İstanbul SözleşmesiKadınManşet

Erdoğan ‘kadın’ ve ‘adalet’ üzerine konuştu: Bir kadının bile şiddete uğramasını kabul edemeyiz

0
Fotoğraf: AA

İstanbul Sözleşmesi‘nden çıkan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kadın ve Demokrasi Derneğince (KADEM) “Kültürel Kodlar ve Kadın” ana temasıyla Atatürk Kültür Merkezi‘nde düzenlenen, 5. Uluslararası Kadın ve Adalet Zirvesi’nde kadın haklarıyla ilgili konuştu.

Kadın üzerine konuşan Erdoğan, adalet kavramıyla bir araya gelince kadının bugüne ve geleceğe konuşulacak çok konu, yapılacak çok tartışma çıktığının bir gerçek olduğunu söyledi.

Fotoğraf: AA

Kadın algısı…

“Kültürel kodların, farklı toplumlarda ve farklı coğrafyalarda, farklı tezahürlerle şekillendirildiği kadın algısı, üzerinde etraflıca durulmayı hak eden bir çeşitlilik gösteriyor” diyen Tayyip Erdoğan, dünyadaki kadın hareketlerinin dilini ve pratiğini şekillendiren en önemli unsurlardan birinin de bu kültürel kod farklılıkları olduğunu müşahede ettiklerini ifade etti.

Ancak sokağa bakıldığında kadın hareketleri üzerinde yoğun bir baskı olduğu görülebilir. Türkiye’deki kadın hareketleri son dönemde LGBTİ+ hareketleriyle birlikte yoğun baskı altında. Son 8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü‘nde polisler kadınları Cihangir’e sıkıştırmış, Taksim’de yürüyüş yapılmamıştı. İktidar eliyle güçlendirilen güvenlik kuvvetleri Türkiye’de muhalif eylemlerde kendini şiddet ve baskıyla gösterir hale geldi. Kadın hareketleri de bundan en çok nasibini alan hareketler arasında yer alıyor.

Fotoğraf: AA

Kadın hareketleri…

Kadın hareketlerine değinerek kültürel kod farklılıklarına işaret eden Erdoğan, “İletişim imkanlarının küresel düzeyde yönlendirmeye açık bir şekilde genişlemesiyle ortaya çıkan tekdüzelik, çeşitli kültürlerdeki kadın algısının gerisindeki zenginliği ortadan kaldırmıştır. Batı medeniyetinin baskın karakteri en çok da kadına bakışta ve onun hayattaki konumuyla ilgili kabullerde ortaya çıkmıştır” dedi.

Kadının konumunu ve iktidar tarafından sürekli ortaya atılan “aile”, “çocuk” ve “anne” gibi kavramlarla kadının yaşamının nasıl sınırlandırıldığına ve ataerkil bir düzen içerisinde ikincil vatandaş olarak konumlandırılıyor olmasına karşı olan, Türkiye’de öne çıkan kadın hareketi gruplarından biri, adını “kadın cinayetleri”nden alıyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, 13 Nisan’da kanuna ve ahlaka aykırı faaliyet yürütmek suçlamasıyla açılan fesih davasının hedefinde.

Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün dünyanın her yerindeki toplumlara aynı kadın modeli dayatıldığını, kadından aynı siyasi, sosyal, kültürel, ekonomik rolü benimsemesi ve oynamasının istendiğini vurguladı.

Fotoğraf: Emre Orman / csgorselarsiv.org

Kadına yönelik şiddet…

Ülkelerin pek çoğunda nüfusun kırsaldan şehirlere yığılması, kitlelerin aynı iletişim kanallarından beslenerek hayat biçimlerini ve hayallerini şekillendirmesinin de bu dayatmayı beslediğine işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:

“Gelişmiş ülkelerin dışarıya verdikleri imajın tersine, kadına yönelik cinayet, şiddet, ayrımcılık gibi konularda halen ciddi sorunlar yaşadıklarını biliyoruz. Biz elbette ülkemizde tek bir kadının bile sırf cinsiyeti yüzünden şiddete uğramasını, hele hele hayatını kaybetmesini asla kabul edemeyiz. Aynı şekilde ülkemizi sanki kadına yönelik şiddetin ve cinayetin dört bir yanda kol gezdiği bir yer gibi sunanların aslında kendi içlerindeki çürümeyi gözlerden kaçırmaya çalışmasını da kabul edemeyiz.”

Fotoğraf: Esra Tokat / csgorselarsiv.org

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu verilerine göre; Türkiye’de sadece geçen ayda 34 kadın erkekler tarafından öldürüldü.

bianet’in Erkek Şiddeti Çetelesi’ne göre; 2022’nin ilk on ayında erkekler, 280 kadını öldürdü.

Erkekler 131 kadını taciz etti, 205 çocuğu istismar etti, 675 kadına şiddet uyguladı, 25 kadına tecavüz etti. Erkekler en az 386 kadını seks işçiliğine zorladı. 2022’nin ilk on ayında 159 kadının ölümü basına “şüpheli” olarak yansırken, erkekler, yılın ilk dokuz ayında en az 36 çocuğu öldürdü.

Gezi’ye katılanlara “sürtük” demesi nedeniyle üst üste suç duyurularına konu olan Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti:

“Kadınların mağduriyetine yol açan çarpık kabuller dünyanın her yerinde olduğu gibi gelişmiş ülkelerde de ne yazık ki sürüyor. Şayet bu sorgulamayı gelişmiş ülkelerde yaşanan sorunlar dahil her türlü bağnazlığın üzerine çıkartarak yapamazsak arzu ettiğimiz vicdani, adil, sürdürülebilir toplumsal iklime ulaşamayız.”

Fotoğraf: Şehlem Kaçar / csgorselarsiv.org

Başörtüsü, aile, kadın ve LGBTİ+’lar

Erdoğan bugünkü konuşmasında başörtüsü konusu ve LGBTİ+’ları dışlayıcı ve hedef gösterici anayasa düzenlemelerine ilişkin de konuştu.

Anayasa referandumu çağrısını yineleyen Erdoğan, “Uzlaşma sağlanamaması halinde bu meseleyi milletimizin takdirine sunmanın yollarını arayacağız” dedi.

“Ailenin korunması” adı altında ortaya atılan bu anayasa düzenlemesi, Türkiye’de LGBTİ+’lara yönelik nefret söylemleriyle, ayrımcı politikalarla baskı ve korku ortamını besliyor. Birçok LGBTİ+ ve kadın örgütü yasaya karşı çok kez açıklamalarda bulundu ve tepki gösterdi. Türkiye’de hükümet tarafından sürdürülen ve son dönemde artırılan LGBTİ+’lara yönelik nefret söylemleri son bir ayda üç şehirde “ailenin korunması” adı altında nefret yürüyüşlerinin yapılmasına sebep oldu.

EŞİK Platformu, yeni Anayasa değişikliği teklifinde kadınların ve LGBTİ+ların haklarına yönelen tehditlere dikkat çekmiş, “Erkek egemen siyasetin bizi başörtülü-başörtüsüz olarak etiketleyerek ortak mücadelemizden koparmasına, kutuplaştırmasına izin vermeyeceğiz. Eşit yurttaşlık hakkımız pazarlık malzemesi yapılamaz. Anayasayı uygulamayanlar Anayasa yapamaz!” demişti.

Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkan diğer şeyler şöyle:

  • Töre ve namus cinayeti olarak tarihimize geçen suçlara verilen cezaları ağırlaştırarak, bu sorunu büyük ölçüde gündemimizden çıkardık. Aile içi ve kadına karşı şiddete verilen cezaları artırarak cinsel saldırı suçunu tanımlayarak, cinsiyet farkı sebebiyle düşük ücret uygulanamayacağı hükmünü getirerek önemli adımlar attık.

‣İstanbul Sözleşmesi davası: Burada köle mi yoksa yurttaş mı olduğumuza karar vereceksiniz 

  • Biz kadının içinde yer almadığı hiçbir alanda, insanlığın hayrına netice etmenin mümkün olmadığına inanıyoruz.

Yarının Türkiyesi’nde İstanbul Sözleşmesi ve LGBTİ+lar yok

  • Kadınlarımızı güçlendirecek politikaları uygulamayı sürdürüyoruz. En büyük desteği gördüğümüz kadınlarla, siyasetten ekonomiye her alanda büyük başarılar elde edeceğiz.

‣Kadınlar istihdamda, mecliste ve akademide erkeklerin gerisinde bırakıldı 

  • Kadına şiddetle en etkin şekilde mücadele edeceğimizin sözünü göreve gelmeden zaten vermiştik.

‣İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün erkek şiddeti raporu

  • Kadına yönelik şiddeti önlemek için 4 ulusal eylem planı hazırladık ve uyguladık. 2021 ve 2025 eylem planı, kadınlarımızı fiziksel şiddet yanında, onur ve haysiyetlerine yönelik saldırılardan da korumayı amaçlamaktadır.
‣Kadınlardan Anayasa değişikliği tepkisi
  • Kadın Acil Destek Uygulaması (KADES) kadınların maruz kaldığı şiddete süratle müdahale edilmesini sağlayan etkin bir sistem haline geldi. Elektronik kelepçe de kadınlarımızı korumaya hizmet veriyor.

‣’Kadın mevzularında kadınların konuşturulmayıp bıyıklı erkeklerin lafa atlaması sinir bozucu’

  • Okullaşma oranlarında kızlarımız lehinde çok önemli gelişmeler kaydettik.

‣2021 Türkiye’sinde kadın bütün ekonomik kıstaslarda uzak ara geride 

  • Tarihimizde ilk defa kadın istihdamı toplam istihdamın 3’te 1’ine yaklaşmıştır.

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.