“Yeni Bir Siyaset İçin” matematiği de aşmalıyız

Sanırım aşıyoruz. Hatta aştık bile. “Yeni Bir Siyaset İçin” sloganıyla yola çıkıldığında, sürekli tekrarladığımız bir hedef vardı. Bu oluşum, iki partinin toplamından daha fazlasını ifade etmeli. Ancak o zaman bir yere varabilir, bir çekim odağı olabilir. Sadece Yeşiller Partisi üyeleri ile, sadece Eşitlik ve Demokrasi Partisi üyelerinin oluşturacağı yeni bir partidense, bu ikisinin ortaya koyacağı siyasal idealler çerçevesinde biraraya gelecek üçüncü kişilerin de aktif ve eşit şekilde kendilerine yer bulabilecekleri bir yeni siyasal oluşumda ortaya koymak gerekliydi.

İşin matematik kısmı ise, hatırlayanlar olacaktır “1+1=2 etmesin, 3 etsin” şeklinde formülleştirilmişti. http://www.yenisiyaset.biz adlı internet sitesinde açılan destek kampanyasına bakıldığında ise 1+1’in çoktan 3 etmeye başladığı anlaşılıyor. Heyecan yaratan, insanların ilgisini çeken, “nihayet” dedirten bir çıkış yaşandı ve devam ediyor. Klasik ve geleneğe bağlı olarak yürüyen, bu sebeple de varlığını her zaman sürdürecek ama büyümesi de pek mümkün olmayan, sol partilerin olduğu bir ortama “Yeni Bir Siyaset” idealleriyle yapılan çıkış, olumlu tepkileri de hemen kendisine çekti. Evrensel bir sol arayışında olan insanların, yüzünü döndükleri bir nokta halini aldı.

Oluşan bu odakta üçüncü kişiler konusu ve misyonu önemli. Üçüncü kişiler; yani iki, üç ay öncesine kadar ne Yeşiller Partisi’ne, ne de Eşitlik ve Demokrasi Partisi’ne üye olan fakat ortaya konan idealler doğrultusunda kendisine bu hareket içerisinde yer bulan kişiler üzerinde önemle durmak gerek.

Öncelikle, bu birleşmeyi ve ortaya çıkan, çıkmakta olan,  hareketi sol ve yeşil iki ayrı hareket olarak düşünmemek gerekli. Çünkü sol bir parti ve yeşil bir partinin ittifak yapması amaçlanmıyor. Pekala o da olabilirdi, fakat amaçlanan nokta o değil. Amaçlanan ve olması gereken nokta yeşil sol bir düşünce bütünü ortaya koyabilmek. Ufak bir tökezlemede yere düşüp, dağılacak şekilde yeşil camı olan bir gözlüğün üstüne, bir de kızıl camı olan gözlük takmayı amaçlamıyoruz. Sol yeşil/yeşil sol ya da ekolojik bir sol/sol bir ekoloji şeklinde adlandırabileceğimiz bir düşünce bütününü gözlük olarak takacağız ve geçmişi, geleceği, idealleri bu perspektifle değerlendireceğiz. Üçüncü kişiler de, yani 9 Ekim’den itibaren bu oluşuma desteğini açıklayıp bizimle olanlar da, yeşil ve sol iki partinin birleşmesine eklenenler olarak değil, “Demokratik, özgürlükçü ve ekolojist bir siyaset için” bu iki partinin üyeleriyle birlikte yola çıkanlar olarak görülmeli.

Öyle de görülüyor. Farklı mesleklerden, şehirlerden, düşünce geleneklerinden yüzlerce insan yeşil sol idealler etrafında buluşmaya başladı. Bir metnin altına imza attılar. Şehirlerde toplantılar gerçekleşiyor, bir taraftan tüzük ve programatik metin taslakları hazırlanıp, “ben de varım!” diyenlerin görüşlerine sunuluyor, daha çok insana ulaşmak için, bu idealleri taşıyacak daha fazla insana dokunmak için çalışmalar devam ediyor. Türkiye’nin ve Dünya’nın çok yakıcı sorunlarına, çağdaş yanıtlar vermenin ve bu yanıtları verirken sesimizi gür bir şekilde, herkesin duyacağı düzeyde çıkarmanın yolu da bundan geçiyor zaten. Çünkü artık fikirlerimizin duyulmasının ve ideallerimizin gerçeğe dönüşmesinin zamanı. Türkiye de, Dünya da evrensel, çağdaş, demokratik, özgürlükçü ve ekolojist bir siyasete gerek duyuyor!

Yeşil Gazete yazıları ve diğer yazılar için: http://www.urbarli.net

https://twitter.com/#!/Urbarli

Koray Doğan Urbarlı
Koray Doğan Urbarlıhttp://urbarli.net
İzmir’de doğdu. İzmir Kız Lisesi’nden sonra Hacettepe Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nü bitirdi. İlk önce Ege Üniversitesi Sosyoloji’de, sorasında da Ankara Üniversitesi Sosyoloji’de yüksek lisans yapmaya başladı. İkincisine devam ediyor. Bir kamu belediyesinin Dış İlişkiler Müdürlüğü’nde beyaz yakalı işçi olarak hayatına devam ediyor. Yeşil Gazete ekibine köşe yazıları, Türkiye, spor ve Dünya haberleri ile katkı sunuyor.

İLGİLİ HABERLER

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Otoban

Otoban yapılmaya başlanmasıyla birlikte şehrin küçük nüfusunu oluşturan otomobil sahipleri yayalara değil, yayalar onlara tabi kılınmaya başlandı.

Kazdağlarını savunmak ve kurumların sessizliği: Yeni toplumsallık

'Üzerinde düşünülmesi gereken, neoliberal pratiklerle frenlenmiş toplumsal dinamik ve mekanizmaların baskı ve zor araçlarıyla kuşatıldığı şartlarda nasıl bir direnişin örülebileceğidir.'

Tanrı ve şiddet

İlahi şiddetin amacı hukuksal bir yaptırım ya da düzen değil, aksine kurbandır.

Açık Radyo’dan mesaj var: Buradayız, hazırız, neşemiz daim!

'Kainatın tüm seslerine açık' Açık Radyo,, sesini kesmek isteyenlerine inat cıvıl cıvıl, hareketli, ziyaretçi akınından başını kaldıramadan 30. yaş gününe ve dinleyicisiyle buluşmaya hazırlanıyor.

Kazdağları, yeniçeriler, madenler: Enter! – Gizem Kastamonulu

Cengiz Holding, hukuku da yanına alarak bakır madeni için Kazdağları'nda ağaç kıyımına başladı. Bu talanı durdurmak için Kirazlı'daki sesi yeniden yükseltmekten başka çaremiz yok.

EN ÇOK OKUNANLAR