Köşe Yazıları

Taraf Olmak Doğru mudur Yanlış mı? İnsan Her Konuda Taraf Olabilir mi?

0

Bu başlıkla öncelikle belirteyim ki, Taraf gazetesini okuyan biri değilim ve bu yazının Taraf Gazetesi ile alakası yoktur.

Bu yarı şaka girişten sonra geçen haftayı Uğur Mumcu öldüğünden beri kutladığımız biçimde Adalet ve Demokrasi Haftası olarak kutlamaya başladık. Farkında mısınız ne çok adalet demeye başladık, Çocuklar için Adalet, Barış ve Adalet, demek ki yaşamımızda adalet kavramı gerçekten eksik ki, Afrikalıların dediği gibi bu kadar çok dillendiriyoruz ve adalete olan inancımızı gittikçe yitiriyoruz. Bunun nedeni bu olmalı belki de.

Ülkemizde belli dönemlerde işlenen cinayetler var, Özdemir Sabancı, Üzeyir Garih, Uğur Mumcu, Hrant DİNK. Bunlar yığınla işlenen cinayetler arasında faali meçhul olarak geçenlerden sadece dördü ama yazının ilerleyen satırlarında göreceğiniz gibi çok ciddi bir ortak paydaları var.

Sondan başlayalım dilerseniz. Hrant DİNK, BirGün Gazetesinde yıllarca bize yazılarıyla ışık olan, yol olan, karanlıkları aydınlatan bir usta. Ermeni kimliğini yadsınamamış ama bu ülkede eşit şartlarda Ermeni kimliğini kimsenin gözünün içine sokmadan, ajitasyon çekmeden, onuruyla, namusuyla, yaşayan bir aydın, Entelektüel, Ermeni cemaatine ne kadar yakınsa, Türkleri de o kadar sevmiş, Agos gazetesini çıkarmasına rağmen, Ermenice yazmasına rağmen, kendi gazetesinde, bir başka gazetede tarafsız, şovene kaymayan, kışkırtmayan, ruhu güvercin tedirginliğinde olsa da, iyimser ruh halini kaybetmemiş, objektif düşünceden sapmamış, her daim pozitif, her daim insan sıcağında bir kimlik. Kimilerini korkutacak kadar dürüst, samimi ve gerçek. Mış gibi yapmadan, aldığı tehditlere rağmen, korkmadan doğduğu topraklara sadık kalmış bir onur yürüyüşüdür Hrant.

Uğur Mumcu, kimi sol çevreler, onu dönek görseler de, o değişmeyen tek şeyin değişim olduğunun bilincinde kalan bir aydındır. Ne yazık ki bü ülkede her kesimin bir Atatürk takıntısı vardır. Sosyalistlere göre kötü, milliyetçilere göre komünist, İslami kesime göre dinsizdir çoğunlukla ve ne acıdır ki, bu ülkede Atatürkçü olduğunu söyleyen kimi kesimler, yaptıkları ile Atatürk sevgisini öldürürken. Atatürk sevdalısı bir Uğur Mumcu, geçen hafta Kızının Vatan gazetesine verdiği röportajda ortaya çıktığı üzere, çok önemli bulgulara ulaşmaya başlamışken öldürülmüştür. Vurulduk ey halkım unutma bizi diyerek. Asla taraf değildir.

Üzeyir Garih, dini dili farklıdır. Ama ötekileri ile ortak paydası Ülkesini en az onlar kadar sevmesi, bu ülkede yaşadığı gerçeğini bilmesi , şundan Ya da bundan olma kaygısını taşımamasıdır. Asla bir kimliği diğerinin önüne geçmemiştir.

Aynı şirketler topluluğunda, Benim patronluğumu yapan Sayın Özdemir Sabancı ise, görünüşte bunlara benzemez ölümü ile hatta sonrası ile de benzemez, zira ellerinde her türlü gücü olan bir aile, bu cinayete dair ne varsa, kabul etmiş gibi görünmüş ve susma hakkını kullanmış, sis perdesini araladıysa da, kamuoyu ile paylaşmamıştır. Ama işin içinde gözden kaçan bir nokta vardır, O dönem Sabancının yaptığı görüşmeler vardır, ciddi yatırımlar söz konusudur, ama kendileri öldükten sonra, nedense bu yatırımlar yapılmamıştır. Bunu da, çok iyi analiz etmek gerekir. Neden o yatırımlar ertelenmiştir. O yatırımlar nelerdir, kimler neden rahatsız olmuştur. Bunlar bize asla feedback olarak dönemeyecektir. Ama Sayın Sabancı Ülkesini seven ve uğraşan bir işadamıdır.

Yaşam bize öğretmiştir ki, her şeyin bir bedeli vardır. Nitekim bu 4 insanda bir taraf olmamanın ağır bedellerini ödemişlerdir. Eğer siz, kula kulluk etmezseniz, eğer siz, şu ya da bu tarafı körü körüne seçmezseniz, bedel ödemeniz kaçınılmazdır. Ötekileştirilirsiniz, özgürlüğü savunanlar, sözde kül bırakmayanlar, hep sizden tedirgindir. Bir yerden onların da açığını bulabilir ve hatta bunu haykırabilirsiniz, zira sizi bağlayan tek zincir, beyninizdeki adalet duygusu ve vicdandır. Ümmetiniz ve kulluğunuz onadır. Ruhunuzu satmamızın bedelini birileri size ödetir. Hatta her iki kesimde sizi sevmez, gerekirse sizin için dayanışmaya bile girebilirler, düşmanımın düşmanı dostumdur şiarı ile.

İster işadamı olsunlar, ister yazar, özelikle bu 4 insanın bunu yaşaması rastlantı değildir. Neden uç noktalardan biri değil de, bu 4 insan bunu yaşamıştır. Ortadadır. Taraf değillerdir. Taraf olmamaları, objektif düşüncede kaçmamalarının bedeli gövdelerinin aramızdan alınmaları olunmuştur. Bıraktıkları düşünceler ise, her birimize ruhlarımız güvercin tedirginliğinde de olsa, bize bırakılan mirası korumak gibi bir misyon, yüklemiş ve yol açmışlardır. Anıları önünde saygıyla. Hepimize adalet dolu günler dileğiyle.

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.