COP25İklim KriziManşet

‘Yaşamlarımız pazarlık konusu değil’

Fotoğraf: Cansın Ilgaz

Madrid’de gerçekleşen BM İklim Konferansı 25. Taraflar Konferansı‘nın yedinci gününde Fridays for Future (Gelecek için Cumalar) aktivistleri bir basın konferansı gerçekleştirdi.  Konferansta iklim krizinden çok etkilenen 6 ülkeden öğrenciler konuşma yaptı, iklim adaletini vurguladı.

İsveçli iklim aktivisti Greta Thunberg ve Fridays for Future Almanya’dan Luisa Neubauer’ın kolaylaştırıcılığı üstlendiği konferans mini bir müzik performansıyla başladı.

Thunberg: Anlatılması gereken hikâye bizim hikâyemiz değil

Açılış konuşmasını gerçekleştiren Greta Thunberg “Biz oldukça ayrıcalıklıyız ve bizim hikâyemiz defalarca anlatıldı. Anlatılması gereken hikâye bizim hikâyemiz değil. Özellikle küresel Güney’den yerli topluluklarının hikâyesi” ifadelerini kullandı.

Bugün bu konferansı bu hikayelere yer vermek için gerçekleştirdiklerini söyleyen Grata’nın şu sözleri büyük alkış topladı:

İklim aciliyeti bizi sadece ileride etkileyecek bir kriz değil. Ya da şu anda yaşayan çocukların gelecekte karşılaşacakları bir kriz değil. Şu anda çok sayıda kişiyi etkiliyor. Sayısız insan bu yüzden acı çekiyor ve ölüyor. Biz de bugün bu platformu paylaşılması gereken hikâyeleri paylaşmak için oluşturduk.

Zackhras: ‘Yalnızca 2 metre olan evimizi kaybetmek istemiyoruz’

İlk olarak Marshall Adaları’ndan Carlon Zackhras söz aldı. “Marshall Adalarında çok değil iki yıl önce 200 insanı evinden eden bir sele tanıklık ettim” diyen Zackhras adada ayrıca iklim krizine bağlı çok sayıda hastalık ile mücadele etmek zorunda kaldıklarını belirtti. Ve buna rağmen Marshall Adası’nın iklim krizine etkisinin sadece yüzde 0,00001 olduğunu vurguladı.

“Evim, sudan yalnızca iki metre yükseklikte. İklim krizi tehdidi sebebiyle 2 metrelik kültürümüzü, dilimizi ve efsanelerimizi kaybedeceğiz” diyen Zackhras, bu sebeple iklim krizi konusunda gençler olarak harekete geçtiklerini ve uyum çalışmaları başlattıklarını anlattı. Sorunların çözümleri de beraber getirdiğini söylediği açıklamasında gençlerin harekete dahil olmasının öneminden bahseden Zackhras, sözlerini “Yalnızca iki metre olan evimizi kaybetmek istemiyoruz” diyerek sonlandırdı.

Muana: Bu, hayat ve hayatta kalma mücadelesi

Filipinler’den Kisha Erah Muana okyanus acil durumu ve iklim hareketi hakkında bir konuşma gerçekleştirdi. Muana, “Dalgaları, okyanustaki harmoniyi, rengârenk mercanları, tropik endemik balıkları, su altındaki çeşitli ve zengin hayatı hatırlıyorum. Ancak şu anda okyanus, gezegenin kalbi, evim, konfor alanım iklim krizinden kötü bir şekilde etkileniyor. Ve önceden hatırladığım o konfor alanı artık aynı değil” sözleriyle konuşmasına başladı.

Fotoğraf: Cansın Ilgaz

Ülkede yaşanan deniz seviyesinin yükselmesi, içme suyu kıtlığı, okyanustaki biyoçeşitliliğin azalması gibi sorunlara değinen Muana, bunun ileride şiddet olaylarına yol açabileceğini söyledi.  Dünya liderlerine seslenen Muana, liderlerin doğru kararı vermesi gerektiğini söyledi; konuşmasını “Hayattan ve sağ kalma mücadelesinden bahsediyoruz” sözleriyle sonlandırdı.

Makichyan: Tutuklanmaktan korkmuyorum

Konferansın devamında Rusya’daki Fridays for Future hareketinin temsilcisi Arshak Makichyan söz aldı. Makichyan Rusya’da başlattığı iklim grevleri sebebiyle defalarca gözaltına alınmıştı. 40 haftadır iklim için grev yaptığını belirten Makichyan, barışçıl bir şekilde protesto yapmaktan dolayı mahkeme karşısına çıkartılacağını söyledi.

“Tutuklanmaktan korkmuyorum. Yeterincesini yapamamış olmaktan korkuyorum” diyen Makichyan şu ifadeleri kullandı:

Her şeyi değiştirebileceğimize inanıyorum. Çünkü arkamızda milyonlarca insan var, arkamızda bilim var ve aktivizm var.

Whiplle : Kahrolsun beyaz üstünlüğü

ABD Dakota eyaletini temsilen katılan Rose Whipple, 18 milyonun içme suyu olan Mississipi Nehri’nin önünde dururken üzerime yansıyan güneş ışınlarını hatırlıyorum” diyerek geçecek petrol hattı ile nehrin tehlike altına girdiğini belirtti. Hem ataları hem de şu anda yaşayan insanlar için kutsal atfedilen suyun kurtarılması amacıyla dört kabile birlikte mücadele ettiklerini anlatan Whiplle, çabalarının yetersiz kaldığını belirtti.

İklim krizinin artık sadece 1,5 derece için mücadele etmek olmadığını, ABD ve Meksika sınırında mahsur kalan çocuklar, kaybedilen ve öldürülen yerli kadınlar ile öldürülen yerli halklar anlamına geldiğini belirtti. “İklim krizi, tüm dünya için ruhani bir kriz anlamına geliyor” diyen Whiplle, mücadelenin geri dönüşüm yapmaktan veya pankart tutmaktan daha fazlası olması gerektiğini söyledi. Whiplle, konuşmasını sağ yumruğunu havaya kaldırarak söylediği “Kahrolsun beyaz üstünlüğü!” cümlesiyle sonlandırdı.

Flavia: Daha kaç yaşam kaybetmemiz lazım?

Uganda’dan  Nakobuye Hilda Flavia, iklim krizi hakkında gelişmiş ülkelerden bir adım atıldığını görmediğini belirttiği konuşmasında “İklim krizinin yeni bir çevre ırkçılığı olduğunu düşünmeye başladım” ifadelerini kullandı.

Gelişmiş ülkelerin eylemsizliklerinden ve yarattıkları emisyondan dolayı kendilerinden utanmaları gerektiğini söyleyen Flavia, şu soruları yöneltti: “Dünyanın harekete geçmesi için daha kaç yaşam kaybetmemiz lazım? İklim adaletine kavuşmamız için Afrika’nın daha hangi tipte fırtına ve selleri yaşaması gerekiyor?” Flavia, konuşmasını şu sözler ile sonlandırdı:

Sizin hayalleriniz varsa bizim hayallerimiz de var. Ama bu hayaller kabusa döndü. Dünya liderleri bize söz hakkı bırakmadan geleceğimizin pazarlığını yapıyor.

Valenzuela: Yaşamlarımız pazarlık konusu değil

COP25’in gerçekleşmesi planlanan ancak ülkedeki protestolardan dolayı ev sahipliğinden çekilen Şili’den Angele Valenzuela da konuşmacılar arasında yer aldı.  Dünyanın Şili’de olup bitenlerden habersiz olduğunu belirten Valenzuela şu ifadeleri kullandı:

COP25’in Şili’de yapılmasının iptal edilmesinden sonra birçok medya organı bizi takip etmeyi bıraktı. Milyonlarca insan onurlu bir yaşam için sokaklarda. 30 pezo için değil, demokratik olması gereken hükümetler 30 yıldır bizi yüzüstü bıraktığı için.

Şili’nin COP25 görüşmelerinde boş vaatlerde bulunarak imajını kurtarmaya çalıştığını söyleyen Valenzuela “İnsan haklarına saygı göstermeyen bir hükümet nasıl iklim krizi için bir şeyler yapabilir?” diye sordu. “Yaşamlarımız pazarlık konusu değil, gezegen satılık değil” diyen Valenzuele hükümet karşıtı gösterilere devam edeceklerini açıkladı.

Bahçede eylem

Konferansın sonunda  39 ülkeden COP25’e katılan Fridays for Future hareketinden öğrenciler binanın bahçesinde bir araya gelerek hep birlikte “iklim adaleti” sloganları attı.

Video: Ümit Şahin

Kategori: COP25