Ana Sayfa Blog Sayfa 5042

Filistinliler Devlet ilanı için Güvenlik Konseyi’ne süre tanıdı

Filistinli yetkili Nabil Şaat, BM’e tam üyelik başvurusunu Genel Kurul’a sunmadan önce, incelenmesi için Konsey’e süre tanıdıklarını söyledi.

Filistin Cumhurbaşkanı Mahmut Abbas Cuma günü Genel Kurul’a hitap edecek.  Sürenin o zamana kadar mı olup olmadığı açıklık kazanmadı.

Amerika Güvenlik Konsey’indeki veto hakkını kullanarak Filistinlilerin bağımsızlık ilan etmelerini önlüyor. Ancak Abbas’ın 193 üyeli Genel Kurul’da, basit oy çokluğuyla bağımsızlık girişimi kabul ettirmesi mümkün. Hedef Filistin yönetimini BM’e devletsiz üye yapmak.

Amerika ve İsrail buna şiddetle karşı çıkıyor. İsrail Filistinlileri tehdit ederken, Obama yönetimi sorunun ancak iki taraf arasında görüşmelerle çözümlenebileceğini savunuyor.

Bugün Genel Kurul’a hitap eden Başkan Barack Obama daha sonra İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile görüştü.

Netanyahu görüşmeden sonra yaptığı açıklamada, Obama’nın Filistinlilerin devlet ilan etmesini tek başına engelleme kararını  “şeref nişanı” olarak niteledi.

(Voa)

Van’da çatışma

Van‘ın Çatak ilçesi kırsalında operasyondan dönen askerlere, PKK mensuplarınca uzun namlulu silahlarla açılan ateşte 1 asker ile 2 köy korucusu hayatını kaybetti.

Açılan ilk ateşte jandarma Er Doğar Görer ile geçici köy korucuları Bedih Esin ile Sabri Biter’in hayatını kaybettiği açıklandı.

Açıklamada, yaralıların helikopterle getirildikleri Van Asker Hastanesi ile Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi altına alındığı kaydedildi.

(Ajanslar)

Efeoğlu kardeşleri için eylem

Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) öğrencisi Ayhan Efeoğlu (25) 6 Ekim 1992’de, ağabeyi Ali Efeoğlu (29) da 5 Ocak 1994’te gözaltına alınarak kaybedildiler. Baba Osman Efeoğlu, Susurluk hükümlüsü Ayhan Çarkın’ın açıklamaları üzerine, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca başlatılan soruşturma kapsamında 5 Temmuz 2011’de yeniden ifade verdi. İHD İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon üyeleri de bu akşam Gayrettepe’de Efeoğlu kardeşleri kaybedenlerin yargılanması için eylem yapacak.

Ayhan Efeoğlu, üniversite önünde, ağabeyi Ali Efeoğlu ise Pendik’te gözaltına alındı. Gayrettepe’deki Terörle Mücadele Şubesi’ne götürülen iki kardeşten bir daha haber alınamadı. Ayhan Efeoğlu’nun kaybedilmesinden 19 yıl sonra, Ayhan Çarkın, Ayhan Efeoğlu’nun İstanbul Terörle Mücadele Şubesi’nde işkenceyle öldürüldüğünü, parçalanmış bedeninin ormanlık alana gömüldüğünü itiraf etti. Ali Efeoğlu için yapılan başvurulara ise 1994’te Hüseyin Kocadağ imzasıyla verilen yanıtta, Ali Efeoğlu’nun altı ayrı suçtan arandığı, yakalandığında bilgi verileceği ifade edildi. Baba Osman Efeoğlu, yeniden açılan soruşturmada verdiği ifadede, “Oğlum Ayhan’ın sivil polislerce gözaltına alındığını arkadaşlarından öğrendim. Oğullarımı kaybedenlerden şikâyetçiyim” dedi.

İHD üyeleri de bu akşam saat 20.00’de Gayrettepe’de, Ayhan Efeoğlu’nun mezarının ortaya çıkarılması, Ali Efeoğlu’nun akıbetinin açıklanması istemiyle bir araya gelecekler.

“Engelsiz Şehirler” için başvuru kitabı

0

Engelsiz Hayat Dayanışma Derneği, Özürlüler Kanunu’nunun süresi dolmadan şehirlerin fiziki ve mimari yapısının engellilere göre düzenlenmesi için başvuru kitabı çıkardı: “Engelsiz Şehirler“. Kanuna uyulmazsa engelliler dava açmaya hazırlanıyor.

Bianet’ten Nilay Vardar’ın haberine göre Engelsiz Hayat Dayanışma Derneği, 2005’te yürülüğe giren ve 8 Temmuz 2012’de süresi dolacak Özürlüler Kanunu öncesinde, fiziki ve mimari düzenlemelerin nasıl yapılacağına dair başta engellileri ve yerel yöneticileri bilgilendirmek amacıyla “Engelsiz Şehirler” kitabını çıkardı.

Kitabı derleyen ve yayıma hazırlayan Dernek Başkanı Adem Kuyumcu, bağımsız olarak engellilerin ve ailelerinin kanunun uygulanmadığı için dava açmaya hazırlandığını söyledi.

“Amacımız bu davalarla para kazanmak değil çünkü bu engellilerin özgürleşmesini sağlamak bizim amacımız kanunun süresi dolmadan yöneticileri harekete geçirmek. Ama birçok kişi Türk Ceza Kanunu’nun 122. maddesine dayanarak dava açacak. Biz de eylemler planlıyoruz.”

“Bir belediye yapıyor diğeri yapmıyor”

İstanbul Büyükşehir Özürlüler Koordinasyon Birimi üyesi de olan Kuyumcu, her ne kadar İstanbul’un bazı belediyelerde düzelmeler olsa da bütüne bakıldığında kanunun uygulanmadığını söylüyor.

“Şunu da açıkça söylemek isterim, ne CHP ne MHP belediyelerinde düzenlemeye gitti. AKP de bazı belediyelerde düzenleme yaptı. Mesela Güngören belediyesi kanunu eksiksiz uygularken başka bir AKP’li belediye bunu yapmıyor.”

Kuyumcu en son örnek olarak Kadıköy Yeniyol Meydanı’nda parke taşlarının sökülerek, kaldırımların engellilere uygun hale getirildiğini ancak şu anda yenilenmesi süren Yeldeğirmeni Caddesi’nde engelliler için gerekli düzenlemelerin yapılmadığını söylüyor.

“Rampa yapıyor, engelsiz bile geçemez”

Tüm bu sorunlar ve kanunun uygulanmaması üzerine Kuyumcu, dernek bünyesinde daha önceden Özürlüler Daire Başkanlığı’nın şehrin fiziki ve mimari yapısının engelliler için nasıl olması gerektiğine dair yaptığı “teknik ve anlaşılamayan ” çalışmasını herkesin anlayabileceği bir dille düzenlemiş.

“Mesela geniş bir asansör yapıyorlar ama kapısı dar. Ya da rampa engelsiz vatandaşın bile geçemeyeceği kadar yüksek. Engelli otoparkında engelli tekerlekli sandalyesiyle geçebileceği bir alan bulamıyor. Kısacası tüm bu düzenlemeler yaptık demek için ‘gösteriş’ için yapılıyor. ”

Kitap sayesinde apartmanının önüne rampa yapmak isteyen de kamu binasına asansör takılmasını isteyen de yerel yönetimlerden net bir şekilde ne talep etmek istediğini bilecek. Bunun yanında kitap, belediye, mimar, müteaahit ve iş yeri açmak isteyenlere de başvuru kitabı olacak.

“Düzenleme yapmayan davadan sorumlu”

Kitabın arka kapağında şöyle deniyor:

“Belediyeler, özel idareler, ticaret ve sanayi odaları, müteahhitler, mimarlar, okullar, iş yerleri, oteller, sağlık kuruluşları, kafeterya ve restaurantlar ile umuma açık tüm yerlerin yöneticileri daha fazla beklemeden sorumluluk alanlarında gerekli düzenlemeleri yapmalıdırlar, aksi halde açılacak davalarda kişisel olarak sorumlu olacaklardır.”

Kitaptan elde edilecek gelir Engelsiz Hayat Dayanışma Derneği’ne bağışlanacak. Kitabı satın almak için dernek hesabına her bir kitap için 20.-TL yatırılması yeterli.

Kitabı isteme adresi için tıklayınız.

‘Devrimci Gençlik Köprüsü’nün tabelası çalındı

0

Hakkari‘de 1969 yılında Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının adına yaptırılan ‘Devrimci Gançlik Köprüsü‘nün tabelası çalındı.

Hakkari’ye 20 kilometre uzaklıkta Zap Suyu üzerine 1969 yılında Deniz Gezmiş ve arkadaşları adına yaptırılan ve 1999 yılında bombalanarak yıkılması ardından geçen yıl yeniden yaptırılarak hizmete açılan ’Devrimci Gençlik Köprüsü’nün tabelası kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce sökülerek götürüldü.

Yazar Cezmi Ersöz’ün koordinasyonunda toplanan parayla yeniden inşa edilerek geçen yılın Ekim ayında 70 metre uzunluğunda 2.5 metre genişliğindeki asma köprünün açılışı sanatçılar, aydınlar, Türkiye’nin çeşitli illerindeki üniversitelerden gelen öğrenciler ve vatandaşların katılımıyla açılmıştı.

Devrimci Gençlik Köprüsü’nün açılışından 1 yıl geçmeden tabelası yerinden sökülerek götürüldü. Tabelanın götürülmesi büyük tepkiye neden oldu. Köprü tabelasının çalınmasının Deniz Gezmiş ve arkadaşlarına büyük bir saygısızlık olduğu belirtildi.

R.E.M. dağılıyor

Amerikalı rock grubu R.E.M. 31 yılın ardından dağılıyor.

Grubun üyeleri resmi internet sitelerinde yayımladıkları açıklamada, hayranlarına teşekkür ederken “grup olarak birlikteliğimizi sonlandırma kararı aldık. Müziğimizden etkilenen herkese bizi dinledikleri için en içten teşekkürlerimizi sunarız” dedi.

R.E.M., Losing my Religion, Shiny Happy People, ve Man on the Moon gibi büyük ilgi gören şarkılara imza koymuş, bir biri ardına başarılı albümler çıkarmıştı.

R.E.M.’in 1990’lı yıllarda çıkardığı albümler, üç kez Grammy ödülüne layık görüldü.

R.E.M.’in son albümü Collapse into Now, bu yıl Mart ayında yayımlandı.

Collapse into Now, grubun 15’inci stüdyo albümüydü.

Grup Michael Stipe, Peter Buck ve Mike Mills‘ten oluşmaktaydı.

Davulcu Bill Berry, 1997 yılında gruptan ayrılmıştı.

R.E.M.’in 1992’de yayımladığı Automatic For The People, bir çok müzik eleştirmenine göre “Everybody Hurts” ve “Man On The Moon” gibi hitlerle dönemin en iyi albümlerinden biri olarak görülüyor.

Üniversite öğrencileri hayvanseverler derneği kurdu

Isparta’da Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) öğrencilerinden oluşan bir grup Hayvanseverler Derneği‘ni kurdu.

Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) öğrencisi Alper Aydın, sokak hayvanlarına sahip çıkmak amacıyla Isparta Hayvanseverler Derneği’ni kurdu. Derneğin başkanlığını yapan Aydın,”Sahipsiz hayvanlara yardım eli uzatıyoruz” dedi. Sokak hayvanlarının koruma altına alınması için çalışacaklarını belirten Aydın, hayvan severleri derneğe üye olmaya çağırdı. Özellikle çocukların hayvan hakları konusunda bilinçlendirilmesi için herkesin elinden gelen çabayı göstermesi gerektiğini kaydeden Aydın, “Sokak hayvanlarına sahip çıkmak, hem insanlık görevi, hem de medeniyet ölçüsüdür” diye konuştu. Isparta’da böyle bir derneğin bulunmadığını söyleyen Aydın, “İlk olarak vatandaşları bilinçlendirme kampanyaları düzenleyeceğiz. Rehabilitasyon veya bakım evi açmayı düşünüyoruz. Hayvanların doğal koşullarda barınabilmesi için barınak yapmak en büyük amacımız” diye konuştu.

Hayvanların sokakta bir çok zor durumla karşı karşıya olduğunu belirten Aydın, “Hayvanlar açlık sıkıntısı yaşıyor. Şiddete maruz kalıyor. Trafik kazası geçiriyor. Kaza sonrası sakat kalıyor. Ya da kolları, kulakları veya kuyrukları kesiliyor. Vatandaşlarımızdan merhametli olmalarını istiyoruz. Her canlı gibi onlarında yaşam hakkı var” şeklinde konuştu. Aydın, vatandaşlardan evlerinin önüne 1 kap su, 1 kap yemek koymalarını isteyerek, bazı vatandaşların çeşitli nedenlerden dolayı evlerinde baktıkları kedi ve köpekleri sokağa bıraktığını da anlatarak, 2 veteriner ile birlikte hayvanlara yardım eli uzatmaya çalışacaklarını bildirdi.

(haberciniz.biz)

Madrid’de öğretmenler meydanlarda

0

İspanya‘nın başkenti Madrid‘de binlerce öğretmen bölge yönetiminin gündeme getirdiği yeni tasarruf önlemlerine karşı grevdeler.

Dün başlayan grevin ikinci gününde yaklaşık üç yüz okulda dersliklerin boş kaldığı bildirildi.

Grevi düzenleyen CCOO Sendikası’ndan yapılan açıklamada dün olduğu gibi bugün de öğretmenlerin greve katılımın bir hayli yüksek olduğu ifade edildi.

Reuters haber ajansı öğrencilerin büyük kısmının da greve destek verdiklerini belirtiyor.

Tasarruf önlemleri kapsamında Madrid bölgesel yönetimi tarafından gündeme getirilen yeni uygulamaya göre şimdiye dek haftalık on sekiz saat ders yükü olan öğretmenlere yirmi saat derse girmeleri zorunluluğu getiriliyor.

Bu değişiklikle hedeflenen üç bin öğretmenin işten çıkarılarak tasarruf sağlanması.

CCOO Sendikası iki gündür süren grevin yarın da devam edeceğini belirtti.

Çelişkili katılım oranları

Yeni düzenlenmeyi gündeme getiren Madrid özerk bölgesel yönetiminin eğitim komisyonu, sendikaların aksine greve katılımın düşük olduğunu belirtti.

Sendikalar dünkü katılım oranını yüzde seksen olarak açıklarken, Eğitim Komisyonu öğretmenlerin yüzde 43’ünün sabahki derslere, yüzde 29’unun ise öğleden sonraki derslere girmediklerini, ve eğitim-öğretimde ciddi aksamalar yaşanmadığını belirtti.

Grevin ilk gününde Mardid sokaklarında büyük kalabalıklar toplantı. CCOO sendikası grubun 90.000 kişi olduğunu söylerken, polis yürüyüşe 20.000 kişinin, eğitim komisyonu ise 5.000 kişinin katıldığını iddia etti.

Sendikalar tarafından yapılan çağrılar Madrid dışından da yankı buldu ve Castilla La Mancha, Endülüs, Cantabria, Castilla Leon ve Aragon bölgelerinde de öğretmenler Madrid grevine destek verdiler.

Genel seçimler yaklaşıyor

Madrid bölgesel yönetiminin başkanı, muhalefetteki Halk Partisi’den Esperanza Aguirre, grevi iktidardaki Sosyalist Parti’nin ve ülkede “öfkeliler” olarak tanınan muhalefet hareketinin desteklediğini belirtti.

Kasım ayında genel seçimlerin yapılacağı İspanya’da kamuoyu yoklamaları muhalefetteki Halk Partisi’nin iktidardaki Sosyalist Parti’den önde gittiğini gösteriyor.

Öte yandan seçimlere katılmayı reddeden “öfkeliler” hareketinin geniş bir destek sağlamış olduğu biliniyor. (BBC)

Bolu’da TEM otoyolu 21 gün kapalı

TEM OTOYOLUBolu‘da TEM otoyolunun İstanbul-Ankara istikameti karayolları ekipleri tarafından Dağkent Viyadüğü‘nde yapılan bakım-onarım çalışmaları nedeniyle ulaşıma kapatıldı.

Bolu’da TEM otoyolunun İstanbul-Ankara yönü ulaşıma kapandı . Ulaşım, Abant gişelerinden D-100 karayoluna veriliyor. D-100 karayolunda zamana zaman araç yoğunluğu yaşanıyor.

Karayolları yetkilileri, yolun 21 gün süreyle ulaşıma kapalı kalacağını bildirdi.

İstiklal’de görsel şov

Yapı Kredi Kültür Merkezi, 12. İstanbul Bienali ile eş zamanlı olarak ses getirecek bir enstalasyona ve sergiye ev sahipliği yapıyor. Bu sergi projesi kapsamında Yapı Kredi Kültür Merkezi’nin Galatasaray’a bakan cephesinde mimari yapıyı görsel performansla aktif hale getiren bir enstalasyon sergilenmeye başlandı.

Dün Beyoğlu’nu ziyaret edenler Yapı Kredi Kültür Merkezi binasının Galatasaray Meydanı’na bakan cephesinde görsel bir şov izledi. Türkiye’de ilk defa yapılan ve sanatçı Refik Anadol ile mimar Alper Derinboğaz’ın birlikte hazırladığı bu sıra dışı gösteri, İstiklal Caddesi’ni bir gösteri merkezine çevirdi.

Bu enstalasyonda Taksim’den Tünel’e kadar olan yolda kaydedilen ses dalgaları, binanın 200 m2’lik dış cephesine yansıtılıyor. Daha sonra bu ses dalgalarından alınan bir kesit,2 boyutlu ışık hüzmeleriyle3 boyutlu strüktür üzerine yansıtılıyor. Türünün bu ölçekteki ilk örneği olan enstalasyonun sergisi ise 13 Kasım 2011’e kadar Yapı Kredi Kültür Merkezi binasında ziyaret edilebilecek.

Sanatçı Refik Anadol ve mimar Alper Derinboğaz’ın birlikte hazırladığı Aktif Strüktürler v1.1: Akustik Formasyon / İstiklâl Caddesi adlı enstalasyon, mekân ve ses arasındaki ilişkiyi, İstiklâl Caddesi’nin çok katmanlı akustik belleği üzerinden inceliyor.

Binanın 200 m2’lik dış yüzeyini kaplayan enstalasyon; klasik anlamda mimari detayları değil, sesin mekâna etkisini inceliyor. Mimari tasarım ile görsel/işitsel performans, birbirinden bağımsız iki ayrı sanat formu olmasına karşın, son yıllarda birbiri içinde eriyen yeni bir alan tanımlamaya başladı. Sonuç ise bu sergide olduğu gibi, izleyiciye yeni deneyimler sunuyor.

Aktif Strüktürler v1.1: Akustik Formasyon / İstiklâl Caddesi sergisinde izleyiciler, İstiklâl Caddesi’nin ses hafızasını(akustik belleği) ve sesin farklı temsillerini deneyimleyiyor. Akşam saatlerinde görsel bir performansla binanın dış cephesinde yapılan dijital ve estetik şov ise büyülüyor.

Bu performans bilim ve sanatın birlikteliğini vurgularken, İstiklâl Caddesi’nin çok renkli ve hareketli tarihine eklenen yeni bir sanat eseri olarak hafızalarda yer edinecek.

Görsel/işitsel performans mantığı mimariye nasıl aktarılıyor?

 

Türkiye’de ilk kez denenecek olan yöntemde İstiklâl Caddesi’nin özel olarak alınmış ses kayıtları haritalandırılarak mimari bir yapıya dönüştürüldü. Proje; mekân, ışık, görsel/işitsel performans arasındaki etkileşimi araştırıyor. Bu tür çalışmanın ilk örneği, ses ve mimari arasındaki ilişkiyi anlatan bir enstalasyon 1958 yılında Brüksel’deki Dünya Fuarı’nda gerçekleştirilmişti: Philips Pavyonu’nda düzenlenen gösteri, yaratıcısı Le Corbusier tarafından “elektronik bir şiir”olarak nitelendirilmişti.