Dış Köşe

Sonunda Covid-19 meslek hastalığı olarak kabul edildi-Prof. Derya Uludüz

Türkiye’de uzun süredir tartışılan konu hakkında Türk Tabipleri Birliği ile Sağlık Bakanlığı’nın yoğun çabaları sonucunda Covid-19 sağlık çalışanları için meslek hastalığı olarak kabul edildi.

Peki, meslek hastalığı nedir? Hangi durumlar meslek hastalığı olarak kabul edilmeli ve Türkiye’de durum nedir? Sağlık hukuku ile ilgilenen sevgili kızım Stj. Av. Özge Muhterem Uludüz, Covid-19’un neden sağlık çalışanları için meslek hastalığı sayıldığını, gerekliliklerini ve meslek hastalığı tanımını ve tartışılan illiyet bağı meselesini bizim için anlattı.

Meslek hastalığı nedir?

Şu anda Türkiye’de 440 kadar meslek hastalığı olarak kabul edilen hastalık var. Çalışanlarda görülen hastalıklar genel olarak üç başlık altında toplanıyor. Bunlar görülme sıklıklarına göre sırasıyla genel hastalıklar, işle ilgili hastalıklar ve meslek hastalıkları.

Stj. Av. Özge Uludüz öncelikle meslek hastalığının 5510 sayılı kanuna göre tanımını şöyle yaptı: “Sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal özürlülük halleridir.”

Vazife malullüğü nedir?

Yine 5510 sayılı kanunda vazife malüllüğünün kimler için geçerli sayılması gerektiğini de açıklayan Av. Uludüz şartları ise şöyle açıkladı: “Malûllük; sigortalıların vazifelerini yaptıkları sırada veya vazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamu idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden veya kurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken ya da idarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü sırasında veya işyerinde meydana gelen kazadan doğmuş olursa, buna vazife malullüğü denir.”

Bu şartlar altında işi nedeniyle virüs ile karşılaşan ve virüsü ağır atlatan sağlık çalışanlarının, tedavileri sonunda işlerini yapamaz hale gelmeleri sonucu vazife malüllüğünden yararlanma hakkı konusuna da değinen Özge Uludüz, ” Vazife malullüğü hâlinde, 13/7/1953 tarihli ve 4/1053 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Vazife Malullüklerinin Nevileri ile Dereceleri Hakkında Nizamname esas alınır. Vazife malullüğü sigortasından sağlanan yardımlar tüm vazife malullerine birebir aynı olacak şekilde yapılmamaktadır. Vazife malullüğü kişinin çalışma gücünde yarattığı olumsuz etkiye göre 1’den 6’ya kadar olacak şekilde derecelendirilir.

Mevcut düzenlemelere göre; daha riskli ve zorlu görevler yaparken vazife malulü olan kamu personeline, diğer kamu personeline kıyasla, icra edilen tehlikeli ve yıpratıcı görevlerin karşılığı olarak ilave ya da daha fazla yardımda bulunulmaktadır. Günümüzde en çok yardım yapılan vazife malulleri harp malullüğüdür. Covid-19’un kamuda görevli sağlık çalışanları açısından vazife malullüğü kabul edilmesi durumunda dahi hangi yardımlardan faydalandırılacaklarının tamamen ucu açıktır. ” diyor.

Türkiye’de sağlık çalışanlarının Covid-19 riski 10 kat fazla 

Aslında Tabipler Birliği (TTB) başta olmak üzere birçok meslek kuruluşu Covid-19’un meslek hastalığı sayılması yönünde çağrıda bulunmuştu. TTB yaptığı basın açıklamasında dünya genelinde sağlık çalışanlarının Covid-19’a yakalanma riskinin genele oranla 4-5 kat, Türkiye’de ise 10 kat daha fazla olduğunu söylemiş ve Dünya Tabipler Birliği (DTB) Başkanı Dr. David Barbe de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun pandemiyle ilgili özel oturumu öncesinde yaptığı açıklamada “Covid-19, sağlık çalışanları için milenyumun ilk meslek hastalığıdır. Sağlık çalışanlarının şu anda ihtiyaç duyduğu temel şey, Covid-19’un gelir kaybı, tedavi ve rehabilitasyon masrafları ile ölüm durumunda bakmakla mükellef olunan kişilere yönelik yardımı kapsayacak bir meslek hastalığı sayılmasıdır. Bu korumanın hiçbir boşluk bırakmadan sağlanması gerekmektedir. Durumdan etkilenen sağlık çalışanlarının bu korumaya olan ihtiyacı gecikmeksizin karşılanmalıdır. Toplumda pek çok kişi hijyen, mesafe, maske ve iyi havalandırılan iç mekanlar sayesinde güvende kalabilmiştir. Gelgelelim, hekimler, hemşireler ve diğer sağlık çalışanları söz konusu olduğunda durum çok farklıdır. Bu insanlar bakım vermek için hastalarıyla yakın temas içinde olmuşlardır. Kendilerini tehlikeye atmak zorunda kalmışlardır” ifadelerini kullanılmıştı.

İlliyet bağı nedir?

İlliyet bağı bu süreçte çok tartışıldı çünkü meslek hastalığı olarak sayılması için illiyet bağı gerekliydi. Peki, illiyet bağı nedir? Sevgili Özge bunu şöyle açıklıyor “İlliyet bağı; meydana gelen zarar ile kişinin davranışı arasındaki doğrudan bağlantı olup anlaşılması açısından kısaca nedensellik bağı şeklinde de ifade edilebilir. Sağlık çalışanlarında meydana gelen zararın çalışmaları sırasında hastane ortamında ortaya çıktığının kanıtlanması gerekmektedir.

Örnek vermek gerekirse; bir süredir izin kullanan sağlık çalışanın Covid-19’a yakalandığını düşünürsek sağlık çalışanı zaten vazife başında bu virüse yakalanmadığından burada vazife malullüğü için gereken illiyet bağı kurulamayacaktır. Veyahut hastanede vazifesi sırasında gerekli maske ve eldiven kullanım kurallarına uymayan sağlık çalışanının vazife sebebiyle değil vazifeyi ihmal sebebiyle Covid-19’a yakalandığı düşünülürse yine vazife malullüğü için illiyet bağı kurulamayacaktır.”

Dünyada durum ne?

İtalya, Almanya, Belçika, Kanada, Amerika Birleşik Devletleri, Güney Afrika ve Malezya dâhil 130’a yakın ülkede Covid-19 sağlık çalışanları için meslek hastalığı olarak kabul edildi. Bazı ülkelerde ise süpermarket, kargo çalışanları için de benzer uygulamalar var. Ayrıca Dünya Çalışma Örgütü ve Dünya Sağlık Örgütü de COVID-19 hastalığının meslek hastalığı olarak kabul edilmesi gerektiğini belirtiyor. Sağlık çalışanları ise hem Covid-19’lu hastalarla doğrudan temas ettiği hem de bu uzun saatler devam eden bir süreç olduğu için hastalığı genellikle daha ağır geçiriyor. Virüs yükünün ağır olması da hastalığın sağlık çalışanları tarafından ağır atlatılmasının bir diğer nedeni.

Bu yüzden hem hastalık nedeniyle işini yapamayacak hale gelen hem de hayatını kaybeden çalışanların görevlerini yaparken tedirginlik yaşamaması, hayatını kaybedenlerin ailelerinin mağdur edilmemesi için meslek hastalığı kabulünün önemli olduğunu düşünüyorum.

(Bu yazı ilk kez cnnturk.com’da yayımlanmıştır)

Kategori: Dış Köşe