Ana Sayfa Blog Sayfa 5018

Wall Street protestoları yayılıyor

0

ABD’nin New York kentinde 17 Eylül’de başlayan ekonomik krizi protesto ve kapitalizm karşıtı gösteriler Brooklyn köprüsünü trafiğe kapattığı için 700 kişinin gözaltına alınmasına rağmen sürüyor.

Dünya finansının sembol caddesi ve New York Menkul Kıymetler Borsasının bulunduğu “Wall Street” karşıtı gösteriler ülkenin diğer kentlerine de yayılıyor.

Göstericilerden bazılarını amaçlarını şu şekilde dile getiriyor:

“Amacımız ülke genelinde yaşanan haksızlıklara, şirketlerin çıkarlarıyla siyasi hedefler arasındaki çarpışmaya dikkat çekmek”

“Umarım bu gösteriler yetkililerin dikkatini çekene dek sürer. Şu ana dek bazı haber kuruluşları sesimizi duydu ama daha çok manşetlere çıkmamız gerekiyor.”

Protestolar Los Angeles, Chicago, Denver ve Seattle gibi kentlere de sıçrarken, Wall Street civarında bugün de yüzlerce kişi toplanarak gösteri yaptı.

İspanya’daki gösteriler ile “Arap baharı” ayaklanmalarından esinlenen “Wall Street’i işgal” hareketi yayınladığı manifestosunda, “Ulusumuz, türümüz ve dünyamız krizde. Çözüm bulunması için ABD’nin oynayacak önemli rolü var, ancak kapitalizmin açgözlülüğüne ve ülkemizin siyasetini belirleyen kokuşmuş siyasete artık kendimizi teslim edemeyiz” ifadesini kullanıyor.

(euronews)

Yunanistan’da 24 saatlik grev

0

Yunan Hükümeti’nin, 30 bin kamu çalışanının 2011 yılında kızağa alınmasını da öngören yeni kemer sıkma önlemlerini protesto eden kamu ve özel sektör çalışanlarının 24 saatlik genel greve gitme kararı aldıkları bildirildi.

Yunan özel ”Vima” Radyosu’na açıklamada bulunan Yunanistan Kamu Çalışanları Konfederasyonu (ADEDY) Başkan Yardımcısı İlias Vrettakos, ”2011 içinde 30 bin çalışanın kızağa alınması ve bazılarının da işten çıkartılmasını öngören düzenlemelere, yarın devlet dairelerinde işgaller, çarşamba gününden itibaren ise genel grevlere gidilmesiyle yanıt verileceğini” söyledi.

Diğer yandan, Yunan Medyası, ADEDY’nin yanı sıra Yunanistan İşçi Sendikaları Federasyonu’nun (GSEE) da önümüzdeki çarşamba 24 saatlik genel greve gidilmesi çağrısında bulunduğunu, başkent Atina merkezindeki Klathmonos Meydanı’nda da, her iki sendikanın katılımıyla, saat 11.00’da bir protesto gösterisi düzenlemesinin planlandığını duyurdu.

Sendikaların, 19 Ekim’de de ülke genelinde greve gitmelerinin beklendiği belirtildi.

(Ajanslar)

2040’ta tek adres Yeşil Gazete olacak(!)

Birleşmiş Milletler‘e (BM) bağlı Dünya Entellektüel Mülkiyet Örgütü, geleneksel kağıt gazetelerin 2040 yılına kadar ortadan kalkacağını ve yerini dijital olanların alacağını bildirdi.

BM’ye bağlı örgütün Genel Direktörü Francis Gurry, İsviçre’de yayınlanan La Tribune de Geneve gazetesine verdiği demeçte, “Birkaç yıla bizim bugün bildiğimiz basılı gazeteler hiç kalmayacak. Bu bir evrim, ne iyi ne kötü, gazetelerin 2040’ta kaybolacağına dair araştırmalar var, bu ABD’de 2017’de tahmin ediliyor” dedi.

Bunun kaçınılmaz bir evrim olduğunu ve ABD’de şimdiden kağıt kitaptan çok dijital kitap satıldığını, kentlerde artık daha az kitapçı kaldığını belirten Gurry, bu gelişime bağlı sorunlardan birisinin de gazetecilerin gelirleri olacağının altını çizdi.

“Editörler, makaleleri yazanlara ödeyecek geliri nereden bulacaklar?” diye soran BM’ye bağlı kuruluşun yetkilisi Gurry, makaleleri yazanların parasını ödeyebilmek için telif hakları sistemini muhafaza etmek gerektiğini, bu olmadan makale ve haberleri yazanların yaşayamayacağının altını çizdi.

(Ajanslar)

Dikmen’de bir festival: Festivadi

Barınma hakkı mücadelesinin sembolü haline gelen Festivadi’nin üçüncüsü 7-8-9 Ekim tarihlerinde Dikmen Vadisi‘nde düzenleniyor.

Altı yıldır evlerinin yıkılmasına karşı mücadele veren Dikmen Vadisi halkının düzenlediği Festivadi; Dikmen Vadisi Halk Festivali‘nin üçüncüsü 7-8-9 Ekim tarihlerinde düzenleniyor.

Festivadi, bölgedeki kentsel dönüşüm projesinin protesto edileceği bir yürüyüşle başlayacak. Festival üç gün boyunca tiyatro gösterileri ve atölyelerle devam edecek.

Festivalin çağrı metninde şu ifadelere yer veriliyor:

“Başta İstanbul ve Ankara gibi büyük kentler olmak üzere, özellikle yoksul emekçi kentlilerin yaşamları ve hakları, sermayenin çıkarları uğruna yok sayılmakta; binlerce insan evlerinden, mahallelerinden sürülmek istenmektedir.

“Böylesi bir saldırı karşısında “barınma hakkı” ve “insanca bir yaşam” için yaklaşık 6 yıldır mücadele veren Dikmen Vadisi Halkı olarak; ilkini 2009 yılında gerçekleştirdiğimiz halk festivalinin bu yıl üçüncüsüne hazırlanıyoruz.

“Bir başımıza ve çaresiz olmadığımızı biliyoruz; bunu onlar da bilsin istiyoruz!”

Festivalde heykel, karikatür, fotoğraf, permakültür atölyelerinin yanısıra, “Zar tutan Gökçek olsun” tavla turnuvası ve “Yıkamazsın Gökçek” barikat kurma yarışması gibi etkinlikler de mevcut.

Festivadi Oğuz Boran, Bandista, Siya Siyabend, Dikmen Vadisi Çocuk Korosu konserleriyle sona erecek.

Festival Programı:

7 Ekim, Cuma:

14.00 Vadi Yürüyüşü

(Kentsel dönüşüm projesi 1. etaptan, Barınma Hakkı Bürosu’na kadar bir proje gezisi)

17.30 Festival Açılışı

(Barınma Hakkı Bürosu)

18.00 Tiyatro

(Aşkın Vatanı Yoktur/Özgür Tiyatro

8 Ekim, Cumartesi:

13.00-17.00 Atölye Çalışmaları

-Heykel Atölyesi

(Yürütücü: Aslı Tanrıkulu/heykel sanatçısı)

-Karikatür Atölyesi

(Yürütücüler: Karikatür sanatçıları Seçkin Temur ve Bülent Okutan)

-Çocuk Mimarlık “Barınak” Atölyesi

(Yürütücüler: Mimarlar A. Cemile Okyay ve Bahar Öktem)

-Fotoğraf Atölyesi

(Yürütücü: Afsad)

-Doğal Döngü/Permakültür Atölyesi

(Yürütücüler: Mimarlar Evren Yılmaz Tekin ve Z. Ebru Aksoy)

17.00 Çocuk Oyunu

(“Bir Şeftali Bin Şeftali” / Sahne Dışı)

18.00 Kadın Atölyesi

(Toplumsal Cinsiyet, Barınma Hakkı Mücadelesinde Kadınlar)

19.30 Meşaleli Yürüyüş ve Kardeşlik Halayı

21.00-23.00 Dayanışma Nöbeti

9 Ekim, Pazar:

11.00 Çocuk Parkının Açılışı

(Yukarı Mahallede Vadi Halkı tarafından yapılan Çocuk Parkı’nın açılışı)

12.00 Turnuva ve Yarışmalar

(“Zar tutan Gökçek olsun” tavla turnuvası ve “Yıkamazsın Gökçek” barikat kurma yarışması)

13.00 Panel- Tartışma

(Mahallelerden Barınma Hakkı Kongresine)

15.00 Sokakta Tiyatro

(“Her Ulus Aslında İki Ulustur”/ Sahne Dışı)

16.00 Konser

(Oğuz Boran, Bandista, Siya Siyabend, Dikmen Vadisi Çocuk Korosu)

19.00 Kapanış

Bilgi ve İletişim :

Web: www.dikmenvadisi.org

Tel : 0 507 798 50 52 / 490 40 27

Flamenko Festivali 5 Ekim’de başlıyor

Flamenko Ankara Derneği‘nin ODTÜ Klasik Gitar Topluluğu işbirliğiyle düzenlediği “5. Uluslararası Flamenko Festivali” 5 Ekim’de başlıyor.

ODTÜ Basın Merkezi’nden yapılan yazılı açıklamaya göre, flamenko alanında Türkiye’nin ilk ve tek uluslararası festivali olma özelliği taşıyan festival kapsamında, ünlü ve başarılı sanatçıların dans gösterileri, konserler ve flamenko film gösterimi gerçekleştirilecek.

Tüm Dünya’da tanınan İspanya’nın en iyi ve en sevilen flamenko dansçısı seçilen dans ustası Joaquin Grilo, ekibiyle birlikte ilk kez Ankaralı sanatseverlerle buluşacak.

Dünyanın en çok ödül kazanmış flamenko gitaristlerinden virtüöz Nino de Pura, virtüöz Manolo Franco ve İspanya’da dans birincisi David Perez, festivalin diğer önemli konukları olacak.

Yunanistan başta olmak üzere tüm Avrupa’da 2005 yılından bu yana pek çok festival ve gösteride yer almış olan Katarina Voulgari ve grubu Alma Gitana, festivali danslarıyla renklendirecek.

Festivalde katıldıkları uluslararası festival ve konserlerde başarıyla temsil eden Türk sanatçılar da sahne alacak. Festival biletlerine www.biletix.com’dan Biletix gişelerinden ulaşılabilecek.

Bahar İngiltere’ye mi geliyor?

0

İngiltere‘de iktidarın büyük ortağı Muhafazakâr Parti‘nin Manchester’da yapılan konferansını, ülkenin dört bir yanından şehre gelen 30 bini aşkın kişi protesto etti.

Sendikalı işçiler, sosyalistler, öğrenciler, sakat aktivistler, emekliler, hayatında ilk kez bir gösteriye katılanlar, tecrübeli kampanyacılar ve ana muhalefetteki İşçi Partisi‘nin destekçileri Manchester’daki yürüyüşte bir araya geldi.

Katılımın büyüklüğü, İngiltere’de kapitalizmin krizinin faturasını çalışanlara çıkartmak isteyen Muhafazakârlar-Liberal Demokratlar koalisyonuna karşı öfkenin ve direnme isteğinin ne ölçekte olduğunu ortaya koydu.

Eylemin sloganlarının radikalliği dikkat çekerken, sendika liderlikleri de militan konuşmalar ve genel grev çağrıları yapmak zorunda kaldı.

İngiltere’de 30 Kasım’da yapılacak greve milyonlarca kamu emekçisinin katılması bekleniyor.

(marksist.org)

2 bin yıllık iskelete can geldi!

0

Kültepe-Kaniş kazı alanında bulunan iskeletin kafatası ölçümlerinden, 2 bin yıl öncesinde Anadolu’da yaşayan insanın baş kısmı bütün hatlarıyla birlikte yeniden oluşturuldu.

Kültepe-Kaniş kazı ekibi başkanı Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, 2007 yılında yaptıkları kazılarda, 200’e yakın mezar açıldığını, bunlardan birisinde bütünlüğü hiç bozulmamış bir iskelet bulduklarını bildirdi.

Prof. Dr. Kulakoğlu, iskeletin kafatası üzerinde özel bir çalışma yapıldığını ifade ederek, “O dönemde yaşayan bir insanın fizyolojik yapısının nasıl olduğunu ortaya koymak istedik. Bu nedenle de kafatasının tomografisi çekilerek datası ölçüldü ve yüz hatları en küçük detaylarıyla belirlendi” dedi.

Kafatasıyla ilgili elde edilen bilgilerin Yeni Gine’ye gönderildiğini belirten Prof. Dr. Kulakoğlu, şöyle devam etti: “Yeni Gine’ye iskeletin kafatası değil, sadece ölçümlerden elde edilen bilgiler gönderildi. Bu bilgiler ışığında orada plastikten oluşturulan model, etlendirildi, canlandırıldı. Bu çalışmayla, günümüzden 2 bin yıl öncesinde Anadolu topraklarında yaşamış bir kadının, gözleri, kaşları, kulakları, dudakları başta olmak üzere bütün yüz hatlarını yansıtan bir baş bölümü oluşturduk. Bu canlandırma bize şunu gösteriyor, 2 bin yıl önce Anadolu’da yaşayan insanların görüntüsü fizyolojik olarak, günümüz insanından farklı değil.” Kulakoğlu, kazı alanında bulunan iskeletin, Anadolu’ya sonradan gelmiş, göç etmiş bir kişiye ait olmadığını, Anadolu insanının bir kalıntısı olduğunu da bildirdi.

2 bin yıl önce yaşamış ve 50’li yaşlarda ölmüş olan kadının kafatası ölçüleri baz alınarak, plastikten oluşturulan baş kısmı, kaşları, kirpikleri, gözleri, dudakları, burnu ve kulaklarıyla sanki canlı gibi duruyor.

Prof. Dr. Kulakoğlu, “Hacı Nine” adını koyduklarını söylediği Romalı kadının baş kısmını, 2010 yılında İstanbul-Kültür Başkenti etkinlikleri çerçevesinde İstanbul’da sergilediklerini ve büyük ilgi gördüğünü de sözlerine ekledi.

(Ajanslar)

Nükleer enerjiye bir darbe daha

Japonya‘daki nükleer felaketten sonra Avrupa’da nükleer enerjiden kaçış eğilimi sürüyor. Avrupa’nın güçlü ekonomilerinden Almanya‘nın aldığı 2022’ye kadar bütün nükleer santrallerini kapatma kararına benzer bir kararı İsviçre de aldı. İsviçre Parlamentosu daha önce parlamentonun alt kanadında tartışılıp destek verilen, ülkedeki nükleer santrallerin 2034’e kadar kapatılması yönündeki kararı onayladı.

Parlamentonun altkanadında yapılan haziran ayındaki oylamada Liberal Demokratlar ve milliyetçi İsviçre Halk Partisi dışında tüm partiler nükleerden vazgeçilmesini onaylamıştı. Parlamentodaki nihai oylamaya ise Sosyal Demokratlar, Yeşiller ve Hıristiyan Demokratlar destek verdi. İsviçre’deki kamuoyu araştırmaları da toplumun çoğunluğunun bu kararı desteklediğini gösteriyor.

Nükleerden vazgeçmenin İsviçre’ye maliyetinin yaklaşık 3.1 milyar euro olacağı söyleniyor. Ancak, kararın ardından İsviçre Çevre ve Enerji Bakanı Doris Leuthard, nükleer santrallerin güvenlik maliyetlerinin artışının nükleer enerjiyi daha pahalı hale getirdiğini bildirdi. “Yeni teknolojileri teşvik edebilirsek, bu çocuklarımıza ve İsviçre’nin geleceğine yapılmış bir yatırım olacaktır” diyen Leuthard, bu politikaya hemen başlanmasının önemini vurguladı.

Alternatif enerji planları

İsviçre Elektrik Şirketleri Birliği de nükleer enerjiden aşamalı olarak çıkılmasını desteklediğini duyurdu. Yapılan açıklamada, nükleer enerjinin aniden terk edilmemesinin, şu an faal santrallerin aşamalı olarak kapatılacak olmasının yeni çözümler için zaman kazandırdığının altı çizildi.

İsviçre’de nükleer enerjiden uzaklaşmakla oluşacak enerji açığının yenilenebilir enerji kaynakları ve hidroelektrik santrallere daha fazla yatırımla kapatılması bekleniyor. Ayrıca elektrik ithalatı ve uluslararası iklim değişikliği politikalarını göz ardı etmeden fosil yakıt kullanımı da gerektiğinde kullanabilecek sistemler olarak belirtiliyor.

(Bianet)

Nobel Tıp Ödülünü üç kişi paylaştı

Nobel Tıp Ödülü‘nün bu yılki sahipleri Amerikalı Bruce Beutler, Lüksemburglu Jules Hoffmann ile Kanadalı Ralph Steinman oldu. Üç bilimadamının genetik ve bağışıklık sistemi üzerine çalışmalar yaptıkları bildirildi.

Nobel Ödülünün kurucusu Alfred Nobel adına, İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi tarafından verilen 2011 yılı Nobel Tıp Ödülünün sahipleri Karolinska Enstitüsünde düzenlenen törenle açıklandı.

Prof. Dr. Bruce Beutler’in (51) 2000 yılından bu yana Chicago Üniversitesi’nde genetik ve bağışıklık sistemi üzerine çalışmalar yaptığı bildirildi.

Ödülü Prof. Bruce Beutler ile paylaşan Jules Hoffmann’ın (60) da Strazburg’da araştırma laboratuvarında 1974 ile 2009 yıllarında arasında araştırmalarına devam ettiği kaydedildi.

Nobel Ödülününün yarısı Beutler ile Hoffman arasında paylaştırılırken, geri kalan yarısı da Kanadalı bilim adamı Prof. Ralph M Steinman’a (58) verildi.

Steinman’in da New York’daki Rockefeller Üniversitesi’nde 1988 yılından bu yana bağışıklık sistemi üzerine araştırmalarını sürdürdüğü bildirildi.

 

Diğer ödüller

Nobel Tıp Ödülünün sahibi bugün açıklanırken, yarın Fizik, Çarşamba günü Kimya, Perşembe günü Edebiyat, Cuma günü Barış, 10 Ekim Pazartesi günü de Ekonomi Ödülünün sahipleri açıklanacak.

Ödüllerin sahipleri açıklandıktan sonra 10 Aralık’ta Stockholm’de düzenlenecek törenle Tıp, Fizik, Kimya, Edebiyat ve Ekonomi ödülleri, İsveç Kralı 16. Carl Gustav tarafından verilecek. Nobel Barış Ödülü ise aynı gün Norveç’in başkenti Oslo’da düzenlenen törenle sahibine veriliyor. Nobel ödülleri 1901 yılından bu yana her yıl veriliyor.

Son 10 yılda Nobel Tıp Ödülünü kazananlar

2010: İngiliz Frof. Dr. Robert Edwards
2009: Avustralyalı Elizabeth Blackburn, Amerikalı Carol Greider ve Jack Szostak
2008: Alman Harald zur Hausen, Fransız Barre-Sinoussi ve Luc Montagnier
2007: Amerikalı Mario Capecchi ve Oliver Smithies ile İngiliz Martin Evans
2006: Amerikalı Andrew Z. Fire ve Craig C. Mello
2005: Avustralyalı Barry J. Marshall ve J. Robin Warren
2004: Amerikalı Richard Axel ve Linda B. Buck
2003: Amerikalı Paul C. Lauterbur ve İngiliz Peter Mansfield
2002: İngiliz Sydney Brenner ve John E. Sulston ile Amerikalı H. Robert Horvitz
2001: Amerikalı Leland H. Hartwell ile İngiliz R. Timothy Hunt ve Paul M. Nurse

EGERAY Torbalı’ya uzatılıyor

EGERAY‘ın uzatıldığı Torbalı istasyonunun temel atma töreni, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın da katılımıyla 7 Ekim Cuma günü gerçekleştirilecek.

Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü Basın-Yayın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğinden yapılan açıklamada, EGERAY’ın Cumaovası’ndan Torbalı’ya kadar uzatıldığı belirtildi.

TCDD ile İzmir Büyükşehir Belediyesi‘nin ortaklaşa hayata geçirdiği projenin, Küçük Menderes Havzası’ndaki tarım ve sanayi tesisleri ile organize sanayi bölgelerinin taşıma sorununun çözümüne büyük katkı sağlayacağı ifade edildi.

Açıklamada, Torbalı istasyonundaki temel atma töreninin 7 Ekim 2011 Cuma günü Ulaştırma Bakanı Yıldırım ve TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman’ın katılımıyla gerçekleştirileceği bildirildi.

Bakan Yıldırım ve Karaman’nın, Türkiye’de ilk kez hayata geçirilecek Türkiye-Avrupa Deniz Otabanı Projesi’nde ilk trenin sefere verilmesi törenine katılacağı, Bakan Yıldırım ve Karaman’ın deniz otobanı servisi ile Ege Bölgesi demiryolunu İtalya’nın Trieste Limanı üzerinden Avrupa demiryolu ağına bağlantısını sağlayacak treni, Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nden uğurlayacağı da kaydedildi.