Doğa MücadelesiEkolojiManşet

ABD’de ağaçları savunan aktivist, polis operasyonuyla öldürüldü

0

ABD‘nin Georgia eyaletinde, bir polis eğitim tesisi inşa etmek için Atlanta Ormanı‘nın yok edilmesine karşı çıkan Panamalı çevre aktivisti Manuel Esteban Paez Teran, geçen çarşamba günü polis tarafından vurularak öldürüldü.

Protestocuların “polis şehri” (cop city) adını verdiği, Atlanta kentinde yapılması planlanan kolluk eğitim merkezinin inşasını durdurmaya yönelik protestoya katılan 26 yaşındaki Teran, ABD tarihinde öldürülen tek çevreci aktivist.

O gün orman savunucularını alandan çıkarmak için çok sayıda emniyet gücü ormana baskın düzenledi. Ekiplerin arasında SWAT ekipleri, DeKalb İlçe polisi, Atlanta polisi ve Georgia eyalet polisi de yer alıyordu.

Teran’ın öldürülmeden önce çadırının içinde olduğu ve protestocuları ormandan çıkarmaya çalışan emniyet görevlilerinin sözlü emirlerini yerine getirmediği iddia edildi.

SWAT üyeleri, 18 Ocak’taki silahlı saldırının ardından Atlanta’daki Gresham Park komuta noktasından ayrılırken. Fotoğraf: AP

Sözlü uyarıları dikkate almayan Teran’ın bir polis memurunu vurduğu, diğer polislerin ise karşı ateş açarak Teran’ı öldürdüğü belirtildi.

Bu iddiaların kanıtlanamaması üzerine aktivistler emniyet güçlerinin vücut kamera görüntülerinin yayımlanması çağrısında bulundu. Emniyetten yapılan bir açıklamada ise, Teran’ı vuran emniyet memurunun yoğun bakımda olduğu ve güvenlik gerekçeleri nedeniyle Teran’ı vuran memurun adının açıklanmayacağı ifade edildi.

‣ İklim isyanının üçüncü gününde öldürülen 164 aktivist anıldı
‣ Global Witness: 2020 yılında rekor sayıda çevre aktivisti öldürüldü
‣ Meksikalı genç çevre aktivisti öldürüldü

Georgia Eyalet Polisi, 18 Ocak’ta Teran’ın vurulma olayının ardından Atlanta’da bir yol kenarında. Fotoğraf: AP

‘Ellerinde silahlarla ormana girmeleri için bir sebep yoktu’

Community Movement Builders örgütünün kurucusu Kamau Franklin, polis güçlerinin ifadelerinden şüphe duyduklarının altını çizerek, şu ifadelere yer verdi:

Neler olduğuna dair çok az bilgimiz var; olayların gerçekten halka açıklanan tek versiyonunun polis versiyonu, polis anlatısı olduğunu söylememiz gerekir ve kurumsal medya daha ötesini sorgulamadan çekip gitti.

Şu ana kadarki bilgilerimize göre, olayların polislerin anlattığı şekilde meydana gelmiş olması çok düşük bir ihtimal. Yani Teran’ın çadırda otururken, parka yaptıkları baskın için muazzam sayılarla gelen SWAT ekibine, DeKalb İlçe polisine, Atlanta polisine, Georgia eyalet polisine ateş açtığı fikrine pek ihtimal vermiyoruz. Ve bu kişinin ateş ettiği, ardından karşılık verdiklerini söylüyor. Az bilgimiz olsa da, çevredekiler bir el ateş ve sonra verilen karşılık değil, birçok silah sesinin birden duyulduğunu söylüyor. Ayrıca, başka hiçbir bilgi verilmedi. Bu gence kaç kurşun isabet ettiğini bilmiyoruz. Bu kişinin nerelerinden vurulduğunu bilmiyoruz. Bunun muhtemel bir dost ateşi olayı olup olmadığını bilmiyoruz. Tek bildiğimiz, polisin anlattığı versiyon.

Biz işte bu yüzden bağımsız bir soruşturma istiyoruz, Georgia Soruşturma Bürosu veya bir federal otorite tarafından yapılan bir soruşturma değil, tamamen bağımsız bir soruşturma. Çünkü gerçekten ne olduğunu bilmemizin tek yolu bu. Ama şu anda bildiklerimize dayanarak bunun muhtemelen siyasi bir suikast olduğu dışında bir şey söyleyemeyiz. Bu önlenebilir bir şeydi. Ellerinde silah, biber gazı, gerçek mermilerle ormana girmek, sivil itaatsizlik ve doğrudan eylem siyaseti yapan orman savunucularını vurmak gibi taktiklere başvurmaları için hiçbir sebep yoktu.

Fotoğraf: Cheney Orr / Reuters

Teran’ın öldürülmesi ‘önlenebilir bir trajediydi’

Güvenlik gerekçeleriyle adının yayımlanmasını istemeyen aktivistlerden biri, o gün yaşadıklarını ve “Tortuguita” adıyla çağırdıkları Teran’ın başına gelenleri şöyle anlattı:

18 Ocak Çarşamba günü, benzeri görülmemiş sayıda ve güçte çok sayıda polis, Weelaunee Kamu Parkı’na baskın düzenledi. Hem yollardan hem de bisiklet yollarından parka girişi engellediler. O gün parkta polisin yaptıklarını kayıt altına almaya çalışan bazı kişiler tutuklandı.

Sabah 9.04’te silah sesleri duyduk, arka arkaya yaklaşık bir düzine el ateş edildi ve ardından yaklaşık bir dakika sonra yüksek bir patlama duyuldu. Tortuguita’nın öldürülmesinden saatler sonra polis, cesur orman savunucularımızı avlamaya, saldırmaya ve tutuklamaya devam etti.

Ağaçlardaki aktivistler, biber mermileriyle hedef aldı. Bir kişi ağaçta otururken, yiyecek ve sularını depoladıkları ağaç ev yerle bir edildi. Polis onları yakalamak için ağacın dibinde beklerken, ağaçta 12 saatten fazla yiyecek ve susuz kaldılar. Aynı kişi, ertesi sabah tutuklanana kadar ağaçta kalmaya devam etti.

Diğer orman savunucuları polis köpekleri tarafından kovalandı. Bu savunucular, yuva dediğimiz kutsal topraklarda sevgili yoldaşlarının öldürüldüğünü bilmenin mide bulantısıyla canları pahasına saklanmak ve kaçmak zorunda kaldılar.

Tortuguita parlak, neşeli, sevilen bir topluluk üyesiydi. Kutsal Weelaunee Ormanı topraklarını onurlandırmak ve korumak için yorulmadan savaştı. Karşılaştığı her insana iyilikle yaklaşmaktan büyük keyif alırdı. Tortuguita, hayatının her anına tarifsiz bir neşe katardı. Ölümü önlenebilir bir trajediydi. Tortuguita’nın öldürülmesi, hem insanlığın hem de onun çok sevdiği bu değerli Dünya’nın büyük bir ihlali.

Bu şiddeti görmezden gelmeyin. Polis devletinin duyarsızlığının kalbinizi uyuşturmasına izin vermeyin. Tortuguita’yı, polisin ve şirketlerin Weelaunee Ormanı’nda devam eden adaletsizliklerine cesurca tanıklık ederek onurlandırın. Tortuguita’yı neşe dolu cesaretini somutlaştırarak onurlandırın. Tortuguita’nın bu Dünya’daki varlığı, gelecek nesiller için bir armağandır. Şimdi, insanların bu harekete katılma ve polisin bu anlamsız tırmanışına hayır deme zamanı.

‣ 2019’da 212 toprak ve iklim aktivisti öldürüldü
‣ 2016 yılında dünya genelinde 200 çevreci aktivist öldürüldü!
‣ ‘Her hafta ortalama dört ekoloji aktivisti öldürüldü’

Bölgedeki aktivistler, polisin sadece Teran’a değil, ağaçlardaki savunucuları da hedef aldığını, ağaç evleri kestiğini, polis köpekleriyle kovaladıklarını söyledi. 

Atlanta’daki protestolarda tansiyon yükseldi

Cumartesi günü, Teran’ın öldürülmesine tepki gösteren protestocular Atlanta sokaklarına akın etti. Göstericiler pankartlar ve Teran’ın fotoğraflarını taşıyarak bir yürüyüş gerçekleştirdi.

Sakin başlayan protestolar, bir grubun camları kırması ve polis araçlarına saldırmasıyla kısa zamanda şiddetli bir hal aldı.

Fotoğraf: Cheney Orr / Reuters

Üç işyerinin camlarının zarar gördüğü protestolarda, Weelaunee Kamu Parkı’na düzenlenen baskın sırasında Teran’ın polis güçleri tarafından öldürülmesine karşı çıkan göstericiler, güvenlik güçlerine ait bir aracı ateşe verdi.

Ormanın yok edilerek “polis şehri” kurulmasına karşı çıkan “Atlanta Ormanını Savun” hareketi üyelerinden Sean Wolters, protestoların Atlanta Polis Vakfı‘na ve ona bağlı bazı kuruluşlara farkındalık getirmeyi amaçladığını söyledi.

Fotoğraf: Cheney Orr / Reuters

Wolters, Teran’ın öldürülmesinin “polisin olayları aşırı ölçüde tırmandırma düzeyinin göstergesi” olduğunu söyleyerek şu soruyu yöneltti:

(Teran’ın) hayatına ve onun savunduğu şeylere odaklanmamız ve başına gelenleri bağımsız olarak araştırmamız gerekirken neden gerçekten birkaç pencereden bahsediyoruz?

Protestolarda altı gösterici göz altına alınırken, yapılan açıklamada polis sanıklarının her birinin yurt içi terörizm, birinci dereceden kundakçılık, ikinci dereceden cezai zarar ve devlet malına müdahale olmak üzere dört ağır suçlamayla karşı karşıya olduğunu söyledi.

Yaşları 20 ila 37 arasında değişen şüpheliler, kısa süre sonra serbest bırakıldı.

Fotoğraf: Cheney Orr / Reuters

Polis Şehri

Atlanta Polis Vakfı, yaklaşık 35 hektarlık alan üzerine bir kolluk eğitim tesisi inşa etmek için 90 milyon dolar (1,6 milyar lira) değerinde bir proje yürütüyor.

Bölge halkının anlattığına göre, proje temel olarak, Siyah ve Kahverengi işçi sınıfı topluluğunun hemen yanında askerileştirilmiş bir polis üssü geliştirmek üzere düşünülüyor.  Tesiste patlayıcı testleri için bir yer, atış poligonları, Black Hawk helikopter iniş pisti ve çok sayıda eğitim alanı yer alacak. 

Öte yandan çevreyi savunan aktivistler proje için yüz dönemden fazla alanda çok fazla ağaç kesileceğini ve bunun bölge ekosistemine zarar vereceğini, kentlerinin hemen yanı başındaki bu üsse harcanacak milyonların çok daha faydalı işlere ayrılabileceğini belirtiyor. Aktivistler, bir yılı aşkın süredir devam eden direnişi sürdüreceklerini anlatırken, Atlantalıların yüzde 70’inin de bu tesise karşı olduğu kaydediliyor.

 

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.