Ana Sayfa Blog Sayfa 4345

Bir halkın dilenciye dönüştürülme hikayesi – Özcan Baripoğlu

 

15 Nisan 2013 Edirneli üniversite öğrencisi, ünlü Türk büyüğü Erdoğan Bayraktar’ı görünce kanser hastası olduğunu, tedavisi için yurt dışından gelen kanser ilaçlarını alamadığını söyler. Bakan Bey bunun üzerine biraz da Cuma namazına yetişmenin verdiği telaşla olsa gerek, kızın eline biraz para tutuştur ve ekler “burada iyi para var, sakın düşürme ha”… 

Bu küçücük hikaye aslında devlet – toplum – siyaset ilişkisi üzerine bir kez daha düşünmemize neden olmalıdır?

Devletin Bakanı, gencecik bir kızın haykırmasını dikkate almaz, başından savması gereken bir figür olarak görür ama bunu yaparken de gönlünü hoş tutmalıdır ve bir miktar peşin para bu işi pekala çözebilir.

Kaldı ki günlerden Cuma ve hayırseverlik için ideal bir gündür.

Çünkü Bakan Bey, ticareti kutsayan, parayı güce tahvil eden ama hayırseverlik duygusuyla da Allah’ın gazabından kurtulmayı vaat eden bir kültürün ürünüdür.

“Nasıl yani, ben bu devletin Bakanıyım, hem öğrencisin hem de tedavin nasıl aksıyor bir anlat bakalım” demez.

O kıza verdiği üç – beş kuruş, Allah’ın izniyle kazandığı varlıklarının fitresi gibidir, aslında yardım ederken ibadet etmektedir. O yüzden de ne o kızın “beni anlamadınız” feryadını ne de bizim burada yazdıklarımızı anlayamaz.

Allahtan, “kanserini al git” dememiştir, hiç değilse.

Bakanı yetiştiren kültür dayanışma kültürü değildir çünkü.

Dayanışmanın solcu icadı bir garabet olduğu duygusu öylesine dokularına işlemiştir ki, dayanışmanın eşitlik ilişkisi içerisinde sessiz, tezahüratsız bir insani öykü olduğunu bilmez.

Çünkü cami yaptırıp, hayrat yaptırıp adını veren bir kültürün evladıdır o…

“Hayırseverlik dikeydir, aşağılar, dayanışma yataydır, yardım eder”, der Eduardo Galeano…

Burada düşünmemiz gereken şey, o genç kızın kanser gibi bir hastalığı olmasına rağmen tedavisinin aksamasına neden olan sağlık politikalarıdır.

AKP’nin yoksullukla mücadele etmek gibi bir niyetinin olmadığını, buna karşın yoksulluğu çok iyi yönettiğini biliyoruz.

AKP’li yerel yönetimler, vakıflar, cemaatler ve AKP yerel örgütleri tarafından muhteşem bir organizasyon halinde yürütülen yardım kampanyaları halkın gündelik sorunlarına geçici çözümler sağlarken, halkın yardıma muhtaç halde süren yaşamının değiştirilmesi kader icabı mümkün değildir, onlara göre.

Çünkü, “Allah herkesin çalışmasını ister ama kime isterse ona verir”

O yüzden Allah bazıları için “yürü ya kulum”, rabbim bazıları için “Clevland” der.

Elbette olay medyaya yansıdığı için, devlet müesseseleri devreye girecek ve genç kızın tedavi süreci bir şekilde düzenlenecek.

Mesele tam da bu işte!

Ya medya üzerinden tedavi imkanı bulamayanlar ne yapacaklar?

Kanser vakalarının tedavisi çok masraflı, pahalı, her yerde yapılamıyor.

Her kanser hastası, bakanların günlük programını mı takip edecek?

Bakanlara bir şekilde ulaşmayı başaranlar için Sağlık Bakanlığı her seferinde devreye girip ilaç mı temin edecek?

Biz sağlık hakkı gibi en temel insan hakkı konusunda herkesin ulaşılabilir bir hizmeti sağlanmasının garantisi olarak devleti görmek isteriz.

Ayrıcalık istemeyiz, imtiyaz istemeyiz.

Eşit, ihtiyacımızı karşılayan, çözüm getiren bir hizmet isteriz.

Kimseden hayırseverlik de beklemeyiz.

Bu ülkenin yurttaşı olarak böyle bir hakkımız olduğunu düşünürüz.

Çok şey mi istiyoruz sizce?

İslam dininin, insan- ı kamile ulaşmak için deniz derya bir zenginlik olduğuna şüphe yok ama paranın ve iktidarın da dini imanı olmadığı malumunuzdur.

Ne diyelim;

Allah müstehakınızı versin..

Özcan Baripoğlu -www.gazeteport.com

 

Ağaçbilim Okulu başlıyor!

Ağaçbilim (Dendroloji) Okulu 4 Mayıs’ta Ankara’da başlıyor.

Kırsal Çevre ve Ormancılık Sorunları Araştırma Derneği tarafından düzenlenen okula katılım tamamen ücretsiz.

 

 

Derneğin web sayfasında 1992’den beri her sene düzenlendiği ve yılda ortalama 100 kişinin katıldığının belirildiği Ağaçbilim Okulu, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü’nde gerçekleştirilecek.

“Ağaçlara ve ormanlara ilgi duyan ve gönül veren her yaştan, her öğrenim düzeyinden yurttaşın katılabileceği” bir eğitim programı olarak tanımlanan Ağaçbilim Okulu, 4-11-18-25 Mayıs ve 1 Haziran 2013 Cumartesi günleri saat 10.00-14.00 arasında salonda kuramsal eğitim, saat 15.00-18.00 arasında ise belirlenen parklarda uygulamalar şeklinde düzenlenecek.

Kayıt ve ayrıntılı bilgi için [email protected] adres ya da hafta içi her gün saat 14.00-20.00 arası 425 94 14 no’lu telefonla iletişime geçilebileceği belirtilirken, 29 Nisan – 3 Mayıs tarihleri boyunca 14:00 – 20:00 saatleri arasında derneğin Bestekar Sokak no:30/8 ÖZOK Apt. Kavaklıdere/ANKARA’da bulunan merkezine gelerek kayıt yaptırmanın da mümkün olduğu belirtilmekte.

“Gönüllülük” ilkesiyle hareket ettiğini belirten okulun temel amaçlarından biri olarak da şu gösteriliyor: “İnsanları bitkilerle tanıştırmak ve bir farkındalık yaratmak istiyoruz: Her ağaç aynı değildir ve orman çok boyutlu bir ekosistemdir.”

1989 yılında kurulan Kırsal Çevre ve Ormancılık Sorunları Araştırma Derneği’yle ilgili ayrıntılı bilgiye derneğin web sayfasından ulaşılabilir.

 

(Yeşil Gazete)


Boston Maratonu sırasında peşpeşe patlamalar

Dünya’nın en prestijli koşularından biri olan Uluslararası Boston Maratonu, bu yıl kana bulandı. Yarışın finiş çizgisi yakınlarında kaynağı belirsiz iki patlama meydana geldi. Patlama çoğunluğu seyirci en az 60 kişinin yaralanmasına yol açtı.

Kısa aralıklarla meydana gelen patlamaların ardından bazı maratoncularla çok sayıda seyirci yere yığıldı. Kentin üzerinde büyük beyaz bir duman yayılırken, çok sayıda polis ve sağlık görevlisi bölgeye koştu.

http://www.youtube.com/watch?v=U3f2oaXgw7k

Ambulanslar yaralıları, maraton için kurulan sağlık çadırına götürürken, en az altı seyircinin yaralarının ağır olduğu ve hastaneye götürüldüğü açıklandı. Uzmanlar patlamaya gaz sıkışmasının yol açmış olabileceğini belirtiyor. Ancak patlamaların 15 saniye arayla olması, kordineli bir saldırı ihtimalini de gündeme getirdi.

Patlamalar Maraton’un bitiş noktasının bulunduğu Boylston sokağında gerçekleşti. İlk patlama Lenox Hotel’inin yakınlarında gerçekleşti. İkinci patlama ise 15 saniye sonra meydana geldi. Yaralılar Massachusetts Generel Hospital’a kaldırıldı.

3. Patlama

Boston Polisi JFK Kütüphanesi’nde bir patlama daha olduğunu doğruladı.

ABD Başkan Yardımıcısı Joe Biden yaptığı açıklamada, “Bombalama olayı olduğu çok açık. Bunun nedeni hakkında ve kimin yaptığı hakkında herhangi bir bilgim yok. Bütün dualarımız Boston’da olaydan etkilenenler ile. Şu an için sadece TV’de izliyorum” dedi.

Bu arada bomba imha ekipleri de patlamaların olduğu bölgede incelemelere başladı

Gelen son bilgilere göre Boston Polisi patlamalarda şu ana kadar 2 kişinin öldüğünü, 23 kişinin de yaralandığını açıkladı.

Google’dan patlamada kaybolan ya da yardıma ihtiyacı olanlarla ilgili uygulama

Google, Boston Marataonu sırasında yakınlarını kaybedenler ya da bir kişi hakkında bilgi vermek isteyenlerin kullanmaları için bir uygulama başlattı.

Bu uygulama ile kısa sürede kayıp ya da yardıma ihtiyacı olan kişilere ulaşılması hedefleniyor.

Google Person Finder /2013-Boston Explosions (Google, 2013 Boston Patlamaları Kişi Bulucusu)  isimli uygulama içeriğine buradan erişim mümkün.

Bu arada Boston’da olası diğer patlamaları engellemek için cep telefonu servis sağlayıcılarının tüm şehirde devre dışı bırakıldığı belirtiliyor.

Gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz

(Yeşil Gazete)

 

Cangı, Yeşiller/Sol Çanakkale’nin toplantısında ekoloji mücadelesi ve 4A kampanyasını anlattı

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Çanakkale Örgütü tarafından 4 Adalet (4A) Kampanyası çerçevesinde düzenlenen “Çanakkale’ de Ekoloji Mücadelesi” toplantısı Yalı Hanı’nda gerçekleştirildi.

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Eş Sözcüsü Av. Arif Ali Cangı toplantıda 4 A Kampanyası hakkında bilgi verdi.

 

Cangı 4A’nın partinin programının özeti olduğunu belirterek: “ Bunlar ekonomik eşitsizlikleri anlatan iktisadi adalet, demokratik katılımdaki eşitsizlikleri ve sorunların çözümünü öngören katılım adeleti ve cinsiyet, cinsel yönelim, dinsel inanç, ırk, köken farklılığından doğan eşitsizliklerin ve adaletsizliklerin giderilmesini hedefleyen tanınma adaleti ve ekolojiye ilşkin yaşam alanlarının kirlenmesine yönelik mücadeleyi yürüteceğimiz alan içinde çevre ve iklim adaleti olarak 4 alanda adalat kavramını tanımlıyoruz. Eşitlik, özgürlük ve yaşanabilir bir dünya için adaletin şart olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.

Bugün ülkenin en sıcak gündemi olan Kürt meselesi çözümündeki barış sürecini ele alırsak, süreç bir yanı ile katılım adaleti, bir yanı ile tanınma adaletini oluşturuyor diyen Arif Ali Cangı, “Bu ülkede yaşayan insanların ayrı ayrı kimlikleri var. Köken olarak baktığımızda kimimiz Kürtüz, kimimiz Türküz, kimimiz Çerkez, kimimiz Pomak’ız. İnançlarımız da, cinsiyet alanında da farklılıklarımız var. Bizim hepimizin farklı, hepimizin eşit olduğu bir ülkeyi inşa etmek için tanımladığımız tanınma adaletinin bu kapsamda değerlendirilmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

Barış umudu ve yeni barış sürecine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Cangı, ““ 30 yıllık bir şiddet ve savaşın sonunda geldiğimiz aşamada bir barış umudu ve demokratik olarak sorunun çözümü durumu ortaya çıktı, 21 Mart’ta Diyarbakır’daki Nevruz buluşması ve Abdullah Öcalan’ın çağrısının önemsenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Çağrıdan yola çıkarak silahların susması ve silahlı unsurların yurt dışına çıkması önemli aşama ve bu kapsamda oluşturulan akil insanlar komisyonunun ve Türkiyenin bu sürece toplumsal olarak hazırlanması açısından önemli” diye konuştu.

Anayasa tartışmasına da değinen Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Eşsözcüsü Arif Ali Cangı, ““Ülkenin yeni bir anayasaya ihtiyacı var. 30 yılı aşan bir süredir 12 eylül kurum ve kuruluşlarının anayasası ile yönetilmesi ve onun getirdiği zihniyetin etkileri Türkiyenin demokratikleşmesinin önünde en önemli engel. Ancak Demokratik bir anayasa toplumun bütün kesimlerinin katıldığı şeffaf bir süreçle yapılması gerek. Mecliste yapılan çalışmaların bu anlamda eksik olduğunu ve toplumun değişik kesimlerinin katılımını sağlayamadığını düşünüyoruz” dedi.

Kazdağların’da yaşanan tehlikeli gelişmelere de değinen Cangı bölgede en büyük sorunun ekolojiye ilişkin müdahaleler olduğunu kaydederek: “ Bu kararlar merkezi yönetimle alınıyor, merkezi yönetim bu yörernin ihtiyaçlarını ve zenginlikliklerini düşünmeden işletmelere bir takım ruhsatlar veriyor, yerel yöneticiler ve yerel halk karşı çıksa da bu işletmeler açılıyor, ama bu kararlar yerelden verilse halk burası için en iyi seçeneğin kazdağlarının korunması olduğunu düşünecek ve izinler verilmeyecektir” şeklinde konuştu.

(Çanakkale Olay)

 

İstanbul Modern’in 8. Çocuk Şenliği’ne 3 bin çocuk katılacak

İstanbul Modern, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı, 8. Çocuk Şenliği kapsamında ‘Geleceği Aydınlatan Fenerler’ adlı programla kutluyor. Bu programda çocuklar, gelecek öngörülerini ve gelecekten beklentilerini sanatla anlatıyor.

Eğitim Sponsoru Garanti Bankası’nın katkılarıyla 22 Nisan-28 Nisan 2013 tarihleri arasında düzenlenecek 8. Çocuk Şenliği’ne 3 bin çocuk katılacak. 4-12 yaş grubu çocuklara yönelik atölye çalışmaları hafta içi her gün saat 10.00 ile 16.00 arasında, hafta sonu ise saat 10.00 ve 15.00 arasında yapılacak. Bir hafta boyunca devam edecek olan bu ücretsiz atölyeler bir saat sürecek.

Bir saat süren etkinlik için her grubun kontenjanı 20 kişiyle sınırlı. Rezervasyon için: 0212 334 73 41

 

Çankaya Belediyesi’nin geleneksel Bahçe – Balkon Yarışması başlıyor

0

Çankaya Belediyesi tarafından her yıl düzenlenerek geleneksel hale getirilen “Balkon-Pencere Bezeme, Çatı-Teras Düzenleme ve Bahçe Düzenleme” yarışması için geri sayım başladı.

İlçe halkını bahçe, teras, balkon ve pencerelerde yapılabilecek bitkisel düzenlemelere özendirip, çevre bilincini ve yeşil alan sevgisini arttırarak daha yaşanılabilir bir Çankaya yaratmak amacıyla düzenlenen yarışmaya başvurular 29 Nisan’da başlayacak ve 24 Mayıs’a kadar devam edecek. Elemeler yapıldıktan sonra 28 Haziran’da düzenlenecek ödül töreniyle yarışma son bulacak. 27 Mayıs ile 7 Haziran tarihleri arasında ön elemeleri yapılacak olan yarışmanın son elemeleri ise 10-14 Haziran arasında gerçekleştirilecek. 28 Haziran’da yapılacak ödül töreniyle dereceye girenlere derecelerine göre para, ağaç ve çiçek verilecek.

Bahçesine ya da balkonuna güvenen tüm Çankayalıların katılabileceği yarışmanın ön şartı Çankaya Belediyesi sınırları içerisinde oturuyor olmak. Site ve apartman bahçesi, teras-çatı bahçeleri, balkon ve pencere olmak üzere 3 temel kategoride düzenlenecek yarışma ile, kentin ve çevrenin güzelleştirilmesi ve mekanın halk tarafından daha fazla sahiplenilmesi hedefleniyor.

Yarışmanın başvuru koşulları ve genel bilgileri ise şöyle:

– Çankaya Belediyesi sınırları içerisinde oturmak,

– Uygun kategoride başvurmuş olmak,

– Daha önceki yıllarda katılıp dereceye girmemiş olmak,

Yarışmacıların, “Çankaya Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü Birlik Mahallesi Kahire Caddesi Yıldız/ANKARA” adresine başvurarak, katılacakları dalı veya dalları bildirmeleri gerekiyor.

Yarışma ön eleme ve  son eleme olmak üzere 2 aşamada yapılacak.

(Yeşil Gazete)

 

Eğitimde Alternatif Patikalar Forumu bu Pazar

Kaos GL Derneği’nin bu yıl 8.sini düzenlediği Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma kapsamında gerçekleştireceği Eğitim Forumu, Eğitimde Alternatif Patikalar alt başlığı ile 21 Nisan Pazar günü Ankara’da gerçekleşecek.
Eğitim alanında yaşanılan sorunların konuşulup, ortak çözüm önerilerinin tartışılacağı forum 21 Nisan Pazar günü TümBel-Sen Konferans salonunda düzenlenecek. Üç oturumluk forumun programı şöyle;
10.00 – 12.30: 1. Oturum: Eğitim “Ovasında” Karşılaşmalar; Öğrencilerin ve eğitimcilerin alanda yaşadığı sorunlar, birlikte mücadele olanakları
Moderatör: Yasemin Şafak

13.30 – 14:30: 2. Oturum: Küçük Çatlamalar; Modül denemeleri ve girişimlerin sonuçları, alanın içinde küçük denemeler ve yasımaları.

Moderatör: Remzi Altunpolat

15:00 – 16:30: 3. Oturum: Eğitimde Alternatif Patikalar; içinde ve dışında patikaların açtığı yollar

Moderatör: Gülsüm Depeli
13 şehirden eğitimci ve öğrencilerin katılacağı forum herkesin katılıma açık. Şehir dışından gelmek isteyen katılımcılar konaklama ve ulaşım ile ilgili yardım almak için [email protected] adresinden dernek ile iletişime geçebilirler.
Tarih: 21 Nisan Pazar

Yer: TümBel-Sen Konferans Salonu, Sümer 2 Sokak No: 29/7 Kat:4 Kızılay / ANKARA

(KaosGL)

 

Almanya’daki Neonazi davası ertelendi

0
Almanya’da 2000-2007 arasında 8’i Türk 10 kişiyi öldürmekle suçlanan aşırı sağcı “NasyonalsosyalistYerlatı” (NSU) hücresinin Münih Eyalet Mahkemesi’ndeki davası 6 Mayıs’a ertelendi.

Mahkeme tarafından yapılan açıklamada, çarşamba günü başlaması beklenen davanın ilk duruşmasının 6 Mayıs’a ertelendiği belirtildi. Açıklamada, 12 Nisan’da Alman Anayasa Mahkemesi’nin verdiği karar gerekçe gösterilerek, gazeteciler için yeni bir akreditasyon uygulamasının gerekli olduğu, organizasyonunun davanın başlayacağı 17 Nisan’a yetişemeyeceği kaydedildi.

Alman Anayasa Mahkemesi, yabancı gazetecilere mahkemede yer ayrılmadığı gerekçesiyle akreditasyon uygulamasının doğru olmadığına hükmetmiş, davayı izleyebilmeleri için Türk ve Yunan medyasından en az 3 kuruluşa izin verilmesini istemişti.

2.5 yıl sürmesi bekleniyor

Alman medyasında bu konuda özel program ve yayınlar yapılırken, Nasyonal Sosyalist Yeraltı adlı aşırı sağcı örgütün fail ve destekçi zanlıları hakkındaki davanın 2.5 yıl sürmesinin beklendiği açıklandı.

Almanya’da ‘Asrın davası’ olarak da adlandırılan Münih’teki aşırı sağcı terör hücresi hakkındaki davaya baş hâkimin yanı sıra 4 yardımcı hâkim katılacak. Deutsche Welle, davayı yönetip gidişatını belirleyecek baş hâkim Manfred Götzl’ün, 1980’li yıllarda savcılık yaptıktan sonra hâkimliği seçmiş olan tecrübeli bir hukukçu olduğunu bildirdi. Hakimin, davayı izleyecek gazeteciler için usul hatası yapmamaya ve mutlaka tarafsız davranmaya özen gösterdiği belirtildi. Yer sorunu nedeniyle hangi medya kuruluşunun salona alınacağına kendisinin karar vermek istemediğini söyleyen hakimin ‘Önce başvuran oturur’, formülünü uygun gördüğü, elektronik postayla yapılan başvurularda hata yapıldığının daha sonra ortaya çıktığı kaydedildi.

280 bin sayfa okunup değerlendirildi

Davaya hazırlık amacıyla 280 bin sayfalık zabıt ve delil okunup değerlendirildi. Sadece savcılık iddianamesinin 500 sayfa tuttuğu belirtildi. Dava sırasında 600 tanık dinlenecek. 22 tıp uzmanına bilirkişi olarak danışılacak. Beş sanıktan en önemlisi olan Beate Zschaepe‘yi üç avukat savunacak. Mahkeme heyeti baş sanıktan, cinayetlere doğrudan katılıp katılmadığını ve cinayetleri neden önlemediğini öğrenmek isteyecek. 85 celsede tamamlanması umulan davanın iki buçuk yıl sürmesi bekleniyor.

Alman Hâkimler Birliği Başkanı Christopher Frank, hakimlerin kolay etkilenmesinin söz konusu olmadığını, bütün dosyalardan haberdar olma gibi bir avantaja sahip bulunduklarını söyledi. Frank, “Hakimler kamuoyu oluşturmada ve yönlendirmede izlenen stratejileri de tanıyor. Savunma gibi davadan önce mahkûm etmenin de kamuoyu oluşturma stratejisinin bir parçası olduğu unutulmamalı. Hâkimler bu gibi oyunlardaki art niyeti anlamayacak kadar saf değildir” dedi.

‘Onur kurtarıldı’

Mahkemenin katı tutumu üzerine Sabah gazetesinin Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı başvuru sonunda Türk gazeteciler için 3 kişilik kontenjan ayrılması kararlaştırıldı.

Mitteldeutsche Zeitung’ta yer alan ‘Onur Kurtarıldı’ başlıklı yorumda Federal Anayasa Mahkemesi’nin çarşamba günü başlayacak davaya kısa süre kala Alman adaleti, hatta ülkenin onurunu kurtardığını yazdı. Gazete, aşırı sağcı terör hücresinin hayattaki tek ismi Beate Zschäpe’nin hazır bulunacağı bu davanın, Almanya’da 1970’li yılların ortalarındaki (sol terörist) Kızılordu ‘RAF’ davalarından bu yana en önemli siyasî dava konumunda olduğunu vurgularken, “Polis ve Alman iç istihbarat kuruluşu olan Anayasayı Koruma Teşkilatı, aşırı sağcı örgütlerin takibatında başarısız kaldı, hatta yıllarca bu eylemleri görmezden geldi. Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi de dava öncesinde bu konuda yetersiz kaldığını sergiledi. Davayı izlemeleri için Türk medya mensuplarından hiç birine salonda yer ayrılmadı. Bu kurbanlara hakaret anlamına geldi. Türk ya da Yunan medyası bu davayı yerinde izleyebilmelidir. Bu dava, Almanları ilgilendiren bir içişleri sorunu değildir” diye yazdı.

Lübecker Nachrichten de, Federal Anayasa Mahkemesi’nin şimdi topu bir anlamda Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi’ne attığını, mahkemenin duruşma salonunda yabancı gazeteciler için 3 ek yer ayrılmasının, bilgi alma ihtiyacını tamamen gidermeyeceğini yazdı. Gazete, “Soruna bulunabilecek en zarif ve adil çözüm basın mensuplarına yer ayrılması prosedürünün ‘havuz-çözümü’ yöntemiyle yeniden organize edilmesi olabilir. Böylece gazetecilerin sadece kendi yayın organlarını değil, tüm medya gruplarını bilgilendirmeleri, gelişmelerden haberdar etmeleri gündeme gelebilir. Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi gazeteci örgütleriyle birlikte bu konuda bir an önce görüş birliği sağlamalıdır” yorumuna yer verdi.

(Ajanslar, Cumhuriyet)

İşsizlik çift haneye yükseldi

Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) Hanehalkı İşgücü Araştırması, ”2013 Ocak Dönemi Sonuçları”na göre, 2012’nin ocak ayında 2 milyon 664 bin olan işsiz sayısı, 226 bin artarak 2013’ün aynı ayında 2 milyon 890 bine yükseldi.

İstihdam ise 23 milyon 475 binden 24 milyon 433 bin kişiye çıktı.Ocak ayında işgücüne katılma oranı geçen yılın aynı ayına göre 1,3 puan artarak yüzde 49,5 olarak belirlendi.

2012 ve 2013 ocak ayı itibariyle Türkiye genelinde mevsim etkilerinden arındırılmamış temel işgücü göstergeleri şöyle:

2012/Ocak 2013/Ocak———— ————Kurumsal Olmayan Nüfus (bin)

73.174 74.03315 ve daha yukarı yaştaki nüfus (bin) 54.283 55.169

İşgücü (bin) 26.139 27.323

İstihdam (bin) 23.475 24.433

İşsiz (bin) 2.664 2.890

İş Gücüne Katılma Oranı (yüzde) 48,2 49,5

İstihdam Oranı (yüzde) 43,2 44,3

İşsizlik Oranı (yüzde) 10,2 10,6

Tarım Dışı İşsizlik Oranı (yüzde) 12,4 12,9

Genç Nüfusta İşsizlik Oranı (yüzde) 18,4 20,7

İşgücüne Dahil Olmayanlar (bin) 28.144 27.846

(Ajanslar)

ToT’a katılacak takımlar belli oldu

0

Organizasyonun resmi internet sitesi tourofturkey.org’da yer alan bilgiye göre, 21-28 Nisan’daki yarışa katılacak 25 ekip belirlendi. Türkiye’yi Torku Şeker Spor’un temsil edeceği turda, her takımın listesinde 8 sporcu bulunacak. Alanya Kalesi’nden başlayıp, İstanbul’da sona erecek tur, 8 etaptan oluşacak.

Yarışların heyecanını artırmak için etaplara bazı yenilikler de eklendi. İlk kez, 4. etap Göcek’ten başlayacak. Bisikletçiler, 182 kilometrelik Bodrum-Selçuk etabın sonunda ise Meryem Ana Kilisesi’ne uzanan tırmanış parkurundu mücadele edecek.

Takımlar
Tura katılacak takımlar ve etaplar şöyle:

Profesyonel takımlar: Astana (Kazakistan), Blanco Pro (Hollanda) Katusha (Rusya), Lotto-Belisol (Belçika), Orica-GreenEDGE (Avustralya), Saxo- Tinkoff (Danimarka), Lampre-Merida (İtalya), Omega Pharma-Quick Step Cycling (Belçika), Argos-Shimano (Hollanda)

Profesyonel kıta takımları: AccentJobs-Wanty (Belçika), Bretagne-Seche Environnement (Fransa), CCC Polsat-Polkowice (Polonya), Colombia (Kolombiya), MTN-Qhubeka (Güney Afrika), Europcar(Fransa), Novo Nordisk (ABD), Vini Fantini-Selle Italia (İtalya), Bardiani Valvole-CSF Inox (İtalya), Caja Rural (İspanya), Cofidis Solutions Credits (Fransa), Crelan-Euphony (Belçika), Sojasun (Fransa), NetApp-Endura (Almanya), United Healthcare Pro Cycling (ABD)

Kıta takımları: Torku Şeker Spor (Türkiye)

Güzergah
1. Etap – 21 Nisan: Alanya-Alanya……116 kilometre
2. Etap – 22 Nisan: Alanya-Antalya…..153
3. Etap – 23 Nisan: Antalya-Elmalı…..152
4. Etap – 24 Nisan: Göcek-Marmaris…..164
5. Etap – 25 Nisan: Marmaris-Bodrum….183
6. Etap – 26 Nisan: Bodrum-Selçuk……182
7. Etap – 27 Nisan: Kuşadası-İzmir…..124,5
8. Etap – 28 Nisan: İstanbul-İstanbul..121

(Eurosport)