Yeşeriyorum

Yeşil Gerze Platformu’ndan Metin Münir’e açık mektup – Şengül Şahin

Yeşil Gerze Platformu sözcüsü Şengül Şahin

Milliyet Gazetesi yazarı Metin Münir’e  ithafen yazılan ancak kendisine ulaştırılma imkanı bulunamadığı bilgisi ve ulaştırma ricası ile tarafımıza ulaşan mektubu, YEGEP Sözcüsü Şengül Şahin’in de onayı ile aynen yayınlıyoruz.

(Yeşil Gazete)

Sayın Metin Münir,

30 Mart 2012 tarihli Milliyet Gazetesi’ndeki köşenizde yayınlanan “ Yaykıl köyünde bir kömür santrali” yazınızı ibretle okuduk. Fakat yazınızı okuduktan sonra merakımızın yerini, hayal kırıklığı, üzüntü ve kızgınlık aldı!.. Neden mi? Öncelikle, “… büyük bir olasılıkla alınacak olumlu ÇED raporu” ifadesini, dört yıldır inançla verilen haklı mücadeleye karşı çok büyük haksızlık ve saygısızlık olarak görüyoruz!..

Keşke yazınızı, Yeşil Gerze Çevre Platformu (YEGEP) ile bağlantıya geçip, sonra “ tarafların ifadelerine göre” diyerek, daha bilimsel ve tarafsız hale getirerek yayınlasaydınız… “Köylü ve balıkçı endişeli” diyorsunuz. Endişeleri, şirketin taahhütleri yerine getirmeyeceklerinden değil ,en modern santral örneklerinde dahi çevre tahribatının engellenemediğini bilimsel verilerden öğrendikleri içindir!..

“Endişeleniyorlar!”diyorsunuz:

Orta boy bir gölde bulunan su miktarı kadar suyu, bir günde buhar elde etmede kullanacaklar ve bu suyu içine balık girmemesi için denize çok miktarda klor bırakacaklar. Bu suyu, 800 derece üstünde kullandıktan sonra “çürük su” diye tabir edilen suya dönüştürdükten sonra denize salacaklar!.. Bu verileri raporlarında kendileri söylüyorlar. Sizce rapora inanmayalım ve endişelenmeyelim mi?

Yılda, toplam 6000 ton kömürün evlerde, ısınma amaçlı kullanıldığı bir ilçede,bir günde 11000 ton kömür yakılacak!..  Bu verileri raporlarında kendileri söylüyorlar. Sizce rapora inanmayalım ve endişelenmeyelim mi?

Denize, 3 km uzunluğunda iskele kuracak ve 96 futbol sahası büyüklüğündeki bir alanda denizimizi doldurulacak!.. Bu verileri raporlarında kendileri söylüyorlar. Sizce rapora inanmayalım ve endişelenmeyelim mi?

Gemilerin yanaşması için deniz dibi derinleştirilerek balık yuvaları darmadağın edilecek!.. Bu verileri raporlarında kendileri söylüyorlar. Sizce rapora inanmayalım ve endişelenmeyelim mi?

Günlük ortalama yaklaşık 56 kamyon kül, vadilere yığılacak; (rüzgarları biliyorsanız) gün doğrusu, karayel, lodos ve poyraza açık olan alanda, bu kül havaya,oradan da asit yağmuru olarak mahsullerine, yer altı sularına, gözlerinden sakındıkları çocuklarının ciğerlerine gidecek!.. Bu verileri raporlarında kendileri söylüyorlar. Sizce rapora inanmayalım ve endişelenmeyelim mi?

Şu an, hiçbir teknolojinin zehirli gazı tutamadığını biliniyorken çıkan gazın solunum yolu hastalıklarını başlatacağına; var olanları da tetikleyeceğine endişelenmeyelim mi diyorsunuz?

Geç Roma – Erken Bizans kalıntılarının bulunduğu, tarihi ve sit alanı Kolombiya Üniversitesi Arkeoloji Profesörü Owen Donnan tarafından teyit edilen alanın, tüm dilekçelerimize rağmen envanteri çıkarılmadan ve alan ile ilgili koruma tedbiri alınmadan kül çöplüğüne dönüştürülmek istenmesine endişelenmeyelim mi diyorsunuz?

Arazilerinde sondaj yapılmasını istemeyen halkın, gece 2:00’lerde (madem istemeyenler %65, gündüz neden gelmemişler, hiç kendilerine sordunuz mu?) yüzlerce polis ve jandarma ile yerlere yatırılıp sürüklenerek (konuyla ilgili haberler gazetenizde de yayınlanmıştır) arazilerinin zorla işgal edilmesine endişelenmeyelim mi? Arazilerini akıl hastalığı sebebi ile satamayan kişiler için noter belgesine dayanak sağlık kurulu raporu alamadıkları için Samsun’dan tek hekim raporu ile vekaletname çıkarttıklarını ve bu belge ile vekaletname alıp satış yaptırdıklarını hiç biliyor musunuz? (belgeleri elimizde var, YEGEP ile irtibata geçseniz bunların hepsini sizinle paylaşırdık) Arazisini mal sahibinden 10 yıllığına kiralamış ve alanda tarım yapan köylümüzü, araziyi mal sahibinden aldıktan sonra kira kontratı olduğunu öğrendiklerini, köylümüzü önce telefonla tehdit ettikleri için haklarında savcılıkça soruşturma yürütüldüğünü,  kontratı öğrenince bu kez noter ile ihtar ettiklerini, avukatlarımız aracılığı ile karşı ihtar çekildiğini, bir kez daha ihta ettiklerini, yeniden karşı ihtara maruz kaldıkları için 7 aydır Mahkemeye dahi başvurmadıkları, köylümüz ile ilgili bir işlem yapmaktan geri durdukları ama köylümüzü rahatsız ettiklerini biliyor musunuz? Daha nice endişe kaynaklarına sebep olan elimizde binlerce belge olduğunu, şirketin medyayı olağan gücü ile kullandığını, ancak bizim sesimizi duyurmamızın ne kadar zor olduğunu tahmin dahi edemiyor musunuz? Demokrat ilçemizde protesto için Efes ürünlerinin tüketilmediğini, ülkemizin muhafazakarlaştığı, Gerze’mizin aydınlığının konuşulduğu bir dönemde Efes içmeyin demenin ne kadar zor olduğunu, ama bunu başardığımızı, bayilerimizin sözleşmelerinde Rekabet Kurulu kararına rağmen tek satıcılık anlaşması yapmaya zorlandığını, bazılarının sözleşmelerini her şeyi göze alarak feshettiğini, bir kısmının da sözleşmesine rağmen sözleşmesini ihlal ederek efes ürünlerini satmadığını, şirketin de bunlar ile ilgili bir işlem yapmaktan özellikle kaçındığını bilemezsiniz. Çünkü bize hiç sormadınız. (isterseniz tüm belgelerin bir örneğini size e posta yoluyla göndeririz) Bu ve bilmediğiniz her şey adına hala endişelenmeyin mi diyorsunuz? Gerçekten endişelenmeyelim mi? 200’e yakın Gerzeli, kendilerine danışılmadan bu topraklar hakkında tasarrufta bulunulduğu için bugün binlerce yıl ceza ile yargılanıyor. Santrali bıraktık hiçbir şey yapmamamıza rağmen ceza davalarında savunma yapıyoruz. Bunları size kimse söylemedi mi? En son kaymakamı alkışlayarak protesto ettiğimiz için TCK’da bu hüküm olmamasına rağmen hakkımızda bu iddia ile savcılıkça soruşturma açıldığını ancak Guguk devletlerinde ve Muz Cumhuriyetlerinde rastlarız, ama siz bunları da bilmiyorsunuz. Çünkü basın bunları yazmıyor.

Sayın Münir! Biz bu mücadele kapsamında, iki büyük miting ve yüzlerce toplantı yaptık. Gerzeliler hiç olmadığı kadar birbiri il kaynaştı ve dayanışma ruhu içinde tek bir şey söylüyorlar. BİZ BU SANTRALİ İSTEMİYORUZ.

Bu haykırışları, milyonlarca lira harcanarak yaptırılan tanıtım faaliyetleri ve bindirilmiş kıtalarla değil ilçe halkı ve komşu yerleşimlerin katılımı ile gerçekleştirdik. Tabi siz bilmiyorsunuz. Şirketin bilgilendirme bürosu dediğiniz şirketin kurduğu bir çevre derneği. Yeni dönemde sivil toplumun neye araç edildiğini tabi ki bilmiyorsunuz, çünkü bize sormadınız.

Yaptığımız kampanyalarla topladığımız binlerce imzaya karşılık, önce Tuncay Özilhan’ın verdiği demeçlerde “santrale birkaç kişi karşı”, sonra da sizin yazınızda belirttiğiniz Tuğban İzzet Aksoy’un, “halkın yüzde 65’i istiyor” şeklindeki gerçeği yansıtmayan demeçlerini, sizin gibi köşe yazarları, bunları araştırmadan gerçekmiş gibi kamuoyuna sunuyor!.. ne yapmak istiyorsunuz gerçekten anlamıyoruz. Bu mesele termik santral sorunu kadar ülkemizde alınan kararlara halkın katılımı ve demokrasi sorunu. Bunu göremiyor musunuz? Bir gün birisi geliyor, bizim nesiller boyu kıyısında koştuğumuz sahilleri, ormanları enerji için Ankara’dan tahsis belgelerini önümüze koyuyor. Bu sahil ve orman ne olacak dediğimizde diyorlar ki size okul yapacağız, hastane yapacağız. Biz diyoruz sahilimiz ne olacak, bir bakıyoruz kamu binaları yenileniyor. Biz orman diyoruz bir bakıyoruz Belediye Başkanımız santrale karşı olduğu için hakkında soruşturma açılıyor. Biz kaymakamı alkışlıyoruz protesto için savcılık olaya el koyuyor, Kaymakam bizi arıyor ben şikayet etmedim diyor, ilçe emniyet müdürlüğü biz işlem yapmadık diyor, savcılık TCK sınırları dışında soruşturma açıyor. Biz bunları anlamıyoruz, kararlar Gerze mülki amirleri ve adli makamları tarafından mı alınıyor, Ankara’dan ya da İstanbul’dan mı geliyor.

Sizden tek isteğimiz var. Bizim endişelerimizi de aynı samimiyetle köşenizden tüm kamuoyuna duyurmanız!.. İşte o zaman, yaşam hakkında başka talebi olmayan Gerze ve Yaykıl köyü halkının kırdığınız kalbini telafi edebilirsiniz!… Bir gün Gerze’ye gelin, alanı gezin, %65’i beraber arayalım. Buluruz. Ama şirketin söylediği gibi isteyenler değil istemeyenleri. O zaman belki bizleri anlarsınız…

Saygılarımızla.

 

Yeşil Gerze Platformu sözcüsü Şengül Şahin

 

Yaykıl Köyü ve Yeşil Gerze Çevre Platformu

adına YEGEP Sözcüsü Şengül Şahin

 

Kategori: Yeşeriyorum