Köşe Yazıları

Çatılara güneş enerjisi sistemleri, hemen ve şimdi! – Alper Öktem

Çatıların üstüne  küçük ölçekli güneş elektriği sistemleri neden kurulmuyor. Eksik bir şey mi var?

Türkiye’nin güneş enerjisi gücü 31 Aralık 2015 itibari ile 248,8 MW, 30 Haziran 2016 itibari ile ise 505,9 MW’a ulaştı.6 ayda  %100’ü geçtik ama, ne bu artışta ne de toplam 505 MW içinde çatıların üstüne kurulan 10 kW‘a kadar kurulu gücü olan küçük ölçekli güneş elektriği sistemlerinin payı yok gibi. (http://solar.ist/turkiye- gunes-enerjisinde-5621-mwa- ulasti/)

Avustralya’nın küçük ölçekli güneş elektriği sistemlerinin (çatı üstü güneş elektriği) kurulu gücü 5 GW sınırına yaklaşmış durumda. Bu güç 1.558.689 adet kurulumdan oluşuyor. (http://solar.ist/avustralya- cati-ustunde-5-gw-sinirinda/)

19

Ne demiştik, yurttaşlar  evlerinin çatısına  küçük ölçekli bir Güneş Enerjisi Santrali (= G.E.S) kurunca bunun adı Y.E.S.olsun, Yurttaşın Enerji Santrali. Zaman zaman yurttaşların enerji santralı kavramına denk düşen halkçı enerji sözünü de kullanıyorum. Bu kavrama tabii kooperatifler ve başka türlü birlikler de giriyor.

Bir de yazının sonuna eklemiştim: Y.E.S.! Yapabiliriz.

Ama olmuyor. Günısı‘da dünyada 2’nciyiz ama çatılarda küçük ölçekli Güneş Enerjisi Santrali kurulmasında gelişme yok gibi. Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik ve Tebliğde 23 Mart 2016 tarihinde yapılan değişiklikler ile yurttaşların çatılarda güneşten elektrik üretmesinin önü esas olarak  açıldı, şikayet konusu olan hususlarda önemli düzeltmeler yapıldı. Ama Yurttaşın Enerji Santrali Y.E.S. olarak tanımladığım bu alanda hareket başlamadı. Belki aradan geçen 5 aylık süre çok kısa  sayılır ama bu noktada bir değerlendirme yapmak gerekiyor.

Yurttaşların enerji santrali kurmasının yolları

1)      Enerji Kooperatifi kurmak

2)      Tüketim birleştirme çerçevesinde apartman, site, köy, yazlık vs (çatılara) kurmak

3)      Kendi çatınıza kurmak  (x)

Yeni bir teknoloji var, çok yararlı, ekonomik açıdan anlamlı. Ne yapmalı? Bunu insanlara duyurmalı, bilgilendirmeli, sorulara cevap vermeli, örnekler göstermeli.

Nasıl yapmalı? Güneş enerjisi savunucuları bir araya gelip imkanları ölçüsünde kendi Y.E.S. lerini kurarken, doğrudan kendilerine yararlı olmasa da sosyal sorumluluk projeleri, örneğin ‘Herkese Güneş Enerjisi Santrali’ gibi bir özyardım programı hayata geçirebilirler. Bunun dışında pozitif örnek yaratmak için bağış kampanyaları ile mesela cemevlerine, camilere, okullara kurabilirler.

Kim yapacak? Nükleer ve termik karşıtı aktivistler, iklim aktivistleri demiştik.

Ama görülüyor ki bunları kim yapacak sorusuna daha fazla ve gerçekci cevaplar bulmalıyız. İlk adımların atılmasında öncülüğü kimler başarı ile üstlenebilir?

Bu noktada 2015 yılından bir önerimi yeniden ele almak istiyorum: Belediye-halk işbirliği. Bunu  yalnızca kooperatif yahut belediye iktisadi kuruluşu vb gibi yapılarla ortak yatırımlar gerçekleştirmek amacı ile sınırlamamak gerekiyor.Bu işbirliği Y.E.S. lerin yaygınlaşması için devlet  tarafından verilecek teşvikler kadar önemli ve daha politik çünkü toplumsal dinamizmi harekete geçirmek istiyor.

Özellikle belediyelerin danışmanlık hizmeti vermesi ve bu konuda gönüllülerden yardım almasını ve bu güçbirliğinin belediyelerin ve sivil toplumun  imkanları ile tanıtım yapmalarını öneriyorum. Keza yeni bina yapacak müteahhitlerin, mimarların ve mühendislerin ikna edilmesi, projelerine güneş enerjisinden elektrik üretmeyi almaları bu yolda önemli bir adım olacak. Güçbirliğimizin tüketim birleştirme noktasında Site ve apartman yönetimlerine sunumlar yapmak, çözümler önermekle teşvik edici olabileceğini düşünüyorum.

Belediye-halk işbirliğini bir yuvarlak masa yahut çalışma grubu gibi düşünebiliriz. Hangi görevle hangi kuruluşta olduklarının ötesinde Güneş Gönüllüleri diyebileceğimiz anlayış ve motivasyonla bu çalışmaya gelen insanlar, belediyeden görevliler, ilgili odalardan güneş enerjisi taraftarları, sektör temsilcileri ve aktif yurttaşlar bir çalışma grubu, eylem grubu oluşturabilirler. Kooperatif girişimcileri burada belli olur, bir sosyal proje olarak GES kurulumlarının finansmanı (bağıs toplamak) burada görüşülür. Kimi problemler burada çözülür, örneğin firmaların en küçük panel işini en büyük işten ayrı görmemesi anlayışı geliştirilir. Kurulum için gerekli kalifiye eleman yetiştirilmesinden gönüllü kalite kontrol mekanizmalarına dek tedbirler görüşülür. Kimbilir belki  bu çalışma grubu kentin karbondioksit emisyonunu düşürmek için yapılacak çalışmalarda strateji çalışmalarında yer alır, enerji  verimliliği (tasarrufu) dahil.

Sinnvoll: Vollst䮤ige Integration von Solarmodulen in die Dachkonstruktion

Sinnvoll: Vollst䮤ige Integration von Solarmodulen in die Dachkonstruktion

Mesele acilen gündem olmak, görünür olmak. Yurttaşlar bu neymiş desinler, ilgilerini çeksin, sorularına cevap verilsin ve kurulum sürecinde yardım görsünler. Herhalde belediyeleri maddi teşvik vermeye ikna edemeyiz, ama kolaylık göstermek, yardımcı olmak, bürokrasiyi üstlenmek, ödül vermek ve imar yasasının belediyelere verdiği yetkileri kullanarak güneş enerjisine yönelimi desteklemek belediyeler için mümkündür.Belediye imar dairesinde işini gören yurttaşların ve çalışanların başlıca konuştukları konunun güneş enerjisi olacağı günler yakın sanıyorum.

Aslında kısa süre önce Solarbaba platformunda okuduğum tweet’teki öneri uygulansa hızla sonuç alınır: “’Bundan sonra yapılacak her yeni binanın ruhsat alabilmesi için çatısına min 3kw (yaklaşık 30m2, her çatıda bu kadar alan var) güneş enerjisi sistemi kurulması mecburidir‘ şeklindeki tek cümlelik bir yasa-yönetmelik-tebliğ hem enerji bağımsızlığımda hem de istihdama uzun vadede çok önemli bir katkı sağlar.“

Benzer uygulamalar yerel düzeyde, örneğin Almanya’da mevcut – ancak Almanya’da da merkezi uygulamalara giden yol kolay değildi, önce gönüllüler ve aktivistler vardı.

Güneş enerjisinden elektrik üretilmesi için toplumsal dinamizmi harekete geçirmek üzere yeni yollar aramalıyız. Güneş Gönüllüleri bu çabanın önemli bir parçası olmaya devam edecek. Enerji politikalarıyla ilgilenen sivil toplum örgütleri ve aktivistler için bu görev bekliyor: Yüzbinlerce tüketiciyi kısmen ya da tümüyle, doğrudan güneş enerjisi sistemi kurarak yahut enerji kooperatiflerine ortak olarak elektrik üreticisi olmaya yönlendirmek. Bu politik bir eylemdir. Kimi belediyelerin  yenilenebilir enerjilerin yerelde üretilmesine gösterdikleri ilgiyi de politik tavır olarak değerlendiriyorum. Belediyelerin bu alanda mevcut toplumsal potansiyel ile birlikte yollar araması, birlikte yürümesi dileğiyle….

Y.E.S! Yapabiliriz

Yurttaşın Enerji Santrali

(X) G.E.S. kurmayı düşünüyorsanız önce gerçekci bir tahmin yapın, kac lira ayırabilirsiniz?  10 bin TL?,    o zaman firmaya “10 bin liralık bir GES” deyin. İhtiyacın tamamını karşılamayacak olsa da, şebeke bağlantısı sürdüğü için elektriksiz kalmayacaksınız. Mesele evinizi bir günde yüzdeyüz güneş enerjisi kullanır hale getirmek değil, bu dönüşüme acilen katkı sağlamak. Şimdi, hemen.

21-Alper-Öktem

 

Alper Öktem

Güneş Gönüllüsü

 

Köşe Yazıları

Bütün yollar güneşe gidiyor: Seferihisar örneği – Alper Öktem

Enerji üretiminde, üretim araçlarnda -mesela 30 yıl içinde diyelim- hızla bir değişiklik, bir devrim gerçekleşti. Bir şeyler oluyor, daha bir kaç ay önce Konya’da en büyük GES hizmete girdi. Kurulu gücü 22,5 MW. 200 tane böyle GES kurulsa Akkuyu nükleer santrali hayallerinden fazlası yapar. Bunları okuyucu biliyor.

Güneş Gönüllüsü ismiyle yazdığım yazılarda güneş enerjisinin başka bir yönüne dikkatinizi çekmeye çalışıyorum. Tekellerin devasa santrallerinin yanına yurttaşlar evlerinin çatılarına kurdukları pek mütevazi güneş santralleri ile geliyorlar. Öyle ki kimi ülkelerde kurulu güneş enerjisi santrallerinin kurulu gücünün yarısı şahıslara ait (Bu oran bunun için konulan sınıra bağlı tabii).

96

İşte ben bunun üzerinde duruyorum ve okuyucuyu ve tek tük yaptığım sunumlarda dinleyicileri, evet konuştuğum herkesi bu adımı atmaya teşvik ediyorum, toplumsal dinamizmi harekete geçirmeye çalışıyorum. Güneş enerjisinden elektrik üretmek politik bir eylemdir, diye yazdım. Bu sizin Soma’ya, Ermenek’e cevabınızdır dedim.

Güneş enerjisi teknolojisi bireyi üretici yaparken yepyeni bir kollektiviteyi beraberinde getiriyor. Bir köy düşünün, bütün evlerde GES ve akü var ve bütün evler bir networkk oluşturuyor, bir smart grid, akıllı şebeke. Elektrik cereyanı evden eve akıyor ama GES sahibi yurttaşlar bunu birbirlerine satmıyorlar, veriyorlar. (Ama köyün toplamda üretim fazlası şebekeye satılıyor.)

İşte heyecan veren güneş enerjisinden elektrik üretmenin getirdiği sosyolojik, ekonomipolitik, siyasi ve kültürel fırsatlar ve üretim proseslerinde, kullanımda ve organizasyonundaki çeşitlilik, “diversity”. Pek çok insan bi sürü şey düşünüyor. Başka ülkelerden de öğreniyoruz, bu arada Zihni Sinir projeler de çıksa da, bütün yollar güneşe gidiyor.

2015 yılı başlarında yaptığım seminerden sonra arkadaşlara belediye yönetimlerine sunulabilecek bir mektup iletmiştim ve kimi belediyeleri de kendim ziyaret ettim:

“GES alanında eksikler ve fırsatlar da görünür hale geliyor. Bizim dikkatimizi çeken bu alanda yaygın yurttaş katılımını öngören uygulamalar için zemin yaratılmamış olmasıdır. Çevre dostu ve katılımcı demokrasi anlayışlarını temel alarak size bazı önerilerde bulunmak istiyoruz.

Belediye-halk işbirliği ile kentimizde güneş enerjisinden yararlanmayı yaygınlaştırabiliriz. Bunun için şu imkanları görüyoruz: Belediye halk ortaklığı ile kentimizde irili ufaklı güneş enerjisi santralleri kurabiliriz. Bunun ideal biçimi enerji kooperatiflerinin kurulmasıdır ancak mevzuat bu konuda kolaylaştırıcı değildir. Halkın ortak olacağı belediye iktisadi kuruluşu konusu ilk elde ele alınır ve kooperatif kuruluşu için ise uygulanmanın netleşmesi beklenebilir. ….”

Lisansız Elektrik Üretim Yönetmeliğinde 23 Mart 2016 tarihinde yapılan değişiklikle belediye halk ortaklı kooperatifler de mevzuat değişikliğinden yararlanıyorlar. Birkaç gün önce de Avukat Arif Ali Cangı‘nın Facebook sayfasında haberi ve bu haber nedeniyle Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer ve beni kutladığını okudum:

Türkiye’nin ilk “sakin şehri” olan İzmir’in Seferihisar ilçesinde güneş enerjisinden elektrik üretimi için belediye öncülüğünde enerji üretim kooperatifi kurulması için girişim başlatıldı.

Güneş tarlası oluşturma ve binaların çatılarına yerleştirilecek panellerle enerji üretimini öngören çalışmayla ilk etapta 1 megavat elektrik üretilmesi planlanıyor.

Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer, yılın 300 günü güneş alan Ege’de güneş enerjisi yatırımlarının yetersiz olduğuna dikkati çekti.

Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer

Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer

Yenilenebilir enerji yatırımlarına küçük sermayenin de çekilmesi halinde bu potansiyelin hızla değerlendirilebileceğini inandıklarını dile getiren Soyer, güneşli gün sayısı çok daha az olan Almanya’da uygulanan kooperatif modelinin Türkiye için uygun olduğunu gördüklerini ifade etti“.
………………

Burada Belediyelere ve Güneş enerjisinin yaygınlaşması için çaba gösteren herkesi Seferihisar örneğini, belediye-halk işbiliğine (ortaklığına)  dayanan   Enerji Kooperatif   örneğini çoğaltmaya  çağırıyorum.

Güneş enerjisinde doğru olan bunun çatılara kurulmasıdır, katılımcı demokrasi ve milyonlarca insanın üretici olmasıdır, kendisini ifade etmesidir. Belediyeler öncülük etmeli , yol göstermelidir.

Ama tek yol kooperatif değil, tek yol güneş

Gelecek yazıda yeni önerilere yer vereceğim.

Y.E.S! Yapabiliriz

 

97-Alper-Öktem-300x194

 

Alper Öktem

Köşe Yazıları

Güneş Enerjisinden elektrik üretiminde önemli gelişmeler – Alper Öktem

Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelikte Mart ayında önemli değisiklikler yapıldı. Mevzuat engellerle doluydu. Siyaset ilgilenmiyordu ama sektörden eleştiri geliyordu. Yapılan değişikliklerle özellikle çatılarda küçük ölçekli GES kurmanın önü açılıyor.

Çok önemli gelişmeler

1) Enerji kooperatiflerinin önü açılıyor. Kooperatif üyeleri, için aynı ikamet ve trafo şartı kalktı. Bu engel yok artık. Belediyeler de artık bu yenilenebilir enerji kooperatiflerine ortak olabilir ya da onları destekleyebilir.

2) Tüketim birleştirmek mümkün. (Ben söylemiş olayım, site yahut apartman toplantılarında insanlar enerji politikaları tartışacaklar bir yıl sonra) ve

3) 10 kW kurulu güce kadar çatılara GES kurmak sıfır bürokrasi ile olacak. (Biz Almanyada bu mücadeleyi çatılarda kazandık diyorum sık sık)

Heyecan verici gelişmeler

Uluslararası Güneş Enerjisi Topluluğu (International Solar Energy Society – ISES) – Türkiye Bölümü (GÜNDER), Yüzbin Çatı projesi var.

Almanya 1999 demektir bu! Almanya’da günes enerjisinin önü böyle 1999-2003 arasında uygulanan 100.000 çatı programı ve bunun için kamu desteği verilmesiyle açılmıştı. Yani ucuz kredi, ehven fiyat programı. Milyonlarca kişinin elektrik üreticisi olacağını düşünmek cok heyecan veriyor.

16

…………………………………………………………………

Proje ülkemizde bulunan yaklaşık 8 milyon GES kurulumuna uygun konut, ticari ve yaklaşık 85 milyon m2 sanayi çatısını güneş enerjisi için kullanabilmeyi amaçlamakta. Çatı kurumları için yasal mevzuatın düzenlenerek finansman modellerinin yaratılması, gerekli düzenlemelerin oluşturulması için zemin oluşturulacaktır. Proje durum raporunu buradan okuyabilirsiniz. www.gunder.org.tr

………………………………………………………………………

Ekonomipolitik

Tekelci kapitalizmde yaşıyoruz ve özellikle enerji sektöründe tekelleşme çok ileri noktalara ulaşmış durumda. Enerji sektörü ekonominin can damarı. Beri yanda enerji kaynakları çok çeşitli. Örneğin bugün nakliye için araba kamyon, uçak yahut gemileri fosil yakıt olan petrol ile çalıştırabilirsiniz veya (örneğin Almanya‘da temiz kaynaklardan elde edilen) elektrik enerjisi ile çalışan demiryolu taşımacılığını kullanabilirsiniz. Tercihiniz fiyat ve sürate bağlı olur. Beri yanda yeni teknolojiler giderek daha fazla motoru çalıştırır oldular, elektrikli araba buna bir örnek.

Enerji sektöründe fiyatların oluşumunun bu şekilde sürmeyeceğini de tahmin edersiniz. Örneğin ömrünü 40 yılda tamamlayan bir nükleer güç santralinin sökülmesi masraflarını bu 40 yıl boyunca biriktirmez iseniz nükleerden elde edilen elektrik şu an daha ucuz görünür (torunlarınızın ecdad hakkında ne düşüneceğinin nasıl olsa fiyatı yok). Fakat giderek daha fazla uzman santral sökmek başlangıçta planlandığından çok daha pahalı olacak diyor.

Tabii ileri görüşlü olmak zorunda olan bankacılar ve sigortacılar iklim değişikliğinin fosil kaynaklı yakıtlardan kaynaklandığını biliyorlar ve bunun faturasının termik santrallere çıkacağını görmeye başladılar.

Ama daha önemlisi : Tuhaf bir camın altında kumdan üretilmiş bir düzenek ile güneş enerjisinden elektrik elde ediliyor. Hammaddesi bedava ama bitmiyor, tükenmiyor, kirletmiyor. Ne var bunda diyeceksiniz ama bunu her isteyen yapabiliyor. Ruhları kapitalizmin devri krizlerinin ve fiyatların sürekli inip çıkmasının açtığı yaralardan kurtaracak, korkuları azaltacak yeni üretim aracı, insanla bir düşününce üretici güc.

Bütün yollar güneşe çıkıyor ama

HERKES güneş enerjisinden elektrik üretebiliyor ve bunu yapmak için çok farklı yapılanmalar var:

Güneşe giden yollar diyelim

1) Enerji Kooperatifi kurmak

2) Tüketim birleştirme çerçevesinde apartman , site , köy  vs (çatılara) kurmak

3)  Kendi çatınıza kurmak

4)  Herkese Güneş Enerjisi Santrali gibi bir özyardım programı

5) Pozitif örnek yaratmak, ikna ile, bağış ile, kampanya ile mesela cemevlerine, cami , kilise, sinagoglara, okullara

GES

Tabii bir de büyük ölçekli üretim tesisleri var, güneş çiftlikleri gibi. Bunlar Nükleer Güç Santralleri ya da termik santrallere oranla çok daha fazla istihdam sağlıyorlar.

Ama Güneş Gönüllüsü hesabı şöyle yapıyor:

100.000 çatı x 10 kW= 1milyon kW = 1000 büyük GES x 1000 kW (1MW) = 1000 MW = 1 milyon kW
Yani, bir kaç firma 1000 büyük santral mi kursun? Yoksa 100.000 yurttaş aynı üretimi yapıp, başta enerji politikaları, toplumsal meselelerde söz sahibi mi olsun?

İnsan ve kültür

Ama heyecan verici olan insan ve kültür faktörü. Herkesi üretici yapmak otonomi ile özgürlükler ile insanların bağımlılığını görece azaltıyor. Yabancılaşmaya karşı panzehir burada.

Kısa notlar :

Düzen insanları bağımlı kılıyor, hatta modern sosyal yardım yerine sadaka düzeni geçiyor acaba tersi yol var mı? Evet, desantralize enerji, kendisi üretsin  insanlar.

Niye yaşam alanlarını savunma konusunda aktif olan insan sayısı az? 15 Mayıs’ta termik santrallere karşı Aliaga’da yapılan mitingde niye göreceli olarak az kişi idik?

Yabancılaşma, tasarruf konularına girsek? Enerji konusunu konuşabilirsem, kömüre karşı yürüyüşe cağırabilirim belki, ne dersiniz?

Öztüketim, Bengladeş’te Hindistan’da elektriksiz köylerde olabilir, ama burada? Tabii burada da olur, diye düşündüm, olur mu? Yatırım ortaklığı düşünsek (senin paran benim çatım). GES kurmak orta tabakanın dışına çıkamaz diyorlar, acaba başka yollar yok mu?

Y.E.S! Yapabiliriz
Yurttaşın Enerji Santrali

17-alper_oktem
Alper Öktem
Güneş Gönüllüsü