Ana Sayfa Blog Sayfa 4349

Tahir Canan 32 yıl sonra özgürlüğüne kavuşacak

32 yıldır türlü hukuksuzluklarla cezaevinde tutulan Tahir Canan, verilen özgürlük mücadelesi sonunda serbest bırakılıyor.

Dün Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilen ve “4. Yargı Paketi” olarak bilinen İnsan Hakları ve İfade Özgürlüğü Bağlamında Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile birlikte Canan’ın da aralarında bulunduğu beş kişinin serbest kalması bekleniyor.

bianet’e değerlendirmede bulunan Tahir Canan’ın avukatı Yıldız Koluaçık, yasa metninin tam halinin kendilerine henüz ulaşmadığını ama kendilerine gelen duyumlar çerçevesinde “1982’den önce işlemiş olduğu bir suç dolayısıyla hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum olan bir kişi hakkında, mahkum olduğu cezanın infazı süresince koşullu salıverildikten sonra denetleme süresi içinde işlediği yeni bir suç sebebiyle koşullu salıverilme kararı geri alınmaz” yönünde düzenleme yapıldığını ifade etti.

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan da düzenlemenin altında dört partinin de imzasının olduğunu ve Tahir Canan’ın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün imzasının ardından serbest kalacağını söyledi.

Avukat Yıldız Koluaçık da Canan’ın serbest kalması için Cumhurbaşkanı Gül’ün onayının bekleneceğini ama savcının söz konusu mağduriyeti göz önünde bulundurarak Tahir Canan’ı yarın da serbest bırakabileceğini söyledi.

Tahir Canan 1979’da siyasi cinayet işlemek suçlamasıyla tutuklanmış ve 36 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

Canan, 1991’de şartlı tahliyeden yararlanarak serbest kalmış, ancak 1993’te TDKP üyesi olduğu iddia edilerek 12 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

Tahir Canan’ın, şartlı tahliyeden yararlanarak cezaevinden çıktığı için önceki cezasını da çekmesine hükmedilmişti.

Canan, çarptırıldığı hapis cezası mahkeme tarafından tüm sonuçlarıyla beraber ortadan kaldırılmasına rağmen, önceki 36 yıllık cezası nedeniyle cezaevinde tutuluyordu.

(Bianet)

Japon oto şirketleri 3,4 milyon aracı geri çağırdı

Japon otomotiv devleri Toyota, Nissan, Honda ve Mazda arızalı hava yastıkları yüzünden tüm dünyada 3 buçuk milyona yakın aracı bakım amacıyla geri çağırdı.

Üretim hatası nedeniyle ön yolcu koltuğundaki hava yastığını şişiren mekanizmada anormallik olduğu ve bunun hava yastığının patlaması, yangın ve yaralanma riskini arttırdığı belirtiliyor.

Dört şirket de hava yastıklarını ve emniyet kemerlerini merkezi Tokyo’da bulunan Takata adlı firmaya yaptırıyor. Geri çağrılan araçların 2000 ile 2004 yılları arasında imal edildiği, arızalı hava yastıklarınınsa 2000 ile 2002 yılları arasında Takata’nın Meksika’daki fabrikasında yapıldığı bildirildi.

Açıklamanın ardından Takata’nın Japonya’daki hisseleri yüzde 10 değer kaybetti. Firma, Toyota, Nissan, Honda ve Mazda’nın yanı sıra, Alman Daimler ve Amerikan Ford şirketlerine de hava yastığı ve emniyet kemeri üretiyor.

Şu ana kadar arızalı hava yastıkları yüzünden bir ölüm ya da yaralanma olayı yaşanmadı.

Toyota 1 milyon 700 bin Tundra, Corolla, Yaris ve Camry modelini, Honda da 1 milyon 140 bin Civic ve Odyssey modellerini geri çağırdı. Nissan ise modeli açıklanmayan 480 bin, Mazda da 45 bin 500 aracını geri çağırıyor.

Zülfü Livaneli’nin ‘Serenad’ı Almanca’ya çevrildi

Almanca’ya da çevrilen ’Serenad’ adlı kitabının tanıtımı kapsamında Berlin’de Alman edebiyatseverlerle buluşan yazar ve müzisyen Zülfü Livaneli, Türkiye’deki son gelişmeler hakkında Amerika’nın Sesi Türkçe Bölümü’nün sorularını yanıtladı.

Almanların 2. Dünya Savaşı’ndaki Yahudi soykırımını karşılığı ve benzeri olmayan bir olay şeklinde tanımlayan Livaneli, 1930’lu yıllarda Türkiye’ye sığınan Alman bilimadamlarının da hikayesini ve Türkiye’nin ‘Struma’ ve ‘Mavi Alay’ gibi facialara neden olduğu bir dönemi anlatan kitabının Alman okuyucuların ilgisini göreceğine inanıyor. Kitabının hikayesinin Ermeni ve Kürt sorununa da değindiğini hatırlatan Zülfü Livaneli, son haftalarda devlet yetkilileri ile PKK lideri Abdullah Öcalan arasındaki görüşmeleri ve çözüm sürecini destek vererek izlediğini belirtiyor.

Zülfü Livaneli, Türkiye’nin daha demokrat bir yapıya sahip olması gerektiğini vurgularken, yapılan ve yapılacak reformların AB’ye şirin görünmek yerine, Türkiye’de yaşayan insanların refah ve mutluluğunu hedeflemesi gerektiğini savunuyor. Livaneli Türkiye’nin AB’ye üyeliğinin gerçekleşmesine de çok az ihtimal veriyor.

Zülfü Livaneli’nin kitabı Almanca’ya ‘Nadya’ya serenad’ anlamına gelen ‘Serenade für Nadja’ ismiyle çevrildi. Kitabın Türkiye’de şimdiye dek 250 bin satış yaptığı belirlendi.

Cemal Süreya’nın “Üvercinka”sı da sansür kurbanı

Şiirlere, romanlara, edebiyat eserlerine uygulanan sansürün yeni kurbanı Cemal Süreya’nın en bilinen şiirlerinden “Üvercinka” oldu.

Limit Yayınları’nın LYS edebiyat test kitabında, şiirinin dizelerinden alıntı yapılarak sorulan “İçerik ve biçim ve özellikleri dikkate alındığında yukarıdaki dizelerin aşağıdaki şairlerin hangisi tarafından yazıldığı söylenebilir” test sorusunda “Üvercinka”nın “Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor” dizesindeki “sevişmek” kelimesi değiştirilerek “sevmek” ifadesi kullanıldı.

Sosyal Medya üzerinden test kitabındaki sorunun görselini paylaşarak durumu kamuoyuna duyuran  Gülce Diren Kıratlı‘nın paylaştığı fotoğrafta Cemal Süreya’nın “Üvercinka” şiiri üzerinde yapılan tahrifat açıkça görülüyor.

Edebiyata sansür örnekleri

Süreya’dan önce Edip Cansever de sansürlenmişti. Milli Eğitim Bakanlığı kitaplarında yer verilen Cansever‘in “Masa da Masaymış Ha” şiirinden “Bir bira içmek istiyordu kaç gündür, Masaya biranın dökülüşünü koydu” dizeleri şiirden çıkarılmıştı. 

Talim Terbiye Kurulu, Fırat Yayıncılık’ın  Yunus Emre‘nin Lise 2 ders kitaplarında yer alan “Cennet dedikleri / Birkaç köşkle, birkaç huri/ İsteyene ver onları/ Bana seni gerek seni” dörtlüğünü sansürlemesini onaylamıştı.

Jose Mauro de Vascolences‘in “Şeker Portakalı” adlı kitabı da müstehcen olduğu gerekçesiyle kitabı öğrencilerine okutan öğretmene soruşturma açılmıştı. John Steinbeck‘in “Fareler ve İnsanlar” kitabı  İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu tarafından sakıncalı bulunmuştu.

Asıl “Üvercinka”

Cemal Süreya’nın türkçe edebiyata kazandırdığı en güzel aşk şiirleri arasında yer alan “Üvercinka”sını sansürcü ve kendinden menkul ahlakçı zihniyete inat bir kez daha paylaşalım.

ÜVERCİNKA

Böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden

En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu

kesmemeye

Laleli’den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız

Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun

Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez

Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor

Bütün kara parçalarında

Afrika dahil


Aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma

Yatakta yatmayı bildiğin kadar

Sayın Tanrıya kalırsa seninle yatmak günah, daha neler

Boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının

Ben böyle canlı saç görmedim ömrümde

Her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor

Bütün kara parçaları için

Afrika dahil


Senin bir havan var beni asıl saran o

Onunla daha bir değere biniyor soluk almak

Sabahları acıktığı için haklı

Gününü kazanıp kurtardı diye güzel

Birçok çiçek adları gibi güzel

En tanınmış kırmızılarla açan

Bütün kara parçalarında

Afrika dahil


Birlikte mısralar düşünüyoruz ama iyi ama kötü

Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse

değerlendiremez

Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek

İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar

Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar

Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna

diziyorlar

Bütün kara parçalarında

Afrika dahil


Burda senin cesaretinden laf açmanın tam da sırası

Kalabalık caddelerde hürlüğün şarkısına katılırkenki

Padişah gibi cesaretti o, alımlı değme kadında yok

Aklıma kadeh tutuşların geliyor

Çiçek Pasajında akşamüstleri

Asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor

Bütün kara parçalarında

Afrika hariç değil”


(T24, Yeşil Gazete)

 

Hüseyin Çelik: “Emek mezbelelik, Eylemciler DHKP-C’li”

AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, Emek Sineması için yapılan eylemlerin DHKP-C ve Halkevleri tarafından sabote edildiğini, sinemanın da zaten ‘mezbelelik’ olduğunu söyledi.

Emek Sineması’nın yıkımına karşı yapılan protesto gösterilerini değerlendiren AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, binanın 1993 yılında 25 yıllığına bir firma tarafından kiralandığını hatırlattı. Çelik, “Eğer bu şahıs kullanma hakkı kendisinde olan bu binada böyle bir tasavvurda bulunuyorsa, 3. şahısların, gidip de ona dayatmada bulunması söz konusu olabilir mi? ” dedi.

Çelik, düzenlediği basın toplantısında Emek Sineması’nın yıkımını protesto edenlere seslenerek, “Emek Sineması meselesinde eylem yapan sanatkarlarımızın, belki son derece iyi niyetle, masumane yapılmış eylemi de, başta DHKP-C olmak üzere, Halkevleri ve bazı marjinal gruplar tarafından sabote edilmiştir. Sanatçılarımızın demokratik hak kullanarak yapmış oldukları bu eylem onlar tarafından şiddete bulaştırılmıştır.” dedi.

(Radikal)

4. Yargı Paketi yasalaştı

Meclis Genel Kurulu’nda, 4. Yargı Paketi olarak bilinen İnsan Hakları ve İfade Özgürlüğü Bağlamında Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı kabul edildi.

TBMM Genel Kurulu’nda, “4. Yargı Paketi” olarak bilinen,İnsan Hakları ve İfade Özgürlüğü Bağlamında Bazı Kanunlarda DeğişiklikYapılmasına Dair Kanun Tasarısı kabul edilerek yasalaştı.

TBMM Genel Kurulu’nda, kamuoyunda “4. Yargı paketi” olarak bilinen İnsan Hakları ve İfade Özgürlüğü Bağlamında Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın 1-14 maddelerini içeren birinci bölüm üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

Tasarıda, AKP’nin kabul edilen değişiklik önergesiyle, TCK’da değişiklik yapıldı.

Buna göre, “Terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişinin, ayrıca örgüte üye olmak suçundan da cezalandırılması ve örgüte üye olmak suçundan dolayı verilecek cezanın yarısına kadar indirilebilmesi” hükmü, sadece silahlı örgütler hakkında uygulanacak.

Böylece silahlı olmayan örgütler hakkında söz konusu hüküm uygulanmayacak.

Tasarının ihaleye fesat karıştırma suçu ile ilgili maddesinde de değişiklik yapıldı.

Buna göre, kamu kurum veya kuruluşları adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara ilişkin ihaleler ile yapım ihalelerine fesat karıştıran kişi, 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak.

İhaleye fesat karıştırma suçunun cebir veya tehdit kullanmak suretiyle işlenmesi halinde temel cezanın alt sının 5 yıldan az olamayacak. Ancak, kasten yaralama ya da tehdit suçundan veya tehdit suçunun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hallerin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca bu suçlar dolayısıyla cezaya hükmolunacak.

İhaleye fesat karıştırma suçu işlenmesi sonucunda ilgili kamu kurumu veya kuruluşu açısından bir zarar meydana gelmemişse fail hakkında bir yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilecek.

“KCK yararlanamıyor”

Bu arada Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Meclis kulisinde gazetecilerin,“örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişinin ayrıca örgüte üye olmak suçundan da cezalandırılması hükmünün, terör örgütleri de dahil tüm silahlı örgütler hakkında uygulanması” önergesi ile ilgili soruları yanıtladı.

“Bu önerge olmasaydı, silahlı örgütle silahsızlar arasında bir fark yoktu” diyen Ergin, “220 maddenin 6. fıkrasındaki olay, silahlı örgütlere, terör örgütlerine ve organize suç örgütlerine uygulanıyordu zaten, onun dışındakiler için ikinci bir ceza verilmez. Eyleminin cezasını alır ama örgüt üyesi olmamakla birlikte üyeymiş gibi cezalandırılmaz diyoruz. Haklı bir ayrım yapıyoruz’ diye konuştu.

“KCK tutukluları bundan yararlanamıyorlar mı?” sorusu üzerine Ergin, “Onlar TCK 314. (Silahlı örgüt kurmak ve silahlı örgüte üyeliği düzenleyen) maddeden yargılanıyorlar. KCK dosyalarındaki iddialar, TCK 314’ten. Silahlı örgütten onlar. Bu düzenlemenin kapsamında değil” dedi.

Ergin, bir gazetecinin, “Ergenekon’dan yargılananlar” sözü üzerine, “Bilmiyorum ona siz bakın” diye konuştu.

(Ajanslar)

Fenerbahçe yarı finalde

0

UEFA Avrupa Ligi çeyrek final rövanşında deplasmanda İtalya’nın Lazio takımıyla 1-1 berabere kalan Fenerbahçe, ilk maçta aldığı 2-0’lık galibiyetin avantajıyla yarı finale yükseldi.

Fenerbahçe, Lazio deplasmanında elde ettiği 1-1’lik beraberlikle, Avrupa Ligi’nde yarı finale çıktı.

 

 

Kristal Klaket Ödülleri Sahiplerini Buldu

Bu yıl 6.’sı gerçekleştirilen Kristal Klaket Kısa Film Yarışması, CRR Konser Salonunda yapılan ödül töreni ile sahiplerini buldu.7

Yarışmanın Kurmaca dalında Abdurrahman Öner’in Buhar, Belgesel dalında Halil Aygün’ün Dom ve Animasyon dalında ise Güven Şahin Kanat’ın Leke’si birinci oldu.

Kurmaca, Belgesel ve Animasyon kategorilerinde 1. olan yönetmenler, dünyanın en prestijli sinema okulu olan New York Film Akademisi’nde 8 haftalık eğitim ve para ödülünün sahibi oldu.

Şoray Uzun’un sunduğu ödül töreninde, iş, sanat ve medya dünyasından çok sayıda davetli yer aldı.

(Sadibey.com)

Çevre Bakanı’ndan “Çevresini koruyanı elimine etmeyen Tonya’ya artık su bile yok” açıklaması

Trabzon’un Tonya ilçesine yapılması planlanan Çimento Fabrikası için girişimlerde bulunduğu ancak halk tarafından karşı çıkıldığını kaydeden Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar bundan sonra Tonya ile ilgili “Benim önüme bundan sonra Tonya ile ilgili bir evrak gelirse imzalamayacağım. Bürokrat arkadaşlardan da imzalamamalarını isteyeceğim” dedi.

Bayraktar, Tonya ilçesi ile ilgili gelecek evraklarını imzalamayacağını belirterek, “Yok benim yenim dar, yok benim yerim dar, yok benim yetkim az, benim çubuğumun boyu kısa. Bu bahanelerle olmaz. Öpmeye niyeti olmayan adam dudağın nerede diye sorar” dedi.

Trabzon’un Tonya ilçesine yapılması planlanan Çimento Fabrikası için girişimlerde bulunduğu ancak halk tarafından karşı çıkıldığını kaydeden Bayraktar, “Bürokratlardan bir kardeş olarak rica ederek şunu vurgulamak istiyorum. 7 – 15 milyon dolarlık yatırım yapılabilecek, gaz beton, alçıpan, ağaç işlemeye yönelik, hayvancılığa yönelik iş varsa, yatırımcıları buraya getirebiliriz. Böyle yatırımcılarla ben buluşuyorum, konuşuyorum. Gerçi Tonya’da hayal kırıklığına uğradık. İçinizde Tonyalı arkadaşlarımız var mı bilmiyorum? Tonya’ya bir yatırım getirmek istedik, orada karşı çıktılar. Benim önüme bundan sonra Tonya ile ilgili bir evrak gelirse imzalamayacağım” şeklinde konuştu.

Bayraktar kendi toprağını koruyan insanları " Tonyalı kardeşlerimiz karşı çıkanları absorbe etmeliydi, elimine etmeliydi" diyerek hedef gösterdi

Trabzon için kendini parçaladığını “Biz gidiyoruz ona buna yalvarıyoruz ‘yatırım için aman gel Trabzon’a yatırım yap’ diyoruz” sözleri ile belirten Çevre ve Şehircilik Bakanı Bayraktar, “Birileri ona karşı çıkıyor ve karşı çıkanlar Trabzon’da elimine edilmiyor. Halbuki Trabzon’un insanı, Tonyalı kardeşlerimiz karşı çıkanları absorbe etmeliydi, elimine etmeliydi” diyerek Tonyalılara çevreyi tahrip eden projeleri engellemek isteyen doğa severlere nasıl davranmaları gerektiği konusunda masumane! öneriler sundu.

(Haber61, Yeşil Gazete)

Fatih Terim sezonu kapadı

0

Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu, Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim’e 9 maç men cezası verdi.

Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim’e Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’ndan rekor ceza çıktı.

İşte PFDK’nın Fatih Terim ile ilgili yaptığı resmi açıklama:

“Galatasaray A.Ş. teknik sorumlusu Fatih Terim’in, müsabaka hakemine yönelik sportmenliğe aykırı hareketi nedeniyle takdiren 1 resmi müsabakada soyunma odası ve yedek kulübesine giriş yasağı cezası ve 10.000.-TL para cezası ile cezalandırılmasına, müsabaka hakemine yönelik hakareti nedeniyle takdiren 3 resmi müsabakada soyunma odası ve yedek kulübesine giriş yasağı cezası ve 10.000.-TL para cezası ile cezalandırılmasına, müsabaka temsilcisine yönelik hakareti nedeniyle takdiren 3 resmi müsabakada soyunma odası ve yedek kulübesine giriş yasağı cezası ve 10.000.-TL para cezası ile cezalandırılmasına,
sportmenliğe aykırı açıklamaları nedeniyle takdiren 20.000.-TL para cezası ile cezalandırılmasına,
Erteleme süresi içerisinde, hakaret ihlalinin tekerrürü nedeniyle 10.05.2012 tarihli ertelenmiş 2 resmi müsabakada soyunma odası ve yedek kulübesine giriş yasağı cezasının cezasına eklenmesine,
Cezaların birleştirilmesi suretiyle Galatasaray A.Ş. teknik sorumlusu Fatih Terim’in, toplam 9 resmi müsabakada soyunma odası ve yedek kulübesine giriş yasağı cezası ve 50.000.-TL para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.”

Şaş, Davala ve Sabri’ye ceza

Disiplin Kurulu, Galatasaray – Mersin İdman Yurdu maçında tribüne gönderilen Sarı – Kırmızılı ekibin yardımcı antrenörü Ümit Davala’ya hakem Süleyman Abay’a ‘sportmenliğe aykırı hareket’te bulunduğu gerekçesiyle 1 maç menin yanı sıra 10 bin TL de para cezası kesti.

Kurul, Galatasaray yardımcı antrenörlerinden Hasan Şaş’a ise tribüne gönderildikten önce ve sonra hakeme yönelik ‘sportmenliğe aykırı hareket’leri nedeniyle 2 maç menle birlikte 20 bin TL para cezası kesti.
PFDK, maç sonrası “Stajyer hakemler maçlarımıza veriliyor” diyen Galatasaraylı futbolcu Sabri Sarıoğlu’na da 1 maç men cezası verdi.

(Cumhuriyet)