Köşe Yazıları

Yeni Sol Parti

0

Rana ArıbaşBen de Ümit’in başlığı  gibi gözümüzaydın yeni sol parti demek isterdim ve bu beyaz satırlarda sözcükler beni nereye götürür bilemiyorum, oturdum bilgisayarımın başına tuşlar beni nereye götürürse oraya yol alacağım ama zorlu olacak farkındayım, yazmasam içimdekileri akıtamayacağım sanki.
Cuma günü Turnusol ve kimi sol gruplarda Ufuk Uras ve ÖDP ayrılan bir grup arkadaşın çağrısı ile Özgürlükçü Sol Hareket’in geldiği noktaya baktığım da, ki ben de günlerdir merak ediyordum, Ekime az kaldı ne durumdalar diye , pat diye oluşumun detaylarını gördüm. Sakin sakin okudum. Temel başlıklara baktığımda en ilgimi kısmı tabiki çevre kısmı oldu ama belki bilemiyorum ilk çerveve metni olduğu için beni tatmin etmedi, ılımlı, olumlu, herhangi bir derneğin söylebileceği tümceler gibi geldi, belki de ben çok şey bekledim zira metni yazan Temas Komitesi’nde ÖDP’ de yıllarca beraber hareket ettiğimiz sıkı çevreci arkadaşlarımız vardı, işte o anda on üç yıl öncesi ve daha öncesi aklıma geldi, yeşil bir kadın olarak GBK (Geleceği Birlikte Kuralım) sürecinde aylarca yapılan toplantılar, ÖDP’ nin kuruluş süreci, ilk aşkımız olmasa da Aşkın ve Devrimin Partisi olarak kurduğumuz ÖDP. Şair diyor ya hayata başladığımız dostlarla birbir ayrılıyor yollar, ben o metni okurken tam da bunu yaşadım. İtiraf ediyorum hepsini okumadım, okuyamadım. Aylar öncesine gittim. Niğde Maden Köyündeki son panelde dört kişiydik. İsimler bende kalsın. Birimiz kendini politika dışına atmış, birimiş şimdiki temas heyetinde, birimiz ÖDP kalmış, diğerimizde kalması gerektiğine inanmasa da kalmak durumunda kalmıştı. Biz ÖDP den dört farklı sonuç elde etmiştik. Gündüz Vassaf bir yazısında kararsızlığa övgü kasideleri düzmek te haklımıydı düşünmeden edememiştim o gün. Hangimiz gerçekten doğruyu yaptık bunu zaman gösterecek.

Haşmet Babaoğlu son iki yazısında Sosyalist Sol bir parti lazım diyor bu ülkeye ben de sonuna kadar katılıyorum. Sosyalist kimlikli bir parti, o ekliyor evet partiler var ama yeterince ss veremiyorlar, Buna da katılıyorum, ses olamıyorlar. Ama neden , Haşmet Babaoğlu o kısımlarına girmemiş, aslında onlar  GATA’ da eylem yapıyor, beğenseniz de beğenmesiniz de, uslup yanlış da olsa, ilkeleri çiğnendiğinde eylem yapıyorlar ama birileri görmek istemiyor.  Sel felaketinde şova girmeden Ayazma’ da günlerce mücadele eden de onlar ama görülmüyor ne hikmetse, belki görülmek kimsenin işine gelmiyor, belki de sesleri kısık. Şimdi bunu nedenmi dedin derseniz, bence ÖDP’ nin ayrışması ve yeni sol parti gereksinimi, 14 yıllık içinde partinin hemen her kademesinde yer almış biri olarak şunu söylebilirim ki duruş noktası arasındaki asal farklılık noktası olmuştur. Parti kurulurken bu gözardı neden edilmiştir, neden gözden kaçmıştır bilmesem de, şimdi ÖDP ‘ de kalanlar daha fazla eylem, daha fazla pratik derken, daha sosyalist bir duruş, daha keskin bir tavır derken, şimdi ÖDP’ den ayrılanlar bunun daha farklı olması gerektiğine inanıyorlardı. Ve tüm bu duruş noktalarındaki farklılıklar kimilerince Havetçi ÖDP’ye getiriyordu. Çünkü kendi içinde ciddi duruş noktalarında ayrışmalar vardı. Zaten Ufuğun Meclisine gitmesine karşı olmamakla beraber gidiş biçimine red veren o meşhur 32 kişiden biri olarak, bariz uyuşmazlığım orda gün ışığına çıkıyordu. Başarıya giden yolda herşey mübah değildi en azından duruş noktamıza aykırı idi.

Şimdi yeniden 13 yıllık bir yaşanmışlığı geriye atarak yeniden deniyor arkadaşlar. Umud ediyorum ki başarılı olsunlar. Onlarla 13 yıl yol aldık, kızlarım daha yoktu ama Meral’in ördüğü pançoyu, Bülent’in BAK stickerlerini hala evimizde ve atmadık, yok saymadık. Birlikte geçirilen anılar adına kötü konuşmak da bize yakışmaz farkındayız. Ama şair diyor ya olmasaydı sonumuz böyle, böyle hissediyorsun dün o yazıyo gördüğünde, eğer bunlar olacakksa 13 yıl ne yaşadık, yalan mıydı diyorsun, neden ÖDP de başaramadık. Evet biz daha sosyalisttik kabul ama katıl değiştirelim bizim felsefemizdi hani. Şimdi bu partide herşey yolunda gidecek mi, gitmezse yeniden mi bölünecekler, olmadı sil baştan yap bozmu olacak, bu ülkede bu kadar sorun varken bu kadar ayrışma ego tatmini, kariyer duygusundan başka ne getirir. Hadi kariyer diyelim, kendi kurduğunuz hareketlerde zaten başkasının o konumda olması imkansızdır. Şimdi metne genel olarak baktığınızda bu sosyalist bir çizgide yeralmaktadır , oysa basına yapılan ilk açıklamalarda ÖDP’ nin ana kanadının kendileri ile hareket  ettiği söylenirken , ÖDP’ nin ana kanadından en azından şimdilik bariz bir isim göze çarpmamaktadır.

Ve sonuçta, her iki grup kendi yoluna kendi doğruları ile devam etmektedir. Sol partinin neler yapacağını zamanla görecek olsak da, kanımca ÖDP sosyalist çizgideki varlığını acilen daha fazla duyurmalıdır. Alper’ in ve yeni MYK’ nın işi zordur ama imkansız değildir. ÖDP kendi küllerinden yeniden doğuşunu yaratmak ve sosyalist sol parti gereksinimini, tıpkı Yeşiller’in yaptığı gibi halka duyurmak durumundadır. Toz olup havaya karışarak, Şimdi her iki taraf için de taşlar yerine oturmuştur ve her iki taraf da kendi ilkeleri doğrultusunda doğru adımları atmak durumundadır, şimdi anlaşılmaktadır ki, bu ayrılık her iki taraf içinde hayırlıdır. Bir taraf solu bütünleştirerek giderken, diğer çizgi kendi kuruluş tüzüğüne uygun olarak yola devam edecektir. Umarız her iki kesimde kendisine umut bağlayan kitleleri düş kırıklığına uğratmayacaktır buna hakları da yoktur. Yeniden kimsenin 13 yıl deneme lüksü de yoktur.

Birgün biryerlerde yeniden rastlaşabilmek umuduyla. Yollara…

Not: Partinin yaşadığı  bu süreçte bana inanılmaz dostluk gösteren Ümit’e teşekkürlerimle… Sen olmasan daha sancılı geçecekti süreç.

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.