Hafta SonuManşet

Ursula’nın kadınları

1929 yılında Amerika’da doğan Ursula Kroeber Le Guin fantezi ve bilim kurgu edebiyatının yaşayan en büyük efsane yazarı sayılıyordu. Ömrü hiç de umursamadığı edebiyat ödülleri ile geçti.

Bugün özgürce yazabilen birçok kadın yazarın zihin gelişimindeki yoluna ışık tutmuştur. İşte bu sebep ile sevdiğim bazı kadın yazarlara sizin için Ursula’nın gidişini sordum.

Mülksüzler’de “Ölüm, hikâyeleri bitirdiğini zanneder” demişti, şimdi ondan geriye sadece teknolojik gelişmelerin değil, politika, toplumbilim ve psikolojinin öne çıktığı ve alternatif toplum biçimlerinin sorgulandığı bilimkurgu yaklaşımının en önemli eserleri kaldı.

Buket Uzuner

Ursula Le Guin, benim yazarlığımı, kadın ve birey olarak insanlığımı derinden ve olumlu etkilemiş kadın yazarlardan biridir.

Vefat haberinin ardından Filipinler’den İzlanda’ya Kanada’dan Hindistan’a ve Türkiye’ye binlerce kadın ona teşekkür mesajlarıyla sosyal medyayı şükran yağmuruna tuttular; tuttuk. Bir tek yazarın dünyada bu kadar çok sayıda kadının yüreğine dokunmuş ve zihninde iz bırakmış olması hem edebiyatın gücü hem de Le Guin’in sihirli yazı sanatının bir eseri olmalı.

Hayal gücünün müthiş zenginliği, haksızlığa karşı direnişi, tabiat ve kadınlar üzerine yazdığı zihin ve iç açıcı denemeleriyle adeta bir modern zamanlar şifacısı, bilge Şamanı da olan Ursula Le Guin, şiirleriyle de hayatımızda iz bıraktı.

Gözünü budaktan sakınmayan cesaretinin mütevazı ve nazik üslubunu hiç eksiltmeyişi de bize önemli bir mirastır. Bu dünyadan iyi ki Ursula Le Guin geçti. Teşekkürler “Mülksüzler”’in en güzeli!

Elif Sofya

 

Ursula Le Guin benim ufkumu açan yazarların başında gelir. Uygarlık karşıtı tavrı ve anti-hümanist yaklaşımları beni adeta büyülemiştir.

Özellikle türcülük karşıtı bir bakışla doğayı ve insanı ortaya koyma biçimi çok önemlidir. Anarşist feminizme yaptığı katkılar ve toplumsal cinsiyet eleştirisindeki öznellik, çok boyutlu yüzleşmelere yol açmıştır. Doğayı merkeze alarak yazan ender yazarlardan biriydi.

Tek tesellimiz, geride bıraktığı olağanüstü kıymetteki eserleridir.

Füsun Erbulak

Ursula K. Le Guin, fantastik bilim kurgu tarzındaki kitaplarında cinsiyetleri ve ırkları tersyüz ederek, bunları okura daima sorgulatan üstün bir yazardı.

Özgürlükçü ve anarşizan bir ruhu daha yitirdik. Onunla henüz tanışmamış yeni nesil genç kadınlar için büyük bir kayıp. Neyse ki hikayeleri Dünya döndükçe elden ele dolaşacak.

Ursula öldü artık hepimiz uyanabiliriz.

Esra Yalazan

Okuduğum bütün yorumlardaki ortak duygu, onu bir yazardan, edebiyatçıdan ziyade yakın bir dostlarını kaybetmiş gibi uğurlamaları. Bunun farklı sebepleri olabilir. Politik duruşuyla örtüşen yazın dünyası, insanı uzaydan izler gibi mesafeli, ayrıntıcı, eleştirel bir bakışla anlatması, hikayeciliğindeki samimiyet, modern hayata yabancılaşmayı iyimserlikle buluşturması, feminizmi yorumlama biçimi, sağlam mizah damarı, umut veren dürüstlüğü, farklı türlerde yazıya inancını yitirmeden dolaşması, yazan kadının iç aynasını yansıtması, kalabalığın uğultusuna direnci vs, onlarca neden sıralanabilir.

Bir de benim gibi fantastik edebiyata mesafeli yaklaşanlar için yazının ruhuna dair bilge bir öğretmen misali anlattıkları var. Onları ‘masalcı teyzeden’ dinlemek, edebiyat tarihinde bıraktığı iz kadar kıymetli.

“Dilin sesi, her şeyin başladığı yerdir. Bir cümleyi sınamanın yolu, kulağa düzgün geliyor mu diye sormaktır. Dilin temel unsurları fizikseldir: kelimelerin çıkardığı tınılar, aralarındaki ilişkiyi belirten ritimleri oluşturan sesler ve sessizlikler. Yazının anlamı ve güzelliği bu sesler ile ritimlerle bağlıdır. Bu durum şiirde olduğu kadar düzyazıda da geçerlidir”. #Ursula K. Le Guin – Dümeni Yaratıcılığa Kırmak @hep_kitap”

 

 

 

Derleyen: Tolga Öztorun

Kategori: Hafta Sonu