Ana Sayfa Blog Sayfa 3841

Avrupa Yeşilleri İstanbul’da

Avrupa Yeşilleri 7-9 Kasım 2014 tarihleri arasında 21. Konsey toplantısı için İstanbul’da bir araya geliyor.

daire_sosyal

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi ile birlikte düzenlenen toplantının kamuya açık oturumlarında enerji Güvenliği, Ortadoğu ve Kafkaslar’daki gelişmeler, Avrupa Birliği’nin geleceği ve Türkiye’nin rolü konuşulacak.

Ana oturumların dışında 20’yi aşkın paralel toplantı ve atölyede cinsiyet, emek hakları, ifade özgürlüğü, mülteciler, ekolojik mücadeleler, COP21/İklim değişikliği, LGBTİ Hareketi gibi çeşitli konular ele alınacak.

Üç gün sürecek konsey toplantısının programı şöyle:

7 Kasım 2014, Cuma

10:00 – 13:00 Konferans: Jeopolitik, Güvenlik ve Enerji Dönüşümü: Yeşil reçeteler hala günümüzün tehditlerine cevap verebiliyor mu?

Yeşiller / EFA (Özgür Avrupa Birliği)

13:00 – 14:00 Ortak Basın Toplantısı

YSGP, Küresel Yeşiller ve Avrupa Yeşilleri

13:00 – 14:00 Öğle Yemeği

14:00 – 16:00 Paralel Oturumlar

– Yerinden edilenler ve bölgedeki göçmenler

– Küresel Yeşiller Ağı toplantısı

– Avrupa’da gençlik ve genç işsizliği

– COP21 – İklim Değişikliği ortak kampanya planı

– Sendikalarla Emek Hakları üzerine toplantı (Milletvekili Ska Keller’la)
– Doğu İşbirliği ve Avrupa Komşuluk Politikası

16:00 – 16:30 Kahve Arası

16:30 – 16:45 Açılış ve Hoşgeldiniz

Monica Frassoni, Avrupa Yeşiller Partisi eşbakanı

Sevil Turan, Yesiller ve Sol Gelecek Partisi eşsözcüsü

16:45 – 17:00 Açılış Konuşması

Cem Özdemir, Birlik90/ Yeşiller eşbaşkanı

17:00 – 19:00 Açılış Oturumu : “Avrupa’nın Geleceği ve Türkiye’nin Rolü”

19:00 – 21:00 Paralel Oturumlar

– Popülizme Yeşil Cevaplar

– Yeşil Yatırım planı

– Balkan Ağı Toplantısı
– Cinsiyet Ağı Toplantısı
– Avrupa Deneyimli Yeşiller Ağı toplantısı: Sosyal medyada başarılı bir kampanya nasıl başlatılır?
-Saymanlar Toplantısı
– Suriyeli göçmen dernekleriyle toplantı (Milletvekilleri Ska Keller ve Monica Frassoni ile)

21:00 Akşam Yemeği

8 Kasım 2014 Cumartesi

08:30 – 09:00 Sunum ve Tartışma

2013 Bütçesinin onayı
2014 bütçe revizyonu
2015 Taslak Bütçesi- 2015 Faaliyet

09:00 – 10:00 Karar önerileri üzerine tartışma

10:00 – 11:00 AP 2014 Ortak Seçim Kampanyasının değerlendirilmesi

11:00 – 11:15 Konuşma: Selahattin Demirtaş, HDP Eşbaşkanı

11:15 – 11:30 Naci Sönmez, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi eşsözcüsü

11:30 – 12:00 Türkiye Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi üyeleriyle toplantı

12:00 – 12:15 Kahve Arası

12:15 – 12:45 Üyelik için başvuran partilerin sunumları

– Başvuran partiler: SF (Danimarka), OraH (Hırvatistan)
– AP Milletvekilleri özel kategori üyeliği

12:45 – 13:00 EGP Genel Sekreterliği adaylarının sunumları

13:00 – 13:15 Açılış Konuşması

Reinhard Bütikofer, Avrupa Yeşiller Partisi Eşbaşkanı

13:15 – 13:30 Açılış Konuşması

Philippe Lamberts, AP Yeşiller / EFA (Özgür Avrupa Birliği) Grubu Eşbaşkanı

13:30 – 14:45 Öğle Yemeği

14:45 – 16:45 Paralel Ana Oturum: Ukrayna’daki Durum

16:45 – 17:00 Kahve Arası

17:00 – 19:00 Ana Oturum: Ortadoğu’daki Gelişmeler

19:00 – 21:00 Paralel Toplantılar

– Kampanyacıların Atölyesi: “Gelecekteki Ortak Kampanyalar”
– Yerel Yönetim Üyeleri Ağı Toplantısı
– Avrupa Genç Yeşiller Federasyonu
– Somon Yetiştiriciliği ve kültür balıkçılığı
– Yeşil Avrupa Vakfı: Yeşil Avrupa Dergisi
– Türkiye’de LGBTİ (AP milletvekilleri Terry Reintke ve Ulrike Lunacek’le ziyaret)

21:00 İstanbul’u keşfet

9 Kasım 2014, Pazar

10:00 – 17:00 Heinrich Böll Stiftung ve Yeşil Düşünce Derneği

Türkiye 5. Yeşil Ekonomi Konferansı
Avrupa’da Kaya Gazı
Yer: Intercontinental Hotel

09:00 – 09:30 Üyelik Başvuruları ve Gözden Geçirme (Delegelere özel güncelleme)

09:30 – 10:00

Şubat 2014 Brüksel Seçim Kongresi tutanaklarının kabulu

Yeşil Avrupa Vakfı Genel Kurulu’nda görev alacak EGP temsilcisi adayların sunumu ve seçimi

10:00 – 10:15 Avrupa Yeşil Partisi (EGP) Genel Sekreteri Seçimi

10:15 – 10:45 Kahve Arası

10:45 – 13:00 Oylama

Üyelik işlemleri

Mali durum ve organizasyon

2013: Hesaplar ve faaliyetler raporu

2014: Güncellenmiş bütçe ve kapmanya bütçesi

2015: Taslak faaliyetler planı ve bütçesi

2014 AP Seçim Kampanyası: Değerlendirme

Uluslar arası Avrupa Hareketi (European Movement International) üyeliği hakkında tartışma

Karar Önergeleri

Acil Karar Önergeleri

13:00 21. Avrupa Yeşiller Konseyi Kapanışı

(Yeşil Gazete)

Validebağ’da yürütmeyi durdurma kararı

Üsküdar’daki Validebağ Korusu yanında bulunan arazi üzerine inşaat yapılmasına tepki gösteren gruba polis müdahale etti. Polis, grubu önce kalkanla uzaklaştırmaya çalıştı; ardından da eylemcilere biber gazıyla müdahale etti. Grubun bekleyişi sürerken, yargıdan önemli bir haber geldi. Validebağ sakinlerinin avukatı Gülsün Özdemir, İdare Mahkemesi’nin, inşaat için yürütmeyi durdurma kararı verdiğini açıkladı.

Özdemir, karar yazısını alır almaz inşaatın durdurulması için belediyeye başvuracaklarını söyledi.

valide 2

İstanbul 7. İdare Mahkemesi’nin Validebağ Korusu yanında bulunan arazide başlayan cami inşaatı için “yürütmeyi durdurma” kararı verdiğinin açıklanmasından sonra, mahalle sakinleri basın açıklaması yaptı. Deniz Alkan adlı mahalle sakini basın açıklamasını okudu.

Açıklamada, dava sürecinde çıkan 3 bilirkişi raporunun da bu alanın “dini tesis” yapılmasına uygun olmadığını belirtmesine ve yürütmenin durdurulması için mahkemeye başvurulmasına rağmen, Üsküdar Belediyesi’nin hukuki sürecin bitmesine ramak kala yangından mal kaçırır gibi inşaatı başlattığı vurgulandı.

Açıklamada, şöyle denildi:

“Mahalle sakinleri, 15 Ekim günü kepçe getirilerek başlatılmaya çalışılan inşaata karşı direndiler. Bu sürede, Belediye Başkanı ile muhtelif defalar görüşüldü. Başkan, hukuki sürecin bekleneceği sözünü verdi. ‘Mahkemeden yürütmeyi durdurma kararını getirirseniz, duracağız’ denildi. Hem sanal ortamda hem ıslak imza toplanması için çalışmalar yapıldı ve büyük ilgi gördü. Binden fazla imza Üsküdar Belediyesi’ne teslim edildi. Ancak bu sabah park alanındaki araçların çekilmesiyle uyandık. Ardından Çevik Kuvvet polisleri eşliğinde kepçe getirildi. Mahalle sakinleri, kepçelerin önünde oturma eylemi yaptılar. Ancak polisin müdahalesi sonucu kepçenin alana girmesine engel olamadılar. Kadınların sayısının yaklaşık 3 katı kadar Çevik kuvvet polisi alanda bulundu. Mahalle sakinleri olarak İstanbul’un geri kalan tek tük yeşil alanlarından birinin hemen yanı başında, usulsüz olarak yapılan bu betonlaşmaya kesinlikle karşıyız. Koru’nun hemen yanında yapılan bu tesisi, Koru’nun da betonlaştırılmasına yönelik bir adım olarak görüyoruz. Ve inşaata karşı olduğumuzu, zaten yapılaşma baskısı altında olan Validebağ Korusu’na doğrudan açılan bu alanın yeşil alan olarak düzenlenmesi olarak istediğimizi kamuoyuna duyuruyoruz.”

Açıklamanın ardından, mahalle sakinleri, gönüllü nöbetçilerin alanda nöbet tutmayı sürdüreceğini belirtti. Gerginliğin azalması üzerine Çevik Kuvvet polisleri de uzağa çekildi.

İnşaatın durdurulması için Validebağ sakinleri 6 ayrı dava açmış; İstanbul 7. İdare Mahkemesi 2 davayla ilgili yürütmeyi durdurma kararı vermişti.

“İnşaat, koruyu talana açacak bir başlangıç”

Yeşil Gazete’ye konuşan Validebağ sakinlerinden Meltem Düzel Ayral, Çamlıca –Ata Konakları ve Bilfen okulu arasında kalan, neredeyse bir dönüm bile olmayan bu alanın camii yapılmasının “koruyu talana açacak bir başlangıç olduğunu” belirtiyor; “Yapılacak küçücük bir cami, cenazesini kaldıracak cemaat için yol ihtiyacına yol açacak. Yine aynı alan içindeki mevcut üç okulun yaratacağı trafik bu yol ihtiyacıyla birleşerek yeni yol yapımı gerektirecek “kamu ihtiyacı” doğuracak. Bunun sonucunda Validebağ Korusunun içinden geçirilecek bir “yol ile, bu ihtiyaçlar giderilecek ve koru yok olacak.”

Mahalleliler, yürütmeyi durdurma kararını uygulatmak için bugün saat 18.00’de Çamlıca Konakları mevkiinde buluşma çağrısı yaptı.

(Yeşil Gazete)

Öcalan: Kobane gerçekliği bütün sorunların çözüm anahtarı

HDP’li heyetin İmralı Adasına yaptığı ziyaretin ardından, Abdullah Öcalan ile yaptığı görüşmeyle ilgili Halkların Demokratik Partisi’nden açıklama yapıldı.

Açıklamada Öcalan’ın 15 Ekim itibariyle yeni bir aşamaya geçildiği ve Akil İnsanlar toplantısını ile İkinci Ankara Barış Konferansını anlamlı bulduğu yönündeki mesajlarına yer verilirken, “Bu dönemde süreci sabote etmek isteyen güçler, Bingöl örneğinde de görüldüğü gibi süreci çatışmaya evirmek için fırsat kollamaktadır. Bu tarz provokasyonlara karşı sadece dikkatli olmak yetmez, önleyici tedbir ve mekanizmaların da süratle geliştirilmesi gerekmektedir” dediği ifade edildi.

HDP’den yapılan açıklama :

“Bugün İmralı Adası’nda Heyetimiz Sayın Abdullah Öcalan’la 4 saat süren bir toplantı gerçekleştirmiştir. Sn Öcalan, öncelikle 6-7 Ekim olaylarında yaşamlarını yitiren tüm yurttaşlarımız için derin üzüntülerini belirterek, hayatını kaybeden insanların yakınlarına da başsağlığı dileklerini iletti. Sn Öcalan devamla, ‘Bugünden sonra bölgede demokratik siyasete, barışa ve çözüme inanan tüm yapı ve kurumların ciddi bir soruşturma ve yüzleşme sorumluluğuyla meseleye yaklaşmaları elzemdir. Bu yaşanan olaylardan tarafların ders çıkartması, bu temelde demokratik çözümün hayatiyetinin öneminin kavranarak müzakere temelli çabalara hız vermesi ehemmiyet arz etmektedir. Taraflara düşen görev birbirleriyle olan hukuklarını sağlam ve güvenli bir temele oturtmalarıdır. Bu yapılmadığı zaman içinden geçmekte olduğumuz sürecin derin bir darbeyle sonuçlanması kaçınılmaz olacaktır. Oysa bu topraklarda yaşayan bütün halklar ve inançlar için en önemli seçenek köklü bir demokrasi olmalıdır.

Çözüm süreci açısından gelmiş olduğumuz nokta bir kırılmaya maruz kalmıştır. Bunun en önemli sebebi; bu süreçlerde hükümetin benimle geliştirmeye çalıştığı ilişki biçimini bir araçsallaştırma mekaniğine oturtmaya çalışmasıdır. Bunun, çözmeye çalıştığımız meselenin ağırlığına denk bir yaklaşım olmadığı bütün gerçekliğiyle anlaşılmıştır. Gelinen nokta itibariyle bu yaklaşımın darlığı ve çözüme hizmet etmeyeceği taraflarca yeterince kavranmıştır. Türkiye’nin demokratik geleceğini ve bölgemizdeki kalıcı barışı yakından ilgilendiren süreçle ilgili 15 Ekim itibariyle yeni bir aşamaya geçtiğimizi ve süreçte başarılı bir pratik umudumun bu anlamda arttığını ifade etmek isterim. Yeniden dirilttiğimiz bu umudun zaman kaybetmeden pratik sonuçlar doğurması halklarımıza karşı olan tarihi görev ve sorumluluğumuzdur. Bu konuda tüm demokrasi ve barış yanlısı çevrelere de önemli görev ve sorumluluklar düşmektedir. Bu temelde gerek Akil İnsanlar toplantısını, gerekse de İkinci Ankara Barış Konferansını ve bu platformlardan çıkan talepleri son derece önemli ve anlamlı buluyorum. Herkesin kavraması gereken gerçeklik şudur: Topyekün mahvolmamıza yol açacak dinamikleri tersine çevirerek sadece halklarımızı değil bütün bölgeyi ve insanlığı demokrasi güneşi altında toplamak bizim kendi ellerimizdedir. Burada lazım olan; barışa ve demokrasiye güven, daha net bir irade ve cesur siyasi hamlelerdir. Henüz kendi yerelliğimizden yola çıkarak evrensel çözümlere ulaşma şansımız varken bu hamleyi yapmazsak, Bölgemiz başka güçlerin, salt kendilerini merkez alan dayatmaların ve uygulamaların girdabında telef olacaktır. Bu toprakların insanları olarak kendi çözümümüzden ayrılmamak hepimizin tarihsel borcudur. Hakiki yurtseverlik de, gerçek bir demokrasi de ancak kendimiz gerçekleştirirsek onurlu ve kalıcıdır. Bu bağlamda anlatmaya çalıştığım gerçeklik bütün boyutlarıyla Kobane direnişinde kendini göstermiştir. 21. yüzyılın bütün çelişki, çatışma ve imkânlarını bağrında barındıran Kobane gerçekliği bütün sorunların çözüm anahtarı olma vasfını taşımaktadır. Oradaki cesur ve destansı direniş ve bu direnişe sahip çıkan bütün halklarımız tam da bu bilinç ve onurla hareket etmişlerdir. Necat Suphi Ağırnaslı şahsında bu iradeye can veren bütün şehitlerimizi ve ailelerini selamlıyorum. Necat Suphi yoldaşımızın şahsında ortaya çıkan şey, bütün halklarımızın ortak geleceğine olan inanç ve sadakatimizdir. Unutulmamalıdır ki; Ortadoğu’nun demokratik geleceği bu anlayış ve ruhun korunmasıyla mümkündür. Tüm bu gerçekler ışığında yürüttüğümüz çalışmaları ve bölgemizin barışını zora sokacak söylem ve tutumlar yerine yapıcı katkıların sağlanması tarihi bir zorunluluktur. Bu dönemde süreci sabote etmek isteyen güçler, Bingöl örneğinde de görüldüğü gibi süreci çatışmaya evirmek için fırsat kollamaktadır. Bu tarz provokasyonlara karşı sadece dikkatli olmak yetmez, önleyici tedbir ve mekanizmaların da süratle geliştirilmesi gerekmektedir. Toplumsal güvenlik ve düzeni cezai yaptırımlar ve anti demokratik yaklaşımlarla düzenlemeye çalışmak daha büyük sorunlara zemin hazırlar. Yapılması gereken; bu sorunların kaynağına inerek büyük bir özgüven ve cesaretle daha demokratik ve çözücü politikalar geliştirmektir. Bu anlamda bütün kurumlarımıza ve yapılarımıza da düşen en temel sorumluluk toplumsal barışın demokratik inşasına yoğunlaşmaktır. Bir kez daha Kobane’deki insanlık onuru direnişine ve bütün dünya ülkelerinde dayanışma gösteren halklara özel selamlarımı iletiyorum. Cezaevlerindeki tüm tutsaklara, barış annelerine, kardeş siyasal yapılarla demokratik çevrelere selamlarımı iletiyorum.”

Yeşil Gazete

Ayvalık’a güneş enerjisi santrali hazırlığı

Balıkesir’in Ayvalık ilçesi Belediye Başkanı Rahmi Gençer  ilçeye güneş enerjisi santrali kurulacağını açıkladı.

1 ayvalık güneş

Ayvalık Belediyesi güneşten elektrik elde etmeye hazırlanıyor. İlçede kurulması planlanan 3.5 MW’lık güneş enerjisi santralinden (GES) elde edilecek elektrik belediyede kullanılacak, fazlası ise satılacak. Bir dizi temasta bulunmak üzere Almanya’ya giden Ayvalık Belediye Başkanı Rahmi Gençer, bu ülkede güneş enerjisi santrali, eski bir sabunhanenin kültür merkezine dönüştürüldüğü projelerini inceleyip yetkililerden bilgi aldı.

Almanya seyahatimiz verimli geçti. Öncelikle güneş enerjisinden elektrik üretimiyle ilgili güzel bir çalışma yaptık. Almanya’da güneş enerjisinden elektrik üretimi çok fazla. Şimdi Türkiye’de de yatırım yapmayı düşünüyorlar. Biz de bunu inceledik. Türkiye’de ilklerden birini yapmak istiyoruz diyen Başkan Gençer, “Öncelikle belediyenin kullandığı elektriği üretmek için girişimde bulunacağız. Yaklaşık 3.5 MW’lık bir proje için araştırıyoruz. Bunun Türkiye’de ruhsatlarla, prosedürlerle ilgili bürokratik işlemleri olacak. Bunları hallettiğimiz takdirde çok kısa zamanda bu sistemi kurabiliriz” şeklinde konuştu.

Kanunlarla ilgili bir süreç olduğunu sözlerine ekleyen Gençer, “Enerji ruhsatıyla ilgili bir süreç var. Bu işi çok uzamadan halledeceğimize inanıyorum. Güneş panelleri için yaklaşık bize 40 dönüm bir arazi lazım. Paneller kesinlikle tabiat parkları içinde olmayacak. Aynı zamanda tarım arazisinde de olmayacak. Bunlara çok dikkat ediyoruz. Böyle bir araziyi tahsis edeceğiz” dedi.

 

 

Bayramiç Susamı İtalya, Terra Madre yolcusu

Buğday Derneği Yönetim Kurulu üyesi, Bayramiç Yeniköy’de çiftçilik yapan Mustafa Alper Ülgen, Bayramiç köylerinde hala tarımı yapılan fakat günbegün yok olmaya doğru giden ürünlerle, İtalya’nın Torino kentinde düzenlenecek olan Terra Madre etkinliklerine gidiyor.

19 terra madre

23-27 Ekim tarihlerinde yapılacak olan Uluslararası Terra Madre ve Salone del Gusto etkinliği, bir kez daha bir arada bütün dünyadan gıda topluluklarını, üreticileri,Slow Food presidiaları, şefleri, tadım Atölyelerini ve eğitsel aktivitelerini tek bir çatı altında topluyor.

Torino’da; Bayramiç Susamı, tahini, helvası, Sarı Buğday, Sarı Buğday Unu, Sarı Buğday Bulguru, Saz Çavdarı, Saz Çavdarı Unu ve Bayramiç Nohutu Slow Food’un Ark Of Taste (Nuh’un Ambarı) salonunda sergilenecek ve tüm dünyadan katılımcıların ilgisine sunulacak.

(Buğday)

Validebağ’da Çevik Kuvvet marifetiyle inşaat

Üsküdar’daki Validebağ Korusu’nun girişinde saat 05.00 sıralarında cami inşaatı çalışmalarına başlayan iş makinelerine çevre sakinleri, hukuki sürecin devam ettiğini belirterek tepki gösterdi. Üsküdar Belediyesi, “Ruhsatlı cami inşatına engel olunuyor”açıklaması gelirken, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamada ise “Bu alanın imar ve yapılaşmaya açılması kesinlikle söz konusu değildir” ifadeleri kullanıldı.

validebağ

Aylardır hukuki mücadeleye konu olan Validebağ Korusu’na bu sabah itibariyle inşaat dozerleri girdi. Mahalle halkının tepkisine rağmen iş makineleri çalışmalarına devam ediyor. Öte yandan, mahalleye üç otobüs Çevik Kuvvet Ve TOMA da geldi.

Üsküdar Validebağ’daki gerginlik ile ilgili Üsküdar Belediyesi’nden yazılı açıklama yapıldı.

Açıklamada, “Üsküdar Altunizade Mahallesi Raufpaşa Sokak 34 numarada yapılmak istenen ruhsatlı plan projeli küçük bir cami inşaatını bir grup vatandaş engellemek istiyor. Günlerdir basını arayan ve cami inşaatını protesto etmek için yasal olamayan yollara baş vuran vatandaşlar araçlarını cami arsasına bırakarak engellemeyi sürdürüyorlar” denildi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi de Üsküdar’daki Validebağ Korusu’nun imara açılacağı yolundaki iddialarla ilgil yazılı bir açıklama yaptı. İBB’den yapılan açıklamada şöyle denildi, “Validebağ Korusu’nun kullanım hakkı daha önce Milli Eğitim Bakanlığı’ndaydı. Korunun bakım işlemleri yapılamıyordu. Bu sebeple 2 yıllığına İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne tahsis edildi. Ön tahsis 2 yıl için geçerli ve bu süre içinde Validebağ Korusu’nda gerekli bakım işlemleri yapılacak. Bu alanın imar ve yapılaşmaya açılması kesinlikle söz konusu değildir. Emirgan Korusu ve Hidiv Korusu gibi alanlardaki hassasiyet Validebağ Korusu için de geçerlidir”

Validebağ’da gergin bekleyiş sürerken mahalleliler herkesi desteğe çağırıyor.

Yırca’ya destek için yarın #ZeytinimiKesme diyen herkes Levent’e, Kolin’in İstanbul Ofisi önüne

İstanbul’un Kuzey Ormanları’na yönelik katliamın ortaklarından Kolin Şirketler Grubu’nu ve Yırca’daki doğa talanına karşı ses çıkarmak için 22 Ekim Çarşamba (Yarın) günü saat 12.00’da, Kolin Şirketler Grubu’nun Levent-Yapı Kredi Plaza C Blok’ta bulunan İstanbul ofisi önünde yapacağımız oturma eylemi ve basın açıklaması yapılacağı belirtildi.

17 yırcada dayanışmaya...

Kuzey Ormanları Savunması (KOS) sayfasından çağrısı yapılan eylemin çağrı metni şu şekilde

DOĞA VE EMEK DÜŞMANI KOLİN’E KARŞI SOMA-YIRCA KÖYLÜSÜYLE ACİL DAYANIŞMAYA!

İstanbul’un Kuzey Ormanları’na yönelik katliamın ortaklarından Kolin Şirketler Grubu, Soma Yırca’da zeytinliklerini savunmak için günlerdir direnen köylülere sabah erken saatlerde dozerler ve yüzlerce özel güvenlikle vahşice saldırdı. Saldırıda çok sayıda köylü, direnişe destek veren yaşam savunucuları, Greenpeace avukatı ile gönüllüleri ve Soma Madenci Evi temsilcileri darp edilerek, zeytin ağaçları kesildi.  Soma Yırca köylüleri herkesi saldırılara karşı direnişe destek vermeye çağırıyor.

Soma-Yırca köylüsü yalnız değildir!

Soma madenlerinde ölen işçi kardeşlerimizle, kesilen zeytin ağaçlarıyla, kuzey ormanlarında katledilen canlılarla, darp edilen Soma-Yırca köylülerle dayanışma için herkesi 22 Ekim Çarşamba günü saat 12.00’da, Kolin Şirketler Grubu’nun Levent-Yapı Kredi Plaza C Blok’ta bulunan İstanbul ofisi önünde yapacağımız oturma eylemi ve basın açıklamasına katılmaya çağırıyoruz.

KUZEY ORMANLARI SAVUNMASI

(Yeşil Gazete)

 

Yırca’da #ZeytinimiKesme diyenlere meydan dayağı

CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, Kolin Şirketler Grubu tarafından Manisa’nın Soma ilçesine bağlı Yırca köyünde kurulması planlanan termik santral için zeytin ağaçlarının kesilmesine engel olmak isteyen köylülere, şirket güvenlikçilerinin saldırdığını bildirdi.

Milletvekili Özel, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, bu sabah erkenden Yırca’da zeytin ağaçlarının kesilmesine engel olmak isteyen köylülere, şirketin güvenlikçilerinin saldırdığı, kelepçelediği ve darp ettiğini belirtti. Ağaçların kesildiğini de belirten Özel, “Özel güvenlikçi sayısı 100, jandarma sayısı 10. Soma İlçe Jandarma Komutanı çaresiz. İl Jandarma Komutanı, ‘Takviye yollayacağım.’ diyor. Darp edilen köylüler hastanede. Yırca için acele kamulaştırma: Var. Zeytin kesme izni: Yok. İnşaat izni: Yok. İmar planı: Tarım arazisi. Devlet bu olanlara nasıl göz yumar?” dedi.

Greenpeace'den Olcay Bingöl #Yırca'da yıkım yapan dozerin önüne yattı
Greenpeace’den Olcay Bingöl #Yırca’da yıkım yapan dozerin önüne yattı

Bugün sabah saatlerinde zeytin toplamak için bölgeye giden yaklaşık 80 köylü, şirkete bağlı dört dozer ve 100 görevlinin ağaç kestiğini gördü. Yaklaşık 1.000 (bi)n ağacın kesilmesine tepki gösteren köylülerle şirket çalışanları arasında tartışma çıktı. Arbedeye dönen tartışmada tartaklandığı iddia edilen 11 köylü, ayrıca yere yatırılıp kelepçelendi. Köylülerin ihbarı üzerine olay yerine gelen jandarma, köylüleri şirket çalışanlarının elinden aldı.

Dayak yediğini belirten köylüler, jandarma aracıyla hastaneye kaldırıldı. Şirket çalışanlarının anahtarlarını kaybettiğini söylemesi üzerine köylülerin kelepçeli olarak hastaneye götürüldüğü öğrenildi. Tedavilerinin ardından taburcu edilen köylüler, İlçe Jandarma Komutanlığı’na götürüldü. Jandarma, köylülerin kelepçelerini açtı.

Anahtarları bulunamadığı için tamamen çıkarılamayan kelepçelerin, köylülerin tek kollarında takılı halde durduğu belirtildi. İfadelerine başvurulan köylülerin şikayetçi olduğu ancak herhangi bir gözaltı işlemi uygulanmadığı kaydedildi.

CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel kelepçelenen köylüler ile birlikte
CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel kelepçelenen köylüler ile birlikte

Yırca köyü sakini Oktay Uyan (34), şirket görevlilerinin kendilerini tartakladığını söyledi. Sabaha karşı şirket yetkililerinin iş makinesiyle zeytinlik araziye girdiklerini dile getiren Uyan, “Biz de zeytin ağaçlarını kesmemeleri için müdahale ettik, engel olmaya çalıştık. Bizlere kelepçe taktılar.” dedi.

Köy sakini Ercan Demir de şirket çalışanlarının kendilerini yere yatırdığını, copla ve tekmeleyerek darp ettiklerini ifade etti.

Bakanlar Kurulu tarafından alınan kararla Soma’daki zeytinlikler, Soma Kolin Termik Santrali’nin yapımı için acele kamulaştırıldı. Bunun üzerine Soma’ya yapılacak üçüncü termik santralin kurulacağı Yırca ile bu santrale verilecek kömürün bulunduğu saha olan Deniş Mahallesi’nde oturanlar, zeytinliklerin kamulaştırılmasına tepki amacıyla 1 Eylül 2014’te eylem yaptı. “Acele kamulaştırma” sürecinin yürütmesinin durdurulması ve iptali için de dava açıldı. Davaya rağmen Kolin Şirketler Grubu, zeytinliklerin çevresini tel örgüyle çevirdi.

Zeytinliklerin bulunduğu Yırca köyü sakinleri ve Greenpeace yetkilileri, Soma Kaymakamlığı ve Soma Belediyesi’ni durumdan haberdar edip şirketin zeytinlik alanlara zarar vermesi ihtimaline karşı önlem alınması için suç duyurusunda bulundu. Suç duyurularını değerlendiren Soma Cumhuriyet Başsavcılığı, kamulaştırma kararı sebebiyle kovuşturmaya gerek olmadığına karar verdi.

Öte yandan acele kamulaştırmanın yürütmesinin durdurulması ve iptali davası sonuçlanmadan, 17 Eylül’den itibaren bölgede aralıklarla ağaç kesimi yapılmaya başlandı.

Yırca’da imar planı mahkeme aşamasında olmasına rağmen şirket 1000’e yakın ağaçı kesmişti.

(Başka Haber, Cihan, Özgür Özel-Twitter)

Ampute atlet Oscar Pistorius’a 5 yıl hapis

Kız arkadaşını taksirle öldürmekten suçlu bulunan Güney Afrikalı ampute atlet Oscar Pistorius’a 5 yıl hapis cezası verildi.

13 oscar pistorous

Hakim Thokozile Masipa 27 yaşındaki ünlü ampute atlete verilen hapis cezasını açıkladı. Pistorius’a verilen hapis cezası Pretario’daki mahkeme salonunda yüzüne okudu. Cezanın okunması yaklaşık 1 saat sürdü. Cezanın açıklanmasından sonra Pistorius’un gözyaşlarını tutamadığı görüldü.

Savcılık, Pistorius için 10 yıl hapis cezası istemişti. Pistorius’un avukatları ise müvekkilleri için ev hapsi ve toplum yararına çalışma cezası talep etmişti. İki tarafın da cezayı temyize götürme hakkı bulunuyor.

Oscar Pistorius eylül ayı ortalarında sevgilisi Reeva Steenkamp’ı öldürmekten suçlu bulunmuştu.

14 Şubat 2013 tarihinde meydana gelen olayda Pistorius banyoda bulunan kız arkadaşını, kapı arkasında olduğu için göremeyerek 4 el ateş ederek öldürmüştü. Pistorius kız arkadaşını öldürme niyeti taşımadığını, eve hırsız girdiği şüphesiyle ateş ettiğini belirtmişti.

(Deutsche Welle Türkçe)

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, “Kobanê’ye geçiş için koridor açtık”

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Türkiye’nin, Kürdistan Özerk Bölgesi’nden Peşmerge güçlerinin Kobanê’ye geçmesine yardımcı olduğunu” açıkladı, Kobanê’nin düşmesini hiç arzu etmediklerini kaydeden Çavuşoğlu, “Biz de Peşmerge güçlerinin Kobanê’ye geçişine destek için yardımcı oluyoruz. Bu konuda görüşmelerimiz devam ediyor” şeklinde konuştu.

12 mevlüt çavuşoğlu...Tunus Dışişleri Bakanı Münci Hamdi ile ortak basın toplantısında konuşan Çavuşoğlu, “Türkiye’nin Kobanê halkına sınırlarını açtığını ve Türkiye’ye gelenleri bağrına bastığını” söyledi.

Çavuşoğlu, 200 bine yakın Kobanêlinin Türkiye’de yaşadığını hatırlatarak, “Kobanê’nin düşmesini hiçbir zaman arzu etmedik, etmeyiz de. Bunu önlemek için Türkiye her türlü çabayı göstermiş, her türlü insani ve tıbbi yardımı ulaştırmıştır. Angajman kurallarımızı da hassasiyetle uyguladık ve koalisyon ile tam bir işbirliği içinde olduk” dedi.

Bölgenin tüm tehditlerden arındırılmasını istediklerini vurgulayan Çavuşoğlu, bugün ABD’nin Kobanê’yi savunan  güçlere havadan atarak ulaştırdığı askeri ve tıbbi malzeme yardımını da bu çerçevede değerlendirdiklerini belirtti.

Çavuşoğlu, Kobanê’den Türkiye’ye kaçmak zorunda kalanların tekrar Kobanê’ye dönüp huzur içinde yaşamasını istediklerini de kaydetti