Hafta SonuKöşe YazılarıManşetYazarlar

[Bir Şarkının Hikayesi] Wind Of Change/ Scorpions

Ocak 2020’de bir cuma günü öğleden sonra Amerikalı gazeteci Patrick Radden Keefe, Hanover’deki Kokenhof Otel‘in konferans salonunda ünlü Alman rock grubu Scorpions’un solisti Klaus Meine’yi bekliyordu. Keefe, kendisi için 10 yıl önce başlayan esrarengiz bir hikayenin belki de aydınlığa kavuşması ümidiyle ünlü solistle bu röportajı ayarlamıştı. Çok samimi bir havada başlayan görüşmede Klaus Meine, Keefe’in sadece bu röportaj için kalkıp New York’tan Hanover’e gelmesine  ve Kiev’de verdikleri konseri de izlemiş olmasına oldukça şaşırmıştı. Soğuk savaş öncesi Rock müziği konusunda bir araştırma yaptığını söyleyen Keefe, konuyu grubun imza şarkısı Wind Of Change’e getirince Meine, şarkının hikayesini çocukluk ve gençlik anılarına kadar dönerek samimi bir şekilde ve daha önceki röportajlarda anlattıklarına yeni detaylar da ekleyerek anlatmıştı.

Bu samimi anlatımı hikayemizin ilerleyen satırlarına bırakalım ve Patrick Keefe’in kafasını 10 senedir kurcalayan ve onu sonunda bu röportajı yapma noktasına kadar getiren konuya gelelim.

Rock ‘soslu’ Soğuk Savaş

Keefe, söyleşinin ortasında sonunda cesaretini toplamış ve baklayı ağzından çıkarmıştı. “Bazı söylentiler var” diyerek konuya girdi ve “Wind Of Change”in yazılmasında CIA’nin parmağı var mıydı?” diye şaşırtıcı bir soru sordu.

New York’lu gazeteci, 2010 yılında CIA’daki bir kaynaktan böyle bir söylentiyi duymuş, ama yaptığı araştırma sonucunda CIA bilgiyi ne doğrulamış ne de yalanlamıştı.

Klaus Meine, soru karşısındaki şaşkınlığını gizlemeyecek ve sonrasında gülerek herhalde “Şaka yapıyorsunuz” diyerek birden soğuyan havayı yumuşatacaktı. Aslında böylesi cüretkar bir soruya karşı sakin kalması büyük bir olgunluktu ve akıllıca bir cevapla konuya kendi açısından noktayı koydu: “Büyüleyici ve çok eğlenceli bir hikaye, bundan güzel bir film olur” dedi ve ilave etti: “Bunun düşünülmesi bile müziğin ne kadar güçlü olduğunu ve bir şeyleri değiştirebileceğini gösteriyor”

Keefe aslında büyük bir olasılıkla bu cevabı bekliyordu ama bir poligraf gibi Klaus Meine’in tepkilerinden ve vücut dilinden bir sonuç çıkarmayı planlamıştı. Söyleşiyi takip eden mayıs ayında Keefe, 11 bölümlük “Wind of Change” adlı podcastinin sekizinci bölümünde bu röportajı yayınladı ve ünlü şarkıcının cevaplarını samimi bulduğunu itiraf etti.

Wind of Change’in neden bu kadar önemli bir şarkı olduğunu ve CIA’nin dahi burnunu sokabileceği  bir komplo teorisine konu olabilmesini anlamak için o yıllarda devam eden Soğuk Savaş’a biraz değinmek gerekiyor.

Tarih sayfalarında çok kısa bir gezinti yaparsak, 1917’de Çarlık Rusya‘sı sona ermişti ve 1922’de de Transkafkasya Federasyonu, Ukrayna ve Belarus cumhuriyetleri Rusya ile birleşerek Sovyetler Birliği’ni meydana getirmişlerdi. Almanlara karşı II. Dünya Savaşı’nın galip devletleri arasında olan Stalin yönetimindeki Sovyetler Birliği, savaş sonrasında Baltık ülkeleri ve Balkanlar’daki müttefikleriyle NATO’ya karşı Varşova Paktı‘nı oluşturmuş ve Soğuk Savaş dönemi başlamıştı. 1961 yılında da Sovyetlerin kontrolündeki Doğu Berlin ile Batı Berlin arasına meşhur Berlin duvarı yapılmış ve Doğu Alman vatandaşlarının Batı Almanya’ya kaçışı engellenmeye çalışılmıştı.

Soğuk savaş döneminde CIA, Sovyetler Birliği’ndeki rejimi zayıflatmak için rejim karşıtı tüm hareketleri ve sanatsal aktiviteleri destekliyor veya gerekirse finanse ediyordu. Sovyet yazarı Boris Pasternak tarafından yazılan ve Sovyetler Rejiminin resmi görüşüne uygun olmadığı için yasaklanan Dr. Zhivago adlı kitabının binlerce kopyasını el altından Sovyetler Birliği’nde dağıtmaları buna bir örnekti. 1961 yılında ünlü şarkıcı Nina Simone’un Nijerya’ya konsere gitmesinde de CIA’nin parmağı vardı ama sanatçının bundan hiç haberi olmamıştı.

Acaba Sovyetler’deki gençliğin değişim taleplerini tetiklemek için CIA “Scorpions”un müziğini kullanmış olabilir miydi?

Dünyanın değiştiği anın tınısı

Berlin duvarının inşa edildiği yıllarda müziğe yeni başlayan bir genç olan Klaus Meine, 1965 yılında Rudolph Schenker tarafından kurulan Scorpions grubuna dört yıl sonra katılmıştı. Hard Rock ve Heavy Metal türünde müzik yapan ve şarkılarını İngilizce söyleyen grup, 1978 yılından sonra Almanya dışında da ünlendi. 1984 yılında çıkardıkları “Still Loving You” adlı baladları grubun soft rock tarzındaki ilk örneklerinden biriydi ve şarkı, Fransa’da liste başı olduğu döneme denk gelen “Baby Boom”un nedeni olarak gösterilmişti.

Grup 1988 yılında Sovyetler Birliği’ne turneye gitti fakat Leningrad konserlerinden sonra Moskova’daki konserleri son anda güvenlik gerekçesi ile iptal edildi. Klaus Meine söyleşisinde “Rock and Roll özgürlüğün sesiydi ve Kızıl Meydan’da bu kadar rock and roll iyi bir fikir değil diye düşünmüş olacaklardı. Müzik onlara göre bir tehditti ve yeni jenerasyon batıdan gelen bu zehire çok açıktı” diye yorum yapmıştı.

Bir yıl sonrasında Scorpions grubunun da menajeri olan Doc McGhee, Moskova’da Müzik Barış Festivali adı altında iki günlük bir rock festivali için izin almayı başardı. Bon Jovi, Ozzy Osborne ve Scorpions’un katıldığı bu festivali ve Wind of Change’in doğuş hikayesini birinci ağızdan dinlemek için Klaus Meine’in 2020’deki söyleşisine dönelim:

Bizim için çok heyecanlı bir deneyimdi. Bir Alman olarak bakınca belki de amcam Stalingrad’a tank ile gelmişti, biz ise müzik için buradaydık. Sonra Moskova nehrinde o tekne gezisine çıktık. Gemide tüm ülkelerden müzik grupları vardı, Kızıl ordu askerleri vardı, müzik hepimizi birleştiriyordu. Bir sene önce burada konser verememiştik. İşte o iki gün “Wind of Change”e ilham kaynağı olmuştu. Dünya benim gözlerimin önünde, tam da o anda değişiyordu.

 

Klaus Meine, ağustos ayındaki turneden sonra şarkıyı tam olarak 3 Eylül 1989 gününde Hanover’deki evinde yeni aldığı Yamaha sytnthesizer’ında besteledi. Tarihi çok net hatırlıyordu çünkü el yazısı ile şarkının sözlerini yazdığı kağıda günün tarihine de atmıştı. Gitar çalmadığı ve evde başka da bir enstrüman olmadığı için şarkının giriş müziğini ıslığı ile bestelemişti. Konserlerinde binlerce dinleyicinin ışık yakarak toplu halde çaldıkları o ünlü ıslık böyle ortaya çıkmıştı.

Moskova’da ilerliyorum
Gorki Park’a doğru
Değişim rüzgarını dinleyerek

Şarkının yazılmasından sadece iki ay sonra Kasım 1989’da Berlin Duvarı yıkıldı. 1990’ın ocak ayında yayınlanan “Wind of Change”, dünya çapında 14 milyon kopya satarak tüm zamanların en çok satan single’ları arasına girdi. Yıkılan Berlin Duvarı’nın ve tüm dünyadaki özgürlük mücadelelerinin görüntülerinin olduğu video klipleri, Youtube’da bugüne kadar 900 Milyon kere izlendi.

Soğuk savaşın sona ermesinin sembol şarkısı olarak kabul edilen “Wind of Change”, Scorpions tarafından duvarın yıkışının 10.yıldönümünde Brandenburg Kapısı‘nda seslendirildi. 2005 yılında Alman ZDF televizyonu izleyicileri şarkıyı yüzyılın şarkısı seçtiler. Sovyetler Birliği’nin resmi olarak dağılmasından sadece 10 gün sonra dönemin lideri Mikhail Gorbachev tarafında Kremlin’e davet edilen grup üyeleri “çocuk hastanesi” yapımında kullanılmak üzere şarkı haklarından kazandıkları 70.000 dolarlık çeki Gorbachev’e takdim ettiler.

Scorpions, 2022 yılında yeni bir stüdyo albümü çıkaracağını duyurdu.

Patrick Keefe’in fantastik podcast’inin ise televizyon dizisine uyarlanacağı söyleniyor. Klaus Meine’in de şaka ile karışık söylediği gibi bu komplo teorisinden soğuk savaşı anlatan güzel bir dönem dizisi çıkabilir.

Kaynakça

  • Giles J., Scorpions share the story behind “Wind of Change”, ultimateclassicrock.com, September 2015,
  • Words in Bucket, Wind Of Change -Scorpions,October 2015
  • Chick S., Wind of Change: did the CIA write the cold war’s biggest anthem? The Guardian, 15 May 2020,
  • Songfacts, Wind Of Change
  • Wikipedia, Wind Of Change, Scorpions,
  • Spotify, Of Change Podcast

 

Kategori: Hafta Sonu