Ana Sayfa Blog Sayfa 3657

Alacaklılar Yunanistan’ı sıkıştırıyor

Uluslararası Para Fonu’nun borç ödemesini erteletmesi Yunanistan’a nefes aldırdı. Atina yönetimi kreditörlerin ağır reform taleplerine direnmeye devam ediyor.

euroUluslararası Para Fonu 300 milyon euroluk kredi taksit borcunu bugün ödemesi gereken Yunanistan’a kolaylık sağladı. Yunanistan haziran ayı içinde ödemesi gereken taksitleri ay sonunda toptan ödeyecek. 30 Haziran’da Para Fonu’na havale edilmesi gereken 1,6 milyar euronun nasıl sağlanacağı ise Atina yönetimiyle kreditörleri arasındaki görüşmelerde mutabakat sağlanmasına bağlı.

Başbakan Aleksis Tsipras uluslararası alacaklılardan borç tartışmasına çözüm amacıyla yaptıkları önerilerde iyileştirme yapılmasını talep etti. Yunanistan hükümetinin mali reformlarla ilgili tutarlı bir program sunması halinde Tsipras’ın bugün yeniden Avrupa Birliği Komisyon Başkanı Jean-Claude Juncker ile bir araya gelmesi kararlaştırılmıştı.

Para Fonu’ndan kolaylık

Para Fonu’na olan borç taksitlerinin birleştirilerek ödemenin ay sonuna kaydırılmasını Yunanistan istemişti. Böylece Yunanistan beş yıldır ilk kez Euro Bölgesi’ndeki ortaklarıyla Uluslararası Para Fonu’na yatırması gereken vadesi dolmuş borç taksitini erteletmiş oldu. Atina yönetimi kreditörleriyle anlaşamadığı takdirde devlet iflası ilan etmesi kaçınılmaz olacak. Almanya Başbakanı Angela Merkel hafta sonundaki Yediler Grubu zirvesinde borç krizinin gündemin başlıca konularından biri olacağını ve Yunanistan’ın Euro Bölgesi’nden ayrılmasını önlemeye çalıştıklarını söyledi. Atina’nın ay sonunda Para Fonu’na 1,6 milyar euro havale edebilmesi için, Yunan bankalarını kurtarmak amacıyla AB tarafından hazırlanan 10 milyar euro tutarındaki yardımdan yararlandırılması gerekecek. Yunanistan ortaklarının reform taleplerini yerine getirmeye razı olmadığı için ek yardım şimdiye kadar serbest bırakılmamıştı.

Ağır reform talepleri

Komisyon Başkanı Juncker’in hafta ortasında Başbakan Tsipras’a sunduğu beş sayfalık talepler listesinde emekli maaşlarının milli gelirin yüzde biri oranında azaltılması, dar gelirlilerin emekli aylıklarında toplam 800 milyon euroluk indirim yapılması, istihdam politikasında ortaklarının onayını almadan yeni uygulamalar başlatılmaması, katma değer vergisine Gayrı Safi Yurtiçi Hasıla’nın yüzde biri tutarında zam yapılması, Pire ve Selanik limanlarıyla, petrol, elektrik ve telefon şirketlerinin özelleştirilmesi de bulunuyor. Yunanistan hükümetinin talepleri kısmen kırmızıçizgilerin aşılması olarak nitelediği öğrenilmişti.

AB ve Para Fonu’nun kemerleri daha da sıkması için öne sürdükleri reform taleplerini yerine getirmeyi taahhüt ettiği takdirde bitap haldeki Yunan bankalarının istikrara kavuşturulması amacıyla hazırlanan 10,9 milyar euroluk özel yardım paketinden yararlanabilecek. Bu meblağ Yunanistan’ın Avrupa Merkez Bankası’na olan 6,7 milyar euro tutarındaki borcunu kapatmasına ve temmuz ve ağustos aylarında vadesi gelecek olan diğer borç taksitlerini ödemesine yetecek.

Erken seçim ihtimali

Yunanistan’ın Euro Bölgesi’nden ayrılmaması için kesenin ağzını açan ortaklarının devam etmekte olan ikinci yardım programını uzatabilecekleri söylentileri dolaşıyor. Haziran sonunda süresi dolacak olan yardım paketi uzatılmadığı takdirde Yunanistan 7,2 milyar euroluk istikrar fonu kredisinden yararlanamayacak.

Ekonomik durumun düzelmesini zorlaştıran tasarruf önlemlerinin Euro Bölgesi’ndeki ortakları tarafından daha da sertleştirilmesinin istenmesi koalisyon hükümetinin tepkisine yol açtı. Sosyal Güvenlik Bakan yardımcısı Dimitris Stratoulis alacaklıların mali yardım şartlarını yumuşatmaması durumunda erken seçim kararı alınmasını istedi. Stratoulis “Alacaklılar şantaj yapmaktan vazgeçmezlerse hükümetimiz çözüm alternatifleri aramak zorunda kalacaktır. Bu da erken seçim olabilir” dedi.

Deutsche Welle Türkçe

Yeşiller ve Sol Gelecek: “Barış Kazanacak”

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi HDP Diyarbakır mitingine yönelik saldırının ardından bir basın açıklaması yayımladı.

ysgpEşsözcüler Sevil Turan ve Naci Sönmez tarafından yapılan açıklamada “Bizim bu ülkede demokratik, barışçıl, özgür bir gelecek isteyen, kardeşçe yaşamak isteyen tüm halkların Kürtlere ve onların inançlı, inatçı ve dinamik siyaset edişlerine ihtiyacımız var.” dendi.

“Barış Kazanacak” başlıklı açıklama şöyle:

7 Haziran günü yapılacak genel seçimlere parti olarak gireceğini açıkladığı günden beri, Halkların Demokratik Partisi’nin neredeyse başına gelmeyen kalmadı. Yüzden fazla saldırıya maruz kaldılar, seçim büroları yakıldı, stantları saldırıya uğradı, üyelerine yönelik linç girişimleri oldu, araçlarında diri diri yakıldılar. Polis nezaretinde taşlandılar, seçim araçlarında öldürüldüler.

Bu saldırılarla barışın dilini kullanmaktan bir adım geri atmayan HDP, en son Diyarbakır’da yaptığı seçimin son mitinginde, yüzbinlerce insanın çoluk çocuk demeden doldurduğu bir alanda, Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş’ın bulunduğu kürsüden 30 metre öteye bırakılan bomba ile kışkırtılmaya ve çatışmanın içine çekilmeye kalkışıldı. Yüzlerce insan yaralandı, gencecik çocuklar öldü, insanların bacakları koptu ama Kürt halkı tarihe hepimiz için utanç vesilesi olacak derecede bir soğukkanlılık göstererek, mağrur ve barışı isteyen tavrından yine de taviz vermedi.

Aylardır sürdürülen deformasyon, kışkırtma, provokasyon ve saldırılar karşısında, hala HDP’nin seçim sonrası kimlerle ittifak yapacağını sormaya cesaret eden tüm barış ve kardeşlik düşmanlarına rağmen; Halklar yenilmeyecek, HDP’nin sağduyusu, demokrasi ve barışı isteyen dinamikleri, her seferinde suratlarına atalın tokata diğer yanaklarını dönen tutumları, bu ülkede yıllarca sıkışmış, faşizmin ve gericiliğin sindirmesi ile talepleri yüksek sesle söyleme cesaretini kaybetmiş herkese örnek olacaktır.

Bizim bu ülkede demokratik, barışçıl, özgür bir gelecek isteyen, kardeşçe yaşamak isteyen tüm halkların Kürtlere ve onların inançlı, inatçı ve dinamik siyaset edişlerine ihtiyacımız var. Özgür, demokratik ve barış içinde bir gelecek ancak bunu isteyen halkların istek ve çabası ile gelecektir. Bunda ısrarcıyız.

Bir arada yaşamakta ısrarımızı terk etmeyeceğimizi, Türkiye’nin geleceğinin bizler olduğunu, insanı, doğası ile bir bütün olan ülkeyi birlikte yeniden inşada mücadeleden vazgeçmeyeceğimizi bir kez daha söylüyoruz.

Karanlık kaybedecek, biz kazanacağız. Halklar kazanacak.

Yaşasın halkların eşitliği, yaşasın halkların kardeşliği.

Sevil Turan – Naci Sönmez
Eş Genel Sözcüler

(Yeşil Gazete)

Oyum kime? – Özgür Mumcu

Ben diktatör olsam sen küfredersin he, hakaret edersin he. Diktatörün olduğu ülkede bunu yapamazsın. Adamın anında işini bitirirler. Biz bu yola böyle çıktık.

Bunu dün söyledi Cumhurbaşkanı.

Cumhurbaşkanına hakaret iddiasıyla yüzlerce kişi hakkında dava açıldığı, insanların bu sebeple tutuklandığı bir ülkede Cumhurbaşkanı çıktı ve bunu söyledi.

İfadesi tespit mi, temenni mi, tehdit mi artık herkes kendi meşrebine göre karar versin.

Yarın seçim günü. “Adamın anında işinin bitirileceği” bir ülke olup olmayacağımız seçmenin kararına bağlı. Şayet iktidar hissedilebilir bir şekilde inişe geçerse bunda bir hayır vardır.

Her şey umutsuz değil. Türkiye’de artık sosyal ve ekonomik politikalar üreten, seneler sonra somut bir yönetebilme iradesi gösteren bir ana muhalefet partisi var. CHP, kabul edilmeli ki uyuşukluğunu üzerinden attı. Böyle devam ederse oylarını artırması ve bu seçimde olmasa da çok uzak olmayan bir gelecekte iktidara ortak olması şaşırtıcı olmayacak.

HDP, sıkıştığı alandan çıktı. Türkiye’nin geneline hitap etme arzusu gösteren, çoğulculuğu öne koyan bir yaklaşımla çok önemli bir atılım yaptı.

On iki sene süren bu otoriter rejim CHP’yi dönüştürdü, HDP’yi doğurdu. Bu iki parti gelecek için bir umuttur. Bu umut da toplumda hiç azımsanmayacak bir karşılık görmekte.

Bu iki partinin bir sonraki seçimlerde koalisyon kurmaları imkânsız değil. Bunun için de bu seçimlerde ikisinin de güçlenmesi gerekiyor.

Yüzde otuz sınırına dayanan bir CHP ve barajı aşmış bir HDP, pazartesi günü için iyi bir sonuçtur. Unutulmamalı ki CHP ve HDP seçmenleri 1970’lerde Ecevit’e, daha sonra da SHP’ye beraber oy verdiler. Yakın geleceğin ülkeyi düze çıkarabilecek hükümetini CHP ve HDP’nin beraber kurması hayal değil.

Türkiye çok ciddi bir imkâna sahip. Ortadoğu’da siyasal İslamın demokratik yollarla iktidardan muhalefete geçmesi herkes için çok değerli bir tecrübe olabilir.

Çeşit çeşit otoriter rejimler görmüş bir ülke artık bu tuzağa düşmeyeceğini gösterebilir. Toplumda daha önce hiç olmadığı kadar özgürlük, çoğulculuk ve gelişmiş bir demokrasi isteği var. Gezi bunun sinyaliydi ve hem CHP’yi hem de HDP’yi olumlu bir şekilde etkiledi.

Her gün siyaset hakkında yazıp çizenlerin seçimden önce oyunu saklamasını doğru bulmuyorum. Yarın HDP’ye oy vereceğim. Basit matematik hesabı ortada. Baraj saçmalığı sebebiyle AKP’nin fazladan 50-60 milletvekili almasını önlemenin yolu da.

15Başkanlığa karşı parlamenter rejimi savunuyorsak en geniş temsilin sağlanacağı bir Meclis’e dolayısıyla Meclis’te HDP’ye ihtiyacımız var.

(Cumhuriyet)

HDP sandık müşahitlerine gözaltı, Beştaş’tan sandık başına çağrı

İstanbul’da bugün Sancaktepe ve Pendik’de son seçim mitingini yapmaya hazırlayan HDP’nin sandık müşahitlerine yönelik gözaltılar başladı. Çekmeköy, Sancaktepe ve Bahçelievler ilçelerinde çok sayıda eve baskın yapıldı. İlk gelen bilgilere göre, Çekmeköy’de 2, Sancaktepe 8, Bahçelievler’de 2 kişi gözaltına alındı.

hdp_sandikHDP Sarıgazi İlçe Eş Başkanı Dilek Keskin, gözaltına alınanların tamamının, HDP’nin seçim günü görevlendirdiği müşahitler ve okul sorumluları olduğunu söyledi.

Bitlis ve Tatvan’da gözaltı

Bitlis merkezde de sabaha karşı özel harekat timleri ve çevik kuvvet polislerinin katımıyla ev baskınları düzenlendi. Baskınlarda DBP yöneticisi Mesut Güngördü, Mehmet İşlek, Ali Ayaz ve Ahmet Pirav gözaltına alındı. Gözaltına alınanların, “örgüte yardım etmek” iddiasıyla suçlandıkları belirtildi.

Tatvan’da da eş zamanlı olarak ev baskınları düzenlendi. Baskınlarda, Mehmet Gülen, Cevdet Sevim, Fırat Acar, Hüseyin Beyhan ve Onur Soranlı adlı gençler, “eylem arayışı içinde oldukları” ve “KCK gençlik yapılanmasında yer aldıkları” iddiasıyla gözaltına alındı. Ev aramalarında kitap, seçim broşürleri ve bilgisayarlara el konuldu.

Meral Danış Beştaş’tan çağrı

HDP Adana milletvekili adayı Av. Meral Danış Bektaş Twitter hesabından yaptığı açıklamada “Seçimden birgün önce seçim güvenliğini sağlayacak görevlilerimiz gözaltına alınıyor.Hdp’yi destekleyen herkesi Müşahit olmaya davet ediyoruz.” dedi.

(ANF, Yeşil Gazete)

HDP Mitinginde patlama, son durum: 2 ölü, 100’ün üzerinde yaralı, sebep trafo değil

Diyarbakır’da HDP mitinginin yapıldığı alanda iki ayrı patlama oldu. İstasyon Meydanı’ndaki patlamanın ardından yaralanan 100’ün üzerindeki kişi hastanelere kaldırıldı. Ameliyata alınan 16 yaşındaki Ramazan Yıldız ile üzerinden kimlik çıkmayan bir kişi olmak üzere 2 yurttaş yaşamını yitirdi. Yaralılardan bazılarının durumunun da ağır olduğu bildirildi. Enerji Bakanı Taner Yıldız, patlamanın trafodan kaynaklanmadığını belirterek, bombalı saldırıya işaret etti.

31

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, yaralananlardan bazılarının ayaklarının koptuğunu ve durumu ağır olanlar olduğunu açıkladı.

Yerel kaynaklar ise yaralılardan ameliyata alınan 16 yaşındaki Ramazan Yıldız ile üzerinden kimlik çıkmayan bir kişi olmak üzere 2 kişinin yaşamını yitirdiğini, yaralı sayısının ise 300 civarında olduğunu duyurdu.

Tarım Bakanı Mehdi Eker de, 2 kişinin hayatını kaybettiğini, yaralı sayısının 100’ün üzerinde olduğunu açıkladı.

İdris Baluken’in konuşmasının hemen ardından, Demirtaş’ın sahneye çıkacağı sırada meydana gelen patlama nedeniyle miting iptal edilirken, kalabalığın bir bölümü alanda beklemeye devam etti.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, HDP’nin Diyarbakır’daki mitingi sırasında meydana gelen patlama ile ilgili olarak, şu açıklamada bulundu:

“Diyarbakır’daki HDP’nin mitingindeki patlama ile ilgili olarak ilgili arkadaşları yerine gönderdim. Trafoda yapılan incelemelerde patlamanın trafodan kaynaklanmadığı çok açık bir şekilde bana bildirildi. Arkadaşlarımız yapmış olduğu gözlemlerde trafo kapısının içeriden dışarı değil,dışarıdan içeri doğru basınç ile birlikte zarar gördüğünü söylediler. Aynı zamanda kök hücre dediğimiz trafonun içinde herhangi bir tahribatın oluşmadığını gördük. Eğer trafoda bir patlama olsaydı içeride çok ciddi bir patlama izine rastlayacaktık. Kaldı ki patlama anında trafo enerjili durumda. Şimdi enerjili olup olmadığını sordum, orada bir sıkıntı olmadığını söylediler. Bizim ilk bulgularımız trafo patlamasından kaynaklanan bir patlama olmadığına dönüktür” dedi.

Demirtaş, “Biz kazanacağız, barış kazanacak”

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin Diyarbakır’daki mitinginde gerçekleşen patlamalar sonrasında, halka seslenerek, “Önümüzdeki seçim mutlaka gerçekleşecek, sandık kurulacak. Biz kazanacağız, barış kazanacak” dedi.

30

HDP İl Binası önünde konuşan Demirtaş, “Her yerde bizi can evimizden vurmaya çalıştılar. Yüz binlerce insan, kadın, çocuk izdiham yaşayıp birbirini ezsin istediler” ifadelerini kullandı. Demirtaş’ın konuşması, sık sık “Katil Erdoğan” sloganlarıyla kesildi.

Demirtaş’ın konuşmasından satırbaşları

“Elbette bu yürüyüşü durdurmak isteyecekler. Her yerde bizi can evimizden vurmaya çalıştılar. Bizim ihtiyacımız olan şey ise barış. Ne yaparlarsa yapsınlar inadına bu ülkeye barış gelecek, bunu sizler sağlayacaksınız

Bakın bugün, patlamanın olduğu saatten bu yana, Türkiye’nin dört bir yanından bizi arıyorlar. Yüreğimiz, dualarımız sizinle diyorlar. Yüreği barış için atanların gönlü bizden yana

Nasıl bir coşku, heyecanla şimdiye kadar çalışmalarımızı yürütmüşsek, resmi sonuçları alana kadar çalışmalarımızı aynı heyecanla yürüteceğiz.

HDP bu tür tezgahlara düşecek bir parti değil. Seçimlerden alacağımız sonuç Türkiye’ye nefes aldıracak. Aynı sabır ve sükunetle çalışmayı sürdüreceğiz.

Alanda gösterdiğiniz disiplin çok daha büyük bir faciayı engelledi. Yüz binlerce insan, kadın, çocuk izdiham yaşayıp birbirini ezsin istediler. Başarmak zorundayız değerli kardeşlerim.

Bu saldırının arkasındaki güçler inşallah ortaya çıkar. Bunun bir saldırı olduğu netleşirse, saldırının failleri açıklanırsa tüm Türkiye rahatlar, bunların üstünün kapatılmaması gerekir.

İnsanlık mücadelesi yürütüyoruz, sadece kendimiz için değil, tüm Türkiye’ye nefes aldırmak için yollardayız.

Bizler yola çıkarken tehlikeyle karşı karşıya olduğumuzu, kimin tekerine çomak soktuğumuzu biliyorduk.

Önümüzdeki seçim mutlaka gerçekleşecek, sandık kurulacak. Biz kazanacağız, barış kazanacak, özgürlük kazanacak. 7 Haziran akşamı ülkeye büyük insanlığı hediye edeceğiz.”

(T24)

HDP’nin Diyarbakır mitinginde patlama, çok sayıda yaralı var

Diyarbakır’da HDP mitingi sırasında saat 17:57’de trafodan kaynaklandığı iddia edilen iki patlama meydana geldi.Patlamadan önce binlerce kişinin toplandığı İstasyon Meydanı’ndaki kalabalık HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın konuşmasını bekliyordu.

27

Saaat 18:24 itibarı ile HDP İl Eş Başkanı Ali Şimşek, yaralılar olduğunu belirterek, alanın boşaltılmasını istedi. Mitinge katılan HDP’lilere “Diyarbakır’a yakışır bir şekilde dağılın” dedi ve sağduyu çağrısı yaptı. Mitinge katılanlar ise Selahattin Demirtaş’ın sahneye çıkıp konuşma yapmasını istiyor.

Patlamalarla ilgili ilk açıklamasını 18:47’de yapan Başbakan Ahmet Davutoğlu, Diyarbakır’daki patlama ile ilgili olarak “Trafo patlaması mı? Saldırı mı? Kaza mı? ne varsa arkasında çıkaracağız, hesabını da soracağız” dedi.

Davutoğlu ayrıca, “Diyarbakır’daki tüm vatandaşlarımızı provokasyonlara karşı sağduyulu davranmaya davet ediyorum” açıklamasında da bulundu.

Patlamaların meydana geliş anını aktaran Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, iki ayrı noktada 2 patlama olduğunu duyurdu. Elçi, ilk patlamanın küçük olduğunu ve önemsenmediğini ancak trafonun yanındaki patlamanın yaralanmalara neden olduğunu söyledi.

Miting alanındanbilgi veren gazeteci Mahmut Bozarslan da ikinci patlamanın ilkinden 10 dakika sonra meydana geldiğini ve daha şiddetli olduğunu söyledi. Bozarslan en az 10 yaralı saydığını, bazılarının durumunun kötü göründüğünü söyledi. Bozarslan, trafo ve çevresinde büyük hasar olduğunu da sözlerine ekledi.

Milliyet gazetesi, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın Diyarbakır’daki patlama sonrası TSİ 19.30’da bir basın toplantısı düzenleyeceğini bildirdi.

19:08’de açıklama yapan Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü, patlamanın trafodan kaynaklandığını ve biri polis 10 kişinin yaralandığını açıkladı.

Emniyetin açıklamasından 5 dakika önce olay yerinden bilgi veren gazeteci Hatice Kamer ise ikinci patlamadan sonra alanda büyük panik yaşandığını, “25-30 yaralı olduğunu” söyledi ve  patlamanın ardından kopmuş el ve ayaklar gördüğünü anlattı.

(BBC Türkçe)

Yeşiller/Sol Dünya Çevre Günü açıklaması: Seçimimizi Doğadan Yana Yapalım

Yeşiller Ve Sol Gelecek Partisi 5 Haziran Dünya Çevre günü nedeniyle bir basın açıklaması yayınlayarak önümüzdeki seçimlerde seçimimizi doğadan yana yapmaya çağırdı.

YSGPYSGP eşsözcüleri Sevil Turan ve Naci Sönmez imzasıyla yayınlanan açıklama şöyle:

Seçimimizi Doğadan Yana Yapalım

5 Haziran Dünya Çevre Günü’nü Türkiye’nin geleceği hakkında çok önemli bir kararın verileceği genel seçimin arifesinde kutluyoruz.

Dünya Çevre Gününde seçime katılan siyasi partilerin çevreye bakışlarına bir kez daha yakından bakmak gerekiyor.

AKP iktidarda olduğu on iki yıl boyunca doğayı sadece belirli kesimlere servet aktaracak bir hammadde deposu olarak gördüğünü her fırsatta gösterdi. Doğayı tahrip eden projeler için hukuku hiçe saydı, yaşam alanlarını savunmaya çalışan insanların protesto gösterilerini en sert polisiye tedbirlerle bastırmaya çalıştı.

Ana muhalefet konumundaki CHP ise mutlak kalkınmacı anlayışı eleştirmek bir yana geleceğimizi tehdit eden nükleer santrallere, İstanbul’a yapılacak üçüncü köprüye bile açıkça karşı çıkamıyor.

MHP’nin gündeminde çevre meselesi zaten hiç bir zaman yer almadı.

HDP’nin seçim beyannamesi bize gelecek hakkında ümitlenmemizi sağlayan önemli başlıklar içeriyor. HDP nükleer enerjiye karşı olduğunu açıklayan, enerjinin ne için üretildiğini sorgulayan, yerelde, yerelin ihtiyaçları için ve yeteri kadar üretilmesi gerektiğini savunan bir program öneriyor. HDPli milletvekili adayları “iklim için ben de varım” diyorlar. Daha da önemlisi HDP yerinden yönetimi, anti-merkeziyetçiliği, kararların yerel halkla birlikte alınmasını ve demokratik özerkliği savunan tek parti.

Doğanın bir hak öznesi olduğuna inanan biz Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi olarak ekoloji mücadelesini demokrasi mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. İnsanın ve doğanın sömürülmediği bir dünyanın mümkün olduğu inancıyla bu seçimlerde tercihimizi doğaya dost ve ekoloji mücadelelerinin samimi destekçisi HDP için kullanacağımızı tekrar vurgulamak istiyoruz.

Sevil Turan – Naci Sönmez

YSGP Eş sözcüleri

Arjantin’de kadın cinayetleri protestosu

Arjantin’in başkenti Buenos Aires’te binlerce kişi kadına karşı şiddeti protesto etmek için yürüdü. Kadın cinayeteleri protestoları komşu Şili ve Uruguay ile, Arjantin’in başka kentlerinde de gerçekleşti.

25

Buenos Aires’te Kongre binasının önündeki meydanda gerçekleştirilen gösteri son dönemde işlenen ve ülkeyi ayağa kaldıran kadın cinayetlerinin ardından geldi.

14 yaşında bir kız, erkek arkadaşı tarafından hamile olduğu gerekçesiyle ölene dek dövüldü. Nisan ayında bir anaokulu öğretmeni Cordoba’da boşandığı kocası tarafından sınıfında öğrencilerin gözleri önünde öldürüldü.

Gösterilere kadın hakları örgütleri, sendikalar, siyasi partiler ve Katolik Kilisesi de destek verdi. Buenos Aires de yürüyüşçüler dövizler taşıdı ve protestonun ortak sloganı olan “Bir eksik olmayacağız” yazılı bantlar taktı. Bazı göstericilerin öldürülen kadınların fotoğraflarının basılı olduğu gömlekler giydiği görüldü.

Futbol yıldızı Lionel Messi kampanyaya destek vererek Facebook hesabına “Kadın cinayetleri yeter. Bugün seslerini “Bir eksik olmayacağız” diyerek yükselten tüm Arjantinlilerle birlikteyiz” diye yazdı.

Arjantin 2012 yılında kadına yönelik şiddete daha ağır cezalar getiren bir yasayı onayladı ancak kampanyayı yürütenler yasaların yeterince uygulanmadığı görüşünde.

(BBC Türkçe)

 

Türkiye’ye, uluslararası basın örgütünden basın özgürlüğü çağrısı

Sınır Tanımayan Gazeteciler, seçim öncesi Türkiye’de basına yönelik baskılara son verilmesi çağrısında bulundu.

24

Parlamento seçimleri öncesi Türkiye’de eleştirel haberler yapan basın organlarına devlet yönetimi ve resmi makamlar tarafından özellikle güçlük çıkarıldığını kaydeden Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütü, seçim kampanyası sırasında çok sayıda muhalif yayın organına da adli soruşturma açıldığına dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhuriyet Gazetesi ve gazetenin genel yayın yönetmeni Can Dündar hakkında bireysel suç duyurusunda bulunduğunu işaret eden örgüt, Erdoğan’ın medyayı kendi siyasi amaçları için yönlendirmeye ve muhalif gazeteciler hakkında da dava açmaya son vermesi gerektiğini kaydetti.

22

Sınır Tanımayan Gazeteciler, Suriyeli muhaliflere MİT TIR’ları ile silah taşındığına ilişkin Cumhuriyet’te yayınlanan haber nedeniyle Dündar hakkında iki kez müebbet ve ayrıca 42 yıl hapis cezası istemiyle suç duyurusu yapıldığına işaret etti.

Seçim kampanyası sırasında TRT’nin çoğunlukla Erdoğan yanlısı haberler verdiğini ve daha önceki seçimlerde olduğu gibi iktidar partisi AKP’ye de muhalefetteki partilere oranla daha fazla zaman dilimi ayırdığını belirten Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütü, seçimlerden kısa bir süre önce de Ankara’daki savcılığın Türksat’tan çok sayıda muhalif yayın organını yayınlamamasını istediğini kaydetti.

Sınır Tanımayan Gazeteciler, yolsuzluk skandalları gibi istenmeyen konulara da yayın yasağı getirilmesini de eleştirdi.