Ana Sayfa Blog Sayfa 5115

Kayıp halka uzaydan geldi

Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesinin (NASA) karbon göktaşları üzerinde yaptığı yeni bir araştırmada, bunların, DNA için gerekli yapı taşlarından bazılarını Dünya’ya getirmiş olabilecekleri ortaya çıktı.

Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi’nin dergisinde yayımlanan araştırma, uzun süredir tartışılan ilk yaşam biçimlerinin oluşumu için gerekli malzemenin bir kısmının Dünya’ya göktaşlarıyla geldiği yolundaki teoriye yeni ve kuvvetli bir destek sağladı.

Bilimadamları araştırmalarında, DNA ve RNA’nın yapımına katkıda bulunan nükleik asidin temelini oluşturan karbon kondriti adı verilen 11 organik açıdan zengin göktaşını spektrometre cihazlarıyla taradı.

Araştırmacılar, 3 pürin (ürik asit başta olmak üzere pürin cisimciklerinin ana unsurunu oluşturan kompleks yapıda azotlu bileşik) nükleik asit temeli buldu.

Karbonlu kondritler yaygın olarak bulunan bu materyalin, dünyadaki biyolojik yapıda çok ender veya hiç bulunmadığına işaret eden bilimadamları, ayrıca bu göktaşlarının düştüğü yerin yakınındaki toprak ve buz örneklerinde de bu üç karışımdan hiçbir ize rastlamadıklarının altını çizdi.

Araştırmaya katılan Washington’daki Carnegie Jeofizik Laboratuvarı Enstitüsü’nden Jim Cleaves, Dünya’nın biyokimyasında belirgin bir şekilde bulunmayan nükleik asit temeli bileşenleri tespit etmenin, bunların dünyadışı kaynakları olabileceği teorisine destek verdiğini belirtti.

Amerikalı bilimadamı, bunun göktaşlarının Dünya’da yaşam için temel yapı taşlarını sağlayan moleküller malzeme kiti olabileceklerini ortaya koyduğunun altını çizdi.

Şike Operasyonu’nda yeni dalga

Şike ve teşvik primi iddiaları ile ilgili soruşturma derinleşiyor. Eski Fenerbahçe Asbaşkanı Hakan Bilal Kutlualp, futbolcu Semih Şentürk ve hakem Fırat Aydınus’un da bulunduğu 27 kişinin daha şüpheli veya tanık sıfatıyla ifadesinin alınacağı öğrenildi.

Şike ve teşvik primi iddiaları ile ilgili soruşturma derinleşiyor. Eski Fenerbahçe Asbaşkanı Hakan Bilal Kutlualp, futbolcu Semih Şentürk ve hakem Fırat Aydınus’un da bulunduğu 27 kişinin daha şüpheli veya tanık sıfatıyla ifadesinin alınacağı öğrenildi.

Şike ve teşvik primi iddiaları ile ilgili soruşturma derinleşiyor. Dün spor yazarı Ercan Saatçi’nin savcılıkta ifade vermesinin ardından, aralarında eski Fenerbahçe Asbaşkanı Hakan Bilal Kutlualp, futbolcu Semih Şentürk ve hakem Fırat Aydınus’un da bulunduğu 27 kişinin daha şüpheli veya tanık sıfatıyla ifadesinin alınacağı öğrenildi.

Şike soruşturması kapsamında şüpheli ve tanık olarak 27 kişinin ifadesine başvurulacak.

Son olarak şüpheli sıfatı ile dün öğlen saatlerinde Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesine giden spor yazarı ercan saatçi soruşturmayı yürüten savcıya ifade verdi daha sonra adliyeden ayrıldı.

Geçen yıl Fenerbahçe-Gaziantep arasında oynanan maçla ilgili hakem Hüseyin Göçek,  hakem Fırat Aydınus, Fenerbahçeli futbolcu Semih Şentürk,  futbol hayatını Rusya’da sürdüren eski Trabzonsporlu futbolcu Gökdeniz Karadeniz, spor yazarı Alaettin Metin , eski PFDK Başkanı Reşat Bostan, Sabah gazetesi muhabiri Deniz Derinsu, menajer Zafer Demiray, Fenerbahçe Eski Asbaşkanı Hakan Bilal Kutlualp, Birleşik Fenerbahçeliler Vakfı Başkanı Aziz Yılmaz, Trabzonspor Eski Başkan Yardımcısı İbrahim Hacıosmanoğlu ifadesi alınacak isimler arasında bulunyor.

Akşam gazetesi yazarı Alaattin Metin ve eski PFDK Başkanı Reşat Bostan’ın ifadesinin Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’nde diğer 25 kişinin ise gruplar halinde organize suçlar şubesinde alınması bekleniyor.

Şike soruşturma kapsamında bugüne kadar gözaltına alınarak Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne sevk edilen 76 kişiden 31’i tutuklanırken, 26 kişi savcılıkça, 19 kişi de mahkemece serbest bırakıldı. (Ntv)

Arda Turan Atletico Madrid’e transfer oldu

Arda Turan Atletico Madrid ile anlaştı. Arda yıllık 2.5 milyon avro ücret alacak. Galatasaray ise 12 milyon avro alacak.

Galatasaray’ın milli yıldızı Arda Turan önümüzdeki sezon Atletico Madrid forması giyecek. Arda Turan Atletico Madrid ile 5 yıllık sözleşme imzalayacak. Atletico Madrid, Arda için 12 milyon avro bonservis ücreti ödeyecek. Arda, Madrid ekibinden yıllık 2.5 milyon avro ücret alacak.

Nükleeri bırak, güneşe bak! Şahin Alpay

 
Yerel yetkililer Kiyoko Okoşi’ye faciaya sahne olan Fukuşima nükleer santralinin 30 km kadar uzağında olan köyünün radyasyondan etkilenmediğine dair güvence verdiler.

Ama Okoşi’nin kızı, çevrede radyasyon ölçümü yapıldığını görmediği için bu güvenceden kuşkulandı. Bayan Okoşi, bunun üzerine, bir sayaç edindi ve nisandan başlamak üzere çevredeki pirinç tarlalarında radyasyon ölçümü yapmaya başladı. Sonunda, bir kanalizasyon çukuru yanında sayaçtan canhıraş sesler çıkmaya başladı: Ölçülen radyasyon saatte 67 mikrosievert, yani insan sağlığına hayli zararlı bir düzeydeydi. Okoşi, hükümet radyoaktif kirlenme konusunda halkı bilerek yanılttığı için ölçümü kendi eline alan, sayıları giderek çoğalan Japonlardan sadece biri. (Bkz. New York Times, 31 Temmuz)

Yukarıda aktardığım haber, nükleer sanayinin en korkutucu taraflarından biriyle ilgili yeni bir bulguyu ortaya koymakta: Nükleer enerjiden yararlanan ülkelerde ilgili makamların radyasyon konusunda yurttaşları aldatma, yanıltma alışkanlığı… Bu gerçek, nükleer enerji belasından sakınma gereğinin sadece bir nedeni.

Bilindiği üzere Japonya, 2050 yılına kadar bütün santralleri kapatma, nükleer enerjiden elini eteğini çekme kararı aldı. Başbakan Naoto Kan, nükleer santrallere ihtiyaç duymayan bir toplum hedeflediklerini açıkladı. Kan, geçen hafta hatalı radyasyon ölçümleri ve nükleer kazaya karşı yetersiz önlemlerden sorumlu tutulan, nükleer enerji politikasının en tepedeki üç yetkilisini görevden aldı. (Bkz. New York Times, 4 Ağustos) Yine geçen hafta Fukuşima santralinin işletmecisi olan Tepco şirketi, AKP hükümetinin Sinop’ta yaptırmak istediği nükleer santral projesinden kendi isteğiyle çekildi. Türkiye Enerji Bakanı ise yeni işbirliği tekliflerinin değerlendirileceğini açıklamakta gecikmedi.

Halkın en az üçte ikisi buna karşı olduğu halde, bizim hükümetin nükleer santraller kurma konusundaki ısrarını anlamakta güçlük çekiyorum. Bu ısrardan midem bulanıyor. Bomba yapma peşindeler mi, yoksa bu işte büyük rüşvetler mi dönüyor? Elimde somut bilgi olmadan kimseyi itham edemem, ama doğrusu midem bulanıyor.

Birçok aklı başında hükümet bundan yakayı kurtarmaya çalışırken Türkiye’nin başına nükleer belayı sarması için hemen hiçbir mantıklı gerekçe yok. Türkiye, zengin yenilenebilir enerji kaynaklarına sahip bir ülke. Bir kamu kuruluşu olan Tübitak tarafından yayımlanan Bilim ve Teknik Dergisi’nin Haziran 2011 tarihli, “Türkiye’nin ve dünyanın enerji sorununa nihai çözüm” başlıklı, bu konuda dosyalarla dolu sayısında bakın ne deniyor:

“Üretim hacmindeki büyüme, Ar-Ge çalışmaları sonucu artan verim ve düşen üretim maliyetleri, fotovoltaik sistemlerin (güneşten elektrik üretimine yarayan piller sisteminin – Ş.A.) fiyatında düzenli bir düşüşe neden oluyor. 2015 modül fiyatlarının 2010 fiyatlarından % 37-50 daha ucuz olması öngörülüyor… Resmi veriler, güneş enerjisi potansiyelimizin ihtiyacımız olan enerjiden çok daha fazlasını güneşten sağlayabileceğimizi gösteriyor. Uluslararası kuruluşlar tarafından yapılan değerlendirmelerde Türkiye, fotovoltaik güç santral yatırımları açısından cazip bir ülke olarak öne çıkıyor.

“Fotovoltaik güç sistemlerindeki maliyetlerin hızla düşme eğilimi, var olan teşviklerle ‘fotovoltaik güç santrali kurmayı’ yakın gelecekte ticari bakımdan çekici hale getirecek… Dünya genelinde büyüme hızı bütün sektörlerin önünde olan fotovoltaik güç sektöründe, ülkemiz sanayisinin hem yurtiçi hem de uluslararası pazarda yer alma ve büyük aktör olma potansiyeli var. Sanayimizin birikimlerini bu alana transfer edebilmesi başlangıçta önemli bir devlet desteğine, bir can suyuna, ilgili prosedürlerin kolaylaştırılmasına ve doğru adımları doğru zamanda atabilmek için sağlıklı bir yol haritasına ihtiyacı var.” (s. 47-49)

Nükleer belayı başımıza sarmayalım. “Kendi otomobilimizi yapalım” diyen hükümet, desteğini güneş enerjisine verirse Türkiye bu alanda dünyaya da öncü olabilir.

Şahin Alpay- Zaman

Bu da oldu: Bir el Karaman’da Cumhuriyet’i topladı!

Cumhuriyet gazetesinin Başbakanlık’ın şifreli raporundaki gizli ismin Karaman Belediye Başkanı Kamil Uğurlu olduğunu açıklamasının ardından Cumhuriyet bugün Karaman’da yok sattı. Kimliği belirsiz kişiler Yay-Sat bayilerinde yurttaşlara sunulan Cumhuriyet gazetelerini topluca satın aldı. Başkan Uğurlu’ya tepki gösteren bazı yurttaşlar bayileri tek tek dolaşmalarına karşın Cumhuriyet bulamadı.

Akkuyu’da nükleerci teknisyenler mahsur

Akkuyu’da gerçekleşen nükleer karşıtı kampın katılımcıları bugün de oturma eylemi gerçekleştirdiler.

Santralin yapılmasının planlandığı köyden geçen anayol üzerinde gerçekleşen oturma eylemi ve protesto gösterisi jandarma tarafından çevrilmiş durumda.

Nükleer santral için çalışan teknisyenleri taşıyan servis otobüsü ise şantiye alanından boş çıkış yapmış durumda. Şantiye yetkilileri, bugün teknisyenlerin çalışmadığını söylese de, protestoların bu boş çıkışta etkili olduğu göstericilerin düşüncesi.

(Redhaber, Yeşil Gazete)

TMMOB İzmit’te yürüyecek

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, 17 Ağustos 1999 depreminin 12. yılında, depremin yarattığı toplumsal sonuçlar konusunda kamuoyu duyarlılığını arttırmak, siyasal iktidarın ve yerel yönetimlerin sorumluluklarını hatırlatmak amacıyla her yıl düzenlenen “TMMOB Depreme Duyarlılık Yürüyüşü“nü bu yıl İzmit‘te yapacaklarını ve yürüyüşün ardından saat 03.02’de anmalara katılacaklarını bildirdi.

Soğancı yaptığı açıklamada, deprem sorununun, her oluşan yıkıcı depremden sonra, İstanbul bağlamında “fay” ve “depremin büyüklüğü” tartışmalarıyla gündeme geldiğini, depremin gerçek boyutunun maskelendiğini ve bir süre sonra da unutulduğunu söyleyerek, 17 Ağustos depreminin üzerinden 12 yıl geçmesine rağmen, mühendis, mimar ve şehir plancılarının ülkenin deprem tehlikesi ve riski konusunda yinelediği uyarıların siyasal iktidarlarca dikkate alınmadığını, depremlerde can ve mal kayıplarının bu kadar yüksek olmasında imar aflarının birincil derecede önemli olduğu ifade etti.

Ülkede dereler, vadiler, ormanlar, su havzaları, deprem tehlikesi içeren, kısaca yapılaşmaya uygun olmayan alanlarının, rant ekonomisinin baskısı altında yapılaşmaya açıldığını ve bunun değişeceğine dair ciddi hiçbir irade de olmadığını da söyleyen Soğancı sözlerine şöyle devam etti:

“Depremlerden ve diğer bütün doğal ve yapay afetlerden korunmak yönünde istemler en temel insan hakkıdır. Daha güvenli, daha sağlıklı ve yaşanabilir çevrenin her yurttaş için temel bir insan hakkı olduğu ana ilke olarak kabul edilmelidir. Deprem hasar, zarar ve can kayıplarının azaltılması için, yerleşme ve yapılaşma bağlamında gerekli yasal düzenlemeler yapılmalı, yasaların uygulanması sağlanmalı, sağlıklı ve güvenli yapı üretim ve denetim sürecini sermayeye ticari bir alan olarak teslim eden anlayış bırakılmalı, kamusal denetim etkinleştirilmelidir.”

Yeşil Gazete

“Canlı hayvan ithalatı hak ihlalleriyle gerçekleşiyor”

Yeryüzüne Özgürlük Derneği, canlı hayvan ithalatına karşı bir açıklama yaptı. Açıklamada, ithalatta yapılacak vergi indiriminin, bir çok hayvan hakkı ihlalini de beraberinde getirdiği vurgulandı. Dernekten yapılan açıklama şu şekilde:

Bakanlar Kurulu’nca kabul edildiği duyurulan canlı hayvan ithalatındaki vergi indirimi, beraberinde birçok hayvan hakları ihlalini de getirmiş, getirmektedir. Binlerce büyükbaş ve küçükbaş hayvan, tıka basa dolu gemilerle, kamyonlarla aç-susuz, hiçbir yaşamsal ihtiyaçları giderilmeden, tüm hakları gaspedilerek, binlerce kilometre katedilerek Türkiye’ye taşınmaktadır.

Geçtiğimiz günlerde, nakledilen hayvanların nasıl acı dolu bir süreçten geçerek Türkiye’ye ulaştığı, uluslararası hayvan hakları örgütlerince görüntülenerek belgelenmiştir. Bu görüntüleri içeren video kaydına ulaşmak için burayı tıklayabilirsiniz.

Baştan sona acı ve korkudan oluşan bu sürecin aktörü haline gelen T.C. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nı hak kavramının içini boşaltarak, varolan hakları yok sayarak almış olduğu bu karardan dolayı kınadığımızı açıklayan bir basın bülteni hazırladık. Bu zulmü kabul etmeyen, bu zulme karşı çıkan, haklara duyarlı tüm STK’ları, muhalif oluşumları -faaliyet konusu hayvanla ilgili olsun ya da olmasın-, Bakanlığı kınayan, nakil sürecinde yaşanan hak ihlallerini teşhir eden basın bültenimize imzacı kurum olarak katılmaya davet ediyoruz.

Ekte yer alan basın bülteni, katılımcı kuruluş ve oluşumların isimleriyle birlikte basın ve kamuoyuna sunulacaktır. Basın bültenine destek vermek isteyen kuruluş ve girişimlerin 10 Ağustos, Çarşamba akşamı, saat 21:00’a kadar [email protected] adresine e-mail yoluyla isimlerini yazdırmaları rica olunur.

Endüstriyel kapitalizmin kurbanı olan hayvanlarla neden dayanışmamız gerektiğini ya da toplumsal kurtuluş tasavvurlarımızda  neden hayvanlar için de özgürlük istediğimizi kısaca özetleyen bir linki aşağıda sizlerle paylaşıyoruz:
Türcülük mü dediniz?!
Yeryüzüne Özgürlük Manifestosu’ndan:

(…) İnsanın kendi yarattığı sistemde normun dışında kalan, baskı ve zulmün nesnesi haline getirilmiş tüm bireyler, yoksullar, azınlıklar, göçmenler, kadınlar, LGBTT bireyler, mahkûmlar, çocuklar, hayvanlar, evsizler, işçiler, işsizler, radikaller, asiler, “marjinal” diye tanımlananlar, kenara itilmişler, hastalar, fiziksel ve zihinsel engelliler ve ötekileştirilen tüm canlılar için yeni bir düzen ve adalet anlayışı talep ediyoruz. Mücadelenin ancak birbirimizi anlamaya çalışarak ve yan yana, beraber durarak mümkün olduğuna inanıyoruz.

OYAK Renault ligden çekildi

0

OYAK Renault Spor Kulübü’nün Basketbol Erkekler İkinci Ligi’nden çekildiği öğrenildi.

OYAK Renault Spor Kulübü’nün Basketbol Erkekler İkinci Ligi’nden çekildiği öğrenildi.

Alınan bilgiye göre, OYAK Renault, 2011-2012 sezonunda Basketbol Erkekler İkinci Ligi’nde mücadele etmeyecek. Sarı-siyahlı kulübün basketbol altyapı takımları faaliyetlerini sürdürecek.

OYAK Renault’un ligden ekonomik nedenlerden dolayı çekildiği öğrenildi.

Bu arada Spor Toto Üçüncü Lig’de mücadele eden OYAK Renault futbol takımının faaliyetlerine aynı ligde devam edeceği kaydedildi.

Ayaklanma sebebiyle İngiltere-Hollanda maçı iptal edildi

0

İngiltere’nin başkenti Londra’da çıkan olaylar nedeniyle İngiltere ile Hollanda arasında yapılacak dostluk maçı iptal edildi.

İngiltere Futbol Federasyonu, yarın Londra’daki Wembley Stadyumu’nda yapılacak İngiltere-Hollanda dostluk maçının iptal edildiğini açıkladı.

Olaylar yüzünden polis sayısının yetersiz kalması nedeniyle Londra civarındaki üç Lig Kupası maçı da daha önce ertelenmişti.