Yazarlar

Aşırı sağa kayan Avrupa’da Yeşiller – Ali Yurttagül

0

Avrupa Parlamentosu (AP) Yeşiller Grubu’nda siyasi danışman olan Ali Yurttagül, parlamento seçim sonuçlarını Yeşil Gazete’ye değerlendirdi. 

Avrupa seçimleri beklendiği gibi deprem diyebileceğimiz bir aşırı sağa kayma ile sonuçlandı. Hıristiyan Demokratlar, Sosyalistler, Liberaller ve Yeşillerin oy kaybederek çıktığı bu seçimlerde, AB karşıtı, ırkçı, yabancı düşmanı hareketler oy oranlarını neredeyse üçe katladılar. Fakat beklenen bu siyasi depremin tahribat gücü tahmin edilenin altında kaldı; Fransa, İngiltere, Yunanistan gibi ülkelerde yaşanan yerel tahribat dışında. Yeni parlamentoda bugünkü sayılara göre Hıristiyan Demokratlar 212 Milletvekili ile (-53) yine en güçlü gurup olurken, Sosyalistler 187 Milletvekili ile (+3) ikinci, Liberaller 72 Milletvekili ile (-12) üçüncü olurken, Yeşiller/Regionalistler 55 Milletvekili ile (-+0) dördüncü grup olarak güç ve yerlerini koruyorlar. Fakat aşırı sağ partilerin toplam 104 Milletvekili ile (+77) Genel kurulun sağ kanadında ön sıralara kadar önemli bir yer kaplayacak olmaları ve görünür hale gelmeleri yeni. Bugüne kadar 30 civarında Milletvekili ile en arka sıralarda yer alan bu güçlerin genel kuruldaki oturum düzenini etkileyecek boyutta olacaklarını beklemek yanlış olmaz. Aşırı milliyetçi bu partilerin ortak çalışmaları, birlikte hareket etmeleri ve grup kurmaları kolay olmayacak. Grup olmanın verdiği haklar, mali kaynak ve kadrolar nedeniyle şüphesiz gevşek işbirliği zemininde “birlik” olup grup kurmalarını beklemek gerekiyor.

Aşırı sağ depremin AB düzeyindeki etkileri sınırlı kalsa da, sonucun bazı üye ülkelerde yıkım boyutunda olduğunu izliyoruz. “Front National” Fransa tarihinde ilk defa seçimlerden en güçlü parti olarak çıktı ve oyların %25,4 gibi bir bölümünü alarak Fransa siyasi mimarisini kökünden sarstı. Tüm veriler gelecek Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Marine Le Pen’in ikinci turda yarışacağına ve Ulusal Cephe’nin Fransa Millet Meclisinde önemli sayıda milletvekili ile temsil edileceğine işaret ediyor. Bu veriler Fransa politikasının fırtınalı bir hava sahasına doğru yol aldığını gösteriyor. İngiltere’de de AB karşıtı bir parti %30 oy oranı ve 24 milletvekili ile seçimleri kazandı diyebiliriz. Avrupa’nın en oturmuş demokrasisi de fırtınalı politik gelişmelerine gebe görünüyor. Yıllardır tartışılan, sonuçları bilinen, fakat ekonomik gerekçelerden ötürü yapılmayan AB referandumu göndeme gelebilir ve büyük bir ihtimalle halkın ezici bir çoğunluğu AB’den ayrılma yönünde oy kullanır. Böylece AB’nin köşe taşlarından biri değil belki, ama bir bölümünde yıkımı izleriz sanıyorum.

AB düzeyinde yıkımın sınırlı olması AB’nin kurumsal mimarisinden kaynaklanıyor. AB’den kopma kararının ekonomik faturasının AB düzeyinde sınırlı kalırken, kopan ülkede derin yaralar açacağından şüphe yoktur. Bu yüzden aşırı sağın güçlü olduğu Fransa, Hollanda, Avusturya gibi ülkelerde referandumlar genellikle AB lehine sonuçlanır sanıyoruz. Buna rağmen aşırı sağın seçim başarısını küçümsememek gerekir. Bu partilere kayan seçmeni tekrar kazanmak için Muhafazakar ve Sol partiler kitlelerin korkularını ciddiye alan politikalar üreteceklerdir. Avrupa önümüzdeki yıllarda giderek sağa kayan milliyetçi duyguları seslendiren, göçme politikasında katı ve içine kapalı bir politika izleyecektir şüphesiz. AB’nin genişleme politikası, Balkanlar ve Türkiye ile üyelik müzakerelerinin bu süreçten olumsuz etkileneceğini düşünüyoruz.

Çevre hareketi ve Yeşiller açısından seçim sonuçları bir nevi sürpriz oldu diyebilirim. Liberaller gibi Yeşillerin de sağ ve sol kaymalardan etkileneceği, Milletvekili sayısında %30 gibi bir kaybın yaşanacağı bekleniyordu. Özellikle Fransa ve Almanya’da beklenen kayıplar korku kaynağı idi. Seçim sonuçları Yeşillerin üye sayısını koruyacağını, hatta ‘Regionalist’lerin başarıları ile artırabileceklerini gösteriyor. Hollanda veya Belçika gibi küçük ülkelerde yaşanan önemli oy kaybı milletvekili sayılarına pek yansımadı. Beklenenin aksine Almanya Yeşilleri oy oranlarını artırarak çıktılar ve 11 Milletvekili (-3) ile meclise girdiler. Fransa dan 6 Milletvekilinin (-10) gireceği bekleniyor. Bu sayı ‘Regionalistler’ ile değişebilir. Kayıplar İngiltere (4), İrlanda(1), Macaristan(2), Hırvatistan(1), İsveç(3), Avusturya(3) da yaşadığımız başarılar ile kısmen giderildi ve Yeşillerin Parlamentodaki konumu korundu diyebiliriz.

Yeşillerin en güçlü dördüncü parti olmaları siyasi açıdan oldukça önemli. Zira bu seçimler ile ilk defa AB Komisyon başkanını seçimler ve Avrupa Parlamentosu belirleyecek görünüyor. AB için önemli bir demokratikleşme adımı gerçekleşiyor diyebiliriz. Ekonomik krizin derin yaralar açtığı Avrupa’da AB reform sürecinin devam etmesi ve Yeşillerin güçlerini koruması, siyasi depremin sınırlı bir tahribat ile atlatılacağına işaret ediyor.

ali

Ali Yurttagül

Kategori: Yazarlar

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.