Ana Sayfa Blog Sayfa 4240

Gezi direnişi için “Adalet ve Saygı Çağrısı”

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’nin girişimiyle başlatılan “Adalet ve Saygı Çağrısı” yüzü aşkın imzayla açıklandı. İmzaya açılan metnin ilk imzacılarını aşağıda görebilirsiniz.

Galatasaray’da Aynalı Geçit’teki toplantıda Erol Katırcıoğlu ve Nil Mutluer tarafından açıklanan metinde “Gezi Parkı’nı savunanların talepleri, aslında devlet-yerel yönetim ve yurttaş arasındaki ilişkilere son derece değerli yeni ve demokratik açılımlar kazandırabilecekken, siyasi otoritenin bu talepleri polis zoruyla bastırmayı tercih etmiş olması, kabul edilmesi mümkün olmayan ve Türkiye’de demokrasinin geleceğini ve barış sürecini tehdit eden bir şiddet ortamı doğurdu” deniliyor.

“Gezi’nin temsil ettiği demokrasi zemininde buluşmayı” amaçlayan bildiri change.org üzerinden imzaya açıldı.

Adalet ve Saygı Çağrısı metni ve imzacıları şöyle:

“Türkiye’nin gündemini sarsan Gezi olayları yıllardır farklı bir iddia içerisinde bulunan iktidarın anlaşılması güç tavırlarının da katkısıyla toplumda derin bir kutuplaşma yarattı. Gezi Parkı’nı savunanların talepleri, aslında devlet-yerel yönetim ve yurttaş arasındaki ilişkilere son derece değerli yeni ve demokratik açılımlar kazandırabilecekken, siyasi otoritenin bu talepleri polis zoruyla bastırmayı tercih etmiş olması, kabul edilmesi mümkün olmayan ve Türkiye’de demokrasinin geleceğini ve barış sürecini tehdit eden bir şiddet ortamı doğurdu.

Aşağıda imzası olan bizler, bu krizden tek çıkış yolunun insanların birbirlerinin korkularını, endişelerini anlayacağı müzakere kanallarının açılması olduğuna inanıyoruz. Müzakere ise ancak toplumdaki farklılıkların eşitlik ve eş değerlilik çerçevesinde değerlendirildiği ortamda gerçek karşılığını bulabilir. Bu çerçevede aşağıda sayacağımız somut önerileri içeren bir demokratikleşme paketinin taraflar arası diyaloğu güçlendireceğini düşünüyoruz. Özgürlük alanının genişlemesi vizyonunu savunan bu paket ilk adımlar olarak:

• Kürt Meselesinin çözüm sürecinde adem-i merkeziyet ilkesinin kabul edilmesiyle Avrupa Konseyi Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na getirilen çekincelerin kaldırılmasının ve AB’nin Bölgesel Politika araçlarının tam işlerliğe kavuşmasının sağlanmasını; seçim barajının düşürülmesini; anadilde eğitim hakkının tanınmasını;

• Ceza hukukunun evrensel ilkelerini yok sayan, demokratikleşmenin önünde ciddi bir engel oluşturan Terörle Mücadele Kanunu’nun kaldırılmasını; Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası’nın demokratik protesto hakkının kullanılmasını güvence altına alacak şekilde yeniden düzenlenmesini;

• Başörtülü yurttaşların seçilme haklarının tanınmasını; başörtüsünün kamusal alanda görünürlüğünü kısıtlayan yasaların değiştirilmesini;

• Alevi yurttaşların ibadet özgürlüğünü garanti altına alacak yasal düzenlemelerin yapılmasını; Cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesini;

• Gayrimüslim yurttaşları hedef alan ırkçı ve ayrımcı dilin “nefret suçu” kapsamına alınması için çalışmalar başlatılmasını;

• Toplumun belirli kesimlerinin yaşam tarzlarını hedef alan uygulama ve söylemlerden vazgeçilmesini; devletin etnik köken, dini inanç, toplumsal cinsiyet gibi bireysel hak ve özgürlükleri ilgilendiren alanlardan çekilmesini; LGBT’lerin eşitlik ve onur taleplerine kulak verilmesini;

• İnsanın doğanın sahibi değil, parçası olduğunun bilinciyle doğayı tahrip eden kalkınma anlayışının gözden geçirilmesini; çevre ve kent düzenlemesini ilgilendiren kararların uygulanmadan önce toplumla paylaşılması, karar mekanizmalarının şeffaflaştırılması ve geniş kitlelerin katılımına açık hale getirilmesi yönünde gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasını içermelidir.

Gezi olayları kapsamında olan bitenin yurttaşla-devlet kurumları arasında ortaya çıkan ve aslında diyalog yoluyla çözülmesi gereken bir anlaşmazlık olduğunu düşünüyoruz. Bu diyaloğu imkansız kılan, ölümlere ve insanların bedenlerinde kalıcı hasarlara yol açan şiddetin bütün sorumlularının kamu vicdanını rahatlatacak şekilde yargı önünde hesap vermeleri için idarenin gereken adımları bir an önce atması da son derece önemlidir.

Toplumsal barışa katkıda bulunacağını umduğumuz bu özgürlüklerin, partilerin kısır siyasal çıkarlarına kurban edilmemesi gerekiyor. Bu anlamda yukarıda saydığımız somut adımlar, Türkiye’nin içinde bulunduğu gergin durumdan ancak diyalog ve müzakere yoluyla çıkabileceğini düşünen bizlerin bütün yurttaşlara ve siyasal aktörlere bir vicdan ve adalet çağrısı olarak algılanmalıdır.

Önemli Not: Bu bildiri Mısır’da yaşanan darbeden önce kaleme alınmıştır. Bildiriye imza atanlar olarak Mısır’daki darbeyi kınıyoruz. Darbelerin, esas olarak toplumların demokratikleşme mücadelelerine indirilmiş darbeler olduğuna inanıyoruz.

 

İmzacılar

Abdülhamit Kırmızı; Ahmet Demirel; Ahmet İnsel; Akın Özçer; Ayhan Bilgen; Arif Ali Cangı; Aydın Engin; Ayhan Aktar; Ayşe Kadıoğlu; Ayhan Kaya; Ayşen Uysal; Bekir Ağırdır; Besim Dellaloğlu; Bülent Bilmez; Cafer Solgun; Cemal Uşşak; Cengiz Aktar; Cengiz Çandar; Çağlar Keyder; Demiray Oral; Dilek Kurban; Doğan Şahin; Emel Kurma; Emin Alper; Erdağ Aksel; Erdal Demirdağ; Erdoğan Özmen; Ergin Cinmen; Erol Katırcıoğlu; Erol Köroğlu; Esmeray; Esra Yalazan; Evren Balta; Fehim Caculi; Ferdan Ergut; Ferhat Kentel; Fuat Keyman; Gençay Gürsoy; Hale Soygazi; Hasan Cemal; Herkül Millas; Hüda Kaya; Işık Tamdoğan; İhsan Dağı; İnci İşbulur; İştar Gözaydın; Levent Köker; Levent Yılmaz; Maya Arakon; Mehmet Bekaroğlu; Mehmet Emin Aktar; Mehmet Tarhan; Mesut Yeğen; Mücahit Bilici; Murat Aksoy; Murat Belge; Murat Çelikkan; Murat Özbank; Murat Paker; Naci Sönmez; Nil Mutluer; Niyazi Kızılyürek; Nükte Devrim Bouvard; Ohannes Kılıçdağı; Orhan Kemal Cengiz; Oya Ayman; Oya Baydar; Ömer Laçiner; Ömer Madra; Patrak Estukyan; Pelin Cengiz; Rober Koptaş; Samim Akgönül; Saruhan Oluç; Sedef Çakmak; Sefa Feza Arslan; Semih Gümüş; Sevil Turan; Sezin Öney; Taner Akçam; Tanıl Bora; Tarhan Erdem; Turgut Tarhanlı; Tümay Arslan; Ufuk Uras; Umut Özkırımlı; Ümit Fırat; Ümit Kardaş; Ümit Kıvanç; Ümit Şahin; Uygar Özesmi; Vahap Coşkun; Vangelis Kechriotis; Vasıf Kortun; Yakın Ertürk; Yalçın Çakmak; Yankı Yazgan; Yasemin İnceoğlu; Yasin Ceylan; Yetvart Danzikyan; Zeynep Tanbay; Zozan Özgökçe

(Yeşil Gazete)

Taksim Dayanışması’nın fikri de, vicdanı da, irfanı da Hür!

Taksim Dayanışmasının tutuklanma için mahkemeye sevkedilen tüm üyeleri serbest.

Gezi Parkı olayları ile ilgili mahkeme sevk edilen aralarında Mücella Yapıcı’nın da bulunduğu 12 kişi serbest bırakıldı.

Taksim’de pazartesi günü gözaltına alınan ‘Taksim Dayanışması’ndan aralarında mimar Mücella Yapıcı ve Dr. Ali Çerkezoğlu’nun da bulunduğu 12 kişi serbest bırakıldı. Yapıcı ve Çerkezoğlu’yla beraber beş kişinin ‘suç örgütü oluşturmak’la suçlanıyordu. Mahkeme, tutuklanması istenen 12 kişiyi serbest bıraktı ve davanın tutuksuz görülmesine karar verdi. Serbest bırakılanların isimleri şöyle: Mücella Yapıcı, Ali Çerkezoğlu, Akif Burak Atlar, Ahmet Kamil Tekerek, Beyza Metin, Ender İmrek, Mehmet Sabri Orcan, Süleyman Solmaz, Haluk Ağabeyoğlu, Arda Mustafa Aykaç, Aral Demircan ve Erdem Ateş.

(Yeşil Gazete)

[Son Dakika] Antakya’da yine müdahale

Gezi direnişi sırasında Eskişehir’de öldürülen Ali İsmail Korkmaz için Antakya’da devam eden eylemlerde yine polis müdahalesi var.

Antakya’nın Armutlu mahallesinde süren protestolara polisin TOMA’larla müdahale etmesi sonucunda başına gaz bombası kapsülü isabet eden 2 kişi de dahil olmak üzere 4 yaralı olduğu bildiriliyor.

Başından vurulan Yılmaz Öztürk’ün kafa travması nedeniyle hastaneye kaldırıldığı ve yoğun bakımda olduğu haberleri geçiliyor.

Bu arada olaylar sırasında elektriklerin kesildiği de gelen bilgiler arasında. Olaylar devam ediyor.

(Yeşil Gazete)

Kuşdili yeşil alan oluyor, Büyükşehir’den AVM’ye iptal

Kadıköy ilçesinde eskiden Salı Pazarı’nın kurulduğu Kuşdili Çayırı’na yapılacak alışveriş merkezi projesi tamamen iptal edildi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Temmuz ayı 4. toplantısı Saraçhane yerleşkesinde yapıldı. Toplantıda, Kuşdili’nin üstü yeşil alan alt kısmının otopark olarak yapılmasını sağlayacak plan değişik teklifini içeren rapor oylamaya sunuldu. Rapor oylanmadan önce CHP grubu rapora muhalefet şerhi olduğunu belirterek, Kuşdili Çayırı’nın otopark olmadan sadece yeşil alan olarak oylanması yönündeki teklifini Meclis’e sundu.

CHP’nin bu teklifi Meclis’te oy çokluğuyla reddedildi. Daha sonra Kuşdili’nin üstü yeşil alan alt kısmının otopark olarak yapılması yönündeki rapor oylanırken, AK Partili Meclis üyeleri “evet”, CHP’li grup üyeleri ise “hayır” oyu verdi. Rapor, oy çokluğuyla Meclis’ten geçti.

Bir kısmına otopark

Oylama sırasında AK Partili üyeler ile CHP’li Meclis üyeleri arasında teklif tartışıldı. İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi AK Parti Grup Başkan Vekili Ergün Turan, Kuşdili’ne yapılacak yeşil alanın basına da konu olduğunu ve bölgenin vatandaşlar için önemli olduğunu belirterek,

“Burada yapılmak istenen şey, bu alanın üst bölgesinin yeşil alan olarak kullanılmasına yöneliktir. Şu an otopark olarak kullanılan bir alan. Burası da ciddi manada otopark ihtiyacı olan bir yer. Ancak otoparklar yüzde yüz alanlara yapılmaz. Ona göre peyzaj düzenleniyor. Toplam yaklaşık 40-47 bin metrekarelik bir yer Kuşdili Çayırı. Bunun altındaki otopark yüzde 50’yi geçmeyecek. Burası Kurbağalıdere kenarı olduğu için de çok katlı yapılar yapılamaz. Tek katlı bir otopark olacak. Alanda ayrıca birçok yetişkin ağaç da bulunabilecek. Biz hem bu bölgedeki halkımızın otopark ihtiyacının karşılanması hem de vatandaşların beklentisi doğrultusunda üstünün yeşil alan olarak karşılanması hususunda belediye başkanımızın da talebiyle bu plan gerçekleşecek. O bölgede yerin 1.5 metre altında bir otopark ihtiyacı olduğu için yer altına otopark yapılacak” dedi.

CHP’den otoparka hayır

İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Başkan Vekili Fahrettin Kayhan da, taleplerinin Kuşdili Çayırı’nın tamamen yeşil alan olarak kalması hususunda olduğunu belirterek, geçmişte yeşil alanı, pazarı ve tarihi sit alanı olan Kuşdili Çayırı’nın yapılaşmaya açılması için hazırlanan planı eleştirdi.

Kayhan, “Bugün Meclisin gündemine Kuşdili Çayırı’nın üstü yeşil alan altının yüzde 50’si otopark olması konusunda bir teklif ve komisyon görüşü gündeme geldi. 30 yıldır bu bölgede siyaset yapıyorum. Bölgeyi iyi biliyorum. Tüm kurumların ve vatandaşların talebi Kuşdili Çayırı’nın tamamen yeşil alan olarak kalmasıdır. Ne amaçla olursa olsun hiçbir yapılaşmanın olmaması isteniyor. Bu nedenle önergemizin oylanmasını talep ettik. Buranın hiçbir yapılaşmaya açılmadan yeşil alan olarak kullanılmasını talep ediyoruz” dedi.

AVM tamamen iptal

Mecliste oylanan komisyon raporuna göre İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Kadıköy Belediyesi arasında yıllardır tartışma konusu olan Kuşdili Çayırı’ndaki AVM projesi hayata geçirilmeyecek. Bölgede yapılacak plan değişikliğine göre eski pazar alanının tamamı yeşil alan olarak tasarlanacak ve bölgenin altına da 2 katlı otopark yapılacak. Zeminaltı otopark alanı park alanının yüzde 50’lik kısmında yapılacak.

Kadıköy’de Kuşdili AVM projesine karşı başlatılan imza kampanyasında 7369 imza toplanmış, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da itirazları haklı bularak, 150 bin metrekarelik inşaat alanını 20. bin metrekareye indirmişti.

Proje, son olarak Kuşdili Çevre Bileşenleri Platformu tarafından düzenlenen yürüyüş ile protesto edilmişti. Protestocular, Kuşdili Çayırı’nın tarihteki kimliğinde olduğu gibi yeşil alan olarak halkın kullanımına açılmasını, tescilli ağaçların tekrar dikilmesini istemişti.

Kuşdili Çayırı Çevre Gönüllüleri’nin öncülüğünde oluşan Çevre Platformu Bileşenleri; Kadıköy Belediyesi Gönüllüleri, Fenerbahçeliler Derneği, Kadıköy Tarihi Çarşı Derneği, TMMOB Mimarlar Odası, TMMOB Şehir Plancıları Odası, Kadıköy Kent Konseyi üyeleri, TKP, ÖDP, Yeşiller Sol Gelecek, Atatürkçü Düşünce Derneği, ÇYDD, Onuncu Köy Derneği ve Toplumcu Mimar Mühendisler Meclisi’nden oluşuyor.

NTVMSNBC ve Gazete Kadıköy’den derlenmiştir.

(Yeşil Gazete)

Der Spiegel: Komplo teorisyeni Yiğit Bulut Başbakan’a danışman oldu

Der Spiegel, gazeteci Yiğit Bulut’un Başbakan Erdoğan’a başdanışman olmasını, “Komplo teorisyeni, Erdoğan’a başdanışman” başlığı ile duyurdu. Bunun “Endişe verici ve tehlikeli adım” olarak görüldüğünü yazdı.

Almanya’da yayın yapan politika dergisi Der Spiegel’in internet sitesi Spiegel Online, Başbakan Erdoğan’ın başdanışmanı olan Yigit Bulut’u manşet yaptı.

Haberler .com’un haberine göre Der Spiegel, gazeteci Yiğit Bulut’un Başbakan Erdoğan’a başdanışman olmasını, “Komplo teorisyeni, Erdoğan’a başdanışman” başlığı ile duyurdu. Bunun “Endişe verici ve tehlikeli adım” olarak görüldüğünü yazdı.

EKONOMİ ANALİZLERİNDEN AKP YANDAŞLIĞINA

Dergi, Tobias Brunner’in yaptığı yorum /analizle Yiğit Bulut’u, “Liberal ekonomi analizcisinden AKP yandaşlığına giden şahıs” olarak tanıttı.

Der Spiegel, Türkiye’de Gezi Parkı olaylarının başlamasından sonra hükümetin hızla suçlu bulduğunu; önce yurt dışındaki karanlık güçlerin eylemcilerin arkasında bulunduğunun, ardından Yahudi Diasporası’nın suçlu olduğunun, hatta bir gazetecinin BBC’nin İngiliz ajanı olduğunun ve son olarak da Lufthansa’nın komploya karıştığının iddia edildiğini belirtti.

Özellikle bir şahısın, Alman Hava Yolları Lufthansa’ya karşı komployu yaydığını belirten dergi, “Bu Yiğit Bulut’tu. Habertürk’ün eski yayın yönetmeni ve TV 24′ün düzenli yorumcusu. İki kanal da hükümete yakınlığı ile biliniyor” diye yazdı.

Bulut’un eylemler başladıktan kısa süre sonra, “Lufthansa aylardır, İstanbul’da üçüncü havaalanının yapılmaması için baskı yapıyor” dediğini belirten Der Spiegel, onun ayrıca, milyonlarca yolcunun Almanya yerine Türkiye’den yönlendirilmesinin rahatsızlık yarattığını ve bu yüzden Lufthansa’nın, Gezi Parkı eylemcilerini kışkırttığını söylediğini de vurguladı.

Bulut’un, Gezi Parkı’nda havaalanına karşı slogan atılmasını da örnek gösterdiğini belirten dergi, bu konuda şöyle yazdı:

BAŞBAKAN TEMELSİZ SUÇLAMALARI CİDDİYE ALABİLİR

“Tam da bu Yiğit Bulut, politik konularla ilgili Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında duracak. Başbakan salı günü, onun başdanışman olduğunu açıkladı. Bilgi Üniversitesi Medya-Profesörü Aslı Tunç, Spiegel Online’a bunun endişe verici ve tehlikeli bir adım olduğunu söylüyor. Erdoğan, onun saçma iddialarını ve temelsiz suçlamalarını ciddiye alabilir. Hep inadına giden Erdoğan’ı yeni danışmanı bu rotada götürmeye devam edebilir.”

DÜNYADA 2.5 LİDER VAR, BUÇUK OLANI OBAMA

Dergi Bulut’un, Lufthansa ile ilgili komplo teorisinin dışında başka teorilerinin de bulunduğunu ve yabancı güçlerin, beyin dalgaları göndererek Başbakan Erdoğan’ı telekinezi yöntemiyle öldürmek istediğini savunduğunu belirterek, Yiğit Bulut’un dünyada 2.5 gerçek politik lider olduğunu savunduğunu belirtti. “Bulut’a göre, liderlerden biri Putin, ikincisi Erdoğan, buçuk ise Obama” diye yazdı ve bu örneği, Bulut’u iyi tanıyan Prof. Tunç’un Bulut’tan duyduğunu belirtti.

Ayrıca, sunduğu programın adının “Sansürsüz” olmasına rağmen Bulut’un bir toplantıda Başbakan Erdoğan’dan internet medyası için RTÜK benzeri bir sansür kurumu kurulmasını istediği hatırlatıldı.

SON 5 YILDA AKP’YE YÖNELDİ

Bulut’un hep böyle olmadığını belirten dergi, 1972′de doğduğunu, önce Ankara’da ekonomi okuduğunu, Sorbonne Üniversitesi’nde eğitim aldığını, liberal yazıları ile finansal analizler yaptığını yazdı. Son beş yılda Bulut’ta AKP’ye doğru değişim olduğunu vurgulayan Der Spiegel, Bulut’un komplo teorilerindeki değişimin, Türkiye’deki değişimle örtüştüğünü belirterek, bunu Today’s Zaman yazarlarından Gökhan Bacık’ın, “politik düşüncenin normal bir parçası” olarak karşıladığını yazdı.

Dergi, son olarak Bulut gibilere kimsenin karşı gelmemesinin onun ödüllendirilmesi anlamına geldiği yorumuna yer verdi.

Yazının Almanca hali: http://www.spiegel.de/politik/ausland/tuerkei-neuer-berater-von-erdogan-ist-verschwoerungstheoretiker-a-910379.html

(Başka Haber)

Gazeteciler “Bırak İşimi Yapayım” demek için yürüyecek

Gezi direnişinde toplumun eleştirilerine ve protestolarına maruz kalan basın mensupları, halkın haber alam hakkı için sokağa çıkıyor.

Gazeteci Forumu adlı oluşum, şu açıklamayı yaptı:

“Biz gazeteciler, Gezi direnişi süresince karşılaştığımız şiddet, baskı ve tehditleri; keyfi gözaltılar ve tutuklamaları; işten atmaları; sansür ve otosansürü protesto ediyoruz.”

“Coplama! Hedef gösterme! Gözaltına alma! Tehdit etme! Sansürleme! İşten atma! Tutuklama! Bırak işimi yapayım!”

Gazeteci Forumu yürüyüşe hem gazeteciler hem haber alma hakkına sahip çıkan herkesi davet etti.

“Penguen Kutupta Güzel” pankartıyla yapılacak yürüyüş, 12 Temmuz Cuma akşamı 19:00’da Galatasaray Lisesi’nin önünden Taksim tramvay durağına yapılacak.

Bir günde 13 gazeteci yaralandı

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) 6 Temmuz’da “Parkımıza Gidiyoruz” çağrısıyla Taksim’de toplanan binlerce kişiye polisin müdahalesini takip eden gazetecilere yönelik polis saldırısıyla ilgili ertesi gün açıklama yapmıştı.

Açıklamaya göre, sadece 6 Temmuz’da 13 gazeteci polis copu, plastik mermi ve biber gazı fişekleriyle yaralandı. Aydınlık Gazetesi’nden Beste Gül Öneren ve Selçuk Özmen gözaltına alındı. Her ikisi de ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.

Direnişin başından beri onlarca gazeteci plastik mermi, biber gazı fişeği, tazyikli suyla yaralandı, coplarla dövüldü, birçok gazeteci darp edilerek gözaltına alındı, hakarete maruz kaldı.

TGS 24 Haziran’da da gazetecilerin maruz kaldığı polis şiddeti nedeniyle İstanbul Valisi ve İstanbul Emniyet Müdürü başta olmak üzere sorumlular hakkında Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde suç duyurusunda bulundu.

 

Taksim Dayanışması’na 12 tutuklama istemi

Gezi Parkı protestolarında 8 Temmuz’da gözaltına alınan 50 kişiden 12’si tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edildi.

Taksim’de Gezi Parkı protestolarında 8 Temmuz’da gözaltına alınan 49 kişi İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü’ndeki işlemlerinin ardından, “2911 sayılı Gösteri ve Yürüyüş Kanunu’na muhalefet”, “polise mukavemet” suçlarından Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne gönderildi.

Gezi Parkı olaylarıyla ilgili gözaltına alınan 50 kişiden 12’si tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edildi.

Haklarında tutuklama istenen isimler şöyle: Akif Burak Aklar, Ayşe Mücella Yapıcı, Ali Çerkezoğlu, Ahmet Kamil Tekerek, Beyza Metin, Ender İmrek, Mehmet Sabri Orcan, Süleyman Solmaz, Haluk Ağabeyoğlu, Arda Mustafa Aytaç, Aral Demircan, Erdem Ateş.

Taksim Gezi Parkı’nın 3 gün önce halka açılması ve kısa süre sonra kapanmasının ardından yapılan protestolarda 50 kişi gözaltına alınmış, bazılarının evlerinde aramalar yapılmıştı.

Şüpheliler arasında bulunan Taksim Dayanışması üyelerinden Mücella Yapıcı dün sağlık kontrolünün ardından cumhuriyet savcısının talimatıyla serbest bırakılmıştı.

‘TWITTER’DA POLİS DÜŞMAN GÖSTERİLDİ’
Bu arada polis tarafından hazırlanan fezlekenin detayları da ortaya çıktı. 35 sayfalık fezlekede sosyal medya üzerinden yapılan çağrılar geniş yer tutuyor.

Gezi Parkı protestoları; Taksim Dayanışması, bölücü ve sol yapılar başta olmak üzere bazı STK’lar ve siyasi partiler tarafından yapılan eylemler olarak nitelendiriliyor.

Sosyal medya üzerinden yapılan açıklamalarla polisin düşman gibi lanse edildiğine dikkat çekiliyor. Ayrıca olaylar nedeniyle esnafın zarara uğradığı belirtiliyor.

Fezlekede, Taksim Dayanışması üyelerinden Ali Çerkezoğlu, Mücella Yapıcı, Beyza Metin, Ender İmrek ve Haluk Ağabeyoğlu’nun “olayları organize ettiği ve yönlendirdiği” de iddia ediliyor.

Müslüman Kardeşler liderlerine tutuklama emri

0
Mısır’da geçici başbakan yeni hükümeti kurma çalışmalarını başlatırken başsavcı Müslüman  Kardeşler örgütünün  liderlerinin  tutuklanmasını emretti.

Savcılıktan yapılan açıklamada Müslüman Kardeşler’in ruhani lideri Muhammed Bedii, bir yardımcısı ve diğer sekiz yönetici hakkında tutuklama emri çıkarıldığı belirtildi. Açıklamada sözkonusu kişilerin Cumhuriyet Muhafızları Karargahı önünde 51 kişinin ölümüyle sonuçlanan şiddet olaylarını kışkırtmakla suçlandıkları da vurgulandı.

Müslüman Kardeşler sözcülerinden Gehad El-Haddad tutuklama emrini ”eski polis devleti taktikleri” olarak tanımlarken kendisinin de benzer suçlamalarla karşı karşıya olduğunu bildirdi.

Mısır geçici Cumhurbaşkanı Adli Mansur, Salı günü  ekonomist Hazım el-Biblavi’yi başbakanlığa atayarak yeni hükümeti kurmakla görevlendirdi.

Reformcu lider Muhammed Elbaradey ise  cumhurbaşkanı yardımcılığına getirildi.
Aşırı muhafazakar Selefiler’in Nur Partisi el-Biblavi’nin  başbakan olmasını desteklediğini,  ElBaradey’in  cumhurbaşkanı yardımcılığını ise inceleyeceğini bildirdi.

Geçici Cumhurbaşkanı Adli Mansur,  Mursi yanlısı 51 göstericinin askerlerin açtığı ateş sonucu ölmesinin ardından seçim takvimini hızlandıran bir kararname yayınladı.

Kararnamede beş ay içinde anayasa değişikliklerinin halk oyuna sunulacağı, ardından iki ay içinde yeni seçimlere gidileceği belirtildi. Kararnameye göre parlamento toplanır toplanmaz cumhurbaşkanlığı seçiminin tarihini belirleyecek.

Müslüman Kardeşler, Cumhurbaşkanı Mansur’un geçiş dönemi planını reddetti, seçilmiş bir lider olmadığı için plan sunma yetkisi olmadığını bildirdi. Geçici yönetim sırasında cumhurbaşkanı sembolik rol üstlenirken, başbakanın daha aktif bir rol oynaması bekleniyor.

Öteyandan Pazartesi günkü  kanlı  çatışmayla  ilgili olarak iki taraf birbirlerini suçluyor. Müslüman Kardeşler, askerlerin sebepsiz yere göstericilerin üzerine ateş açtığını söylerken ordu silahlı teröristlerin  Kahire’deki Cumhuriyet Muhafızları Karargahı’na saldırması üzerine askerlerin ateş açmak zorunda kaldıklarını öne sürüyor.

Ali İsmail’in cenazesi toprağa veriliyor

Eskişehir’de Gezi Parkı eylemleri sırasında eli sopalı hükümet yanlılarının saldırısına uğrayan ve tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Ali İsmail Korkmaz’ın cenazesi memleketi Hatay’da toprağa veriliyor.

Eskişehir’de Gezi Parkı eylemleri sırasında eli sopalı hükümet yanlılarının saldırısına uğrayarak yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Ali İsmail Korkmaz’ın cenazesi memleketi Hatay’a getirildi.

Korkmaz ailesinin Ekinci beldesindeki evine konvoyla getirilen cenaze, burada yakınları tarafından sloganlarla karşılandı. Korkmaz’ı taşıyan cenaze aracını gören ailesi gözyaşlarına boğuldu. Binlerce kişinin katıldığı cenaze töreninde zaman zaman fenalık geçirenlere ise sağlık ekipleri müdahale etti. Ali İsmail Korkmaz’ın cenazesi Ekinci beldesi mezarlığında toprağa verilecek.

 

Nurgül Yeşilçay’ın Ali İsmail isyanı

Gezi Parkı olaylarında hayatını kaybeden Ali İsmail Korkmaz için Nurgül Yeşilçay Twitter hesabından çarpıcı bir mesaj attı.

Oyuncu Nurgül Yeşilçay , Eskişehir’deki Gezi Parkı eylemlerinden polis müdahalesinden kaçtığı ara sokakta sivil polis olduğu iddia edilen kişiler tarafından saldırıya uğrayan ve yaklaşık 1 ay komada kaldıktan sonra dün hayatını kaybeden Ali İsmail Korkmaz’ın ölümüne tepki gösterdi.

Yeşilçay, twitter hesabından takipçileriyle paylaştığı mesajında, “Eğer oğlum hayata bu şekilde veda etseydi. Elime silahı alır tek tek vururdum hepsini. Allah annelere sabır versin” ifadelerini kullandı.