Ana Sayfa Blog Sayfa 4794

Mandela taburcu edildi

0

Güney Afrika’nın kurucu Devlet Başkanı Nelson Mandela, teşhis amacıyla yapılan tetkiklerin ardından hastaneden taburcu edildi.

Karın ağrısıyla şikayetiyle hastaneye kaldırılan 93 yaşındaki Mandela’nın durumunun iyi olduğunu olduğu açıklandı.

Devlet Başkanlığı sözcüsü Mac Maharac, Mandela’nın durumu ile ilgili şunları söyledi:

‘‘Doktorlar, karın ağrısına neyin sebep olduğunu öğrenmek için gerekli tetkiklerde bulundu. Şimdi kendisi hastaneden taburcu oldu ve evinde dinleniyor.’‘

Irkçılığa karşı verdiği mücadele nedeniyle 27 yılını hapishanede geçiren Mandela, 1994’te Güney Afrika’nın ilk siyah lideri seçilmiş, 1993’te ise Nobel Barış Ödülü’ne layık görülmüştü.

(en)

Artist, en iyi film Oscar’ını kazandı

84’üncü Oscar ödülleri sahiplerini buldu. Siyah-beyaz sessiz film The Artist (Artist) en iyi film dahil beş dalda Oscar aldı.

Filmin yönetmeni Michel Hazanavicius en iyi yönetmen, başrol oyuncusu Jean Dujardin en iyi erkek oyuncu seçilirken, film en iyi müzik ve en iyi kostüm ödüllerini de kazandı.

Martin Scorsese’nin Hugo adlı filmi de teknik dallarda beş Oscar ödülünün sahibi oldu.

En iyi kadın oyuncu Oscar’ını ise eski İngiltere Başbakanı The Iron Lady (Demir Lady) filminde Margaret Thatcher’ı canlandıran Meryl Streep aldı.

The Artist’in yönetmeni Hazanavicius ödülünü alırken filmde oynayan Uggie adlı köpeğe de teşekkür etti, “Ama bunun çok umrunda olduğunu sanmıyorum” dedi.

En iyi yardımcı oyuncu ödülleri “Beginners”daki rolüyle Christopher Plummer ve “The Help”teki rolüyle Octavia Spencer’a verildi.

Filmde karısı öldükten sonra eşcinsel bir baba olarak ortaya çıkan 82 yaşındaki Kanadalı sanatçı Plummer, Oscar kazanan en yaşlı oyuncu oldu.

En iyi orijinal senaryo ödülünü “Midnight in Paris” filmiyle Woody Allen alırken en iyi uyarlama senaryo dalında ödülü The Descendants filmi kazandı.

“The Artist” 6 dalda Cesar ödülü kazandı

Fransa’nın Oscar’ı kabul edilen ve ülkenin en saygın ödüllerinden biri olan Cesar Sinema Ödülleri sahiplerini buldu. Ödül törenine, Fransa’da oldukça ses getiren “The Artist” damgasını vurdu. Siyah beyaz ve sessiz çekilen “The Artist”, En İyi Film başta olmak üzere 6 dalda ödüle layık görüldü.

Filmin yönetmeni Michel Hazanavicius, En İyi Yönetmen ödülünün sahibi oldu: “Bu film en alttan geliyor, başlarda hiçkimse onunla ilgilenmemişti. Ancak şimdi en tepedeyiz ve o çok iyi bir hikaye olmayı başardı.”

En İyi Kadın Oyuncu ödülünü de, “The Artist” filmindeki rolüyle Berenice Bejo kazandı. “The Artist”, Hollywood’un en şaşalı zamanlarından birinde geçen dokunaklı, ancak bir o kadar da eğlenceli bir aşk hikayesini konu ediniyor.

Cesar’da En İyi Erkek Oyuncu ödülünü ise, “Untouchables” filmindeki rolüyle Omar Sy aldı. Böylece Sy, Fransa’nın Oscarları olarak görülen Cesar’da ödül alan ilk zenci aktör oldu.

Komedi filmi, Fransa’daki sinemalarda 19 milyon kişi tarafından izlendi. Omar Sy filmde, Paris’in yoksul banliyölerinde yaşarken hasta bakıcılığı yapmaya başlayan sevimli bir suçluyu oynuyor.

Yönetmenliğini Asghar Farhadi’nin üstlendiği İran yapımı “A Separation” adlı film ise, En İyi Yabancı Film ödülüne layık görüldü. Şimdi gözler Pazar günü verilecek Oscar ödüllerine çevrildi.

Tayland’da korkutan kirlilik

Tayland’ın kuzeyindeki 6 eyalette yüksek oranda hava kirliliği yaşanıyor.

Yapılan ölçümlere göre, Phayao eyaletinde hava kirliliği, kabul edilebilir oranın iki katına ulaşmış durumda.

Bazı eyaletlerde yüksek hava kirliliği, görüş mesafesini 800 metreye kadar düşürdü.

Görüş sıkıntısı, başkent Bangkok’a yapılacak bazı uçak seferlerinin de ertelenmesine sebep oldu.

25 bölgede toplam 50 bin yüz maskesi, özellikle solunum yolu rahatsızlığı olanlara verilmek üzere hastanelere dağıtıldı.

Çok sayıda kişi, havadaki maddelerden dolayı gözlerinde rahatsızlık hissediyor.

Hava kirliliğinin sebebi olarak, trafikteki yoğunluk, fabrika sayısındaki artış ve çiftçilerin anız yakması gösteriliyor.

CHP’de yeni tüzük kabul edildi

Genel Merkez’in hazırladığı yeni tüzük CHP’nin 16. Olağanüstü Kurultay’ında kabul edildi.

CHP 16. Olağanüstü Kurultayında, maddeler üzerindeki görüşmeler tamamlanarak, tüzük değişikliği kabul edildi.

Kurultaydaki konuşmasının ardından salondan ayrılan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, tüzük değişikliği görüşmelerinin sonuna doğru Ankara Spor Salonu’na geldi.

Maddeler üzerinde söz alan CHP Samsun Milletvekili İhsan Kalkavan, kurultayı hazırlayan komitenin yer gösterdiği otellere yerleşen ancak bugün kayıt yaptırmayanların, CHP delegeliğiyle bağdaşmadığını söyledi. Kalkavan, CHP Mersin Milletvekili İsa Gök‘ü, kurultaya gelme cesareti olduğu için kutladığını ancak kayıt yaptırmadığı için kınadığını ifade etti.

CHP Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz, ön seçimin önemine işaret ederek, yıllardır bunun unutturulduğunu söyledi. Yılmaz, yüzde 15 merkez yoklamasının, yüzde 5’e düşürülmesini, onun dışında ön seçim ya da aday yoklaması yapılmasını, yerel yönetimlerde de ön seçim olmasını önerdi.

Hasan İpek de konuşmasında, salondakilere ”Cumhuriyeti korumaya söz veriyor musunuz?” diye sorarken ”Evet” yanıtı veren partililer tarafından alkışlandı. İpek, kürsüden üzerinde ”Rahat uyu Atam, Cumhuriyetin bekçisiyiz” yazılı kaşkol çıkardı.

PM üyesi Turhan İçli, tüzüğe ilk kez engellilere yönelik bir madde girdiğini ancak bunun yetersiz olduğunu söyledi. Engellilerin yıllardır toplumsal yaşamın dışında bırakıldığını ifade eden İçli, engellilerin söz ve karar mekanizmaların da daha etkin yer almasını istedi.

Erhan Baydar, ahlak ve hukukun egemen olması için tüzüğün Merkez Yönetim Kurulu (MYK) başlıklı 39. maddesinin gözden geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, ”partide korku imparatorluğunu yıkacağım” dediğini belirten Baydar, ”Eğer yıkacaksa, yardımcılarını belirleme yetkisini PM’ye devretmeli” dedi. Genel Başkan yardımcılarını PM’nin belirlemesi gerektiğini kaydeden Baydar, Genel Başkanın belirlemesi halinde tek adam yöneticiliğine gidileceği uyarısında bulundu.

Baydar, ”Genel Başkanda bu yetki olduğu sürece, makamına padişahlık makamı yazmak daha doğru olacaktır” diye konuştu.

Zeynel Kızılkaya, mahalle seçimlerinin yeri, günü ve saatinin en az 15 gün önceden ilçelerde askıya çıkarılmasını istedi.

Maddelerin tek tek okunup, üzerinde konuşmaların yapılmasının ardından tüzük değişikliği kabul edildi. Böylece CHP tüzüğünün 47 maddesi değiştirilmiş oldu.

Yeni tüzükte neler var?

Hazırlanan tüzük taslağında muhaliflerin isteklerinde yer alan ve Genel Merkez’in ilk etapta soğuk baktığı ‘örgütlere hazine yardımından yüzde 40 pay verilmesi’ karara bağlanmıştı.

Milletvekili adaylarını belirleme konusunda da tüzükte yenilikler yapıldı. 550 milletvekili adayını belirlemede yüzde 10’un altında oy alınan iller hariç yüzde 15’lik merkez yoklaması ile adaylar belirlenecek. Böylece 63 milletvekilini Genel Merkez belirleyebilecek. Geri kalan bölgelerde ise milletvekili adayları için ön seçim yapılacak.

Parti Meclisi sayısı ise 80’den 60’a düşürüldü. Üzerinde tartışma yaşanan bir başka konu olan kadın kotası ise yüzde 25’den yüzde 33’e çıkarıldı.

(Cumhuriyet)

Senegal’de seçmenler sandık başına gitti

0

Senegal’de devlet başkanlığı seçiminin ilk turu için seçmenler sandık başına gitti. Seçimde aralarında Devlet Başkanı Abdulaye Wade’nin de bulunduğu 14 aday yarışıyor.

Daha önce iki dönem cumhurbaşkanlığı görevinde bulunan 85 yaşındaki Wade’in, anayasaya aykırı olmasına rağmen üçüncü kez seçimlere katılması muhalefetin tepkisine yol açmıştı.

Anayasa Mahkemesi’nin Wade’in adaylığına onay vermesinden sonra çıkan olaylarda 15 kişi hayatını kaybetmişti.

Muhalefet, 2000 ve 2007 yıllarında iki kez seçilen Wade’in yeniden seçilmesi durumunda ülkenin istikrarsızlaşacağı uyarısında bulunuyor. .

Moskova’da Putin karşıtı insan zinciri

Rusya’da devlet başkanlığı seçimine bir hafta kala muhalefetin organize ettiği bir gösteride yaklaşık 35 bin kişi Moskova şehir merkezini çevreleyen otoyol boyunca insan zinciri oluşturdu.

Kremlin Sarayı’nın da bulunduğu bölgeyi içine alan yaklaşık 16 kilometrelik çevre yolunu dolduran coşkulu kalabalık adil bir seçim istediklerini ifade ediyor:

“Bu seçimle ülkede olup biteni kabul etmek istemediğimi söylemek için buradayım. Tek istediğimiz adil, basit ve dürüst bir seçim.”

“Çocuklarımız için saygın bir gelecek istiyoruz. İşte bunun için buradayım.”

Polis kaynakları ise organizatörlerin“beyaz çember” adını verdikleri gösteriye katılımın 11 bin civarında olduğunu bildirdi.

Muhalifler ise gösteriyi Putin’e karşı doğal bir tepki olarak değerlendiriyor:

“Bu kadar insanı buraya ısmarlama ile toplayamazsınız. Etrafına bir bak şöyle, bu gördüklerin bir grup çılgın maceraperest değil. Biz, insanların bu gösterilerin arkasında başka şeyler olduğunu düşünmelerini istemiyoruz. Kim kontrol ediyor bu yürüyüşü? Kim organize etti? Hiçkimse! Tamamen kendi kendine organize oldu. İnsanlar buraya geldiler çünkü doğru olan şeyin bu olduğunu düşündüler.”

4 Mart’ta gerçekleştirilecek seçimlerde Başbakan Vladimir Putin’in 3. kez devlet başkanlığı koltuğuna oturmasına kesin gözüyle bakılıyor.

euronews:
“34 bin insan el ele turuşarak Kremlin yolunu Putin’e kapatmak istiyor. Fakat görünen o ki bu hareketin mensubu burada bulunandan çok daha fazla.”

Mahkemeden kömür madenine karbon cezası

Avustralya’da kömür madenleri, sera gazı emisyonu yayarak küresel ısınmayı hızlandırdıkları gerekçesiyle bölge toprak ve çevre mahkemesinde dava konusu oldu. Eğer mahkemeleri kaybederlerse bundan böyle Avustralya’nın NSW bölgesinde açılacak kömür madenleri karbondioksit emisyonlarını telafi etmek zorunda kalabilir.

NSW bölgesinin toprakve çevre mahkemesi, geçtiğimiz Kasım ayında verdiği bir kararla Mudgee yakınlarındaki  Ulan açık kömür sahasının sadece sera gazı emisyonlarını telafi etmesi şartıyla çalışabileceğine hükmetti. İlk başta bu karar biraz sert gibi görünse de kömür madeninin atmosfere yayacağı sera gazı miktarı düşünüldüğünde kararın sebebi daha iyi anlaşılıyor. Projenin 20 yıllık işletmesi boyunca doğrudan ve dolaylı olarak sebep olacağı sera gazının 575 milyon ton karbondioksit olması bekleniyor, bu oldukça yüksek bir rakam.

Karar Sydney mahkemesinde de geçen hafta onaylandığı için maden, sera gazı emisyonlarını telafi etmekle yükümlü kılındı. Madenin direkt olarak ise yılda 100 bin ton gibi bir emisyon üreteceği tahmin ediliyor. Mahkeme, bunun adı geçen maden için ayrımcılık olmadığını ve diğer yeni ve genişleme amaçlı maden ruhsatları için de söz konusu olabileceğini belirtiyor. Maden firması karara bunun bir ayrımcılık olduğu gerekçesiyle karşı çıkmıştı. Karar temyiz mahkemesine gitmezse Avustralya’daki diğer madenler için de emsal teşkil edebilecek.

Frankfurt Havalimanı’nda yeni grev

0

Önümüzdeki hafta Frankfurt Havalimanı’nı kullanacak yolcuları yine uçuş iptalleri ve uzun kuyruklar bekliyor.

Uçuş Kontrolörleri Sendikası (GdF) tarafından yapılan açıklamada, ücret artışı ve çalışma şartlarının iyileştirilmesi amacıyla yürütülen toplu sözleşme görüşmelerinde başarı sağlanamaması sebebiyle gelecek hafta da uzun süreli bir greve gidileceği bildirildi. Açıklamaya göre grev bugün yerel saatle 21:00’de başlayacak ve 1 Mart Perşembe günü saat 05:00’e kadar devam edecek.

Almanya’nın en büyük havaalanı olan Frankfurt havalimanında yer işletmeleri hizmetini veren Fraport şirketiyse yeni grevi “fazlasıyla gereksiz ve anlaşılmaz” olarak niteledi. Şirket çok daha uzun süreli grevlere de hazırlıklı olduklarını ve bunun gerçekleşmesi halinde havaalanı trafiğini ayakta tutabilecek durumda olduklarını vurguladı. Şimdiye kadar yapılan grevlere rağmen uçuşların yüzde 80’i gerçekleştirilmiş, uluslararası uçuşlar ise herhangi bir aksaklık yaşanmadan yapılmıştı. Fraport önümüzdeki günlerde de benzer bir tablo beklediklerini açıkladı.

Greve giden yaklaşık 200 yer görevlisi, uçakların park pozisyonuna getirilmesini de kapsayan ve sorun yaşanması halinde havaalanı trafiğini kâbusa çevirebilecek kilit bir pozisyonda çalışıyor. Yer görevlileri geçtiğimiz haftalarda toplam 5 gün greve gitmiş, bu süre zarfında Frankfurt havaalanında bin 200 iniş ve kalkış iptal edilmişti. Fraport’un görüşme teklifi sebebiyle grev planlanandan önce sona erdirilmişti.

(DW)

Hocalı Anması’ndan devlet destekli ırkçı gösteriye

Ermenistan ile Azerbaycan arasında yaşanan çatışmalar sırasında Hocalı köyünde yaşanan dramın 20. yılında Taksim’de düzenlenen eylem devletin tam desteği ile ırkçı-milliyetçi-islamcı bir gövde gösterisine dönüştü. Eyleme İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin de katıldı.

Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Ermenistan ile Azerbaycan arasında yaşanan çatışmalar sırasında 26 Şubat 1992 yılında Hocalı köyünde çok sayıda Azeri sivilin öldürülmesi bugün Taksim’de düzenlenen eylemle protesto edildi. Eylem milliyetçi-ırkçı-islamcı örgütlerin gövde gösterisine bahane olarak kullanıldı. Hocalı Katliamını Anma Gönüllüleri Komitesi adlı platform tarafından düzenlenen eyleme İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin de katıldı. Galatasaray Lisesi önünden Taksim Meydanı’na yapılan yürüyüşün ardından Taksim Cumhuriyet Anıtı’nın olduğu bölgede miting gerçekleştirildi.

İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin ve İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu’nun da katıldığı, devletin tam desteği ile ırkçı bir gösteriye dönüşen eylemde en önde “Bir devlet iki millet Hocalı’ya adalet” pankartı taşındı. Eylemde ayrıca “Hepimiz Türküz hepimiz”, “Ermeni yalanına son”, “Hepiniz Ermenisiniz, hepiniz p..siniz”, “Ermeni yalanına sessiz kalma”, “Bozkurt Ogün”, “Bozkurt Çatlı”, “Dişe diş kana kan intikam”, “Bozkurtlar burada Ermeniler nerede”, “Katil Ermeni”, “İki devlet tek millet”, “Hrant’ın p..leri yıldıramaz bizleri” sloganları atıldı, üzerine bu ifadeler yer alan dövizler taşındı.

Bakan Şahin halkların kanı üzerinden Özal ve Erdoğan övgüsü yaptı
Taksim Meydanı’nda kurulan kürsüye çıkan İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin yaptığı konuşmada, “bu kanın o günden bu yana yerde kalmadığını ve yerde kalmayacağını” söyledi.

Bakan Şahin konuşmasında Hocalı’da yaşanan acıyı kullanarak Turgut Özal ve Tayyip Erdoğan övgüsü yaptı. Şahin ”Rahmetli Özal, ’21. yüzyıl Türk milletinin Türk dünyasının yüzyılı olmalıdır’ hedefini bize göstermişti. 21. yüzyıl Türkiye’sinin içeride ve dışarıda başarıyla, dirayetle, milletinden aldığı güç ve sevgiyle, destekle, birlikte idare eden hükümetimizin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte 21. yüzyılı inşallah Türkiye’nin ve Türk milletinin ve dünyasının yüzyılı yapacağız. 21. yüzyıl Türk milletinin yüzyılı olunca 22. yüzyılı bizim yüzyılımızı olacaktır inşallah” dedi.

İstanbul’un her yerinde çağrı afişleri asıldı
Devletin tam destek verdiği eylemin çağrı afişleri günlerdir İstanbul’un hemen her noktasında asılı bulunuyordu. İstanbul’da binlerce bilboard ve reklam panosu üzerinde “Ermeni yalanına sessiz kalma” gibi açıkça ırkçılık içeren bir ifade yer alan afişlerle kaplandı.

Sosyalist Azerilerden ırkçı gösteriye tepki
Türkiye Sosyalist Azerbaycanlılar Birliği, bugün Ankara’da düzenlediği eylemle Hocalı’da yaşanan acının halkları birbirine düşman kılacak biçimde kullanılmasına tepki gösterdi. “Yaşasın Halkların Kardeşliği” yazılı pankart taşınan eylemde okunan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“Hiçbir katliam, bir diğerinin bahanesi olamaz. Bir acı diğerinden üstün olamaz. Hocalı Katliamı’nın 1915 olaylarıyla kıyaslanmasına, Ermeni trajedisini inkar etmek için malzeme olarak kullanılmasına itiraz ediyoruz. Dink katliamı sonrası Ermenilerin acılarını paylaşmak için dile getirilmiş ‘Hepimiz Ermeniyiz’ sloganını sulandırmak amacıyla ortaya atılan ‘Hepimiz Azeriyiz’ sloganına itiraz ediyoruz. Bu oyucunun siyasi malzemesi olmayı da, seyredeni de olmayı reddediyoruz. Yaşasın halkların kardeşliği!”