Doğa MücadelesiEditörün SeçtikleriManşetYerel

10 yıl sonra Gerze direnişine ceza geldi: Biz yaşam hakkını savunduk

Anadolu Grubu tarafından Sinop‘un Gerze ilçesinde Yaykıl köyü yakınlarında yapılmak istenen termik santrale karşı gösterilen direniş sebebiyle tam 10 yıl sonra 37 kişiye toplam 42 yıl 10 ay hapis ve 63 bin TL para cezası verildi.

Gerze Halkı birçok kez yapılmak istenen termik santral sebebiyle kolluk kuvvetleriyle karşı karşıya gelmişti. Ancak, 5 Eylül 2011 yılında Gerze Meydan Muhaberesi olarak da anılan ve 24 saat bir direniş yaşandı. Halka, kolluk kuvvetleri çok sert müdahale etti.

Bu direnişin ardından 37 kişi “iş ve çalışma hürriyetini ihlal, görevi yaptırmamak için direnme, kamu malına zarar verme, arazide kasten yangın çıkarma, kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne silahlı olarak katılmak, kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlemek ve yönetmek”  suçlamalarıyla yargılandı. Zaman aşımına çok az bir süre kala Gerze Asli Ceza Mahkemesi‘nde görülen davanın 32. celsesinde karar çıktı. Mahkeme, toplamda 42 yıl 9 ay 27 gün hapis ceza ve 63 bin TL ceza alınmasına hükmetti.

‘Cezalar kesinleşmedi’

Davanın hukukçularından Cömert Uygar Erdem, Yeşil Gazete’ye mahkemenin kararını değerlendirdi:

Şu haliyle suç tiplerini tartışmak gerekirse bu yurttaşlar anayasadan, yasalardan kaynaklı yaşam alanlarını savunma gibi, çevreyi koruma gibi bir takım yükümlülüklerini de yerine getiriyorlar. Hem de bir yaşam alanı savunucusu içerisindeler. Alan ormanlık bir alan. burada termik santral kurmaya çalışıyorsunuz ve termik santral sahası ormanlık alanın içinde. Kaynağı dışarıdan olan bir ithal kömüre dayalı termik santrali yapamazsınız. Yasada bu belirtiliyor.

İthal kömüre dayalı bir santral yapacaklar. Kömür dışarıdan geliyor. Bakanlık bunun kamu yararına uygun olmadığını, yasaya uygun olmadığını açıkça belirtiyor. İki ya da üç kere bu nedenle ÇED raporlarını geri çevirdi ve süreci sonlandırdı. Bakıyorsunuz orman alanları içerisinde yasaya aykırı bir faaliyet var. Bununla ilgili çalışma yapmaya gelen birileri var. Bu anayasaya aykırı faaliyeti korumakla yükümlü kolluk var. Faaliyet yasaya aykırı. Kolluğun oradaki yapmaya çalıştığı şey de hukuka aykırı. Siz hırsızın hırsızlık eyleminin güvenliğini sağlayamazsınız. Bu suçtur. Hırsız hırsızlık yapmıştır, yakalanmıştır. Mahalleli hırsızı linç etmesin diye siz hırsızı korursunuz orada. Burada resmen siz güvenliği sağlıyorsunuz. Hırsız geliyor ve hırsızlık yapıyor. Buna benzer bi durum söz konusu. Kolluğun görevi bu mu?”

‘Dört kişinin ertelenmeyen cezası var’

Erdem, cezaların büyük çoğunluğunun ertelendiğinin ancak dört kişinin cezasının ertelenmediğini söyledi:

Cezaların büyük bir çoğunluğu ertelendi. Ama dört kişinin ertelenmeyen cezaları var. Geçmişteki yıllarda adli sicil kaydındaki veriler de gerekçe gösterildi. İstinaf mahkemesine gidilecek. Sonrasında temyiz aşaması da olacak. Bizim lehimize bir şey çıkmazsa dört kişi hakkında verilmiş olan hapis cezaları kesinleşmiş olur.”

‘Bizim için kanun olan bu kişiler için neden kanuna aykırı?’

Protestoya katılan bazı kişiler için takipsizlik kararı verilirken bazılarına takipsizlik kararı verilmemesine de değinen Cömert Uygar Erdem konuyla ilgili şunları kaydetti:

Bu dava açılırken verilen takipsizlik kararında da insanların bir şekilde kanuna aykırı bir gösteri olmadığını belirten bir gerekçe var. İnsanlar bundan takipsizlik kararı aldı bende dahil. Avukatları olarak ben de o gün sahadaydım. Çünkü o an orada bulunmanın demokratik bir hak olduğunu söylemişti savcı. Şimdi bu yürüyüş kanuna aykırı mı değil mi? Kanuna aykırıysa bizde oradaydık. O zaman bize niye takipsizlik verdiniz? Bizler için kanun olan bu kişiler için neden kanuna aykırı?

‘Bu karar politik bir karar’

Ayrıca, Hukukçu Cömert Uyar Erdem alınan kararın politik bir karar olduğunun da altını çizdi:

Bu karar politik bir karar. Bakıyorsunuz santrali de yaptırmadılar. Toplumsal bir muhalefet vardı. Bu hareketlilik gayet bir sonuca ulaştı ve bunu beraat vermeniz durumunda mükafatlandırmış olurdunuz. Bu da sistem açısından çok tercih edilebilir bir durum değil. Santrali yaptırmadınız ama bakın cezaları da aldınız gibisinden bir duruma tekabül etti.

Mahkeme, bunların yanında görülen bu dava için iş ve çalışma hürriyetini ihlal suçundan mahkumiyetine karar verilen 11 kişiden toplam 4 bin 80 TL avukat ücreti tahsil edecek.

‘Biz yaşam hakkımızı savunduk’

Yeşil Gerze Çevre Platformu‘ndan Şengül Şahin de Yeşil Gazete’ye yaptığı açıklamada yaşam haklarını savunduklarını belirterek şunları söyledi:

Yaykıl direnişi sırasında tomalarla saldırıldı bize. Askerin ve polisin biber gazları bitiyordu, ambulanslarla taşıyorlardı. 5 Eylül 2011 olayları için 2 Ekim 2013 yılında dava açıldı. Hepsi, gösteri yürüyüşleri yasasına muhalefet, güvenlik güçlerine işlerini yaptırmamak, iş ve çalışma hürriyetini engellemek suçlamalarıyla açıldı. Bu davanın açılmasının sekizinci yılının sonunda böyle bir cezaya maruz kaldık. Biz yaşam hakkımızı savunduk.”