Ana Sayfa Blog Sayfa 4334

Türkiye’ye özgü 26 bitki çeşidi keşfedildi

0

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Kaş-Kekova Özel Çevre Koruma (ÖÇK) bölgesindeki araştırmasında, 51 familyaya ait 187 cins bitki, 96 kuş, 20 memeli, 16 sürüngen ve 4 iki yaşamlı türü tespit edildi.

Bakanlıktanyapılan yazılı açıklamayagöre, Tabiat VarlıklarınıKoruma GenelMüdürlüğünün Kaş-Kekova ÖÇK bölgesindegerçekleştirdiği biyolojikçeşitlilik araştırmasında, yöreye özgü bitki ve hayvan türleri belirlendi.

Araştırmada bitki sosyolojisi, bitki sistematik, memeli ve kuş, iki yaşamlı ve sürüngenuzmanları, coğrafi bilgi sistemi uzmanıyla şehir ve bölge plancısı yeraldı.

Türkiye’de ilk kez kaydedildi

Floristik çalışmalar sonucunda, 51 familyaya ait 187 cins, bu cinslere ait272 tür ve tür altı takson tespit edildi. Bu türlerin 26’sının, Türkiye’yeözgü bitkiler olduğu saptandı. Bunlar arasında, ilk kez W. Greuter tarafından 1974’te Meis Adası’nda bulunan yabani havuç (daucus conchitae) türü, Türkiye için yeni kayıt oldu. Nesli tehdit ve tehlike altındaki onopordum rhodense de ülkede ilk kez kaydedildi.

Fauna çalışmaları sonucu bölgede 2 tür böcekçil, 4 tür yarasa, 9 tür kemirici, 3 tür yırtıcı, 2 tür çift toynaklı olmak üzere 20 memeli türü belirlendi.

Bölgede 96 kuş türü tespit edildi. Bunların arasında, Doğa ve Doğal Kaynakların Korunması İçin Uluslararası Birlik (IUCN) koruma kriterlerine göre “tehlikeye yakın” statüsündeki ada martısı ve gökkuzgun ile“zarar görebilir” statüsündeki küçük kerkenez de yer aldı.

Kaş-Kekova ÖÇK bölgesindeki herpetolojik çalışmalar sonucunda, şimdiye kadar 1 semender, 3 kuyruksuz kurbağa, 1 kaplumbağa, 9 kertenkele ve 6 yılan olmak üzere 20 sürüngen ve iki yaşamlı türü saptandı. Bunlardan “zarar görebilir” statüsündeki semender (lyciasalamandra luschani), bölge için endemik tür olarak gözlendi.

Tehditler belirlendi

Araştırmada, ayrıntılı biyolojik çeşitlilik envanteri ile insan kullanımının bu çeşitliliğe etkileri de incelenerek, tehditler belirlendi, bunları ortadan kaldıracak tavsiyeler geliştirildi.

Bölgedeki bazı alanlar, barındırdığı tür çeşitliliği ve insan kullanımlarıyla ilişkileri bakımından “hassas bölge” olarak tanımlandı.

Yöre halkına, tıbbi ve aromatik bitki yetiştirilmesi, bazı türlerin süs bitkisi sektörüne kazandırılması, küçük kerkenez türünün izlenmesi ve korunmasıyla biyolojik çeşitliliğin tanıtılması ve farkındalığın arttırılmasına yönelik alt projeler tavsiye edildi.

(Ajanslar)

Boca Juniors “Ermeni Soykırımı”nı andı

0

Arjantin’in ünlü futbol takımı Boca Juniors, geçtiğimiz gün Belgrano’yla yaptığı lig maçında Ermeni Soykırımı’nı andı.

Sahaya “Recordemos Todos El Genocidio Armenio” (“Ermeni Soykırımı’nı unutma”) yazılı pankartla çıkan Arjantin takımı, ülkenin en büyük takımlarından biri.

 

 

Halkın takımı olarak nitelenen Boca Juniors, İtalya göçmeni Esteban Baglietto, Alfredo Scarpatti, Santiago Sana ile Juan-Teodoro Farenga kardeşler tarafından 3 Nisan 1905 yılında kurulmuştu.

Dünyanın bugüne dek en fazla ünvan kazanmış olan takımlarından biri olan Boca Juniors Atletizm Kulübü, siyasi ve insani meselelere duyarlı yaklaşımıyla da biliniyor.

Öte yandan Arjantin’de ermeni nüfusu, 1915 sonrasında ülkeye yoğun göç sebebiyle yüksek.

 

(Yeşil Gazete, Demokrat Haber)

 

İklim Değişikliği ve Göçler 1 – Belkıs Gökbulut

İklim değişikliğinin oluşturduğu etkilerle birlikte dünyanın bazı bölgelerinin yaşanılamaz duruma gelmesi ve bu bölgelerden göç edecek insanların daha güvenli bölgelere yerleştirilmesiyle nüfus değişimlerinin yaşanması beklenmektedir. Bu durumun hızının nasıl değişeceği ve gelecekte ne kadar insanı etkileyeceği kesin olarak belli olmasa da, yapılan çalışmalar 2050 yılına kadar 200 milyon kişinin bulundukları bölgelerden göç etmek zorunda kalacaklarını gösteriyor.

Artık Dünya üzerinde iklim değişikliğinin etkileri açıkça fark edilebiliyor ve bu konu sıkça uluslar arası gündemin üst sıralarında yer alıyor. Geçtiğimiz hafta Avustralya  iklim değişikliğinden etkilendiği için evlerini terk etmek zorunda kalacak insanlara verilmesi gereken statüyü gündeme getirdi. Bu durum Dünya’nın vardığı noktayı açıkça ortaya koyuyor.

İklim değişikliğinin meteorolojik etkileri bölgede yaşayan insanları iki farklı şekilde göçe zorlayacak:

1) Deniz seviyesindeki artış, tarım alanlarının hasar görmesi, kuraklığın yaşanması ve su kıtlığı gibi belli bir süreçte yaşanacak olan problemler sebebiyle,

2) Aşırı yağışlardan dolayı yaşanacak olan seller, fırtınalar ve buzul göllerindeki taşmalardan kaynaklanan ani iklim olaylarının yaratacağı problemler sebebiyle.

Öncelikle, farklı emisyon senaryolarına dayanarak küresel deniz seviyesinin 2030 yılına kadar 8cm ila 13cm, 2050’ye kadar 17cm ila 29cm ve 2100 yılına kadar  ise 35cm ila 82cm arasında yükselmesi beklenmektedir. Bu durum kıyı şeritlerindeki bölgelerin sular altında kalabileceği anlamına gelmektedir.

IPCC’nin gelecekte karbondioksit salımına sınırlama getirilmemesi durumunda öngörülen senaryolarında, artan küresel sıcaklık nedeniyle  Dünya’daki sulak alanların 2050 yılına kadar %25’inin, 2100 yılına kadar ise %42’sinin yok olması beklenmektedir. Bu durumda, yakın gelecekte Dünya’da su savaşları yaşanması olasılılığı yüksektir. Bunun yanı sıra  iklim değişikliğinin etkisi ile bazı bölgelerde yağışların sıklığı ve yoğunluğunda artış görüleceği ve  bu bölgelerde sık sık su baskınları yaşanacağı tahmin edilmektedir. Örneğin, buzulların erimesi ile birlikte Nepal, Peru, Bhutan gibi dağlık ülkelerde ani buzul gölü taşmalarıyla oluşacak sellerde artış yaşanması beklenmektedir. Southampton Üniversitesi’nden Robert J. Nicholls ve Hadley Merkezi’nden Jason O. Lowe’un 2005’te (gelecekte orta düzeyde salım gerçekleşeceği tahminine göre) yaptıkları çalışmaya göre dünyada sellere maruz kalacak insan sayısının 2050 yılına kadar her yıl 10 ila 25 milyon kadar, 2100 yılana kadar ise her yıl 40 ila 140 milyor artacağı tahmin edilmektedir.

Kısaca; iklim değişikliğinin etkisiyle küresel sıcaklık artarken, dünya üzerindeki her bölgenin kendine has iklim karakteristiklerinden dolayı bu süreçten farklı etkilenmesi beklenmektedir. Örneğin; 2050 yılına kadar Güney Asya musonun daha güçlü bir hale gelmesi, bunun sonucunda Batı Hindistan ve Bangladeş’in daha çok yağmur alacağı tahmin edilmekte. Buna karşılık, alçak ve orta enlemlerde daha az yağmur oluşması öngörülmektedir. Kurak mevsimlerde dünyanın genelinde, özellikle Hindistan alt kıtası, Çin’in bazı bölümleri ve And dağlarında su kaynaklarında azalma meydana geleceği ,  Sahra altı Afrika’nın yıllık %10 daha az yağış alacağı tahmin edilmektedir.  IPCC’nin 2007’de yayımladığı rapora göre 2020 yılına kadar Afrika’da yağmur suyuyla beslenen tarım ürünlerinin %50 azalacağı öngörülmektedir. Aynı raporda 2050 yılına kadar Asya’nın merkezi ve güneyinde tarımsal üretimin %30 azalacağı  ve  balık rezervlerinin kutup noktalarına ve daha soğuk sulara göç edeceğinden bahsedilir. Deniz suyunun sıcaklığının artması ile birlikte deniz yosunlarının çoğalması ve bu durumun mercanlar üzerinde zararlı etkiler oluşturmasının beklendiği belirtilmektedir. Tüm bunların sonucunda beslenme bozuklukları ve salgın hastalıkların çoğalmasıyla insan sağlığının büyük bir risk altına gireceği tahmin edilmektedir.

İklim değişikliğinden kaynaklanan olaylar ve sonuçları pek çok etkenle birlikte değerlendirilmelidir. Gelecekte dünya nüfusunun artması, dağılımı, iklim değişikliğinin oluşturacağı çevresel etkilere karşı direnç gösterilmesi ve uluslar arası toplumların sera gazı salımlarını sınırlandırarak gelişmemiş ülkelere iklim değişikliğine uyum sağlayabilmeleri için destek olunması ile ilgili çalışmalar yapılması ve tüm bunlarla ilgili politikalar üretilmesi çözüm süreci açısından önemli bir aşamadır.

 

Belkıs Gökbulut

Boğaziçi Üniversitesi
İklim Değişikliği Çalışma Grubu

Star Medya Grubu Azeri Socar’a satıldı

Bünyesinde Star Gazetesi ve Kanal 24 Televizyonunu bulunduran Star Medya Grubu’nun Azeri enerji şirketi Socar’a satıldığı şirket kaynakları tarafından onaylandı. Nasıl bir fiyata anlaşıldığı konusunda ise açıklama yapılmadı. Socar’ın Türkiye’deki faaliyetleri Petkim özelleştirmesi ile başlamıştı.

Rixos Otellerinin patronu ve Star Medya Grubu’nun ortağı Fettah Tamince, Socar ile yaklaşık 10 gün önce satış için masaya oturduklarını ve görüşmelere başladıklarını açıklamıştı.

Aradan geçen sürede yapılan görüşmelerde her iki tarafın da satış konusunda anlaşmaya vardığı belirtildi. Fiyat konusunda ise herhangi bir bilgiye ulaşılamadı.

Star Medya Grubu Fettah Tamince ve Tevhit Karakaya ortaklığına ait. Grubun bünyesinde Star Gazetesi ve Kanal 24 Televizyonu bulunuyor.

Rixos’un da patronu olan Tamince, Star hisselerini 2009 yılında Ethem Sancak’tan devralmıştı.

 

Tot’ta Mustafa Sayar’dan üçüncülük

0

Konyaaltı Caddesi üzerindeki Atatürk Parkı önünde başlayan turun startını Antalya Vali Yardımcısı Halil Serdar Cevheroğlu ile Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu birlikte verdi.

Dünkü ikinci etabın son 200 metresinde meydana gelen büyük kazada köprücük kemikleri kırılan Blanco Pro Cycling takımından Avustralyalı Mark Renshaw ve Lotto Belisol takımından Belçikalı Jonas Vangenechten ile kasığında kanama tespit edilen Blanco Pro Cycling takımından Hollandalı bisikletçi Theo Bos, bugünkü yarışa katılmadı.

Antalya – Elmalı arasındaki etabı Europcar’dan Natnael Berhane birinci bitirirken, Kevin Seeldraeyers ikinci Mustafa Sayar ise üçüncü oldu.

Sinop’ta vahşet! Köpekleri çöp arabasında ezdiler

Sinop’un Türkeli İlçesi’ne bağlı Güzelkent Beldesi’nde, sahipli ve sahipsiz 15 köpek zehirlenerek öldürüldü. Belediye, köpekleri presleyerek çöplüğe attı.

Olay geçen pazertesi günü Türkeli İlçesi’ne bağlı Güzelkent Beldesi’nde meydana geldi. Zehirli yiyecek verilen sahipli ve sahipsiz 15 köpek, öldürüldü.

Köpek ölüleri, Belediye ekipleri tarafından toplanıp önce çöp araçlarına, ardından şehir çöplüğüne atıldı. Köpeği zehirlenen vatandaşlar ve hayvanseverler duruma tepki gösterdi. 15 köpeğin vahşice katledildiğini söyleyen kendi köpeği de zehirlenen Muhammet Sönmez, “Burada köpekleri katlediyorlar. Cüzdanı ve aşıları dahi olan köpeğimi zehirlediler. Bunu yapanlardan şikayetçiyim. Köpekleri zehirlediler. Belediye de sokak ortasında bulunan bu köpekleri çöp arabasının arkasına atarak aracın hareket eden mekanizmasını çalıştırdılar. Yani köpekler çöp arabasında ezildi. Daha sonra bunları Güzelkent Belediyesi’nin çöplüğüne döktüler. Bunu yapanların cezalarını çekmelerini istiyorum” dedi. Belediye yetkilileri ise konuyla ilgili herhangi bir açıklama yapmadı.

(Ajanslar)

Erdal Eren Ankara sokaklarında

23 Nisan’da, yaşı büyültülerek idam edilen Erdal Eren Ankara’daydı.

Çadırkentte yangın çıktı, bir çocuk öldü

Suriyeli sığınmacıların kaldığı Ceylanpınar’daki çadırkentte yangın çıktı. Bir çocuk yaşamını yitirdi, beş çocuk yaralandı.

Urfa’daki Tel Hamut çadırkentinde dün gece çıkan yangının nedeni henüz belirlenemedi.

Yangında yaralanan dokuz yaşındaki Ahmet Kosa’ya Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde müdahale edildi, ancak kurtarılamadı.

Yaralı diğer çocuklar ise tıbbi müdahalenin ardından Diyarbakır ve Adana’daki hastanelere sevk edildi.

Yangında iki özel güvenlik görevlisi de dumandan etkilendi.

Daha önce de Urfa’nın Akçakale ilçesindeki Süleymanşah Konaklama Tesisi’nde çıkan yangın da bir çocuk ölmüş, protesto için eylem yapan Suriyelilerden 600 sığınmacı sınırdışı edilmişti.

(Bianet)

TT Arena’daki ölüm için Galatasaray’a dava

0

Geçen yıl TT Arena’daki Fenerbahçe maçında kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden Fatih Çalışkan isimli taraftarın ailesi, gerekli sağlık önlemlerini almadığı gerekçesiyle Galatasaray Kulübü’nden tazminat istedi.

Geçen yıl Süper Lig maçlarından sonra oynanan play-off turundaki Galatasaray – Fenerbahçe maçı için gittiği Türk Telekom Arena Stadyumu’nda kalp krizi geçirerek ölen 25 yaşındaki Fatih Çalışkan’ın ailesi, Galatasaray Spor Kulübü, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ve Medikal Park Sağlık Hizmetleri AŞ. Aleyhine toplam 290 bin liralık tazminat davası açtı.

Fatih Çalışkan geçen yıl 22 Nisan’da kardeşiyle birlikte Galatasaray-F.Bahçe maçına gitti.

Devre arasında kardeşine bayılacağını söyleyen Çalışkan, başını kardeşinin omzuna yasladı. Ardından da fenalık geçirdi. Etrafta güvenlik görevlisi ve sağlık ekibi yoktu. Taraftar ambulans diye bağırdı. Bunun üzerine güvenlik ve sağlık ekipleri, kalp krizi geçiren Çalışkan’ı tribünden indirdi.

İddiaya göre; Çalışkan’a müdahale edilen sağlık odasında taşınabilir elektroşok cihazları yoktu. Stadyumda 55 bin seyirci, birçok ambulans vardı. Ama hiç elektroşok cihazı bulunamadı. Stadyumdaki ambulansların hiçbiri Çalışkan’ı almadı. Dışarıdan çağrılan ambulans 20 dakika beklendi.

Çalışkan, rahatsızlanmasından tam bir saat sonra 20.43’te Maslak Acıbadem Hastanesi’ne sevk edildi. Hastanedeki doktorlar, hastanın bilincinin kapalı, solunum ve kalp atışının da durmuş olduğunu kayıtlara geçirdi.

Hastanedeki tüm müdahalelere rağmen Çalışkan kurtarılamadı.

Yarın gece ay tutulması yaşanacak

Türkiye saatiyle yarın 21.04- 01.11 arasında parçalı ay tutulması gerçekleşecek.

TÜBİTAK Bilim ve Teknoloji Dergisi ile TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi’nin hazırladığı 2013 Yılı Gök Olayları Yıllığı’na göre, bu yıl yaşanacak üç ay tutulmasının ilki 25 Nisan’ı 26 Nisan’a bağlayan yarın gece yaşanacak.

Parçalı ay tutulması Türkiye saati ile 21.04- 01.11 arasında gerçekleşecek. Bu tutulma Ortadoğu, Asya’nın büyük bölümü, Avrupa, Avustralya ve Antartika’dan gözlenebilecek. Ayın tamamı gökyüzünde dünyanın yarı gölgesinden geçeceği için parlaklığı hafifçe azalıp rengi kızıllaşacak fakat bu değişim tam ay tutulmasındaki kadar belirgin olmayacak. Tutulma ortası saat 23.07’de gerçekleşecek.

Tutulmanın tam ay tutulmasındaki kadar olmasa da çıplak gözle izlenebileceğini belirten Antalya’daki TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi uzmanları, yarı gölge tutulma başlangıcının 21.04, yarı gölge tutulma sonunun da 01.11, parçalı tutulma başlangıcının 22.54, parçalı tutulma sonunun da 23.21 olacağını dile getirdi.

İKİ TUTULMA DAHA OLACAK
Bu yıl toplam üç ay tutulması gerçekleşecek. 25-26 Nisan’daki parçalı ay tutulması ile 18-19 Ekim’deki yarı gölge ay tutulması ülkemizden gözlenebilecek. 25 Mayıs’taki yarı gölge ay tutulması ise ülkemizden gözlenemeyecek.

(Ajanslar)