Reyhanlı’da dün, ikinci patlamayla ağır hasar gören PTT binası enkazından iki kişinin, oluşan çukurda da bir kişinin daha cansız bedenleri bulundu.Reyhanlı’da 100 kayıp başvurusu
Reyhanlı’da dün, ikinci patlamayla ağır hasar gören PTT binası enkazından iki kişinin, oluşan çukurda da bir kişinin daha cansız bedenleri bulundu.Tarsus’ta hortum 2 can aldı
Mersin’in Tarsus İlçesi’nde havaalanı şantiyesinde hortum faciaya neden oldu. İlk belirlemelere göre hortuma kapılan 2 kişi öldü, 19 kişi yaralandı
Tarsus’un Kargılı Köyü yakınlarında birkaç ay önce inşaatına başlanan Çukurova Bölgesel Havaalanı şantiyesinde saat 13.00 sıralarında hortum çıktı. Yüzlerce metre yükseklikteki hortum, havaalanı şantiyesinde önüne ne çıktıysa devirip, savurdu. İlk belirlemelere göre 2 kişi öldü, 19 kişi yaralandı.
Olayın duyulmasının hemen ardından bölgeye çok sayıda ambulans, itfaiye ve sivil savunma ekibi sevk edildi.
(Ajanslar)
Bakan ölü sayısının 177 olduğu iddialarına yanıt verdi
Geçtiğimiz cumartesi Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde meydana gelen patlamalarda hayatını kaybedenlerin sayısı 50’ye yükselirken 3’ü ağır 40 yaralının hastanedeki tedavisi devam ediyor. Resmi olarak hayatını kaybeden sayısı 50 olarak açıklansa da kamuoyunda bu sayının çok daha yüksek olduğuna ilişkin iddialar Reyhanlı kaynaklı olarak dolaşıyor. Yaralılar hakkında bilgi veren Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, ölü sayısının 177 olduğuyla ilgili iddialara da yanıt verdi.
Müezzinoğlu, patlamalarda yaralanan ve tedavileri devam eden 40 hastayla ilgili gerek bölgede gerekse sevklerin yapıldığı İstanbul, Ankara, Adana ve Gaziantep’te yapılabileceklerin tümünün yapıldığını bildirdi. Müezzinoğlu, yaralılardan iki kişinin Ankara, ikisinin Adana, bir kişinin İstanbul ve bir diğer yaralının da Gaziantep’te tedavi altında olduğunu söyledi.
Müezzinoğlu, durumları ağır kaç hasta olduğunun sorulması üzerine Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki 1 yaralı ile Hatay’daki 2 yaralının durumlarının kritik olduğunu bildirdi.
Müezzinoğlu, “ölü sayısının 177 olduğu iddialarına ne diyorsunuz?” sorusunu yanıtlarken kendilerine gelen bilgileri dakika dakika kamuoyu ile paylaştıklarını belirterek ilk anda 4 olan ölü sayısının dün sabah itibarıyla 46’ya yükseldiğini, dün saat14.00 itibarıyla da 50 olduğunu söyledi.
(t24)
Gekas direniyor
Süper Lig’de kalma mücadelesi veren Akhisar Belediyespor, küme düşmesi kesinleşen Mersin İdman Yurdu’nu Gekas’ın golüyle 1-0 yendi.
Haftaya 36 puanla 16. sırada giren Akhisar Belediyespor, haftalar öncesi küme düşmesi kesinleşen Mersin İdman Yurdu’nu konuk etti.
Maça hızlı giren ev sahibi Akhisar henüz 2. dakikada gole yaklaştı. Güray’ın sol kanattan yaptığı ortada ceza alanı dışında topla buluşan Bruno’nun sert vuruşunda meşin yuvarlak yandan auta gitti.
21’de ise Bruno’nun pasında golcü Gekas’ın şutunda kaleci Orkun başarılıydı ve İlk 45 dakika golsüz eşitlikle tamamlandı.
İkinci yarıda ev sahibi Akhisar’ın baskıları golü 89’da getirdi. Golcü futbolcu Theofanis Gekas, maçın sonlarına doğru ağları havalandırdı ve Akhisar’ın Süper Lig’de kalma ihtimalini bir hayli arttırdı.
Akhisar bu galibiyetle puanını 39’a yükseltti. Ege ekibi son hafta küme düşen Orduspor’a konuk olacak ve ligde kalmaları için 1 puan yeterli olacak.
Barcelona taraftarıyla buluştu
2012-13 sezonunda şampiyon olan Barcelona, zaferinin taraftarlarıyla
kutladı.
Barcelonalı futbolcular ve teknik heyet üstü açık otobüsle şehir turu atarak şampiyonluklarını binlerce taraftarıyla kutladı. Üzerlerinde Barcelona forması ve ellerinde takım atkılarıyla futbolculara sevgi gösterisinde bulunan taraftarlar, “Şampiyon, şampiyon” tezahüratları yaptı. Sezon içinde yakalandığı kanser hastalığından dolayı ameliyat geçiren ve sahalara geri dönme azmini gösteren Eric Abidal, taraftarların sevgi gösterisinde bulunduğu futbolcuların başında geldi.
Barcelona’ya La Liga şampiyonluğu kupası, gelecek pazar günü ligde Valladolid ile oynanacak maç sonrasında İspanya Futbol Federasyonu Başkanı Angel Maria Villar tarafından Nou Camp Stadı’nda verilecek.
‘Alevileri öldürün ve kalplerini sökün!’
Suriye’de Devlet Başkanı Beşar Esad’a karşı savaşan bir isyancının, ölmüş bir askerin kalbini yerinden söküp ısırdığı görüntüler dünyayı şoke etti.
Hürriyet’te yeralan habere göre, İnsan Hakları İzleme Örgütü’nden (HRW) yapılan açıklamada bu görüntülerin mezhepsel bir nefret ve intikam cinayetlerine dönüşen Suriye iç savaşının bir simgesi olduğu belirtildi.
HRW, dün internete yüklenen videodaki kişinin Faruk Tugayı isimli isyancı örgütün kurucusu Ebu Sakkar olduğunu bildirdi. Örgütün açıklamasında Ebu Sakkar’ın gazeteciler tarafından iyi tanınan Humuslu bir isyancı olduğu iddia edildi.
Görüntüler hem Esad destekçilerinin hem de muhalefetin tepkilerini çekti.
KORKUNÇ GÖRÜNTÜLER
Videoda, söz konusu kişi önce “Allah şahidim olsun sizin kalbinizi ve ciğerlerinizi yiyeceğiz, köpek Beşar’ın askerleri” diyor sonra da videoyu kaydeden kişiye dönerek “Allahu ekber” diye bağırıyor.
HRW sözcüsü Peter Bouckaert, videonun orijinalini izlediğini, Ebu Sakkar’ın kimliğinin Humus’taki isyancılar tarafından başka görüntülerde de üzerinde olan kıyafetler ve parmaklarındaki yüzükler sayesinde doğrulandığını belirtti.
Bouckaert, “Düşmanların cesetlerini böyle kesmek bir savaş suçudur. Ancak daha da kötü olanı mezhep ayrımcılığı ve mezhep şiddeti” derken görüntülerin aslında Ebu Sakkar’ın adamlarına “Alevileri öldürün ve kalplerini sökün” dediğini de aktardı.
Sait Faik Abasıyanık müzesi ziyaretçilerini bekliyor
Ölümünden sonra annesinin vasiyeti üzerine 1959’da müze haline getirilen Sait Faik’in Burgazada’daki evi 2010’dan bu yana yapılan restorasyonun ardından, görkemli bir törenle yeniden hizmete açıldı.
Modern Türk hikâyeciliğinin öncülerinden Sait Faik Abasıyanık, Darüşşafa Lisesi’ne yaptığı bir ziyaretten sonra eğitim kurumunun yetim çocuklara sağladığı imkanlardan çok etkilenmiş ve tüm mal varlığını Darüşşafaka Cemiyeti’ne bırakmıştı. Sait Faik’in annesi Sait Faik’in annesi Makbule Hanım da kendi vasiyetinde yaşadıkları evin oğlu adına müze yapılmasını istemişti.
Darüşşafaka Cemiyeti’nin 1959 yılında müze olarak halkın ziyaretine açtığı fakat restore etme amacıyla 2009 yılında kapatmak zorunda kaldığı Sait Faik Müzesi, yeni ziyaretçilerini Burgazada’ya bekliyor.
Cemiyet’in hazırlattığı restorasyon projesi 05.04.2012/420 Anıtlar Koruma Kurulu tarafından imzalanmış ardından 19.04.2012 tarihinde Adalar Belediyesi’ne inşaat ruhsatı için müracaat edilmişti.
(Yeşil Gazete)
Doğal yaşam ortamları tehdit altında
Son araştırmalara göre, iklim değişimi nedeniyle, yeryüzündeki bitki türlerinin yarısı, hayvan türlerinin de üçte birinin doğal yaşam ortamlarında önemli bir azalma olabilir.
Bilim insanlarının çalışmaları, hava sıcaklıklarının 2°C (santigrat derece) yükselmesi durumunda, yeryüzündeki biyolojik çeşitliliğin çok ciddi şekilde zarar göreceğini gösterdi.
Nature Climate Change adlı bilim dergisinde yayımlanan araştırma sonuçları, olası çevre felaketinin önüne geçilebileceğini, ancak bunun için sera etkisi yaratan gazların salımında bir an önce kesintiye gidilmesi gerektiğini vurguluyor.
Araştırmada görev alan uzmanlar, yaklaşık 50 bin farklı bitki ve hayvan türü üzerinde inceleme yaptılar.
Bu bitki ve hayvan türlerinin doğal ortamında sıcaklık ve yağış oranlarını belirleyen araştırmacılar, farklı küresel ısınma senaryolarında bu değerlerin nasıl değişeceğini hesapladı. Bunun sonucunda, olası değişimlerin ardından bu bitki ve hayvan türlerinin yaşamasına elverişli ortamların bir haritası ortaya çıktı.
2100 yılında sıcaklık 4°C
Bilimadamları, sera etkisi yaratan gazların salımında büyük bir değişim olmadığı takdirde, 2100 yılında küresel sıcaklığın, sanayileşme öncesine oranla 4°C yükseleceğini öngörüyor.
Bu durumda, hayvan türlerinin %34’ü ve bitki türlerinin %57’si, şu andaki doğal yaşam çevrelerinin yarısından fazlasını kaybedecek.
East Anglia Üniversitesi’nden Doktor Rachel Warren, bu değişimin tüm dünyada büyük bir etkisi olacağını belirtiyor.
“Araştırmamız, iklim değişikliğinin, dünyanın pekçok yerinde, en sıradan türler arasındaki çeşitliliği bile önemli şekilde etkileyeceğini gösteriyor” diyen Warren, biyolojik çeşitliliğin ve farklı ekosistemlerin zarar göreceğini vurguluyor.
Doktor Rachel Warren, “Bu değişim insanlar üzerinde de büyük etki yaratacak. Çünkü tehdit altındaki bu türler, su ve havanın temizlenmesi, sel kontrolü, gıda zincirinin devamlılığı ve eko-turizmde önemli bir rol oynuyor” dedi.
Araştırma sonuçları, yaşanacak olası değişimlerden en fazla Sahra Çölü’nün güneyindeki Afrika ülkelerinin, Orta Amerika’nın, Amazon bölgesinin ve Avustralya’nın etkileneceğini gösteriyor.
Bilimadamları, sera etkisi yaratan gazların salımının 2016 yılında en üst seviyeye ulaşması ve burada tutulması, küresel sıcaklık değerlerindeki yükselişin de 2°C’yi aşmaması durumunda, bitki ve hayvan türlerinde öngörülen kaybın %60 azaltılabileceğini savunuyor.
(BBC)
Dünya Gıda ve Tarım Örgütü böcek yemeyi önerdi
Birleşmiş Milletler’e bağlı Dünya Gıda ve Tarım Örgütü, açlıkla mücadelede ilginç bir yöntem önerdi. Örgütün hazırladığı son raporda, böceklerin gıda maddesi olarak kullanılabileceği kaydediliyor.
Pazartesi günü açıklanan raporda, ormanlarda yaşayan böceklerin halen iki milyar insanın günlük gıdasının parçası olduğu belirtiliyor, bunların protein bakımından zengin olduğuna dikkat çekiliyor.
Halen bazı ülkelerde tırtıl, arı, eşek arısı, karınca gıda maddesi olarak tüketiliyor. Dünya Gıda ve Tarım Örgütü, böceklerin protein bakımından zengin olduğu kadar, demir ve diğer mineraller açısından da zengin olduğunu bildirdi.
Raporda, özellikle Batı ülkelerinde “tiksinti” duyulduğu için böceklerin yenmediği kaydediliyor, ancak restoran şeflerinin yemeklerine böcekleri katarak bu durumu değiştirilebileceği vurgulanıyor.
Raporda, böceklerin hayvanlara oranla daha az metan gazı salgıladığı bu nedenle de sera gazı salınımını çok fazla artırmadıklarına da dikkat çekiliyor.
Böcekler, iki kiloluk yiyecek yediklerinde bir kilo et veriyor, ancak bir sığırdan bir kilo et alabilmek için sığırı sekiz kilo gıda ile beslemek gerekiyor.
Bakıma muhtaç hayvanlar için ekolojik çiftlik kuruldu
Babaannesinin vasiyeti üzerine ‘Büyük Anne Ekolojik Yaşam Çiftliği’ kuran Çimen Yüksel, bakıma muhtaç hayvanları tedavi ederek sahiplenilmesini sağlıyor. Yüksel’in babaannesinin anısını yaşatmak için Başiskele ilçesinde kurduğu çiftlik evinde at, eşek, kedi, köpek, tavşan, inek, koyun, keçi ve kanatlı hayvanlar olmak üzere, 200’ün üzerinde hayvan yaşıyor.
Bakımlarını yaptıkları hayvanları almak isteyen vatandaşlara verdiklerini kaydeden Yüksel, çiftliğin kurulduğu 84 dönümlük arazinin dedesinden kaldığını, arazide bir yandan organik sebze-meyve de yetiştirdiklerini söyledi.
‘Uyutalım demiyoruz’
Yüksel, hayvan bakımının zor olduğuna dikkati çekti: “Yemeği, aşısı, temizliği, veteriner hizmetleri var. Hayvanlar hasta olduklarında, ‘uyutalım, öldürelim’ diye düşünmüyoruz. Allah’ın verdiği nefesi sonuna kadar kullansın istiyoruz. Felçli ve ağzında yara olan hayvanlara özel bakım yapıyoruz. ‘Çalışanların ve hayvan bakıcıların maaşları, sigortaları, hayvanların yemleri, veteriner masraflaryla derken, aylık 20-25 bin lira masrafımız oluyor.”
Çimen Yüksel, bitki ve hayvanları tanımadan büyüyen, hindiyi kabardığı zaman ‘tavuskuşu’ sanan bir nesil yetişmemesi için çiftliğin kapılarını çocuklara ve ailelerine açtıklarını belirtti.
(Ajanslar)

