Ana Sayfa Blog Sayfa 4333

Yargıtay THY’den atılan işçilerin hukuk zaferini tescil etti

0

AKP Hükümeti’nin havacılık işkoluna getirmek istediği grev yasağına karşı 29 Mayıs 2012’de Hava-İş Sendikası’nın Türk Hava Yolları’nda yaptığı grev üzerine işten atılan işçiler, hukuk mücadelesini kazandı.

Bakırköy 12. İş Mahkemesi, işten çıkarılan 305 işçiden 15’i hakkında işe iade kararı vermişti. THY yönetiminin karara itiraz etmesi üzerine dosya Yargıtay’a gitti. Yargıtay, yerel mahkemenin işe iadesi kararını onayladı.

Havacılık iş koluna grev yasağı getiren kanun teklifinin 29 Mayıs 2012 tarihinde TBMM’nin gündemine geleceği haberi üzerine Türk Hava Yolları’nda görevli kabin memurları eylem yapmıştı. Hava-İş Sendikası’nın çağrısıyla yapılan eylem nedeniyle gün içinde yapılması gereken 149 sefer iptal edilmiş, 100’e yakın sefer de gecikmeli olarak yapılmıştı. Eylemin ardından 305 işçi, cep telefonu mesajlarıyla işten atılmıştı.

İşçiler, yaklaşık bir yıldır Atatürk Havaalanı’ndaki direnişi sürdürürken, THY’de 24. dönem toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde en temel madde, 305 işçinin işe iadesi oldu. THY yönetiminin, işe iadenin yanı sıra sendikanın diğer taleplerini de kabul etmemesi üzerine, Hava-İş grev kararı asmıştı.

(Emek Dünyası)

NBA’de Yılın savunmacısı Marc Gasol

0

Memphis Grizzlies’ın All Star uzunu Marc Gasol, NBA’de Yılın Savunmacısı ödülünün sahibi oldu.

Bu sezon Lionel Hollins yönetimindeki Memphis Grizzlies’ın ligin en az sayı yiyen takımı olmasında en önemli payı üstlenen Marc Gasol, bireysel bir ödülle de bu performansını taçlandırdı.

NBA’de sezonun en iyi savunmacısı seçilen Gasol’ü Miami Heat’tenLeBron James takip ederken, OKC Thunder forması giyen Serge Ibaka da oylamada üçüncü sırada yer aldı.

NBA’de yılın savunmacısı ödülünü geçen sezon Tyson Chandler kazanmıştı.

Ödülü tarihte en çok kazanan isim ise dört kez ile Ben Wallace.

 

“Jose Mourinho Chelsea’de”

0

Bild, flaş bir gelişmeyle Jose Mourinho’nun gelecek sezon Chelsea’yi çalıştıracağını ve Falcao’nun da Portekizli teknik adamla beraber Londra’nın yolunu tutacağını açıkladı.

Önceki günlerde son dakika haberiyle Mario Götze’nin Bayern Münih’le anlaştığını duyuran yüksek prestijli Alman gazetesi Bild, yine futbol dünyasında büyük ses getirecek bir habere imza attı.
Borussia Dortmund – Real Madrid maçı esnasında özel bir haberle sezon sonunda Real Madrid’den ayrılması beklenen Jose Mourinho’nun Chelsea’yle anlaşmaya vardığını ifade eden Bild, Falcao’nun da Portekizli teknik adamla birlikte Londra’ya transfer olacağını vurguladı.
Jose Mourinho’nun adı Manchester City, Inter, Manchester United ve PSG gibi kulüplerle de anılıyordu.

3. Evrimsel Biyoloji Öğrenci Kongresi ‘Türleşme’ başlığı ile toplanıyor

Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Topluluğu “3. Evrimsel Biyoloji Öğrenci Kongresi”ni bu yıl “Türleşme” ana başlığı ile düzenliyor.

Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Topluluğu, “Evrimsel Biyoloji Öğrenci Kongresi”nin üçüncüsünü bu yıl 4-5 Mayıs 2013 tarihlerinde düzenliyor.

2011 yılında ” Evrimsel Biyolojinin Genel Tarihi, Doğal Seçilim ve Adaptasyon, Evrimde Rastlantının Anlamı, Yaratışçılığın Tarihi ve Sosyolojisi, Biyoloji Felsefesi, Evrimsel Tıp, Evrimsel Gelişim Biyolojisi, Evrim ve Irkçılık” alt başlıkları altında düzenlenen Evrimsel Biyoloji Kongresi, 2012 yılında ise ”İnsan Evrimi” ana başlığı altında; ” İnsansı fosiller, İnsan: Eksik Şempanze, Beynin Evrimi, Afrika’dan Çıkış ve Diğer Türlerle Karışım, İnsan Toplumlarının Akrabalığı, Neolitik Çağdan Günümüze İnsan Genomunun Evrimi, Eski ve Mordern Hastalıklara Evrimsel Bakış” alt başlıkları ile düzenlenmişti.

4-5 Mayıs tarihlerinde Hacettepe Üniversitesi K Salonu’nda düzenlenecek Kongre’nin konu başlıkları şöyle:

Kambriyen Patlaması, Türlerin Kökeni, İdeal Tür Kavramı (Doç. Dr. Ergi D. Özsoy)

Tür Kavramları

Türleşme Mekanizmaları

Simbiyosis ile Türleşme

Türleşme Örnekleri

Kongre ile ilgili ayrıntılı bilgi için: www.hubito.com

(Sol)

 

‘Ölüm fabrikası’nın müdürüne hapis cezası

Aşkale Çimento’da geçen yıl iki işçinin ölümüyle sonuçlanan iş kazasında mahkeme şirketin Genel Müdürü Nihat Kılıç’a 2 yıl hapis cezası verdi. Aynı fabrikada daha önce de iki kez ölümlü kaza yaşanmıştı.

Aşkale Çimento’da, geçen yıl çimento üretilen fırın içerisinde tuğla söküm ve yerleştirme işlemi yapılırken, tuğlaların çökmesi üzerine iki işçinin ölümü, birinin de yaralanmasıyla biten kazada karar çıktı. Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesi , emniyetli bir yol varken, söküm işleminin daha hızlı tamamlanması için Hilti (delici) kullandıran, çökme ihtimaline karşılık ağ ve iskele kurdurmayan, tuğlalar yeterince soğumadan sökümü başlatan fabrikanın Genel Müdürü Nihat Kılıç’a “taksirle adam öldürme” suçundan iki yıl hapis cezası verdi. Mahkeme, “sanığın bir daha suç işlemeyeceğine dair yeterli kanaat oluşmadığı için” cezayı ertelemedi ve paraya çevirmedi.

Radikal gazetesinden İsmail Saymaz‘ın haberine göre, Erzurum’un en büyük şirketlerinden biri olan ve beş fabrikası bulunan Aşkale Çimento’da, geçen yıl 16 Şubat’ta üretim fabrikanın fırınlarından birinde yapılacak tuğla tamiratı için durduruldu. Her biri 7 kiloluk ve 20 santimetre kalınlığındaki tuğlalardan oluşan fırının içinde hasar gören taşların yenilenmesi gerekiyordu. Bu işlem “hilti” adı verilen delici makineyle yapılıyordu. İşin yaklaşık bir hafta sürmesi bekleniyordu.

4.5 ton üzerlerine çöktü
16 Şubat’ta, işçiler beşli ve altışarlı gruplar halinde fırına girip bu işi yapıyordu. İş Güvenlik Mühendisi Serkan Türkoğlu ile Kadir Şen ve Fetullah Güzel adlı iki işçi birlikte içeri girdi. Güzel zemini deliyor, Şen ise eski tuğlaları alıp yenilerini koyuyordu. Türkoğlu ise işe nezaret ediyordu. Hilti’nin yol açtığı titreşimden ötürü tavandaki tuğlalar çöktü. Dört buçuk tonu bulan, henüz sıcaklığı geçmemiş 630 civarında tuğla, üç işçinin üzerine yığıldı. 22 yaşındaki Şen oracıkta, 31 yaşındaki Türkoğlu ise hastanede öldü. Güzel ise yaralandı. Türkoğlu’nun eşi Özden Papila Türkoğlu’nun şikâyetiyle Genel Müdür Nihat Kılıç, İşletme Müdürü Bünyamin Eroğlu ve Üretim Şefi Ali Kont hakkında ‘taksirle adam öldürmek’ten Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.

Yargılama sırasında mahkeme Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan müfettiş atadı. İnceleme sonucu; söküm işleminin yıllardır Hilti’yle yapıldığı, bunun da işin kısa sürede bitirilmesi için tercih edildiği tespit edildi. Oysa müfettişlere göre, daha güvenli yol tuğlaları şişle vurarak, tek tek çıkarmaktı. Hilti’yle sökümde tavanın çökme ihtimali bulunduğu halde, “tuğla parçalarına karşı üstte ağlar veya çelik çatılı iskeleler” kurulmamıştı. İşyerindeki talimatnamede bulunan, “söküm yapılırken üstten gelebilecek parçalara karşı çalışma alanının üzerine muhafaza yapınız” kuralına da uyulmamıştı ve işyeri doktoru yoktu. İşçi sağlığı ve iş güvenliği eğitimleri kazadan sonra verilmişti. Müfettiş Osman Başbuğ Çalım’a göre 366 işçinin çalıştığı fabrikadaki hukuka aykırılıklar teftişin yapılırken de sürüyordu.

“Ceza alt sınırdan olsa da hapis cezası önemli”
Genel Müdür Kılıç, döner fırından maktul Türkoğlu’nun sorumlu olduğunu belirterek onu suçladı. Diğer iki sanık tedbirlerin alındığını ve önlenemeyecek bir kaza olduğunu savundu. Mahkeme 2 Nisan 2013’te, Kılıç hakkında, “taksirle adam öldürme” iddiasıyla 2 yıl hapis cezası verdi. Cezanın paraya çevrilmesi veya ertelenmesi talebini de, “suçun işlenmesinden ve sanığın bir daha suç işlemeyeceğine dair yeterli kanaat oluşmadığı için” reddetti. Diğer iki sanığa ise birer yıl sekiz ay hapis cezası verdi bunlar paraya çevirdi.

Avukat Cengiz Kesici, Serkan Türkoğlu’nun vücudunda yanık izlerinin bulunduğunu ifade ederek, “Fırın yeterince soğutulmadan, şirketin ekonomik menfaatleri doğrultusunda hızlı ve güvensiz çalışma yöntemleri uygulatılarak iki işçinin ölümüne ve bir işçinin yaralanmasına sebebiyet verilmiştir” dedi. Mahkumiyet kararının örnek oluşturacağını anlatan Kesici, “Türkiye’de her yıl 1500 kişi iş kazalarında hayatını kaybetmektedir. Bu rakamlarla Türkiye, Avrupa’da en fazla işçi ölümünün yaşandığı ülke konumundadır. Cezanın alt sınırdan verilmemesi gerektiği kanaatini taşımakla beraber, karar bu haliyle kesinleşirse, gerekli önlemleri almayan iş verenin hapis cezası ile karşılaşacak olması, ülkemizde iş güvenliğine verilen önemin artmasına ve işçi ölümlerinin asgariye inmesine vesile olacaktır” dedi.

Ölüm fabrikası!
Aynı fabrikada 28 Nisan 2003’te iş kazası yaşandı. Kazada işçiler Şerafettin Kaban, Orhan Yöney ve Hanifi Kılci’nin üzerine farin tozu çöktü. Kaban ve Yöney solunum yetmezliğinden ölürken, Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki dava 2009’da bitti. Son fırın kazasında mahküm edilen Genel Müdür Kılıç ile Uğur Çalı ve Bekir Adıgüzel hakkında “tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet vermek” suçundan dörder yıl hapse hükmedildi. Ancak onar ay hapis ve 70’er TL para cezası kesildi ve cezalar da ertelendi. Fabrikadaki bir diğer iş kazası 12 Ağustos 2010’da yaşandı. Döner Fırın’daki sökümde iskele çökünce tuğlalar işçilerin üzerine düştü. 47 yaşındaki Hayati Özmen ve 30 yaşındaki Yahya Koçak hayatını kaybetti, Adem Turan yaralandı. İşçiler şikâyette bulunmadığından bu kaza yargıya taşınmadı.

(Sol)

Kıyı şehirleri kara kara düşünüyor

Erika Bolstad imzasıyla McClatchy Gazetesi’nde yayımlanan haberi (TheState.com’dan alarak), Yeşil Gazete gönüllü çevirmenlerinden Ali Serdar Gültekin’in çevirisiyle sunuyoruz.

***

Amerika’nın kıyı bölgeleri gelecek yıllarda, özellikle doğuda ve körfez bölgesinde yükselen deniz seviyeleri ve yıkıcı fırtınalar karşısında milyonlarca insanı nasıl koruyacaklarını belirlemeye çalışırken düşündürücü sorularla karşılaşacaklar.

New Jersey kıyı kasabalarında tahta kaldırımları yeniden yapmalılar mı? Hükümet sellere maruz kalma ithimali yüksek bölgelerde insanları inşa etmekten tekrar vaz geçirmeli mi? Su, kanalizasyon metro şebekelerini ve elektrik tesislerini bir sonraki fırtınada su baskınından korumak ne kadara mal olur?

16 Nisan’da doğu sahili liderleri New York’ta Sandy Kasırgasının sonuçlarını ve bununla birlikte gelecekteki deniz seviyesini konuşmak için bir araya geldi. Konferans, gelir amaçlamayan ve bir partiye bağlılığı olmayan bilim savunucusu Union of Concerned Scientists (Endişeli Bilim İnsanları Birliği) tarafından düzenlendi.

Birleşik Devletler İstihkam Kolordusu için kıyı ve fırtına risk yönetimine ve kapsamlı Sandy çalışmalarına başkanlık eden Joe Vietri “Elimizde gerçekten olan ortak geleceğimize ait bir bakış” dedi.

Çoğunlukla küresel ısınmadan kaynaklanan deniz seviyelerindeki artış Sandy gibi kasırgaların etkilerini arttırabilir.1992 yılından bu yana uydular küresel deniz seviyelerinde 2.25 inch (yaklaşık 6 santim) yükselme tespit ettiler.

Sandy’den hemen önce deniz yüzeyi sıcaklıkları mevsim normallerinin 5 derece Fahrenheit (yaklaşık 3 derece Celcius) üzerindeydi. Fırtınayı çalışan bilim adamları 1 derecenin doğrudan küresel ısınmadan kaynaklandığını belirlediler.

Her derece Fahrenheit artış için atmosfer yüzde 4 daha fazla nem tutabilir. Sonuç olarak, Sandy daha fazla nem toplayabildi, daha büyük bir fırtınayı besledi ve 40 yıl öncesine göre yüzde 5 ile yüzde 10 arasında daha fazla yağışa sebep oldu.

Yüksek deniz seviyeleriyle birlikte güçlü bir fırtına kıyıya daha fazla su gelmesine ve daha iç kesimlere kadar ulaşabilmesi anlamına geliyor. Fırtınanın etkileri Kuzey Karolina Wilmington’daki bilim insanlarını, yüzyılın sonunda deniz seviyesinin 1 metre yükselmesine karşı ne kadar zayıf olduğunu araştırmaya itti.

Kıdemli şehir bölge plancısı Phil Prete “İnsanlar dinliyor, insanlar sorumluluk almaya hazır” diyor.

Yetkililer deniz seviyesindeki hızlı yükselmenin nedeni hakkında tartışmalara ve “Dünyayı ve okyanusları ısıtan karbon emisyonlarını nasıl azaltırız?” sorusuna daha az zaman ayırıyorlar. Bunun yerine, “küresel ısınmanın sonuçları” dedikleri etkilere karşı ne yapılması gerektiğine odaklanmış durumdalar.

Sandy Kasırgası sırasında dalgaların Fort Lauderdale’in sembolik kumsal boyu otoyolununun bazı bölümlerini yıktığı Florida Broward İlçesi Belediye Başkanı, “Başka bir şansları yok” diyor.

“Hemen hemen hepimiz alçak alanlarda yaşıyoruz” diyor. “Birçok kasırgadan Güney Florida’da dersler alında. Bu kasırgalardan öğrendik, geleceğimizi planlamayı öğrendik, bunun yeni normalimiz olduğunu öğrendik”

 

 

Hudson nehrinin 500 milyon galon suyunun şehri bastığı ve 10 gün kadar kaldığı New Jersey Hoboken’de de sebepler yerleşik sorulardan diyor Stephan Marks. Özellikle küresel değişikliğin etkilerine açık olan şehirler için liderlik rolünü üstlenmek üzere federal hükümeti ve eyaletleri göreve çağırıyor.

Mark “İklim değişikliğiyle ilgili tartışma sona erdi” diyor. “Şehirdeki çoğu kişi için Sandy Kasırgası bunu çözdü diyebilirim”

Fakat kıyı nüfusu savunmasız ve büyümeye devam ediyor.Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi’nin geçen ay yayınladığı rapora göre hali hazırda kalabalık olana Birleşik Devletler kıyı nüfusunun 2010 yılındaki 123 milyondan 2020 yılında 134 milyona yükselmiş olacak. Bu milyonlarca başka insanı da Sandy gibi kasırgaların riskine koyuyor.

İstihkam Kolordusu’ndan Vietri “İnsanlar iklim değişikliğinin sonuçlarının farkında olabilir, fakat bu kimseyi sahillere gitmekten alı koymuyor – ya da emlak fiyatlarını etkilemiyor” diyor “Eğer kum tepeleri ya da evler için dayanıklı setler gibi diğer koruyucu önlemler olsaydı, kıyı şehirleri daha az hasar alabilirdi” diye ekliyerek.

“Hala fırtına gelmeden önce neredeyseler aynı bölgeye yeniden kurulan şehirlere sahipsiniz.” diyor Vietri. “Yüksek tehlike altında yaşayan muazzam bir nüfusa sahip olmaya devam ediyorsunuz”

 

Yeşil Gazete için çeviren: Ali Serdar Gültekin

Yazının özgün hali (ingilizce)

(cClatchy, TheState.com, Yeşil Gazete)

 

 

İzmir’de 26 Nisan’da hayat duracak!

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde İzelman kadrosunda çalışan 650 işçinin taşerona zorlanmasına karşı DİSK Genel İş’in başlattığı “sürekli eylem” kararı doğrultusunda 26 Nisan’da grev yapılacak.

İzmir Büyükşehir Belediyesi İdari İşler Müdürlüğü bünyesindeki hizmet binalarında temizlik, bakım, ofis, yönetim ve denetim hizmetlerinde çalıştırılacak personelin Hanoğlu-Zigana şirketi tarafından çalıştırılma hazırlıklarına karşı Genel İş İzmir Şubeleri uyarı eylemlerinden sonra greve gidiyor.

DİSK Genel İş Sendikası’nın İzmir şubelerinin oluşturduğu ortak eylemlerin programı şöyle:

Genel İş sendikası İzmir Şubeleri, ilk olarak 24 Nisan 2013 Çarşamba günü saat 15:30’da İzmir Büyükşehir Belediyesi önünde taşeronu Belediye’ye sokmamak için Nöbet Çadırı kuracak.

25 Nisan 2013 Perşembe günü saat 15:30’da Genel İş Sendikası üyeleri DİSK Ege Bölge Temsilciliği önünde toplanarak, Çankaya’da buluna CHP İzmir İl başkanlığı önüne kadar yürüyecek. Yürüyüşün amacı CHP’nin taşerona karşı olduğuna dair verdiği sözleri yerine getirmesi ve ilk olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde ki 650 işçi için gereğini yapması istenecek.

26 Nisan 2013 Cuma günü ise Genel İş’in İzmir’de örgütlü olduğu ilçe belediyeleri de dahil olmak üzere bütün işyerlerinde sabah işe çıkılmayarak grev yapılacak. İşçiler belediye önünde kurulacak çadır çevresinde toplanacak. Genel İş’in örgütlü olduğu ESHOT, İZSU, ilçe belediyeleri, belediye şirketleri, parklar, hastane ve bürolarda hizmet üretilmeyecek.

29 Nisan 2013 Pazartesi günü saat 16:00’da Bayraklı Salhane’de bulunan AKP il örgütü binası önüne, “taşeron sisteminin kaldırılması için” yürüyüş yapılacak.

(muhalefet.org)

ODTÜ’de çatışma: 15 yaralı

ODTÜ’de Bilim ve Ütopya Dergisi’nin düzenlediği ödül töreni öncesi TGB ile DYG’li ve solcu öğrenciler karşı karşıya geldi. Polisin de müdahale ettiği olaylarda 15 öğrenci yaralandı.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde (ODTÜ) karşıt görüşlü öğrenciler arasında çıkan kavgada 15 öğrenci yaralandı.

Haber sitelerinde yer alan bilgilere göre, Bilim ve Ütopya Dergisi tarafından düzenlenen Dr. Serhat Özyar Bilim Ödülleri töreni sırasında, salonun önünde karşı karşıya gelen

Demokratik Yurtsever Gençlik (DYG) üyeleriyle Türkiye Gençlik Birliği (TGB) üyeleri arasında kavga çıktı. Çıkan kavganın büyümesi üzerine üniversite kampüsüne giren çevik kuvvet öğrencilere müdahale etti.

Müdahalenin ardından TGB’li öğrenciler olay yerinden ayrılırken, DYG’liler ODTÜ’nün Eskişehir Yolu kapısına doğru yürüyüşe geçti. Burada barikat kuran polis, öğrencilere gaz bombası ve tazyikli suyla müdahale etti. Olaylar yaklaşık dört saat sürdü.

(Bianet)

Gözler çekilme için bugün Kandil’de

PKK’nin Türkiye’den çekilme kararını açıklayacağıbasın toplantısını izlemek üzere gelen gazeteciler, Kandil Belediyesi’nde toplandı.

Çerçevesi İmralı’da Abdullah Öcalan’la MİT tarafından belirlenen PKK’nin silahlı gruplarının Kuzey Irak’a çekilmesi yönündeki süreçte sona gelindi.

PKK’nin Kuzey Irak’taki yöneticilerinin yapacağı basın toplantısını izlemek üzere gelen gazeteciler, örgüt tarafından Kandil Belediyesi’nde toplanmaları için yönlendirildi. Gazetecilerin 1 saat içerisinde basın toplantısı yapılacak yere götürüleceği ifade edildi.
“Üç aşamalı yol haritası”

Fırat Haber Ajansı’na konuşan PKK’nin 4 numaralı ismi Mustafa Karasu, PKK’nin siyasi sürece katılması kapsamında uygulamaya geçirilen üç aşamalı çözüm projesini şöyle aktardı: “Birinci aşama, belli konularda anlaşma temelinde bir çatışmasızlığı ifade ediyor. Önderlik aynen şöyle söylüyor: ‘Temel ilkelerde anlaşma temelinde çatışmasızlığın sağlanması’. Kürt Özgürlük Hareketi ateşkes yapıp güçlerini çekecek ama bazı temel konularda anlaşma ve Meclis’in karar alması, komisyon kurulması kaydıyla geri çekilme sağlanacak.

Geri çekilme sürecinde yol haritasının olması, yol temizliğinin yapılması da var… BDP ‘yüzde 10 barajının kaldırılması, seçim kanununun değiştirilmesi, terörle mücadele yasanının kaldırılması’ diyordu. Bunlar da geri çekilmeyle birlikte ikinci aşamada olacak şeylerdir. Yani birinci aşamada geri çekilme başlayacak, geri çekilmenin başlamasından sonra da bu yol temizliği yapılacak. İkinci aşamada anayasal ve yasal değişiklikler gerçekleşecek. Üçüncü aşama ise normalleşme aşamasıdır. O nedir? Anayasal ve yasal değişiklikler yapıldıktan sonra onlar pratiğe geçecek ve çözüm olduğu görülecek.”

 

Çanakkale’de şafak ayini

Çanakkale Kara Savaşları’nın 98. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen anma törenleri kapsamında Gelibolu’daki Anzak Koyu’nda, “Şafak Ayini” düzenlendi.

Binlerce Avustralyalı ve Yeni Zelandalı, gece Çanakkale’den Gelibolu’ya giderek, törenin başlamasını uyku tulumlarında bekledi. Bekleyiş sırasında dev ekranlarda Çanakkale Savaşı’na ilişkin belgesel ve röportajlar gösterildi. Müzik dinletisinin ardından tören kıtasının yerini almasıyla başlayan ayinde konuşan Avustralya Gazi İşleri Bakanı Warren Snowdon, yaptığı konuşmada, yaklaşık 100 yıl önce burada bıraktıkları atalarıyla ilgilenen Türkiye’ye teşekkür etti. Arıburnu yakınlarında, şafak öncesi yapılan çıkarmanın ilk gününün sonunda 16 binin üzerinde Anzak askerinin karaya çıktığını belirten Snowdon, bu askerlerin yaklaşık 2 bininin bölgedeki sahillerde, yarımadayı çevreleyen sularda, tepelerde ve vadide yaşamlarını yitirdiğini veya yaralandığını bildirdi.

(Ajanslar)