Ana Sayfa Blog Sayfa 4974

Avrupa’da Öfkeliler’in eylemi sürüyor

0

Avrupa’da yaşanan ekonomik krizden bankaları, uluslararası finans kurumlarını ve hükümeti sorumlu tutan göstericiler, eylemlerine devam ediyor. Almanya’nın Frankfurt kentinde bulunan Avrupa Merkez Bankası binası önünde toplanan öfkeli göstericiler, attıkları sloganlarla hükümetleri suçladı.

Merkez Bankası binası önünde çadır kuran bazı göstericiler de buradaki protestolarını günlerdir sürdürüyor. Avrupa’nın finans başkenti olarak bilinen Frankfurt’taki gösteriye çevre illerden gelen katılımcılar da destek verdi.

Frankfurt dışında krize isyan eden İspanyollar da Madrid sokaklarını doldurdu. Çoğunluğunu öğretmenlerin oluşturduğu göstericiler, kötü yaşam koşullarını protesto etti.

(en)

Bask halkı, ETA’nın çözüm çağrılarına destek için yürüdü

İspanya’nın Özerk Bask Bölgesi‘nde düzenlenen yürüyüşe katılan binlerce kişi, silahlı faaliyetlerini bıraktığını açıklayan ETA’nın çözüm çağrılarına destek verdi.

Bask bölgesindeki ayrılıkçı parti liderlerinin de katıldığı yürüyüşte bölgenin bağımsızlığı yönünde sloganlar atıldı.

İspanyol hükümetin ETA ile masaya oturmasını isteyen bölge halkı, sorunun diyalog yoluyla çözülmesi taraftarı:

“Bask halkı ne istiyorsa ben de onu istiyorum. Barış ve özgürlük kararı Bask halkı tarafından alınmalı.”

“Bask kökenli tutukluların serbest bırakılmalarını talep ediyoruz. Ancak bu şekilde yeni bir dönem başlayabilir.”

ETA’nın silah bıraktığını açıkladıktan sonra yapılan ilk gösteriyi yerinde izleyen euronews muhabiri, gelişmeleri aktardı:

“Şiddeti kınayan ve siyasi mekanizmaya dahil olmak isteyen milliyetçi Bask partisinin yeni stratejisi, şu anki yürüyüşte gördüğünüz gibi partililer tarafından da destekleniyor. Burada Bask bölgesinin diğer partilerine de bir mesaj verilmiş oluyor.”

Avrupa Birliği’nin terör listesinde bulunan ETA, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada silahlı faaliyetlerine son verdiğini açıkladı. Ancak İspanyol güvenlik uzmanları, ETA’nın Bask bölgesinin bağımsızlığı için yapılacak 2013 yılındaki seçimlere kadar dağılmayacağını düşünüyor.

(en)

Can kaybı artıyor

Van’da bugün meydana gelen ve birçok ilde hissedilen 7.2 büyüklüğündeki depremde ölenlerin sayısı artıyor. Şu ana kadar 85 kişin cesedi enkaz altından çıkartılırken, ölü sayısının artması bekleniyor.

Merkez üssü Van’a 30 kilometre uzaklıkta bulunan Tabanlı köyü olan ve 7.2 şiddetindeki deprem Van kent merkezi ile Hakkari’de şiddetli olmak üzere Bitlis, Ağrı, Iğdır, Erzurum, Muş, Bingöl, Dersim, Batman, Şırnak, Mardin, Diyarbakır, Siirt ve Urfa’da hissedildi.

Yaşanan depremin ilk şoku ardından halk panik halinde sokak ve caddelere çıkarken, Van’da özellikle Kazım Karabekir ve Cumhuriyet caddesindeki binaların birçoğu tamamen yıkıldı. Enkaz altında kalanlar kurtarma ekipleri öncesinde vatandaşlar tarafından enkazdan çıkarılıp hastanelere kaldrıldı.

Elektrik ve suların kesik olduğu kentte kurtarma çalışmaları devam ederken, Van’a uçakla yapılan yardım malzemeleri havaalanının hasar görmesi nedeniyle Erzurum havaalanına yönlendiriliyor.

ERCİŞ CAN KAYBI YÜKSEK

Merkez üssü Van olan deprem Bitlis’in Ahlat İlçesi’nde de hissedilirken ilçe sakinleri paniğe kapıldı. Ahlat Kaymakamı Osman Dölek, ilçe merkezi ve köylerinde ölen ya da yaralanan olmadığını, ev ve işyerlerinde de hasar olmadığını bildirdi. Belediye Başkanı A.Mümtaz Çoban ise depremde can ve mal kaybının olmadığını bildirdi.

Depremin en büyük hasara neden olduğu yerlerden Van’ın Erciş İlçesi’nde ilk belirlemelere göre 8 apartmanla 1 öğrenci yurdu yıkıldı. Birçok evin de oturulamaz hale geldiği Erciş’e kurtarma ekipleri ve yardım sevki yolların kapalı olması nedeniyle güçlükle yapılırken, ilçedeki ekipler enkaz altından çok sayıda kişiyi kurtardı.

Erciş’te hastanelerin yetersiz kalması nedeniyle, yaralılar askeri helikopterlerle bölgedeki diğer hastanelere naklediliyor. Pazar günü olması nedeniyle vatandaşların depreme evlerinde yakalandığı ve bu durumunun ölü ve yaralı sayısının artmasından endişe ediliyor. Erciş’te binaların yanı sıra kalabalık olduğu belirtilen bir kahvenin de çöktüğü belirtildi. Bazı camilerin de minarelerin yıkıldığı ilçede, arama kurtara çalışmalarının zor şartlar altında sürdüğü kaydedildi.

Erciş’te halen enkaz altında yaklaşık 85 kişinin cesedi çıkarılırken, 200 kişi de yaralı kurtarıldı. Enkaz altında kalanların kurtarılması için çalışmalar devam ediyor.

Erciş ilçesine Kızılay tarafından ilk çadırlar kurulurken, evleri yıkılanlara yemek dağıtımına başlandı. Erciş’te en büyük hasarın Vanyolu ve Beyazıt mahallelerinde yoğun olduğu bildirildi. İlçede elektrik ve su bulunmazken, devlet hastanesi de boşaltıldı.

YARALILAR ÇEVRE İLLERE KALDIRLIYOR

Van’da meydana gelen depremde yaralananlar Bitlis ve ilçelerindeki hastanelerde tedavi altına alındı. Bitlis’in Adilcevaz ve Van’ın Erciş ilçesine gönderilen ambulanslar, depremde yaralananları, Bitlis Devlet Hastanesine getirmeye başladı. Yaralılar, tedavi altına alınırken, bazı servisler boşaltıldı. Hastanede çok sayıda sağlık personeli ve doktor hazır bekletiliyor. Bitlis Valisi Nurettin Yılmaz, Adilcevaz’da 50’den fazla yaralı bulunduğunu ve bu kişilerin Bitlis, Adilcevaz ve Tatvan ilçe devlet hastanelerinde tedavi altına alındığını söyledi. Bu yaralılardan 5’inin durumunun ağır olduğunu ifade eden Yılmaz, Adilcevaz’ın Akçıra köyünde yaşayan 6 yaşındaki bir çocuğun da yaşamını yitirdiğini bildirdi. Bitlis’ten, Erciş’e 23 ambulans, 8 pratisyen, 3 uzman doktor ve 26 iş makinesi gönderdiklerini açıklayan Yılmaz, ayrıca Tatvan İlçe Kaymakamlığı tarafından Erciş’e 3 bin ekmek ve yiyecek yardımında bulunulduğunu söyledi.

KIZILAY KRİZ MERKEZİ OLUŞTURDU

Van Tavanlı merkezi 7,2 büyüklüğündeki depremin ardından Kızılay Kriz Merkezi oluşturdu. Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan Kızılay, “Ankara’daki Türk Kızılayı Afet Operasyon Merkezi’nde bir kriz masası oluşturulduğu”nu açıkladı.

Kızılay’ın Erzurum, Muş ve Elazığ Yerel Afet Müdahale ve Lojistik Merkezlerinden çok sayıda malzeme gönderildiği bildirilen açıklama şöyle: “Yerel lojistik merkezlerinden çok sayıda çadır, battaniye ve gıda malzemesi bölgeye doğru yola çıkarıldı. Türk Kızılayı’nın ekipleri bölgede durum ve ihtiyaç tespit çalışmalarına devam ediyor. Bölgedeki kan merkezleri de yaralılar için gerekli kanı ulaştırmak için çalışmalarına başladı.

DİYARBAKIR’DAN ACİL YARDIM

Yaşanan depremin ardından Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi vatandaşlara acil yardım çağrısında bulundu.

Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir başkanlığında yapılan Afet Koordinasyon Merkezi toplantısında alınan karar üzerine vidanjör, kepçe, kamyon gibi ekipmanların Van’a gönderildiği kaydedilen açıklamada, şöyle denildi:

“Baydemir de ekiple birlikte Van’a hareket etti. İçinde seyyar mutfak, çadır kent, battaniye, ısıtma odaları, ilk yardım malzemelerinden oluşan ikinci konvoy da akşam saatlerinde Van’a hareket edecek. Baydemir, Büyükşehir Belediyesi koordinasyonunda Diyarbakır halkına acil yardım malzemeleri için çağrı yaptı. Çağrıda battaniye, çocuk bezi, katalitik soba, çadır, yatak, kışlık palto, kışlık ayakkabı ve gıda malzemeleri toplanacağı duyuruldu. Malzemeler Büyükşehir, Sur, Yenişehir, Bağlar ve Kayapınar belediyelerine bırakılabilecek. Vatandaşlar irtibat için 0412 252 14 15 ve 0412 228 58 30 numaralı telefonları arayabilir.”

Öte yandan Diyarbakır Yenişehir ilçesinde kurulan Kızılay Kan Toplama aracına halk akın etti. Kan çağrısı üzerine buraya akın eden halkın kan verme işlemi devam ediyor.

ÖLÜ SAYISI BİN’İ BULABİLİR

Başbakanlık Afet Merkezi ve Kızılay tarafından yapılan açıklamada Van genelinde ağır hasarlı bina sayısının 3-4 bini bulduğu, ölü sayısının ise 500 ile 1000 arasında olabileceği bildirildi.

Öte yandan ajansımızı Van’dan arayan Uğur T. adlı bir vatandaş TV’lerde ‘yardım ulaştı’ şeklindeki haberleri yalanlayarak, “60 bin kişi dışarıda yatıyor. Devlet mahallelere yardım vermemiş. Elektrik yok. 6. dakika önce de bir deprem oldu. Ekmek yok, iletişim kurmakta zorlanıyoruz. Dışarıda çadır yok, çoluk çocuk hepimiz donduk” dedi.

Erciş Belediye Başkanı: Çok sayıda ölü var!

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi’nden yapılan açıklamaya göre Van’ın Tabanlı ilçesinde 6,6 şiddetinde ve 30 saniye kadar süren deprem oldu. Kent merkezinde 7 katlı bir bina çöktü, vatandaşlar enkaz altında kaldı. Depremin ardından Van’ın Gedikbulak ve Halkalı ilçesinde 5.5, Ilıkaynak ilçesinde 5,4, Edremit ilçesinde 4,6 şiddetinde artçı depremler meydana geldi.

Deprem Hakkari, Şırnak, Erzurum, Bitlis’te ve çevre illerde de hissedildi.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi’nden yapılan ilk açıklamaya göre 6,6 şiddetindeki deprem için Kandilli Rasathanesi Van Merkezi’nden yapılan açıklamada ise büyüklüğün ABD’den yapılan açıklamanın doğru olduğu ve 7,3 olduğu bildirildi. ABD haber ajansı Reuters’ın açıklamasına göre; Amerika Jeolojik Araştırmalar Merkezi depremin şiddetini 7,3 olduğunu söyledi. Uzmanlar meydana gelen depremin 5-6 atom bombası büyüklüğünde olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Şerif Barış, Kandilli ile ABD’den gelen bilgilerin farklılıklarının ölçüm farklılıklarından olabileceğini söyledi.

Binalar yıkıldı

Iğdır’dan Hakari’ye Van’dan Şanlıurfa’ya kadar bütün yerleşim merkezlerinde hissedilen depremde bazı binalar yıkıldı, çok sayıda bina hasar gördü. Yaralanan çok sayıda kişi hastaneye kaldırılırken, enkaz altında kalanları kurtarma çalışması başlatıldı. Depremde can kaybının fazla olmasından korkuluyor.

Prof. Tüysüz: Hasar fazla olabilir

Deprem uzmanı Prof. Okan Tüysüz, bölgede çok hareketli faylar olduğunu ve geçmişte de önemli depremler yaşandığını belirterek, “Bölgede 6.5 büyüklüğünde bir deprem her 50 yılda bir olabiliyor. Deprem üretmeye uygun bir bölge. Bizim açımızdan şaşırtıcı değil.

6.6 önemli bir deprem. 6.5’tan sonra zeminde önemli deformasyonlar ve kaymalar oluşuyor. Hasarın fazla olmasını beklediğimiz bir durum” dedi.

Bu büyüklükte bir depremin arkasından çok sayıda artçı deprem meydana gelebileceğine dikkat çeken Tüysüz, hasarlı yapılara girilmemesi uyarısı yaptı.

“Çöken ev gördüm”

Van’da depremi yaşayan vatandaşlardan Cengiz Çakır, CNN Türk’e bağlanarak, olay sırasında Van Merkez’de olduğunu ve herkesin panik halinde sağa sola koşuştuğuu söyledi. Çakır, “Ben merkezdeydim. Bir anda millet koşmaya başladı. Valiliğin önünde çöken bir ev gördüm. Ambulanslar sürekli sirenler çalıyordu. Tahmin ediyorum yaralıları taşıyorlardı” dedi.

Van Belediye Başkanı: Can kaybı yok!

Van Belediye Başkanı’nın yaptığı açıklamaya göre; kent merkezinde birkaç binada çökmelerin olduğu ve bazı binalarda da çatlamalar meydana geldiğini; can kaybının olmadığını açıkladı. Köylerden henüz bilgi alınamadığı söyleyen Belediye Başkanı, telefon hatlarının kullanılamadığını ve karayolu ulaşımının da yoğunluk nedeniyle kitlendiğini bildirdi.

Van Havaalanı depremde hasar gördüğü gelen bilgiler arasında. Uçaklar Erzurum Havaalanı’na yönlendiriliyor.

Erciş Belediye Başkanı: Çok sayıda ölü var!

Van’ın Erciş ilçesi Belediye Başkanı çok acil yardım beklediklerini ve çok sayıda ölü olduğu bildirdi. Erciş Devlet Hastanesi’nin ağır hasar aldığını, acil olarak ambulans ve çadır beklediklerini söyledi.

Beşir Atalay: Tüm kurumlar alarma geçti

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, tüm kurumların alarm durumuna geçtiğini belirterek, afet yönetiminin Van’da toplanacağını açıkladı. Van’da meydana gelen depremi haber alan Başbakan Tayyip Erdoğan, Van’a hareket etti.

Başbakan Erdoğan, tüm bakanlarına bölgeye hareket etme talimatı verdi.

Afet Acil Durum Yönetimi, özel şirketlerin de bölgeye intikal etmesini isteyerek, gerek yardımın verilmesini istedi.

Devlet Afet Acil Durum’un elindeki tüm helikopter, uçak ve ambulanslar bölgeye doğru harekete geçti.

Başbakanlık’tan yapılan açıklamaya göre, Van’da pek çok binanın yıkıldığı ve çok sayıda ölen olduğunu bildirildi.

Şampiyon Yeni Zelanda

Evinde düzenlenen Dünya Kupası Finali‘nde Fransa’yı 8-7 mağlup eden Yeni Zelanda şampiyonluğa ulaştı. All Blacks, 24 yıl sonra bu büyük onura bir kez daha erişti.

Karşılaşmanın başında line-out (kenar) atışından Tony Woodcock’un kazandırdığı try ve Stephen Donald’ın penaltısı Yeni Zelanda’ya şampiyonluğu getirdi.

Ev sahibi ekip, 1987’den beri hasretle beklediği kupaya sonunda kavuşmuş oldu.

Tarihinde üçüncü kez finale yükselen Fransa ise bir kez daha sahadan boynu bükük ayrılan taraf oldu. Thierry Dusautoir’ın ikinci devrede gelen try’ı, 87 finalinde Yeni Zelanda’ya 99’da ise Avustralya’ya kaybeden Mavilerin makus talihini döndürmeye yetmedi.

İsveç’te nükleer reaktörde yangın çıktı

0

İsveç‘in güneyinde bulunan Oskarshamn Kasabası‘ndaki nükleer santralin bir reaktöründe yangın çıktı.

Santrali işleten OKG şirketinin sözcüsü Anders Ostberg, 2. reaktörün türbin girişinde gece yarısı çıkan yangının hızla söndürüldüğünü, ancak reaktörün kapatıldığını belirtti.

Sözcü, yangının sıcak yüzeye sızan petrol yüzünden çıktığının sanıldığını, petrol sızıntısına neyin yol açtığının belirlenmesi için ayrıntılı inceleme yapılacağını söyledi.

Reaktörün ne zaman yeniden faaliyete geçeceği henüz bilinmiyor. İsveç elektrik ihtiyacının yaklaşık yarısını ülkedeki 10 nükleer santralden karşılıyor.

(Ajanslar)

Kadını koruyana hapis cezası!

0

Eşini döven kocayı engellemek isterken dayak yiyen iki asistan 4’er ay hapse mahkûm edildi. Hem eşini hem asistanları döven kocanın 1.5 yıllık cezası 5 aya indirilip ertelendi…

Ankara’da, sokak ortasında eşine dayak atan kocaya müdahale ettikleri için dayak yiyen insan hakları alanında çok sayıda çalışmaya imza atmış iki asistana yargıdan da kötü haber geldi. Mahkeme, asistanları akrabaları ve esnafla birlikte döven kocaya verdiği cezada “tahrik” indirimi yaparken, kendilerini savunan asistanları “müessir fiilde” bulundukları iddiasıyla 3 ay 10 gün hapse mahkûm etti.

Mahkeme, hakkında hiçbir şikâyet bulunmadığı halde, dayak yiyen kadına da telefonla akrabasından yardım isteyip olayları azmettirdiği gerekçesiyle cezalandırdı. Asistanların kararı temyiz hakkı bile bulunmuyor.

Ne karışıyorsun dayağa?

Hukuk Fakültesi asistanları Hakan Mertcan ve Cenk Yiğiter’in, Türkiye’deki insan hakları pratiğini darp edilerek gözlemleme olanağı buldukları olay şöyle gelişti:

Geçtiğimiz şubat ayında, Ankara Cebeci’de biraz yürümek için saat 23.00 sıralarında dışarıya çıkan iki asistan, bir kadının sokak ortasından dövüldüğünü gördü. İki asistan, bir kız çocuğunun çabalarına rağmen kadını feci şekilde döven adamı engellemek için, uzaktan, “Ne oluyor” diye seslendi. Sedat Koç adlı saldırgan ise yolun karşısına geçerek asistanlara saldırdı. Asistanlara “Ne karışıyorsunuz?” diyerek yumruk atan Sedat Koç’u çevredeki esnaf engelledi. Bu sırada, Sedat Koç’un yeğeni olduğu öğrenilen bir kişi, koşarak yeniden iki asistana saldırdı. Kısa süreli arbede sırasında, asistanlara çevredeki bazı esnafların da vurduğu anlaşıldı.

Herkes şikâyetçi oldu

Can güvenliklerinden endişe eden asistanlar ise cep telefonuyla polisi çağırdı. Olay yerine gelen polis, tarafları karakola götürdü. Kavga sırasında burnunda 3 kırık oluşan ve Ankara Hastanesi Kulak Burun Boğaz Polikliniği tarafından 7 gün iş göremez raporu alan Cenk Yiğiter ile hafif yaralanan Hakan Mertcan, kendilerini döven Sedat Koç ve aynı ismi taşıyan yeğeninden şikâyetçi oldu. Asistanları darp eden Sedat Koç ve yeğeni de asistanları savcılığa şikâyet etti.  Karakola gelen dayak mağduru Cennet Koç ise kendisini döven kocasından şikâyetçi oldu.

Tahrik indirimi uygulandı

Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesi, olayla ilgili açılan davada ilginç kararlar verdi. Mahkeme, karısını dövdüğü için 5 ay hapse mahkûm ettiği Sedat Koç’u, asistanları darp ettiği gerekçesiyle de 1.5 yıl hapisle cezalandırdı. Ancak, asistanları dövdüğü için verdiği 1.5 yıllık cezada bu suçu “tahrik” altında ve haksız bir eyleme karşı işlediği ve iyi halli olduğu gerekçesiyle indirim yaptı. 6 aya indirilen bu ceza ertelendi. Mahkeme, eşini dövdüğü gerekçesiyle verdiği 5 aylık cezayı da erteledi.

Sedat Koç’un aynı ismi taşıyan yeğeni Sedat Koç’a da Yiğiter’in burnunu kırdığı için 1 yıl 2 ay hapis cezası veren mahkeme, bu cezada da haksız tahrik ve iyi hal indirimi yaptı. 5 ay 25 güne düşen bu ceza da ertelendi.

Asistanlar Yiğiter ve Mertcan’a ise Sedat Koç’a yönelik “müessir fiil” suçundan 4 ay hapis cezası verildi. Sanıkların duruşmalardaki iyi hali nedeniyle ceza 3 ay 10 güne düşürüldü. Asistanların cezasında “meşru müdafaa” indirimi ise yapılmadı.

Dövülen kadına da 1 yıl

Dayak yiyen Cennet Koç ise kimse şikâyetçi olmamasına rağmen amcasının oğlunu arayarak, “Burada olay çıktı yetiş” dediği gerekçesiyle “azmettirme” suçundan 1 yıl hapse mahkûm edildi. Bu ceza da ertelendi. (Milliyet)

3 boyutlu TenTen’in galası Brüksel’de yapıldı

Belçikalı çizer Herge tarafından 1929 yılında yaratılan Tenten’in Maceraları ünlü yönetmen Steven Spielberg tarafından yönetilen bir animasyon filminde hayat buldu ve filmin ilk bölümünün galası, kahramanın doğum yeri Brüksel’de yapıldı.

Filmin yapımcılığınıysa Yüzüklerin Efendisi üçlemesinin ünlü yönetmeni Peter Jackson yaptı. Spielberg, gala öncesinde aralarındaki işbirliği hakkında şunları söyledi:

“Bu süreçte önemli olan bizim iyi arkadaş olabilmemiz ve birlikte iyi işler çıkarabilmemizdi. Bu bölümü ben yönettim, o yapımcılığını üstlendi. Eğer şansımız yaver giderse, bir sonrakini o yönetecek, ben yapımcı olacağım.”

Galanın ardından film ekibi, Paris’teki gala için kendileri için hazırlanan özel bir trenle Brüksel’den Paris’e geçti.

3 boyutlu animasyon tekniğiyle hazırlanan film, 23 Aralıkta vizyona giriyor. Ünlü Fransız çizer Herge’nin yarattığı Tenten, bütün dünyada en çok satan çizgi romanlar arasına girmişti.

Tenten’in maceraları her yaştan insana hitap etti. Kaptan Haddock, Profesör Turnusol, İkiz ajanlar ve ünlü köpeği anılarımıza yerleşen karakterler oldu.

(en)

[Son Dakika] Van’da deprem

Van’da 6.6 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Van’ın merkezine bağlı Tabanlı Köyü’nde meydana gelen depremde can ya da mal kaybı olup olmadığı henüz bilinmiyor. Deprem 5 kilometre derinde meydana geldi.

Reuters’e göre ise deprem 7.6 şiddetinde.

Rugby’de en büyük kim sorusunun cevabı bugün belli oluyor

0

 

2011 Rugby Dünya Kupası‘nda şampiyonluğa ulaşmak içinYeni Zelanda ve Fransa kozlarını paylaşacak. Bugün 11:00”de başlayacak mücadelenin ayrınıtısını Eurosport’dan İzgecan Günal yazdı.

Final mücadelesini canlı olarak guardian.co.uk adresinden takip etmek mümkün

Rugby’nin Yeni Zelanda’daki önemini anlamak için geçmişe dönmek gerekiyor. Ülkeye 1860’ların sonunda İngilizler tarafından getirilen spor, zamanla boyunduruk altındaki yerli Maori halkının efendilerine karşı başkaldırısı halini alıyor.

Britanya’da oynanan forvet ağırlıklı, fiziksel gücün daha ön planda olduğu oyuna karşılık hızlı ve çevik bek oyuncularını oldukça aktif bir şekilde kullanan Yeni Zelandalılar, birçoklarını ekrana bağlamış durumda. Tabii bunda sadece Maorilerin savaş dansı Haka rol oynamıyor, o dev adamların çarpışmasına eklenen hız birçoklarını büyülüyor.

Bir dizgi hatası sonucu “All Blacks” lakabını alan ekibin başarısı, rugby’nin ülkede “ulusal spor” olarak kabul edilmesini de sağlıyor. Bugün Yeni Zelanda’da her alanda bu branşın etkisini görmek mümkün… Futbolculara All Whites deniyor, basketçilere Tall Blacks.

Geçen yıl yaşadıkları Christchurch depreminin yaralarını sararken de en çok milli sporuna tutunan ülkede, altı haftadır gerçek bir bayram havası yaşanması bir sürpriz değil. Finalin, Pazartesi gününün de İşçi Bayramı yüzünden tatil olduğu bir “uzun haftasonu”na denk getirilmesinin nedeni de bu, takımları eğer Webb Ellis Kupası’na ulaşmayı başarırsa, yediden yetmişe bunu büyük bir coşkuyla kutlayacak.

Final maçının oynanacağı Auckland’daki Eden Park Stadyumu’nda 1994’ten beri hiç maç kaybetmeyen All Blacks, grup maçlarında 37-17 gibi farklı bir skorla mağlup ettikleri Fransa karşısında yine çimlere favori olarak ayak basıyor. Ancak Maviler, yedincisi düzenlenen Dünya Kupası’nda altıncı kez mücadele edecekleri Yeni Zelanda’ya büyük hayal kırıklılıkları yaşatmış durumda.

Fransa, 1987 finalinde kaybettiği Yeni Zelanda’ya, daha sonra karşılaştıkları hiçbir turnuvada bir üst tura geçme şansı tanımamıştı. 1999’da yarı finalde eledikleri All Blacks’i 2007’de hafiften hakem yardımıyla çeyrek finalde saf dışı bırakan Maviler, 2003’ün teselli ikramiyesini ise rakiplerine kaptırmıştı.

Her iki takım da üçüncü kez Dünya Kupası finalinde boy gösterecek. Yeni Zelanda, ilk Dünya Kupası’ndan sonra 1995’te finale çıkmayı başardıysa da Invictus filmine de konu olmuş olan mücadelede kazanan Güney Afrika olmuştu. Apartheid rejimiyle özdeşleşen ve yıllarca siyahlara kapalı olan rugby, sonradan kapılarını herkese açmıştı. Devlet başkanlığı koltuğuna oturan Nelson Mandela’nın Springboks Kaptanı François Pienaar’a kupayı teslim ettiği an spor tarihinin unutulmazları arasında yer aladursun, bir sonraki şampiyonada final gören Fransa Avustralya’ya kolay teslim olmuştu.

Bugün saat 11:00’de, Yeni Zelanda’nın Hakasıyla, muhtemelen de sonundaki boğaz kesme hareketiyle tartışmalara yol açan Kapa o Pango dansıyla başlayacak olan ve Güney Afrikalı Craig Joubert’in yöneteceği final maçında, oyunun hem forvet, hem de bek yönünde başarılı olacak takım şampiyonluğa bir adım daha yakın olacak. Ma’a Nonu, Richard Kahui, Corey Jane, ve Israel Dagg gibi isimlerin bulunduğu ev sahibinin oyun kurucusu Piri Weepu, 10 numarası ise genç Aaron Cruden olacak. Carter ve Slade’in sakatlıklarının ardından penaltı vuruşlarını kullanma görevini de üstlenen Piri Weepu’nun omuzlarında büyük bir yük olacağını söylemek yanlış olmaz. Fransızlarda Dimitri Yachvili, Morgan Parra ve Vincent Clerc fark yaratmaya çalışacak oyuncuların başında gelecek.

Maçtaki asıl belirleyici faktörün ise scrum’daki üstünlük olmasını bekleniyor. Jerome Kaino, Richie McCaw ve Keven Mealamu’yu içinde barındıran siyah forvetlerle kenetlenecek olan scrum’ın mavi tarafında ise Thierry Dusautoir, Imanuel Harinordoquy, Nicholas Mas ve Julienne Bonnaire gibi isimler bulunuyor.

Sonuç ne olursa olsun, bizi çok güzel bir final maçı bekliyor. Ya Fransa, şeytanın bacağını kırıp sonunda Webb Ellis Kupası’nı kaldırabilecek ya da Yeni Zelanda 24 yıllık hasreti dindirecek. Bu muhteşem randevu kaçmaz!