Köşe Yazıları

Velosipet ile Yüz Yıl Sonra

Bu hafta yarış dünyasıyla ilgili çok şey yazmayacağım. Köşeyi çok daha heyecan verici bir konuya ayırmak istiyorum.

Kaliforniya Turu sona erdi. Turu Avustralyalı M. Rogers kazandı. Geçmiş yılların şampiyonu ve bu yılın favorisi L. Leipheimer ancak üçüncü olabildi. Yarışa damgasını vuran şey L. Armstrong’un geçirdiği kaza oldu.

İtalya Turu son haftaya girdi. İspanyol D. Arroyo pembe formayı halen sırtında taşıyor. Ama tahtını devretmesi an meselesi. Özellikle İvan Basso’nun Zoncolan zirvesinde gösterdiği performans, sadece Arroyo için değil, diğer favoriler için de korkutucu bir gösteriydi.

Önümüzdeki etaplar bizim tabirimizle ‘testere’ gibi. Yokuşçu olmayanların sapır sapır dökülecekleri anlara tanık olacağız.

‘Velosipet İle Bir Cevelan’

2006 ekiminde İş Bankası Yayınları heyecan verici bir kitap yayımladı. İbnülcemal Ahmet Tevfik, Velosipet İle Bir Cevelan adını taşıyan kitabında, bir arkadaşıyla birlikte Bursa/Mudanya civarında yaptığı geziyi anlatıyordu

(Gezi 1890’larda gerçekleşmiş. Kitabın yayımlanma yılı ise 1900.)

Kelimenin tam anlamıyla bir bisiklet aşığı olan A. Tevfik kitap boyunca ‘demir at’a güzellemeler yapmış, methiyeler dökmüş, şiirler düzmüştür.

Onun romantizmi bisikletle sınırlı değildir aslında. Etrafında gördüğü her şey A. Tevfik’in coşkusunu besler.

Kitabı günümüz Türkçesine uyarlayan Cahit Kayra, dönemin manzarasının aslında o kadar da ‘hoş’ olmadığını; bilakis bölgede insanların açlık ve hastalıktan kırıldığını söyler.

Bunu dile getirirken de aynı dönemde bölgede doktorluk yapan Şerafettin Mağmumi’nin anılarına dayanır.

Onun bu tesbitine katılmakla birlikte üç yıl önce şöyle bir şerh düştüğümü hatırlatmak istiyorum: “…Kayra’ya göre Ahmet Tevfik, iyi niyetli, şairane mizaçlı ve başına iş açmak istemeyen bir kişidir. Kitaptaki birçok örnek bu savı doğruluyor. Ama hatırlayın, Yusuf Atılgan Aylak Adam’da, çağımızın yeni bir insan tipi yarattığını; bunun ‘sinemadan çıkan insan’ olduğunu anlatır… Çağımız, başka bir insan tipi daha yaratmıştır. Bu da ‘bisiklete binen insandır’.


Bisiklete binen insan, vuslata ermiş bir âşık gibi kör olur ve her âşık gibi, dünyayı olduğu gibi değil, olması gerektiği gibi görür. Ahmet Tevfik’in sorunu da budur…”

(Yazının tamamını okumak isteyenler şu linke bakabilirler: http://www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=ktp&haberno=6009)

Yüzyıl sonra yeniden

Türkiye’de bisiklet kültürü konusunda çok değerli çalışmalar yapan Bursa Nilüfer Belediyesi, Ahmet Tevfik’in cevelanını yeniden yapıyor. Yüzyıllık macera adını taşıyan etkinlik 28 mayısta Mudanya’dan başlıyor, 30 mayısta Güzelyalı’da sona eriyor. Daha detaylı bilgi almak isteyenler www.yuzyillikmacera.org sitesine bakabilir, ya da 0224 4523200’dan Nilüfer Kent Konseyi’ni arayabilirler.


NOT:
Çok içim gidiyor ama, bu etkinliğe katılamıyorum. Sevgili babamın sağlık sorunları yüzünden yaşadığım yerden uzaklaşamıyorum. Dilerim Nilüfer Belediyesi en kısa zamanda bir organizasyon daha yapar da, orada birlikte pedal çeviririz…


www.aydancelik.com