Ana Sayfa Blog Sayfa 4703

Dünyanın havası en pis 7.kenti İstanbul

Dünya Bankası’nın yeni yayınlanan Dünya Kalkınma Göstergeleri (WDI) raporuna göre, İstanbul fosil yakıtlardan yayılan sülfür dioksit açısından dünyanın havası en pis 7’nci, Ankara ise 26’ncı kenti oldu.
Dünya Bankası’nın yeni yayınlanan Dünya Kalkınma Göstergeleri (WDI) raporunda hava kirliliğine ilişkin veriler de yer aldı.

Rapora göre şu anda Dünya Sağlık Örgütü (WHO) hava kalitesi limiti olarak yıllık ortalama birikimi itibarıyla metreküpte 20 mikrogram “partikül madde” (Ankara 35, İstanbul 42); 40 mikrogram nitrojen dioksit (Ankara 46) ile metreküpte günlük ortalama 20 mikrogram sülfür dioksit konsantrasyonu (Ankara 55, İstanbul 120) ilan ediyor.
Sülfür dioksitte üstlerdeyiz

Dünya Bankası Raporu’nda “Sülfür içeren kömür, dizel, benzin yakıldığında ortaya çıkan hava kirleticisi” olarak tanımlanan sülfür dioksit miktarında İstanbul dünya 7’ncisi ilan edilirken, nüfusu İstanbul’un üçte biri olmasına karşın Ankara’da sülfür dioksit sıralamasında hatırı sayılır varlık gösterdi, İstanbul’u yalnız bırakmadı ve 97 kent arasında dünya 26’ncısı oldu.

Sülfür dioksitte dünyanın en pis 10 kenti arasında, Çin’den altı; Gulyang, Chongqing, Zibo, Jinan, Anşan, Lanzhou; ve Tahran, İstanbul, Rio ile Moskova yer aldı. Liste şöyle:
Metreküp başına sülfür dioksit miktarı (mikrogram):

/**
1 Gulyang 424
2 Chongqing 340
3 Tahran 209
4 Zibo 198
5 Jinan 132
6 Rio 129
7 İSTANBUL 120
8 Anshan 115
9 Moskova 109
10 Lanzhou 102
11 Liupanshui 102
12 Yokohama 100
13 Shenyang 99
14 Beijing 90
15 Katowice 83
16 Tianjin 82
17 Daegu 81
18 Chendu 77
19 Mexico City 74
20 Nanchang 69
21 Cairo 69
22 Zhengzhou 63
23 Dallan 61
24 Busan 60
25 Guangzhou 57
26 ANKARA 55
27 Shanghai 53
28 Kalküta 49
29 Seul 44
30 Sao Paulo 43
31 Wuhan 40
32 Sofya 39
33 Budapeşte 39
34 Atina 34
35 Mumbai 33
36 Manila 33
37 Caracas 33
38 Zagreb 31
39 Milano 31
40 Durban 31
41 Ahmedabad 30
42 Santiago 29
43 Sidney 28
44 Lucknow 26
45 Manchester 26
46 New York 26
47 Londra 25
48 Delhi 24
49 Kuala Lumpur 24
50 Madrid 24
51 Harbin 23
52 Quito 22
53 Changchun 21
54 Lodz 21
55 Bratislava 21
56 Cape Town 21
57 Brüksel 20
58 Dublin 20
59 Omsk 20
60 Singapur 20
61 Kunming 19
62 Osaka Kobe 19
63 Johannesburg 19
64 Berlin 18
65 Tokyo 18
66 Toronto 17
67 Varşova 16
68 Guayaqil 15
69 Chennai 15
70 Kanpur 15
71 Viyana 14
72 Vancouver 14
73 Prag 14
74 Paris 14
75 Kiev 14
76 Chicago 14
77 Haydarabad 12
78 Frankfurt 11
79 Barcelona 11
80 Zürih 11
81 Bangkok 11
82 Montreal 10
83 Amsterdam 10
84 Bükreş 10
85 Birmingham 9
86 Los Angeles 9
87 Münih 8
88 Oslo 8
89 Lizbon 8
90 Kopenhag 7
91 Nagpur 6
92 Perth 5
93 Reykjavik 5
94 Helsinki 4
95 Auckland 3
96 Stockholm 3
97 Havana 1
**/

Zehirli nitrojen dioksitte Ankara 85’te 45’inci

Dünya Bankası raporunda, “Nitrik oksidin hidrokarbonlar ve gün ışığıyla bileşimi sonucu ortaya çıkan, fotokimyasal reaksiyonun ürettiği zehirli, geniz yakıcı gaz. Bu koşullar hem doğal hem de antropojenik (insanlar tarafından meydana getirilmiş olan) etkinlikler sonucu oluşur” diye tanımlanan nitrojen dioksit sıralamasında ise İstanbul’a listede yer verilmedi, Ankara 86 kentin sıralandığı listenin 45’inci sırasında yer aldı. Zehirli nitrojen dioksit miktarı en fazla olan kent İtalya’daki Milano oldu. İlk 10 sırayı ağırlıklı olarak bazı Çin şehirleri oluşturdu.

/**
1 Milano 248
2 Guangzhou 136
3 Mexico City 130
4 Sofya 122
5 Beijing 122
6 Lanzhou 104
7 Dalian 100
8 Kordoba 97
9 Zhengzhou 95
10 Anshan 88
11 Sao Paulo 83
12 Sidney 81
13 Santiago 81
14 Katowice 79
15 New York 79
16 Londra 77
17 Chendu 74
18 Los Angeles 74
19 Shanghai 73
20 Shenyang 73
21 Cape Town 72
22 Bükreş 71
23 Chongqing 70
24 Tokyo 68
25 Madrid 66
26 Changchun 64
27 Atina 64
28 Osaka Kobe 63
29 Daegu 62
30 Seul 60
31 Amsterdam 58
32 Paris 57
33 Chicago 57
34 Caracas 57
35 Kopenhag 54
36 Gulyang 53
37 Münih 53
38 Lizbon 52
39 Budapeşte 51
40 Busan 51
41 Kiev 51
42 Tianjin 50
43 Manchester 49
44 Brüksel 48
45 ANKARA 46
46 Jinan 45
47 Frankfurt 45
48 Birmingham 45
49 Toronto 43
50 Wuhan 43
51 Zibo 43
52 Oslo 43
53 Lodz 43
54 Barcelona 43
55 Viyana 42
56 Montreal 42
57 Reykjavik 42
58 Delhi 41
59 Mumbai 39
60 Zürih 39
61 Vancouver 37
62 Helsinki 35
63 Kalküta 34
64 Omsk 34
65 Kunming 33
66 Prag 33
67 Varşova 32
68 Johannesburg 31
69 Melbourne 30
70 Harbin 30
71 Singapur 30
72 Nanchang 29
73 Bratislava 27
74 Berlin 26
75 Lucknow 25
76 Bangkok 23
77 Ahmedabad 21
78 Auckland 20
79 Stockholm 20
80 Perth 19
81 Chennai 17
82 Haydarabad 17
83 Kanpur 14
84 Nagpur 13
85 Yokohama 13
86 Havana 5
**/

Havadaki partiküllerde ilk 50’de

Raporda havada asılı PM10 denilen çapı 10 mikrondan küçük maddelerin metreküpteki miktarı 1990 ve 2009 ölçümleri sıralandı. Türkiye’nin kentlerinden resmi nüfusunun 10 milyon 500 bin olduğu belirtilen İstanbul 111 kent arasında 39’uncu, 4 milyon nüfuslu Ankara ise 48’inci oldu. İki kent de 1990 yılından sonraki 19 yılda solunan partikül miktarını yarı yarıya düşürdü, ancak en pis ilk 50 kent arasından kurtulamadı. Soluduğu havada en fazla katı parçacık bulunan ilk üç kent Delhi (Hindistan), Xi’an (Çin) ve Kahire oldu. Listedeki bu anlamda en şanslı kentler ise havayı kirlettiği gerekçesiyle dizel yakıtın yasak olduğu Stockholm, Paris ve Auckland (Yeni Zelanda) şeklinde sıralandı. Liste şöyle:
2009’da Metreküpte PM10 miktarı (mikrogram):

/**
1 Delhi 118
2 Xi’an 115
3 Kahire 112
4 Tianjin 103
5 Çongking 101
6 Kalküta 101
7 Buenos Aires 92
8 Kanpur 86
9 Lucknow 86
10 Şenyang 83
11 Zengzu 80
12 Jinan 77
13 Lanzhou 75
14 Beijing 73
15 Çengdu 71
16 Jakarta 70
17 Anshan 68
18 Ahmedabad 66
19 Nanchang 65
20 Wuhan 65
21 Harbin 63
22 Çangçun 61
23 Zibo 61
24 Santiago 60
25 Şangay 60
26 Bangkok 60
27 Gulyang 58
28 Kunming 58
29 Foshan 56
30 Tahran 55
31 Gangzu 52
32 Mumbai 50
33 Sofya 49
34 Lupanshui 49
35 Shenenzen 46
36 Cordoba 45
37 Nagpur 44
38 Mexico City 43
39 İSTANBUL 42
40 Dalian 41
41 Daegu 38
42 Varşova 38
43 Pune 37
44 Bengalor 35
45 Torino 35
46 Seul 35
47 Katowice 35
48 ANKARA 35
49 Lodz 34
50 Atina 33
51 Busan 33
52 Johannesburg 33
53 Viyana 32
54 Haydarabad 32
55 Tokyo 32
56 Durban 32
57 Nairobi 31
58 Amsterdam 30
59 Çennay 29
60 Sao Paolo 28
61 Osaka Kobe 28
62 Los Angeles 28
63 Bogota 27
64 Barcelona 27
65 Zagreb 26
66 Rio 25
67 Yokohama 25
68 Quito 24
69 Milano 24
70 Manila 24
71 Brüksel 23
72 Roma 23
73 Singapur 23
74 Madrid 23
75 Akra 21
76 Zürih 21
77 Kiev 21
78 Birmingham 20
79 Chicago 20
80 Kuala Lumpur 19
81 Oslo 19
82 Toronto 18
83 Guayakil 18
84 Almanya 18
85 Lizbon 18
86 Sydney 17
87 Havana 17
88 Prag 17
89 Kopenhag 17
90 Helsinki 17
91 Omsk 17
92 Londra 17
93 New York 17
94 Frankfurt 16
95 Münih 16
96 Budapeşte 16
97 İzlanda 16
98 Bükreş 16
99 Moskova 16
100 Cape Town 16
101 Kanada 15
102 Dublin 13
103 Caracas 13
104 Bratislava 12
105 Manchester 12
106 Melbourne 11
107 Perth 11
108 Vancouver 11
109 Auckland 11
110 Paris 10
111 Stockholm 9
**/

Ev içinde bacasız ateş yakmayın

Dünya Bankası Raporuna göre ev içi ve dışarıdaki hava kirliliği insan sağlığı için önemli risk oluşturuyor. insanların yarısından fazlası temel enerji gereksinimlerini tezek, odun ve bitki atıkları ya da kömür yakarak gideriyor. Bacası olmayan açık ateş ya da fırınlarda bu yakıtlarla yemek pişirme ve ısınma, yılda 1.6 milyon, her 20 saniyede bir kişinin ölümüne yolaçan eviçi hava kirliliğine neden oluyor. Raporda şöyle denildi:

“Birçok kentte hava kirliliği sağlığı tehdit eden ana çevre tehdidi durumunda. İs ve küçük partiküllere uzun süre maruz kalınması solunum sistemi hastalıkları, akciğer kanseri ve kalp rahatsızlıkları dâhil sağlık üzerinde etkilerde bulunuyor.

Tek başına ya da sülfür dioksit ile birlikte partikül kirliliği, sağlık sorunları üzerinde muazzam yük oluşturuyor. Sülfür dioksit ve nitrojen dioksit salınımı, ağaçlar ve bitkiler için kritik olan besinler ve iz minerallerin liç (asitle çözülme) haline gelmesine neden olabilecek şekilde, asit yağmuru ve büyük uzaklıklar boyunca diğer asidik bileşiklerin çökelmesine neden oluyor.

Sülfür dioksit salınımı özellikle gençlerde ve yaşlılarda insan sağlığına, zarar verebilir. Nitrojen dioksit, bakteriler, motorlu araçlar, sanayi faaliyetleri, azotlu gübreler, akaryakıt ve biyokütle yakımı ile toprakla okyanuslarda bulunan organik maddelerin aeorobik ayrışmasıyla ortaya çıkar.

Toz kontrolü olmayan enerji santralleri, çelik fabrikaları, endüstriyel kazanlar ve merkezi ısıtma için ana yakıtın kömür olduğu yerlerde yüksek düzeyde kent hava kirliliği yaygındır, özellikle de partikül maddeler ve sülfür dioksit açısından. Diğer yerlerde ise en kötü salınım petrol ürünlerinin yakılmasından kaynaklanır.”

Raporda “Hava kirliliği yoğunlaşmaları yerel koşullara duyarlıdır ve aynı kentteki izleme bölgelerinde değişik düzeydeki kayıtlara rastlanabilir. Bunun için veriler sadece hava kalitesinin genel bir göstergesi olarak alınmalı ve karşılaştırmalar ihtiyatla yapılmalıdır” denildi.

(Ajanslar)

Cari açık üç ayda 16.2 milyar dolar

Cari açık Mart ayında 6.1 milyar dolar olarak gerçekleşti. İlk çeyrekte açık 16.18 milyar dolar oldu.

Türkiye’nin yumuşak karnı olarak gösterilen cari açık azalıyor.

Merkez Bankası verilerine göre, Mart’ta açık 5.4 milyar dolarlık azalarak 6.1 milyar dolar olarak gerçekleşti. CNBC-e anketinde 5.6 milyar dolar olması bekleniyordu.

İlk çeyrekte cari açık yüzde 25.1 düşüşle 16.18 milyar dolar oldu.

Yıllık kümülatif cari açık ise Mart ayında Şubat ayındaki 75.24 milyar dolardan 71.8 milyar dolara geriledi. Mart ayında net hata noksan kalemi 2.2 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Yurtdışında yerleşik kişilerin yurt içinde yaptıkları net yatırımlar, bir önceki yılın ilk çeyreğine göre 344 milyon dolar artarak 4.57 milyar dolara yükseldi.

Ankara’da Uçan Süpürge heyecanı

Kadın yönetmenler tarafından çekilen filmler 1 hafta boyunca jüri önünde yarışacak.

Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali…

Uluslararası düzenlenen etkinlik 15’inci yaşını kutluyor.

Sinemada kadın emeğine katkıda bulunmak için düzenlenen festivalde kadın yönetmenlerin çektiği filmler yarışacak.

Etkinlikte 100 yönetmen derece almak için mücadele edecek.

Festival, Fas’tan Filistin’e, Şili’den Norveç’e 41 ülkeden 115 filmi sinema severlerle buluşturacak.

Gecede ödüller de dağıtıldı.

“Uçan Süpürge Onur Ödülü” sinemada 40’ıncı yılını kutlayan oyuncu Hale Soygazi’ye verildi.

Soygazi, uçan süpürgenin 15. yılında bu ödülü aldığı için çok mutlu olduğunu söyledi.

Festival kapsamında “Bilge Olgaç Başarı Ödülleri” de sahiplerini buldu.

Ödülü iki önemli isim paylaştı.

Serra Yılmaz ve Füsun Demirel.

Etkinlik kapsamında ODTÜ, Hacettepe ve Ankara Üniversitelerinde de film gösterimi olacak.

Festival 17 Mayıs’a kadar devam edecek.

Sanatseverler filmleri Kızılırmak Sineması ve Alman Kültür Merkez’inde izleyebilecek.

Olimpiyat Meşalesi yola çıktı

Londra Olimpiyat Oyunları’nın meşalesi, Yunanistan’ın tarihi Olimpia kasabasındaki Hera tapınağında düzenlenen törenle yakıldı.

Meşalenin ilk ateşini baş rahibe kıyafetli Ino Menegaki, güneş ışınlarınin özel olarak yansıtılması ile yakarken, törende 2012 Londra Olimpiyat Oyunları Düzenleme Komitesi Başkanı Sebastian Coe, bir konuşma yaptı:

“Bu özel meşale barış ve kardeşliğin mesajını taşıyacak. Aynı zamanda İngiltere halkının saygı ve iyi niyeti de onunla birlikte olacak. Ülkemizde, herkes tarafından paylaşılan olimpiyatların sonsuz değerlerini insanlara hatırlatmak için parlayacak.”

Olimpiyat ateşi daha sonra taşıması için Yunanlı Dünya Yüzme Şampiyonu Spyros Gianniotis’e verildi. Meşale Yunanistan’daki 2 bin 900 kilometrelik yolculuğunu 500 sporcu ile tamamladıktan sonra kesintisiz bir şekilde Londra’ya getirilecek.

Meşale İngiltere’de 8 bin kişi tarafından taşınarak, 8 bin kilometre yol kateddikten sonra 27 Temmuz’da Stratford’daki Olimpiyat stadyumuna ulaşacak.

Modern Olimpiyatlar’da ilk meşale 1928 Amsterdam Olimpiyatları’nda yakılmış, Yunanistan’dan çıkarak oyunların yapıldığı ülkeye taşınması geleneği 1936’da Berlin Olimpiyatları ile başlamıştı.

Taksim Platformu’ndan Meydan için öneriler

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Taksim Platformu, Taksim Gezi Parkı’nda 9 Mayıs 2012 Çarşamba günü, saat 12:00’de bir  basın toplantısı düzenledi.

Toplantıda Türkiye’nin en önemli meydanlarından birinde, hem İstanbul’un nadir kalmış parklarından biri, bilgi verilmeden vatandaşın elinden alındığı,  hem de uzman görüşü alınmadan, kriter ve vasıflar geniş katılımlı bir süreçte müzakere edilmeksizin, Belediye tarafından, Belediye için çalışan kişilere ihale edildiği ileri sürüldü.

Tünellere gösterilen geniş ve yoğun tepki karşısında, Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın, « şimdilik sadece bir tünel » yapılacağı bilgisini verdiğini belirten Taksim Platformu “Ortada yeni bir proje yok, yeni onaylar yok, yeni kararlar yok. Geçerli olan proje nerede ?” diye soruyor.

Projenin iptali ve yürütmenin durdurulması için gereken davaları açtıklarını belirten Taksim Platformu Belediyeyi bir kere daha vahim hatalar yapılmadan müzakere sürecini başlatmaya davet ettiler.

Taksim Platformu Meydan trafiğinin düzenlenmesi ve Gezi Parkı’nın daha iyi kullanılabilmesi için pratik ve iyileştirici önlemler ve uygulamalar hayata geçirilmeli diyerek Taksim Gezisi için İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne önerilerini şöyle sıralıyorlar:

ARABA DEĞİL YAYA !

BİNA DEGİL YEŞİL ALAN!

İNŞAAT DEĞİL BAKIM !

1. Taksim Gezisi’nin ve Maçka Parkı’nın otopark olarak kullanılmasına son verilmesi.

2. Yaya köprüsünün üzerinden araç, kamyon geçmemesi. Köprünün bakım görmesi.

3. Gezi’nin yaya yolunun tam ortasına Hyatt Regency oteli için yapılan trafo yapısının kenara alınması.

4. Elmadağ otobüs durağı ile Taşkışla/Maçka Parkı/teleferik arasındaki güzel geçitin açılması, yeniden düzenlenip iyileştirilmesi, ışıklandırılması, işaretler konması.

5. Taksim Gezisi/Hilton’un bahçesi/İstanbul Kongre Merkezi/Muhsin Ertuğrul arasındaki yaya geçişinin yeniden düzenlenmesi, belediye kararının uygulanarak yayalara açılması, bölgede alternatif güzergâhlar yaratılması, bisiklet yolu yapılması.

6. Nişantaşı Parkı’ndan Taksim Gezisi’ne yürüyebilmek için İtfaiye garajının yanındaki yaya yolunun kullanılır hale gelmesi, arabalara tahsisinin durdurulması.

7. Parkın içinde kamulaştırılan yeşil alanın amaçlarına aykırı olan, Opel otomobil servis istasyonunun kapatılması.

8. Taksim Gezisi’nde kültür varlığı olan mimari düzenlemenin bakım ve onarımının yapılması. Otoparkçılar tarafından araçların yerleştirilmesi için yıkılan küfeki taşı kolonadların / trabzanların tamir edilmesi.

9. Gezi’nin girişindeki merdivenlerinüzerindeki kaçak kulübelerin kaldırılması ve basamakların onarılması. Güvenlik güçleri için parkı işgal etmeyecek bir çözüm bulunması.

10. Giriş platformunun döşemesini ve altyapısını gösteriler ve çok amaçlı etkinlikler için yeniden düzenlenmesi.

11. Gezi’nin içine betondan olmayan bir küçük konser platformu konması.

12. Gezi’nin bir devamı olan Maçka Parkı’ndaki betonların kaldırılması, arazi topografyasına uygun eski yaya yollarının bakımının yapılması, kaldırımla ilişkili merdivenlerin restoranlar tarafından işgalinin engellenmesi.

13. Bir bütün olarak Gezi ve Maçka Parkı için bir koruma planı hazırlanması, ağaçların, peyzaj ve bitki örtüsünün rehabilitasyonu/geliştirilmesi bakımı, atıkların, kullanım biçiminin, işlevlerinin bir yönetim planına kavuşması.

14. Gezi içindeki mezar taşlarını korumak için belediyenin yaptığı projenin uygulanması.

15. Nişantaşı Parkı düzenlenmesi, CRR ve Askeri Müze ve Muhsin Ertuğrul’a yaya geçişi sağlanması.

16. Kültür varlığı olarak tescilli olan Gazometre’nin korunması (konservasyon işlemi) ve aydınlatılması için bir proje hazırlanması.

17. Dolmabahçe’de tünel girişinin örtülmesi ve merdivenlere yaya erişiminin kolaylaştırılması için öneriler geliştirilmesi.

18. Taksim Gezisi ve Maçka Parkı için bir şehir mobilyaları tasarım kılavuzu hazırlanması.

19. Taksim ana metro girişinin yaya dostu hale getirilerek, İstiklal caddesi ile bağlantılandırılması

20. Maksem’in içinde gerçekleştirilen sergi salonunun havalandırma sorununun çözülmesi, etkinlikler için STK’lar ile pilot bir yönetim çalışması yapılması

21. Engelliler için Taksim Gezisi’ne ulaşımı kolaylaştıracak tertibatın yapılması

22. Meydanın otobüs park ve bekleme alanı olarak kullanılmaması

23. Tarlabaşı Bulvarından gelen otobüslerin trafiği tıkayacak bir biçimde Cumhuriyet caddesinin girişinde beklememesi, durakların ileri alınması ..

Yeşil Gazete

New York, bisiklet sistemine geçiyor

New York’ta benzin fiyatının artması üzerine belediye, bisiklet sistemini devreye soktu. Devreye girecek yeni sistem ile birlikte Amerikalılar ulaşımda bisikleti daha aktif kullanmaya başlayacak.

Proje, Temmuz ayında 10 bin kiralık bisiklet ile başlayacak. Yeni sistem ile ilgili bilgi veren New York Belediye Başkanı Michael Bloomberg, 24 saatlik bisiklet kullanma izninin 9.95 dolar olacağını söyledi.

Bunun yanında ilk yarım saat boyunca bisiklet ücretsiz kullanılabilecek. Ondan sonraki her 30 dakika için ise 9 dolar ücret tarifesi uygulanacak.

Başkan Bloomberg, şehrin farklı yerlerinde 60 bisiklet istasyonu olacağını ve her istasyonda 60 bisikletin hazır olacağı bilgisini verdi.

New York’ta yaşayanların yüzde 54’ünün günde 3.2 kilometre bisiklet kullanması bekleniyor. Projenin hayata geçirilmesiyle, birçok insanın metro yerine bisikleti tercih etmesi bekleniyor.

Bisikleti kiralayanlar, şehirde gidecekleri yere en yakın istasyona bisikletini bırakabilecek. Kiralanan sürede geri getirilmeyen bisikletler için ise bin dolar ceza ödenecek.

New York’ta planlanan bisiklet kullanma projesi diğer şehirlere göre daha pahalı. ABD’nin Boston şehrindeki bisiklet sisteminde bir saatlik bisiklet kullanma bedeli 4 dolar.

TOGO işçisine gözaltı

0

TOGO önünde direnişte olan 35 işçiye, polis saldırarak işçileri gözaltına aldı. Polis işçilerin pankart ve dövizlerine de el koydu.

TOGO’da çalışırken sendikalı olmalarıyla birlikte işten çıkartılan ve fabrika önünde direnişe geçen 35 işçiye sabah saatlerinde polis saldırdı. İşçilerin toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet ettikleri iddia eden polis, 30 işçiyi gözaltına aldı. Polis işçilerin pankart ve dövizlerine de el koydu.

Konuyla ilgili Sendika.Org’a konuşan Deri İş Örgütlenme Uzmanı Engin Çelik, kendilerinin böyle bir saldırı beklediğini belirterek bu tarz saldırılara alışık olduklarını ama bunların kendilerini yıldıramayacağını söyledi. İşverenin işçilere karşı savaş aştığını, polisinde bu savaşta işverenden yana olduğunu belirtti Çelik, polisin bu tutumunu protesto ettiklerini ifade etti. Çelik, mücadelelerinden asla geri adım atmayacaklarını ve kazanana kadar direneceklerini söyledi.

Bugün Deri İş’i ziyaret etmesi beklenen KESK Ankara Şubeler Platformu ise gözaltı olayının yaşanması ardından saat 12.30’da Yüksel Caddesi’ne yaşanan gözaltıları protesto etme kararı aldı.

(sendika.org)

Obama: Eşcinseller evlenebilmeli

ABD Başkanı Obama, eşcinseller arasındaki evliliklere izin verilmesi gerektiğini söyledi. Eşcinseller arasında büyük sevinç yaratan Obama’nın bu açıklamasıyla ilgili ‘tarih yazdı’ yorumu yapıldı.

ABD Başkanı Barack Obama, aynı cinsiyetten çiftlerin evlenebilmesine izin verilmesi gerektiğini söyledi.

Obama bu açıklamasıyla, ülkedeki eşcinsel hakları savunucuları arasında büyük sevinç yarattı.

Eşcinsel haklarını savunan gruplardan Human Rights Campaign, Obama’nın bu açıklamalarıyla ‘tarih’ yazdığını belirtti.

Obama, bir televizyon kanalına verdiği demeçte konuyla ilgili şunları söyledi:

”Eşcinsel evlilikler konusunda kısmen bir tereddütüm vardı, çünkü medeni birlikteliklerin yeterli olacağını düşünüyordum. ‘Evlilik’ kelimesinin, birçok kişi için, çok güçlü gelenekleri, dini inançları ve buna benzer şeyleri hatırlattığı gerçeğine karşı hassastım. Ama şimdi, bir adım ileri giderek, aynı cinsiyetten çiftlerin evlenebilmesi gerektiği şeklindeki düşüncemi beyan etmem kişisel olarak benim için önemli.”

Obama, eşcinsel evliliklere destek verdiğini açıklayan ilk ABD Başkanı oldu.

RAKİBİ EŞCİNSEL EVLİLİĞE KARŞI

Obama’nın açıklamasının, gelecek kasım ayında yapılacak seçimler öncesindeki kampanya döneminde de sıkça gündeme gelmesi bekleniyor.

Seçimlerde Obama’nın rakibi olmasına kesin gözüyle bakılan Cumhuriyetçi Parti’nin aday adayı Mitt Romney, eşcinsel evliliklerine karşı çıkıyor.

(NTV)

“Bilinen Bayan” da kim?

CHP milletvekili Melda Onur, polislerin kullandığı “Bilinen Bayan” teriminin anlamını bir soru önergesiyle sordu, İstanbul Valisi’nden gelen yanıtı Onur “ataerkil ve muğlak” diye eleştirdi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Melda Onur‘un soru önergesini yanıtlayan İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, polislerin kullandığı “Bilinen Bayan” teriminin açıklamasını yaptı: “Tabir, teşhircilik yaparak trafik güvenliğini tehlikeye düşüren bayanlar için kullanılmaktadır” dedi.

Onur, basında çıkan ve “Hüseyin Çapkın’ın İstanbul Emniyeti’nde ‘Bonus’ uygulaması başlattığı” yönündeki haberlerle ilgili olarak, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in yanıtlaması amacıyla soru önergesi vermişti. Bakan Şahin adına önergeyi, İstanbul Valisi Avni Mutlu yanıtladı.

Mutlu, “Bonus” uygulamasıyla ilgili, “Puanlama, bölgenin suç oranı ve çeşidine göre düzenlendi. Performansı iyi personel daha aktif, düşükler ise daha uygun birimlerde değerlendirildi. Puanlamayla ilgili herhangi bir keyfilik söz konusu değildir” dedi.

Vali Mutlu, “Balyoz, Devrimci Karargâh, Ergenekon ve KCK” gibi soruşturmalarda görevli personel için “Bonus” uygulaması olmadığını belirtti. Hürriyet’in haberine göre Mutlu ayrıca, “Travesti ve transseksüellere, adli olaya karışmadıkları sürece cezai işlem uygulanmayıp, cinsel tercihlerinden dolayı bir sorgulama” yapılmadığını söyledi ve “Otoyollar, trafik güvenliğini tehlikeye düşürme durumlarında travesti olup olmamalarına bakılmaksızın, şahıslar hakkında gerekli kanuni işlem yapılıyor” şeklinde bir açıklama yaptı.

Vali Mutlu, “Hedef kitle kimler” sorusuna da, “Çok sayıda suç işleyen (uyuşturucu, hırsızlık, kapkaç, gasp vb), olaylara karışmış ve aranması olan, üzerinde suç unsuru bulunan şahıs” karşılığını verdi.

Onur, Mutlu’nun cevaplarını eleştirdi. “Bilinen Bayan” tanımlamasının açıkça ataerkil ve muğlak olduğunu söyleyen Onur, “Teşhirciliğin sınırı nedir? Kanunlarda cinsel organlar olarak tanımlansa da kısa etek, göğüs dekoltesi gibi maço erkek anlayışının tacizlerine konu olan kıyafetleri giyen tüm kadınlar bilinen bayan mıdır? Örneğin kaldırımda duran bir ‘trans’ trafiği nasıl engellemektedir?” diye sordu.

Ne olmuştu?

CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin‘in yanıtlaması istemiyle 18 Şubat 2012’de bir soru önergesi vermişti. Önergede, “Polisler, Kürdistan Topluluklar Birliği (KCK), OdaTV, Ergenekon operasyonları için ne kadar ‘bonus’ aldı?” diye sormuştu.

Onur, Bakanlığın getirdiği “Önleyici Hizmetler Büro Amirlikleri Puan Cetveli” yöntemiyle,  failler gözaltına alındığında, polise verilmesi öngörülen bir çeşit ödüllendirme puanları uygulaması getirildiğini hatırlatmıştı.

Uygulamayla ilgili de önce “Polis-haber” adlı haber sitesinde 21 Haziran 2010’da yayınlanan şu haber örnek gösterilmişti:

“Hüseyin Çapkın’ın İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne gelmesiyle Önleyici Hizmetler ve Güven Timleri’nde uygulanan bonus sistemiyle, etkileyici performans göstererek yüksek bonus toplayan 670 polisin tayinleri operasyonel şubelere çıkarılırken, düşük bonus alan 300 polis de sürgün yerleri olarak nitelendirilen nöbet noktalarına çekildi.”

Onur, “Polis haber” sitesindeki habere göre, “suç adı” “puanı” ve “tutuklanırsa” başlıklı üç sütunda cinayet, hırsızlık gibi çeşitli suçlar yer aldığını belirtti ve “Örneğin cinayet için 1000, yankesicilik için 50 puan öngörülüyor” dedi.

Ayrıca, belgede “Travesti”, “Bilinen Bayan”, “Kabahatler Kanunu”, “Memura Mukavemet” (Hedef Kitle) gibi belirsiz tanımlamalar yapıldığının altını çizdi.

“Böyle bir uygulamanın polis teşkilatının, yurttaşlara güvenlik sağlamak yerine suç ve suçlu yaratmaya yol açabileceği uygulamalara yöneleceği ve hatta polisin keyfi gözaltı uygulamalarına yol açabileceği endişesi sıkça dile getiriliyor.”

“Ayrıca ‘suç’ sayılan fiillerin yanına eklenen ‘travesti’ ibaresi transseksüellerin var oluşlarını bir suç olarak tanımlıyor. “Bilinen Bayan”, “Kabahatler Kanunu”, “Memura Mukavemet (Hedef Kitle)” ibareleri ise belirsizlikleri ile kolluk güçlerine geniş bir keyfiyet alanı verebileceği endişesi oluşturuyor.”

Onur, bu gerekçeleri sıraladıktan sonra, Şahin’e şu soruları yöneltmişti:

* Bu puan cetveli uygulanmaktaysa, puanlama sistemi nasıl işliyor? Toplanan puanlar ne şekilde değerlendiriliyor?

* Tutuklama olmayan gözaltı işlemlerinin de puanlandığı bir sistemle keyfi gözaltı sorunu nasıl önlenecek/önleniyor? Serbest bırakma ile sonuçlanan gözaltı işleminin puanı nasıl değerlendiriliyor?

* Düşük bonus alan memurların bunu yükseltme yönünde göstermek isteyecekleri performansın keyfi uygulamalara dönüşmemesi için bir önlem alınıyor mu?

“Travestiliği nasıl ‘suç’ olarak tanımladınız?”

* Türkiye Cumhuriyeti yasalarına ve uluslararası sözleşmelere göre travesti/transseksüel olmak suç değil. Bakanlığınız hangi mevzuata dayanarak “Travesti” diye bir suç tanımladı?

* Puan cetvelinde geçen “Bilinen Bayan” teriminin gerçek anlamı nedir? “Kabahatler Kanunu” uygulamalarının kapsamı nedir? Mahkeme yoluyla iptal durumunda puanlar ne oluyor? “Memura Mukavemet (Hedef Kitle)” ibaresindeki “Hedef Kitle” kimlerden oluşuyor ve neye göre belirleniyorlar?

* Yoğun gözaltı ve tutuklamaların yaşandığı Balyoz, Devrimci Karargah, Ergenekon, Hopa, KCK, Oda TV gibi davaların operasyonları sürecinde de bu bonus puanlar geçerli oldu mu? Bu gözaltı ve tutuklamalarda görevli memurlar ne kadar bonus puan topladılar?

(Bianet)

Vicdani Ret Haftası başlıyor

Bu yıl 12-20 Mayıs arası düzenlenecek Dünya Vicdani Retçiler Günü etkinliklerinde “Savaş ve çocuk”, “İslami açıdan vicdani ret”, “hukuk ve vicdani ret”, “Şüpheli asker ölümleri” gibi konular ele alınacak.

“Bizler, vicdani retçiler, savaş karşıtları ve antimilitaristler olarak yaşanmakta olan savaşa ve militarizme karşı duruşumuzu, tavrımızı yapacağımız etkinliklerle dile getirip daha da geliştireceğiz.

Bu yıl, 15 Mayıs Platformu olarak 9 güne yayılan etkinliklerle Dünya Vicdani Retçiler Günü’nü gerçekleştireceğiz.

“Ne mutlu kardeşim diyene” diyoruz ve halaylarımızla, horonlarımızla, her dilden ezgilerimizle retlerimizi açıklıyoruz. Sizi de bekliyoruz.

PROGRAM:
12 Mayıs 2012 13:00
TOPLU BROŞÜR DAĞITIMI

GALATASARAY LİSESİ ÖNÜ
12 Mayıs 2012 15:00
PANEL: SAVAŞ VE ÇOCUK

TMMOB Makine Müh. Odası İstanbul Şubesi / Beyoğlu
Film gösterimi: Ölüm Kervanı
(18 dakika) Yön: Arşad Narçin

Konuşmacılar:

Nazan Üstündağ (Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi)
Ercan Aktaş (Barış İçin Vicdani Ret Platformu)
Serdar Değirmencioğlu (Çocuklar İçin Adalet Takipçileri)
* PROGRAM’ın İngilizcesi de var.
Vicdani Ret Haftası Başlıyor(BASIN)

15 Mayıs Platformu olarak hazırladığımız Vicdani Ret haftası etkinlikleri ile ilgili program aşağıdadır. Etkinliklerimize aktif katılımınızı ve kendi iletişim gruplarınızda ya da yayın organlarınızda duyurusunu yaparak daha geniş çevrelerce de bilinir olmasını sağlamak konusunda desteklerinizi bekleriz.

Daha geniş bilgi ve iletişim için Merve Arkun (0554 741 22 25 [email protected] ) ile görüşebilir, www.savaskarsitlari.org ve www.barisicinvicdaniret.org sitelerine bakabilirsiniz.

15 MAYIS PLATFORMU

Bugün 15 Mayıs Dünya Vicdani Retçiler Günü…

1993 yılı Temmuz ayında Ören, Milas’ta 40 ülkeden 90 kişinin katılımıyla 8. si gerçekleştirilen ICOM-Uluslararası Vicdani Retçiler Toplantısı’nda 15 Mayıs’ın Dünya Vicdani Retçiler Günü olması kararlaştırılmıştı.

1996 yılında vicdani retçi Osman Murat Ülke’nin tutuklanmasıyla başlatılan protesto etkinliklerinden biri de -1997 yılı 15 Mayıs’ında ilki gerçekleştirilen- Dünya Vicdani Retçiler Günü olmuştu.

O günden beri hemen her yıl 15 Mayıslarda çeşitli etkinlikler yapılır oldu.

Vicdani ret bireyin dini, politik ya da ahlaki gerekçelerle askerliği reddetmesidir. Esas olarak da savaş karşıtı bir tavırdır.

Bizler, vicdani retçiler, savaş karşıtları ve antimilitaristler olarak yaşanmakta olan savaşa ve militarizme karşı duruşumuzu, tavrımızı yapacağımız etkinliklerle dile getirip daha da geliştireceğiz.

Militarizm her yönüyle varlığını sürdürüyor. 47 Avrupa Konseyi ülkesi içinde vicdani red hakkını tanımayan tek ülke Türkiye’dir. ‘Halkı askerlikten soğutmak’ gibi tamamen militarist bir ceza maddesine dayanılarak insanların yargılandığı ve hapse atıldığı bir ülkedeyiz…

Bu yıl, 15 Mayıs Platformu olarak 9 güne yayılan etkinliklerle Dünya Vicdani Retçiler Günü’nü gerçekleştireceğiz.

Bu etkinliklerde;

Savaşın çocuklar üzerindeki etkilerini ele alacağız. Süren savaşı kendi bedenleri üzerinde deneyimleyen ve de buna karşı kendi sesini duyurmak isteyen, karşı koyan, itiraz eden bu çocukların hiyaleri; yaşadıklarını nasıl anlatıyolar, neyi nasıl yaşıyorlar, bizlere neler söylemek istiyorlar?

Öte yandan müslüman vicdani retçilerle zorunlu askerliğe İslami argümanlarla meşruluk kazandırılmasını tartışacağız.

14 Haziran 1995 de PKK tarafından kaçırılan ve 18 ay sonra serbest bırakılan 9 askerden biri olan İbrahim Yaylalı’nın katılımıyla esir politikasını tartışacağız.

Konu üzerinde çalışmış, vicdani ret davalarına girmiş hukukçularla vicdani reddin bugün geldiği noktayı ve 318’i değerlendireceğiz.

“Şüpheli asker ölümleri”ni bizzat askerlerin aileleriyle gündeme taşıyacağız. “İntihar” ya da “kaza” ile ölümlerin ardında hangi gerçekler var, aileler bu konuda neler yaşadı, ne düşünüyorlar?

Toplumun militarizasyonuna okullardan mercek tutacağız. Kışla eğitimine hayır diyen liselilerin tartışmasına katılacağız.

Vicdani retçi kadınlar, vicdani retçilerin eşleri olan kadınlar, barış anneleri biraraya gelecekler. Onların yaşadıklarına, düşündüklerine kulak verip, sorular soracağız.

Savaşın ve militarizmin mağdurları da aramızda olacak.

Güvenlikçi politikaları ele alacağız. Bu politikaların; en acımasız savaş manzaralarını ortaya çıkardığını, toplumsal muhalefeti bir bütün olarak baskı ve tehditlerle, gözaltı ve tutuklamalarla sindirmeye çalıştığını, savaşı en acımasız bir şekilde bastırmanın ve ‘bölgesel lider’ olabilmenin bir ön koşulu olarak silahlanmaya büyük bir ağırlık verildiğini, silah harcamalarının giderek büyümekte olduğunu tartışacağız.

Bu yıl da aramıza yepyeni vicdani retçiler katılacak. Onların dünyaya nasıl baktığına, savaşsız, barış dolu bir yaşama olan inanç ve kararlılıklarına tanıklık edeceğiz.

PROGRAM:

12 Mayıs 2012 13:00
TOPLU BROŞÜR DAĞITIMI

GALATASARAY LİSESİ ÖNÜ

12 Mayıs 2012 15:00
PANEL: SAVAŞ VE ÇOCUK

TMMOB Makine Müh. Odası İstanbul Şubesi
Beyoğlu
Film gösterimi: Ölüm Kervanı
(18 dakika) Yön: Arşad Narçin
Konuşmacılar:
Nazan Üstündağ (Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi)
Ercan Aktaş (Barış İçin Vicdani Ret Platformu)
Serdar Değirmencioğlu (Çocuklar İçin Adalet Takipçileri)

TÜM HAFTA
SERGİ: FOTOĞRAFLARLA 15 MAYIS

KAFE 26A
İstiklal Caddesi Tel Sok. No: 26/A Beyoğlu

14 Mayıs 2012 19:00
PANEL: İSLAMİ AÇIDAN VİCDANİ RET

Mazlumder İstanbul Şubesi
Fatih
Sema Erdoğan Başaran (Özgür Açılım)
Nebiye Arı (vicdani retçi)
Enver Aydemir (vicdani retçi)
Muhammed Serdar Delice (vicdani retçi)

15 Mayıs 2012 19:00
SÖYLEŞİ: ESİR POLİTİKALARI

KAFE26A
İstiklal Caddesi Tel Sok. No: 26/A Beyoğlu
İbrahim Yaylalı (1995 yılında esir düşen, 18 ay sonra serbest kalan askerlerden biri)

16 Mayıs 2012 18:00
PANEL: HUKUK VE VİCDANİ RET

İstanbul Barosu Orhan Adli Apaydın Konferans Salonu
Beyoğlu
Av. Davut Erkan (Barış İçin Vicdani Ret Platformu)
Serkan Köybaşı (Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Araştırma Görevlisi)
Oğuz Sönmez (Barış İçin Vicdani Ret Platformu)
Av. Güray Dağ (Çağdaş Hukukçular Derneği)

17 Mayıs 2012 19:00
PANEL: ŞÜPHELİ ASKER ÖLÜMLERİ

TMMOB Makine Müh. Odası İstanbul Şubesi
Beyoğlu

19 Mayıs 2012 13:00
SÖYLEŞİ: NE OKULA NE KIŞLAYA

KAFE 26A
Vicdani retçi liseliler savaş ve militarizm görüntülerinden oluşan bir kolaj izledikten sonra okullardaki militarizm üzerine konuşacak

19 Mayıs 2012 18:00
PANEL: KADINLAR SAVAŞIN NERESİNDE

TMMOB Makine Müh. Odası İstanbul Şubesi
Beyoğlu
Ayşe Gül Altınay (Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi)
Remziye Suver (Vicdani Retçi İnan Suver’in eşi)
Dilek Taş Delice (Vicdani Retçi Muhammed S. Delice’nin eşi)
Canan Soylu ((Vicdani Retçi Kadınlar)
Barış Annesi

20 Mayıs 2012 13:00
Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi / TÜNEL
SERGİ: FOTOĞRAFLARLA 15 MAYIS
PANDOMİM

İlker Kılıçer

20 Mayıs 2012 13:00
BARIŞ İÇİN SÖZÜMÜZ VAR

Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi / TÜNEL
Kışlada öldürülen erler Uğur Kantar, Eren Özel ve Sevag Balıkçı’nın aileleri,
Roboski’den Garipe Ürek,
Sivil ölüm yaşayan vicdani retçi Necip Fazıl Kocaoğlu,
Liseli retçi Abdülmelik Yalçın

20 Mayıs 2012 14:00
PANEL: MİLİTARİZME “GÜVEN” OLMAZ

Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi / TÜNEL
Sabahat Tuncel (BDP İstanbul Mv.)
Foti Benlisoy (Yazar)
Hale Akay (Helsinki Yuttaşlar Derneği)

20 Mayıs 2012 17:00
VİCDANİ RETÇİLER YÜRÜYÜŞÜ

TÜNEL’den TAKSİM’e

20 Mayıs 2012 18:00
TOPLU RET AÇIKLAMALARI

TAKSİM

“Ne mutlu kardeşim diyene” diyoruz ve halaylarımızla, horonlarımızla, her dilden ezgilerimizle retlerimizi açıklıyoruz.
Sizi de bekliyoruz.

Reddet, diren, hayır de!
Askere gitme, kardeş kanı dökme!

15 MAYIS PLATFORMU

www.savaskarsitlari.org
www.barisicinvicdaniret.org