Doğa MücadelesiEkolojiManşet

Akbelen’in bilirkişi raporuna göre ‘madencilik yapılabilir’: Bilirkişiler hakkında suç duyurusu

0

MUĞLAAkbelen Ormanı’nın, Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ’nin (YK Enerji) Milas’taki iki termik santralına kömür sağlamak amacıyla YK Enerji’ye tahsisinin iptali için açılan davada İkizköylülerin hukuk mücadelesi devam ederken alanda yapılan üçüncü bilirkişi raporu çıktı.

Akbelen Ormanı’nda üçüncü kez yapılan bilirkişi keşfinden madencilik şirketinin lehine, Akbelen Ormanı için nöbetine devam eden İkizköylüler’in aleyhine bir karar çıktı. Raporda bir önceki keşiflerin aksine “Madencilik yapılabilir” yönünde bir sonuç çıktı. İkizköylüler bilirkişi heyeti hakkında suç duyurusunda bulundu.

Rapor ormanın kömür madenciliğine açılabileceğine uygun olduğu konusunda kanaat bildirdi. İkizköy Çevre Komitesi, bilirkişi raporuna gerçeği yansıtmayan bilgiler içerdiğini belirterek itiraz etti.

‣[Bir konu/k] Kara çalınan bir ormanın mücadelesi: İkizköy’ün nöbeti
‣Akbelen davası ertelendi: Beşli çeteye de imtiyaz tanınamaz

Yeniden keşif talebi

Komite, heyette yer alan altı bilirkişi hakkında ‘‘görevi kötüye kullanma’’ gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu ve bu bilirkişilerin raporunun karara esas alınamayacağı için yeni bir bilirkişi heyeti ile yeniden keşif talep etti.

İkizköy Çevre Komitesi bilirkişi raporuna yaptığı itirazda, sundukları uzman görüşlerinin bilirkişiler tarafından dikkate alınmadığını, raporun bilimsellikten uzak olduğunu belirterek şu noktalara dikkat çekti:

Zeytinliklere rağmen…

  • Muğla Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü‘nün 24.06.2022 tarihli yazısının İnceleme Raporu, tüm eksikliklerine rağmen 56 adet zeytinli tarla olduğunu tespit etmiştir. Dava konusu işlemin uygulanacağı alanda zeytinliklerin olduğu tartışmasız ortadadır, bu da tek başına işlemin hukuka aykırı olduğunu göstermeye yetmektedir.Buna karşılık Bilirkişi Raporu’nda tarımsal çevre ve ziraat mühendisliği açısından yapılan değerlendirmelerde; “bölgedeki zeytin ağaçlarının çoğunun 70’li yıllarda verilen maden ruhsatlarından sonra dikildiğinden korunması gerekmez” denebilmiş, bilimsel dürüstlükten uzaklaşılmış, zeytinciliği koruyan kanunun arkasından dolanmaya çabalanmıştır.

Garantisi olmayan rehabilitasyona tam güven

  • Orman Mühendisliği açısından maalesef bilirkişi raporunda Akbelen Ormanı’nın bir “odun ormanı” olduğu belirtilerek ormana bakış açısının sadece maddi (parasal) olduğu kabul edilmiştir. Oysa orman, içerisindeki zengin canlı varlığıyla, yaydığı oksijenle, oluşturduğu yeraltı barajı ile çok önemli bir ekosistemdir ve yeniden oluşması, aynı sayıda veya daha fazla ağaç dikilmesiyle hemen oluşmamaktadır. İnsan ömrüyle ölçülemeyecek kadar uzun zamanda ormanlaşabilmektedir. Aynı zamanda bilirkişinin belirttiği gibi ekonomik kaybın, “rehabilitasyon/biyorestorasyon çalışmaları yapıldığı takdirde” olmayacağı anlaşılıyor ki uygulamalarda, bu rehabilitasyonun yapılacağının garantisi yoktur.

Bir önceki raporla çelişkili

  • Bi̇yoloji̇k çeşi̇tli̇li̇k flora ve fauna yapısı açısından bu rapor, bir önceki bilirkişi raporuyla taban tabana zıttır. Alanda bulunan endemik bitki ve küresel ölçekte tehlike altında olan bitkiler daha önce şirket tarafından hazırlatılan raporda da yer almış olsa da bilirkişi “…Dava konusu orman alanının ve yakın çevresi yasal/resmi olarak herhangi bir koruma statüsüne sahip değildir” demiştir. Önceki bilirkişi raporunda ise “…Alanda yürütülecek maden faaliyeti sonucunda şüphesiz ki söz konusu orman ve içerisinde var olan ekosistem geri dönüşümü olmayacak şekilde ortadan kalkacaktır…” şeklinde çarpıcı bir değerlendirme yapılmıştır. Eldeki raporda tam olarak bunun aksi söylenmekte olduğu halde önceki raporu çürütecek hiçbir bilimsel değerlendirmeye yer verilmemiştir. Akbelen ekolojik koridor niteliğinde olan mutlaka korunması gereken bir bölgedir.

‘Raporda kuyulara değinilmedi’

  • Raporda hem dava konusu bölgede akifer (su veren jeolojik birim) olmadığı belirtilmiş hem de düşük akifer olduğu ve hatta bazı yerlerin akifer olduğu anlatılmıştır. Bilirkişi, bu birimlerin su vermediğini iddia etmiştir. Oysa bu birimde açılmış çok sayıda sondaj kuyusu ve keson kuyu bulunmaktadır. Bölgede köylülerin kullandığı çok sayıda kuyu bulunmaktadır ve bu suyu köylüler tarımda kullanmaktadır. Jeoloji Bilirkişisi, bölgedeki yer altı sularının maden nedeniyle azalarak tükenecek olmasının hangi jeolojik nedenlerle uygun olduğunu ise hiçbir yerde belirtmemiştir. Ayrıca, madencilik faaliyetinin Muğla’nın Bodrum ilçesinin içme suyu kaynağı su kuyularını olumsuz etkileyeceği “TKİ Geli-Akbelen Karacahisar ( Milas-Muğla) Linyit Sahaları ve Yakın Dolayındaki Hidrojeolojik Koşulların Mevcut Verilere Dayanılarak Linyit Madenciliği ve Bodrum İçme Suyu Kuyuları Açısından Değerlendirilmesi” raporunda açıkça ortaya koyulmuşken ilgili bilirkişi bu raporu dikkate almamıştır.
‣Akbelen davası ertelendi: Yargılanan biziz, bizim olmamamız gerekiyordu
‣YK Enerji bu kez de dereye kepçeyle girdi: Ne sıfatla?

Çevresel etkisiz bir çevresel değerlendirme

  • Çevre Mühendisliği Bilim Dalı Değerlendirmesi başlıklı bölümü ise 184 sayfalık raporun sadece iki sayfasını oluşturmaktadır. Bu iki sayfa içinde de Akbelen Ormanı’nın maden ocağına dönüşmesi halinde çevresel etkilerinin ne olacağına ilişkin hiçbir değerlendirme yoktur.
  • Dava konusunun maki̇ne mühendi̇sli̇ği̇/enerji̇ si̇stemleri̇ mühendi̇sli̇ği̇ açısından değerlendi̇ri̇lmesi̇nin davamızla ne ilgisi olduğu tarafımızdan anlaşılamamıştır. Raporun bu bölümü, bilirkişi deliline başvurmanın amacı ile bağdaşmamaktadır. Dava konusu uyuşmazlıkla alakası olmayan hazır bilgiler kes/yapıştır yöntemiyle rapora dönüştürülmüştür.

‘Gücümüzü haklılığımızdan alıyoruz’

Bilirkişi heyetiyle ilgili suç duyurusunda bulunan İkizköy Çevre Komitesi tarafından açıklama yapılarak 1 Mart’ta yürürlüğe giren Maden Yönetmeliği’ne işaret edildi:

“1 Mart 2022 tarihinde, o gün Resmi Gazete’de yayınlanan ve zeytin ağaçlarının enerji ihtiyacı için kesilebileceğini öngören Maden Yönetmeliği’nin gölgesinde yapılan ikinci bilirkişi keşfi sonrasında yayınlanan raporda dört akademisyen Akbelen Ormanı’nın kömür için yok edilmesinin geri dönülemez tahribatlara neden olacağını belirtirken, üçüncü bilirkişi keşfi sonucu kullanılan rapor ve değerlendirmelerin tümü YK Enerji tarafından hazırlatılan rapor ve şemalara dayandırılarak yapılmıştır. Akbelen Ormanı’nı korumak için 495 gündür tuttuğumuz nöbetteki gücümüzü haklılığımızdan alıyoruz.”

‣YK Enerji’nin ‘çevreci’ söylemlerine karşı İkizköy’den yanıt: 34 yılda 35 bin erken ölüm
‣İkizköy’e üçüncü kez bilirkişi keşfi kararı: Neden mahkeme bunu uzatıyor?

İkizköylüler herhangi bir bilimsel anlayış ve yaklaşımdan uzak hazırlanan bilirkişi raporunu hazırlayan kişilerle ilgili delilleri, verileri çarpıtarak ve gizleyerek, somut gerçekliğe aykırı bilirkişi raporu düzenleyerek, bilirkişilik görevini kötüye kullandıkları gerekçesiyle suç duyurusunda bulunduklarını belirtti ve ekledi:

“Kömür madeninin ve santralin yıkıcı etkilerini yıllardır iliklerimize kadar yaşayan biz İkizköylüler, haklı davamızdan ve mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Yaşam alanlarımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz, Akbelen Ormanı’nı vermeyeceğiz! Sizler de #AkbelenİçinAdalet diyerek, change.org/ikizkoydireniyor imza kampanyamızı imzalayıp paylaşarak ve nöbet alanına gelerek bizim mücadelemize destek olabilirsiniz.’’

Ne olmuştu?

Muğla İkizköy’de yer alan ve termik santrale yakıt sağlayan linyit madeni sahasının genişletilmesi için   Akbelen Ormanı’nın kesim izninin iptali için açılan davada mahkeme tarafından atanan bilirkişi heyeti 7 Eylül 2021’de bölgede keşif gerçekleştirmişti.

7 Eylül 2021: Akbelen’de ilk keşif

İlk keşif sırasında Murat Yüksel isimli hakimin davacı avukatlara ‘ruh hastası’ diyerek hakaret etmesi,  hem bölgedeki hukukçular hem de aktivistler tarafından tepkiyle karşılanmıştı.

Bölgede ilk yapılan keşifte hakimin avukatlara  hakaret etmesi nedeniyle  avukatlar Arif Ali Cangı,  İsmail Hakkı Atal ve Şiar Rişvanoğlu reddi hakim başvurusunda bulunmuştu.

1 Mart 2022: Akbelen’de ikinci bilirkişi keşfi

İkinci inceleme öncesi Resmi Gazete‘de yayınlanan maden  yönetmeliğindeki  değişiklikle birlikte tapuda zeytinlik olarak kayıtlı olan alanlarında madencilik faaliyetlerinin önü açılmıştı. Sosyal medyada yankı uyandıran değişiklik, #ZeytinİçinAdalet ve #AkbelenİçinAdalet etiketleriyle birçok paylaşım yapılmıştı.

Kömür madeni açılmak istenen Akbelen Ormanı’nda protestolar eşliğinde bilirkişi incelemesi

Bilirkişi keşfi sonrası, İkizköylülerin avukatı Arif Ali Cangı şöyle demişti:

“Daha önceki keşifte hakarete uğramıştık, yok sayılmıştık. İtirazlarımız üzerine keşif tekrar edildi. Şu anki işletilen maden sahasının alanı ne hale getirdiğini gösterdik bilirkişilere.”

Bilirkişilerden dördü kömürün bölgeye geri dönülmez zararlar vereceği görüşünü verirken; ikisi ekolojik yıkım olacağını ancak enerji ihtiyacı nedeniyle madene açılması gerektiği yönünde görüş bildirmişti.

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.