramadınız, başaramayacaksınız. Geçici veya dönemsel sıkıntıların yol açtığı parçalı bulutlu havalara güvenerek fitne yelkenlerini şişirmek isteyenler her zaman olduğu gibi yine hüsrana uğrayacaklardır.”

Rehabilite mümkün mü?

Muğla Valiliği, 30 Temmuz’da YK Enerji’nin ağaç kesiminin durdurulduğunu ve kesilen ağaçlar için rehabilitasyon çalışmaları yapılacağı belirtilmişti. Açıklamanın ardından İkizköylülerin avukatı İsmail Hakkı Atal, Muğla Valiliğinin Akbelen’deki ağaç kesimi ve rehabilitasyona ilişkin yaptığı açıklama nedeniyle Valilik hakkında dezenformasyon yasası kapsamında soruşturma açılması için şikayette bulunmuştu.

Atal şunları aktarmıştı:

“[…] maden çıkartıldıktan sonra şirketin burayı rehabilite etmesi bilimsel olarak mümkün değildir. Şimdiye kadar da 20 bine yakın dönüm alanı Mars yüzeyi gibi toprağını sıyırmış, ölü bir bölge haline getirmişler, herhangi bir şekilde rehabilite edememişlerdir. Fidan diktik diye gösterdikleri yerler de şirketin kendi diktikleri yerler değil, bir buçuk ya da iki buçuk dönümlük bir yere ağaç dikmişlerdir. O da şirketin diktiği yer değil, özelleştirmeden önce Türkiye Kömür İşletmeleri’nin uhdesinde çalıştırılırken, devletteyken, kamudayken yapılan ağaçlandırma çalışmasıdır. Bunun dışında şirket hiçbir yerde rehabilite ve ağaç dikim çalışması yapmamıştır. Bilimsel olarak da bu işin yapılabilmesi mümkün değildir.”

YK Enerji ise konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanmıştı:

“Şirketimiz ile Orman Genel Müdürlüğü arasında 2020 yılında imzalanan ‘Ağaçlandırma İşbirliği Protokolü‘ kapsamında ülke genelinde 3 Milyon fidan dikimi gerçekleştirildi. Söz konusu miktar 2000 futbol sahası büyüklüğünde alana denk gelmektedir ve hedefimiz ise bu sayıyı 2025 yılı sonuna kadar 5 Milyona çıkarmaktır.

Yukarıdaki bilgilere ek olarak; şirketimiz ruhsat sahasındaki kapatılan ocaklara 1992 yılından beri belirli bir planlama dahilinde ağaç dikimi yapılıyor. 1992’den günümüze kadar maden sahalarında 415 binin üzerinde akasya, zeytin, kızılçam, fıstık çamı, mavi selvi, sakız ağacı ve incir ağacı dikimi yapılmıştır.

• Sahamıza diktiğimiz 22.100 adet zeytin ağacından topladığımız zeytinlerden zeytinyağı elde ederek bölge ekonomisine katkı sağlamaya devam ediyoruz.

• Şirketimiz ile Orman Genel Müdürlüğü arasında imzalanan ağaçlandırma protokolü dışında sahamızda ağaçlandırma çalışmaları da devam etmektedir.”

YK Enerji ve Erdoğan’dan daha önce de yıllık yaklaşık 1 milyar dolarlık bir doğal gaz ithalatını engelleyerek cari açığın kapatılmasına katkı sağladığı iddiası ortaya atılmıştı.

Akbelen’de direniş yedinci gününde: Para puldur, ağaç candır! 

Öte yandan uzmanlar bu cari açığın yenilenebilir enerji santrallerinin kapasitesinin geliştirilmesiyle de giderilebileceğini söylüyor.

Aynı zamanda sağlık tehdidi

Avrupa Sağlık ve Çevre Birliği‘nin (HEAL) Ocak 2022’de yayınladığı rapora göre, Muğla’da bulunan üç termik santralin yarattığı hava kirliliğinin sağlık maliyetinin, tüm Türkiye’deki termik santrallerin sağlık maliyetinin neredeyse üçte birine denk geldiğini gösteriyor.

Çalışmaya göre Yeniköy Termik Santrali’nin devrede olduğu 1986-2020 arasında devlete yüklediği sağlık harcaması maliyeti 508 milyar 500 milyon lirayı bulurken, 1993 yılında çalışmaya başlayan Kemerköy Termik Santrali’nin maliyeti 2020 sonuna dek 260 milyar 400 milyon TL olarak hesaplandı.

Yeniköy Termik Santrali’nin işletildiği 35 yılda yıllık ortalama sağlık maliyeti 14 milyar 528 milyon TL iken Kemerköy Termik Santrali’nin 9 milyar 300 milyon TL oldu. Buna göre iki termik santralin toplam yıllık ortalama sağlık maliyeti 23 milyar 828 milyon TL’yi buluyor.

Ağaç dikerek orman olur mu?

Öte yandan uzmanlar ve bilim insanları, kesilen ormanın yerine fidan dikilse bile bunun o alanı orman haline getirmek anlamına gelmeyeceğini, bunun için çok uzun yıllar gerektiğini söylüyor.

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Orman Fakültesi, Toprak İlmi ve Ekoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Doğanay Tolunay bu durumu şöyle açıklamıştı:

Orman ekosistemi ağaçların hâkim olduğu, ağaçların yanında diğer bitki türlerinin ve hayvanların yaşadığı kendine özgü iklimi, toprağı topoğrafyası olan ve ekosistem hizmetleri üreten bir yerdir. Ekosistem, aslında ekolojik bir sistemdir. Sistem birçok öğenin bir araya gelerek oluşturduğu bir bütündür ve öğeler birbirleri ile sürekli etkileşim halindedir. Öğelerin birbiriyle uyumlu çalışması ve etkileşimler sonucunda bütün(sistem) parçaların toplamından daha büyük olmaktadır.

Ekosistemlerin bütünlüğü, ekolojik süreçlerin sağlıklı olarak devamı için önemlidir. Ortasından bir yol geçen ya da taş ocağı açılan orman ekosisteminde ise ekolojik süreçler sağlıklı olarak gerçekleşmez. Cep telefonunuzun ekranının kırıldığını düşünün. Bazı uygulamalar çalışmayacaktır

Özetle bir orman ES’inin en önemli öğesi ağaçlardır. Ama ağaçlar sistemdeki tek öğe değildir. Yüzlerce,binlerce canlı cansız öğe bir araya gelerek sistemin çalışmasını sağlamaktadır. Bir yere ağaç diktiğinizde diğer ekosistem öğeleri alanda oluşana kadar orası orman olmayacaktır

Peki kesilen ormanın yerine 5 katı fidan dikilmesi ile orman ekosistemi oluşturulabilir mi? Ya da şöyle sorayım; telefonunuzu bana verirseniz yerine 5 sim kart vereceğim dediğimde kabul eder misiniz?”

Akbelen neden direniyor?

İkizköy’deki Akbelen Ormanı Limak ve IC İçtaş iştiraki YK Enerji‘nin termik santraline linyit arzı yaratmak için yok ediliyor. Termik santralde yakıt olarak kullanılacak kömür için zaten sekiz köy yok edilmişti. Işıkdere onlardan biriydi ve artık yerinde taş, iş makinaları, toz ve dumandan başka hiçbir şey bulunmuyor.

Işıkdere

Söz konusu tehdit için sıradaki köy ise İkizköy. Direnişçiler Akbelen Ormanı’nı korumak için nöbet alanında varlığını sürdürüyor. Alanda tozlar havada uçuşuyor ve birçok direnişçi son günlerde öksürmeye başladı. Birçoğu da genzinin dolu olduğunu ifade etti. Ormanda 24 Temmuz’dan itibaren yüzlerce ağaç kesildi. Kesilen ağaçlar kamyonlarla taşındı. Muğla Valiliğinin açıklamasıyla artık ağaç kesilmeyeceği bildirildi ancak tomrukları alırken işçilerin minik ağaçları da kestiği görüldü.

You may also like

Comments

Comments are closed.