Yeşeriyorum

Sorgun Başlangıç Olsun

Zihni Yayla

Yıllardır mücadelesini verdiğimiz Sorgun kumul ormanının ön tahsislerinin iptali ile sevindiğimiz bu günlerde, çabamızın devamını getirmek,bölgemizde yaşanan diğer çevre felaketlerine, turizm adına doğal alanlarımızın yok edilmesi girişimlerine dikkat çekmek ve hep beraber kazanılan bu mücadeleyi kutlamak, sürekli kılmak ,ormanımızın bütünlük içinde koruma altına alınmasını sağlamak…..diye süren e-mail daveti ile şu an ormandayım.

Alanya’da geride ne mi bıraktım ?

15 mayıs inşaat yasağı nedeniyle soğuk terler döken inşaat sahiplerini,turistlerin gelmiş olmasına rağmen dükkanında demir kesen, duvar yıkan, boya-vernik yapan açıkçası gürültü ve görüntü kirliliğinden zevk alan, bindiği dalı kes babam kes doymayan sözüm ona turizmcileri bıraktım.

İki kuruşluk mangal çırası için, Trabzon‘un Düz köyünde, doğu ladini ağaçlarının gövdeleri yontuluyor, böylelikle kurutulan ağaç, kesime kurbanlık aday olarak sunuluyormuş.

Yaşayan en tehlikeli tür, biz insanlarız. Sorgunun kozalaklarını da metal bir sopanın ucuna yerleştirende Golf endüstrisiydi. Side Sorgun’dan Alanya’ ya ulaşan ilk çığlığı hala hatırlarım . Burnumuzun dibindeki Side Doğa Dostları, “Koşun!.. Çamlarımızı kesmeye başladılar.” deyince koşmuş, eylemlerinde en önde yer almıştık. “Biz kaybettik ama siz koruyun.” diye…

Alanya’ya gelen iki ilgili bakanın, kulağına fısıldamıştı Yayçed başkanı Emine Eker, protokolü adete yararak. İşte tüm inancımızla, Cumhurbaşkanı’mıza Pelin Batu ve Harun Tekinle ulaştırılan binlerce imza, Orman Bakanı’nın helikopterle kuşbakışı incelemeleri, yörede düzenlenen konferanslar, paneller, golf adına önemli bir yanlıştan, binlerce çam kesiminden vazgeçirtmenin yöntemleriydi… Bugün, ormanımızda “Sorgun başlangıç olsun” Şenliğini hakkediyoruz ama asla rehavete kapılmadan.

Bu iktidarın Çevre ve Turizm konularında adımları iki ileri bir geri olarak süreceğe benziyor!

Sorgun, sorgulanmaya devam edecek, tahsislerde kafa karıştırmaya… 2B’ler B2 bombardımanı gibi havada süzülüyor. Kıyıların kıyım yasası dalga dalga üzerimize geliyor. Kuzeyde Sinop, güneyde Akkuyu, nükleer santral projeleri, bu ve gelecek yazın “çok sıcak” geçeceğini ortaya koyuyor.

Güçlenmeliyiz dostlar!

Ormanımızda hayat bulmalı, saflarımızı sıklaştırmalıyız, tıpkı bir orman gibi… Şenliğimizde, “Mor ve Ötesi”nin kurduğu “büyük düşlerin” sorgun hareketimizin kuvvetlenmesinde en büyük ilham kaynağı olmasını dilerim.

Kategori: Yeşeriyorum