Ana Sayfa Blog Sayfa 5237

Radyasyon Avrupa’ya ulaştı

0

11 Mart günü Japonya’da gerçekleşen deprem ve ardından gerçekleşen nükleer kaza sonucunda, dün ilk kez radyasyonun ABD’de California’dan sonra Avrupa’da İzlanda’ya ulaştığı belirtildi.

Viyana kaynaklı diplomatlara göre miktar çok küçük ve insan sağlığı için herhangi bir tehdit oluşturmuyor.

Reuters ajansına konuşan kaynağa göre, “İzlanda’nın başkenti Reykjavik, Avrupa’da radyoaktif izinin bulunduğu ilk yer”. Merkezi Viyana’da bulunan Nükleer Denemelerin Kapsamlı Yasaklanması Antlaşması Örgütü (CTBTO), 63 istasyonun dünya çapında küçük partiküllerin incelenmesi için çalıştığını açıkladı. (Ntv, Reuters, Yeşil Gazete)

Japonya’da radyasyon denize yayıldı

0

Fukuşima nükleer santralinin yakınlarındaki deniz suyunda ve Tokyo’nun şebeke suyunda yüksek oranda radyoaktif madde tespit edildi.

11 Mart’ta meydana gelen deprem sonrasında hasar gören ve sorunların hale devam ettiği Fukuşima nükleer santralinden sızan radyasyon, denizde ve şebeke suyunda da görüldü.

Ülkenin kuzeydoğu kıyılarının yakınındaki nükleer santralin yakınlarındaki deniz suyunda yüksek oranda radyoaktif iyot ve sezyum tespit edildi. Yetkililerin radyasyon seviyesini belirlemek için deniz mahsulü gıdaları test ettikleri açıklandı.

Bu gelişmenin yanısıra Tokyo’daki şebeke suyunda da radyasyona rastlandı. Hükümet yetkilileri, şebeke suyundan alınan numunelerdeki iyot miktarının 210 bekerel olarak ölçüldüğünü, bebekler için kabul edilebilir yasal sınırınsa 100 bekerel olduğunu belirtti. (Yeşil Gazete, Ntv, Ajanslar)

Gündem Çocuk: Polis Haftası’nda çocuk istismarını durdurun!

Gündem Çocuk Derneği, İçişleri Bakanlığı’na çağrıda bulundu: “Polis Haftası’nda çocuk istismarını durdurun. Polis Haftası kutlamalarında artık çocuklar kullanılmasın.”

Türkiye’de her yıl 10 Nisan’la başlayan hafta, Polis Teşkilatı’nın kuruluşunun yıl dönümü nedeniyle, “Polis Haftası” olarak kutlanmakta. Geçmiş yıllardaki kutlamalarda çok sayıda çocuk, oyuncak silahlarla ve giydirilen özel polis kıyafetleriyle ön plana çıkartıldı. Kutlamalar sırasında pek çok kentte düzenlenen törenlerde polis üniforması giydirilmiş kız ve erkek çocukları; kimi motorize ekip, kimi çevik kuvvet, kimi de özel tim rolüyle yer aldı. Çocuklara zaman zaman uzun namlulu oyuncak silahlar da verildi. Çocuklar polis müdürlerinin, anne ve babalarının gülümseyen bakışları önünde silahları oyun olarak birbirlerine doğrulttular.

Bu görüntülerin bu yıl da tekrarlanmaması için Gündem: Çocuk! 22 Mart 2011’de İçişleri Bakanlığı’na başvuruda bulundu. Başvuruda ele alınan konuları Dernek’in açıklamasından derledik:

Başta çocuk gelişim uzmanları olmak üzere çocukla ilgili çalışan meslek elemanları ve çocuk hakları savunucuları uzun yıllardır çocukların bu tip törenlerde yer alması, çocuklara üniforma giydirilmesi ve ellerine silah verilmesi gibi uygulamalara karşı çıkmaktadırlar. Gelişimsel açıdan somut düşünme becerisinin tam olarak kazanılmadığı, gerçekle oyun arasındaki ayrımın netleşmediği bir dönemde bulunan çocukların, bu tür kutlamalarda üniforma giydirilerek, oyuncak da olsa silah taşıyarak ön plana çıkartılmaları, onların şiddete yönelmelerine yol açabilir. Çocuklar bu dönemlerde kimlik arayışındadırlar. Çevrelerini tanımaya çalışır ve yetişkinleri model alırlar. Yetişkin davranışlarının model alınarak taklit edildiği bu tür uygulamalarla, çocuklar kendilerini silaha ve şiddete daha yakın hissedebilirler. Bu yakınlık oldukça endişe verici sonuçlar doğurabilir.

Çocuklar, içinde buldukları gelişim döneminin özelliklerinden dolayı polisliği; güç sahibi olmak ve başkalarına zarar verebilme hakkı olarak algılayabilirler. Bu tür davranışları kendi çevrelerinde de deneyebilirler. Ayrıca, üniforma giymek, çocukların polisin varlığı ile simgelediği dıştan denetimin asli olduğunu düşünmelerine yol açabilir. Bu durum çocuklar başta olmak üzere toplumdaki tüm bireylerin içsel denetim geliştirmeleri önünde bir engeldir. Oysa demokratik toplumlarda birarada yaşam, dış denetimden ziyade şiddetsiz, baskısız ve barış içinde yaşama kültürünün içselleştirilmesiyle mümkündür.

Çocuğun yüksek yararı açısından değerlendirildiğinde, şiddet içeren ve çağrıştıran her şeyin çocuktan uzak tutulması gerekliliği açıktır. Aksi durum çocukların ihmali ve istismarına yol açar ve çocukların esenliği önünde engel oluşturur.

Sonuç olarak, silah, şiddetin en uç noktasıdır ve öldürücü bir alettir. Başka hiçbir işlevi yoktur. Küçük yaştaki çocuklara şiddeti ve öldürme aracı olan silahı benimsetmek, şiddeti körüklemek ve insan ölümüne yol açmak anlamına gelir.

Gündem: Çocuk! Türkiye’de her tek çocuğun hak sahibi, eşit, özgür ve onurlu birer birey olarak, barış içerisinde, iyi ve mutlu bir yaşam sürmesi için çocukların yararına bütüncül bir dönüşümü ısrarla savunan bir sivil toplum kuruluşu. Dernek, bu hedef doğrultusunda Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin tüm toplumda yaygınlaşmasını ve benimsenmesini sağlayarak, Türkiye’de evrensel bir insan hakları kültürünü geliştirmek ve yaygınlaştırmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor.

Gündem:Çocuk! Çocuk Haklarını Tanıtma, Yaygınlaştırma, Uygulama ve Uygulamaları İzleme Derneği’nin internet sitesine www.gundemcocuk.org adresinden erişilebiliyor.

(Yeşil Gazete)

 

Köylü dava açtı, TSK mahkum oldu

Tunceli’de geçici güvenlik bölgesi içindeki köyüne gidemeyen bir köylünün açtığı dava lehine sonuçlandı. Mahkeme, geçici güvenlik bölgelerinin hukuka aykırı olduğu sonucuna vararak kararı oy birliğiyle iptal etti.

Askerin ‘geçici güvenlik bölgesi’ içinde gösterdiği bölgelerle ilgili ilk kez mahkeme kararı çıktı.

Davayı açan Ali Karabulut, yaşadıklarını “Çok kısıtlı şartlar altında gidiyorduk köyümüze. Malvarlığımız, mezarlarımız oradaydı. Yıllık ürünlerimizi almamız gerekiyordu. Zor şartlar altında gidiyorduk” sözleriyle anlattı.

Mahkeme, Ali Karabulut’un itirazını haklı buldu ve geçici güvenlik bölgelerinin hukuka aykırı olduğuna hükmetti.

Genelkurmay Başkanlığı, 30 gün içinde karara itiraz edebilecek. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da özellikle yaz aylarında operasyon alanlarında kalan birçok alan geçici güvenlik bölgesi ilan ediliyor. Bu bölgelere sivillerin girişi yasaklanıyor. (Yeşil Gazete, Ntv, Vatan)

Fransa’da faşizm iflas etmek üzere

0

Fransa’da kamuoyu yoklamalarında yüzde 20’yle ikinci durumda bulunan aşırı sağcı Ulusal Cephe Partisi ekonomik olarak iflasın eşiğinde. Eski parti merkezi de haciz edilecek.

Fransa’da giderek oylarını artıran ve gelecek yıl düzenlenecek cumhurbaşkanlığı seçimlerinde merkez sağ ve merkez solun ”korkulu rüyası” haline gelen aşırı sağcı Ulusal Cephe Partisi iflasın eşiğine geldi.

Societe Generale Bankası, uzun zamandır uyarılara rağmen borçlarını ödemeyen Ulusal Cephe’nin, Paris’te nehir kenarındaki eski parti merkezine haciz koyma kararı aldı.

Aşırı sağcı Ulusal Cephe Partisi’nin yeni lideri, eski liderin kızı, Marine Le Pen, Europe-1 radyo kanalına yaptığı açıklamada, ”seçmenlerinin endişelenmemeleri gerektiğini” belirtti ve borçlarını en kısa zamanda ödeyeceklerini söyledi.

5.2 MİLYON EURO BORCU VAR
Partinin, bankaya, 5.2 milyon Euro burcu bulunuyor. Ulusal Cephe, uzun zamandır borçlarını ödeyebilmek için, eski parti merkezini satmaya çalışıyor.

Fransa’daki son kamuoyu yoklamaları, Marine Le Pen’in, gelecek yıl düzenlenecek cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turunda yüzde 20’den fazla oy alarak, ikinci tura çıkacağını ortaya koyuyor. (Yeşil Gazete, Ntv, Ajanslar)

Marsel İlhan ana tabloda

0

Milli tenisçi Marsel İlhan, Miami Masters turnuvasında ana tabloya kalmayı başardı.

Milli tenisçi Marsel İlhan, elemelerden katıldığı Miami Masters turnuvasında ana tabloya kalmayı başardı.

Turnuvanın ikinci eleme turu maçında ATP sıralamasında 187. sırada bulunan Kolombiyalı rakibi Robert Farah ile karşılaşan Marsel İlhan, bu zorlu mücadeleden iki kez maç puanı çevirerek 6-4, 5-7 ve 7-5’lik setlerle 2-1 galip ayrılırken, adını da ana tabloya yazdırdı.

Marsel İlhan, Miami Masters turnuvasının ana tablodaki ilk maçında, son olarak Orange Open turnuvasının ikinci turunda karşılaştığı ve 7-6 ile 6-3’lük setlerle yenmeyi başardığı Alman sporcu Tobias Kamke ile mücadele edecek. Marsel bu turu geçmesi halinde ise turnuvanın 16 numaralı seri başı Sırp sporcu Victor Troicki ile ikinci turda eşleşecek.

Carlos’a ırkçı saldırı

0

Rus takımı Anzhi’ye transfer olan Roberto Carlos, Zenit’le oynanan maçta ırkçı tacize uğradı. Zenit taraftarı, ünlü Brezilyalı’ya muz fırlattı.

Bir dönem Fenerbahçe forması da giyen 37 yaşındaki ünlü Brezilyalı futbolcu Roberto Carlos Rusya’da ırkçı tacizlerin hedefi oldu.

Rus RIA Novosti ajansının haberine göre, kariyerine Dağıstan bölgesi ekiplerinden Anzhi Makhachkala kulübünde devam eden Carlos, takımının Zenit ile oynadığı maçta ırkçı saldırılara hedef oldu. Carlos, Zenit’in 2-0 üstünlüğü ile biten mücadelede tribünlerden bir seyircinin kendine muz uzatmasıyla şoke oldu.

Dağıstan Futbol Federasyonu Bşkanı Budun Budunov, Petrovski Stadı’nda meydana gelen olayın ardından “Her yerde böyle salak insanlar bulunuyor” derken, Rusya Futbol Federasyonu’ndan bir yetkili Zenit’e saha kapatma cezası verilebileceğini açıkladı.

Rusya Futbol Federasyonu Etik Komitesi Başkanı Alu Alhanov da, Anzhi kaptanı olarak sahaya çıkan Carlos’a yapılan ırkçı taciz nedeniyle Zenit’in puan silme cezasıyla karşı karşıya kalabileceğini bildirdi.

Bu olay Rus kulübü Zenit seyircisinin ilk ırkçı saldırısı değil. 2008 Mart’ında Marsilya ile oynanan UEFA Kupası mücadelesinde benzer tavır sergileyen Zenit taraftarları nedeniyle kulüp kupadan ihraç edilmenin eşiğine gelmişti.

Takımın eski teknik direktörü Dick Advocaat ırkçı taraftarlar sebebiyle kulübe siyahi bir oyuncu alamadığını söylemişti.

Şu an ekibin başında olan İtalyan hoca Luciano Spalletti’nin kurduğu kadroda bir dönem Flamengo’da forma giyen siyahi oyuncu Washington’un oğlu, eski Portolu Bruno Alves dışında herhangi siyahi bir oyuncu bulunmuyor.

Roberto Carlos’un maruz kaldığı ırkçı saldırı da kendisi için ilk değil. Carlos, 2005 yılında Real Madrid forması giyerken Deportivo La Coruna ile oynanan bir maçta da Deportivo taraftarları tarafından taciz edilmişti.

Dünya Saati 26 Mart Cumartesi günü saat 20:30 ile 21:30 arasında

Dünya Doğal Yaşamı Koruma Vakfı’nın (WWF) 2007’de Avustralya’daki iklim değişikliği konusunda farkındalık yaratmak için başlattığı kampanya artık pekçok ülkede kutlanan bir etkinlik.

Dünya Saati’nde farklı etkinlikler

Bu sene 26 Mart Cumartesi günü 20:30-21:30 saatleri arasında gerçekleşecek Dünya Saati etkinliğine herkes katılabilir. Işıklarınızı bir saatliğine kapatarak her yıl Mart ayının son Cumartesi günü düzenlenen Dünya Saati’ne destek veren milyonlarca insana eklenebilirsiniz.

Dünya çapında türlü etkinliklerle adeta bir kutlamaya dönüşen Dünya Saati’nde evde kalmak zorunda da değilsiniz. Bu Cumartesi 18:00’de Santralistanbul’da düzenlenen Bir Avuç Cesur İnsan ücretsiz film gösterimine katılıp, ardından Yeşilist ve Zumbara’nin ortaklaşa düzenlediği, Tamirane’de 20:30’da başlayan Dünya Saati partisine katilabilirsiniz.

Ayrıca 20:30-21:30 arasinda nerede olursanız olun karanlıkta çektiğiniz fotoğrafları [email protected] adresine göndererek WWF ve Yeşilist’in ortak düzenlediği fotoğraf yarışmasına katılabilirsiniz. Fotoğraf yarışması kazananlarını sürpriz hediyeler ve birinciye de Amerika’nın ödüllü fotoğrafçısı Göknur Olguner’le bir saatlik söyleşi bekliyor.

Canberra kentinden Earth Hour görüntüleri, 2009

Yeşilist nedir?

Yeşilist kendisini, günlük hayatın koşuşturmacasında çevreyle dost seçimler yapmak isteyenlerin uğradığı sanal bir durak, olarak tanımlıyor. Yeşilist’te (www.yesilist.com) yeşil işletmeleri bulabilir, “yeşil” sektör ile ilgili bilgilere ulaşabilir, yorumlar yapabilir, etkinlikleri öğrenebilir ve haberleri takip edebilirsiniz.

(Yeşil Gazete)

 

 

Türkiye saldırıya resmen ortak

Libya’ya yönelik saldırı sürüyor. Birleşmiş Milletler, NATO ve AB arasında paylaşılamayan saldırı sürecine Türkiye de ortak oluyor.Türkiye, NATO’nun deniz saldırı gücünün üçte birini sağlayacak.

NATO sözcüleri, silah ambargosunu denetlemek için Libya açıklarındaki deniz operesyonuna 16 savaş gemisi ve denizaltının katılacağını, bunlardan 5 gemi ve bir denizaltının Türkiye’den geleceğini bildirdi.

Türkiye Cumhuriyeti, LGBT’ler öldürülmesin, diyemedi

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, dün önemli bir bildirinin okunmasına ve imzalanmasına tanıklık etti. Metni imzalayan 84 ülke, dünya üzerinde neredeyse tüm ülkelerde yoğun ayrımcılığa ve insan hakkı ihlallerine uğrayan lezbiyen, gey, biseksüel ve trans (LGBT) dünya yurttaşları için, ” LGBT’ler öldürülmesin” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti’nde de LGBT yurttaşlar, mülteci, sığınmacı ve göçmenler sıklıkla kamusal ve sivil şiddete maruz kalıyor. Bu şiddetin türü psikolojik, sosyal, fiziksel ve ekonomik biçimler alabiliyor. İşin kötü tarafı, bu ihlallerin sorumluları genelde cezasız kalıyorlar; ya da “nefret suçu” yerine -haksız tahrik indiriminden de yararlanarak sadece adi suç işlemiş olarak görülüyorlar. Oysa toplumsal kimliklere yönelik suçlar politiktir ve çok daha genel, kapsayıcı olarak toplumsal yaşamı

Bununla birlikte, Türkiye dün “LGBT’ler öldürülmesin” diyen ülkeler arasında olamadı.

Oysa bildiri, bugüne kadar BM bünyesinde destek talep edilen ve en çok devletin imzaladığı metin oldu. BM üyesi 84 devlet metni imzaladı.

Bildiriyi okuyan Kolombiya ile birlikte destekleyen ülkeler şunlar: Arnavutluk, Andorra, Arjantin, Ermenistan, Avustralya, Bolivya, Bosna-Hersek, Brezilya, Kanada, Orta Afrika Cumhuriyeti, Şili, Kosta Rika, Hırvatistan, Küba, Dominikler, Dominik Cumhuriyeti, Ekvador, El Salvador, Fiji, Gürcistan, Guatemala, Honduras, İzlanda, İsrail, Japonya, Liechtenstein, Marshall Adaları, Meksika, Mikronezya, Monako, Moğolistan, Karadağ, Nauru, Nepal, Yeni Zelanda, Nikaragua, Norveç, Palau, Panama, Paraguay, Ruanda, Samoa, San Marino, Sırbistan, Seychelles, Sierra Leone, Güney Afrika, İsviçre, Tayland, Doğu Timor, Tuvalu, ABD, Makedonya, Ukrayna, Uruguay ve Venezuella.

(Yeşil Gazete, Kaos GL)