Tanrı bahçesi

Biliyoruz: 'Bahçe' insan tasarımıdır; el değmiş, evcilleştirilmiş, müdahale edilmiş, temsile uğramış olandır; doğanın saksı ve çitle kontrol altına alınmış kötü kopyasıdır; 'yüce'nin 'aşağılık' yanını makyajla kapatma çabasıdır.

İnsanın “yüce” olduğuna kendisini inandırması “aşağılık” olduğuna kendisini inandırmasından çok daha kolaydır.

Ama kendisini “yüce” olarak ilan etmek de “aşağılık” olduğunu itiraf etmek anlamına gelmez mi zaten? –Varlığını “aşağılık” olana göre konumlamak başka nasıl açıklanabilir?

Peki, bir yaşama tarzı olarak şakşakçılığı seçenler “yüce”yi mi yoksa “aşağılık” olanı mı alkışlar?

“Yüce” ve “aşağılık” arasında salınıp duran insan, bahçesine hem çiçek dikerek yeryüzü’nden özür diler hem de yabani otları ayıklayarak etrafına çit çekerek dünya’yı biraz daha tahkim eder.

Biliyoruz: “Bahçe” insan tasarımıdır; el değmiş, evcilleştirilmiş, müdahale edilmiş, temsile uğramış olandır; doğanın saksı ve çitle kontrol altına alınmış kötü kopyasıdır; “yüce”nin “aşağılık” yanını makyajla kapatma çabasıdır.

Bu yüzden gecenin karanlığa evrildiği saatlerde duvarlara, televizyon ekranlarına, gazetelerin birinci sayfalarına, üniversite kapılarına, minarelerin şerefelerine, siyaset esnafının alınlarına, kanaat önderlerinin gözlüklerine, akıllı telefon ekranlarına, AVM’lerin kapılarına büyük harflerle yazmak lazım: “İnsan, ‘uçurum korkusu’ yerine ‘öteki korkusu’nu tercih ederek haysiyetsizliği de (= özsaygı yoksunluğunu da) seçmiştir.”[1]

Şu da var: “Tanrı Bahçesi”[2] tıpkı “Tanrı Devleti” [3] gibi düşünürken, hayatla, ötekiyle ilişkimizi tanzim ederken başvurmak zorunda olduğumuz temel kavramlardan biri olmak zorundadır. Tanrı’nın “cennet”le başladığı bahçe tasarlama faaliyeti dünya’yı da biçimlendirmektedir çünkü.[4]

*

[1] Faruk, Ö., Bir Yaratıcılık İmkanı Olarak Kaos, s. 25.
[2] Critchley, S., İmansızların İmanı: Siyasi Teoloji Deneyleri, s. 129.
[3] “Tanrı Devleti” ve “Dünya Devleti” kavramsallaştırması üzerinden sürdürülen bir tartışma için bkz.: Faruk, Ö., Bir Aşağılama Aracı Olarak Çöp, s. 70.
[4] Yeni İnsan Yayınevi tarafından yayımlanacak olan ‘Çok Kalpli Asi’ adlı deneme kitabından bir bölüm.

İLGİLİ HABERLER

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

İklim örgütlerinden Türkiye’nin 2024 karnesi: Yetersiz ve çelişkilerle dolu

Sivil toplum örgütlerinin hazırladığı raporda, Türkiye’nin yenilenebilir enerji enerjisi kapasitesini artırma hedefi olumlu bulunurken, nükleer bağımlılığı ve kömürden çıkış projeksiyonu olmaması eleştiriliyor.

Kanal İstanbul için rezerv alan ve imar planlarına yargı engeli

İstanbul 5. İdare Mahkemesi, Kanal İstanbul Projesi'ne ilişkin alınan rezerv alan ilanı ve 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği kararlarını hukuka aykırı bularak iptal etti.

Ağva plajına mahmuz darbesi

Devlet Su İşleri’nin Ağva Plajı’na yapmayı planladığı mahmuz projesi...

Pirosmani: Bir sanatçı ardında ne bırakır?

Gürcü tiyatro topluluğu The Wandering Moon Theatre’ın ikinci yapımı...

Batı Karadeniz Çevre Gönüllüleri Platformu kuruldu

Mavera Maden şirketi tarafından Devrek, Akçakoca, Alaplı’nın Fındıklı, Belen,...

EN ÇOK OKUNANLAR