ManşetTürkiye

Ali Ağaoğlu’na yargıdan son mesaj: Bu Maslak 1453 hiç olmaz!

İstanbul 8. İdare Mahkemesi, Ağaoğlu Holding tarafından projesi hazırlanan ve TOKİ ile birlikte hayata geçirilmesi planlanan Maslak 1453 projesinin imar planının şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uygun bulunmaması gerekçesiyle iptaline karar verdi. Projenin iptali için TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi tarafından yürütmenin durdurulması ve iptali istemiyle dava açılmıştı.

Birgün gazetesinden Ahmet Şık’ın haberine göre, kararda, imar planlarının deprem kuşağındaki İstanbul için riskli olduğu belirtiliyor. Fatih ormanlarını da kapsayan yeşil alandaki doğal hayatın zarar göreceği belirtiliyor.

Bu iptal kararı ile Fatih ormanlarının talanına yol açacak Maslak 1453 projesinin hiç bir hukuki dayanağı kalmamış oldu.

Kasım 2012’de de Şehircilik ve Orman Bakanlığı, Ağaoğlu Holding’in Maslak Ormanlarının içindeki mesire yerlerinin işletmesini AKC Petrol Ürünlerinden devralmasının usülsüz olduğunu belirterek freshetmişti. Bu fesihte Yeşilist.org tarafından başlatılan ve kısa sürede onbinlerce desteğe ulaşan imza kampanyasının büyük etkisi olmuştu.

Davanın görüldüğü 8. İdare Mahkemesi tarafından hazırlatılan bilirkişi raporunda bölgenin iskana açılmasının sakıncaları şu şekilde sıralandı:

“İstanbul’un en önemli su kaynaklarından Haliç’i ve devamında Terkos’u besleyen Ayazağa Deresinin kollarından birinin komşuluğunda yer alan planlama alanının bu doğal yapısı su kaynaklarının korunmasını ve yapılaşmaya açılmamasını gerekli kılmaktadır.

Dere yataklarının ve bu yatakları besleyen vadilerin taşkın riski ile karşı karşıya olmasının yanı sıra zemin yapısı açısından problemli ve taşıma kapasitesi düşük alanlar ortaya koymaktadır. Bu alanların yapılaşmaya açılması planlama ilkelerine aykırılık teşkil eder ve yaşamsal riskler ortaya çıkarır.

Planlama alanı içinde bulunan vadi tabanları doğal drenaj kaynakları iken bu drenaj alanları da yapılaşmaya açılmış ve doğal yapının bu özelliği dikkate alınmamıştır.

Planlanan alan yüksek eğim derecesine sahiptir ve yer yer %30 ve %40 eğim aralığının üzerinde yer almaktadır. Bu durum arazinin kazı-dolgu ve ulaşım maliyetini arttıracak ve yaşam kalitesini zayıflatacaktır. Eğimin bu kadar yüksek olduğu yerlerin yapılaşmaya konu edilmemesinin planlamanın vazgeçilmez unsurudur.

Bölgenin Fatih Ormanı komşuluğunda yer alması nedeniyle orman alanları üzerinde yapılaşma baskısı oluşturacağı gibi doğal hayatın sürekliliğini de kesecek içerik ortaya koymaktadır.

Alanın güneyinden yüksek gerilim hattı geçmektedir. Ancak enerji nakil hattının altında yer alacak yapıya ilişkin olarak yükseklik sınırlandırması ve tel iz düşümünden geriye doğru kaydırılması dışında herhangi bir kısıtlama öngörülmemiştir. Bu durum güvenlik ve yaşam kalitesi açısından önemli zaafiyetlere neden olacaktır.

Planda öngörülen yapılaşma katsayısı ve ortalama yoğunluk değerleri doğal yapının tahrip edilmesine yol açacaktır.

Plan notlarında yer alan belirsizlikler nedeniyle yoğunluk artışına yol açacak proje, özellikle yapıların kot alma noktalarına ilişkin belirsizliklerin bu tür eğimli yerlerde emsal harici katların ortaya çıkmasına yol açacaktır.

Plan raporunda yer alan arazi kullanım tablosundan elde edilen kişi başına değerler ile yönetmelik koşullarının karşılaştırılması sonucunda eğitim, kreş, sağlık ve yeşil alan standartları yetersizdir.

Kurum görüşleri gereklilikleri yerine getirilmediği ve kurum tavsiyelerine uyulmadığı görüşüyle dava konusu planın şehircilik ve planlama ilkeleri doğrultusunda düzenlenmediği sonucuna varılmıştır.”

(Birgün, Yeşil Gazete)

Kategori: Manşet