Ana Sayfa Blog Sayfa 4311

ABD’de ilaç firmasına 500 milyon dolar ceza

ABD’de Hindistan kökenli bir ilaç firmasına, yabancı katkı maddesi karıştırılmış saf olmayan ilaç sattığı ve testler hakkında yanlış beyanda bulunduğu gerekçesiyle 500 milyon dolar ceza verildi.

Adalet Bakanlığı, Hint Ranbaxy şirketinin ABD’de “Ranbaxy USA” adı altında faaliyet gösteren kolunun suçunu kabul ettiğini belirterek, firmanın, Hindistan’da iki merkezindeki üretimi ile saf olmayan ilaçların satışını yasaklayan Federal Yiyecek, İlaç ve Kozmetik yasasını ihlal ettiğini açıkladı.
Şirketten yapılan açıklamada, ilacı kullanan vatandaşların şikayetlerine cevap verileceği ve para cezasını içeren toplam 500 milyon dolar cezanın ödeneceği ifade edildi. Hileli ilaçların şiddetli akne, epilepsi ve sinir yaptığı bildirildi.

İran’da iki haber ajansı, Türkçe yayına son verdi

0

İran’ın resmi haber ajansı İRNA ve ülkenin diğer etkin haber ajanslarından Fars, Türkçe yayınladıkları haberlere son verdi.

2005’te Türkçe haber yayını servisine başlayan İRNA, Türkçe yayınlarına tamamen son verdi. 2008 yılından beri yayın yaptığı dillere Türkçe’yi de ekleyen ülkenin diğer haber ajansı Fars da 20 Nisan tarihinden itibaren Türkçe bölümünü aktif hale getirmiyor.

İki ajansın neden Türkçe yayın yapmadıkları hakkında bir açıklama yapılmadı.

Uygulamanın ekonomik nedenlerden kaynaklandığı sanılıyor.

(Ajanslar)

UEFA Avrupa Ligi’nde kupa sahibini buluyor

0

UEFA Avrupa Ligi’nde yarın Portekiz ekibi Benfica ile İngiltere’nin Chelsea takımı arasında oynanacak final maçıyla kupanın sahibi belli olacak.

Hollanda’nın başkenti Amsterdam’daki Amsterdam ArenA’da TSİ 21.45’te başlayacak final maçını Hollanda Futbol Federasyonu’ndan hakem Björn Kuipers’in yönetecek. Kuipers’in yardımcılıklarını Hollandalı Sander van Roekel ve Erwin Zeinstra yapacak. Karşılaşmada Almanya Futbol Federasyonundan Felix Brych dördüncü hakem, Hollandalı Pol van Boekel ve Richard Liesveld de ilave yardımcı hakem olarak görevlendirildi.

BENFICA, YARI FİNALDE FENERBAHÇE ‘Yİ ELEYEREK FİNALE YÜKSELDİ

Bu sezon Şampiyonlar Ligi’nde Barcelona, Celtic ve Spartak Moskova takımlarının bulunduğu G Grubu’nu 8 puanla üçüncü sırada tamamlayarak UEFA Avrupa Ligi’nde mücadele etmeye hak kazanan Benfica, UEFA Avrupa Ligi 2. turda Bayer Leverkusen’i, 3. turda Bordeaux’yu, çeyrek finalde Newcastle United’ı ve yarı finalde Fenerbahçe’yi eleyerek final vizesini aldı.

1960-61 ve 1961-62 sezonlarında Şampiyon Kulüpler Kupası’nı kazanma başarısını gösteren Benfica, Chelsea’yi yenerek tarihinde ilk kez UEFA Avrupa Ligi kupasını müzesine götürmek istiyor.

CHELSEA, BU YIL DA KUPA HEDEFLİYOR

Diğer finalist Chelsea ise Şampiyonlar Ligi’nde Juventus, Shakhtar Donetsk ve FC Nordsjaelland takımlarının bulunduğu E Grubu’nu üçüncü sırada bitirerek, UEFA Avrupa Ligi’nde mücadele etmeye hak kazandı. İngiliz temsilcisi, UEFA Avrupa Ligi 2. turda Sparta Prag’ı, 3. turda Steaua Bükreş’i, çeyrek finalde Rubin Kazan’ı ve yarı finalde Basel’i eleyerek adını finale yazdırdı.

1970-71 ve 1997-98 sezonlarında UEFA Kupası’nı kazanan, geçen yıl da UEFA Şampiyonlar Ligi kupasını müzesine götüren Chelsea, Benfica’yı mağlup ederek bu yıl da UEFA Avrupa Ligi’nde kupanın sahibi olmak istiyor.

(Ajanslar)

FEMEN’den THY hosteslerine destek

0

Ukraynalı feminist FEMEN hareketi başlattığı “Gökyüzünün İslamlaştırılmasını durdurun!” sloganıyla THY’deki “kırmızı ruj yasağı” uygulamasına karşı bir protesto başlattı.

FEMEN’in internet sitesinde yer alan duyuruda, “FEMEN, şirket yöneticilerin İslamcı icatlarını protesto eden Türk Hava Yolları şirketi hosteslerine destek vermektedir” denildi.

‘BENİM RUJUM, BENİM KARARIM’

İki FEMEN üyesi ellerinde Türk bayrakları, kafalarında hostes şapkaları, dudaklarında kırmızı rujlarıyla kameralara poz verdi. FEMEN’cilerin vücutlarındaki “My lipstick, my decision” (Benim rujum, benim kararım) cümlesi dikkat çekti.

FEMEN’in açıklamasının tam metni şöyle:

“Yeni kurallar doğrultusunda, şirketin çalışanlarının iş saatlerindeki makyajlarında kırmızı ruj kullanma hakları yok. Dahası, şirketin imajını daha namuslu bir hale getirmek amacıyla görünüşleriyle ilgili bir dizi başka kısıtlamaya daha maruz bırakıldılar. FEMEN, Türkiye laik bir ülke olana kadar, böylesi kadın düşmanı standartların havayolu temsilcilerine uygulanmasının kabul edilemez olduğuna inanıyor ve Türk Hava Yolları’nın kadın çalışanlarıyla dayanışmasını ifade ediyor ve bu kadınların kadınsı olma hakkının altını çiziyor. Tehlike: Havada İslamlaşma kokusu var!”

(ajanslar)

Yargıtay ‘suç örgütü’ dedi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Hrant Dink cinayeti davasında, sanıkların “silahlı terör örgütü” değil “suç işlemek amacıyla oluşturulan örgüt” üyesi olduklarına karar verdi.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Hrant Dink‘i “tasarlayarak öldürmeye azmettirmek” suçundan Yasin Hayal‘e verilen ağırlaştırılmış müebbet cezasını onadı. Hayal’in “silahlı terör örgütü yöneticiliği” suçundan verilen beraat kararını ise“suç işlemek amacıyla oluşturulan örgütü kurma ve yönetme suçundan” ceza verilmesi istemiyle bozdu.

Reyhanlı’da “mobeseler arızalıydı” iddiası

Reyhanlı’da cumartesi günü yaşanan bombalı saldırı sırasında ilçedeki 73 MOBESE kamerasının tamamının, patlamadan birkaç gün önce ‘sistem arızası’ verdiği ve kayıt yapmadığı ortaya çıktı.

Türkiye ‘deki en büyük terör saldırısına sahne olan Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde, olayı aydınlatmayı kolaylaştıracak MOBESE kameralarının olay anında ve hemen öncesinde çalışmadığı öne sürüldü. İçişleri Bakanı Muammer Güler bu iddianın doğru olmadığını söylerken Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, “Şehir girişindeki MOBESE’lerle ilgili özel bir şey mi var, onu ben de doğrusu tam bilemiyorum. Henüz o konuda tam bir ileri bilgi almadım” diye konuştu.

Reyhanlı ilçe merkezindeki MOBESE kameralarının geçen hafta sistem hatası verdiği ve olay öncesinden başlayarak, patlama anında da devre dışı kaldığı öne sürüldü.

Akşam gazetesinden Levent Albayrak’ın haberine göre, güvenlik güçlerinin en büyük ipucu kaynağı olan MOBESE kameralarındaki arızayı gidermek için teknik ekibin çalışma başlattığı ancak patlamaların yaşandığı gün bu arızanın henüz giderilemediği, bu nedenle soruşturmayı kolaylaştıracak kamera görüntüleri elde edilemediği belirtildi.

Hatay Valisi Celalettin Lekesiz ise basın mensuplarının MOBESE’lerin çalışıp çalışmadığı yönündeki sorusunu yanıtsız bıraktı.

İlçe genelindeki 73 MOBESE kamerasının büyük bölümü, patlamaların meydana geldiği noktaları doğrudan görüyordu.

(Akşam)

THY’de grev var!

THY personelinin sabaha karşı saat 03:00’te İş güvencesi, uluslararası standartlara göre uçuş saatinde anlaşmak ve uçuş güvenliğinin tam olarak sağlanması talepleri ile başlatacağı Hava İş SendikasıSendikası Genel Başkanı Atilay Ayçin tarafından açıklanan grev öncesi ve sonrası İstanbul Atatürk Havaalanı hareketli saatler yaşadı. İşte gece boyunca dakika dakika yaşananlar.

THY grevi ile ilgili tüm anlık tüm gelişmeler airporthaber.com/canli/ üzerinden takip edilebilir.

Grev öncesi

Polis havaalanını abluka altına aldı. Gaz maskeleriyle bekleyen polisler  bazı işçileri gözaltına almak istedi ancak sendika görevlilerinin araya girmesiyle gözaltı olmadı.

Grevin başlamasından önde polis Dış Hatlar Terminali’nin önüne TOMA getirdi. İçeride bulunan çevik kuvvet ekipleri ise gaz maskelerini taktılar.

Havaalanının tüm giriş ve çıkışları çevik kuvvet polisi ve TOMA’lar tarafından tutuldu, havalanına girişlere polis tarafından izin verilmedi. Polis telsizlerinden sürekli “Kimsenin içeriye girmesine izin vermeyin” şeklinde anonslar geçildi.

Sunexspres çalışanlarının grevi kırmak için THY’de çalıştırılacağı öğrenilirken, dün mezun olan 500 uçuş ekibi de, grevi kırmak için uçuş planına dahil edildi.

Yağan yağmura rağmen çalışanlar ‘Ölmek var dönmek yok’ sloganı ile grev hazırlıklarına devam etti.

Polis, grev için toplanan kalabalığı uyardı ve grevin THY Genel Müdürlük binasında devam etmesini istedi.

Polis, greve katılanların bulunduğu bölgeyi çembere aldı. Çalışanlar ‘İş ekmek yoksa barış da yok’ sloganı attı. Polis grevci işçilerin havaalanı önünde beklemesine izin vermedi.

Grevin başlayacağı saat öncesi yasa dışı grev kırıcıların havaalanına geleceği ifade edildi.

Hava İş Sendikası Başkanı Atilay Ayçin, THY Genel Müdürlük binası önünde devam etmesi istenen grevin dış hatlar terminalinde sürdürülmesi için Atatürk Havalimanı Mülki İdare Amiri Ali Bakoğlu ile görüşmeler yaptı.Direniş çadırının dış hatlarda değil genel müdürlük önünde kurulması konusunda anlaşma sağlandı.

THY yönetimi grev sebebiyle tam kadro gece mesaisi yapıyor. Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu ve Genel Müdür Temel Kotil başta olmak üzere bütün genel müdür yardımcıları ve başkanlar, Genel Müdürlük binasında süreci yakından izliyor. Atatürk Havalimanı Mülki İdare Amiri Ali Bakoğlu da, THY Genel Müdürlük binasında bulunuyor.

THY’deki grevin başlamasına bir saatten az bir süre kala grevin resmen başlayacağı saat olan 03.00’ten sonraki ilk uçuşa katılacak uçucu ekipler, polisin güvenlik önlemleri altında ekip odasına ulaştı.

Grev gözcüleri Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali’nden THY Genel Müdürlük Binası’na gitti.

Hava İş Sendikası temsilcisi, greve dakikalar kala çalışanları greve davet etmek için gittiği THY Hat Bakım’da greve davet ettiği çalışanlardan beklemediği bir tepki aldı. Çalışanları greve davet eden temsilcinin davetini birçok çalışanın geri çevirdiği, ” Bizim mesaimiz 06.00’da bitiyor ve sonrasında evimize gidiyoruz” dedikleri bu sırada temsilci ile çalışanlar arasında kısa süreli gerginlik yaşandığı öğrenildi.

ve Grev başladı

Saat 3’te ‘Bu iş yerinde grev vardır’ pankartı genel müdürlük kapısına asıldı.

Hava İş Sendikası Başkanı Atilay Ayçin, baskı ve tehditle yasal haklarının engellenmeye çalışıldığını, ancak her türlü zor şartlara karşı grevi başarı ile gerçekleştireceklerini ve grev sürecinden güçlenerek çıkacaklarını söyledi.

Hava İş Sendikası Başkan Yardımcısı Mustafa Yağcı ile Hukuk Müşaviri Abdi Pesok, THY’nin Atatürk Havalimanı’ndaki ekip odasında uçucu personeli etkilemeye çalıştığı ancak polisin buna izin vermeyerek her iki sendika temsilcisini de ekip odasından zorla dışarı çıkarttığı belirtiliyor.

Grev başladı, ancak uçaklarda şu ana kadar her hangi bir aksaklık yok. Trabzon, Ankara, İstanbul başta olmak üzere tüm uçuşlar normal bir şekilde devam ediyor.

Grev gözcülerinin ve sendika yetkilerinin gözetiminde sürecek olan eylem sabah saat 10’da ise basın açıklaması ile devam edecek.

(Yeşil GazeteBaşka Haber, Birgün, etha, airporthaber)

Çiftçi-Sen’den Dünya Çiftçiler Günü açıklaması, “Çiftçilerimiz yoksul ve perişan! Üretemiyor!”

Çiftçi-Sen 14 Mayıs Dünya Çiftçiler günü nedeniyle bir basın açıklaması yayınladı.

Çiftçiler yerine tarım ve gıda şirketleri desteklendiğinin belirtildiği, dünyanın 15-16. ekonomisiyiz diye övünürken kırsalda kişi başına düşen gelir 3000 dolara kadar gerilediğinin vurgulandığı ve Borç kıskacında kıvranan çiftçilerin yoksul, perişan ve üretemez durumda bulunduğunun altının çizildiği basın açıklamasının tam metni şu şekilde

“Bugün 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü

Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen Dünya Çiftçiler Günü bugün çeşitli etkinliklerle kutlanacak. Resmi ve birçok tüzel kurum tarafından toplantılar düzenlenecek, basın açıklamalarında yaldızlı mesajlar verilecek. “Türkiye tarımı gelişiyor, verimlilik artıyor, tarımsal ihracatımız gelişiyor” diyerek pembe tablolar çizilecek. Bunların hiçbiri gerçek değildir. Biz çiftçiler yaşayarak biliyoruz.

Gerçekler;

Tarımsal ithalatımız ihracatımızdan fazla. GDO’lu ürünler yurt içinde serbestçe cirit atarken, pirinçler GDO’lu değil diyerek üstüne şal gerip görünmez kılmaya çalışanlar bu yaldızlı mesajları verecek. Yaldızı kazıyan üniversite laboratuarları gerçeği su yüzüne çıkardı, artık biliniyor.

Kurbanlığını ithal etmesinin ardından samanını da ithal eden Türkiye’nin hayvanları aç!

Dünyanın 15-16. ekonomisiyiz diye övünürken kırsalda kişi başına düşen gelir 3000 dolara ulaşamıyor. Borç kıskacında kıvranıyor. Yani, çiftçilerimiz yoksul ve perişan! Üretemiyor!

Çiftçiler yerine tarım ve gıda şirketleri destekleniyor. Çiftçilerimiz çaresizlikten üç milyon hektar araziyi ekmekten vazgeçmiş; topraklarımız aç!

Tarımın dinamosu şekerpancarını çiftçilerimiz daha az üretsin diye yeni kotalar getirmek için Şeker Kanunu değiştirilerek, şekerin tadı  kaçırılıyor, Çiftçinin huzuru kaçırılıyor, Gıdaların kalitesi bozuluyor, besin değeri her geçen gün azalıyor. halkımızın sağlığı bozuluyor!

En verimli ovalara GES ve termik santraller kuruluyor, doğanın bağrında maden arama ve işletmeleri için şirketlere ruhsatlar veriliyor, yapılan nehir tipi HES’lerle sular hapsedilip su ve toprak ayrıştırılıyor. Doğa tahribi için topyekûn seferberlik ilan edilmiş, ilerleniyor.

Yeni “Büyük Şehir Yasası ” çıkartılarak köyler mahalle haline getirilip otlak ve meralarına el konularak satışa çıkartılıyor.

Tarım için beş yıllık strateji planları hazırlanarak çiftçiliği ortadan kaldıracak, tarımı şirketleştirecek politik programlar hazırlanıyor; çiftçilik ortadan kaldırılmak isteniyor!

Elbette eklenecek daha çok olumsuzluklar var….

Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu olarak; çiftçilere yönelik bütün bu olumsuz gelişmelere karşıyız. Bu nedenle Çiftçi Günü’nü kutlamak yerine çiftçilerin üretme haklarını koruyup geliştirebilmeleri için başta çiftçileri ve tüm halkımızı mücadele etmeye çağırıyoruz.

Saygılarımızla.

Ali Bülent ERDEM   ve  Abdullah AYSU

Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu Genel Sekreteri ve Genel Başkanı

(Karasaban.net)

Bahçeşehir Üniversitesi’nde İnsan Hakları, Anayasalar ve Ekoloji paneli

Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) üniversitenin Beşiktaş Yerleşkesindeki B Cep Salonu’nda 16 Mayıs Perşembe günü 15.30-17.30 arasında İnsan Hakları, Anayasalar ve Ekoloji başlığı altında bir panel düzenliyor.

BETAM’dan Barış Gencer Baykan‘ın moderatörlüğünde  gerçekleşecek panelde ABD’nin Oregon Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Prof.Dr. John Bonine “İnsan Hakları Bağlamında Çevre Hukuku”üzerine, Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Ar. Gör. Serkan Köybaşı ise Ekolojik Anayasa tartışmaları üzerine birer konuşma yapacak.

Bonine ve Köybaşı’nın konuşmalarından sonra İstanbul Barosu’ndan avukat Gonca Yılmaz “Bilgi edinme hakkı” üzerine bir atölye çalışması gerçekleştirecek.

Panelin programı şu şekilde:

16 Mayıs Perşembe

Saat: 15:30- 17:30

Yer: B-CEP Sinema Salonu – Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Kampüsü

Katılım herkese açık ve ücretsizdir.

Prof. John Bonine konuşmasını İngilizce yapacaktır. Tercüme sağlanamayacaktır.

İnsan Hakları Bağlamında Çevre Hukuku  : Prof. John Bonine / Oregon Universitesi Hukuk Fakültesi

Prof. Bonine’ın uluslararası insan hakları mahkemelerinden  – Avrupa, Amerika ve Afrika insan hakları mahkemelerinden çevre haklarının korunmasına ilişkin örnekler verecek.  Ayrıca İspanya, Slovenya, Macaristan, Filipinler, Şili, Kolombiya ve  Kosta Rika’daki yerel mahkemelerden alınmış kararları  değerlendirecek.

Ekolojik Anayasa Mümkün mü? Ar. Gör. Serkan Köybaşı / Bahçeşehir Üniv. Hukuk Fakültesi

Egemenlik krizine bir çözüm olarak ortaya çıkan toplumsal sözleşme teorisine göre anayasa, bir toplumu oluşturan bireylerin birbirleriyle yaptıkları bir “barış içinde yaşama” anlaşmasıdır. Ancak 21. yüzyıla gelindiğinde, sorumlusu olduğumuz ekolojik krizin barışın korunmasını imkansız hale getirdiği görülmekte. Bu nedenle, doğanın da sözleşmenin bir tarafı haline gelmesi çabaları “ekolojik bir anayasa mümkün mü?” sorusunu gündeme getirdi. Bu sorunun cevaplanması, gelecek kuşakların sağlıklı bir yaşama sahip olabilmesi için son derece önemli.

Bilgi Edinme Hakkı atölye çalışması: Av. Gonca Yılmaz / İstanbul Barosu

Yılmaz, panel kapsamında Bilgi Edinme Hakkı ve uygulaması konusunda kısa bir sunum yaptıktan sonra Bilgi Edinme Hakkı’nın nasıl kullanılacağına ilişkin uygulamalı bir atölye çalışması gerçekleştirecek.

(Anayasa Gündemi.com)

 

 

Şam yönetimi: Ortak soruşturma yürütmeye hazırız

Suriye’deki Esad yönetimi Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde meydana gelen bombalı saldırıları kınadı ve Ankara’yla ortak soruşturma yürütmeye hazır olduğuklarını açıkladı.

Suriye resmi haber ajansı SANA’da yayınlanan açıklamada, Şam yönetiminin Reyhanlı’daki saldırılarla ilgili Ankara’yla ortak soruşturma yürütmeye hazır olduğu belirtildi.

Açıklamada ayrıca “saldırının Türkiye ve Suriye halkları arasındaki ilişkileri sabote etmeyi hedeflediği” öne sürüldü.

(Ajanslar)